İbranice biçim מִשְׁפַּ֥ט
Lemma מִשְׁפָּט
Kök — שורש (şoreş, kök) שפט
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): judgment
Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu çözümleme: 11 kullanım
Teknik kod
HNcmscTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 18 kez, 18 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim מִשְׁפַּ֥ט
Lemma מִשְׁפָּט
Kök — שורש (şoreş, kök) שפט
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): judgment
Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu çözümleme: 11 kullanım
HNcmscİbranice biçim מִשְׁפָּֽט
Lemma מִשְׁפָּט
Kök — שורש (şoreş, kök) שפט
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): judgment
Biçim: isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 6 kullanım
HNcmsaİbranice biçim מִשְׁפָּט֙
Lemma עֵין מִשְׁפָּט
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): En-mishpat
Biçim: özel ad
Bu çözümleme: 1 kullanım
HNpOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayaşuvu vayavou el en mişpat hi kadeş vayaku et kol sede haamaleki vegam et haemori hayoşev behatsetson tamar.
וַ֠יָּשֻׁבוּ וַיָּבֹ֜אוּ אֶל־עֵ֤ין מִשְׁפָּט֙ הִ֣וא קָדֵ֔שׁ וַיַּכּ֕וּ אֶֽת־כָּל־שְׂדֵ֖ה הָעֲמָלֵקִ֑י וְגַם֙ אֶת־הָ֣אֱמֹרִ֔י הַיֹּשֵׁ֖ב בְּחַֽצְצֹ֥ן תָּמָֽר׃
Sonra dönüp En-Mişpat’a, yani Kadeş’e geldiler. Amaleklilerin bütün topraklarını ve Hatsatson-Tamar’da yaşayan Emorileri de bozguna uğrattılar.
Halila leha measot kadavar haze lehamit tsadik im raşa vehaya hatsadik karaşa halila lah haşofet kol haarets lo yaase mişpat.
חָלִ֨לָה לְּךָ֜ מֵעֲשֹׂ֣ת ׀ כַּדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה לְהָמִ֤ית צַדִּיק֙ עִם־רָשָׁ֔ע וְהָיָ֥ה כַצַּדִּ֖יק כָּרָשָׁ֑ע חָלִ֣לָה לָּ֔ךְ הֲשֹׁפֵט֙ כָּל־הָאָ֔רֶץ לֹ֥א יַעֲשֶׂ֖ה מִשְׁפָּֽט׃
Dürüstü kötüyle birlikte öldürmek, dürüst ile kötüyü bir tutmak Senden uzak olsun! Bu Senden uzak olsun! Bütün yeryüzünün Yargıcı adaletle davranmaz mı?”
Lo tate mişpat evyoneha berivo.
לֹ֥א תַטֶּ֛ה מִשְׁפַּ֥ט אֶבְיֹנְךָ֖ בְּרִיבֽוֹ׃
Yoksulunun davasında adaleti saptırmayacaksın.
Veasita hoşen mişpat maase hoşev kemaase efod taasenu zahav tehelet veargaman vetolaat şani veşeş maşezar taase oto.
וְעָשִׂ֜יתָ חֹ֤שֶׁן מִשְׁפָּט֙ מַעֲשֵׂ֣ה חֹשֵׁ֔ב כְּמַעֲשֵׂ֥ה אֵפֹ֖ד תַּעֲשֶׂ֑נּוּ זָ֠הָב תְּכֵ֨לֶת וְאַרְגָּמָ֜ן וְתוֹלַ֧עַת שָׁנִ֛י וְשֵׁ֥שׁ מָשְׁזָ֖ר תַּעֲשֶׂ֥ה אֹתֽוֹ׃
Ustaca dokunmuş bir hüküm göğüslüğü yapacaksın. Onu efodun işçiliğiyle, altın, mavi, erguvan ve kırmızı yünle bükülmüş ince ketenden yapacaksın.
Venatata el hoşen hamişpat et haurim veet hatumim vehayu al lev aharon bevoo lifne Adonay venasa aharon et mişpat bene yisrael al libo lifne Adonay tamid.
וְנָתַתָּ֞ אֶל־חֹ֣שֶׁן הַמִּשְׁפָּ֗ט אֶת־הָאוּרִים֙ וְאֶת־הַתֻּמִּ֔ים וְהָיוּ֙ עַל־לֵ֣ב אַהֲרֹ֔ן בְּבֹא֖וֹ לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְנָשָׂ֣א אַ֠הֲרֹן אֶת־מִשְׁפַּ֨ט בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֧ל עַל־לִבּ֛וֹ לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה תָּמִֽיד׃ (ס)
Hüküm göğüslüğünün içine Urim ve Tumim’i koyacaksın. Aaron Adonay’ın önüne girdiğinde bunlar yüreğinin üzerinde olacak. Aaron, İsrael oğullarının hükmünü Adonay’ın önünde sürekli yüreğinin üzerinde taşıyacak.
