İbranice biçim זֹ֣את
Temel kelime (lemma) זֹאת
Kök Kaynakta açık kök kaydı yok
Türkçe anlam: bu; dişil tekil işaret zamiri
Dilbilgisel yapı: işaret zamiri, dişil, tekil
Bu yapının kullanımı: 71 kez
Teknik kod
HPdxfsTORA’DA KELİME
bu; dişil tekil işaret zamiri
zot okunuşu Tora’da 71 kez, 69 farklı ayette görülür.
Bu ayette 2 kez
Vayomer haadam zot hapaam etsem meatsamay uvasar mibesari lezot yikare işa ki meiş lukoha zot.
וַיֹּאמֶר֮ הָֽאָדָם֒ זֹ֣את הַפַּ֗עַם עֶ֚צֶם מֵֽעֲצָמַ֔י וּבָשָׂ֖ר מִבְּשָׂרִ֑י לְזֹאת֙ יִקָּרֵ֣א אִשָּׁ֔ה כִּ֥י מֵאִ֖ישׁ לֻֽקֳחָה־זֹּֽאת׃
İnsan şöyle dedi: “İşte bu kez, kemiklerimden kemik, etimden et! Ona ‘kadın’ denecek; çünkü o, erkekten alındı.”
Vayomer Adonay Elohim laişa ma zot asit vatomer haişa hanahaş hişiani vaohel.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֧ה אֱלֹהִ֛ים לָאִשָּׁ֖ה מַה־זֹּ֣את עָשִׂ֑ית וַתֹּ֙אמֶר֙ הָֽאִשָּׁ֔ה הַנָּחָ֥שׁ הִשִּׁיאַ֖נִי וָאֹכֵֽל׃
Adonay Tanrı kadına, “Bu yaptığın nedir?” diye sordu. Kadın, “Yılan beni aldattı; ben de yedim” dedi.
Vayomer Adonay Elohim el hanahaş ki asita zot arur ata mikol habehema umikol hayat hasade al gehoneha teleh veafar tohal kol yeme hayeha.
וַיֹּאמֶר֩ יְהֹוָ֨ה אֱלֹהִ֥ים ׀ אֶֽל־הַנָּחָשׁ֮ כִּ֣י עָשִׂ֣יתָ זֹּאת֒ אָר֤וּר אַתָּה֙ מִכָּל־הַבְּהֵמָ֔ה וּמִכֹּ֖ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֑ה עַל־גְּחֹנְךָ֣ תֵלֵ֔ךְ וְעָפָ֥ר תֹּאכַ֖ל כָּל־יְמֵ֥י חַיֶּֽיךָ׃
Adonay Tanrı yılana, “Bunu yaptığın için bütün evcil hayvanlardan ve bütün kır hayvanlarından daha lanetlisin. Karnının üzerinde yürüyecek ve yaşamın boyunca toprak yiyeceksin.
Vayomer Elohim zot ot haberit aşer ani noten beni uvenehem uven kol nefeş haya aşer itehem ledorot olam.
וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים זֹ֤את אֽוֹת־הַבְּרִית֙ אֲשֶׁר־אֲנִ֣י נֹתֵ֗ן בֵּינִי֙ וּבֵ֣ינֵיכֶ֔ם וּבֵ֛ין כָּל־נֶ֥פֶשׁ חַיָּ֖ה אֲשֶׁ֣ר אִתְּכֶ֑ם לְדֹרֹ֖ת עוֹלָֽם׃
Tanrı şöyle dedi: “Benimle sizin ve yanınızdaki bütün canlıların arasına, bütün gelecek kuşaklar için koyduğum antlaşmanın işareti şudur:
Vayomer Elohim el noah zot ot haberit aşer hakimoti beni uven kol basar aşer al haarets.
וַיֹּ֥אמֶר אֱלֹהִ֖ים אֶל־נֹ֑חַ זֹ֤את אֽוֹת־הַבְּרִית֙ אֲשֶׁ֣ר הֲקִמֹ֔תִי בֵּינִ֕י וּבֵ֥ין כָּל־בָּשָׂ֖ר אֲשֶׁ֥ר עַל־הָאָֽרֶץ׃ (פ)
Tanrı Noah’a, “Benimle yeryüzündeki bütün canlılar arasında kurduğum antlaşmanın işareti budur” dedi.
Vehaya ki yiru otah hamitsrim veameru işto zot veharegu oti veotah yehayu.
