İçeriğe geç

TORA OKUNUŞ DİZİNİ

imah

Bu okunuş biçimi Tora’da 50 kez, 45 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit13 kullanım12 ayet
  • Şemot10 kullanım10 ayet
  • Vayikra10 kullanım7 ayet
  • Bamidbar2 kullanım2 ayet
  • Devarim15 kullanım14 ayet

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim עִמָּךְ֒

Lemma עִם

Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.

Türkçe anlam: ile, beraber, birlikte

Biçim: edat + zamir eki, 2. kişi, dişil, tekil

Bu çözümleme: 35 kullanım

Teknik kodHR/Sp2fs

İbranice biçim עִמָּ֖הּ

Lemma עִם

Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.

Türkçe anlam: ile, beraber, birlikte

Biçim: edat + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil

Bu çözümleme: 10 kullanım

Teknik kodHR/Sp3fs

İbranice biçim אִמָּ֑הּ

Lemma אֵם

Kök — שורש (şoreş, kök) אמם

Kaynak anlam (İngilizce): mother; "mother's house" = mother's household; mother > place of origin and sustenance; mother > faithful (town); mother > friend; "the mother of the way" = the parting of a way

Biçim: isim, dişil, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil

Bu çözümleme: 3 kullanım

Teknik kodHNcfsc/Sp3fs

İbranice biçim עִמָּ֔ךְ

Lemma עִם

Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.

Türkçe anlam: ile, beraber, birlikte

Biçim: edat + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil

Bu çözümleme: 1 kullanım

Teknik kodHR/Sp2ms

İbranice biçim עִמָּֽךְ

Lemma עִם

Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.

Türkçe anlam: ile, beraber, birlikte

Biçim: edat + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil

Bu çözümleme: 1 kullanım

Teknik kodHR/Sp3fs

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 3:6

    Vatere haişa ki tov haets lemaahal vehi taava u laenayim venehmad haets lehaskil vatikah mipiryo vatohal vatiten gam leişah imah vayohal.

    וַתֵּ֣רֶא הָֽאִשָּׁ֡ה כִּ֣י טוֹב֩ הָעֵ֨ץ לְמַאֲכָ֜ל וְכִ֧י תַֽאֲוָה־ה֣וּא לָעֵינַ֗יִם וְנֶחְמָ֤ד הָעֵץ֙ לְהַשְׂכִּ֔יל וַתִּקַּ֥ח מִפִּרְי֖וֹ וַתֹּאכַ֑ל וַתִּתֵּ֧ן גַּם־לְאִישָׁ֛הּ עִמָּ֖הּ וַיֹּאכַֽל׃

    Kadın ağacın meyvesinin yemeye uygun, gözlere çekici ve anlayış kazandırmak için arzu edilir olduğunu gördü. Meyvesinden aldı ve yedi. Yanındaki kocasına da verdi; o da yedi.

  2. Bereşit 24:28

    Vatarats hanaara vataged levet imah kadevarim haele.

    וַתָּ֙רָץ֙ הַֽנַּעֲרָ֔ וַתַּגֵּ֖ד לְבֵ֣ית אִמָּ֑הּ כַּדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה׃

    Genç kız koşup olanları annesinin evindekilere anlattı.

  3. Bereşit 26:28

    Bu ayette 2 kez

    Vayomeru rao rainu ki haya Adonay imah vanomer tehi na ala benotenu benenu uveneha venihreta verit imah.

    וַיֹּאמְר֗וּ רָא֣וֹ רָאִינוּ֮ כִּֽי־הָיָ֣ה יְהוָ֣ה ׀ עִמָּךְ֒ וַנֹּ֗אמֶר תְּהִ֨י נָ֥א אָלָ֛ה בֵּינוֹתֵ֖ינוּ בֵּינֵ֣ינוּ וּבֵינֶ֑ךָ וְנִכְרְתָ֥ה בְרִ֖ית עִמָּֽךְ׃

    Şöyle dediler: “Adonay’ın seninle olduğunu açıkça gördük. Bunun için dedik ki: Aramızda, seninle bizim aramızda bir ant olsun. Seninle bir antlaşma yapalım.

  4. Bereşit 28:15

    Vehine anohi imah uşemartiha behol aşer teleh vahaşivotiha el haadama hazot ki lo eezaveha ad aşer im asiti et aşer dibarti lah.

    וְהִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י עִמָּ֗ךְ וּשְׁמַרְתִּ֙יךָ֙ בְּכֹ֣ל אֲשֶׁר־תֵּלֵ֔ךְ וַהֲשִׁ֣בֹתִ֔יךָ אֶל־הָאֲדָמָ֖ה הַזֹּ֑את כִּ֚י לֹ֣א אֶֽעֱזָבְךָ֔ עַ֚ד אֲשֶׁ֣ר אִם־עָשִׂ֔יתִי אֵ֥ת אֲשֶׁר־דִּבַּ֖רְתִּי לָֽךְ׃

    İşte, ben seninleyim. Gittiğin her yerde seni koruyacak ve bu toprağa geri getireceğim. Sana söylediklerimi yerine getirinceye kadar seni bırakmayacağım.”

  5. Bereşit 29:25

    Vayehi vaboker vehine hi lea vayomer el lavan ma zot asita li halo verahel avadti imah velama rimitani.

    וַיְהִ֣י בַבֹּ֔קֶר וְהִנֵּה־הִ֖וא לֵאָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֶל־לָבָ֗ן מַה־זֹּאת֙ עָשִׂ֣יתָ לִּ֔י הֲלֹ֤א בְרָחֵל֙ עָבַ֣דְתִּי עִמָּ֔ךְ וְלָ֖מָּה רִמִּיתָֽנִי׃

    Sabah olunca bir de baktı ki yanındaki Lea! Yaakov, Lavan’a, “Bana bu yaptığın nedir?” dedi. “Sana Rahel için hizmet etmedim mi? Neden beni aldattın?”

  6. Bereşit 30:15

    Vatomer lah hameat kahteh et işi velakahat gam et dudae beni vatomer rahel lahen yişkav imah halayla tahat dudae veneh.

    וַתֹּ֣אמֶר לָ֗הּ הַמְעַט֙ קַחְתֵּ֣ךְ אֶת־אִישִׁ֔י וְלָקַ֕חַת גַּ֥ם אֶת־דּוּדָאֵ֖י בְּנִ֑י וַתֹּ֣אמֶר רָחֵ֗ל לָכֵן֙ יִשְׁכַּ֤ב עִמָּךְ֙ הַלַּ֔יְלָה תַּ֖חַת דּוּדָאֵ֥י בְנֵֽךְ׃

    Lea ona, “Kocamı aldığın yetmiyor mu? Şimdi oğlumun adamotlarını da mı alacaksın?” dedi. Rahel, “Öyleyse oğlunun adamotlarına karşılık bu gece seninle yatsın” dedi.

  7. Bereşit 30:16

    Vayavo yaakov min hasade baerev vatetse lea likrato vatomer elay tavo ki sahor sehartiha bedudae beni vayişkav imah balayla u.

    וַיָּבֹ֨א יַעֲקֹ֣ב מִן־הַשָּׂדֶה֮ בָּעֶרֶב֒ וַתֵּצֵ֨א לֵאָ֜ה לִקְרָאת֗וֹ וַתֹּ֙אמֶר֙ אֵלַ֣י תָּב֔וֹא כִּ֚י שָׂכֹ֣ר שְׂכַרְתִּ֔יךָ בְּדוּדָאֵ֖י בְּנִ֑י וַיִּשְׁכַּ֥ב עִמָּ֖הּ בַּלַּ֥יְלָה הֽוּא׃

    Yaakov akşam kırdan gelince Lea onu karşılamaya çıkıp, “Bana geleceksin” dedi. “Çünkü oğlumun adamotları karşılığında seni tuttum.” O gece Yaakov onunla yattı.

  8. Bereşit 31:3

    Vayomer Adonay el yaakov şuv el erets avoteha ulemoladteha veeheye imah.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶֽל־יַעֲקֹ֔ב שׁ֛וּב אֶל־אֶ֥רֶץ אֲבוֹתֶ֖יךָ וּלְמוֹלַדְתֶּ֑ךָ וְאֶֽהְיֶ֖ה עִמָּֽךְ׃

    Adonay, Yaakov’a, “Atalarının ülkesine, akrabalarının yanına dön” dedi. “Ben seninle olacağım.”

  9. Bereşit 31:38

    Ze esrim şana anohi imah reheleha veizeha lo şikelu veele tsoneha lo ahaleti.

    זֶה֩ עֶשְׂרִ֨ים שָׁנָ֤ה אָנֹכִי֙ עִמָּ֔ךְ רְחֵלֶ֥יךָ וְעִזֶּ֖יךָ לֹ֣א שִׁכֵּ֑לוּ וְאֵילֵ֥י צֹאנְךָ֖ לֹ֥א אָכָֽלְתִּי׃

    Yirmi yıldır seninleyim. Koyunların ve keçilerin düşük yapmadı; sürünün koçlarını yemedim.

  10. Bereşit 32:10

    Vayomer yaakov elohe avi avraham velohe avi yitshak Adonay haomer elay şuv leartseha ulemoladteha veetiva imah.

