İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

הוּא

o; eril tekil üçüncü kişi zamiri

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 645 kez, 560 farklı ayette görülür.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit182 kullanım164 ayet
  • Şemot75 kullanım66 ayet
  • Vayikra169 kullanım145 ayet
  • Bamidbar90 kullanım76 ayet
  • Devarim129 kullanım109 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 2:11

    Şem haehad pişon u hasovev et kol erets hahavila aşer şam hazahav.

    שֵׁ֥ם הָֽאֶחָ֖ד פִּישׁ֑וֹן ה֣וּא הַסֹּבֵ֗ב אֵ֚ת כָּל־אֶ֣רֶץ הַֽחֲוִילָ֔ה אֲשֶׁר־שָׁ֖ם הַזָּהָֽב׃

    Birincisinin adı Pişon’dur. Altının bulunduğu bütün Havila ülkesini dolaşır.

  2. Bereşit 2:12

    Uzahav haarets hahi tov şam habedolah veeven haşoham.

    וּֽזֲהַ֛ב הָאָ֥רֶץ הַהִ֖וא ט֑וֹב שָׁ֥ם הַבְּדֹ֖לַח וְאֶ֥בֶן הַשֹּֽׁהַם׃

    O ülkenin altını iyidir. Bedolah ve şoham taşı da oradadır.

  3. Bereşit 2:13

    Veşem hanahar haşeni gihon u hasovev et kol erets kuş.

    וְשֵֽׁם־הַנָּהָ֥ר הַשֵּׁנִ֖י גִּיח֑וֹן ה֣וּא הַסּוֹבֵ֔ב אֵ֖ת כָּל־אֶ֥רֶץ כּֽוּשׁ׃

    İkinci ırmağın adı Gihon’dur. Bütün Kuş ülkesini dolaşır.

  4. Bereşit 2:14

    Bu ayette 2 eşleşme

    Veşem hanahar haşelişi hidekel u haholeh kidmat aşur vehanahar harevii u ferat.

    וְשֵׁ֨ם הַנָּהָ֤ר הַשְּׁלִישִׁי֙ חִדֶּ֔קֶל ה֥וּא הַֽהֹלֵ֖ךְ קִדְמַ֣ת אַשּׁ֑וּר וְהַנָּהָ֥ר הָֽרְבִיעִ֖י ה֥וּא פְרָֽת׃

    Üçüncü ırmağın adı Hidekel’dir. Aşur’un doğusundan akar. Dördüncü ırmak ise Perat’tır.

  5. Bereşit 2:19

    Vayitser Adonay Elohim min haadama kol hayat hasade veet kol of haşamayim vayave el haadam lirot ma yikra lo vehol aşer yikra lo haadam nefeş haya u şemo.

    וַיִּצֶר֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהִ֜ים מִן־הָֽאֲדָמָ֗ה כָּל־חַיַּ֤ת הַשָּׂדֶה֙ וְאֵת֙ כָּל־ע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וַיָּבֵא֙ אֶל־הָ֣אָדָ֔ם לִרְא֖וֹת מַה־יִּקְרָא־ל֑וֹ וְכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר יִקְרָא־ל֧וֹ הָֽאָדָ֛ם נֶ֥פֶשׁ חַיָּ֖ה ה֥וּא שְׁמֽוֹ׃

    Adonay Tanrı bütün kır hayvanlarını ve göğün bütün kuşlarını topraktan biçimlendirdi. Onlara ne ad vereceğini görmek için onları insana getirdi. İnsan her canlıya ne ad verdiyse, onun adı o oldu.

  6. Bereşit 3:6

    Vatere haişa ki tov haets lemaahal vehi taava u laenayim venehmad haets lehaskil vatikah mipiryo vatohal vatiten gam leişah imah vayohal.

    וַתֵּ֣רֶא הָֽאִשָּׁ֡ה כִּ֣י טוֹב֩ הָעֵ֨ץ לְמַאֲכָ֜ל וְכִ֧י תַֽאֲוָה־ה֣וּא לָעֵינַ֗יִם וְנֶחְמָ֤ד הָעֵץ֙ לְהַשְׂכִּ֔יל וַתִּקַּ֥ח מִפִּרְי֖וֹ וַתֹּאכַ֑ל וַתִּתֵּ֧ן גַּם־לְאִישָׁ֛הּ עִמָּ֖הּ וַיֹּאכַֽל׃

    Kadın ağacın meyvesinin yemeye uygun, gözlere çekici ve anlayış kazandırmak için arzu edilir olduğunu gördü. Meyvesinden aldı ve yedi. Yanındaki kocasına da verdi; o da yedi.