Mişpat ehad yihye lahem kager kaezrah yihye ki ani Adonay elohehem.
מִשְׁפַּ֤ט אֶחָד֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם כַּגֵּ֥ר כָּאֶזְרָ֖ח יִהְיֶ֑ה כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃
Sizin için tek bir hüküm olacak; yabancı için de yerli için de aynı olacak. Çünkü Ben Tanrınız Adonay’ım.”
Veim en ahim leaviv unetatem et nahalato lişero hakarov elav mimişpahto veyaraş otah vehayeta livne yisrael lehukat mişpat kaaşer tsiva Adonay et moşe.
וְאִם־אֵ֣ין אַחִים֮ לְאָבִיו֒ וּנְתַתֶּ֣ם אֶת־נַחֲלָת֗וֹ לִשְׁאֵר֞וֹ הַקָּרֹ֥ב אֵלָ֛יו מִמִּשְׁפַּחְתּ֖וֹ וְיָרַ֣שׁ אֹתָ֑הּ וְֽהָ֨יְתָ֜ה לִבְנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לְחֻקַּ֣ת מִשְׁפָּ֔ט כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (ס)
Babasının erkek kardeşleri de yoksa mirasını boyundan kendisine en yakın akrabasına vereceksiniz; o miras alacak. Bu, Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi İsraeloğulları için bir hukuk kuralı olacak.”
Vehayu ele lahem lehukat mişpat ledorotehem behol moşevotehem.
וְהָי֨וּ אֵ֧לֶּה לָכֶ֛ם לְחֻקַּ֥ת מִשְׁפָּ֖ט לְדֹרֹתֵיכֶ֑ם בְּכֹ֖ל מוֹשְׁבֹתֵיכֶֽם׃
Bunlar bütün yerleşim yerlerinizde, kuşaklarınız boyunca sizin için hukuk kuralları olacak.
Ose mişpat yatom vealmana veohev ger latet lo lehem vesimla.
עֹשֶׂ֛ה מִשְׁפַּ֥ט יָת֖וֹם וְאַלְמָנָ֑ה וְאֹהֵ֣ב גֵּ֔ר לָ֥תֶת ל֖וֹ לֶ֥חֶם וְשִׂמְלָֽה׃
Yetimin ve dulun hakkını gözetir; yabancıyı sever, ona ekmek ve giysi verir.
Şofetim veşoterim titen leha behol şeareha aşer Adonay eloheha noten leha lişvateha veşafetu et haam mişpat tsedek.
שֹׁפְטִ֣ים וְשֹֽׁטְרִ֗ים תִּֽתֶּן־לְךָ֙ בְּכָל־שְׁעָרֶ֔יךָ אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ לִשְׁבָטֶ֑יךָ וְשָׁפְט֥וּ אֶת־הָעָ֖ם מִשְׁפַּט־צֶֽדֶק׃
Tanrın Adonay'ın sana verdiği bütün kentlerde, kabilelerin için yargıçlar ve görevliler atayacaksın. Halkı adil bir yargıyla yargılayacaklar.
Lo tate mişpat lo takir panim velo tikah şohad ki haşohad yeaver ene hahamim visalef divre tsadikim.
לֹא־תַטֶּ֣ה מִשְׁפָּ֔ט לֹ֥א תַכִּ֖יר פָּנִ֑ים וְלֹא־תִקַּ֣ח שֹׁ֔חַד כִּ֣י הַשֹּׁ֗חַד יְעַוֵּר֙ עֵינֵ֣י חֲכָמִ֔ים וִֽיסַלֵּ֖ף דִּבְרֵ֥י צַדִּיקִֽם׃
Adaleti saptırmayacak, kimseyi kayırmayacak, rüşvet almayacaksın. Çünkü rüşvet bilgelerin gözlerini kör eder, haklıların sözlerini çarpıtır.
Veze yihye mişpat hakohanim meet haam meet zovehe hazevah im şor im se venatan lakohen hazeroa vehalehayayim vehakeva.