וְהָיָ֗ה כִּֽי־יִרְא֤וּ אֹתָךְ֙ הַמִּצְרִ֔ים וְאָמְר֖וּ אִשְׁתּ֣וֹ זֹ֑את וְהָרְג֥וּ אֹתִ֖י וְאֹתָ֥ךְ יְחַיּֽוּ׃
Mısırlılar seni görünce ‘Bu onun karısı’ diyecekler. Beni öldürüp seni sağ bırakacaklar.
Vayikra faro leavram vayomer ma zot asita li lama lo higadta li ki işteha hi.
וַיִּקְרָ֤א פַרְעֹה֙ לְאַבְרָ֔ם וַיֹּ֕אמֶר מַה־זֹּ֖את עָשִׂ֣יתָ לִּ֑י לָ֚מָּה לֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֔י כִּ֥י אִשְׁתְּךָ֖ הִֽוא׃
Firavun Avram’ı çağırıp, “Bana bu yaptığın nedir?” dedi. “Onun karın olduğunu bana neden söylemedin?
Zot beriti aşer tişmeru beni uvenehem uven zaraha ahareha himol lahem kol zahar.
זֹ֣את בְּרִיתִ֞י אֲשֶׁ֣ר תִּשְׁמְר֗וּ בֵּינִי֙ וּבֵ֣ינֵיכֶ֔ם וּבֵ֥ין זַרְעֲךָ֖ אַחֲרֶ֑יךָ הִמּ֥וֹל לָכֶ֖ם כָּל־זָכָֽר׃
Sizinle ve senden sonraki soyunla aramda koruyacağınız antlaşmam şudur: Aranızdaki her erkek sünnet edilecek.
Halo u amar li ahoti hi vehi gam hi amera ahi u betom levavi uvenikyon kapay asiti zot.
הֲלֹ֨א ה֤וּא אָֽמַר־לִי֙ אֲחֹ֣תִי הִ֔וא וְהִֽיא־גַם־הִ֥וא אָֽמְרָ֖ה אָחִ֣י ה֑וּא בְּתָם־לְבָבִ֛י וּבְנִקְיֹ֥ן כַּפַּ֖י עָשִׂ֥יתִי זֹֽאת׃
“O bana ‘Bu benim kız kardeşim’ demedi mi? Kendisi de ‘O benim erkek kardeşim’ dedi. Bunu temiz bir yürekle ve suçsuz ellerle yaptım.”
Vayomer elav haelohim bahalom gam anohi yadati ki vetom levaveha asita zot vaehsoh gam anohi oteha mehato li al ken lo netatiha lingoa eleha.
וַיֹּאמֶר֩ אֵלָ֨יו הָֽאֱלֹהִ֜ים בַּחֲלֹ֗ם גַּ֣ם אָנֹכִ֤י יָדַ֙עְתִּי֙ כִּ֤י בְתָם־לְבָבְךָ֙ עָשִׂ֣יתָ זֹּ֔את וָאֶחְשֹׂ֧ךְ גַּם־אָנֹכִ֛י אֽוֹתְךָ֖ מֵחֲטוֹ־לִ֑י עַל־כֵּ֥ן לֹא־נְתַתִּ֖יךָ לִנְגֹּ֥עַ אֵלֶֽיהָ׃
Tanrı düşte ona şöyle dedi: “Bunu temiz bir yürekle yaptığını Ben de biliyorum. Bana karşı günah işlemenden seni Ben alıkoydum. Bu yüzden ona dokunmana izin vermedim.
Veim lo tove haişa lalehet ahareha venikita mişevuati zot rak et beni lo taşev şama.
וְאִם־לֹ֨א תֹאבֶ֤ה הָֽאִשָּׁה֙ לָלֶ֣כֶת אַחֲרֶ֔יךָ וְנִקִּ֕יתָ מִשְּׁבֻעָתִ֖י זֹ֑את רַ֣ק אֶת־בְּנִ֔י לֹ֥א תָשֵׁ֖ב שָֽׁמָּה׃
Kadın seninle gelmek istemezse bana ettiğin bu anttan sorumlu olmayacaksın. Yalnız oğlumu oraya geri götürme.”
Vayomer avimeleh ma zot asita lanu kimat şahav ahad haam et işteha veheveta alenu aşam.
