İçeriğe geç

TORA OKUNUŞ DİZİNİ

bah

Bu okunuş biçimi Tora’da 53 kez, 50 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit3 kullanım3 ayet
  • Şemot4 kullanım4 ayet
  • Vayikra8 kullanım8 ayet
  • Bamidbar17 kullanım16 ayet
  • Devarim21 kullanım19 ayet

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim בָּֽהּ

Lemma

Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.

Biçim: edat + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil

Bu çözümleme: 46 kullanım

Teknik kodHR/Sp3fs

İbranice biçim בָּֽךְ

Lemma

Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.

Biçim: edat + zamir eki, 2. kişi, dişil, tekil

Bu çözümleme: 7 kullanım

Teknik kodHR/Sp2fs

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 3:16

    El haişa amar harba arbe itsevoneh veheroneh beetsev teledi vanim veel işeh teşukateh veu yimşal bah.

    אֶֽל־הָאִשָּׁ֣ה אָמַ֗ר הַרְבָּ֤ה אַרְבֶּה֙ עִצְּבוֹנֵ֣ךְ וְהֵֽרֹנֵ֔ךְ בְּעֶ֖צֶב תֵּֽלְדִ֣י בָנִ֑ים וְאֶל־אִישֵׁךְ֙ תְּשׁ֣וּקָתֵ֔ךְ וְה֖וּא יִמְשָׁל־בָּֽךְ׃ (ס)

    Kadına şöyle dedi: “Çektiğin sıkıntıyı ve gebelik sancılarını çok artıracağım; acı içinde çocuk doğuracaksın. Arzun kocana yönelecek; o da sana hükmedecek.”

  2. Bereşit 21:23

    Veata hişavea li velohim hena im tişkor li ulenini ulenehdi kahesed aşer asiti imeha taase imadi veim haarets aşer garta bah.

    וְעַתָּ֗ה הִשָּׁ֨בְעָה לִּ֤י בֵֽאלֹהִים֙ הֵ֔נָּה אִם־תִּשְׁקֹ֣ר לִ֔י וּלְנִינִ֖י וּלְנֶכְדִּ֑י כַּחֶ֜סֶד אֲשֶׁר־עָשִׂ֤יתִי עִמְּךָ֙ תַּעֲשֶׂ֣ה עִמָּדִ֔י וְעִם־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־גַּ֥רְתָּה בָּֽהּ׃

    Şimdi burada Tanrı adına bana ant iç: Bana, oğluma ve torunuma hainlik etmeyeceksin. Ben sana nasıl iyilik gösterdiysem sen de bana ve yabancı olarak yaşadığın ülkeye öyle davranacaksın.”

  3. Bereşit 34:10

    Veitanu teşevu vehaarets tihye lifnehem şevu useharuha veheahazu bah.

    וְאִתָּ֖נוּ תֵּשֵׁ֑בוּ וְהָאָ֙רֶץ֙ תִּהְיֶ֣ה לִפְנֵיכֶ֔ם שְׁבוּ֙ וּסְחָר֔וּהָ וְהֵֽאָחֲז֖וּ בָּֽהּ׃

    Bizimle birlikte yaşayın. Ülke önünüzde açık; burada yerleşin, ticaret yapın ve mülk edinin.”

  4. Şemot 2:3

    Velo yahela od hatsefino vatikah lo tevat gome vatahmera vahemar uvazafet vatasem bah et hayeled vatasem basuf al sefat hayeor.

    וְלֹא־יָכְלָ֣ה עוֹד֮ הַצְּפִינוֹ֒ וַתִּֽקַּֽח־לוֹ֙ תֵּ֣בַת גֹּ֔מֶא וַתַּחְמְרָ֥ה בַחֵמָ֖ר וּבַזָּ֑פֶת וַתָּ֤שֶׂם בָּהּ֙ אֶת־הַיֶּ֔לֶד וַתָּ֥שֶׂם בַּסּ֖וּף עַל־שְׂפַ֥ת הַיְאֹֽר׃

    Artık onu saklayamayınca papirüsten bir sepet aldı, zift ve katranla kapladı. Çocuğu içine koyup Nil kıyısındaki sazların arasına bıraktı.