  7. Bereşit 3:12

    Vayomer haadam haişa aşer natata imadi hi natena li min haets vaohel.

    וַיֹּ֖אמֶר הָֽאָדָ֑ם הָֽאִשָּׁה֙ אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣תָּה עִמָּדִ֔י הִ֛וא נָֽתְנָה־לִּ֥י מִן־הָעֵ֖ץ וָאֹכֵֽל׃

    İnsan, “Yanıma verdiğin kadın, o bana ağaçtan verdi; ben de yedim” dedi.

  8. Bereşit 3:15

    Veeva aşit beneha uven haişa uven zaraha uven zarah u yeşufeha roş veata teşufenu akev.

    וְאֵיבָ֣ה ׀ אָשִׁ֗ית בֵּֽינְךָ֙ וּבֵ֣ין הָֽאִשָּׁ֔ה וּבֵ֥ין זַרְעֲךָ֖ וּבֵ֣ין זַרְעָ֑הּ ה֚וּא יְשׁוּפְךָ֣ רֹ֔אשׁ וְאַתָּ֖ה תְּשׁוּפֶ֥נּוּ עָקֵֽב׃ (ס)

    Seninle kadın arasına, senin soyunla onun soyu arasına düşmanlık koyacağım. Onun soyu senin başını ezecek, sen de onun topuğunu yaralayacaksın” dedi.

  9. Bereşit 3:16

    El haişa amar harba arbe itsevoneh veheroneh beetsev teledi vanim veel işeh teşukateh veu yimşal bah.

    אֶֽל־הָאִשָּׁ֣ה אָמַ֗ר הַרְבָּ֤ה אַרְבֶּה֙ עִצְּבוֹנֵ֣ךְ וְהֵֽרֹנֵ֔ךְ בְּעֶ֖צֶב תֵּֽלְדִ֣י בָנִ֑ים וְאֶל־אִישֵׁךְ֙ תְּשׁ֣וּקָתֵ֔ךְ וְה֖וּא יִמְשָׁל־בָּֽךְ׃ (ס)

    Kadına şöyle dedi: “Çektiğin sıkıntıyı ve gebelik sancılarını çok artıracağım; acı içinde çocuk doğuracaksın. Arzun kocana yönelecek; o da sana hükmedecek.”

  10. Bereşit 3:20

    Vayikra haadam şem işto hava ki hi hayeta em kol hay.

    וַיִּקְרָ֧א הָֽאָדָ֛ם שֵׁ֥ם אִשְׁתּ֖וֹ חַוָּ֑ה כִּ֛י הִ֥וא הָֽיְתָ֖ה אֵ֥ם כָּל־חָֽי׃

    İnsan karısına Hava adını verdi; çünkü o, bütün yaşayanların annesiydi.

  11. Bereşit 4:4

    Vehevel hevi gam u mibehorot tsono umehelvehen vayişa Adonay el hevel veel minhato.

    וְהֶ֨בֶל הֵבִ֥יא גַם־ה֛וּא מִבְּכֹר֥וֹת צֹאנ֖וֹ וּמֵֽחֶלְבֵהֶ֑ן וַיִּ֣שַׁע יְהוָ֔ה אֶל־הֶ֖בֶל וְאֶל־מִנְחָתֽוֹ׃

    Hevel de sürüsünün ilk doğanlarından ve onların yağlarından getirdi. Adonay, Hevel’e ve sunusuna ilgi gösterdi.

  12. Bereşit 4:20

    Vateled ada et yaval u haya avi yoşev ohel umikne.

    וַתֵּ֥לֶד עָדָ֖ה אֶת־יָבָ֑ל ה֣וּא הָיָ֔ה אֲבִ֕י יֹשֵׁ֥ב אֹ֖הֶל וּמִקְנֶֽה׃

    Ada, Yaval’ı doğurdu. O, çadırlarda yaşayan ve sürü yetiştirenlerin atasıydı.

  13. Bereşit 4:21

    Veşem ahiv yuval u haya avi kol tofes kinor veugav.

    וְשֵׁ֥ם אָחִ֖יו יוּבָ֑ל ה֣וּא הָיָ֔ה אֲבִ֕י כָּל־תֹּפֵ֥שׂ כִּנּ֖וֹר וְעוּגָֽב׃

    Kardeşinin adı Yuval’dı. O, lir ve kaval çalan herkesin atasıydı.

