İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

itoאִתּ֖וֹ

ile, beraber, birlikte

ito okunuşu Tora’da 55 kez, 52 farklı ayette görülür.

Temel kelime (lemma)
אֵת

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit34 kullanım33 ayet
  • Şemot12 kullanım11 ayet
  • Vayikra4 kullanım3 ayet
  • Bamidbar4 kullanım4 ayet
  • Devarim1 kullanım1 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 7:7

    Vayavo noah uvanav veişto uneşe vanav ito el hateva mipene me hamabul.

    וַיָּ֣בֹא נֹ֗חַ וּ֠בָנָיו וְאִשְׁתּ֧וֹ וּנְשֵֽׁי־בָנָ֛יו אִתּ֖וֹ אֶל־הַתֵּבָ֑ה מִפְּנֵ֖י מֵ֥י הַמַּבּֽוּל׃

    Noah, oğulları, karısı ve oğullarının karıları, tufanın sularından korunmak için onunla birlikte gemiye girdiler.

  2. Bereşit 7:23

    Vayimah et kol hayekum aşer al pene haadama meadam ad behema ad remes vead of haşamayim vayimahu min haarets vayişaer ah noah vaaşer ito bateva.

    וַיִּ֜מַח אֶֽת־כָּל־הַיְק֣וּם ׀ אֲשֶׁ֣ר ׀ עַל־פְּנֵ֣י הָֽאֲדָמָ֗ה מֵאָדָ֤ם עַד־בְּהֵמָה֙ עַד־רֶ֙מֶשׂ֙ וְעַד־ע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וַיִּמָּח֖וּ מִן־הָאָ֑רֶץ וַיִשָּׁ֧אֶר אַךְ־נֹ֛חַ וַֽאֲשֶׁ֥ר אִתּ֖וֹ בַּתֵּבָֽה׃

    Toprağın yüzündeki bütün varlıklar silindi: insandan evcil hayvanlara, yerde hareket eden canlılardan göğün kuşlarına kadar hepsi yeryüzünden silindi. Yalnız Noah ve onunla gemide olanlar kaldı.

  3. Bereşit 8:1

    Vayizkor Elohim et noah veet kol hahaya veet kol habehema aşer ito bateva vayaaver Elohim ruah al haarets vayaşoku hamayim.

    וַיִּזְכֹּ֤ר אֱלֹהִים֙ אֶת־נֹ֔חַ וְאֵ֤ת כָּל־הַֽחַיָּה֙ וְאֶת־כָּל־הַבְּהֵמָ֔ה אֲשֶׁ֥ר אִתּ֖וֹ בַּתֵּבָ֑ה וַיַּעֲבֵ֨ר אֱלֹהִ֥ים ר֙וּחַ֙ עַל־הָאָ֔רֶץ וַיָּשֹׁ֖כּוּ הַמָּֽיִם׃

    Tanrı, Noah’ı ve onunla birlikte gemide bulunan bütün yaban hayvanlarını ve bütün evcil hayvanları hatırladı. Tanrı yeryüzünde bir rüzgâr estirdi ve sular yatıştı.

  4. Bereşit 8:18

    Vayetse noah uvanav veişto uneşe vanav ito.

    וַיֵּ֖צֵא־נֹ֑חַ וּבָנָ֛יו וְאִשְׁתּ֥וֹ וּנְשֵֽׁי־בָנָ֖יו אִתּֽוֹ׃

    Noah, oğulları, karısı ve oğullarının karıları onunla birlikte çıktılar.

  5. Bereşit 9:8

    Vayomer Elohim el noah veel banav ito lemor.

    וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶל־נֹ֔חַ וְאֶל־בָּנָ֥יו אִתּ֖וֹ לֵאמֹֽר׃

    Tanrı, Noah’a ve yanındaki oğullarına şöyle dedi:

  6. Bereşit 12:4

    Vayeleh avram kaaşer diber elav Adonay vayeleh ito lot veavram ben hameş şanim veşivim şana betseto meharan.

    וַיֵּ֣לֶךְ אַבְרָ֗ם כַּאֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֤ר אֵלָיו֙ יְהוָ֔ה וַיֵּ֥לֶךְ אִתּ֖וֹ ל֑וֹט וְאַבְרָ֗ם בֶּן־חָמֵ֤שׁ שָׁנִים֙ וְשִׁבְעִ֣ים שָׁנָ֔ה בְּצֵאת֖וֹ מֵחָרָֽן׃

    Avram, Adonay’ın kendisine söylediği gibi yola çıktı. Lot da onunla gitti. Avram, Haran’dan ayrıldığında yetmiş beş yaşındaydı.

  7. Bereşit 14:5

    Uvearba esre şana ba hedarelaomer vehamelahim aşer ito vayaku et refaim beaşterot karnayim veet hazuzim beham veet haemim beşave kiryatayim.

