İçeriğe geç

TORA KELİME DİZİNİ

הארץ

Bu yazılı biçim Tora’da 364 kez, 317 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit133 kullanım114 ayet
  • Şemot37 kullanım33 ayet
  • Vayikra37 kullanım31 ayet
  • Bamidbar73 kullanım62 ayet
  • Devarim84 kullanım77 ayet

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Lemma אֶ֫רֶץ

Kök — שורש (şoreş, kök) ארץ

Biçim: belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak

Bu çözümleme: 364 kullanım

Teknik kodHTd/Ncbsa

Morfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Her iki veri kümesi CC BY 4.0 lisanslıdır.

Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök) ve lemma bilgisi yalnız doğrulanmış dilbilgisel kaynakta açıkça bulunduğunda gösterilir; ToraOku eksik kökü tahmin etmez.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 1:1

    בְּרֵאשִׁ֖ית בָּרָ֣א אֱלֹהִ֑ים אֵ֥ת הַשָּׁמַ֖יִם וְאֵ֥ת הָאָֽרֶץ׃

    Başlangıçta Tanrı gökleri ve yeri yarattı.

  2. Bereşit 1:11

    Bu ayette 2 kez

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים תַּֽדְשֵׁ֤א הָאָ֙רֶץ֙ דֶּ֔שֶׁא עֵ֚שֶׂב מַזְרִ֣יעַ זֶ֔רַע עֵ֣ץ פְּרִ֞י עֹ֤שֶׂה פְּרִי֙ לְמִינ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר זַרְעוֹ־ב֖וֹ עַל־הָאָ֑רֶץ וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Tanrı, “Yeryüzü yeşillik, tohum veren bitkiler ve türlerine göre meyve veren, tohumu kendi meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirsin” dedi. Böyle oldu.

  3. Bereşit 1:12

    וַתּוֹצֵ֨א הָאָ֜רֶץ דֶּ֠שֶׁא עֵ֣שֶׂב מַזְרִ֤יעַ זֶ֙רַע֙ לְמִינֵ֔הוּ וְעֵ֧ץ עֹֽשֶׂה־פְּרִ֛י אֲשֶׁ֥ר זַרְעוֹ־ב֖וֹ לְמִינֵ֑הוּ וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֽוֹב׃

    Yeryüzü yeşillik, türüne göre tohum veren bitkiler ve türüne göre, tohumu meyvesinde bulunan meyveler veren ağaçlar yetiştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.

  4. Bereşit 1:15

    וְהָי֤וּ לִמְאוֹרֹת֙ בִּרְקִ֣יעַ הַשָּׁמַ֔יִם לְהָאִ֖יר עַל־הָאָ֑רֶץ וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Yeryüzünü aydınlatmak için gök kubbesinde ışık kaynakları olsunlar” dedi. Böyle oldu.

  5. Bereşit 1:17

    וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֛ם אֱלֹהִ֖ים בִּרְקִ֣יעַ הַשָּׁמָ֑יִם לְהָאִ֖יר עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Tanrı onları yeryüzünü aydınlatmaları için gök kubbesine yerleştirdi;

  6. Bereşit 1:20

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֔ים יִשְׁרְצ֣וּ הַמַּ֔יִם שֶׁ֖רֶץ נֶ֣פֶשׁ חַיָּ֑ה וְעוֹף֙ יְעוֹפֵ֣ף עַל־הָאָ֔רֶץ עַל־פְּנֵ֖י רְקִ֥יעַ הַשָּׁמָֽיִם׃

    Tanrı, “Sular canlılarla dolup taşsın; kuşlar yeryüzünün üzerinde, gök kubbesinin önünde uçsun” dedi.

  7. Bereşit 1:24

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים תּוֹצֵ֨א הָאָ֜רֶץ נֶ֤פֶשׁ חַיָּה֙ לְמִינָ֔הּ בְּהֵמָ֥ה וָרֶ֛מֶשׂ וְחַֽיְתוֹ־אֶ֖רֶץ לְמִינָ֑הּ וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Tanrı, “Yeryüzü türlerine göre canlılar, evcil hayvanlar, yerde hareket eden canlılar ve türlerine göre yaban hayvanları çıkarsın” dedi. Böyle oldu.