וַיֹּ֣אמֶר אֲבִימֶ֔לֶךְ מַה־זֹּ֖את עָשִׂ֣יתָ לָּ֑נוּ כִּ֠מְעַט שָׁכַ֞ב אַחַ֤ד הָעָם֙ אֶת־אִשְׁתֶּ֔ךָ וְהֵבֵאתָ֥ עָלֵ֖ינוּ אָשָֽׁם׃
Avimeleh, “Bize bu yaptığın nedir?” dedi. “Az kalsın halktan biri karınla yatacaktı. Bizi suçlu duruma düşürecektin.”
Vayehi vaboker vehine hi lea vayomer el lavan ma zot asita li halo verahel avadti imah velama rimitani.
וַיְהִ֣י בַבֹּ֔קֶר וְהִנֵּה־הִ֖וא לֵאָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֶל־לָבָ֗ן מַה־זֹּאת֙ עָשִׂ֣יתָ לִּ֔י הֲלֹ֤א בְרָחֵל֙ עָבַ֣דְתִּי עִמָּ֔ךְ וְלָ֖מָּה רִמִּיתָֽנִי׃
Sabah olunca bir de baktı ki yanındaki Lea! Yaakov, Lavan’a, “Bana bu yaptığın nedir?” dedi. “Sana Rahel için hizmet etmedim mi? Neden beni aldattın?”
Bu ayette 2 kez
Male şevua zot venitena leha gam et zot baavoda aşer taavod imadi od şeva şanim aherot.
מַלֵּ֖א שְׁבֻ֣עַ זֹ֑את וְנִתְּנָ֨ה לְךָ֜ גַּם־אֶת־זֹ֗את בַּעֲבֹדָה֙ אֲשֶׁ֣ר תַּעֲבֹ֣ד עִמָּדִ֔י ע֖וֹד שֶֽׁבַע־שָׁנִ֥ים אֲחֵרֽוֹת׃
“Bunun düğün haftasını tamamla. Bana bir yedi yıl daha hizmet etmen karşılığında ötekini de sana verelim.”
Vayaas yaakov ken vayemale şevua zot vayiten lo et rahel bito lo leişa.
וַיַּ֤עַשׂ יַעֲקֹב֙ כֵּ֔ן וַיְמַלֵּ֖א שְׁבֻ֣עַ זֹ֑את וַיִּתֶּן־ל֛וֹ אֶת־רָחֵ֥ל בִּתּ֖וֹ ל֥וֹ לְאִשָּֽׁה׃
Yaakov öyle yaptı ve Lea’nın düğün haftasını tamamladı. Lavan da kızı Rahel’i ona eş olarak verdi.
Vayeşalehu et ketonet hapasim vayaviu el avihem vayomeru zot matsanu haker na haketonet binha hi im lo.
וַֽיְשַׁלְּח֞וּ אֶת־כְּתֹ֣נֶת הַפַּסִּ֗ים וַיָּבִ֙יאוּ֙ אֶל־אֲבִיהֶ֔ם וַיֹּאמְר֖וּ זֹ֣את מָצָ֑אנוּ הַכֶּר־נָ֗א הַכְּתֹ֧נֶת בִּנְךָ֛ הִ֖וא אִם־לֹֽא׃
Süslü entariyi babalarına gönderip ulaştırdılar. “Bunu bulduk” dediler. “Bir bak, oğlunun entarisi mi, değil mi?”
Vayomer paro el yosef ahare hodia Elohim oteha et kol zot en navon vehaham kamoha.
וַיֹּ֤אמֶר פַּרְעֹה֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אַחֲרֵ֨י הוֹדִ֧יעַ אֱלֹהִ֛ים אוֹתְךָ֖ אֶת־כָּל־זֹ֑את אֵין־נָב֥וֹן וְחָכָ֖ם כָּמֽוֹךָ׃
Yosef’e de, “Tanrı bütün bunları sana bildirdiğine göre senin kadar anlayışlı ve bilge kimse yok” dedi.
Vayomer alehem yosef bayom haşelişi zot asu viheyu et haelohim ani yare.
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֤ם יוֹסֵף֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֔י זֹ֥את עֲשׂ֖וּ וִֽחְי֑וּ אֶת־הָאֱלֹהִ֖ים אֲנִ֥י יָרֵֽא׃
Üçüncü gün Yosef onlara, “Tanrı’dan korkarım” dedi. “Dediğimi yapın, yaşayın.
Vayomer el ehav huşav kaspi vegam hine veamtahti vayetse libam vayeherdu iş el ahiv lemor ma zot asa Elohim lanu.
