Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to say; to speak; to tell; to command; to think; to call; to mention; to assign
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 10 kez
Teknik kod
HVqi3msTORA’DA KELİME
söylemek, konuşmak, anlatmak; buyurmak; düşünmek; adlandırmak, çağırmak; anmak; ilan etmek, bildirmek
Bu İbranice biçim Tora’da 15 kez, 14 farklı ayette görülür.
U haya gibor tsayid lifne Adonay al ken yeamar kenimrod gibor tsayid lifne Adonay.
הֽוּא־הָיָ֥ה גִבֹּֽר־צַ֖יִד לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה עַל־כֵּן֙ יֵֽאָמַ֔ר כְּנִמְרֹ֛ד גִּבּ֥וֹר צַ֖יִד לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Adonay’ın önünde güçlü bir avcıydı. Bu yüzden, “Adonay’ın önünde güçlü avcı Nimrod gibi” denir.
Vayikra avraham şem hamakom hau Adonay yire aşer yeamer hayom behar Adonay yerae.
וַיִּקְרָ֧א אַבְרָהָ֛ם שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא יְהוָ֣ה ׀ יִרְאֶ֑ה אֲשֶׁר֙ יֵאָמֵ֣ר הַיּ֔וֹם בְּהַ֥ר יְהוָ֖ה יֵרָאֶֽה׃
Avraam o yere Adonay-Yire adını verdi. Bugün de, “Bu dağda Adonay görünecek” denir.
Bu ayette 2 kez
İm ko yomar nekudim yihye sehareha veyaledu hol hatson nekudim veim ko yomar akudim yihye sehareha veyaledu hol hatson akudim.
אִם־כֹּ֣ה יֹאמַ֗ר נְקֻדִּים֙ יִהְיֶ֣ה שְׂכָרֶ֔ךָ וְיָלְד֥וּ כָל־הַצֹּ֖אן נְקֻדִּ֑ים וְאִם־כֹּ֣ה יֹאמַ֗ר עֲקֻדִּים֙ יִהְיֶ֣ה שְׂכָרֶ֔ךָ וְיָלְד֥וּ כָל־הַצֹּ֖אן עֲקֻדִּֽים׃
‘Ücretin benekliler olacak’ dediğinde bütün sürü benekli yavrular doğuruyordu. ‘Ücretin çizgililer olacak’ dediğinde de bütün sürü çizgili yavrular doğuruyordu.
Vayomer lo yaakov yeamer od şimha ki im yisrael ki sarita im Elohim veim anaşim vatuhal.
וַיֹּ֗אמֶר לֹ֤א יַעֲקֹב֙ יֵאָמֵ֥ר עוֹד֙ שִׁמְךָ֔ כִּ֖י אִם־יִשְׂרָאֵ֑ל כִּֽי־שָׂרִ֧יתָ עִם־אֱלֹהִ֛ים וְעִם־אֲנָשִׁ֖ים וַתּוּכָֽל׃
“Artık adın Yaakov değil, İsrael olacak” dedi. “Çünkü Tanrı’nın meleğiyle ve insanlarla mücadele ettin ve üstün geldin.”
Vatirav kol erets mitsrayim vayitsak haam el paro lalahem vayomer paro lehol mitsrayim lehu el yosef aşer yomar lahem taasu.
וַתִּרְעַב֙ כָּל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיִּצְעַ֥ק הָעָ֛ם אֶל־פַּרְעֹ֖ה לַלָּ֑חֶם וַיֹּ֨אמֶר פַּרְעֹ֤ה לְכָל־מִצְרַ֙יִם֙ לְכ֣וּ אֶל־יוֹסֵ֔ף אֲשֶׁר־יֹאמַ֥ר לָכֶ֖ם תַּעֲשֽׂוּ׃
Bütün Mısır ülkesi açlık çekince halk ekmek için Firavun’a seslendi. Firavun bütün Mısırlılara, “Yosef’e gidin; size ne söylerse yapın” dedi.
Vayomeru şaol şaal haiş lanu ulemoladtenu lemor haod avihem hay hayeş lahem ah vanaged lo al pi hadevarim haele hayadoa neda ki yomar horidu et ahihem.
וַיֹּאמְר֡וּ שָׁא֣וֹל שָֽׁאַל־הָ֠אִישׁ לָ֣נוּ וּלְמֽוֹלַדְתֵּ֜נוּ לֵאמֹ֗ר הַע֨וֹד אֲבִיכֶ֥ם חַי֙ הֲיֵ֣שׁ לָכֶ֣ם אָ֔ח וַנַ֨גֶּד־ל֔וֹ עַל־פִּ֖י הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה הֲיָד֣וֹעַ נֵדַ֔ע כִּ֣י יֹאמַ֔ר הוֹרִ֖ידוּ אֶת־אֲחִיכֶֽם׃
Onlar, “Adam bizi ve ailemizi ayrıntılarıyla sordu” dediler. “‘Babanız hâlâ yaşıyor mu? Başka kardeşiniz var mı?’ dedi. Biz de bu sorulara cevap verdik. ‘Kardeşinizi getirin’ diyeceğini nereden bilebilirdik?”
Dereh şeloşet yamim neleh bamidbar vezavahnu ladonay elohenu kaaşer yomar elenu.