    וּבְאַרְבַּע֩ עֶשְׂרֵ֨ה שָׁנָ֜ה בָּ֣א כְדָרְלָעֹ֗מֶר וְהַמְּלָכִים֙ אֲשֶׁ֣ר אִתּ֔וֹ וַיַּכּ֤וּ אֶת־רְפָאִים֙ בְּעַשְׁתְּרֹ֣ת קַרְנַ֔יִם וְאֶת־הַזּוּזִ֖ים בְּהָ֑ם וְאֵת֙ הָֽאֵימִ֔ים בְּשָׁוֵ֖ה קִרְיָתָֽיִם׃

    On dördüncü yılda Kedorlaomer ve yanındaki krallar geldiler. Aşterot-Karnayim’de Refaim’i, Ham’da Zuzim’i, Şave-Kiryatayim’de Emim’i,

  8. Bereşit 14:17

    Vayetse meleh sedom likrato ahare şuvo mehakot et kedarlaomer veet hamelahim aşer ito el emek şave u emek hameleh.

    וַיֵּצֵ֣א מֶֽלֶךְ־סְדֹם֮ לִקְרָאתוֹ֒ אַחֲרֵ֣י שׁוּב֗וֹ מֵֽהַכּוֹת֙ אֶת־כְּדָרלָעֹ֔מֶר וְאֶת־הַמְּלָכִ֖ים אֲשֶׁ֣ר אִתּ֑וֹ אֶל־עֵ֣מֶק שָׁוֵ֔ה ה֖וּא עֵ֥מֶק הַמֶּֽלֶךְ׃

    Kedorlaomer’i ve yanındaki kralları bozguna uğratıp döndükten sonra Sedom kralı onu karşılamak üzere Şave Vadisi’ne, yani Kral Vadisi’ne çıktı.

  9. Bereşit 17:3

    Vayipol avram al panav vayedaber ito Elohim lemor.

    וַיִּפֹּ֥ל אַבְרָ֖ם עַל־פָּנָ֑יו וַיְדַבֵּ֥ר אִתּ֛וֹ אֱלֹהִ֖ים לֵאמֹֽר׃

    Avram yüzüstü yere kapandı. Tanrı onunla konuşarak şöyle dedi:

  10. Bereşit 17:19

    Vayomer Elohim aval sara işteha yoledet leha ben vekarata et şemo yitshak vahakimoti et beriti ito livrit olam lezaro aharav.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים אֲבָל֙ שָׂרָ֣ה אִשְׁתְּךָ֗ יֹלֶ֤דֶת לְךָ֙ בֵּ֔ן וְקָרָ֥אתָ אֶת־שְׁמ֖וֹ יִצְחָ֑ק וַהֲקִמֹתִ֨י אֶת־בְּרִיתִ֥י אִתּ֛וֹ לִבְרִ֥ית עוֹלָ֖ם לְזַרְע֥וֹ אַחֲרָֽיו׃

    Tanrı şöyle dedi: “Ama karın Sara sana bir oğul doğuracak. Ona Yitshak adını vereceksin. Onunla ve ondan sonraki soyuyla antlaşmamı sonsuz bir antlaşma olarak kuracağım.

  11. Bereşit 17:22

    Vayehal ledaber ito vayaal Elohim meal avraham.

    וַיְכַ֖ל לְדַבֵּ֣ר אִתּ֑וֹ וַיַּ֣עַל אֱלֹהִ֔ים מֵעַ֖ל אַבְרָהָֽם׃

    Tanrı onunla konuşmasını bitirdi ve Avraam’ın yanından yükseldi.

  12. Bereşit 17:23

    Vayikah avraham et yişmael beno veet kol yelide veto veet kol miknat kaspo kol zahar beanşe bet avraham vayamal et besar orlatam beetsem hayom haze kaaşer diber ito Elohim.

    וַיִּקַּ֨ח אַבְרָהָ֜ם אֶת־יִשְׁמָעֵ֣אל בְּנ֗וֹ וְאֵ֨ת כָּל־יְלִידֵ֤י בֵיתוֹ֙ וְאֵת֙ כָּל־מִקְנַ֣ת כַּסְפּ֔וֹ כָּל־זָכָ֕ר בְּאַנְשֵׁ֖י בֵּ֣ית אַבְרָהָ֑ם וַיָּ֜מָל אֶת־בְּשַׂ֣ר עָרְלָתָ֗ם בְּעֶ֙צֶם֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר אִתּ֖וֹ אֱלֹהִֽים׃

    Avraam oğlu Yişmael’i, evinde doğanların hepsini, parayla satın aldığı herkesi, yani ev halkındaki bütün erkekleri aldı. Tanrı’nın kendisine söylediği gibi, tam o gün onların sünnet derilerini kesti.

  13. Bereşit 17:27

    Vehol anşe veto yelid bayit umiknat kesef meet ben nehar nimolu ito.

    וְכָל־אַנְשֵׁ֤י בֵיתוֹ֙ יְלִ֣יד בָּ֔יִת וּמִקְנַת־כֶּ֖סֶף מֵאֵ֣ת בֶּן־נֵכָ֑ר נִמֹּ֖לוּ אִתּֽוֹ׃ (פ)

    Evindeki bütün erkekler, evde doğanlar ve yabancıdan parayla satın alınanlar, onunla birlikte sünnet edildiler.

