İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

vayehi

olmak; meydana gelmek, gerçekleşmek; hâle gelmek

vayehi okunuşu Tora’da 222 kez, 208 farklı ayette görülür.

İbranice karşılıklar
וַֽיְהִיוַֽיְחִ֣י
Temel kelimeler (lemmalar)
הָיָהחָיָה
Kökler
היהחיה

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit155 kullanım143 ayet
  • Şemot41 kullanım39 ayet
  • Vayikra1 kullanım1 ayet
  • Bamidbar16 kullanım16 ayet
  • Devarim9 kullanım9 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 1:3

    Vayomer Elohim yehi or vayehi or.

    וַיֹּ֥אמֶר אֱלֹהִ֖ים יְהִ֣י א֑וֹר וַֽיְהִי־אֽוֹר׃

    Tanrı, “Işık olsun” dedi ve ışık oldu.

  2. Bereşit 1:5

    Bu ayette 2 kez

    Vayikra Elohim laor yom velahoşeh kara layla vayehi erev vayehi voker yom ehad.

    וַיִּקְרָ֨א אֱלֹהִ֤ים ׀ לָאוֹר֙ י֔וֹם וְלַחֹ֖שֶׁךְ קָ֣רָא לָ֑יְלָה וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם אֶחָֽד׃ (פ)

    Tanrı ışığa “gündüz”, karanlığa “gece” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu: bir gün.

  3. Bereşit 1:7

    Vayaas Elohim et harakia vayavdel ben hamayim aşer mitahat larakia uven hamayim aşer meal larakia vayehi hen.

    וַיַּ֣עַשׂ אֱלֹהִים֮ אֶת־הָרָקִיעַ֒ וַיַּבְדֵּ֗ל בֵּ֤ין הַמַּ֙יִם֙ אֲשֶׁר֙ מִתַּ֣חַת לָרָקִ֔יעַ וּבֵ֣ין הַמַּ֔יִם אֲשֶׁ֖ר מֵעַ֣ל לָרָקִ֑יעַ וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Tanrı kubbeyi yaptı ve kubbenin altındaki sularla üstündeki suları birbirinden ayırdı. Böyle oldu.

  4. Bereşit 1:8

    Bu ayette 2 kez

    Vayikra Elohim larakia şamayim vayehi erev vayehi voker yom şeni.

    וַיִּקְרָ֧א אֱלֹהִ֛ים לָֽרָקִ֖יעַ שָׁמָ֑יִם וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם שֵׁנִֽי׃ (פ)

    Tanrı kubbeye “gök” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu: ikinci gün.

  5. Bereşit 1:9

    Vayomer Elohim yikavu hamayim mitahat haşamayim el makom ehad veterae hayabaşa vayehi hen.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים יִקָּו֨וּ הַמַּ֜יִם מִתַּ֤חַת הַשָּׁמַ֙יִם֙ אֶל־מָק֣וֹם אֶחָ֔ד וְתֵרָאֶ֖ה הַיַּבָּשָׁ֑ה וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Tanrı, “Göğün altındaki sular bir yere toplansın ve kuru yer görünsün” dedi. Böyle oldu.

  6. Bereşit 1:11

    Vayomer Elohim tadeşe haarets deşe esev mazria zera ets peri ose peri lemino aşer zaro vo al haarets vayehi hen.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים תַּֽדְשֵׁ֤א הָאָ֙רֶץ֙ דֶּ֔שֶׁא עֵ֚שֶׂב מַזְרִ֣יעַ זֶ֔רַע עֵ֣ץ פְּרִ֞י עֹ֤שֶׂה פְּרִי֙ לְמִינ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר זַרְעוֹ־ב֖וֹ עַל־הָאָ֑רֶץ וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Tanrı, “Yeryüzü yeşillik, tohum veren bitkiler ve türlerine göre meyve veren, tohumu kendi meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirsin” dedi. Böyle oldu.

  7. Bereşit 1:13

    Bu ayette 2 kez

    Vayehi erev vayehi voker yom şelişi.

    וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם שְׁלִישִֽׁי׃ (פ)

    Akşam oldu, sabah oldu: üçüncü gün.

  8. Bereşit 1:15

    Vehayu limorot birkia haşamayim lehair al haarets vayehi hen.