  8. Bereşit 1:25

    וַיַּ֣עַשׂ אֱלֹהִים֩ אֶת־חַיַּ֨ת הָאָ֜רֶץ לְמִינָ֗הּ וְאֶת־הַבְּהֵמָה֙ לְמִינָ֔הּ וְאֵ֛ת כָּל־רֶ֥מֶשׂ הָֽאֲדָמָ֖ה לְמִינֵ֑הוּ וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֽוֹב׃

    Tanrı yaban hayvanlarını türlerine göre, evcil hayvanları türlerine göre ve toprak üzerinde hareket eden bütün canlıları türlerine göre yaptı. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.

  9. Bereşit 1:26

    Bu ayette 2 kez

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֔ים נַֽעֲשֶׂ֥ה אָדָ֛ם בְּצַלְמֵ֖נוּ כִּדְמוּתֵ֑נוּ וְיִרְדּוּ֩ בִדְגַ֨ת הַיָּ֜ם וּבְע֣וֹף הַשָּׁמַ֗יִם וּבַבְּהֵמָה֙ וּבְכָל־הָאָ֔רֶץ וּבְכָל־הָרֶ֖מֶשׂ הָֽרֹמֵ֥שׂ עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Tanrı, “İnsanı suretimizde, bize benzer olarak yapalım. Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, bütün yeryüzüne ve yeryüzünde hareket eden bütün canlılara hükmetsinler” dedi.

  10. Bereşit 1:28

    Bu ayette 2 kez

    וַיְבָ֣רֶךְ אֹתָם֮ אֱלֹהִים֒ וַיֹּ֨אמֶר לָהֶ֜ם אֱלֹהִ֗ים פְּר֥וּ וּרְב֛וּ וּמִלְא֥וּ אֶת־הָאָ֖רֶץ וְכִבְשֻׁ֑הָ וּרְד֞וּ בִּדְגַ֤ת הַיָּם֙ וּבְע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וּבְכָל־חַיָּ֖ה הָֽרֹמֶ֥שֶׂת עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Tanrı onları kutsadı ve onlara, “Üreyin, çoğalın, yeryüzünü doldurun ve onu egemenliğiniz altına alın. Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara ve yeryüzünde hareket eden bütün canlılara hükmedin” dedi.

  11. Bereşit 1:29

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים הִנֵּה֩ נָתַ֨תִּי לָכֶ֜ם אֶת־כָּל־עֵ֣שֶׂב ׀ זֹרֵ֣עַ זֶ֗רַע אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֔רֶץ וְאֶת־כָּל־הָעֵ֛ץ אֲשֶׁר־בּ֥וֹ פְרִי־עֵ֖ץ זֹרֵ֣עַ זָ֑רַע לָכֶ֥ם יִֽהְיֶ֖ה לְאָכְלָֽה׃

    Tanrı, “İşte, bütün yeryüzündeki tohum veren her bitkiyi ve tohumu meyvesinde bulunan her ağacı size verdim. Bunlar sizin yiyeceğiniz olacak.

  12. Bereşit 1:30

    Bu ayette 2 kez

    וּֽלְכָל־חַיַּ֣ת הָ֠אָרֶץ וּלְכָל־ע֨וֹף הַשָּׁמַ֜יִם וּלְכֹ֣ל ׀ רוֹמֵ֣שׂ עַל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁר־בּוֹ֙ נֶ֣פֶשׁ חַיָּ֔ה אֶת־כָּל־יֶ֥רֶק עֵ֖שֶׂב לְאָכְלָ֑ה וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Yeryüzündeki bütün hayvanlara, gökteki bütün kuşlara ve yeryüzünde hareket eden, içinde yaşam bulunan her canlıya da yiyecek olarak bütün yeşil bitkileri verdim” dedi. Böyle oldu.

  13. Bereşit 2:5

    וְכֹ֣ל ׀ שִׂ֣יחַ הַשָּׂדֶ֗ה טֶ֚רֶם יִֽהְיֶ֣ה בָאָ֔רֶץ וְכָל־עֵ֥שֶׂב הַשָּׂדֶ֖ה טֶ֣רֶם יִצְמָ֑ח כִּי֩ לֹ֨א הִמְטִ֜יר יְהוָ֤ה אֱלֹהִים֙ עַל־הָאָ֔רֶץ וְאָדָ֣ם אַ֔יִן לַֽעֲבֹ֖ד אֶת־הָֽאֲדָמָֽה׃

    yeryüzünde henüz hiçbir kır çalısı yoktu, hiçbir kır bitkisi de filizlenmemişti. Çünkü Adonay Tanrı yeryüzüne yağmur yağdırmamıştı ve toprağı işleyecek insan yoktu.