    וַיֹּאמֶר֮ יַעֲקֹב֒ אֱלֹהֵי֙ אָבִ֣י אַבְרָהָ֔ם וֵאלֹהֵ֖י אָבִ֣י יִצְחָ֑ק יְהוָ֞ה הָאֹמֵ֣ר אֵלַ֗י שׁ֧וּב לְאַרְצְךָ֛ וּלְמוֹלַדְתְּךָ֖ וְאֵיטִ֥יבָה עִמָּֽךְ׃

    Yaakov şöyle dua etti: “Atam Avraam’ın Tanrısı, babam Yitshak’ın Tanrısı! Bana, ‘Ülkene, akrabalarının yanına dön; sana iyilik edeceğim’ diyen Adonay!

  11. Bereşit 32:13

    Veata amarta hetev etiv imah vesamti et zaraha kehol hayam aşer lo yisafer merov.

    וְאַתָּ֣ה אָמַ֔רְתָּ הֵיטֵ֥ב אֵיטִ֖יב עִמָּ֑ךְ וְשַׂמְתִּ֤י אֶֽת־זַרְעֲךָ֙ כְּח֣וֹל הַיָּ֔ם אֲשֶׁ֥ר לֹא־יִסָּפֵ֖ר מֵרֹֽב׃

    Sen, ‘Sana mutlaka iyilik edeceğim. Soyunu denizin sayılamayacak kadar çok kumu gibi yapacağım’ demiştin.”

  12. Bereşit 39:10

    Vayehi kedaberah el yosef yom yom velo şama eleha lişkav etslah lihyot imah.

    וַיְהִ֕י כְּדַבְּרָ֥הּ אֶל־יוֹסֵ֖ף י֣וֹם ׀ י֑וֹם וְלֹא־שָׁמַ֥ע אֵלֶ֛יהָ לִשְׁכַּ֥ב אֶצְלָ֖הּ לִהְי֥וֹת עִמָּֽהּ׃

    Kadın her gün Yosef’le konuşuyordu. Ama Yosef onun yanında yatmayı, onunla birlikte olmayı kabul etmiyordu.

  13. Şemot 3:12

    Vayomer ki eheye imah veze leha haot ki anohi şelahtiha behotsiaha et haam mimitsrayim taavdun et haelohim al hahar haze.

    וַיֹּ֙אמֶר֙ כִּֽי־אֶֽהְיֶ֣ה עִמָּ֔ךְ וְזֶה־לְּךָ֣ הָא֔וֹת כִּ֥י אָנֹכִ֖י שְׁלַחְתִּ֑יךָ בְּהוֹצִֽיאֲךָ֤ אֶת־הָעָם֙ מִמִּצְרַ֔יִם תַּֽעַבְדוּן֙ אֶת־הָ֣אֱלֹהִ֔ים עַ֖ל הָהָ֥ר הַזֶּֽה׃

    Tanrı, “Ben seninle olacağım” dedi. “Seni benim gönderdiğimin işareti şu olacak: Halkı Mısır’dan çıkardığında bu dağda Tanrı’ya kulluk edeceksiniz.”

  14. Şemot 18:6

    Vayomer el moşe ani hotenha yitro ba eleha veişteha uşene vaneha imah.

    וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה אֲנִ֛י חֹתֶנְךָ֥ יִתְר֖וֹ בָּ֣א אֵלֶ֑יךָ וְאִ֨שְׁתְּךָ֔ וּשְׁנֵ֥י בָנֶ֖יהָ עִמָּֽהּ׃

    Moşe’ye, “Ben, kayınpederin Yitro, sana geliyorum; eşin ve onunla birlikte iki oğlu da yanımda” diye haber gönderdi.

  15. Şemot 18:18

    Navol tibol gam ata gam haam haze aşer imah ki haved mimeha hadavar lo tuhal asou levadeha.

    נָבֹ֣ל תִּבֹּ֔ל גַּם־אַתָּ֕ה גַּם־הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר עִמָּ֑ךְ כִּֽי־כָבֵ֤ד מִמְּךָ֙ הַדָּבָ֔ר לֹא־תוּכַ֥ל עֲשֹׂ֖הוּ לְבַדֶּֽךָ׃

    Hem sen hem de yanındaki bu halk iyice yıpranacaksınız. Bu iş sana fazla ağır geliyor; onu tek başına yapamazsın.

  16. Şemot 18:19

    Ata şema bekoli iatseha vihi Elohim imah heye ata laam mul haelohim veheveta ata et hadevarim el haelohim.