  5. Şemot 30:38

    İş aşer yaase hamoha lehariah bah venihrat meamav.

    אִ֛ישׁ אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֥ה כָמ֖וֹהָ לְהָרִ֣יחַ בָּ֑הּ וְנִכְרַ֖ת מֵעַמָּֽיו׃ (ס)

    Kokusunu duymak için onun benzerini yapan kişi halkından koparılacak.”

  6. Şemot 32:13

    Zehor leavraham leyitshak uleyisrael avadeha aşer nişbata lahem bah vatedaber alehem arbe et zarahem kehoheve haşamayim vehol haarets hazot aşer amarti eten lezarahem venahalu leolam.

    זְכֹ֡ר לְאַבְרָהָם֩ לְיִצְחָ֨ק וּלְיִשְׂרָאֵ֜ל עֲבָדֶ֗יךָ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֣עְתָּ לָהֶם֮ בָּךְ֒ וַתְּדַבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם אַרְבֶּה֙ אֶֽת־זַרְעֲכֶ֔ם כְּכוֹכְבֵ֖י הַשָּׁמָ֑יִם וְכָל־הָאָ֨רֶץ הַזֹּ֜את אֲשֶׁ֣ר אָמַ֗רְתִּי אֶתֵּן֙ לְזַרְעֲכֶ֔ם וְנָחֲל֖וּ לְעֹלָֽם׃

    Kulların Avraam’ı, Yitshak’ı ve İsrael’i hatırla. Onlara kendi üzerine ant içerek, ‘Soyunuzu göklerin yıldızları kadar çoğaltacağım. Sözünü ettiğim bu ülkenin tamamını soyunuza vereceğim; sonsuza dek onu mülk edinecekler’ dedin.”

  7. Şemot 38:30

    Vayaas bah et adne petah ohel moed veet mizbah hanehoşet veet mihbar hanehoşet aşer lo veet kol kele hamizbeah.

    וַיַּ֣עַשׂ בָּ֗הּ אֶת־אַדְנֵי֙ פֶּ֚תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וְאֵת֙ מִזְבַּ֣ח הַנְּחֹ֔שֶׁת וְאֶת־מִכְבַּ֥ר הַנְּחֹ֖שֶׁת אֲשֶׁר־ל֑וֹ וְאֵ֖ת כָּל־כְּלֵ֥י הַמִּזְבֵּֽחַ׃

    Onunla Buluşma Çadırı’nın giriş tabanlarını, bakır sunağı, onun bakır ızgarasını ve sunağın bütün gereçlerini yaptı;

  8. Vayikra 4:23

    O hoda elav hatato aşer hata bah vehevi et korbano seir izim zahar tamim.

    אֽוֹ־הוֹדַ֤ע אֵלָיו֙ חַטָּאת֔וֹ אֲשֶׁ֥ר חָטָ֖א בָּ֑הּ וְהֵבִ֧יא אֶת־קָרְבָּנ֛וֹ שְׂעִ֥יר עִזִּ֖ים זָכָ֥ר תָּמִֽים׃

    işlediği günah kendisine bildirilirse sunusu olarak kusursuz bir erkek keçi getirecek.

  9. Vayikra 5:3

    O hi yiga betumat adam lehol tumato aşer yitma bah venelam mimenu veu yada veaşem.

    א֣וֹ כִ֤י יִגַּע֙ בְּטֻמְאַ֣ת אָדָ֔ם לְכֹל֙ טֻמְאָת֔וֹ אֲשֶׁ֥ר יִטְמָ֖א בָּ֑הּ וְנֶעְלַ֣ם מִמֶּ֔נּוּ וְה֥וּא יָדַ֖ע וְאָשֵֽׁם׃

    Ya da insanı arınmamış kılan herhangi bir insan kirliliğine dokunur, bunun farkında olmaz ama sonradan öğrenirse suçlu olur.

  10. Vayikra 5:22

    O matsa aveda vehiheş bah venişba al şaker al ahat mikol aşer yaase haadam lahato vahena.