    וְהָי֤וּ לִמְאוֹרֹת֙ בִּרְקִ֣יעַ הַשָּׁמַ֔יִם לְהָאִ֖יר עַל־הָאָ֑רֶץ וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Yeryüzünü aydınlatmak için gök kubbesinde ışık kaynakları olsunlar” dedi. Böyle oldu.

  9. Bereşit 1:19

    Bu ayette 2 kez

    Vayehi erev vayehi voker yom revii.

    וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם רְבִיעִֽי׃ (פ)

    Akşam oldu, sabah oldu: dördüncü gün.

  10. Bereşit 1:23

    Bu ayette 2 kez

    Vayehi erev vayehi voker yom hamişi.

    וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם חֲמִישִֽׁי׃ (פ)

    Akşam oldu, sabah oldu: beşinci gün.

  11. Bereşit 1:24

    Vayomer Elohim totse haarets nefeş haya leminah behema varemes vehayeto erets leminah vayehi hen.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים תּוֹצֵ֨א הָאָ֜רֶץ נֶ֤פֶשׁ חַיָּה֙ לְמִינָ֔הּ בְּהֵמָ֥ה וָרֶ֛מֶשׂ וְחַֽיְתוֹ־אֶ֖רֶץ לְמִינָ֑הּ וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Tanrı, “Yeryüzü türlerine göre canlılar, evcil hayvanlar, yerde hareket eden canlılar ve türlerine göre yaban hayvanları çıkarsın” dedi. Böyle oldu.

  12. Bereşit 1:30

    Ulehol hayat haarets ulehol of haşamayim ulehol romes al haarets aşer bo nefeş haya et kol yerek esev leohla vayehi hen.

    וּֽלְכָל־חַיַּ֣ת הָ֠אָרֶץ וּלְכָל־ע֨וֹף הַשָּׁמַ֜יִם וּלְכֹ֣ל ׀ רוֹמֵ֣שׂ עַל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁר־בּוֹ֙ נֶ֣פֶשׁ חַיָּ֔ה אֶת־כָּל־יֶ֥רֶק עֵ֖שֶׂב לְאָכְלָ֑ה וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Yeryüzündeki bütün hayvanlara, gökteki bütün kuşlara ve yeryüzünde hareket eden, içinde yaşam bulunan her canlıya da yiyecek olarak bütün yeşil bitkileri verdim” dedi. Böyle oldu.

  13. Bereşit 1:31

    Bu ayette 2 kez

    Vayar Elohim et kol aşer asa vehine tov meod vayehi erev vayehi voker yom haşişi.

    וַיַּ֤רְא אֱלֹהִים֙ אֶת־כָּל־אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וְהִנֵּה־ט֖וֹב מְאֹ֑ד וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם הַשִּׁשִּֽׁי׃ (פ)

    Tanrı yaptığı her şeye baktı; işte, hepsi çok iyiydi. Akşam oldu, sabah oldu: altıncı gün.

  14. Bereşit 2:7

    Vayitser Adonay Elohim et haadam afar min haadama vayipah beapav nişmat hayim vayehi haadam lenefeş haya.

    וַיִּיצֶר֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהִ֜ים אֶת־הָֽאָדָ֗ם עָפָר֙ מִן־הָ֣אֲדָמָ֔ה וַיִּפַּ֥ח בְּאַפָּ֖יו נִשְׁמַ֣ת חַיִּ֑ים וַֽיְהִ֥י הָֽאָדָ֖ם לְנֶ֥פֶשׁ חַיָּֽה׃

    Adonay Tanrı insanı toprağın tozundan biçimlendirdi ve burnuna yaşam nefesini üfledi. Böylece insan canlı bir varlık oldu.

  15. Bereşit 4:2

    Vatosef laledet et ahiv et havel vayehi hevel roe tson vekayin haya oved adama.

    וַתֹּ֣סֶף לָלֶ֔דֶת אֶת־אָחִ֖יו אֶת־הָ֑בֶל וַֽיְהִי־הֶ֙בֶל֙ רֹ֣עֵה צֹ֔אן וְקַ֕יִן הָיָ֖ה עֹבֵ֥ד אֲדָמָֽה׃

    Sonra Kayin’in kardeşi Hevel’i doğurdu. Hevel sürü çobanı oldu; Kayin ise toprağı işliyordu.

  16. Bereşit 4:3

    Vayehi mikets yamim vayave kayin miperi haadama minha ladonay.