    עַתָּ֞ה שְׁמַ֤ע בְּקֹלִי֙ אִיעָ֣צְךָ֔ וִיהִ֥י אֱלֹהִ֖ים עִמָּ֑ךְ הֱיֵ֧ה אַתָּ֣ה לָעָ֗ם מ֚וּל הָֽאֱלֹהִ֔ים וְהֵבֵאתָ֥ אַתָּ֛ה אֶת־הַדְּבָרִ֖ים אֶל־הָאֱלֹהִֽים׃

    Şimdi beni dinle; sana öğüt vereyim, Tanrı seninle olsun. Tanrı’nın karşısında halkı sen temsil et; meseleleri Tanrı’ya sen götür.

  17. Şemot 19:9

    Vayomer Adonay el moşe hine anohi ba eleha beav heanan baavur yişma haam bedaberi imah vegam beha yaaminu leolam vayaged moşe et divre haam el Adonay.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י בָּ֣א אֵלֶיךָ֮ בְּעַ֣ב הֶֽעָנָן֒ בַּעֲב֞וּר יִשְׁמַ֤ע הָעָם֙ בְּדַבְּרִ֣י עִמָּ֔ךְ וְגַם־בְּךָ֖ יַאֲמִ֣ינוּ לְעוֹלָ֑ם וַיַּגֵּ֥ד מֹשֶׁ֛ה אֶת־דִּבְרֵ֥י הָעָ֖ם אֶל־יְהוָֽה׃

    Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Seninle konuştuğumda halk duysun ve sana da sonsuza dek güvensin diye sana koyu bir bulut içinde geleceğim.” Moşe halkın sözlerini Adonay’a bildirdi.

  18. Şemot 19:24

    Vayomer elav Adonay leh red vealita ata veaharon imah vehakohanim vehaam al yehersu laalot el Adonay pen yifrats bam.

    וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֤יו יְהוָה֙ לֶךְ־רֵ֔ד וְעָלִ֥יתָ אַתָּ֖ה וְאַהֲרֹ֣ן עִמָּ֑ךְ וְהַכֹּהֲנִ֣ים וְהָעָ֗ם אַל־יֶֽהֶרְס֛וּ לַעֲלֹ֥ת אֶל־יְהוָ֖ה פֶּן־יִפְרָץ־בָּֽם׃

    Adonay ona, “Git, aşağı in” dedi. “Sonra sen Aaron’la birlikte çık. Ama kâhinler ve halk Adonay’a çıkmak için sınırı aşmasınlar; yoksa onları vurur.”

  19. Şemot 22:15

    Vehi yefate betula aşer lo orasa veşahav imah mahor yimharena lo leişa.

    וְכִֽי־יְפַתֶּ֣ה אִ֗ישׁ בְּתוּלָ֛ה אֲשֶׁ֥ר לֹא־אֹרָ֖שָׂה וְשָׁכַ֣ב עִמָּ֑הּ מָהֹ֛ר יִמְהָרֶ֥נָּה לּ֖וֹ לְאִשָּֽׁה׃

    Bir adam nişanlı olmayan bir bakireyi baştan çıkarıp onunla yatarsa, mutlaka evlilik bedelini ödeyip onu eş olarak alacak.

  20. Şemot 22:24

    İm kesef talve et ami et heani imah lo tihye lo kenoşe lo tesimun alav neşeh.

    אִם־כֶּ֣סֶף ׀ תַּלְוֶ֣ה אֶת־עַמִּ֗י אֶת־הֶֽעָנִי֙ עִמָּ֔ךְ לֹא־תִהְיֶ֥ה ל֖וֹ כְּנֹשֶׁ֑ה לֹֽא־תְשִׂימ֥וּן עָלָ֖יו נֶֽשֶׁךְ׃

    Halkımdan birine, yanındaki yoksula borç para verirsen ona karşı baskıcı bir alacaklı gibi davranmayacaksın. Ona faiz yüklemeyeceksiniz.

  21. Şemot 34:3

    Veiş lo yaale imah vegam al yera behol hahar gam hatson vehabakar al yiru el mul hahar hau.

    וְאִישׁ֙ לֹֽא־יַעֲלֶ֣ה עִמָּ֔ךְ וְגַם־אִ֥ישׁ אַל־יֵרָ֖א בְּכָל־הָהָ֑ר גַּם־הַצֹּ֤אן וְהַבָּקָר֙ אַל־יִרְע֔וּ אֶל־מ֖וּל הָהָ֥ר הַהֽוּא׃

    Seninle kimse çıkmasın; dağın hiçbir yerinde kimse görünmesin. O dağın karşısında koyun, keçi ve sığır da otlamasın.”

