Vayeda adam od et işto vateled ben vatikra et şemo şet ki şat li Elohim zera aher tahat hevel ki harago kayin.
וַיֵּ֨דַע אָדָ֥ם עוֹד֙ אֶת־אִשְׁתּ֔וֹ וַתֵּ֣לֶד בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ שֵׁ֑ת כִּ֣י שָֽׁת־לִ֤י אֱלֹהִים֙ זֶ֣רַע אַחֵ֔ר תַּ֣חַת הֶ֔בֶל כִּ֥י הֲרָג֖וֹ קָֽיִן׃
Adam yine karısıyla birlikte oldu. Karısı bir oğul doğurdu ve ona Şet adını verdi. “Tanrı bana Kayin’in öldürdüğü Hevel’in yerine başka bir çocuk verdi” dedi.
Vehamayim gaveru meod meod al haarets vayehusu kol heharim hagevohim aşer tahat kol haşamayim.
וְהַמַּ֗יִם גָּֽבְר֛וּ מְאֹ֥ד מְאֹ֖ד עַל־הָאָ֑רֶץ וַיְכֻסּ֗וּ כָּל־הֶֽהָרִים֙ הַגְּבֹהִ֔ים אֲשֶׁר־תַּ֖חַת כָּל־הַשָּׁמָֽיִם׃
Sular yeryüzünde çok, pek çok yükseldi; bütün göğün altındaki yüksek dağların hepsi örtüldü.
Vayomer lah malah Adonay şuvi el gevirteh vehitani tahat yadeha.
וַיֹּ֤אמֶר לָהּ֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה שׁ֖וּבִי אֶל־גְּבִרְתֵּ֑ךְ וְהִתְעַנִּ֖י תַּ֥חַת יָדֶֽיהָ׃
Adonay’ın meleği ona, “Hanımına dön ve onun buyruğu altına gir” dedi.
Yukah na meat mayim verahatsu raglehem vehişaanu tahat haets.
יֻקַּֽח־נָ֣א מְעַט־מַ֔יִם וְרַחֲצ֖וּ רַגְלֵיכֶ֑ם וְהִֽשָּׁעֲנ֖וּ תַּ֥חַת הָעֵֽץ׃
“Biraz su getirilsin; ayaklarınızı yıkayın ve ağacın altında dinlenin.
Vayikah hema vehalav uven habakar aşer asa vayiten lifnehem veu omed alehem tahat haets vayohelu.
וַיִּקַּ֨ח חֶמְאָ֜ה וְחָלָ֗ב וּבֶן־הַבָּקָר֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וַיִּתֵּ֖ן לִפְנֵיהֶ֑ם וְהֽוּא־עֹמֵ֧ד עֲלֵיהֶ֛ם תַּ֥חַת הָעֵ֖ץ וַיֹּאכֵֽלוּ׃
Kaymak, süt ve hazırlanan buzağıyı alıp önlerine koydu. Onlar yerken kendisi ağacın altında yanlarında durdu.
Vayihlu hamayim min hahemet vataşleh et hayeled tahat ahad hasihim.
וַיִּכְל֥וּ הַמַּ֖יִם מִן־הַחֵ֑מֶת וַתַּשְׁלֵ֣ךְ אֶת־הַיֶּ֔לֶד תַּ֖חַת אַחַ֥ד הַשִּׂיחִֽם׃
Tulumdaki su bitince çocuğu çalılardan birinin altına bıraktı.
Vayisa avraham et enav vayar vehine ayil ahar neehaz basevah bekarnav vayeleh avraham vayikah et haayil vayaaleu leola tahat beno.
וַיִּשָּׂ֨א אַבְרָהָ֜ם אֶת־עֵינָ֗יו וַיַּרְא֙ וְהִנֵּה־אַ֔יִל אַחַ֕ר נֶאֱחַ֥ז בַּסְּבַ֖ךְ בְּקַרְנָ֑יו וַיֵּ֤לֶךְ אַבְרָהָם֙ וַיִּקַּ֣ח אֶת־הָאַ֔יִל וַיַּעֲלֵ֥הוּ לְעֹלָ֖ה תַּ֥חַת בְּנֽוֹ׃
Avraam gözlerini kaldırıp baktı. İşte, arkasında boynuzları çalılığa takılmış bir koç vardı. Avraam gidip koçu aldı ve oğlunun yerine yakmalık sunu olarak sundu.
Vayomer avraham el avdo zekan beto hamoşel behol aşer lo sim na yadeha tahat yerehi.