  14. Bereşit 4:22

    Vetsila gam hi yaleda et tuval kayin loteş kol horeş nehoşet uvarzel vaahot tuval kayin naama.

    וְצִלָּ֣ה גַם־הִ֗וא יָֽלְדָה֙ אֶת־תּ֣וּבַל קַ֔יִן לֹטֵ֕שׁ כָּל־חֹרֵ֥שׁ נְחֹ֖שֶׁת וּבַרְזֶ֑ל וַֽאֲח֥וֹת תּֽוּבַל־קַ֖יִן נַֽעֲמָֽה׃

    Tsila da Tuval-Kayin’i doğurdu. O, tunçtan ve demirden her türlü aleti döven bir ustaydı. Tuval-Kayin’in kız kardeşi Naama’ydı.

  15. Bereşit 4:26

    Uleşet gam u yulad ben vayikra et şemo enoş az huhal likro beşem Adonay.

    וּלְשֵׁ֤ת גַּם־הוּא֙ יֻלַּד־בֵּ֔ן וַיִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ אֱנ֑וֹשׁ אָ֣ז הוּחַ֔ל לִקְרֹ֖א בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה׃ (פ)

    Şet’in de bir oğlu oldu; ona Enoş adını verdi. O zaman Adonay’ın adıyla yakarmaya başlandı.

  16. Bereşit 6:3

    Vayomer Adonay lo yadon ruhi vaadam leolam beşagam u vasar vehayu yamav mea veesrim şana.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֗ה לֹֽא־יָד֨וֹן רוּחִ֤י בָֽאָדָם֙ לְעֹלָ֔ם בְּשַׁגַּ֖ם ה֣וּא בָשָׂ֑ר וְהָי֣וּ יָמָ֔יו מֵאָ֥ה וְעֶשְׂרִ֖ים שָׁנָֽה׃

    Adonay, “Ruhum insan yüzünden sonsuza dek çekişmeyecek; çünkü o da ettendir. Onun günleri yüz yirmi yıl olacak” dedi.

  17. Bereşit 7:2

    Mikol habehema hatehora tikah leha şiva şiva veişto umin habehema aşer lo tehora hi şenayim veişto.

    מִכֹּ֣ל ׀ הַבְּהֵמָ֣ה הַטְּהוֹרָ֗ה תִּֽקַּח־לְךָ֛ שִׁבְעָ֥ה שִׁבְעָ֖ה אִ֣ישׁ וְאִשְׁתּ֑וֹ וּמִן־הַבְּהֵמָ֡ה אֲ֠שֶׁר לֹ֣א טְהֹרָ֥ה הִ֛וא שְׁנַ֖יִם אִ֥ישׁ וְאִשְׁתּֽוֹ׃

    Temiz hayvanların her birinden, erkek ve dişi olarak yedişer çift al. Temiz olmayan hayvanlardan ise erkek ve dişi olarak birer çift al.

  18. Bereşit 9:3

    Kol remes aşer u hay lahem yihye leohla keyerek esev natati lahem et kol.

    כָּל־רֶ֙מֶשׂ֙ אֲשֶׁ֣ר הוּא־חַ֔י לָכֶ֥ם יִהְיֶ֖ה לְאָכְלָ֑ה כְּיֶ֣רֶק עֵ֔שֶׂב נָתַ֥תִּי לָכֶ֖ם אֶת־כֹּֽל׃

    Hareket eden her canlı size yiyecek olacak. Yeşil bitkileri verdiğim gibi bunların hepsini de size verdim.

  19. Bereşit 9:18

    Vayiheyu vene noah hayotseim min hateva şem veham vayafet veham u avi henaan.

    וַיִּֽהְי֣וּ בְנֵי־נֹ֗חַ הַיֹּֽצְאִים֙ מִן־הַתֵּבָ֔ה שֵׁ֖ם וְחָ֣ם וָיָ֑פֶת וְחָ֕ם ה֖וּא אֲבִ֥י כְנָֽעַן׃

    Noah’ın gemiden çıkan oğulları Şem, Ham ve Yefet’ti. Ham, Kenaan’ın babasıydı.

  20. Bereşit 10:8

    Vehuş yalad et nimrod u hehel liheyot gibor baarets.

    וְכ֖וּשׁ יָלַ֣ד אֶת־נִמְרֹ֑ד ה֣וּא הֵחֵ֔ל לִֽהְי֥וֹת גִּבֹּ֖ר בָּאָֽרֶץ׃

    Kuş, Nimrod’un babası oldu. O, yeryüzünde güçlü bir kişi olmaya başladı.