  22. Şemot 34:10

    Vayomer hine anohi koret berit neged kal ameha eese niflaot aşer lo nivreu vehol haarets uvehol hagoyim veraa hol haam aşer ata vekirbo et maase Adonay ki nora u aşer ani ose imah.

    וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֣ה אָנֹכִי֮ כֹּרֵ֣ת בְּרִית֒ נֶ֤גֶד כָּֽל־עַמְּךָ֙ אֶעֱשֶׂ֣ה נִפְלָאֹ֔ת אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־נִבְרְא֥וּ בְכָל־הָאָ֖רֶץ וּבְכָל־הַגּוֹיִ֑ם וְרָאָ֣ה כָל־הָ֠עָם אֲשֶׁר־אַתָּ֨ה בְקִרְבּ֜וֹ אֶת־מַעֲשֵׂ֤ה יְהוָה֙ כִּֽי־נוֹרָ֣א ה֔וּא אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י עֹשֶׂ֥ה עִמָּֽךְ׃

    Şöyle dedi: “İşte, bir antlaşma yapıyorum. Bütün halkının önünde, yeryüzünde ve bütün uluslar arasında benzeri yaratılmamış harikalar yapacağım. Aralarında bulunduğun bütün halk Adonay’ın işini görecek. Çünkü seninle yapacağım şey hayranlık ve korku uyandıracak.

  23. Vayikra 20:14

    Veiş aşer yikah et işa veet imah zima hi baeş yisrefu oto veethen velo tihye zima betohehem.

    וְאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֨ר יִקַּ֧ח אֶת־אִשָּׁ֛ה וְאֶת־אִמָּ֖הּ זִמָּ֣ה הִ֑וא בָּאֵ֞שׁ יִשְׂרְפ֤וּ אֹתוֹ֙ וְאֶתְהֶ֔ן וְלֹא־תִהְיֶ֥ה זִמָּ֖ה בְּתוֹכְכֶֽם׃

    Bir erkek bir kadını ve onun annesini alırsa bu ahlaksızlıktır. Onu ve onları ateşte yakacaklar; aranızda ahlaksızlık olmayacak.

  24. Vayikra 25:6

    Vehayeta şabat haarets lahem leohla leha uleavdeha velaamateha velishireha uletoşaveha hagarim imah.

    וְ֠הָיְתָה שַׁבַּ֨ת הָאָ֤רֶץ לָכֶם֙ לְאָכְלָ֔ה לְךָ֖ וּלְעַבְדְּךָ֣ וְלַאֲמָתֶ֑ךָ וְלִשְׂכִֽירְךָ֙ וּלְתוֹשָׁ֣בְךָ֔ הַגָּרִ֖ים עִמָּֽךְ׃

    Ülkenin dinlenme yılında verdiği ürün sizin yiyeceğiniz olacak: Senin, kölenin, cariyenin, ücretli işçinin ve seninle yaşayan yerleşik yabancıların.

  25. Vayikra 25:35

    Bu ayette 2 kez

    Vehi yamuh ahiha umata yado imah vehehezakta bo ger vetoşav vahay imah.

    וְכִֽי־יָמ֣וּךְ אָחִ֔יךָ וּמָ֥טָה יָד֖וֹ עִמָּ֑ךְ וְהֶֽחֱזַ֣קְתָּ בּ֔וֹ גֵּ֧ר וְתוֹשָׁ֛ב וָחַ֖י עִמָּֽךְ׃

    Kardeşin yoksullaşır, yanında geçimini sağlayamaz duruma düşerse ona destek olacaksın. Yabancı ve konuk gibi senin yanında yaşayabilsin.

  26. Vayikra 25:36

    Al tikah meito neşeh vetarbit veyareta meeloheha vehe ahiha imah.

    אַל־תִּקַּ֤ח מֵֽאִתּוֹ֙ נֶ֣שֶׁךְ וְתַרְבִּ֔ית וְיָרֵ֖אתָ מֵֽאֱלֹהֶ֑יךָ וְחֵ֥י אָחִ֖יךָ עִמָּֽךְ׃

    Ondan faiz ya da fazlalık almayacaksın. Tanrından kork; kardeşin senin yanında yaşayabilsin.

  27. Vayikra 25:39

    Vehi yamuh ahiha imah venimkar lah lo taavod bo avodat aved.

    וְכִֽי־יָמ֥וּךְ אָחִ֛יךָ עִמָּ֖ךְ וְנִמְכַּר־לָ֑ךְ לֹא־תַעֲבֹ֥ד בּ֖וֹ עֲבֹ֥דַת עָֽבֶד׃

    Yanındaki kardeşin yoksullaşıp sana satılırsa onu köle gibi çalıştırmayacaksın.