וַיֹּ֣אמֶר אַבְרָהָ֗ם אֶל־עַבְדּוֹ֙ זְקַ֣ן בֵּית֔וֹ הַמֹּשֵׁ֖ל בְּכָל־אֲשֶׁר־ל֑וֹ שִֽׂים־נָ֥א יָדְךָ֖ תַּ֥חַת יְרֵכִֽי׃
Avraam, evinin en kıdemli hizmetkârına, sahip olduğu her şeyi yöneten kişiye, “Lütfen elini uyluğumun altına koy” dedi.
Vayasem haeved et yado tahat yereh avraham adonav vayişava lo al hadavar haze.
וַיָּ֤שֶׂם הָעֶ֙בֶד֙ אֶת־יָד֔וֹ תַּ֛חַת יֶ֥רֶךְ אַבְרָהָ֖ם אֲדֹנָ֑יו וַיִּשָּׁ֣בַֽע ל֔וֹ עַל־הַדָּבָ֖ר הַזֶּֽה׃
Hizmetkâr elini efendisi Avraam’ın uyluğunun altına koydu ve bu konuda ona ant içti.
Vatomer lah hameat kahteh et işi velakahat gam et dudae beni vatomer rahel lahen yişkav imah halayla tahat dudae veneh.
וַתֹּ֣אמֶר לָ֗הּ הַמְעַט֙ קַחְתֵּ֣ךְ אֶת־אִישִׁ֔י וְלָקַ֕חַת גַּ֥ם אֶת־דּוּדָאֵ֖י בְּנִ֑י וַתֹּ֣אמֶר רָחֵ֗ל לָכֵן֙ יִשְׁכַּ֤ב עִמָּךְ֙ הַלַּ֔יְלָה תַּ֖חַת דּוּדָאֵ֥י בְנֵֽךְ׃
Lea ona, “Kocamı aldığın yetmiyor mu? Şimdi oğlumun adamotlarını da mı alacaksın?” dedi. Rahel, “Öyleyse oğlunun adamotlarına karşılık bu gece seninle yatsın” dedi.
Vayitenu el yaakov et kol elohe hanehar aşer beyadam veet hanezamim aşer beoznehem vayitmon otam yaakov tahat haela aşer im şehem.
וַיִּתְּנ֣וּ אֶֽל־יַעֲקֹ֗ב אֵ֣ת כָּל־אֱלֹהֵ֤י הַנֵּכָר֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיָדָ֔ם וְאֶת־הַנְּזָמִ֖ים אֲשֶׁ֣ר בְּאָזְנֵיהֶ֑ם וַיִּטְמֹ֤ן אֹתָם֙ יַעֲקֹ֔ב תַּ֥חַת הָאֵלָ֖ה אֲשֶׁ֥ר עִם־שְׁכֶֽם׃
Ellerindeki bütün yabancı tanrıları ve kulaklarındaki küpeleri Yaakov’a verdiler. Yaakov onları Şehem yakınındaki menengiç ağacının altına gömdü.
Vatamot devora meneket rivka vatikaver mitahat levet el tahat haalon vayikra şemo alon bahut.
וַתָּ֤מָת דְּבֹרָה֙ מֵינֶ֣קֶת רִבְקָ֔ה וַתִּקָּבֵ֛ר מִתַּ֥חַת לְבֵֽית־אֵ֖ל תַּ֣חַת הָֽאַלּ֑וֹן וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ אַלּ֥וֹן בָּכֽוּת׃ (פ)
Rivka’nın sütannesi Devora öldü. Bet-El’in aşağısında, meşe ağacının altına gömüldü. Ağaca Allon-Bahut adı verildi.
Veyikbetsu et kol ohel haşanim hatovot habaot haele veyitsberu var tahat yad paro ohel bearim veşamaru.
וְיִקְבְּצ֗וּ אֶת־כָּל־אֹ֙כֶל֙ הַשָּׁנִ֣ים הַטֹּבֹ֔ת הַבָּאֹ֖ת הָאֵ֑לֶּה וְיִצְבְּרוּ־בָ֞ר תַּ֧חַת יַד־פַּרְעֹ֛ה אֹ֥כֶל בֶּעָרִ֖ים וְשָׁמָֽרוּ׃
Gelecek bu iyi yılların bütün yiyeceğini toplasınlar. Firavun’un yetkisi altında kentlerde tahıl biriktirip yiyecek olarak korusunlar.
Hem yatseu et hair lo hirhiku veyosef amar laaşer al beto kum redof ahare haanaşim vehisagtam veamarta alehem lama şilamtem raa tahat tova.