  14. Bereşit 2:6

    וְאֵ֖ד יַֽעֲלֶ֣ה מִן־הָאָ֑רֶץ וְהִשְׁקָ֖ה אֶֽת־כָּל־פְּנֵֽי־הָֽאֲדָמָֽה׃

    Yerden bir buğu yükseliyor ve toprağın bütün yüzünü suluyordu.

  15. Bereşit 2:12

    וּֽזֲהַ֛ב הָאָ֥רֶץ הַהִ֖וא ט֑וֹב שָׁ֥ם הַבְּדֹ֖לַח וְאֶ֥בֶן הַשֹּֽׁהַם׃

    O ülkenin altını iyidir. Bedolah ve şoham taşı da oradadır.

  16. Bereşit 6:11

    Bu ayette 2 kez

    וַתִּשָּׁחֵ֥ת הָאָ֖רֶץ לִפְנֵ֣י הָֽאֱלֹהִ֑ים וַתִּמָּלֵ֥א הָאָ֖רֶץ חָמָֽס׃

    Yeryüzü Tanrı’nın önünde yozlaşmış, zorbalıkla dolmuştu.

  17. Bereşit 6:12

    Bu ayette 2 kez

    וַיַּ֧רְא אֱלֹהִ֛ים אֶת־הָאָ֖רֶץ וְהִנֵּ֣ה נִשְׁחָ֑תָה כִּֽי־הִשְׁחִ֧ית כָּל־בָּשָׂ֛ר אֶת־דַּרְכּ֖וֹ עַל־הָאָֽרֶץ׃ (ס)

    Tanrı yeryüzüne baktı; işte, yozlaşmıştı. Çünkü yeryüzündeki bütün canlılar yollarını bozmuştu.

  18. Bereşit 6:13

    Bu ayette 2 kez

    וַיֹּ֨אמֶר אֱלֹהִ֜ים לְנֹ֗חַ קֵ֤ץ כָּל־בָּשָׂר֙ בָּ֣א לְפָנַ֔י כִּֽי־מָלְאָ֥ה הָאָ֛רֶץ חָמָ֖ס מִפְּנֵיהֶ֑ם וְהִנְנִ֥י מַשְׁחִיתָ֖ם אֶת־הָאָֽרֶץ׃

    Tanrı Noah’a şöyle dedi: “Bütün canlıların sonu önüme geldi; çünkü onların yüzünden yeryüzü zorbalıkla doldu. İşte, onları yeryüzüyle birlikte yok edeceğim.

  19. Bereşit 6:17

    וַאֲנִ֗י הִנְנִי֩ מֵבִ֨יא אֶת־הַמַּבּ֥וּל מַ֙יִם֙ עַל־הָאָ֔רֶץ לְשַׁחֵ֣ת כָּל־בָּשָׂ֗ר אֲשֶׁר־בּוֹ֙ ר֣וּחַ חַיִּ֔ים מִתַּ֖חַת הַשָּׁמָ֑יִם כֹּ֥ל אֲשֶׁר־בָּאָ֖רֶץ יִגְוָֽע׃

    Ben, göğün altında içinde yaşam soluğu bulunan bütün canlıları yok etmek için yeryüzüne sularla tufan getireceğim. Yeryüzündeki her şey can verecek.

  20. Bereşit 7:3

    גַּ֣ם מֵע֧וֹף הַשָּׁמַ֛יִם שִׁבְעָ֥ה שִׁבְעָ֖ה זָכָ֣ר וּנְקֵבָ֑ה לְחַיּ֥וֹת זֶ֖רַע עַל־פְּנֵ֥י כָל־הָאָֽרֶץ׃

    Göğün kuşlarından da erkek ve dişi olarak yedişer çift al; bütün yeryüzünde soyları yaşasın.