  28. Vayikra 25:40

    Bu ayette 2 kez

    Kesahir ketoşav yihye imah ad şenat hayovel yaavod imah.

    כְּשָׂכִ֥יר כְּתוֹשָׁ֖ב יִהְיֶ֣ה עִמָּ֑ךְ עַד־שְׁנַ֥ת הַיֹּבֵ֖ל יַעֲבֹ֥ד עִמָּֽךְ׃

    Yanında ücretli işçi ve konuk gibi olacak. Yovel yılına kadar yanında çalışacak.

  29. Vayikra 25:47

    Bu ayette 2 kez

    Vehi tasig yad ger vetoşav imah umah ahiha imo venimkar leger toşav imah o leeker mişpahat ger.

    וְכִ֣י תַשִּׂ֗יג יַ֣ד גֵּ֤ר וְתוֹשָׁב֙ עִמָּ֔ךְ וּמָ֥ךְ אָחִ֖יךָ עִמּ֑וֹ וְנִמְכַּ֗ר לְגֵ֤ר תּוֹשָׁב֙ עִמָּ֔ךְ א֥וֹ לְעֵ֖קֶר מִשְׁפַּ֥חַת גֵּֽר׃

    Yanındaki yerleşik yabancı zenginleşir, kardeşin onun yanında yoksullaşır ve o yabancıya ya da yabancının ailesinden birine satılırsa,

  30. Bamidbar 11:16

    Vayomer Adonay el moşe esfa li şivim mizikne yisrael aşer yadata ki hem zikne haam veşoterav velakahta otam el ohel moed vehiteyatsevu şam imah.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה אֶסְפָה־לִּ֞י שִׁבְעִ֣ים אִישׁ֮ מִזִּקְנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ אֲשֶׁ֣ר יָדַ֔עְתָּ כִּי־הֵ֛ם זִקְנֵ֥י הָעָ֖ם וְשֹׁטְרָ֑יו וְלָקַחְתָּ֤ אֹתָם֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וְהִֽתְיַצְּב֥וּ שָׁ֖ם עִמָּֽךְ׃

    Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “İsrael’in ileri gelenlerinden, halkın ileri gelenleri ve görevlileri olduklarını bildiğin yetmiş adamı Benim için topla. Onları Buluşma Çadırı’na getir; orada seninle birlikte dursunlar.

  31. Bamidbar 22:9

    Vayavo Elohim el bilam vayomer mi haanaşim haele imah.

    וַיָּבֹ֥א אֱלֹהִ֖ים אֶל־בִּלְעָ֑ם וַיֹּ֕אמֶר מִ֛י הָאֲנָשִׁ֥ים הָאֵ֖לֶּה עִמָּֽךְ׃

    Tanrı Bilam’a gelip, “Yanındaki bu adamlar kim?” diye sordu.

  32. Devarim 2:7

    Ki Adonay eloheha berahha behol maase yadeha yada lehteha et hamidbar hagadol haze ze arbaim şana Adonay eloheha imah lo hasarta davar.

    כִּי֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ בֵּֽרַכְךָ֗ בְּכֹל֙ מַעֲשֵׂ֣ה יָדֶ֔ךָ יָדַ֣ע לֶכְתְּךָ֔ אֶת־הַמִּדְבָּ֥ר הַגָּדֹ֖ל הַזֶּ֑ה זֶ֣ה ׀ אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֗ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ עִמָּ֔ךְ לֹ֥א חָסַ֖רְתָּ דָּבָֽר׃

    Çünkü Tanrın Adonay elinin bütün işini kutsadı. Bu büyük çöldeki yürüyüşünü gözetti. Bu kırk yıl boyunca Tanrın Adonay seninleydi; hiçbir eksiğin olmadı.’

  33. Devarim 14:27

    Vehalevi aşer bişareha lo taazvenu ki en lo helek venahala imah.

    וְהַלֵּוִ֥י אֲשֶׁר־בִּשְׁעָרֶ֖יךָ לֹ֣א תַֽעַזְבֶ֑נּוּ כִּ֣י אֵ֥ין ל֛וֹ חֵ֥לֶק וְנַחֲלָ֖ה עִמָּֽךְ׃ (ס)

    Kapılarının içindeki Levi’yi ihmal etmeyeceksin. Çünkü onun seninle birlikte payı ve mirası yoktur.

  34. Devarim 14:29

    Uva halevi ki en lo helek venahala imah vehager vehayatom vehaalmana aşer bişareha veohlu vesaveu lemaan yevarehha Adonay eloheha behol maase yadeha aşer taase.