    וַֽיְהִ֖י מִקֵּ֣ץ יָמִ֑ים וַיָּבֵ֨א קַ֜יִן מִפְּרִ֧י הָֽאֲדָמָ֛ה מִנְחָ֖ה לַֽיהוָֽה׃

    Bir süre sonra Kayin toprağın ürünlerinden Adonay’a bir sunu getirdi.

  17. Bereşit 4:8

    Vayomer kayin el hevel ahiv vayehi bihyotam basade vayakom kayin el hevel ahiv vayahargeu.

    וַיֹּ֥אמֶר קַ֖יִן אֶל־הֶ֣בֶל אָחִ֑יו וַֽיְהִי֙ בִּהְיוֹתָ֣ם בַּשָּׂדֶ֔ה וַיָּ֥קָם קַ֛יִן אֶל־הֶ֥בֶל אָחִ֖יו וַיַּהַרְגֵֽהוּ׃

    Kayin kardeşi Hevel’le konuştu. Kırdayken Kayin kardeşi Hevel’e saldırdı ve onu öldürdü.

  18. Bereşit 4:17

    Vayeda kayin et işto vatahar vateled et hanoh vayehi bone ir vayikra şem hair keşem beno hanoh.

    וַיֵּ֤דַע קַ֙יִן֙ אֶת־אִשְׁתּ֔וֹ וַתַּ֖הַר וַתֵּ֣לֶד אֶת־חֲנ֑וֹךְ וַֽיְהִי֙ בֹּ֣נֶה עִ֔יר וַיִּקְרָא֙ שֵׁ֣ם הָעִ֔יר כְּשֵׁ֖ם בְּנ֥וֹ חֲנֽוֹךְ׃

    Kayin karısıyla birlikte oldu. Karısı gebe kaldı ve Hanoh’u doğurdu. Kayin bir kent kuruyordu; kente oğlu Hanoh’un adını verdi.

  19. Bereşit 5:3

    Vayehi adam şeloşim umeat şana vayoled bidmuto ketsalmo vayikra et şemo şet.

    וַֽיְחִ֣י אָדָ֗ם שְׁלֹשִׁ֤ים וּמְאַת֙ שָׁנָ֔ה וַיּ֥וֹלֶד בִּדְמוּת֖וֹ כְּצַלְמ֑וֹ וַיִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ שֵֽׁת׃

    Adam yüz otuz yıl yaşadıktan sonra kendisine benzer, kendi suretinde bir oğlu oldu. Ona Şet adını verdi.

  20. Bereşit 5:6

    Vayehi şet hameş şanim umeat şana vayoled et enoş.

    וַֽיְחִי־שֵׁ֕ת חָמֵ֥שׁ שָׁנִ֖ים וּמְאַ֣ת שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־אֱנֽוֹשׁ׃

    Şet yüz beş yıl yaşadıktan sonra Enoş’un babası oldu.

  21. Bereşit 5:7

    Vayehi şet ahare holido et enoş şeva şanim uşemone meot şana vayoled banim uvanot.

    וַֽיְחִי־שֵׁ֗ת אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־אֱנ֔וֹשׁ שֶׁ֣בַע שָׁנִ֔ים וּשְׁמֹנֶ֥ה מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃

    Şet, Enoş’un doğumundan sonra sekiz yüz yedi yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.

  22. Bereşit 5:9

    Vayehi enoş tişim şana vayoled et kenan.

    וַֽיְחִ֥י אֱנ֖וֹשׁ תִּשְׁעִ֣ים שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־קֵינָֽן׃

    Enoş doksan yıl yaşadıktan sonra Kenan’ın babası oldu.

  23. Bereşit 5:10

    Vayehi enoş ahare holido et kenan hameş esre şana uşemone meot şana vayoled banim uvanot.

    וַֽיְחִ֣י אֱנ֗וֹשׁ אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־קֵינָ֔ן חֲמֵ֤שׁ עֶשְׂרֵה֙ שָׁנָ֔ה וּשְׁמֹנֶ֥ה מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃

    Enoş, Kenan’ın doğumundan sonra sekiz yüz on beş yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.

  24. Bereşit 5:12

    Vayehi kenan şivim şana vayoled et mahalalel.

    וַֽיְחִ֥י קֵינָ֖ן שִׁבְעִ֣ים שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־מַֽהֲלַלְאֵֽל׃

    Kenan yetmiş yıl yaşadıktan sonra Mahalalel’in babası oldu.