  21. Bereşit 7:4

    כִּי֩ לְיָמִ֨ים ע֜וֹד שִׁבְעָ֗ה אָֽנֹכִי֙ מַמְטִ֣יר עַל־הָאָ֔רֶץ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָ֑יְלָה וּמָחִ֗יתִי אֶֽת־כָּל־הַיְקוּם֙ אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי מֵעַ֖ל פְּנֵ֥י הָֽאֲדָמָֽה׃

    Çünkü yedi gün sonra yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdıracağım; yaptığım bütün varlıkları toprağın yüzünden sileceğim.”

  22. Bereşit 7:6

    וְנֹ֕חַ בֶּן־שֵׁ֥שׁ מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וְהַמַּבּ֣וּל הָיָ֔ה מַ֖יִם עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Yeryüzünde suların tufanı olduğunda Noah altı yüz yaşındaydı.

  23. Bereşit 7:10

    וַֽיְהִ֖י לְשִׁבְעַ֣ת הַיָּמִ֑ים וּמֵ֣י הַמַּבּ֔וּל הָי֖וּ עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Yedi günün sonunda tufanın suları yeryüzüne geldi.

  24. Bereşit 7:12

    וַֽיְהִ֥י הַגֶּ֖שֶׁם עַל־הָאָ֑רֶץ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָֽיְלָה׃

    Yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdı.

  25. Bereşit 7:14

    הֵ֜מָּה וְכָל־הַֽחַיָּ֣ה לְמִינָ֗הּ וְכָל־הַבְּהֵמָה֙ לְמִינָ֔הּ וְכָל־הָרֶ֛מֶשׂ הָרֹמֵ֥שׂ עַל־הָאָ֖רֶץ לְמִינֵ֑הוּ וְכָל־הָע֣וֹף לְמִינֵ֔הוּ כֹּ֖ל צִפּ֥וֹר כָּל־כָּנָֽף׃

    Onlarla birlikte türlerine göre bütün yaban hayvanları, türlerine göre bütün evcil hayvanlar, türlerine göre yeryüzünde hareket eden bütün canlılar ve türlerine göre bütün kuşlar, her türlü kanatlı vardı.

  26. Bereşit 7:17

    Bu ayette 2 kez

    וַֽיְהִ֧י הַמַּבּ֛וּל אַרְבָּעִ֥ים י֖וֹם עַל־הָאָ֑רֶץ וַיִּרְבּ֣וּ הַמַּ֗יִם וַיִּשְׂאוּ֙ אֶת־הַתֵּבָ֔ה וַתָּ֖רָם מֵעַ֥ל הָאָֽרֶץ׃

    Tufan yeryüzünde kırk gün sürdü. Sular çoğalıp gemiyi kaldırdı; gemi yerden yükseldi.

  27. Bereşit 7:18

    וַיִּגְבְּר֥וּ הַמַּ֛יִם וַיִּרְבּ֥וּ מְאֹ֖ד עַל־הָאָ֑רֶץ וַתֵּ֥לֶךְ הַתֵּבָ֖ה עַל־פְּנֵ֥י הַמָּֽיִם׃

    Sular güçlenip yeryüzünde iyice çoğaldı. Gemi suların yüzünde ilerliyordu.

  28. Bereşit 7:19

    וְהַמַּ֗יִם גָּֽבְר֛וּ מְאֹ֥ד מְאֹ֖ד עַל־הָאָ֑רֶץ וַיְכֻסּ֗וּ כָּל־הֶֽהָרִים֙ הַגְּבֹהִ֔ים אֲשֶׁר־תַּ֖חַת כָּל־הַשָּׁמָֽיִם׃

    Sular yeryüzünde çok, pek çok yükseldi; bütün göğün altındaki yüksek dağların hepsi örtüldü.

  29. Bereşit 7:21

    Bu ayette 2 kez

    וַיִּגְוַ֞ע כָּל־בָּשָׂ֣ר ׀ הָרֹמֵ֣שׂ עַל־הָאָ֗רֶץ בָּע֤וֹף וּבַבְּהֵמָה֙ וּבַ֣חַיָּ֔ה וּבְכָל־הַשֶּׁ֖רֶץ הַשֹּׁרֵ֣ץ עַל־הָאָ֑רֶץ וְכֹ֖ל הָאָדָֽם׃

    Yeryüzünde hareket eden bütün canlılar can verdi: kuşlar, evcil hayvanlar, yaban hayvanları, yeryüzünde kaynaşan bütün küçük canlılar ve bütün insanlar.