הֵ֠ם יָֽצְא֣וּ אֶת־הָעִיר֮ לֹ֣א הִרְחִיקוּ֒ וְיוֹסֵ֤ף אָמַר֙ לַֽאֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּית֔וֹ ק֥וּם רְדֹ֖ף אַחֲרֵ֣י הָֽאֲנָשִׁ֑ים וְהִשַּׂגְתָּם֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵהֶ֔ם לָ֛מָּה שִׁלַּמְתֶּ֥ם רָעָ֖ה תַּ֥חַת טוֹבָֽה׃
Kentten çıkmış, henüz fazla uzaklaşmamışlardı ki Yosef evinin sorumlusuna, “Kalk, adamların peşinden git” dedi. “Onlara yetişince şöyle söyle: ‘Neden iyiliğe kötülükle karşılık verdiniz?
Veata yeşev na avdeha tahat hanaar eved ladoni vehanaar yaal im ehav.
וְעַתָּ֗ה יֵֽשֶׁב־נָ֤א עַבְדְּךָ֙ תַּ֣חַת הַנַּ֔עַר עֶ֖בֶד לַֽאדֹנִ֑י וְהַנַּ֖עַר יַ֥עַל עִם־אֶחָֽיו׃
Şimdi lütfen delikanlının yerine ben kulun, efendimin kölesi olarak kalayım. Delikanlı kardeşleriyle birlikte dönsün.
Vayikrevu yeme yisrael lamut vayikra livno leyosef vayomer lo im na matsati hen beeneha sim na yadeha tahat yerehi veasita imadi hesed veemet al na tikbereni bemitsrayim.
וַיִּקְרְב֣וּ יְמֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל לָמוּת֒ וַיִּקְרָ֣א ׀ לִבְנ֣וֹ לְיוֹסֵ֗ף וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אִם־נָ֨א מָצָ֤אתִי חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ שִֽׂים־נָ֥א יָדְךָ֖ תַּ֣חַת יְרֵכִ֑י וְעָשִׂ֤יתָ עִמָּדִי֙ חֶ֣סֶד וֶאֱמֶ֔ת אַל־נָ֥א תִקְבְּרֵ֖נִי בְּמִצְרָֽיִם׃
İsrael’in ölüm zamanı yaklaşınca oğlu Yosef’i çağırdı. Ona, “Eğer beni hoş tutmak istiyorsan, lütfen elini uyluğumun altına koy” dedi. “Bana iyilik ve sadakat göster; lütfen beni Mısır’a gömme.
Meel aviha veyazereka veet şaday vivareheka birhot şamayim meal birhot tehom rovetset tahat birhot şadayim varaham.
מֵאֵ֨ל אָבִ֜יךָ וְיַעְזְרֶ֗ךָּ וְאֵ֤ת שַׁדַּי֙ וִיבָ֣רְכֶ֔ךָּ בִּרְכֹ֤ת שָׁמַ֙יִם֙ מֵעָ֔ל בִּרְכֹ֥ת תְּה֖וֹם רֹבֶ֣צֶת תָּ֑חַת בִּרְכֹ֥ת שָׁדַ֖יִם וָרָֽחַם׃
Sana yardım eden babanın Tanrısı sayesinde; yukarıdaki göklerin bereketiyle, aşağıda yatan engin suların bereketiyle, memelerin ve rahmin bereketiyle seni kutsayan Şaday sayesinde.
Vehi yake iş et avdo o et amato başevet umet tahat yado nakom yinakem.
וְכִֽי־יַכֶּה֩ אִ֨ישׁ אֶת־עַבְדּ֜וֹ א֤וֹ אֶת־אֲמָתוֹ֙ בַּשֵּׁ֔בֶט וּמֵ֖ת תַּ֣חַת יָד֑וֹ נָקֹ֖ם יִנָּקֵֽם׃
Bir adam kölesine ya da cariyesine değnekle vurur ve köle onun eli altında ölürse, bunun cezası kesinlikle verilecektir.
Veim ason yihye venatata nefeş tahat nafeş.
וְאִם־אָס֖וֹן יִהְיֶ֑ה וְנָתַתָּ֥ה נֶ֖פֶשׁ תַּ֥חַת נָֽפֶשׁ׃
Ama ölüm olursa can karşılığında can vereceksin;
Bu ayette 4 kez
Ayin tahat ayin şen tahat şen yad tahat yad regel tahat ragel.
עַ֚יִן תַּ֣חַת עַ֔יִן שֵׁ֖ן תַּ֣חַת שֵׁ֑ן יָ֚ד תַּ֣חַת יָ֔ד רֶ֖גֶל תַּ֥חַת רָֽגֶל׃
göz karşılığında göz, diş karşılığında diş, el karşılığında el, ayak karşılığında ayak;
Bu ayette 3 kez
Keviya tahat keviya petsa tahat patsa habura tahat habura.