    אֽוֹ־מָצָ֧א אֲבֵדָ֛ה וְכִ֥חֶשׁ בָּ֖הּ וְנִשְׁבַּ֣ע עַל־שָׁ֑קֶר עַל־אַחַ֗ת מִכֹּ֛ל אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֥ה הָאָדָ֖ם לַחֲטֹ֥א בָהֵֽנָּה׃

    veya kaybolmuş bir şeyi bulup bunu inkâr eder ve yalan yere yemin ederse —insanın yaparak günaha girdiği bütün bu işlerden herhangi birinde—

  11. Vayikra 13:21

    Veim yirena hakohen vehine en bah sear lavan uşefala enena min haor vehi heha vehisgiro hakohen şivat yamim.

    וְאִ֣ם ׀ יִרְאֶ֣נָּה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֤ה אֵֽין־בָּהּ֙ שֵׂעָ֣ר לָבָ֔ן וּשְׁפָלָ֥ה אֵינֶ֛נָּה מִן־הָע֖וֹר וְהִ֣יא כֵהָ֑ה וְהִסְגִּיר֥וֹ הַכֹּהֵ֖ן שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃

    Kâhin incelediğinde lekenin içinde beyaz kıl yoksa, leke deriden daha aşağıda değilse ve solmuşsa kâhin o kişiyi yedi gün ayrı tutacak.

  12. Vayikra 15:19

    Veişa ki tihye zava dam yihye zovah bivsarah şivat yamim tihye venidatah vehol hanogea bah yitma ad haarev.

    וְאִשָּׁה֙ כִּֽי־תִהְיֶ֣ה זָבָ֔ה דָּ֛ם יִהְיֶ֥ה זֹבָ֖הּ בִּבְשָׂרָ֑הּ שִׁבְעַ֤ת יָמִים֙ תִּהְיֶ֣ה בְנִדָּתָ֔הּ וְכָל־הַנֹּגֵ֥עַ בָּ֖הּ יִטְמָ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃

    Bir kadının akıntısı varsa, bedeninden gelen akıntı kan ise yedi gün âdet nedeniyle ayrı kalma döneminde olacak. Ona dokunan herkes akşama kadar arınmamış olacak.

  13. Vayikra 18:3

    Kemaase erets mitsrayim aşer yeşavtem bah lo taasu uhemaase erets kenaan aşer ani mevi ethem şama lo taasu uvehukotehem lo telehu.

    כְּמַעֲשֵׂ֧ה אֶֽרֶץ־מִצְרַ֛יִם אֲשֶׁ֥ר יְשַׁבְתֶּם־בָּ֖הּ לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ וּכְמַעֲשֵׂ֣ה אֶֽרֶץ־כְּנַ֡עַן אֲשֶׁ֣ר אֲנִי֩ מֵבִ֨יא אֶתְכֶ֥ם שָׁ֙מָּה֙ לֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ וּבְחֻקֹּתֵיהֶ֖ם לֹ֥א תֵלֵֽכוּ׃

    Yaşadığınız Mısır ülkesinin yaptıklarını yapmayacaksınız. Sizi götürdüğüm Kenaan ülkesinin yaptıklarını da yapmayacak, onların kurallarına uymayacaksınız.

  14. Vayikra 20:22

    Uşemartem et kol hukotay veet kol mişpatay vaasitem otam velo taki ethem haarets aşer ani mevi ethem şama laşevet bah.

    וּשְׁמַרְתֶּ֤ם אֶת־כָּל־חֻקֹּתַי֙ וְאֶת־כָּל־מִשְׁפָּטַ֔י וַעֲשִׂיתֶ֖ם אֹתָ֑ם וְלֹא־תָקִ֤יא אֶתְכֶם֙ הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֨ר אֲנִ֜י מֵבִ֥יא אֶתְכֶ֛ם שָׁ֖מָּה לָשֶׁ֥בֶת בָּֽהּ׃

    Bütün kurallarımı ve bütün hükümlerimi gözetecek, onları uygulayacaksınız. Böylece yaşamanız için sizi götürdüğüm ülke sizi kusmayacak.

  15. Vayikra 26:32

    Vahaşimoti ani et haarets veşamemu aleha oyevehem hayoşevim bah.