וַיֹּ֤אמֶר אֶל־אֶחָיו֙ הוּשַׁ֣ב כַּסְפִּ֔י וְגַ֖ם הִנֵּ֣ה בְאַמְתַּחְתִּ֑י וַיֵּצֵ֣א לִבָּ֗ם וַיֶּֽחֶרְד֞וּ אִ֤ישׁ אֶל־אָחִיו֙ לֵאמֹ֔ר מַה־זֹּ֛את עָשָׂ֥ה אֱלֹהִ֖ים לָֽנוּ׃
Kardeşlerine, “Param geri verilmiş! İşte torbamda!” dedi. Yürekleri yerinden oynadı; titreyerek birbirlerine, “Tanrı bize ne yaptı böyle?” dediler.
Vayomer alehem yisrael avihem im ken efo zot asu kehu mizimrat haarets bihlehem vehoridu laiş minha meat tsori umeat devaş nehot valot batenim uşekedim.
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֜ם יִשְׂרָאֵ֣ל אֲבִיהֶ֗ם אִם־כֵּ֣ן ׀ אֵפוֹא֮ זֹ֣את עֲשׂוּ֒ קְח֞וּ מִזִּמְרַ֤ת הָאָ֙רֶץ֙ בִּכְלֵיכֶ֔ם וְהוֹרִ֥ידוּ לָאִ֖ישׁ מִנְחָ֑ה מְעַ֤ט צֳרִי֙ וּמְעַ֣ט דְּבַ֔שׁ נְכֹ֣את וָלֹ֔ט בָּטְנִ֖ים וּשְׁקֵדִֽים׃
Babaları İsrael onlara, “Öyleyse şöyle yapın” dedi. “Ülkenin en seçkin ürünlerinden kaplarınıza koyup adama armağan götürün: biraz balsam, biraz bal, baharat, laden reçinesi, fıstık ve badem.
Vayomer halila li measot zot haiş aşer nimtsa hagavia beyado u yihye li aved veatem alu leşalom el avihem.
וַיֹּ֕אמֶר חָלִ֣ילָה לִּ֔י מֵעֲשׂ֖וֹת זֹ֑את הָאִ֡ישׁ אֲשֶׁר֩ נִמְצָ֨א הַגָּבִ֜יעַ בְּיָד֗וֹ ה֚וּא יִהְיֶה־לִּ֣י עָ֔בֶד וְאַתֶּ֕ם עֲל֥וּ לְשָׁל֖וֹם אֶל־אֲבִיכֶֽם׃ (פ)
Yosef, “Böyle bir şey yapmam!” dedi. “Yalnız kâse kendisinde bulunan adam benim kölem olacak. Siz esenlikle babanıza dönün.”
Vayomer paro el yosef emor el aheha zot asu taanu et beirehem ulehu vou artsa kenaan.
וַיֹּ֤אמֶר פַּרְעֹה֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אֱמֹ֥ר אֶל־אַחֶ֖יךָ זֹ֣את עֲשׂ֑וּ טַֽעֲנוּ֙ אֶת־בְּעִ֣ירְכֶ֔ם וּלְכוּ־בֹ֖אוּ אַ֥רְצָה כְּנָֽעַן׃
Firavun, Yosef’e, “Kardeşlerine şöyle söyle” dedi. “‘Hayvanlarınızı yükleyip Kenaan ülkesine gidin.
Veata tsuveta zot asu kehu lahem meerets mitsrayim agalot letapehem velinşehem unesatem et avihem uvatem.
וְאַתָּ֥ה צֻוֵּ֖יתָה זֹ֣את עֲשׂ֑וּ קְחוּ־לָכֶם֩ מֵאֶ֨רֶץ מִצְרַ֜יִם עֲגָל֗וֹת לְטַפְּכֶם֙ וְלִנְשֵׁיכֶ֔ם וּנְשָׂאתֶ֥ם אֶת־אֲבִיכֶ֖ם וּבָאתֶֽם׃
Sana şu buyruğu da veriyorum; onlara şöyle söyle: ‘Çocuklarınız ve eşleriniz için Mısır ülkesinden arabalar alın. Babanızı da bindirip gelin.
Veulam baavur zot heemadtiha baavur haroteha et kohi ulemaan saper şemi behol haarets.