כְּוִיָּה֙ תַּ֣חַת כְּוִיָּ֔ה פֶּ֖צַע תַּ֣חַת פָּ֑צַע חַבּוּרָ֕ה תַּ֖חַת חַבּוּרָֽה׃ (ס)
yanık karşılığında yanık, yara karşılığında yara, bere karşılığında bere.
Vehi yake iş et en avdo o et en amato veşihatah lahofşi yeşalehenu tahat eno.
וְכִֽי־יַכֶּ֨ה אִ֜ישׁ אֶת־עֵ֥ין עַבְדּ֛וֹ אֽוֹ־אֶת־עֵ֥ין אֲמָת֖וֹ וְשִֽׁחֲתָ֑הּ לַֽחָפְשִׁ֥י יְשַׁלְּחֶ֖נּוּ תַּ֥חַת עֵינֽוֹ׃ (ס)
Bir adam kölesinin ya da cariyesinin gözüne vurup onu kör ederse, gözünün karşılığında onu özgür bırakacak.
Veim şen avdo o şen amato yapil lahofşi yeşalehenu tahat şino.
וְאִם־שֵׁ֥ן עַבְדּ֛וֹ אֽוֹ־שֵׁ֥ן אֲמָת֖וֹ יַפִּ֑יל לַֽחָפְשִׁ֥י יְשַׁלְּחֶ֖נּוּ תַּ֥חַת שִׁנּֽוֹ׃ (פ)
Kölesinin ya da cariyesinin dişini düşürürse, dişinin karşılığında onu özgür bırakacak.
O noda ki şor nagah u mitemol şilşom velo yişmerenu bealav şalem yeşalem şor tahat haşor vehamet yiheye lo.
א֣וֹ נוֹדַ֗ע כִּ֠י שׁ֣וֹר נַגָּ֥ח הוּא֙ מִתְּמ֣וֹל שִׁלְשֹׁ֔ם וְלֹ֥א יִשְׁמְרֶ֖נּוּ בְּעָלָ֑יו שַׁלֵּ֨ם יְשַׁלֵּ֥ם שׁוֹר֙ תַּ֣חַת הַשּׁ֔וֹר וְהַמֵּ֖ת יִֽהְיֶה־לּֽוֹ׃ (ס)
Ama öküzün daha önceden boynuzlama alışkanlığı olduğu biliniyorsa ve sahibi onu denetim altında tutmamışsa öküz karşılığında öküz ödeyecek. Ölü hayvan ise zarar gören sahibine kalacak.
Bu ayette 2 kez
Ki yignov iş şor o se utevaho o meharo hamişa vakar yeşalem tahat haşor vearba tson tahat hase.
כִּ֤י יִגְנֹֽב־אִישׁ֙ שׁ֣וֹר אוֹ־שֶׂ֔ה וּטְבָח֖וֹ א֣וֹ מְכָר֑וֹ חֲמִשָּׁ֣ה בָקָ֗ר יְשַׁלֵּם֙ תַּ֣חַת הַשּׁ֔וֹר וְאַרְבַּע־צֹ֖אן תַּ֥חַת הַשֶּֽׂה׃
Bir adam öküz ya da davar çalıp onu keser veya satarsa, öküz karşılığında beş sığır, davar karşılığında dört davar ödeyecek.
Ki tire hamor sonaaha rovets tahat masao vehadalta meazov lo azov taazov imo.
כִּֽי־תִרְאֶ֞ה חֲמ֣וֹר שֹׂנַאֲךָ֗ רֹבֵץ֙ תַּ֣חַת מַשָּׂא֔וֹ וְחָדַלְתָּ֖ מֵעֲזֹ֣ב ל֑וֹ עָזֹ֥ב תַּעֲזֹ֖ב עִמּֽוֹ׃ (ס)
Senden nefret eden kişinin eşeğinin yükü altında çöktüğünü gördüğünde ona yardım etmekten kaçınır mısın? Onunla birlikte yükü mutlaka kaldıracaksın.
Vayihtov moşe et kol divre Adonay vayaşkem baboker vayiven mizbeah tahat hahar uşetem esre matseva lişnem asar şivte yisrael.