  30. Bereşit 7:23

    וַיִּ֜מַח אֶֽת־כָּל־הַיְק֣וּם ׀ אֲשֶׁ֣ר ׀ עַל־פְּנֵ֣י הָֽאֲדָמָ֗ה מֵאָדָ֤ם עַד־בְּהֵמָה֙ עַד־רֶ֙מֶשׂ֙ וְעַד־ע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וַיִּמָּח֖וּ מִן־הָאָ֑רֶץ וַיִשָּׁ֧אֶר אַךְ־נֹ֛חַ וַֽאֲשֶׁ֥ר אִתּ֖וֹ בַּתֵּבָֽה׃

    Toprağın yüzündeki bütün varlıklar silindi: insandan evcil hayvanlara, yerde hareket eden canlılardan göğün kuşlarına kadar hepsi yeryüzünden silindi. Yalnız Noah ve onunla gemide olanlar kaldı.

  31. Bereşit 7:24

    וַיִּגְבְּר֥וּ הַמַּ֖יִם עַל־הָאָ֑רֶץ חֲמִשִּׁ֥ים וּמְאַ֖ת יֽוֹם׃

    Sular yeryüzünde yüz elli gün boyunca yüksek kaldı.

  32. Bereşit 8:1

    וַיִּזְכֹּ֤ר אֱלֹהִים֙ אֶת־נֹ֔חַ וְאֵ֤ת כָּל־הַֽחַיָּה֙ וְאֶת־כָּל־הַבְּהֵמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר אִתּ֖וֹ בַּתֵּבָ֑ה וַיַּעֲבֵ֨ר אֱלֹהִ֥ים ר֙וּחַ֙ עַל־הָאָ֔רֶץ וַיָּשֹׁ֖כּוּ הַמָּֽיִם׃

    Tanrı, Noah’ı ve onunla birlikte gemide bulunan bütün yaban hayvanlarını ve bütün evcil hayvanları hatırladı. Tanrı yeryüzünde bir rüzgâr estirdi ve sular yatıştı.

  33. Bereşit 8:3

    וַיָּשֻׁ֧בוּ הַמַּ֛יִם מֵעַ֥ל הָאָ֖רֶץ הָל֣וֹךְ וָשׁ֑וֹב וַיַּחְסְר֣וּ הַמַּ֔יִם מִקְצֵ֕ה חֲמִשִּׁ֥ים וּמְאַ֖ת יֽוֹם׃

    Sular yeryüzünden giderek çekildi. Yüz elli günün sonunda sular azalmıştı.

  34. Bereşit 8:7

    וַיְשַׁלַּ֖ח אֶת־הָֽעֹרֵ֑ב וַיֵּצֵ֤א יָצוֹא֙ וָשׁ֔וֹב עַד־יְבֹ֥שֶׁת הַמַּ֖יִם מֵעַ֥ל הָאָֽרֶץ׃

    Kuzgunu saldı. Kuzgun, yeryüzündeki sular kuruyuncaya kadar gidip geldi.

  35. Bereşit 8:9

    וְלֹֽא־מָצְאָה֩ הַיּוֹנָ֨ה מָנ֜וֹחַ לְכַף־רַגְלָ֗הּ וַתָּ֤שָׁב אֵלָיו֙ אֶל־הַתֵּבָ֔ה כִּי־מַ֖יִם עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֑רֶץ וַיִּשְׁלַ֤ח יָדוֹ֙ וַיִּקָּחֶ֔הָ וַיָּבֵ֥א אֹתָ֛הּ אֵלָ֖יו אֶל־הַתֵּבָֽה׃

    Güvercin ayağını koyacak bir yer bulamadı ve gemiye, Noah’ın yanına döndü; çünkü bütün yeryüzünü su kaplıyordu. Noah elini uzatıp onu aldı ve yanına, geminin içine getirdi.

  36. Bereşit 8:11

    וַתָּבֹ֨א אֵלָ֤יו הַיּוֹנָה֙ לְעֵ֣ת עֶ֔רֶב וְהִנֵּ֥ה עֲלֵה־זַ֖יִת טָרָ֣ף בְּפִ֑יהָ וַיֵּ֣דַע נֹ֔חַ כִּי־קַ֥לּוּ הַמַּ֖יִם מֵעַ֥ל הָאָֽרֶץ׃

    Güvercin akşama doğru yanına geldi. İşte, gagasında koparılmış bir zeytin yaprağı vardı. Noah, suların yeryüzünden çekildiğini anladı.