  25. Bereşit 5:13

    Vayehi kenan ahare holido et mahalalel arbaim şana uşemone meot şana vayoled banim uvanot.

    וַיְחִ֣י קֵינָ֗ן אַחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־מַֽהֲלַלְאֵ֔ל אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֔ה וּשְׁמֹנֶ֥ה מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃

    Kenan, Mahalalel’in doğumundan sonra sekiz yüz kırk yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.

  26. Bereşit 5:15

    Vayehi mahalalel hameş şanim veşişim şana vayoled et yared.

    וַֽיְחִ֣י מַֽהֲלַלְאֵ֔ל חָמֵ֥שׁ שָׁנִ֖ים וְשִׁשִּׁ֣ים שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־יָֽרֶד׃

    Mahalalel altmış beş yıl yaşadıktan sonra Yered’in babası oldu.

  27. Bereşit 5:16

    Vayehi mahalalel ahare holido et yered şeloşim şana uşemone meot şana vayoled banim uvanot.

    וַֽיְחִ֣י מַֽהֲלַלְאֵ֗ל אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־יֶ֔רֶד שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה וּשְׁמֹנֶ֥ה מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃

    Mahalalel, Yered’in doğumundan sonra sekiz yüz otuz yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.

  28. Bereşit 5:18

    Vayehi yered şetayim veşişim şana umeat şana vayoled et hanoh.

    וַֽיְחִי־יֶ֕רֶד שְׁתַּ֧יִם וְשִׁשִּׁ֛ים שָׁנָ֖ה וּמְאַ֣ת שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־חֲנֽוֹךְ׃

    Yered yüz altmış iki yıl yaşadıktan sonra Hanoh’un babası oldu.

  29. Bereşit 5:19

    Vayehi yered ahare holido et hanoh şemone meot şana vayoled banim uvanot.

    וַֽיְחִי־יֶ֗רֶד אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־חֲנ֔וֹךְ שְׁמֹנֶ֥ה מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃

    Yered, Hanoh’un doğumundan sonra sekiz yüz yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.

  30. Bereşit 5:21

    Vayehi hanoh hameş veşişim şana vayoled et metuşalah.

    וַֽיְחִ֣י חֲנ֔וֹךְ חָמֵ֥שׁ וְשִׁשִּׁ֖ים שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־מְתוּשָֽׁלַח׃

    Hanoh altmış beş yıl yaşadıktan sonra Metuşelah’ın babası oldu.

  31. Bereşit 5:23

    Vayehi kol yeme hanoh hameş veşişim şana uşeloş meot şana.

    וַיְהִ֖י כָּל־יְמֵ֣י חֲנ֑וֹךְ חָמֵ֤שׁ וְשִׁשִּׁים֙ שָׁנָ֔ה וּשְׁלֹ֥שׁ מֵא֖וֹת שָׁנָֽה׃

    Hanoh’un bütün günleri üç yüz altmış beş yıl sürdü.

  32. Bereşit 5:25

    Vayehi metuşelah şeva uşemonim şana umeat şana vayoled et lameh.

    וַיְחִ֣י מְתוּשֶׁ֔לַח שֶׁ֧בַע וּשְׁמֹנִ֛ים שָׁנָ֖ה וּמְאַ֣ת שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־לָֽמֶךְ׃

    Metuşelah yüz seksen yedi yıl yaşadıktan sonra Lemeh’in babası oldu.

  33. Bereşit 5:26

    Vayehi metuşelah ahare holido et lemeh şetayim uşemonim şana uşeva meot şana vayoled banim uvanot.

    וַֽיְחִ֣י מְתוּשֶׁ֗לַח אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־לֶ֔מֶךְ שְׁתַּ֤יִם וּשְׁמוֹנִים֙ שָׁנָ֔ה וּשְׁבַ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃

    Metuşelah, Lemeh’in doğumundan sonra yedi yüz seksen iki yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.

  34. Bereşit 5:28

    Vayehi lemeh şetayim uşemonim şana umeat şana vayoled ben.

    וַֽיְחִי־לֶ֕מֶךְ שְׁתַּ֧יִם וּשְׁמֹנִ֛ים שָׁנָ֖ה וּמְאַ֣ת שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד בֵּֽן׃

    Lemeh yüz seksen iki yıl yaşadıktan sonra bir oğlu oldu.