  14. Bereşit 22:3

    Vayaşkem avraham baboker vayahavoş et hamoro vayikah et şene nearav ito veet yitshak beno vayevaka atse ola vayakom vayeleh el hamakom aşer amar lo haelohim.

    וַיַּשְׁכֵּ֨ם אַבְרָהָ֜ם בַּבֹּ֗קֶר וַֽיַּחֲבֹשׁ֙ אֶת־חֲמֹר֔וֹ וַיִּקַּ֞ח אֶת־שְׁנֵ֤י נְעָרָיו֙ אִתּ֔וֹ וְאֵ֖ת יִצְחָ֣ק בְּנ֑וֹ וַיְבַקַּע֙ עֲצֵ֣י עֹלָ֔ה וַיָּ֣קָם וַיֵּ֔לֶךְ אֶל־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־אָֽמַר־ל֥וֹ הָאֱלֹהִֽים׃

    Avraam sabah erkenden kalktı, eşeğini eyerledi. İki hizmetkârını ve oğlu Yitshak’ı yanına aldı. Yakmalık sunu için odun yardı; kalkıp Tanrı’nın kendisine söylediği yere doğru yola çıktı.

  15. Bereşit 24:32

    Vayavo haiş habayta vayefatah hagemalim vayiten teven umispo lagemalim umayim lirhots raglav veragle haanaşim aşer ito.

    וַיָּבֹ֤א הָאִישׁ֙ הַבַּ֔יְתָה וַיְפַתַּ֖ח הַגְּמַלִּ֑ים וַיִּתֵּ֨ן תֶּ֤בֶן וּמִסְפּוֹא֙ לַגְּמַלִּ֔ים וּמַ֙יִם֙ לִרְחֹ֣ץ רַגְלָ֔יו וְרַגְלֵ֥י הָאֲנָשִׁ֖ים אֲשֶׁ֥ר אִתּֽוֹ׃

    Adam eve girdi. Develerin yükleri indirildi; develere saman ve yem, onun ve yanındaki adamların ayaklarını yıkamaları için de su verildi.

  16. Bereşit 32:8

    Vayira yaakov meod vayetser lo vayahats et haam aşer ito veet hatson veet habakar vehagemalim lişne mahanot.

    וַיִּירָ֧א יַעֲקֹ֛ב מְאֹ֖ד וַיֵּ֣צֶר ל֑וֹ וַיַּ֜חַץ אֶת־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּ֗וֹ וְאֶת־הַצֹּ֧אן וְאֶת־הַבָּקָ֛ר וְהַגְּמַלִּ֖ים לִשְׁנֵ֥י מַחֲנֽוֹת׃

    Yaakov çok korktu, sıkıntıya düştü. Yanındaki insanları, küçükbaş hayvanları, sığırları ve develeri iki kampa ayırdı.

  17. Bereşit 34:6

    Vayetse hamor avi şehem el yaakov ledaber ito.

    וַיֵּצֵ֛א חֲמ֥וֹר אֲבִֽי־שְׁכֶ֖ם אֶֽל־יַעֲקֹ֑ב לְדַבֵּ֖ר אִתּֽוֹ׃

    Şehem’in babası Hamor, Yaakov’la konuşmak için yanına çıktı.

  18. Bereşit 35:13

    Vayaal mealav Elohim bamakom aşer diber ito.

    וַיַּ֥עַל מֵעָלָ֖יו אֱלֹהִ֑ים בַּמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אִתּֽוֹ׃

    Tanrı onunla konuştuğu yerden, yanından yükseldi.

  19. Bereşit 35:14

    Vayatsev yaakov matseva bamakom aşer diber ito matsevet aven vayaseh aleha neseh vayitsok aleha şamen.

    וַיַּצֵּ֨ב יַעֲקֹ֜ב מַצֵּבָ֗ה בַּמָּק֛וֹם אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אִתּ֖וֹ מַצֶּ֣בֶת אָ֑בֶן וַיַּסֵּ֤ךְ עָלֶ֙יהָ֙ נֶ֔סֶךְ וַיִּצֹ֥ק עָלֶ֖יהָ שָֽׁמֶן׃

    Yaakov, Tanrı’nın kendisiyle konuştuğu yere bir anıt, taştan bir anıt dikti. Üzerine bir dökme sunusu sundu ve yağ döktü.

  20. Bereşit 35:15

    Vayikra yaakov et şem hamakom aşer diber ito şam Elohim bet el.

    וַיִּקְרָ֨א יַעֲקֹ֜ב אֶת־שֵׁ֣ם הַמָּק֗וֹם אֲשֶׁר֩ דִּבֶּ֨ר אִתּ֥וֹ שָׁ֛ם אֱלֹהִ֖ים בֵּֽית־אֵֽל׃

    Tanrı’nın kendisiyle konuştuğu yere Bet-El adını verdi.