  37. Bereşit 8:13

    וַֽ֠יְהִי בְּאַחַ֨ת וְשֵׁשׁ־מֵא֜וֹת שָׁנָ֗ה בָּֽרִאשׁוֹן֙ בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֔דֶשׁ חָֽרְב֥וּ הַמַּ֖יִם מֵעַ֣ל הָאָ֑רֶץ וַיָּ֤סַר נֹ֙חַ֙ אֶת־מִכְסֵ֣ה הַתֵּבָ֔ה וַיַּ֕רְא וְהִנֵּ֥ה חָֽרְב֖וּ פְּנֵ֥י הָֽאֲדָמָֽה׃

    Noah’ın altı yüz birinci yılında, birinci ayın birinci gününde, yeryüzündeki sular kurumuştu. Noah geminin örtüsünü kaldırıp baktı; işte, toprağın yüzü kurumuştu.

  38. Bereşit 8:14

    וּבַחֹ֙דֶשׁ֙ הַשֵּׁנִ֔י בְּשִׁבְעָ֧ה וְעֶשְׂרִ֛ים י֖וֹם לַחֹ֑דֶשׁ יָבְשָׁ֖ה הָאָֽרֶץ׃ (ס)

    İkinci ayın yirmi yedinci gününde yeryüzü kurudu.

  39. Bereşit 8:17

    Bu ayette 2 kez

    כָּל־הַחַיָּ֨ה אֲשֶֽׁר־אִתְּךָ֜ מִכָּל־בָּשָׂ֗ר בָּע֧וֹף וּבַבְּהֵמָ֛ה וּבְכָל־הָרֶ֛מֶשׂ הָרֹמֵ֥שׂ עַל־הָאָ֖רֶץ הוצא [הַיְצֵ֣א] אִתָּ֑ךְ וְשָֽׁרְצ֣וּ בָאָ֔רֶץ וּפָר֥וּ וְרָב֖וּ עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Yanındaki bütün canlıları da çıkar: kuşları, evcil hayvanları ve yeryüzünde hareket eden bütün canlıları. Yeryüzüne yayılsınlar, üreyip çoğalsınlar.”

  40. Bereşit 8:19

    כָּל־הַֽחַיָּ֗ה כָּל־הָרֶ֙מֶשׂ֙ וְכָל־הָע֔וֹף כֹּ֖ל רוֹמֵ֣שׂ עַל־הָאָ֑רֶץ לְמִשְׁפְּחֹ֣תֵיהֶ֔ם יָצְא֖וּ מִן־הַתֵּבָֽה׃

    Bütün hayvanlar, yerde hareket eden bütün canlılar, bütün kuşlar, yeryüzünde hareket eden her şey, aileleriyle gemiden çıktılar.

  41. Bereşit 8:22

    עֹ֖ד כָּל־יְמֵ֣י הָאָ֑רֶץ זֶ֡רַע וְ֠קָצִיר וְקֹ֨ר וָחֹ֜ם וְקַ֧יִץ וָחֹ֛רֶף וְי֥וֹם וָלַ֖יְלָה לֹ֥א יִשְׁבֹּֽתוּ׃

    Yeryüzü var oldukça ekim ve hasat, soğuk ve sıcak, yaz ve kış, gündüz ve gece sona ermeyecek.”

  42. Bereşit 9:1

    וַיְבָ֣רֶךְ אֱלֹהִ֔ים אֶת־נֹ֖חַ וְאֶת־בָּנָ֑יו וַיֹּ֧אמֶר לָהֶ֛ם פְּר֥וּ וּרְב֖וּ וּמִלְא֥וּ אֶת־הָאָֽרֶץ׃

    Tanrı, Noah’ı ve oğullarını kutsayarak onlara, “Üreyin, çoğalın ve yeryüzünü doldurun” dedi.

  43. Bereşit 9:2

    וּמוֹרַאֲכֶ֤ם וְחִתְּכֶם֙ יִֽהְיֶ֔ה עַ֚ל כָּל־חַיַּ֣ת הָאָ֔רֶץ וְעַ֖ל כָּל־ע֣וֹף הַשָּׁמָ֑יִם בְּכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר תִּרְמֹ֧שׂ הָֽאֲדָמָ֛ה וּֽבְכָל־דְּגֵ֥י הַיָּ֖ם בְּיֶדְכֶ֥ם נִתָּֽנוּ׃

    “Yeryüzündeki bütün yaban hayvanları, göğün bütün kuşları, toprağın üzerinde hareket eden her şey ve denizdeki bütün balıklar sizden korkup ürkecek. Onlar elinize verildi.