וַיִּכְתֹּ֣ב מֹשֶׁ֗ה אֵ֚ת כָּל־דִּבְרֵ֣י יְהוָ֔ה וַיַּשְׁכֵּ֣ם בַּבֹּ֔קֶר וַיִּ֥בֶן מִזְבֵּ֖חַ תַּ֣חַת הָהָ֑ר וּשְׁתֵּ֤ים עֶשְׂרֵה֙ מַצֵּבָ֔ה לִשְׁנֵ֥ים עָשָׂ֖ר שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Moşe, Adonay’ın bütün sözlerini yazdı. Sabah erkenden kalkıp dağın eteğinde bir sunak ve İsrael’in on iki kabilesi için on iki dikili taş yaptı.
Bu ayette 3 kez
Vehaftor tahat şene hakanim mimena vehaftor tahat şene hakanim mimena vehaftor tahat şene hakanim mimena leşeşet hakanim hayotseim min hamenora.
וְכַפְתֹּ֡ר תַּחַת֩ שְׁנֵ֨י הַקָּנִ֜ים מִמֶּ֗נָּה וְכַפְתֹּר֙ תַּ֣חַת שְׁנֵ֤י הַקָּנִים֙ מִמֶּ֔נָּה וְכַפְתֹּ֕ר תַּחַת־שְׁנֵ֥י הַקָּנִ֖ים מִמֶּ֑נָּה לְשֵׁ֙שֶׁת֙ הַקָּנִ֔ים הַיֹּצְאִ֖ים מִן־הַמְּנֹרָֽה׃
Ondan çıkan iki kolun altında onunla tek parça bir yumru, sonraki iki kolun altında onunla tek parça bir yumru ve sonraki iki kolun altında onunla tek parça bir yumru olacak. Menoradan çıkan altı kol için böyle olacak.
Bu ayette 3 kez
Vearbaim adne hesef taase tahat esrim hakareş şene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav uşene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav.
וְאַרְבָּעִים֙ אַדְנֵי־כֶ֔סֶף תַּעֲשֶׂ֕ה תַּ֖חַת עֶשְׂרִ֣ים הַקָּ֑רֶשׁ שְׁנֵ֨י אֲדָנִ֜ים תַּֽחַת־הַקֶּ֤רֶשׁ הָאֶחָד֙ לִשְׁתֵּ֣י יְדֹתָ֔יו וּשְׁנֵ֧י אֲדָנִ֛ים תַּֽחַת־הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָ֖ד לִשְׁתֵּ֥י יְדֹתָֽיו׃
Yirmi tahtanın altına kırk gümüş taban yapacaksın. Her bir tahtanın iki geçme çıkıntısı için altında iki taban, öbür tahtanın iki geçme çıkıntısı için de altında iki taban olacak.
Bu ayette 2 kez
Vearbaim adnehem kasef şene adanim tahat hakereş haehad uşene adanim tahat hakereş haehad.
וְאַרְבָּעִ֥ים אַדְנֵיהֶ֖ם כָּ֑סֶף שְׁנֵ֣י אֲדָנִ֗ים תַּ֚חַת הַקֶּ֣רֶשׁ הָֽאֶחָ֔ד וּשְׁנֵ֣י אֲדָנִ֔ים תַּ֖חַת הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָֽד׃
Onların kırk gümüş tabanı olacak; bir tahtanın altında iki taban, öbür tahtanın altında da iki taban.
Bu ayette 2 kez
Vehayu şemona keraşim veadnehem kesef şişa asar adanim şene adanim tahat hakereş haehad uşene adanim tahat hakereş haehad.
וְהָיוּ֙ שְׁמֹנָ֣ה קְרָשִׁ֔ים וְאַדְנֵיהֶ֣ם כֶּ֔סֶף שִׁשָּׁ֥ה עָשָׂ֖ר אֲדָנִ֑ים שְׁנֵ֣י אֲדָנִ֗ים תַּ֚חַת הַקֶּ֣רֶשׁ הָאֶחָ֔ד וּשְׁנֵ֣י אֲדָנִ֔ים תַּ֖חַת הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָֽד׃
Böylece sekiz tahta ve bunların on altı gümüş tabanı olacak; bir tahtanın altında iki taban, öbür tahtanın altında da iki taban.
Venatata et haparohet tahat hakerasim veheveta şama mibet laparohet et aron haedut vehivdila haparohet lahem ben hakodeş uven kodeş hakodaşim.