וְזֶ֡ה יִהְיֶה֩ מִשְׁפַּ֨ט הַכֹּהֲנִ֜ים מֵאֵ֣ת הָעָ֗ם מֵאֵ֛ת זֹבְחֵ֥י הַזֶּ֖בַח אִם־שׁ֣וֹר אִם־שֶׂ֑ה וְנָתַן֙ לַכֹּהֵ֔ן הַזְּרֹ֥עַ וְהַלְּחָיַ֖יִם וְהַקֵּבָֽה׃
Halktan, sığır ya da davar kesenlerden kohenlerin alacağı hak şudur: Omuz, iki yanak ve mide kohene verilecek.
Pen yirdof goel hadam ahare harotseah ki yeham levavo vehisigo ki yirbe hadereh vehikau nafeş velo en mişpat mavet ki lo sone u lo mitemol şilşom.
פֶּן־יִרְדֹּף֩ גֹּאֵ֨ל הַדָּ֜ם אַחֲרֵ֣י הָרֹצֵ֗חַ כִּי־יֵחַם֮ לְבָבוֹ֒ וְהִשִּׂיג֛וֹ כִּֽי־יִרְבֶּ֥ה הַדֶּ֖רֶךְ וְהִכָּ֣הוּ נָ֑פֶשׁ וְלוֹ֙ אֵ֣ין מִשְׁפַּט־מָ֔וֶת כִּ֠י לֹ֣א שֹׂנֵ֥א ה֛וּא ל֖וֹ מִתְּמ֥וֹל שִׁלְשֽׁוֹם׃
Yoksa kanın öcünü alacak yakın, öfkesi alevlenmişken öldürenin peşine düşebilir; yol uzun olduğu için ona yetişip onu öldürebilir. Oysa önceden ona nefret beslemediği için öldüren kişi ölüm cezasını hak etmemiştir.
Ki et habehor ben hasenua yakir latet lo pi şenayim behol aşer yimatse lo ki u reşit ono lo mişpat habehora.
כִּי֩ אֶת־הַבְּכֹ֨ר בֶּן־הַשְּׂנוּאָ֜ה יַכִּ֗יר לָ֤תֶת לוֹ֙ פִּ֣י שְׁנַ֔יִם בְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־יִמָּצֵ֖א ל֑וֹ כִּי־הוּא֙ רֵאשִׁ֣ית אֹנ֔וֹ ל֖וֹ מִשְׁפַּ֥ט הַבְּכֹרָֽה׃ (ס)
Sevilmeyen eşin oğlunu ilk doğan olarak tanıyacak, sahip olduğu her şeyden ona iki pay verecek. Çünkü o, gücünün ilk ürünüdür; ilk doğanın hakkı onundur.
Vehi yihye veiş het mişpat mavet vehumat vetalita oto al ets.
וְכִֽי־יִהְיֶ֣ה בְאִ֗ישׁ חֵ֛טְא מִשְׁפַּט־מָ֖וֶת וְהוּמָ֑ת וְתָלִ֥יתָ אֹת֖וֹ עַל־עֵֽץ׃
Bir kişi ölüm cezasını gerektiren bir günah işler, öldürülür ve onu bir ağaca asarsan,
Lo tate mişpat ger yatom velo tahavol beged almana.
לֹ֣א תַטֶּ֔ה מִשְׁפַּ֖ט גֵּ֣ר יָת֑וֹם וְלֹ֣א תַחֲבֹ֔ל בֶּ֖גֶד אַלְמָנָֽה׃
Yabancının ve yetimin hakkını çiğnemeyecek, dulun giysisini rehin almayacaksın.
Arur mate mişpat ger yatom vealmana veamar kol haam amen.
אָר֗וּר מַטֶּ֛ה מִשְׁפַּ֥ט גֵּר־יָת֖וֹם וְאַלְמָנָ֑ה וְאָמַ֥ר כָּל־הָעָ֖ם אָמֵֽן׃ (ס)
"Yabancının, yetimin ve dulun hakkını çiğneyen lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diyecek.
Hatsur tamim poolo ki hol derahav mişpat el emuna veen avel tsadik veyaşar u.
הַצּוּר֙ תָּמִ֣ים פָּעֳל֔וֹ כִּ֥י כָל־דְּרָכָ֖יו מִשְׁפָּ֑ט אֵ֤ל אֱמוּנָה֙ וְאֵ֣ין עָ֔וֶל צַדִּ֥יק וְיָשָׁ֖ר הֽוּא׃
O Kaya'nın işi kusursuzdur; çünkü bütün yolları adalettir. Sadık, haksızlık etmeyen Tanrı; adil ve doğru olan Odur.