  21. Bereşit 10:9

    U haya gibor tsayid lifne Adonay al ken yeamar kenimrod gibor tsayid lifne Adonay.

    הֽוּא־הָיָ֥ה גִבֹּֽר־צַ֖יִד לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה עַל־כֵּן֙ יֵֽאָמַ֔ר כְּנִמְרֹ֛ד גִּבּ֥וֹר צַ֖יִד לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃

    Adonay’ın önünde güçlü bir avcıydı. Bu yüzden, “Adonay’ın önünde güçlü avcı Nimrod gibi” denir.

  22. Bereşit 10:11

    Min haarets hahi yatsa aşur vayiven et nineve veet rehovot ir veet kalah.

    מִן־הָאָ֥רֶץ הַהִ֖וא יָצָ֣א אַשּׁ֑וּר וַיִּ֙בֶן֙ אֶת־נִ֣ינְוֵ֔ה וְאֶת־רְחֹבֹ֥ת עִ֖יר וְאֶת־כָּֽלַח׃

    Aşur o ülkeden çıktı; Nineve’yi, Rehovot-İr’i ve Kelah’ı kurdu.

  23. Bereşit 10:12

    Veet resen ben nineve uven kalah hi hair hagedola.

    וְֽאֶת־רֶ֔סֶן בֵּ֥ין נִֽינְוֵ֖ה וּבֵ֣ין כָּ֑לַח הִ֖וא הָעִ֥יר הַגְּדֹלָֽה׃

    Nineve ile Kelah arasındaki Resen’i de kurdu. Bu, büyük kenttir.

  24. Bereşit 10:21

    Uleşem yulad gam u avi kol bene ever ahi yefet hagadol.

    וּלְשֵׁ֥ם יֻלַּ֖ד גַּם־ה֑וּא אֲבִי֙ כָּל־בְּנֵי־עֵ֔בֶר אֲחִ֖י יֶ֥פֶת הַגָּדֽוֹל׃

    Ever’in bütün oğullarının atası, büyük Yefet’in kardeşi Şem’in de çocukları oldu.

  25. Bereşit 12:14

    Vayehi kevo avram mitsrayema vayiru hamitsrim et haişa ki yafa hi meod.

    וַיְהִ֕י כְּב֥וֹא אַבְרָ֖ם מִצְרָ֑יְמָה וַיִּרְא֤וּ הַמִּצְרִים֙ אֶת־הָ֣אִשָּׁ֔ה כִּֽי־יָפָ֥ה הִ֖וא מְאֹֽד׃

    Avram Mısır’a girdiğinde Mısırlılar kadının çok güzel olduğunu gördüler.

  26. Bereşit 12:18

    Vayikra faro leavram vayomer ma zot asita li lama lo higadta li ki işteha hi.

    וַיִּקְרָ֤א פַרְעֹה֙ לְאַבְרָ֔ם וַיֹּ֕אמֶר מַה־זֹּ֖את עָשִׂ֣יתָ לִּ֑י לָ֚מָּה לֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֔י כִּ֥י אִשְׁתְּךָ֖ הִֽוא׃

    Firavun Avram’ı çağırıp, “Bana bu yaptığın nedir?” dedi. “Onun karın olduğunu bana neden söylemedin?

  27. Bereşit 12:19

    Lama amarta ahoti hi vaekah otah li leişa veata hine işteha kah valeh.

    לָמָ֤ה אָמַ֙רְתָּ֙ אֲחֹ֣תִי הִ֔וא וָאֶקַּ֥ח אֹתָ֛הּ לִ֖י לְאִשָּׁ֑ה וְעַתָּ֕ה הִנֵּ֥ה אִשְׁתְּךָ֖ קַ֥ח וָלֵֽךְ׃

    Neden ‘O benim kız kardeşim’ dedin de onu kendime eş olarak aldım? İşte karın! Onu al ve git!”

  28. Bereşit 13:1

    Vayaal avram mimitsrayim u veişto vehol aşer lo velot imo hanegba.

    וַיַּעַל֩ אַבְרָ֨ם מִמִּצְרַ֜יִם ה֠וּא וְאִשְׁתּ֧וֹ וְכָל־אֲשֶׁר־ל֛וֹ וְל֥וֹט עִמּ֖וֹ הַנֶּֽגְבָּה׃

    Avram, karısı, sahip olduğu her şey ve yanındaki Lot ile Mısır’dan Negev’e çıktı.

  29. Bereşit 14:2

    Asu milhama et bera meleh sedom veet birşa meleh amora şinav meleh adma veşemever meleh tsevoyim umeleh bela hi tsoar.