וְנָתַתָּ֣ה אֶת־הַפָּרֹכֶת֮ תַּ֣חַת הַקְּרָסִים֒ וְהֵבֵאתָ֥ שָׁ֙מָּה֙ מִבֵּ֣ית לַפָּרֹ֔כֶת אֵ֖ת אֲר֣וֹן הָעֵד֑וּת וְהִבְדִּילָ֤ה הַפָּרֹ֙כֶת֙ לָכֶ֔ם בֵּ֣ין הַקֹּ֔דֶשׁ וּבֵ֖ין קֹ֥דֶשׁ הַקֳּדָשִֽׁים׃
Ayırma perdesini kopçaların altına asacak, Tanıklık Sandığı’nı oraya, perdenin iç tarafına getireceksin. Perde, sizin için Kutsal Yer ile En Kutsal Yer’i ayıracak.
Venatata otah tahat karkov hamizbeah milemata vehayeta hareşet ad hatsi hamizbeah.
וְנָתַתָּ֣ה אֹתָ֗הּ תַּ֛חַת כַּרְכֹּ֥ב הַמִּזְבֵּ֖חַ מִלְּמָ֑טָּה וְהָיְתָ֣ה הָרֶ֔שֶׁת עַ֖ד חֲצִ֥י הַמִּזְבֵּֽחַ׃
Onu sunağın çıkıntısının altına, aşağıya yerleştireceksin. Ağ, sunağın yarı yüksekliğine kadar uzanacak.
Vayehi kaaşer karav el hamahane vayar et haegel umeholot vayihar af moşe vayaşleh miyadav et haluhot vayeşaber otam tahat hahar.
וַֽיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֤ר קָרַב֙ אֶל־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וַיַּ֥רְא אֶת־הָעֵ֖גֶל וּמְחֹלֹ֑ת וַיִּֽחַר־אַ֣ף מֹשֶׁ֗ה וַיַּשְׁלֵ֤ךְ מידו [מִיָּדָיו֙] אֶת־הַלֻּחֹ֔ת וַיְשַׁבֵּ֥ר אֹתָ֖ם תַּ֥חַת הָהָֽר׃
Ordugâha yaklaşıp buzağıyı ve dansları görünce Moşe’nin öfkesi alevlendi. Elindeki levhaları fırlatıp dağın eteğinde kırdı.
Bu ayette 3 kez
Vearbaim adne hesef asa tahat esrim hakeraşim şene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav uşene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav.
וְאַרְבָּעִים֙ אַדְנֵי־כֶ֔סֶף עָשָׂ֕ה תַּ֖חַת עֶשְׂרִ֣ים הַקְּרָשִׁ֑ים שְׁנֵ֨י אֲדָנִ֜ים תַּֽחַת־הַקֶּ֤רֶשׁ הָאֶחָד֙ לִשְׁתֵּ֣י יְדֹתָ֔יו וּשְׁנֵ֧י אֲדָנִ֛ים תַּֽחַת־הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָ֖ד לִשְׁתֵּ֥י יְדֹתָֽיו׃
Yirmi tahtanın altına kırk gümüş taban yaptı. Her bir tahtanın iki geçme çıkıntısı için altında iki taban, öbür tahtanın iki geçme çıkıntısı için de altında iki taban vardı.
Bu ayette 2 kez
Vearbaim adnehem kasef şene adanim tahat hakereş haehad uşene adanim tahat hakereş haehad.
וְאַרְבָּעִ֥ים אַדְנֵיהֶ֖ם כָּ֑סֶף שְׁנֵ֣י אֲדָנִ֗ים תַּ֚חַת הַקֶּ֣רֶשׁ הָאֶחָ֔ד וּשְׁנֵ֣י אֲדָנִ֔ים תַּ֖חַת הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָֽד׃
Onların kırk gümüş tabanı vardı; bir tahtanın altında iki taban, öbür tahtanın altında da iki taban.
Vehayu şemona keraşim veadnehem kesef şişa asar adanim şene adanim şene adanim tahat hakereş haehad.
וְהָיוּ֙ שְׁמֹנָ֣ה קְרָשִׁ֔ים וְאַדְנֵיהֶ֣ם כֶּ֔סֶף שִׁשָּׁ֥ה עָשָׂ֖ר אֲדָנִ֑ים שְׁנֵ֤י אֲדָנִים֙ שְׁנֵ֣י אֲדָנִ֔ים תַּ֖חַת הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָֽד׃
Böylece sekiz tahta ve bunların on altı gümüş tabanı vardı; her tahtanın altında ikişer taban.
Bu ayette 3 kez
Vehaftor tahat şene hakanim mimena vehaftor tahat şene hakanim mimena vehaftor tahat şene hakanim mimena leşeşet hakanim hayotseim mimena.