  21. Bereşit 39:3

    Vayar adonav ki Adonay ito vehol aşer u ose Adonay matsliah beyado.

    וַיַּ֣רְא אֲדֹנָ֔יו כִּ֥י יְהוָ֖ה אִתּ֑וֹ וְכֹל֙ אֲשֶׁר־ה֣וּא עֹשֶׂ֔ה יְהוָ֖ה מַצְלִ֥יחַ בְּיָדֽוֹ׃

    Efendisi, Adonay’ın onunla olduğunu ve yaptığı her işi başarıya ulaştırdığını gördü.

  22. Bereşit 39:6

    Vayaazov kol aşer lo beyad yosef velo yada ito meuma ki im halehem aşer u ohel vayehi yosef yefe toar vife mare.

    וַיַּעֲזֹ֣ב כָּל־אֲשֶׁר־לוֹ֮ בְּיַד־יוֹסֵף֒ וְלֹא־יָדַ֤ע אִתּוֹ֙ מְא֔וּמָה כִּ֥י אִם־הַלֶּ֖חֶם אֲשֶׁר־ה֣וּא אוֹכֵ֑ל וַיְהִ֣י יוֹסֵ֔ף יְפֵה־תֹ֖אַר וִיפֵ֥ה מַרְאֶֽה׃

    Sahip olduğu her şeyi Yosef’in eline bıraktı. Yosef varken yediği yemek dışında hiçbir şeyle ilgilenmiyordu. Yosef güzel hatlı, güzel görünüşlüydü.

  23. Bereşit 39:23

    En sar bet hasohar roe et kol meuma beyado baaşer Adonay ito vaaşer u ose Adonay matsliah.

    אֵ֣ין ׀ שַׂ֣ר בֵּית־הַסֹּ֗הַר רֹאֶ֤ה אֶֽת־כָּל־מְא֙וּמָה֙ בְּיָד֔וֹ בַּאֲשֶׁ֥ר יְהוָ֖ה אִתּ֑וֹ וַֽאֲשֶׁר־ה֥וּא עֹשֶׂ֖ה יְהוָ֥ה מַצְלִֽיחַ׃ (ס)

    Zindan yöneticisi Yosef’e emanet ettiği hiçbir işi denetlemiyordu. Çünkü Adonay onunla birlikteydi ve yaptığı işleri başarıya ulaştırıyordu.

  24. Bereşit 40:7

    Vayişal et serise faro aşer ito vemişmar bet adonav lemor madua penehem raim hayom.

    וַיִּשְׁאַ֞ל אֶת־סְרִיסֵ֣י פַרְעֹ֗ה אֲשֶׁ֨ר אִתּ֧וֹ בְמִשְׁמַ֛ר בֵּ֥ית אֲדֹנָ֖יו לֵאמֹ֑ר מַדּ֛וּעַ פְּנֵיכֶ֥ם רָעִ֖ים הַיּֽוֹם׃

    Efendisinin evinde kendisiyle birlikte gözaltında olan Firavun’un görevlilerine, “Bugün neden yüzünüz asık?” diye sordu.

  25. Bereşit 43:32

    Vayasimu lo levado velahem levadam velamitsrim haohelim ito levadam ki lo yuhelun hamitsrim leehol et haivrim lehem ki toeva hi lemitsrayim.

    וַיָּשִׂ֥ימוּ ל֛וֹ לְבַדּ֖וֹ וְלָהֶ֣ם לְבַדָּ֑ם וְלַמִּצְרִ֞ים הָאֹכְלִ֤ים אִתּוֹ֙ לְבַדָּ֔ם כִּי֩ לֹ֨א יוּכְל֜וּן הַמִּצְרִ֗ים לֶאֱכֹ֤ל אֶת־הָֽעִבְרִים֙ לֶ֔חֶם כִּי־תוֹעֵבָ֥ה הִ֖וא לְמִצְרָֽיִם׃

    Ona ayrı, kardeşlerine ayrı, onunla yemek yiyen Mısırlılara ayrı yemek sunuldu. Çünkü Mısırlılar İbranilerle birlikte yemek yiyemezdi; bunu iğrenç sayarlardı.

  26. Bereşit 44:9

    Aşer yimatse ito meavadeha vamet vegam anahnu niheye ladoni laavadim.

    אֲשֶׁ֨ר יִמָּצֵ֥א אִתּ֛וֹ מֵעֲבָדֶ֖יךָ וָמֵ֑ת וְגַם־אֲנַ֕חְנוּ נִֽהְיֶ֥ה לַֽאדֹנִ֖י לַעֲבָדִֽים׃

    Kullarından hangisinde bulunursa o ölsün; biz de efendimizin köleleri olalım.”

  27. Bereşit 44:10

    Vayomer gam ata hedivrehem ken u aşer yimatse ito yihye li aved veatem tihyu nekiyim.