דֶּ֚רֶךְ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֔ים נֵלֵ֖ךְ בַּמִּדְבָּ֑ר וְזָבַ֙חְנוּ֙ לַֽיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ כַּאֲשֶׁ֖ר יֹאמַ֥ר אֵלֵֽינוּ׃
Çölde üç günlük yol gideceğiz ve bize buyuracağı gibi Tanrımız Adonay’a kurban sunacağız.”
Veim amor yomar haeved ahavti et adoni et işti veet banay lo etse hofşi.
וְאִם־אָמֹ֤ר יֹאמַר֙ הָעֶ֔בֶד אָהַ֙בְתִּי֙ אֶת־אֲדֹנִ֔י אֶת־אִשְׁתִּ֖י וְאֶת־בָּנָ֑י לֹ֥א אֵצֵ֖א חָפְשִֽׁי׃
Ama köle, ‘Efendimi, eşimi ve çocuklarımı seviyorum; özgür olarak çıkmak istemiyorum’ diye açıkça söylerse,
Al kol devar peşa al şor al hamor al se al salma al kol aveda aşer yomar ki u ze ad haelohim yavo devar şenehem aşer yarşiun Elohim yeşalem şenayim lereeu.
עַֽל־כָּל־דְּבַר־פֶּ֡שַׁע עַל־שׁ֡וֹר עַל־חֲ֠מוֹר עַל־שֶׂ֨ה עַל־שַׂלְמָ֜ה עַל־כָּל־אֲבֵדָ֗ה אֲשֶׁ֤ר יֹאמַר֙ כִּי־ה֣וּא זֶ֔ה עַ֚ד הָֽאֱלֹהִ֔ים יָבֹ֖א דְּבַר־שְׁנֵיהֶ֑ם אֲשֶׁ֤ר יַרְשִׁיעֻן֙ אֱלֹהִ֔ים יְשַׁלֵּ֥ם שְׁנַ֖יִם לְרֵעֵֽהוּ׃ (ס)
Öküz, eşek, davar, giysi ya da hakkında ‘İşte bu’ denilen herhangi bir kayıp eşya konusunda, her türlü hak ihlalinde, iki tarafın meselesi yargıçlara gelecek. Yargıçların suçlu bulduğu kişi komşusuna iki katını ödeyecek.
Uvenuho yomar şuva Adonay rivevot alfe yisrael.
וּבְנֻחֹ֖ה יֹאמַ֑ר שׁוּבָ֣ה יְהוָ֔ה רִֽבְב֖וֹת אַלְפֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (׆) (ס)
Sandık dinlendiğinde ise şöyle derdi: “Dön, Adonay, İsrael’in on binlerine, binlerine!”
Al ken yeamar besefer milhamot Adonay et vahev besufa veet hanehalim arnon.
עַל־כֵּן֙ יֵֽאָמַ֔ר בְּסֵ֖פֶר מִלְחֲמֹ֣ת יְהוָ֑ה אֶת־וָהֵ֣ב בְּסוּפָ֔ה וְאֶת־הַנְּחָלִ֖ים אַרְנֽוֹן׃
Bu yüzden Adonay’ın Savaşları Kitabı’nda şöyle denir: “Sufa’daki Vahev ve vadiler, Arnon,
Ki lo nahaş beyaakov velo kesem beyisrael kaet yeamer leyaakov uleyisrael ma paal el.
כִּ֤י לֹא־נַ֙חַשׁ֙ בְּיַעֲקֹ֔ב וְלֹא־קֶ֖סֶם בְּיִשְׂרָאֵ֑ל כָּעֵ֗ת יֵאָמֵ֤ר לְיַעֲקֹב֙ וּלְיִשְׂרָאֵ֔ל מַה־פָּ֖עַל אֵֽל׃
Çünkü Yaakov’da falcılık, İsrael’de kehanet yoktur. Vakti geldiğinde Yaakov’a ve İsrael’e ‘Tanrı neler yaptı!’ denecektir.
Kerav ata uşama et kol aşer yomar Adonay elohenu veat tedaber elenu et kol aşer yedaber Adonay elohenu eleha veşamanu veasinu.
קְרַ֤ב אַתָּה֙ וּֽשֲׁמָ֔ע אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר יֹאמַ֖ר יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וְאַ֣תְּ ׀ תְּדַבֵּ֣ר אֵלֵ֗ינוּ אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר יְדַבֵּ֜ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֵ֛ינוּ אֵלֶ֖יךָ וְשָׁמַ֥עְנוּ וְעָשִֽׂינוּ׃
Sen yaklaş ve Tanrımız Adonay’ın söyleyeceği her şeyi dinle. Tanrımız Adonay’ın sana söyleyeceği her şeyi bize sen anlat. Biz dinleyip yapacağız.’
Vehaya ki yomar eleha lo etse meimah ki aheveha veet beteha ki tov lo imah.
וְהָיָה֙ כִּֽי־יֹאמַ֣ר אֵלֶ֔יךָ לֹ֥א אֵצֵ֖א מֵעִמָּ֑ךְ כִּ֤י אֲהֵֽבְךָ֙ וְאֶת־בֵּיתֶ֔ךָ כִּי־ט֥וֹב ל֖וֹ עִמָּֽךְ׃
Seni ve ev halkını sevdiği, yanında iyi durumda olduğu için sana, 'Yanından ayrılmayacağım' derse,
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
to say; to speak; to tell; to command; to think; to call; to mention; to assign
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 10 kez
HVqi3msto say; to speak; to tell; to command; to think; to call; to mention; to assign
Dilbilgisel yapı: fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 5 kez
HVNi3msKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.