Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to tell; to inform; to report; to show; to flow
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 10 kez
Teknik kod
HC/Vhw3msTORA’DA KELİME
bildirmek; açıklamak; görünür kılmak
Bu İbranice biçim Tora’da 16 kez, 16 farklı ayette görülür.
Vayar ham avi henaan et ervat aviv vayaged lişne ehav bahuts.
וַיַּ֗רְא חָ֚ם אֲבִ֣י כְנַ֔עַן אֵ֖ת עֶרְוַ֣ת אָבִ֑יו וַיַּגֵּ֥ד לִשְׁנֵֽי־אֶחָ֖יו בַּחֽוּץ׃
Kenaan’ın babası Ham, babasının çıplaklığını gördü ve dışarıdaki iki kardeşine anlattı.
Vayavo hapalit vayaged leavram haivri veu şohen beelone mamre haemori ahi eşkol vaahi aner vehem baale verit avram.
וַיָּבֹא֙ הַפָּלִ֔יט וַיַּגֵּ֖ד לְאַבְרָ֣ם הָעִבְרִ֑י וְהוּא֩ שֹׁכֵ֨ן בְּאֵֽלֹנֵ֜י מַמְרֵ֣א הָאֱמֹרִ֗י אֲחִ֤י אֶשְׁכֹּל֙ וַאֲחִ֣י עָנֵ֔ר וְהֵ֖ם בַּעֲלֵ֥י בְרִית־אַבְרָֽם׃
Kaçıp kurtulan biri gelip İbrani Avram’a haber verdi. Avram, Eşkol’un ve Aner’in kardeşi Emori Mamre’nin meşelerinde yaşıyordu. Onlar Avram’ın antlaşmalı ortaklarıydı.
Vayehi ahare hadevarim haele vayugad leavraham lemor hine yaleda milka gam hi banim lenahor ahiha.
וַיְהִ֗י אַחֲרֵי֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וַיֻּגַּ֥ד לְאַבְרָהָ֖ם לֵאמֹ֑ר הִ֠נֵּה יָלְדָ֨ה מִלְכָּ֥ה גַם־הִ֛וא בָּנִ֖ים לְנָח֥וֹר אָחִֽיךָ׃
Bu olaylardan sonra Avraam’a şöyle haber verildi: “İşte, Milka da kardeşin Nahor’a oğullar doğurdu:
Vayugad lerivka et divre esav benah hagadol vatişlah vatikra leyaakov benah hakatan vatomer elav hine esav ahiha mitnahem leha leharegeha.
וַיֻּגַּ֣ד לְרִבְקָ֔ה אֶת־דִּבְרֵ֥י עֵשָׂ֖ו בְּנָ֣הּ הַגָּדֹ֑ל וַתִּשְׁלַ֞ח וַתִּקְרָ֤א לְיַעֲקֹב֙ בְּנָ֣הּ הַקָּטָ֔ן וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו הִנֵּה֙ עֵשָׂ֣ו אָחִ֔יךָ מִתְנַחֵ֥ם לְךָ֖ לְהָרְגֶֽךָ׃
Büyük oğlu Esav’ın sözleri Rivka’ya bildirildi. Rivka küçük oğlu Yaakov’u çağırtıp ona, “Kardeşin Esav seni öldürme düşüncesiyle kendini avutuyor” dedi.
Vayaged yaakov lerahel ki ahi aviha u vehi ven rivka u vatarats vataged leaviha.
וַיַּגֵּ֨ד יַעֲקֹ֜ב לְרָחֵ֗ל כִּ֣י אֲחִ֤י אָבִ֙יהָ֙ ה֔וּא וְכִ֥י בֶן־רִבְקָ֖ה ה֑וּא וַתָּ֖רָץ וַתַּגֵּ֥ד לְאָבִֽיהָ׃
Yaakov, Rahel’e babasının akrabası, Rivka’nın oğlu olduğunu söyledi. Rahel koşup babasına haber verdi.
Vayugad lelavan bayom haşelişi ki varah yaakov.
וַיֻּגַּ֥ד לְלָבָ֖ן בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֑י כִּ֥י בָרַ֖ח יַעֲקֹֽב׃
Üçüncü gün Lavan’a Yaakov’un kaçtığı bildirildi.
Vayahalom yosef halom vayaged leehav vayosifu od seno oto.
וַיַּחֲלֹ֤ם יוֹסֵף֙ חֲל֔וֹם וַיַּגֵּ֖ד לְאֶחָ֑יו וַיּוֹסִ֥פוּ ע֖וֹד שְׂנֹ֥א אֹתֽוֹ׃
Yosef bir rüya gördü ve kardeşlerine anlattı. Ondan daha da çok nefret ettiler.
Vayugad letamar lemor hine hamih ole timnata lagoz tsono.
וַיֻּגַּ֥ד לְתָמָ֖ר לֵאמֹ֑ר הִנֵּ֥ה חָמִ֛יךְ עֹלֶ֥ה תִמְנָ֖תָה לָגֹ֥ז צֹאנֽוֹ׃
Tamar’a, “Kayınpederin sürüsünü kırkmak için Timna’ya çıkıyor” diye haber verildi.
Vayehi kemişloş hodaşim vayugad lihuda lemor zaneta tamar kalateha vegam hine hara liznunim vayomer yehuda hotsiuha vetisaref.