    וַהֲשִׁמֹּתִ֥י אֲנִ֖י אֶת־הָאָ֑רֶץ וְשָֽׁמְמ֤וּ עָלֶ֙יהָ֙ אֹֽיְבֵיכֶ֔ם הַיֹּשְׁבִ֖ים בָּֽהּ׃

    Ülkeyi Ben ıssız bırakacağım. Oraya yerleşen düşmanlarınız onun durumuna şaşacak.

  16. Bamidbar 5:13

    Veşahav otah şihvat zera venelam meene işah venistera vehi nitmaa veed en bah vehi lo nitpasa.

    וְשָׁכַ֨ב אִ֣ישׁ אֹתָהּ֮ שִׁכְבַת־זֶרַע֒ וְנֶעְלַם֙ מֵעֵינֵ֣י אִישָׁ֔הּ וְנִסְתְּרָ֖ה וְהִ֣יא נִטְמָ֑אָה וְעֵד֙ אֵ֣ין בָּ֔הּ וְהִ֖וא לֹ֥א נִתְפָּֽשָׂה׃

    başka bir adam onunla cinsel ilişkiye girerse, bu kocasının gözünden gizli kalmışsa, kadın o adamla baş başa kalmış ve arınmamış duruma gelmişse, buna tanık yoksa ve kadın zorlanmamışsa;

  17. Bamidbar 5:20

    Veat ki satit tahat işeh vehi nitmet vayiten bah et şehaveto mibalade işeh.

    וְאַ֗תְּ כִּ֥י שָׂטִ֛ית תַּ֥חַת אִישֵׁ֖ךְ וְכִ֣י נִטְמֵ֑את וַיִּתֵּ֨ן אִ֥ישׁ בָּךְ֙ אֶת־שְׁכָבְתּ֔וֹ מִֽבַּלְעֲדֵ֖י אִישֵֽׁךְ׃

    Ama kocanla evliyken saptıysan, arınmamış duruma geldiysen ve kocandan başka bir adam seninle cinsel ilişkiye girdiyse—”

  18. Bamidbar 13:19

    Uma haarets aşer u yoşev bah hatova hi im raa uma hearim aşer u yoşev bahena habemahanim im bemivtsarim.

    וּמָ֣ה הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁר־הוּא֙ יֹשֵׁ֣ב בָּ֔הּ הֲטוֹבָ֥ה הִ֖וא אִם־רָעָ֑ה וּמָ֣ה הֶֽעָרִ֗ים אֲשֶׁר־הוּא֙ יוֹשֵׁ֣ב בָּהֵ֔נָּה הַבְּמַֽחֲנִ֖ים אִ֥ם בְּמִבְצָרִֽים׃

    Yaşadıkları ülke iyi mi kötü mü? Yaşadıkları şehirler nasıl; açık yerleşimler mi, surlu yerler mi?

  19. Bamidbar 13:20

    Uma haarets haşemena hi im raza hayeş bah ets im ayin vehithazaktem ulekahtem miperi haarets vehayamim yeme bikure anavim.

    וּמָ֣ה הָ֠אָרֶץ הַשְּׁמֵנָ֨ה הִ֜וא אִם־רָזָ֗ה הֲיֵֽשׁ־בָּ֥הּ עֵץ֙ אִם־אַ֔יִן וְהִ֨תְחַזַּקְתֶּ֔ם וּלְקַחְתֶּ֖ם מִפְּרִ֣י הָאָ֑רֶץ וְהַ֨יָּמִ֔ים יְמֵ֖י בִּכּוּרֵ֥י עֲנָבִֽים׃

    Toprak nasıl; verimli mi verimsiz mi? Orada ağaç var mı, yok mu? Cesur olun ve ülkenin meyvelerinden getirin.” O günler ilk üzümlerin olgunlaştığı zamandı.

  20. Bamidbar 14:30

    İm atem tavou el haarets aşer nasati et yadi leşaken ethem bah ki im kalev ben yefune vihoşua bin nun.

    אִם־אַתֶּם֙ תָּבֹ֣אוּ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֙אתִי֙ אֶת־יָדִ֔י לְשַׁכֵּ֥ן אֶתְכֶ֖ם בָּ֑הּ כִּ֚י אִם־כָּלֵ֣ב בֶּן־יְפֻנֶּ֔ה וִיהוֹשֻׁ֖עַ בִּן־נֽוּן׃

    Sizi yerleştirmek için elimi kaldırıp ant içtiğim ülkeye, Yefune oğlu Kalev ve Nun oğlu Yeoşua dışında, sizler asla girmeyeceksiniz.