    וַיֹּ֕אמֶר גַּם־עַתָּ֥ה כְדִבְרֵיכֶ֖ם כֶּן־ה֑וּא אֲשֶׁ֨ר יִמָּצֵ֤א אִתּוֹ֙ יִהְיֶה־לִּ֣י עָ֔בֶד וְאַתֶּ֖ם תִּהְי֥וּ נְקִיִּֽם׃

    Adam, “Öyle olsun” dedi. “Ama kimde bulunursa yalnız o benim kölem olacak. Siz suçsuz sayılacaksınız.”

  28. Bereşit 45:1

    Velo yahol yosef lehitapek lehol hanitsavim alav vayikra hotsiu hol mealay velo amad ito behitvada yosef el ehav.

    וְלֹֽא־יָכֹ֨ל יוֹסֵ֜ף לְהִתְאַפֵּ֗ק לְכֹ֤ל הַנִּצָּבִים֙ עָלָ֔יו וַיִּקְרָ֕א הוֹצִ֥יאוּ כָל־אִ֖ישׁ מֵעָלָ֑י וְלֹא־עָ֤מַד אִישׁ֙ אִתּ֔וֹ בְּהִתְוַדַּ֥ע יוֹסֵ֖ף אֶל־אֶחָֽיו׃

    Yosef, yanında duran herkesin önünde artık kendini tutamadı. “Herkesi yanımdan çıkarın!” diye seslendi. Kardeşlerine kim olduğunu açıkladığında yanında başka kimse yoktu.

  29. Bereşit 45:15

    Vayenaşek lehol ehav vayevk alehem veahare hen diberu ehav ito.

    וַיְנַשֵּׁ֥ק לְכָל־אֶחָ֖יו וַיֵּ֣בְךְּ עֲלֵיהֶ֑ם וְאַ֣חֲרֵי כֵ֔ן דִּבְּר֥וּ אֶחָ֖יו אִתּֽוֹ׃

    Bütün kardeşlerini öptü, onlara sarılıp ağladı. Bundan sonra kardeşleri onunla konuşabildi.

  30. Bereşit 46:6

    Vayikhu et miknehem veet rehuşam aşer raheşu beerets kenaan vayavou mitsrayema yaakov vehol zaro ito.

    וַיִּקְח֣וּ אֶת־מִקְנֵיהֶ֗ם וְאֶת־רְכוּשָׁם֙ אֲשֶׁ֤ר רָֽכְשׁוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן וַיָּבֹ֖אוּ מִצְרָ֑יְמָה יַעֲקֹ֖ב וְכָל־זַרְע֥וֹ אִתּֽוֹ׃

    Kenaan ülkesinde edindikleri hayvanları ve malları da aldılar. Yaakov ve soyundan gelenlerin hepsi Mısır’a geldi.

  31. Bereşit 46:7

    Bu ayette 2 kez

    Banav uvene vanav ito benotav uvenot banav vehol zaro hevi ito mitsrayema.

    בָּנָ֞יו וּבְנֵ֤י בָנָיו֙ אִתּ֔וֹ בְּנֹתָ֛יו וּבְנ֥וֹת בָּנָ֖יו וְכָל־זַרְע֑וֹ הֵבִ֥יא אִתּ֖וֹ מִצְרָֽיְמָה׃ (ס)

    Oğullarını, oğullarının oğullarını, kızlarını, oğullarının kızlarını, soyundan gelen herkesi yanında Mısır’a getirdi.

  32. Bereşit 50:7

    Vayaal yosef likbor et aviv vayaalu ito kol avde faro zikne veto vehol zikne erets mitsrayim.

    וַיַּ֥עַל יוֹסֵ֖ף לִקְבֹּ֣ר אֶת־אָבִ֑יו וַיַּֽעֲל֨וּ אִתּ֜וֹ כָּל־עַבְדֵ֤י פַרְעֹה֙ זִקְנֵ֣י בֵית֔וֹ וְכֹ֖ל זִקְנֵ֥י אֶֽרֶץ־מִצְרָֽיִם׃

    Yosef babasını gömmek üzere yola çıktı. Firavun’un bütün görevlileri, sarayının ileri gelenleri ve Mısır ülkesinin bütün ileri gelenleri de onunla gitti.

  33. Bereşit 50:14

    Vayaşov yosef mitsrayma u veehav vehol haolim ito likbor et aviv ahare kavero et aviv.

    וַיָּ֨שָׁב יוֹסֵ֤ף מִצְרַ֙יְמָה֙ ה֣וּא וְאֶחָ֔יו וְכָל־הָעֹלִ֥ים אִתּ֖וֹ לִקְבֹּ֣ר אֶת־אָבִ֑יו אַחֲרֵ֖י קָבְר֥וֹ אֶת־אָבִֽיו׃

    Yosef babasını gömdükten sonra kardeşleriyle ve babasını gömmek için kendisiyle gelenlerin hepsiyle birlikte Mısır’a döndü.

  34. Şemot 28:1

    Veata hakrev eleha et aharon ahiha veet banav ito mitoh bene yisrael lehahano li aharon nadav vaaviu elazar veitamar bene aharon.