    וּבָ֣א הַלֵּוִ֡י כִּ֣י אֵֽין־לוֹ֩ חֵ֨לֶק וְנַחֲלָ֜ה עִמָּ֗ךְ וְ֠הַגֵּר וְהַיָּת֤וֹם וְהָֽאַלְמָנָה֙ אֲשֶׁ֣ר בִּשְׁעָרֶ֔יךָ וְאָכְל֖וּ וְשָׂבֵ֑עוּ לְמַ֤עַן יְבָרֶכְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּכָל־מַעֲשֵׂ֥ה יָדְךָ֖ אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֶֽׂה׃ (ס)

    Seninle birlikte payı ve mirası olmayan Levi, kapılarının içindeki yabancı, yetim ve dul gelip yiyecek ve doyacak. Böylece Tanrın Adonay elinle yaptığın her işte seni kutsasın.

  35. Devarim 15:16

    Vehaya ki yomar eleha lo etse meimah ki aheveha veet beteha ki tov lo imah.

    וְהָיָה֙ כִּֽי־יֹאמַ֣ר אֵלֶ֔יךָ לֹ֥א אֵצֵ֖א מֵעִמָּ֑ךְ כִּ֤י אֲהֵֽבְךָ֙ וְאֶת־בֵּיתֶ֔ךָ כִּי־ט֥וֹב ל֖וֹ עִמָּֽךְ׃

    Seni ve ev halkını sevdiği, yanında iyi durumda olduğu için sana, 'Yanından ayrılmayacağım' derse,

  36. Devarim 20:1

    Ki tetse lamilhama al oyeveha veraita sus varehev am rav mimeha lo tira mehem ki Adonay eloheha imah hamaalha meerets mitsrayim.

    כִּֽי־תֵצֵ֨א לַמִּלְחָמָ֜ה עַל־אֹיְבֶ֗יךָ וְֽרָאִ֜יתָ ס֤וּס וָרֶ֙כֶב֙ עַ֚ם רַ֣ב מִמְּךָ֔ לֹ֥א תִירָ֖א מֵהֶ֑ם כִּֽי־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ עִמָּ֔ךְ הַמַּֽעַלְךָ֖ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Düşmanlarına karşı savaşa çıktığında atlar, savaş arabaları ve senden daha kalabalık bir halk görürsen onlardan korkma. Çünkü seni Mısır ülkesinden çıkaran Tanrın Adonay seninledir.

  37. Devarim 20:12

    Veim lo taşlim imah veaseta imeha milhama vetsarta aleha.

    וְאִם־לֹ֤א תַשְׁלִים֙ עִמָּ֔ךְ וְעָשְׂתָ֥ה עִמְּךָ֖ מִלְחָמָ֑ה וְצַרְתָּ֖ עָלֶֽיהָּ׃

    Seninle barış yapmaz, sana karşı savaşırsa onu kuşatacaksın.

  38. Devarim 21:13

    Vehesira et simlat şivyah mealeha veyaşeva beveteha uvaheta et aviha veet imah yerah yamim veahar ken tavo eleha uvealtah vehayeta leha leişa.

    וְהֵסִ֩ירָה֩ אֶת־שִׂמְלַ֨ת שִׁבְיָ֜הּ מֵעָלֶ֗יהָ וְיָֽשְׁבָה֙ בְּבֵיתֶ֔ךָ וּבָֽכְתָ֛ה אֶת־אָבִ֥יהָ וְאֶת־אִמָּ֖הּ יֶ֣רַח יָמִ֑ים וְאַ֨חַר כֵּ֜ן תָּב֤וֹא אֵלֶ֙יהָ֙ וּבְעַלְתָּ֔הּ וְהָיְתָ֥ה לְךָ֖ לְאִשָּֽׁה׃

    Tutsaklık giysisini üzerinden çıkaracak; evinde kalıp tam bir ay babası ve annesi için ağlayacak. Ondan sonra onunla birlikte olabilir, kocası olabilirsin; o da senin eşin olacak.

  39. Devarim 22:23

    Ki yihye naara vetula meorasa leiş umetsaah bair veşahav imah.

    כִּ֤י יִהְיֶה֙ נער [נַעֲרָ֣ה] בְתוּלָ֔ה מְאֹרָשָׂ֖ה לְאִ֑ישׁ וּמְצָאָ֥הּ אִ֛ישׁ בָּעִ֖יר וְשָׁכַ֥ב עִמָּֽהּ׃

    Bir erkekle nişanlı bakire bir genç kadın varsa ve başka bir adam kentte ona rastlayıp onunla yatarsa,

  40. Devarim 22:25

    Bu ayette 2 kez

    Veim basade yimtsa haiş et hanaara hameorasa vehehezik bah haiş veşahav imah umet haiş aşer şahav imah levado.