  21. Bamidbar 14:31

    Vetapehem aşer amartem lavaz yihye veheveti otam veyadeu et haarets aşer meastem bah.

    וְטַ֨פְּכֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר אֲמַרְתֶּ֖ם לָבַ֣ז יִהְיֶ֑ה וְהֵבֵיאתִ֣י אֹתָ֔ם וְיָֽדְעוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר מְאַסְתֶּ֖ם בָּֽהּ׃

    Yağma edileceklerini söylediğiniz çocuklarınızı ise oraya getireceğim. Sizin reddettiğiniz ülkeyi onlar tanıyacak.

  22. Bamidbar 19:2

    Zot hukat hatora aşer tsiva Adonay lemor daber el bene yisrael veyikhu eleha fara aduma temima aşer en bah mum aşer lo ala aleha ol.

    זֹ֚את חֻקַּ֣ת הַתּוֹרָ֔ה אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה לֵאמֹ֑ר דַּבֵּ֣ר ׀ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְיִקְח֣וּ אֵלֶיךָ֩ פָרָ֨ה אֲדֻמָּ֜ה תְּמִימָ֗ה אֲשֶׁ֤ר אֵֽין־בָּהּ֙ מ֔וּם אֲשֶׁ֛ר לֹא־עָלָ֥ה עָלֶ֖יהָ עֹֽל׃

    Adonay’ın emrettiği Tora kuralı şudur: İsraeloğullarına söyle; sana tümüyle kızıl, kusursuz, üzerine boyunduruk konulmamış bir inek getirsinler.

  23. Bamidbar 32:39

    Vayelehu bene mahir ben menaşe gilada vayilkeduha vayoreş et haemori aşer bah.

    וַיֵּ֨לְכ֜וּ בְּנֵ֨י מָכִ֧יר בֶּן־מְנַשֶּׁ֛ה גִּלְעָ֖דָה וַֽיִּלְכְּדֻ֑הָ וַיּ֖וֹרֶשׁ אֶת־הָאֱמֹרִ֥י אֲשֶׁר־בָּֽהּ׃

    Menaşe oğlu Mahir’in oğulları Gilad’a gidip orayı ele geçirdiler ve orada bulunan Amorileri kovdular.

  24. Bamidbar 32:40

    Vayiten moşe et hagilad lemahir ben menaşe vayeşev bah.

    וַיִּתֵּ֤ן מֹשֶׁה֙ אֶת־הַגִּלְעָ֔ד לְמָכִ֖יר בֶּן־מְנַשֶּׁ֑ה וַיֵּ֖שֶׁב בָּֽהּ׃

    Moşe, Gilad’ı Menaşe oğlu Mahir’e verdi; o da oraya yerleşti.

  25. Bamidbar 33:53

    Vehoraştem et haarets vişavtem bah ki lahem natati et haarets lareşet otah.

    וְהוֹרַשְׁתֶּ֥ם אֶת־הָאָ֖רֶץ וִֽישַׁבְתֶּם־בָּ֑הּ כִּ֥י לָכֶ֛ם נָתַ֥תִּי אֶת־הָאָ֖רֶץ לָרֶ֥שֶׁת אֹתָֽהּ׃

    Ülkeyi ele geçirip oraya yerleşeceksiniz; çünkü onu mülk edinmeniz için size verdim.

  26. Bamidbar 33:55

    Veim lo torişu et yoşeve haarets mipenehem vehaya aşer totiru mehem lesikim beenehem velitsninim betsidehem vetsararu ethem al haarets aşer atem yoşevim bah.