    עָשׂ֣וּ מִלְחָמָ֗ה אֶת־בֶּ֙רַע֙ מֶ֣לֶךְ סְדֹ֔ם וְאֶת־בִּרְשַׁ֖ע מֶ֣לֶךְ עֲמֹרָ֑ה שִׁנְאָ֣ב ׀ מֶ֣לֶךְ אַדְמָ֗ה וְשֶׁמְאֵ֙בֶר֙ מֶ֣לֶךְ צביים [צְבוֹיִ֔ים] וּמֶ֥לֶךְ בֶּ֖לַע הִיא־צֹֽעַר׃

    bu krallar Sedom kralı Bera’ya, Amora kralı Birşa’ya, Adma kralı Şinav’a, Tsevoyim kralı Şemever’e ve Bela, yani Tsoar kralına karşı savaştılar.

  30. Bereşit 14:3

    Kol ele haveru el emek hasidim u yam hamelah.

    כָּל־אֵ֙לֶּה֙ חָֽבְר֔וּ אֶל־עֵ֖מֶק הַשִּׂדִּ֑ים ה֖וּא יָ֥ם הַמֶּֽלַח׃

    Bunların hepsi Siddim Vadisi’nde, yani Tuz Denizi’nde birleşmişlerdi.

  31. Bereşit 14:7

    Vayaşuvu vayavou el en mişpat hi kadeş vayaku et kol sede haamaleki vegam et haemori hayoşev behatsetson tamar.

    וַ֠יָּשֻׁבוּ וַיָּבֹ֜אוּ אֶל־עֵ֤ין מִשְׁפָּט֙ הִ֣וא קָדֵ֔שׁ וַיַּכּ֕וּ אֶֽת־כָּל־שְׂדֵ֖ה הָעֲמָלֵקִ֑י וְגַם֙ אֶת־הָ֣אֱמֹרִ֔י הַיֹּשֵׁ֖ב בְּחַֽצְצֹ֥ן תָּמָֽר׃

    Sonra dönüp En-Mişpat’a, yani Kadeş’e geldiler. Amaleklilerin bütün topraklarını ve Hatsatson-Tamar’da yaşayan Emorileri de bozguna uğrattılar.

  32. Bereşit 14:8

    Vayetse meleh sedom umeleh amora umeleh adma umeleh tsevoyim umeleh bela hi tsoar vayaarhu itam milhama beemek hasidim.

    וַיֵּצֵ֨א מֶֽלֶךְ־סְדֹ֜ם וּמֶ֣לֶךְ עֲמֹרָ֗ה וּמֶ֤לֶךְ אַדְמָה֙ וּמֶ֣לֶךְ צביים [צְבוֹיִ֔ם] וּמֶ֥לֶךְ בֶּ֖לַע הִוא־צֹ֑עַר וַיַּֽעַרְכ֤וּ אִתָּם֙ מִלְחָמָ֔ה בְּעֵ֖מֶק הַשִּׂדִּֽים׃

    Sedom kralı, Amora kralı, Adma kralı, Tsevoyim kralı ve Bela, yani Tsoar kralı çıktılar ve Siddim Vadisi’nde onlara karşı savaş düzenine girdiler:

  33. Bereşit 14:12

    Vayikhu et lot veet rehuşo ben ahi avram vayelehu veu yoşev bisdom.

    וַיִּקְח֨וּ אֶת־ל֧וֹט וְאֶת־רְכֻשׁ֛וֹ בֶּן־אֲחִ֥י אַבְרָ֖ם וַיֵּלֵ֑כוּ וְה֥וּא יֹשֵׁ֖ב בִּסְדֹֽם׃

    Avram’ın kardeşinin oğlu Lot’u ve mallarını da alıp gittiler. Lot Sedom’da yaşıyordu.

  34. Bereşit 14:13

    Vayavo hapalit vayaged leavram haivri veu şohen beelone mamre haemori ahi eşkol vaahi aner vehem baale verit avram.

    וַיָּבֹא֙ הַפָּלִ֔יט וַיַּגֵּ֖ד לְאַבְרָ֣ם הָעִבְרִ֑י וְהוּא֩ שֹׁכֵ֨ן בְּאֵֽלֹנֵ֜י מַמְרֵ֣א הָאֱמֹרִ֗י אֲחִ֤י אֶשְׁכֹּל֙ וַאֲחִ֣י עָנֵ֔ר וְהֵ֖ם בַּעֲלֵ֥י בְרִית־אַבְרָֽם׃

    Kaçıp kurtulan biri gelip İbrani Avram’a haber verdi. Avram, Eşkol’un ve Aner’in kardeşi Emori Mamre’nin meşelerinde yaşıyordu. Onlar Avram’ın antlaşmalı ortaklarıydı.