  44. Bereşit 9:10

    Bu ayette 2 kez

    וְאֵ֨ת כָּל־נֶ֤פֶשׁ הַֽחַיָּה֙ אֲשֶׁ֣ר אִתְּכֶ֔ם בָּע֧וֹף בַּבְּהֵמָ֛ה וּֽבְכָל־חַיַּ֥ת הָאָ֖רֶץ אִתְּכֶ֑ם מִכֹּל֙ יֹצְאֵ֣י הַתֵּבָ֔ה לְכֹ֖ל חַיַּ֥ת הָאָֽרֶץ׃

    yanınızdaki bütün canlılarla da: kuşlarla, evcil hayvanlarla, yanınızdaki bütün yaban hayvanlarıyla, gemiden çıkanların hepsinden yeryüzündeki bütün hayvanlara kadar.

  45. Bereşit 9:11

    וַהֲקִמֹתִ֤י אֶת־בְּרִיתִי֙ אִתְּכֶ֔ם וְלֹֽא־יִכָּרֵ֧ת כָּל־בָּשָׂ֛ר ע֖וֹד מִמֵּ֣י הַמַּבּ֑וּל וְלֹֽא־יִהְיֶ֥ה ע֛וֹד מַבּ֖וּל לְשַׁחֵ֥ת הָאָֽרֶץ׃

    Sizinle antlaşmamı kuruyorum: Bütün canlılar bir daha tufanın sularıyla yok edilmeyecek. Yeryüzünü yok edecek bir tufan bir daha olmayacak.”

  46. Bereşit 9:13

    אֶת־קַשְׁתִּ֕י נָתַ֖תִּי בֶּֽעָנָ֑ן וְהָֽיְתָה֙ לְא֣וֹת בְּרִ֔ית בֵּינִ֖י וּבֵ֥ין הָאָֽרֶץ׃

    Yayımı buluta koydum. Benimle yeryüzü arasındaki antlaşmanın işareti olacak.

  47. Bereşit 9:14

    וְהָיָ֕ה בְּעַֽנְנִ֥י עָנָ֖ן עַל־הָאָ֑רֶץ וְנִרְאֲתָ֥ה הַקֶּ֖שֶׁת בֶּעָנָֽן׃

    Yeryüzünün üzerine bulut getirdiğimde yay bulutta görünecek.

  48. Bereşit 9:16

    וְהָיְתָ֥ה הַקֶּ֖שֶׁת בֶּֽעָנָ֑ן וּרְאִיתִ֗יהָ לִזְכֹּר֙ בְּרִ֣ית עוֹלָ֔ם בֵּ֣ין אֱלֹהִ֔ים וּבֵין֙ כָּל־נֶ֣פֶשׁ חַיָּ֔ה בְּכָל־בָּשָׂ֖ר אֲשֶׁ֥ר עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Yay bulutta olduğunda onu görecek, Tanrı ile yeryüzündeki her türden bütün canlılar arasındaki sonsuz antlaşmayı hatırlayacağım.”

  49. Bereşit 9:17

    וַיֹּ֥אמֶר אֱלֹהִ֖ים אֶל־נֹ֑חַ זֹ֤את אֽוֹת־הַבְּרִית֙ אֲשֶׁ֣ר הֲקִמֹ֔תִי בֵּינִ֕י וּבֵ֥ין כָּל־בָּשָׂ֖ר אֲשֶׁ֥ר עַל־הָאָֽרֶץ׃ (פ)

    Tanrı Noah’a, “Benimle yeryüzündeki bütün canlılar arasında kurduğum antlaşmanın işareti budur” dedi.

  50. Bereşit 9:19

    שְׁלֹשָׁ֥ה אֵ֖לֶּה בְּנֵי־נֹ֑חַ וּמֵאֵ֖לֶּה נָֽפְצָ֥ה כָל־הָאָֽרֶץ׃

    Bunlar Noah’ın üç oğluydu. Bütün yeryüzüne yayılanlar onlardan türedi.