וַיְהִ֣י ׀ כְּמִשְׁלֹ֣שׁ חֳדָשִׁ֗ים וַיֻּגַּ֨ד לִֽיהוּדָ֤ה לֵֽאמֹר֙ זָֽנְתָה֙ תָּמָ֣ר כַּלָּתֶ֔ךָ וְגַ֛ם הִנֵּ֥ה הָרָ֖ה לִזְנוּנִ֑ים וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָ֔ה הוֹצִיא֖וּהָ וְתִשָּׂרֵֽף׃
Yaklaşık üç ay sonra Yehuda’ya, “Gelinin Tamar zina etti; üstelik bu ilişkiden hamile” diye haber verildi. Yehuda, “Onu dışarı çıkarın, yakılsın!” dedi.
Vayavo yosef vayaged lefaro vayomer avi veahay vetsonam uvekaram vehol aşer lahem bau meerets kenaan vehinam beerets goşen.
וַיָּבֹ֣א יוֹסֵף֮ וַיַּגֵּ֣ד לְפַרְעֹה֒ וַיֹּ֗אמֶר אָבִ֨י וְאַחַ֜י וְצֹאנָ֤ם וּבְקָרָם֙ וְכָל־אֲשֶׁ֣ר לָהֶ֔ם בָּ֖אוּ מֵאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְהִנָּ֖ם בְּאֶ֥רֶץ גֹּֽשֶׁן׃
Yosef gidip Firavun’a haber verdi: “Babam ve kardeşlerim, davarlarıyla, sığırlarıyla ve sahip oldukları her şeyle Kenaan ülkesinden geldiler. Şimdi Goşen bölgesindeler.”
Vayaged leyaakov vayomer hine binha yosef ba eleha vayithazek yisrael vayeşev al hamita.
וַיַּגֵּ֣ד לְיַעֲקֹ֔ב וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּ֛ה בִּנְךָ֥ יוֹסֵ֖ף בָּ֣א אֵלֶ֑יךָ וַיִּתְחַזֵּק֙ יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֵּ֖שֶׁב עַל־הַמִּטָּֽה׃
Yaakov’a, “Oğlun Yosef seni görmeye geldi” denildi. İsrael gücünü toplayıp yatağında oturdu.
Vayaged moşe leaharon et kol divre Adonay aşer şelaho veet kol haotot aşer tsivau.
וַיַּגֵּ֤ד מֹשֶׁה֙ לְאַֽהֲרֹ֔ן אֵ֛ת כָּל־דִּבְרֵ֥י יְהוָ֖ה אֲשֶׁ֣ר שְׁלָח֑וֹ וְאֵ֥ת כָּל־הָאֹתֹ֖ת אֲשֶׁ֥ר צִוָּֽהוּ׃
Moşe, kendisini gönderen Adonay’ın bütün sözlerini ve yapmasını buyurduğu bütün işaretleri Aaron’a anlattı.
Vayugad lemeleh mitsrayim ki varah haam vayehafeh levav paro vaavadav el haam vayomru ma zot asinu ki şilahnu et yisrael meavedenu.
וַיֻּגַּד֙ לְמֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם כִּ֥י בָרַ֖ח הָעָ֑ם וַ֠יֵּהָפֵךְ לְבַ֨ב פַּרְעֹ֤ה וַעֲבָדָיו֙ אֶל־הָעָ֔ם וַיֹּֽאמרוּ֙ מַה־זֹּ֣את עָשִׂ֔ינוּ כִּֽי־שִׁלַּ֥חְנוּ אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵעָבְדֵֽנוּ׃
Halkın kaçtığı Mısır kralına bildirildi. Firavun ile görevlilerinin halka karşı düşünceleri değişti. “Biz ne yaptık?” dediler. “İsrael’i salıverdik, bize hizmet etmekten kurtardık!”
Vayomer Adonay el moşe hine anohi ba eleha beav heanan baavur yişma haam bedaberi imah vegam beha yaaminu leolam vayaged moşe et divre haam el Adonay.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י בָּ֣א אֵלֶיךָ֮ בְּעַ֣ב הֶֽעָנָן֒ בַּעֲב֞וּר יִשְׁמַ֤ע הָעָם֙ בְּדַבְּרִ֣י עִמָּ֔ךְ וְגַם־בְּךָ֖ יַאֲמִ֣ינוּ לְעוֹלָ֑ם וַיַּגֵּ֥ד מֹשֶׁ֛ה אֶת־דִּבְרֵ֥י הָעָ֖ם אֶל־יְהוָֽה׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Seninle konuştuğumda halk duysun ve sana da sonsuza dek güvensin diye sana koyu bir bulut içinde geleceğim.” Moşe halkın sözlerini Adonay’a bildirdi.
Vayarats hanaar vayaged lemoşe vayomar eldad umedad mitenabeim bamahane.
וַיָּ֣רָץ הַנַּ֔עַר וַיַּגֵּ֥ד לְמֹשֶׁ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אֶלְדָּ֣ד וּמֵידָ֔ד מִֽתְנַבְּאִ֖ים בַּֽמַּחֲנֶֽה׃
Bir genç koşup Moşe’ye haber verdi: “Eldad ve Medad ordugâhta peygamberlik ediyor!”
Vayaged lahem et berito aşer tsiva ethem laasot aseret hadevarim vayihtevem al şene luhot avanim.
וַיַּגֵּ֨ד לָכֶ֜ם אֶת־בְּרִית֗וֹ אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֤ה אֶתְכֶם֙ לַעֲשׂ֔וֹת עֲשֶׂ֖רֶת הַדְּבָרִ֑ים וַֽיִּכְתְּבֵ֔ם עַל־שְׁנֵ֖י לֻח֥וֹת אֲבָנִֽים׃
Yerine getirmenizi buyurduğu antlaşmasını, On Sözü size bildirdi ve onları iki taş levhaya yazdı.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
to tell; to inform; to report; to show; to flow
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 10 kez
HC/Vhw3msto tell; to inform; to report; to show; to flow
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Hofal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 6 kez
HC/VHw3msKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.