  35. Bereşit 14:15

    Vayehalek alehem layla u vaavadav vayakem vayirdefem ad hova aşer misemol ledamasek.

    וַיֵּחָלֵ֨ק עֲלֵיהֶ֧ם ׀ לַ֛יְלָה ה֥וּא וַעֲבָדָ֖יו וַיַּכֵּ֑ם וַֽיִּרְדְּפֵם֙ עַד־חוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר מִשְּׂמֹ֖אל לְדַמָּֽשֶׂק׃

    Gece kendisi ve hizmetkârları gruplara ayrılıp onlara saldırdılar. Onları bozguna uğratıp Damesek’in kuzeyindeki Hova’ya kadar kovaladılar.

  36. Bereşit 14:17

    Vayetse meleh sedom likrato ahare şuvo mehakot et kedarlaomer veet hamelahim aşer ito el emek şave u emek hameleh.

    וַיֵּצֵ֣א מֶֽלֶךְ־סְדֹם֮ לִקְרָאתוֹ֒ אַחֲרֵ֣י שׁוּב֗וֹ מֵֽהַכּוֹת֙ אֶת־כְּדָרלָעֹ֔מֶר וְאֶת־הַמְּלָכִ֖ים אֲשֶׁ֣ר אִתּ֑וֹ אֶל־עֵ֣מֶק שָׁוֵ֔ה ה֖וּא עֵ֥מֶק הַמֶּֽלֶךְ׃

    Kedorlaomer’i ve yanındaki kralları bozguna uğratıp döndükten sonra Sedom kralı onu karşılamak üzere Şave Vadisi’ne, yani Kral Vadisi’ne çıktı.

  37. Bereşit 14:18

    Umalki tsedek meleh şalem hotsi lehem vayayin veu hohen leel elyon.

    וּמַלְכִּי־צֶ֙דֶק֙ מֶ֣לֶךְ שָׁלֵ֔ם הוֹצִ֖יא לֶ֣חֶם וָיָ֑יִן וְה֥וּא כֹהֵ֖ן לְאֵ֥ל עֶלְיֽוֹן׃

    Şalem kralı Malki-Tsedek ekmek ve şarap getirdi. O, Yüce Tanrı’nın koheniydi.

  38. Bereşit 15:2

    Vayomer avram Adonay Elohim ma titen li veanohi holeh ariri uven meşek beti u damesek eliezer.

    וַיֹּ֣אמֶר אַבְרָ֗ם אֲדֹנָ֤י יֱהוִה֙ מַה־תִּתֶּן־לִ֔י וְאָנֹכִ֖י הוֹלֵ֣ךְ עֲרִירִ֑י וּבֶן־מֶ֣שֶׁק בֵּיתִ֔י ה֖וּא דַּמֶּ֥שֶׂק אֱלִיעֶֽזֶר׃

    Avram, “Efendim Adonay, bana ne vereceksin?” dedi. “Ben çocuksuz gidiyorum; evimin varisi de Damesekli Eliezer.”

  39. Bereşit 15:4

    Vehine devar Adonay elav lemor lo yiraşeha ze ki im aşer yetse mimeeha u yiraşeha.

    וְהִנֵּ֨ה דְבַר־יְהוָ֤ה אֵלָיו֙ לֵאמֹ֔ר לֹ֥א יִֽירָשְׁךָ֖ זֶ֑ה כִּי־אִם֙ אֲשֶׁ֣ר יֵצֵ֣א מִמֵּעֶ֔יךָ ה֖וּא יִֽירָשֶֽׁךָ׃

    Adonay’ın sözü ona şöyle geldi: “Bu adam sana mirasçı olmayacak. Senin kendi bedeninden çıkacak olan sana mirasçı olacak.”

  40. Bereşit 15:18

    Bayom hau karat Adonay et avram berit lemor lezaraha natati et haarets hazot minehar mitsrayim ad hanahar hagadol nehar perat.

    בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא כָּרַ֧ת יְהוָ֛ה אֶת־אַבְרָ֖ם בְּרִ֣ית לֵאמֹ֑ר לְזַרְעֲךָ֗ נָתַ֙תִּי֙ אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את מִנְּהַ֣ר מִצְרַ֔יִם עַד־הַנָּהָ֥ר הַגָּדֹ֖ל נְהַר־פְּרָֽת׃

    O gün Adonay Avram’la antlaşma yaparak şöyle dedi: “Mısır Irmağı’ndan büyük ırmağa, Perat Irmağı’na kadar bu ülkeyi senin soyuna verdim:

  41. Bereşit 16:12

    Veu yihye pere adam yado vakol veyad kol bo veal pene hol ehav yişkon.

    וְה֤וּא יִהְיֶה֙ פֶּ֣רֶא אָדָ֔ם יָד֣וֹ בַכֹּ֔ל וְיַ֥ד כֹּ֖ל בּ֑וֹ וְעַל־פְּנֵ֥י כָל־אֶחָ֖יו יִשְׁכֹּֽן׃

    O, yaban eşeği gibi bir insan olacak. Eli herkese karşı, herkesin eli ona karşı olacak. Bütün kardeşlerinin karşısında yaşayacak.”

  42. Bereşit 17:12

    Uven şemonat yamim yimol lahem kol zahar ledorotehem yelid bayit umiknat kesef mikol ben nehar aşer lo mizaraha u.

    וּבֶן־שְׁמֹנַ֣ת יָמִ֗ים יִמּ֥וֹל לָכֶ֛ם כָּל־זָכָ֖ר לְדֹרֹתֵיכֶ֑ם יְלִ֣יד בָּ֔יִת וּמִקְנַת־כֶּ֙סֶף֙ מִכֹּ֣ל בֶּן־נֵכָ֔ר אֲשֶׁ֛ר לֹ֥א מִֽזַּרְעֲךָ֖ הֽוּא׃

    Kuşaklarınız boyunca aranızdaki her erkek sekiz günlükken sünnet edilecek. Evde doğan da, senin soyundan olmayan herhangi bir yabancıdan parayla satın alınan da buna dahildir.

  43. Bereşit 17:14

    Vearel zahar aşer lo yimol et besar orlato venihreta hanefeş hahi meameha et beriti hefar.

    וְעָרֵ֣ל ׀ זָכָ֗ר אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יִמּוֹל֙ אֶת־בְּשַׂ֣ר עָרְלָת֔וֹ וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מֵעַמֶּ֑יהָ אֶת־בְּרִיתִ֖י הֵפַֽר׃ (ס)

    Sünnet derisinin eti kesilmemiş olan sünnetsiz erkeğe gelince, o kişi halkının arasından kesilip atılacak; antlaşmamı bozmuştur.”

  44. Bereşit 18:1

    Vayera elav Adonay beelone mamre veu yoşev petah haohel kehom hayom.

    וַיֵּרָ֤א אֵלָיו֙ יְהוָ֔ה בְּאֵלֹנֵ֖י מַמְרֵ֑א וְה֛וּא יֹשֵׁ֥ב פֶּֽתַח־הָאֹ֖הֶל כְּחֹ֥ם הַיּֽוֹם׃

    Adonay, Mamre meşelerinde Avraam’a göründü. Avraam günün sıcağında çadırın girişinde oturuyordu.

  45. Bereşit 18:8

    Vayikah hema vehalav uven habakar aşer asa vayiten lifnehem veu omed alehem tahat haets vayohelu.

    וַיִּקַּ֨ח חֶמְאָ֜ה וְחָלָ֗ב וּבֶן־הַבָּקָר֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וַיִּתֵּ֖ן לִפְנֵיהֶ֑ם וְהֽוּא־עֹמֵ֧ד עֲלֵיהֶ֛ם תַּ֥חַת הָעֵ֖ץ וַיֹּאכֵֽלוּ׃

    Kaymak, süt ve hazırlanan buzağıyı alıp önlerine koydu. Onlar yerken kendisi ağacın altında yanlarında durdu.

  46. Bereşit 18:10

    Vayomer şov aşuv eleha kaet haya vehine ven lesara işteha vesara şomaat petah haohel veu aharav.

    וַיֹּ֗אמֶר שׁ֣וֹב אָשׁ֤וּב אֵלֶ֙יךָ֙ כָּעֵ֣ת חַיָּ֔ה וְהִנֵּה־בֵ֖ן לְשָׂרָ֣ה אִשְׁתֶּ֑ךָ וְשָׂרָ֥ה שֹׁמַ֛עַת פֶּ֥תַח הָאֹ֖הֶל וְה֥וּא אַחֲרָֽיו׃

    İçlerinden biri, “Gelecek yıl bu vakitte sana mutlaka döneceğim; karın Sara’nın bir oğlu olacak” dedi. Sara onun arkasında bulunan çadırın girişinde dinliyordu.