  35. Bereşit 5:30

    Vayehi lemeh ahare holido et noah hameş vetişim şana vahameş meot şana vayoled banim uvanot.

    וַֽיְחִי־לֶ֗מֶךְ אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־נֹ֔חַ חָמֵ֤שׁ וְתִשְׁעִים֙ שָׁנָ֔ה וַחֲמֵ֥שׁ מֵאֹ֖ת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃

    Lemeh, Noah’ın doğumundan sonra beş yüz doksan beş yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.

  36. Bereşit 5:31

    Vayehi kol yeme lemeh şeva veşivim şana uşeva meot şana vayamot.

    וַֽיְהִי֙ כָּל־יְמֵי־לֶ֔מֶךְ שֶׁ֤בַע וְשִׁבְעִים֙ שָׁנָ֔ה וּשְׁבַ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (ס)

    Lemeh’in bütün günleri yedi yüz yetmiş yedi yıl sürdü; sonra öldü.

  37. Bereşit 5:32

    Vayehi noah ben hameş meot şana vayoled noah et şem et ham veet yafet.

    וַֽיְהִי־נֹ֕חַ בֶּן־חֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֣וֹלֶד נֹ֔חַ אֶת־שֵׁ֖ם אֶת־חָ֥ם וְאֶת־יָֽפֶת׃

    Noah beş yüz yaşına gelmişti. Noah, Şem’in, Ham’ın ve Yefet’in babası oldu.

  38. Bereşit 6:1

    Vayehi ki hehel haadam larov al pene haadama uvanot yuledu lahem.

    וַֽיְהִי֙ כִּֽי־הֵחֵ֣ל הָֽאָדָ֔ם לָרֹ֖ב עַל־פְּנֵ֣י הָֽאֲדָמָ֑ה וּבָנ֖וֹת יֻלְּד֥וּ לָהֶֽם׃

    İnsanlar toprağın yüzünde çoğalmaya başladığında kızları da doğdu.

  39. Bereşit 7:10

    Vayehi leşivat hayamim ume hamabul hayu al haarets.

    וַֽיְהִ֖י לְשִׁבְעַ֣ת הַיָּמִ֑ים וּמֵ֣י הַמַּבּ֔וּל הָי֖וּ עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Yedi günün sonunda tufanın suları yeryüzüne geldi.

  40. Bereşit 7:12

    Vayehi hageşem al haarets arbaim yom vearbaim layla.

    וַֽיְהִ֥י הַגֶּ֖שֶׁם עַל־הָאָ֑רֶץ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָֽיְלָה׃

    Yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdı.

  41. Bereşit 7:17

    Vayehi hamabul arbaim yom al haarets vayirbu hamayim vayisu et hateva vataram meal haarets.

    וַֽיְהִ֧י הַמַּבּ֛וּל אַרְבָּעִ֥ים י֖וֹם עַל־הָאָ֑רֶץ וַיִּרְבּ֣וּ הַמַּ֗יִם וַיִּשְׂאוּ֙ אֶת־הַתֵּבָ֔ה וַתָּ֖רָם מֵעַ֥ל הָאָֽרֶץ׃

    Tufan yeryüzünde kırk gün sürdü. Sular çoğalıp gemiyi kaldırdı; gemi yerden yükseldi.

  42. Bereşit 8:6

    Vayehi mikets arbaim yom vayiftah noah et halon hateva aşer asa.

    וַֽיְהִ֕י מִקֵּ֖ץ אַרְבָּעִ֣ים י֑וֹם וַיִּפְתַּ֣ח נֹ֔חַ אֶת־חַלּ֥וֹן הַתֵּבָ֖ה אֲשֶׁ֥ר עָשָֽׂה׃

    Kırk günün sonunda Noah, gemide yaptığı pencereyi açtı.

  43. Bereşit 8:13

    Vayehi beahat veşeş meot şana barişon beehad lahodeş harevu hamayim meal haarets vayasar noah et mihse hateva vayar vehine harevu pene haadama.

    וַֽ֠יְהִי בְּאַחַ֨ת וְשֵׁשׁ־מֵא֜וֹת שָׁנָ֗ה בָּֽרִאשׁוֹן֙ בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֔דֶשׁ חָֽרְב֥וּ הַמַּ֖יִם מֵעַ֣ל הָאָ֑רֶץ וַיָּ֤סַר נֹ֙חַ֙ אֶת־מִכְסֵ֣ה הַתֵּבָ֔ה וַיַּ֕רְא וְהִנֵּ֥ה חָֽרְב֖וּ פְּנֵ֥י הָֽאֲדָמָֽה׃

    Noah’ın altı yüz birinci yılında, birinci ayın birinci gününde, yeryüzündeki sular kurumuştu. Noah geminin örtüsünü kaldırıp baktı; işte, toprağın yüzü kurumuştu.