    וְאִם־לֹ֨א תוֹרִ֜ישׁוּ אֶת־יֹשְׁבֵ֣י הָאָרֶץ֮ מִפְּנֵיכֶם֒ וְהָיָה֙ אֲשֶׁ֣ר תּוֹתִ֣ירוּ מֵהֶ֔ם לְשִׂכִּים֙ בְּעֵ֣ינֵיכֶ֔ם וְלִצְנִינִ֖ם בְּצִדֵּיכֶ֑ם וְצָרֲר֣וּ אֶתְכֶ֔ם עַל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם יֹשְׁבִ֥ים בָּֽהּ׃

    Ama ülkenin sakinlerini önünüzden kovmazsanız geride bıraktıklarınız gözlerinizde diken, böğürlerinizde sivri uçlar olacak. Yaşadığınız ülkede size düşmanlık edecekler.

  27. Bamidbar 35:17

    Veim beeven yad aşer yamut bah hikau vayamot rotseah u mot yumat harotseah.

    וְאִ֡ם בְּאֶ֣בֶן יָד֩ אֲשֶׁר־יָמ֨וּת בָּ֥הּ הִכָּ֛הוּ וַיָּמֹ֖ת רֹצֵ֣חַֽ ה֑וּא מ֥וֹת יוּמַ֖ת הָרֹצֵֽחַ׃

    Ya da öldürebilecek bir el taşıyla ona vurur ve o ölürse katildir. Katil kesinlikle öldürülecek.

  28. Bamidbar 35:23

    O vehol even aşer yamut bah belo reot vayapel alav vayamot veu lo oyev lo velo mevakeş raato.

    א֣וֹ בְכָל־אֶ֜בֶן אֲשֶׁר־יָמ֥וּת בָּהּ֙ בְּלֹ֣א רְא֔וֹת וַיַּפֵּ֥ל עָלָ֖יו וַיָּמֹ֑ת וְהוּא֙ לֹא־אוֹיֵ֣ב ל֔וֹ וְלֹ֥א מְבַקֵּ֖שׁ רָעָתֽוֹ׃

    Ya da onu görmeden öldürebilecek bir taşı üzerine düşürür ve o ölürse; ona düşman değilse ve kötülüğünü istemiyorsa,

  29. Bamidbar 35:25

    Vehitsilu haeda et harotseah miyad goel hadam veheşivu oto haeda el ir miklato aşer nas şama veyaşav bah ad mot hakohen hagadol aşer maşah oto beşemen hakodeş.

    וְהִצִּ֨ילוּ הָעֵדָ֜ה אֶת־הָרֹצֵ֗חַ מִיַּד֮ גֹּאֵ֣ל הַדָּם֒ וְהֵשִׁ֤יבוּ אֹתוֹ֙ הָֽעֵדָ֔ה אֶל־עִ֥יר מִקְלָט֖וֹ אֲשֶׁר־נָ֣ס שָׁ֑מָּה וְיָ֣שַׁב בָּ֗הּ עַד־מוֹת֙ הַכֹּהֵ֣ן הַגָּדֹ֔ל אֲשֶׁר־מָשַׁ֥ח אֹת֖וֹ בְּשֶׁ֥מֶן הַקֹּֽדֶשׁ׃

    Topluluk, adam öldüreni kan öcünü alan akrabanın elinden kurtaracak ve kaçtığı sığınma şehrine geri gönderecek. Kutsal yağla meshedilmiş büyük kohenin ölümüne kadar orada kalacak.

  30. Bamidbar 35:33

    Bu ayette 2 kez

    Velo tahanifu et haarets aşer atem bah ki hadam u yahanif et haarets velaarets lo yehupar ladam aşer şupah bah ki im bedam şofeho.

    וְלֹֽא־תַחֲנִ֣יפוּ אֶת־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר אַתֶּם֙ בָּ֔הּ כִּ֣י הַדָּ֔ם ה֥וּא יַחֲנִ֖יף אֶת־הָאָ֑רֶץ וְלָאָ֣רֶץ לֹֽא־יְכֻפַּ֗ר לַדָּם֙ אֲשֶׁ֣ר שֻׁפַּךְ־בָּ֔הּ כִּי־אִ֖ם בְּדַ֥ם שֹׁפְכֽוֹ׃

    İçinde bulunduğunuz ülkeyi kirletmeyeceksiniz. Çünkü kan ülkeyi kirletir; ülkede dökülen kan için, onu dökenin kanından başka kefaret sağlanamaz.

  31. Bamidbar 35:34

    Velo tetame et haarets aşer atem yoşevim bah aşer ani şohen betohah ki ani Adonay şohen betoh bene yisrael.