    וְאַתָּ֡ה הַקְרֵ֣ב אֵלֶיךָ֩ אֶת־אַהֲרֹ֨ן אָחִ֜יךָ וְאֶת־בָּנָ֣יו אִתּ֔וֹ מִתּ֛וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לְכַהֲנוֹ־לִ֑י אַהֲרֹ֕ן נָדָ֧ב וַאֲבִיה֛וּא אֶלְעָזָ֥ר וְאִיתָמָ֖ר בְּנֵ֥י אַהֲרֹֽן׃

    Sen, kardeşin Aaron’u ve onunla birlikte oğullarını İsrael oğullarının arasından yanına getir ki Bana kâhin olarak hizmet etsinler: Aaron ve Aaron’un oğulları Nadav, Avihu, Elazar ve İtamar.

  35. Şemot 28:41

    Vehilbaşta otam et aharon ahiha veet banav ito umaşahta otam umileta et yadam vekidaşta otam vehihanu li.

    וְהִלְבַּשְׁתָּ֤ אֹתָם֙ אֶת־אַהֲרֹ֣ן אָחִ֔יךָ וְאֶת־בָּנָ֖יו אִתּ֑וֹ וּמָשַׁחְתָּ֨ אֹתָ֜ם וּמִלֵּאתָ֧ אֶת־יָדָ֛ם וְקִדַּשְׁתָּ֥ אֹתָ֖ם וְכִהֲנ֥וּ לִֽי׃

    Bunları kardeşin Aaron’a ve onunla birlikte oğullarına giydirecek, onları meshedecek, göreve başlatıp kutsayacaksın. Bana kâhin olarak hizmet edecekler.

  36. Şemot 29:21

    Bu ayette 2 kez

    Velakahta min hadam aşer al hamizbeah umişemen hamişha vehizeta al aharon veal begadav veal banav veal bigde vanav ito vekadaş u uvegadav uvanav uvigde vanav ito.

    וְלָקַחְתָּ֞ מִן־הַדָּ֨ם אֲשֶׁ֥ר עַֽל־הַמִּזְבֵּחַ֮ וּמִשֶּׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָה֒ וְהִזֵּיתָ֤ עַֽל־אַהֲרֹן֙ וְעַל־בְּגָדָ֔יו וְעַל־בָּנָ֛יו וְעַל־בִּגְדֵ֥י בָנָ֖יו אִתּ֑וֹ וְקָדַ֥שׁ הוּא֙ וּבְגָדָ֔יו וּבָנָ֛יו וּבִגְדֵ֥י בָנָ֖יו אִתּֽוֹ׃

    Sunağın üzerindeki kandan ve meshetme yağından alıp Aaron’un ve giysilerinin, oğullarının ve oğullarının giysilerinin üzerine serpeceksin. Böylece o ve giysileri, onunla birlikte oğulları ve oğullarının giysileri kutsal olacak.

  37. Şemot 31:6

    Vaani hine natati ito et oholiav ben ahisamah lemate dan uvelev kol haham lev natati hohma veasu et kol aşer tsivitiha.

    וַאֲנִ֞י הִנֵּ֧ה נָתַ֣תִּי אִתּ֗וֹ אֵ֣ת אָהֳלִיאָ֞ב בֶּן־אֲחִֽיסָמָךְ֙ לְמַטֵּה־דָ֔ן וּבְלֵ֥ב כָּל־חֲכַם־לֵ֖ב נָתַ֣תִּי חָכְמָ֑ה וְעָשׂ֕וּ אֵ֖ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר צִוִּיתִֽךָ׃

    İşte, Dan kabilesinden Ahisamah oğlu Oholiav’ı da onun yanına verdim. Bütün usta yürekli kişilerin yüreğine bilgelik koydum. Sana buyurduğum her şeyi yapacaklar:

  38. Şemot 31:18

    Vayiten el moşe kehaloto ledaber ito behar sinay şene luhot haedut luhot even ketuvim beetsba Elohim.

    וַיִּתֵּ֣ן אֶל־מֹשֶׁ֗ה כְּכַלֹּתוֹ֙ לְדַבֵּ֤ר אִתּוֹ֙ בְּהַ֣ר סִינַ֔י שְׁנֵ֖י לֻחֹ֣ת הָעֵדֻ֑ת לֻחֹ֣ת אֶ֔בֶן כְּתֻבִ֖ים בְּאֶצְבַּ֥ע אֱלֹהִֽים׃

    Sinay Dağı’nda Moşe’yle konuşmasını tamamladığında ona iki Tanıklık levhasını, Tanrı’nın parmağıyla yazılmış taş levhaları verdi.

  39. Şemot 34:29

    Vayehi beredet moşe mehar sinay uşene luhot haedut beyad moşe beridto min hahar umoşe lo yada ki karan or panav bedabero ito.