    וְֽאִם־בַּשָּׂדֶ֞ה יִמְצָ֣א הָאִ֗ישׁ אֶת־הנער [הַֽנַּעֲרָה֙] הַמְאֹ֣רָשָׂ֔ה וְהֶחֱזִֽיק־בָּ֥הּ הָאִ֖ישׁ וְשָׁכַ֣ב עִמָּ֑הּ וּמֵ֗ת הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־שָׁכַ֥ב עִמָּ֖הּ לְבַדּֽוֹ׃

    Ama adam nişanlı genç kadına kırda rastlar, onu zorla tutup onunla yatarsa, yalnız onunla yatan adam ölecek.

  41. Devarim 22:28

    Ki yimtsa naara vetula aşer lo orasa utefasah veşahav imah venimtsau.

    כִּֽי־יִמְצָ֣א אִ֗ישׁ נער [נַעֲרָ֤ה] בְתוּלָה֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־אֹרָ֔שָׂה וּתְפָשָׂ֖הּ וְשָׁכַ֣ב עִמָּ֑הּ וְנִמְצָֽאוּ׃

    Bir adam nişanlı olmayan bakire bir genç kadına rastlar, onu yakalayıp onunla yatar ve bu durum ortaya çıkarsa,

  42. Devarim 22:29

    Venatan haiş haşohev imah laavi hanaara hamişim kasef velo tihye leişa tahat aşer inah lo yuhal şaleha kol yamav.

    וְ֠נָתַן הָאִ֨ישׁ הַשֹּׁכֵ֥ב עִמָּ֛הּ לַאֲבִ֥י הנער [הַֽנַּעֲרָ֖ה] חֲמִשִּׁ֣ים כָּ֑סֶף וְלֽוֹ־תִהְיֶ֣ה לְאִשָּׁ֗ה תַּ֚חַת אֲשֶׁ֣ר עִנָּ֔הּ לֹא־יוּכַ֥ל שַׁלְּחָ֖ה כָּל־יָמָֽיו׃ (ס)

    onunla yatan adam genç kadının babasına elli şekel gümüş verecek. Onu küçük düşürdüğü için kadın onun eşi olacak; adam yaşamı boyunca onu boşayamayacak.

  43. Devarim 31:6

    Hizku veimtsu al tireu veal taartsu mipenehem ki Adonay eloheha u haholeh imah lo yarpeha velo yaazveka.

    חִזְק֣וּ וְאִמְצ֔וּ אַל־תִּֽירְא֥וּ וְאַל־תַּעַרְצ֖וּ מִפְּנֵיהֶ֑ם כִּ֣י ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ ה֚וּא הַהֹלֵ֣ךְ עִמָּ֔ךְ לֹ֥א יַרְפְּךָ֖ וְלֹ֥א יַעַזְבֶֽךָּ׃ (פ)

    Güçlü ve cesur olun! Onlardan korkmayın, önlerinde dehşete düşmeyin. Çünkü seninle giden Tanrın Adonay'dır; seni bırakmayacak, terk etmeyecek.'

  44. Devarim 31:8

    Vadonay u haholeh lefaneha u yihye imah lo yarpeha velo yaazveka lo tira velo tehat.

    וַֽיהוָ֞ה ה֣וּא ׀ הַהֹלֵ֣ךְ לְפָנֶ֗יךָ ה֚וּא יִהְיֶ֣ה עִמָּ֔ךְ לֹ֥א יַרְפְּךָ֖ וְלֹ֣א יַֽעַזְבֶ֑ךָּ לֹ֥א תִירָ֖א וְלֹ֥א תֵחָֽת׃

    Önünden giden Adonay'dır. O seninle olacak; seni bırakmayacak, terk etmeyecek. Korkma, yılma.'

  45. Devarim 31:23

    Vayetsav et yehoşua bin nun vayomer hazak veemats ki ata tavi et bene yisrael el haarets aşer nişbati lahem veanohi eheye imah.

    וַיְצַ֞ו אֶת־יְהוֹשֻׁ֣עַ בִּן־נ֗וּן וַיֹּאמֶר֮ חֲזַ֣ק וֶֽאֱמָץ֒ כִּ֣י אַתָּ֗ה תָּבִיא֙ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֣עְתִּי לָהֶ֑ם וְאָנֹכִ֖י אֶֽהְיֶ֥ה עִמָּֽךְ׃

    Adonay, Nun oğlu Yeoşua'ya görevini bildirerek şöyle dedi: 'Güçlü ve cesur ol! Çünkü İsrael oğullarını onlara yemin ettiğim ülkeye sen getireceksin. Ben seninle olacağım.'