וְכַפְתֹּ֡ר תַּחַת֩ שְׁנֵ֨י הַקָּנִ֜ים מִמֶּ֗נָּה וְכַפְתֹּר֙ תַּ֣חַת שְׁנֵ֤י הַקָּנִים֙ מִמֶּ֔נָּה וְכַפְתֹּ֕ר תַּֽחַת־שְׁנֵ֥י הַקָּנִ֖ים מִמֶּ֑נָּה לְשֵׁ֙שֶׁת֙ הַקָּנִ֔ים הַיֹּצְאִ֖ים מִמֶּֽנָּה׃
Ondan çıkan iki kolun altında onunla tek parça bir yumru, sonraki iki kolun altında onunla tek parça bir yumru ve sonraki iki kolun altında onunla tek parça bir yumru vardı. Ondan çıkan altı kol için böyleydi.
Vayaas lamizbeah mihbar maase reşet nehoşet tahat karkubo milemata ad hetsyo.
וַיַּ֤עַשׂ לַמִּזְבֵּ֙חַ֙ מִכְבָּ֔ר מַעֲשֵׂ֖ה רֶ֣שֶׁת נְחֹ֑שֶׁת תַּ֧חַת כַּרְכֻּבּ֛וֹ מִלְּמַ֖טָּה עַד־חֶצְיֽוֹ׃
Sunak için bakırdan ağ biçiminde bir ızgara yaptı. Bu, çıkıntısının altında, aşağıda, sunağın yarı yüksekliğine kadar uzanıyordu.
Velakehu avanim aherot veheviu el tahat haavanim veafar aher yikah vetah et habayit.
וְלָקְחוּ֙ אֲבָנִ֣ים אֲחֵר֔וֹת וְהֵבִ֖יאוּ אֶל־תַּ֣חַת הָאֲבָנִ֑ים וְעָפָ֥ר אַחֵ֛ר יִקַּ֖ח וְטָ֥ח אֶת־הַבָּֽיִת׃
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyacaklar; başka sıva malzemesi alınıp ev sıvanacak.
Vehiper hakohen aşer yimşah oto vaaşer yemale et yado lehahen tahat aviv velavaş et bigde habad bigde hakodeş.
וְכִפֶּ֨ר הַכֹּהֵ֜ן אֲשֶׁר־יִמְשַׁ֣ח אֹת֗וֹ וַאֲשֶׁ֤ר יְמַלֵּא֙ אֶת־יָד֔וֹ לְכַהֵ֖ן תַּ֣חַת אָבִ֑יו וְלָבַ֛שׁ אֶת־בִּגְדֵ֥י הַבָּ֖ד בִּגְדֵ֥י הַקֹּֽדֶשׁ׃
Babasının yerine kâhinlik yapmak üzere meshedilip göreve başlatılan kâhin kefaret sağlayacak. Keten giysileri, kutsal giysileri giyecek.
Şor o hesev o ez ki yivaled vehaya şivat yamim tahat imo umiyom haşemini vahalea yeratse lekorban işe ladonay.
שׁ֣וֹר אוֹ־כֶ֤שֶׂב אוֹ־עֵז֙ כִּ֣י יִוָּלֵ֔ד וְהָיָ֛ה שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים תַּ֣חַת אִמּ֑וֹ וּמִיּ֤וֹם הַשְּׁמִינִי֙ וָהָ֔לְאָה יֵרָצֶ֕ה לְקָרְבַּ֥ן אִשֶּׁ֖ה לַיהוָֽה׃
“Bir sığır, koyun ya da keçi doğduğunda yedi gün annesinin yanında kalacak. Sekizinci günden itibaren Adonay’a ateşle sunulan sunu olarak kabul edilebilir.
Umake nefeş behema yeşalemena nefeş tahat nafeş.
וּמַכֵּ֥ה נֶֽפֶשׁ־בְּהֵמָ֖ה יְשַׁלְּמֶ֑נָּה נֶ֖פֶשׁ תַּ֥חַת נָֽפֶשׁ׃
Bir hayvanı vurarak öldüren kişi karşılığını ödeyecek; cana karşı can.
Bu ayette 3 kez
Şever tahat şever ayin tahat ayin şen tahat şen kaaşer yiten mum baadam ken yinaten bo.
שֶׁ֚בֶר תַּ֣חַת שֶׁ֔בֶר עַ֚יִן תַּ֣חַת עַ֔יִן שֵׁ֖ן תַּ֣חַת שֵׁ֑ן כַּאֲשֶׁ֨ר יִתֵּ֥ן מוּם֙ בָּֽאָדָ֔ם כֵּ֖ן יִנָּ֥תֶן בּֽוֹ׃
Kırığa karşı kırık, göze karşı göz, dişe karşı diş. Bir insana verdiği sakatlığın karşılığını görecek.