  44. Bereşit 9:28

    Vayehi noah ahar hamabul şeloş meot şana vahamişim şana.

    וַֽיְחִי־נֹ֖חַ אַחַ֣ר הַמַּבּ֑וּל שְׁלֹ֤שׁ מֵאוֹת֙ שָׁנָ֔ה וַֽחֲמִשִּׁ֖ים שָׁנָֽה׃

    Noah tufandan sonra üç yüz elli yıl yaşadı.

  45. Bereşit 10:19

    Vayehi gevul hakenaani mitsidon boaha gerara ad aza boaha sedoma vaamora veadma utsevoyim ad laşa.

    וַֽיְהִ֞י גְּב֤וּל הַֽכְּנַעֲנִי֙ מִצִּידֹ֔ן בֹּאֲכָ֥ה גְרָ֖רָה עַד־עַזָּ֑ה בֹּאֲכָ֞ה סְדֹ֧מָה וַעֲמֹרָ֛ה וְאַדְמָ֥ה וּצְבֹיִ֖ם עַד־לָֽשַׁע׃

    Kenaanlıların sınırı Tsidon’dan Gerar yönünde Aza’ya, Sedom, Amora, Adma ve Tsevoyim yönünde Leşa’ya kadar uzanıyordu.

  46. Bereşit 10:30

    Vayehi moşavam mimeşa boaha sefara har hakedem.

    וַֽיְהִ֥י מוֹשָׁבָ֖ם מִמֵּשָׁ֑א בֹּאֲכָ֥ה סְפָ֖רָה הַ֥ר הַקֶּֽדֶם׃

    Yerleştikleri bölge Meşa’dan Sefar yönüne, doğudaki dağa kadar uzanıyordu.

  47. Bereşit 11:1

    Vayehi hol haarets safa ehat udevarim ahadim.

    וַֽיְהִ֥י כָל־הָאָ֖רֶץ שָׂפָ֣ה אֶחָ֑ת וּדְבָרִ֖ים אֲחָדִֽים׃

    Bütün yeryüzünde tek bir dil ve aynı sözler vardı.

  48. Bereşit 11:2

    Vayehi benaseam mikedem vayimtseu vika beerets şinar vayeşevu şam.

    וַֽיְהִ֖י בְּנָסְעָ֣ם מִקֶּ֑דֶם וַֽיִּמְצְא֥וּ בִקְעָ֛ה בְּאֶ֥רֶץ שִׁנְעָ֖ר וַיֵּ֥שְׁבוּ שָֽׁם׃

    Doğudan göç ederken Şinar ülkesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.

  49. Bereşit 11:11

    Vayehi şem ahare holido et arpahşad hameş meot şana vayoled banim uvanot.

    וַֽיְחִי־שֵׁ֗ם אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־אַרְפַּכְשָׁ֔ד חֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃ (ס)

    Şem, Arpahşad’ın doğumundan sonra beş yüz yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.

  50. Bereşit 11:13

    Vayehi arpahşad ahare holido et şelah şaloş şanim vearba meot şana vayoled banim uvanot.

    וַֽיְחִ֣י אַרְפַּכְשַׁ֗ד אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־שֶׁ֔לַח שָׁלֹ֣שׁ שָׁנִ֔ים וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃ (ס)

    Arpahşad, Şelah’ın doğumundan sonra dört yüz üç yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.

Kelimenin yapısı ve anlamı

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim וַֽיְהִי

Temel kelime (lemma) הָיָה

Kök — שורש (şoreş) היה

Türkçe anlam: olmak; meydana gelmek, gerçekleşmek; hâle gelmek

Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 187 kez

Teknik kodHC/Vqw3ms

İbranice biçim וַֽיְחִ֣י

Temel kelime (lemma) חָיָה

Kök — שורש (şoreş) חיה

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to be alive; to become alive; to live; to keep oneself alive; to save one's own life; to keep alive; to restore to life; to grow

Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 35 kez

Teknik kodHC/Vqw3ms
Veri ve yöntem

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.