וְאוּלָ֗ם בַּעֲב֥וּר זֹאת֙ הֶעֱמַדְתִּ֔יךָ בַּעֲב֖וּר הַרְאֹתְךָ֣ אֶת־כֹּחִ֑י וּלְמַ֛עַן סַפֵּ֥ר שְׁמִ֖י בְּכָל־הָאָֽרֶץ׃
Ama gücümü sana göstermek ve adım bütün yeryüzünde duyurulsun diye seni ayakta tuttum.
Vayomer Adonay el moşe veaharon zot hukat hapasah kol ben nehar lo yohal bo.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאַהֲרֹ֔ן זֹ֖את חֻקַּ֣ת הַפָּ֑סַח כָּל־בֶּן־נֵכָ֖ר לֹא־יֹ֥אכַל בּֽוֹ׃
Adonay, Moşe ile Aaron’a şöyle dedi: “Pesah kurbanının yasası şudur: Hiçbir yabancı ondan yemeyecek.
Vehaya ki yişaleha vinha mahar lemor ma zot veamarta elav behozek yad hotsianu Adonay mimitsrayim mibet avadim.
וְהָיָ֞ה כִּֽי־יִשְׁאָלְךָ֥ בִנְךָ֛ מָחָ֖ר לֵאמֹ֣ר מַה־זֹּ֑את וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֔יו בְּחֹ֣זֶק יָ֗ד הוֹצִיאָ֧נוּ יְהוָ֛ה מִמִּצְרַ֖יִם מִבֵּ֥ית עֲבָדִֽים׃
İleride oğlun sana, ‘Bu nedir?’ diye sorduğunda ona şöyle söyleyeceksin: ‘Adonay bizi güçlü bir elle Mısır’dan, kölelik evinden çıkardı.
Vayugad lemeleh mitsrayim ki varah haam vayehafeh levav paro vaavadav el haam vayomru ma zot asinu ki şilahnu et yisrael meavedenu.
וַיֻּגַּד֙ לְמֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם כִּ֥י בָרַ֖ח הָעָ֑ם וַ֠יֵּהָפֵךְ לְבַ֨ב פַּרְעֹ֤ה וַעֲבָדָיו֙ אֶל־הָעָ֔ם וַיֹּֽאמרוּ֙ מַה־זֹּ֣את עָשִׂ֔ינוּ כִּֽי־שִׁלַּ֥חְנוּ אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵעָבְדֵֽנוּ׃
Halkın kaçtığı Mısır kralına bildirildi. Firavun ile görevlilerinin halka karşı düşünceleri değişti. “Biz ne yaptık?” dediler. “İsrael’i salıverdik, bize hizmet etmekten kurtardık!”
Vayomeru el moşe hamibeli en kevarim bemitsrayim lekahtanu lamut bamidbar ma zot asita lanu lehotsianu mimitsrayim.
וַיֹּאמְרוּ֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ הַֽמִבְּלִ֤י אֵין־קְבָרִים֙ בְּמִצְרַ֔יִם לְקַחְתָּ֖נוּ לָמ֣וּת בַּמִּדְבָּ֑ר מַה־זֹּאת֙ עָשִׂ֣יתָ לָּ֔נוּ לְהוֹצִיאָ֖נוּ מִמִּצְרָֽיִם׃
Moşe’ye şöyle dediler: “Mısır’da mezar yok muydu da bizi çölde ölmeye getirdin? Bizi Mısır’dan çıkarmakla bize ne yaptın?
Vayomer Adonay el moşe ketov zot zikaron basefer vesim beozne yehoşua ki maho emhe et zeher amalek mitahat haşamayim.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה כְּתֹ֨ב זֹ֤את זִכָּרוֹן֙ בַּסֵּ֔פֶר וְשִׂ֖ים בְּאָזְנֵ֣י יְהוֹשֻׁ֑עַ כִּֽי־מָחֹ֤ה אֶמְחֶה֙ אֶת־זֵ֣כֶר עֲמָלֵ֔ק מִתַּ֖חַת הַשָּׁמָֽיִם׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Bunu anı olarak kitaba yaz ve Yeoşua’nın kulağına söyle: Amalek’in anısını göklerin altından bütünüyle sileceğim.”
Tsav et aharon veet banav lemor zot torat haola hi haola al mokeda al hamizbeah kol halayla ad haboker veeş hamizbeah tukad bo.