  47. Bereşit 19:20

    Bu ayette 2 eşleşme

    Hine na hair hazot kerova lanus şama vehi mitsar imaleta na şama halo mitsar hi utehi nafşi.

    הִנֵּה־נָ֠א הָעִ֨יר הַזֹּ֧את קְרֹבָ֛ה לָנ֥וּס שָׁ֖מָּה וְהִ֣יא מִצְעָ֑ר אִמָּלְטָ֨ה נָּ֜א שָׁ֗מָּה הֲלֹ֥א מִצְעָ֛ר הִ֖וא וּתְחִ֥י נַפְשִֽׁי׃

    İşte, şu kent kaçabileceğim kadar yakın; küçücük bir yer. Lütfen oraya kaçayım. Küçücük değil mi? Böylece canım kurtulur.”

  48. Bereşit 19:30

    Vayaal lot mitsoar vayeşev bahar uşete venotav imo ki yare laşevet betsoar vayeşev bameara u uşete venotav.

    וַיַּעַל֩ ל֨וֹט מִצּ֜וֹעַר וַיֵּ֣שֶׁב בָּהָ֗ר וּשְׁתֵּ֤י בְנֹתָיו֙ עִמּ֔וֹ כִּ֥י יָרֵ֖א לָשֶׁ֣בֶת בְּצ֑וֹעַר וַיֵּ֙שֶׁב֙ בַּמְּעָרָ֔ה ה֖וּא וּשְׁתֵּ֥י בְנֹתָֽיו׃

    Lot Tsoar’da kalmaktan korktuğu için oradan dağa çıktı ve iki kızıyla birlikte oraya yerleşti. Kendisi ve iki kızı bir mağarada yaşadılar.

  49. Bereşit 19:33

    Vataşkena et avihen yayin balayla u vatavo habehira vatişkav et aviha velo yada beşihvah uvekumah.

    וַתַּשְׁקֶ֧יןָ אֶת־אֲבִיהֶ֛ן יַ֖יִן בַּלַּ֣יְלָה ה֑וּא וַתָּבֹ֤א הַבְּכִירָה֙ וַתִּשְׁכַּ֣ב אֶת־אָבִ֔יהָ וְלֹֽא־יָדַ֥ע בְּשִׁכְבָ֖הּ וּבְקׄוּמָֽהּ׃

    O gece babalarına şarap içirdiler. Büyük kız gidip babasıyla yattı. Babası onun ne yattığını ne de kalktığını fark etti.

  50. Bereşit 19:35

    Vataşkena gam balayla hau et avihen yayin vatakom hatseira vatişkav imo velo yada beşihvah uvekumah.

    וַתַּשְׁקֶ֜יןָ גַּ֣ם בַּלַּ֧יְלָה הַה֛וּא אֶת־אֲבִיהֶ֖ן יָ֑יִן וַתָּ֤קָם הַצְּעִירָה֙ וַתִּשְׁכַּ֣ב עִמּ֔וֹ וְלֹֽא־יָדַ֥ע בְּשִׁכְבָ֖הּ וּבְקֻמָֽהּ׃

    O gece de babalarına şarap içirdiler. Küçük kız kalkıp onunla yattı. Babası onun ne yattığını ne de kalktığını fark etti.

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

  • u 323 kullanım
  • hi 136 kullanım
  • hau 64 kullanım
  • hahi 57 kullanım
  • veu 45 kullanım
  • vehi 18 kullanım
  • vau 1 kullanım

Dilbilgisel yapılar

  • kişi zamiri, 3. kişi, eril, tekil (324 kullanım)
    Teknik kodHPp3ms
  • kişi zamiri, 3. kişi, dişil, tekil (135 kullanım)
    Teknik kodHPp3fs
  • belirli artikel + kişi zamiri, 3. kişi, eril, tekil (65 kullanım)
    Teknik kodHTd/Pp3ms
  • belirli artikel + kişi zamiri, 3. kişi, dişil, tekil (57 kullanım)
    Teknik kodHTd/Pp3fs
  • bağlaç + kişi zamiri, 3. kişi, eril, tekil (46 kullanım)
    Teknik kodHC/Pp3ms
  • bağlaç + kişi zamiri, 3. kişi, dişil, tekil (18 kullanım)
    Teknik kodHC/Pp3fs
Veri ve yöntem

UBS kaynak sözlük anlamları: he

Kelime türü teknik kodu: Pp

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.