    וַיְהִ֗י בְּרֶ֤דֶת מֹשֶׁה֙ מֵהַ֣ר סִינַ֔י וּשְׁנֵ֨י לֻחֹ֤ת הָֽעֵדֻת֙ בְּיַד־מֹשֶׁ֔ה בְּרִדְתּ֖וֹ מִן־הָהָ֑ר וּמֹשֶׁ֣ה לֹֽא־יָדַ֗ע כִּ֥י קָרַ֛ן ע֥וֹר פָּנָ֖יו בְּדַבְּר֥וֹ אִתּֽוֹ׃

    Moşe Sinay Dağı’ndan inerken elinde iki Tanıklık levhası vardı. Dağdan indiğinde, O’nunla konuşması nedeniyle yüzünün derisinin ışıldadığını bilmiyordu.

  40. Şemot 34:32

    Veahare hen nigeşu kol bene yisrael vayetsavem et kol aşer diber Adonay ito behar sinay.

    וְאַחֲרֵי־כֵ֥ן נִגְּשׁ֖וּ כָּל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיְצַוֵּ֕ם אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה אִתּ֖וֹ בְּהַ֥ר סִינָֽי׃

    Ardından bütün İsrael oğulları yaklaştı. Moşe, Adonay’ın Sinay Dağı’nda kendisine söylediği her şeyi onlara buyurdu.

  41. Şemot 34:34

    Uvevo moşe lifne Adonay ledaber ito yasir et hamasve ad tseto veyatsa vediber el bene yisrael et aşer yetsuve.

    וּבְבֹ֨א מֹשֶׁ֜ה לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ לְדַבֵּ֣ר אִתּ֔וֹ יָסִ֥יר אֶת־הַמַּסְוֶ֖ה עַד־צֵאת֑וֹ וְיָצָ֗א וְדִבֶּר֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֵ֖ת אֲשֶׁ֥ר יְצֻוֶּֽה׃

    Moşe Adonay’la konuşmak için O’nun önüne girdiğinde, çıkana kadar örtüyü kaldırırdı. Dışarı çıkınca kendisine buyurulanları İsrael oğullarına söylerdi.

  42. Şemot 34:35

    Verau vene yisrael et pene moşe ki karan or pene moşe veheşiv moşe et hamasve al panav ad boo ledaber ito.

    וְרָא֤וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־פְּנֵ֣י מֹשֶׁ֔ה כִּ֣י קָרַ֔ן ע֖וֹר פְּנֵ֣י מֹשֶׁ֑ה וְהֵשִׁ֨יב מֹשֶׁ֤ה אֶת־הַמַּסְוֶה֙ עַל־פָּנָ֔יו עַד־בֹּא֖וֹ לְדַבֵּ֥ר אִתּֽוֹ׃ (ס)

    İsrael oğulları Moşe’nin yüzünü, yüzünün derisinin ışıldadığını görürlerdi. Moşe, O’nunla konuşmak için yeniden girene kadar örtüyü yüzüne geri koyardı.

  43. Şemot 35:23

    Vehol aşer nimtsa ito tehelet veargaman vetolaat şani veşeş veizim veorot elim meadamim veorot tehaşim heviu.

    וְכָל־אִ֞ישׁ אֲשֶׁר־נִמְצָ֣א אִתּ֗וֹ תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֣שׁ וְעִזִּ֑ים וְעֹרֹ֨ת אֵילִ֧ם מְאָדָּמִ֛ים וְעֹרֹ֥ת תְּחָשִׁ֖ים הֵבִֽיאוּ׃

    Yanında mavi, erguvan veya kırmızı yün, ince keten, keçi kılı, kırmızıya boyanmış koç derisi veya tahaş derisi bulunan herkes bunları getirdi.

  44. Şemot 35:24

    Kol merim terumat kesef unehoşet heviu et terumat Adonay vehol aşer nimtsa ito atse şitim lehol melehet haavoda heviu.

    כָּל־מֵרִ֗ים תְּר֤וּמַת כֶּ֙סֶף֙ וּנְחֹ֔שֶׁת הֵבִ֕יאוּ אֵ֖ת תְּרוּמַ֣ת יְהוָ֑ה וְכֹ֡ל אֲשֶׁר֩ נִמְצָ֨א אִתּ֜וֹ עֲצֵ֥י שִׁטִּ֛ים לְכָל־מְלֶ֥אכֶת הָעֲבֹדָ֖ה הֵבִֽיאוּ׃

    Gümüş ya da bakır bağışı ayıran herkes Adonay’a ayrılan bağışı getirdi. Yanında hizmetteki herhangi bir iş için akasya ağacı bulunan herkes onu getirdi.

  45. Vayikra 5:23

    Vehaya ki yeheta veaşem veheşiv et hagezela aşer gazal o et haoşek aşer aşak o et hapikadon aşer hafekad ito o et haaveda aşer matsa.