צַ֤ו אֶֽת־אַהֲרֹן֙ וְאֶת־בָּנָ֣יו לֵאמֹ֔ר זֹ֥את תּוֹרַ֖ת הָעֹלָ֑ה הִ֣וא הָעֹלָ֡ה עַל֩ מוֹקְדָ֨ה עַל־הַמִּזְבֵּ֤חַ כָּל־הַלַּ֙יְלָה֙ עַד־הַבֹּ֔קֶר וְאֵ֥שׁ הַמִּזְבֵּ֖חַ תּ֥וּקַד בּֽוֹ׃
“Aaron’a ve oğullarına şu buyruğu ver: Bütünüyle yakılan sununun kuralı şudur: Bu sunu bütün gece, sabaha kadar sunağın üzerindeki ateşin üzerinde kalacak; sunağın ateşi orada yanacak.
Daber el aharon veel banav lemor zot torat hahatat bimkom aşer tişahet haola tişahet hahatat lifne Adonay kodeş kadaşim hi.
דַּבֵּ֤ר אֶֽל־אַהֲרֹן֙ וְאֶל־בָּנָ֣יו לֵאמֹ֔ר זֹ֥את תּוֹרַ֖ת הַֽחַטָּ֑את בִּמְק֡וֹם אֲשֶׁר֩ תִּשָּׁחֵ֨ט הָעֹלָ֜ה תִּשָּׁחֵ֤ט הַֽחַטָּאת֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה קֹ֥דֶשׁ קָֽדָשִׁ֖ים הִֽוא׃
“Aaron’a ve oğullarına şöyle söyle: Günah sunusunun kuralı şudur: Bütünüyle yakılan sununun kesildiği yerde, Adonay’ın önünde günah sunusu da kesilecek. Bu, en kutsal sunulardandır.
Zot mişhat aharon umişhat banav meişe Adonay beyom hikriv otam lehahen ladonay.
זֹ֣את מִשְׁחַ֤ת אַהֲרֹן֙ וּמִשְׁחַ֣ת בָּנָ֔יו מֵאִשֵּׁ֖י יְהוָ֑ה בְּיוֹם֙ הִקְרִ֣יב אֹתָ֔ם לְכַהֵ֖ן לַיהוָֽה׃
Adonay’a ateşle sunulan sunulardan Aaron’un ve oğullarının meshedilmeleriyle kendilerine ayrılan pay budur; Adonay’a kâhin olarak hizmet etmek üzere yaklaştırıldıkları gün bu pay onlara verildi.
Zot hatora laola laminha velahatat velaaşam velamiluim ulezevah haşelamim.
זֹ֣את הַתּוֹרָ֗ה לָֽעֹלָה֙ לַמִּנְחָ֔ה וְלַֽחַטָּ֖את וְלָאָשָׁ֑ם וְלַ֨מִּלּוּאִ֔ים וּלְזֶ֖בַח הַשְּׁלָמִֽים׃
Bütünüyle yakılan sunu, tahıl sunusu, günah sunusu, suç sunusu, göreve başlatma sunuları ve esenlik kurbanı için kural budur.
Daberu el bene yisrael lemor zot hahaya aşer tohelu mikol habehema aşer al haarets.
דַּבְּר֛וּ אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר זֹ֤את הַֽחַיָּה֙ אֲשֶׁ֣ר תֹּאכְל֔וּ מִכָּל־הַבְּהֵמָ֖ה אֲשֶׁ֥ר עַל־הָאָֽרֶץ׃
“İsraeloğullarına şöyle söyleyin: Yeryüzündeki bütün hayvanlar arasında yiyebileceğiniz canlılar şunlardır:
Zot torat habehema vehaof vehol nefeş hahaya haromeset bamayim ulehol nefeş haşoretset al haarets.
זֹ֣את תּוֹרַ֤ת הַבְּהֵמָה֙ וְהָע֔וֹף וְכֹל֙ נֶ֣פֶשׁ הַֽחַיָּ֔ה הָרֹמֶ֖שֶׂת בַּמָּ֑יִם וּלְכָל־נֶ֖פֶשׁ הַשֹּׁרֶ֥צֶת עַל־הָאָֽרֶץ׃
Hayvanlar, uçan canlılar, sularda hareket eden bütün canlılar ve yerde kaynaşan bütün küçük canlılar için kural budur.
Vehikrivo lifne Adonay vehiper aleha vetahara mimekor dameha zot torat hayoledet lazahar o lanekeva.