Vehol masar bakar vatson kol aşer yaavor tahat haşavet haasiri yiheye kodeş ladonay.
וְכָל־מַעְשַׂ֤ר בָּקָר֙ וָצֹ֔אן כֹּ֥ל אֲשֶׁר־יַעֲבֹ֖ר תַּ֣חַת הַשָּׁ֑בֶט הָֽעֲשִׂירִ֕י יִֽהְיֶה־קֹּ֖דֶשׁ לַֽיהוָֽה׃
Sığır ve davarın bütün ondalığı için, değneğin altından geçen her onuncu hayvan Adonay’a kutsal olacak.
Vaani hine lakahti et haleviyim mitoh bene yisrael tahat kol behor peter rehem mibene yisrael vehayu li haleviyim.
וַאֲנִ֞י הִנֵּ֧ה לָקַ֣חְתִּי אֶת־הַלְוִיִּ֗ם מִתּוֹךְ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל תַּ֧חַת כָּל־בְּכ֛וֹר פֶּ֥טֶר רֶ֖חֶם מִבְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְהָ֥יוּ לִ֖י הַלְוִיִּֽם׃
İşte Ben, İsraeloğulları arasından annesinin rahmini ilk açan her ilk doğanın yerine Levileri aldım. Leviler Benim olacak.
Bu ayette 2 kez
Velakahta et haleviyim li ani Adonay tahat kol behor bivne yisrael veet behemat haleviyim tahat kol behor bevehemat bene yisrael.
וְלָקַחְתָּ֨ אֶת־הַלְוִיִּ֥ם לִי֙ אֲנִ֣י יְהוָ֔ה תַּ֥חַת כָּל־בְּכֹ֖ר בִּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְאֵת֙ בֶּהֱמַ֣ת הַלְוִיִּ֔ם תַּ֣חַת כָּל־בְּכ֔וֹר בְּבֶהֱמַ֖ת בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
“İsraeloğullarının bütün ilk doğanları yerine Levileri Benim için al. Ben Adonay’ım. İsraeloğullarının hayvanlarının bütün ilk doğanları yerine de Levilerin hayvanlarını al.”
Bu ayette 2 kez
Kah et haleviyim tahat kol behor bivne yisrael veet behemat haleviyim tahat behemtam vehayu li haleviyim ani Adonay.
קַ֣ח אֶת־הַלְוִיִּ֗ם תַּ֤חַת כָּל־בְּכוֹר֙ בִּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאֶת־בֶּהֱמַ֥ת הַלְוִיִּ֖ם תַּ֣חַת בְּהֶמְתָּ֑ם וְהָיוּ־לִ֥י הַלְוִיִּ֖ם אֲנִ֥י יְהוָֽה׃
İsraeloğullarının bütün ilk doğanları yerine Levileri, onların hayvanları yerine de Levilerin hayvanlarını al. Leviler Benim olacak. Ben Adonay’ım.
Vehişbia otah hakohen veamar el haişa im lo şahav iş otah veim lo satit tuma tahat işeh hinaki mime hamarim hameararim haele.
וְהִשְׁבִּ֨יעַ אֹתָ֜הּ הַכֹּהֵ֗ן וְאָמַ֤ר אֶל־הָֽאִשָּׁה֙ אִם־לֹ֨א שָׁכַ֥ב אִישׁ֙ אֹתָ֔ךְ וְאִם־לֹ֥א שָׂטִ֛ית טֻמְאָ֖ה תַּ֣חַת אִישֵׁ֑ךְ הִנָּקִ֕י מִמֵּ֛י הַמָּרִ֥ים הַֽמְאָרֲרִ֖ים הָאֵֽלֶּה׃
Kâhin kadına ant içirecek ve şöyle diyecek: “Kocandan başka bir adam seninle yatmadıysa, kocanla evliyken sapıp arınmamış duruma gelmediysen bu lanet getiren acı sudan zarar görme.
Veat ki satit tahat işeh vehi nitmet vayiten iş bah et şehaveto mibalade işeh.
וְאַ֗תְּ כִּ֥י שָׂטִ֛ית תַּ֥חַת אִישֵׁ֖ךְ וְכִ֣י נִטְמֵ֑את וַיִּתֵּ֨ן אִ֥ישׁ בָּךְ֙ אֶת־שְׁכָבְתּ֔וֹ מִֽבַּלְעֲדֵ֖י אִישֵֽׁךְ׃
Ama kocanla evliyken saptıysan, arınmamış duruma geldiysen ve kocandan başka bir adam seninle cinsel ilişkiye girdiyse—”