    וְהָיָה֮ כִּֽי־יֶחֱטָ֣א וְאָשֵׁם֒ וְהֵשִׁ֨יב אֶת־הַגְּזֵלָ֜ה אֲשֶׁ֣ר גָּזָ֗ל א֤וֹ אֶת־הָעֹ֙שֶׁק֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׁ֔ק א֚וֹ אֶת־הַפִּקָּד֔וֹן אֲשֶׁ֥ר הָפְקַ֖ד אִתּ֑וֹ א֥וֹ אֶת־הָאֲבֵדָ֖ה אֲשֶׁ֥ר מָצָֽא׃

    günah işleyip suçlu olduğunda, zorla aldığı şeyi, alıkoyduğu hakkı, kendisine emanet edilmiş olanı ya da bulduğu kayıp eşyayı geri verecek.

  46. Vayikra 8:2

    Kah et aharon veet banav ito veet habegadim veet şemen hamişha veet par hahatat veet şene haelim veet sal hamatsot.

    קַ֤ח אֶֽת־אַהֲרֹן֙ וְאֶת־בָּנָ֣יו אִתּ֔וֹ וְאֵת֙ הַבְּגָדִ֔ים וְאֵ֖ת שֶׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָ֑ה וְאֵ֣ת ׀ פַּ֣ר הַֽחַטָּ֗את וְאֵת֙ שְׁנֵ֣י הָֽאֵילִ֔ים וְאֵ֖ת סַ֥ל הַמַּצּֽוֹת׃

    “Aaron’u ve onunla birlikte oğullarını, giysileri, mesh yağını, günah sunusu olan boğayı, iki koçu ve mayasız ekmek sepetini al.

  47. Vayikra 8:30

    Bu ayette 2 kez

    Vayikah moşe mişemen hamişha umin hadam aşer al hamizbeah vayaz al aharon al begadav veal banav veal bigde vanav ito vayekadeş et aharon et begadav veet banav veet bigde vanav ito.

    וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֜ה מִשֶּׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָ֗ה וּמִן־הַדָּם֮ אֲשֶׁ֣ר עַל־הַמִּזְבֵּחַ֒ וַיַּ֤ז עַֽל־אַהֲרֹן֙ עַל־בְּגָדָ֔יו וְעַל־בָּנָ֛יו וְעַל־בִּגְדֵ֥י בָנָ֖יו אִתּ֑וֹ וַיְקַדֵּ֤שׁ אֶֽת־אַהֲרֹן֙ אֶת־בְּגָדָ֔יו וְאֶת־בָּנָ֛יו וְאֶת־בִּגְדֵ֥י בָנָ֖יו אִתּֽוֹ׃

    Moşe mesh yağından ve sunağın üzerindeki kandan alıp Aaron’a, giysilerine, onunla birlikte oğullarına ve oğullarının giysilerine serpti. Böylece Aaron’u, giysilerini, onunla birlikte oğullarını ve oğullarının giysilerini kutsadı.

  48. Bamidbar 7:89

    Uvevo moşe el ohel moed ledaber ito vayişma et hakol midaber elav meal hakaporet aşer al aron haedut miben şene hakeruvim vayedaber elav.

    וּבְבֹ֨א מֹשֶׁ֜ה אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵד֮ לְדַבֵּ֣ר אִתּוֹ֒ וַיִּשְׁמַ֨ע אֶת־הַקּ֜וֹל מִדַּבֵּ֣ר אֵלָ֗יו מֵעַ֤ל הַכַּפֹּ֙רֶת֙ אֲשֶׁר֙ עַל־אֲרֹ֣ן הָעֵדֻ֔ת מִבֵּ֖ין שְׁנֵ֣י הַכְּרֻבִ֑ים וַיְדַבֵּ֖ר אֵלָֽיו׃ (פ)

    Moşe, O’nunla konuşmak için Buluşma Çadırı’na girdiğinde, Tanıklık Sandığı’nın üzerindeki kapağın üstünden, iki keruvun arasından kendisine konuşan sesi duyuyordu. O, Moşe’ye konuşuyordu.

  49. Bamidbar 22:40

    Vayizbah balak bakar vatson vayeşalah levilam velasarim aşer ito.

    וַיִּזְבַּ֥ח בָּלָ֖ק בָּקָ֣ר וָצֹ֑אן וַיְשַׁלַּ֣ח לְבִלְעָ֔ם וְלַשָּׂרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר אִתּֽוֹ׃

    Balak sığır ve davar kesti; Bilam’a ve yanındaki önderlere de gönderdi.

  50. Bamidbar 23:17

    Vayavo elav vehino nitsav al olato vesare moav ito vayomer lo balak ma diber Adonay.

    וַיָּבֹ֣א אֵלָ֗יו וְהִנּ֤וֹ נִצָּב֙ עַל־עֹ֣לָת֔וֹ וְשָׂרֵ֥י מוֹאָ֖ב אִתּ֑וֹ וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ בָּלָ֔ק מַה־דִּבֶּ֖ר יְהוָֽה׃

    Bilam ona geldi. Balak olah sunusunun yanında duruyordu; Moav’ın önderleri de yanındaydı. Balak ona, “Adonay ne söyledi?” diye sordu.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Bu okunuşa bağlı kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

mattock; with; together with; -

Dilbilgisel yapı: edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 55 kez

Teknik kodHR/Sp3ms
Veri ve yöntem

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.