וְהִקְרִיב֞וֹ לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ וְכִפֶּ֣ר עָלֶ֔יהָ וְטָהֲרָ֖ה מִמְּקֹ֣ר דָּמֶ֑יהָ זֹ֤את תּוֹרַת֙ הַיֹּלֶ֔דֶת לַזָּכָ֖ר א֥וֹ לַנְּקֵבָֽה׃
Kâhin sunuyu Adonay’ın önünde sunup onun için kefaret sağlayacak; kadın kan akıntısından arınmış olacak. Erkek ya da kız çocuk doğuran kadının kuralı budur.
Zot torat nega tsaraat beged hatsemer o hapiştim o haşeti o haerev o kol keli or letaharo o letameo.
זֹ֠את תּוֹרַ֨ת נֶֽגַע־צָרַ֜עַת בֶּ֥גֶד הַצֶּ֣מֶר ׀ א֣וֹ הַפִּשְׁתִּ֗ים א֤וֹ הַשְּׁתִי֙ א֣וֹ הָעֵ֔רֶב א֖וֹ כָּל־כְּלִי־ע֑וֹר לְטַהֲר֖וֹ א֥וֹ לְטַמְּאֽוֹ׃ (פ)
Yün ya da keten giyside, çözgüde, atkıda ya da deri eşyada tsaraat belirtisinin arınmış mı, arınmamış mı olduğuna hükmetmek için kural budur.”
Zot tiheye torat hametsora beyom tohorato vehuva el hakohen.
זֹ֤את תִּֽהְיֶה֙ תּוֹרַ֣ת הַמְּצֹרָ֔ע בְּי֖וֹם טָהֳרָת֑וֹ וְהוּבָ֖א אֶל־הַכֹּהֵֽן׃
“Tsaraatlı kişinin arınacağı gün için kural şu olacak: O kişi kâhine getirilecek.
Zot torat aşer bo nega tsaraat aşer lo tasig yado betohorato.
זֹ֣את תּוֹרַ֔ת אֲשֶׁר־בּ֖וֹ נֶ֣גַע צָרָ֑עַת אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־תַשִּׂ֥יג יָד֖וֹ בְּטָהֳרָתֽוֹ׃ (פ)
Tsaraat belirtisi bulunan ve arınması için gereken sunulara gücü yetmeyen kişinin kuralı budur.”
Zot hatora lehol nega hatsaraat velanatek.
זֹ֖את הַתּוֹרָ֑ה לְכָל־נֶ֥גַע הַצָּרַ֖עַת וְלַנָּֽתֶק׃
Her türlü tsaraat belirtisi ve netek için,
Lehorot beyom hatame uveyom hatahor zot torat hatsaraat.
לְהוֹרֹ֕ת בְּי֥וֹם הַטָּמֵ֖א וּבְי֣וֹם הַטָּהֹ֑ר זֹ֥את תּוֹרַ֖ת הַצָּרָֽעַת׃ (ס)
Ne zaman arınmamış, ne zaman arınmış sayılacağını öğretmek içindir. Tsaraatın kuralı budur.”
Zot torat hazav vaaşer tetse mimenu şihvat zera letamea vah.
זֹ֥את תּוֹרַ֖ת הַזָּ֑ב וַאֲשֶׁ֨ר תֵּצֵ֥א מִמֶּ֛נּוּ שִׁכְבַת־זֶ֖רַע לְטָמְאָה־בָֽהּ׃
Akıntısı olan erkeğin ve kendisinden meni çıkarak arınmamış olan kişinin,
Vehayeta zot lahem lehukat olam lehaper al bene yisrael mikol hatotam ahat başana vayaas kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וְהָֽיְתָה־זֹּ֨את לָכֶ֜ם לְחֻקַּ֣ת עוֹלָ֗ם לְכַפֵּ֞ר עַל־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ מִכָּל־חַטֹּאתָ֔ם אַחַ֖ת בַּשָּׁנָ֑ה וַיַּ֕עַשׂ כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (פ)
İsraeloğulları için bütün günahlarından yılda bir kez kefaret sağlanması sizin için kalıcı bir kural olacak.” Aaron, Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
Velo yizbehu od et zivhehem laseirim aşer hem zonim aharehem hukat olam tiheye zot lahem ledorotam.
וְלֹא־יִזְבְּח֥וּ עוֹד֙ אֶת־זִבְחֵיהֶ֔ם לַשְּׂעִירִ֕ם אֲשֶׁ֛ר הֵ֥ם זֹנִ֖ים אַחֲרֵיהֶ֑ם חֻקַּ֥ת עוֹלָ֛ם תִּֽהְיֶה־זֹּ֥את לָהֶ֖ם לְדֹרֹתָֽם׃
Artık peşlerine düşüp sadakatsizlik ettikleri keçi biçimli cinlere kurban kesmeyecekler. Bu onlar için kuşakları boyunca kalıcı bir kural olacak.
Af ani eese zot lahem vehifkadti alehem behala et haşahefet veet hakadahat mehalot enayim umedivot nafeş uzeratem larik zarahem vaahaluu oyevehem.
אַף־אֲנִ֞י אֶֽעֱשֶׂה־זֹּ֣את לָכֶ֗ם וְהִפְקַדְתִּ֨י עֲלֵיכֶ֤ם בֶּֽהָלָה֙ אֶת־הַשַּׁחֶ֣פֶת וְאֶת־הַקַּדַּ֔חַת מְכַלּ֥וֹת עֵינַ֖יִם וּמְדִיבֹ֣ת נָ֑פֶשׁ וּזְרַעְתֶּ֤ם לָרִיק֙ זַרְעֲכֶ֔ם וַאֲכָלֻ֖הוּ אֹיְבֵיכֶֽם׃
Ben de size şunları yapacağım: Üzerinize dehşet, gözlerin ferini söndüren ve canı solduran erime hastalığıyla ateşli hastalık getireceğim. Tohumunuzu boşuna ekeceksiniz; ürününü düşmanlarınız yiyecek.
Veaf gam zot biheyotam beerets oyevehem lo meastim velo gealtim lehalotam lehafer beriti itam ki ani Adonay elohehem.
וְאַף־גַּם־זֹ֠את בִּֽהְיוֹתָ֞ם בְּאֶ֣רֶץ אֹֽיְבֵיהֶ֗ם לֹֽא־מְאַסְתִּ֤ים וְלֹֽא־גְעַלְתִּים֙ לְכַלֹּתָ֔ם לְהָפֵ֥ר בְּרִיתִ֖י אִתָּ֑ם כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיהֶֽם׃
Yine de düşmanlarının ülkesindeyken onları tümüyle yok edecek, kendileriyle antlaşmamı bozacak kadar reddetmeyecek ve onlardan tiksinmeyeceğim. Çünkü Ben onların Tanrısı Adonay’ım.
Zot avodat bene kehat beohel moed kodeş hakodaşim.
זֹ֛את עֲבֹדַ֥ת בְּנֵי־קְהָ֖ת בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד קֹ֖דֶשׁ הַקֳּדָשִֽׁים׃
Kehat’ın oğullarının Buluşma Çadırı’ndaki hizmeti en kutsal eşyalarla ilgilidir.
Zot avodat mişpehot hagereşuni laavod ulemasa.
זֹ֣את עֲבֹדַ֔ת מִשְׁפְּחֹ֖ת הַגֵּרְשֻׁנִּ֑י לַעֲבֹ֖ד וּלְמַשָּֽׂא׃
Gerşon boylarının hizmet ve taşıma görevi şudur:
Zot avodat mişpehot bene hagereşuni beohel moed umişmartam beyad itamar ben aharon hakohen.
זֹ֣את עֲבֹדַ֗ת מִשְׁפְּחֹ֛ת בְּנֵ֥י הַגֵּרְשֻׁנִּ֖י בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וּמִ֨שְׁמַרְתָּ֔ם בְּיַד֙ אִֽיתָמָ֔ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֖ן הַכֹּהֵֽן׃ (פ)
Gerşon’un oğullarının boylarının Buluşma Çadırı’ndaki hizmeti budur. Görevleri, kâhin Aaron’un oğlu İtamar’ın yönetiminde olacak.
Zot avodat mişpehot bene merari lehol avodatam beohel moed beyad itamar ben aharon hakohen.
זֹ֣את עֲבֹדַ֗ת מִשְׁפְּחֹת֙ בְּנֵ֣י מְרָרִ֔י לְכָל־עֲבֹדָתָ֖ם בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד בְּיַד֙ אִֽיתָמָ֔ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֖ן הַכֹּהֵֽן׃
Merari’nin oğullarının boylarının Buluşma Çadırı’ndaki bütün hizmetleri budur. Kâhin Aaron’un oğlu İtamar’ın yönetiminde olacaklar.
Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.