    וְלֹ֧א תְטַמֵּ֣א אֶת־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר אַתֶּם֙ יֹשְׁבִ֣ים בָּ֔הּ אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י שֹׁכֵ֣ן בְּתוֹכָ֑הּ כִּ֚י אֲנִ֣י יְהוָ֔ה שֹׁכֵ֕ן בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)

    İçinde yaşadığınız, Benim de ortasında bulunduğum ülkeyi kirletmeyeceksiniz. Çünkü Ben Adonay, İsraeloğullarının arasında bulunuyorum.”

  32. Devarim 1:22

    Vatikrevun elay kulehem vatomeru nişleha anaşim lefanenu veyahperu lanu et haarets veyaşivu otanu davar et hadereh aşer naale bah veet hearim aşer navo alehen.

    וַתִּקְרְב֣וּן אֵלַי֮ כֻּלְּכֶם֒ וַתֹּאמְר֗וּ נִשְׁלְחָ֤ה אֲנָשִׁים֙ לְפָנֵ֔ינוּ וְיַחְפְּרוּ־לָ֖נוּ אֶת־הָאָ֑רֶץ וְיָשִׁ֤בוּ אֹתָ֙נוּ֙ דָּבָ֔ר אֶת־הַדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר נַעֲלֶה־בָּ֔הּ וְאֵת֙ הֶֽעָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר נָבֹ֖א אֲלֵיהֶֽן׃

    Hepiniz bana yaklaşıp, ‘Önümüzden adamlar gönderelim. Bizim için ülkeyi araştırsınlar; çıkacağımız yol ve gireceğimiz şehirler hakkında bize haber getirsinler’ dediniz.

  33. Devarim 1:36

    Zulati kalev ben yefune u yirena velo eten et haarets aşer darah bah ulevanav yaan aşer mile ahare Adonay.

    זֽוּלָתִ֞י כָּלֵ֤ב בֶּן־יְפֻנֶּה֙ ה֣וּא יִרְאֶ֔נָּה וְלֽוֹ־אֶתֵּ֧ן אֶת־הָאָ֛רֶץ אֲשֶׁ֥ר דָּֽרַךְ־בָּ֖הּ וּלְבָנָ֑יו יַ֕עַן אֲשֶׁ֥ר מִלֵּ֖א אַחֲרֵ֥י יְהוָֽה׃

    Yefune oğlu Kalev dışında; o görecek. Adonay’ı tam bir bağlılıkla izlediği için ayak bastığı toprağı ona ve oğullarına vereceğim.’

  34. Devarim 6:15

    Ki el kana Adonay eloheha bekirbeha pen yehere af Adonay eloheha bah vehişmideha meal pene haadama.

    כִּ֣י אֵ֥ל קַנָּ֛א יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בְּקִרְבֶּ֑ךָ פֶּן־יֶ֠חֱרֶה אַף־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ בָּ֔ךְ וְהִשְׁמִ֣ידְךָ֔ מֵעַ֖ל פְּנֵ֥י הָאֲדָמָֽה׃ (ס)

    Çünkü arandaki Tanrın Adonay, yalnız Kendisine bağlılık isteyen Tanrı’dır. Tanrın Adonay’ın sana karşı öfkesi alevlenmesin ve seni yeryüzünden yok etmesin.

  35. Devarim 7:15

    Vehesir Adonay mimeha kol holi vehol madve mitsrayim haraim aşer yadata lo yesimam bah unetanam behol soneeha.

    וְהֵסִ֧יר יְהוָ֛ה מִמְּךָ֖ כָּל־חֹ֑לִי וְכָל־מַדְוֵי֩ מִצְרַ֨יִם הָרָעִ֜ים אֲשֶׁ֣ר יָדַ֗עְתָּ לֹ֤א יְשִׂימָם֙ בָּ֔ךְ וּנְתָנָ֖ם בְּכָל־שֹׂנְאֶֽיךָ׃

    Adonay bütün hastalıkları senden uzaklaştıracak. Bildiğin Mısır’ın kötü hastalıklarından hiçbirini sana vermeyecek; bunları senden nefret edenlerin hepsinin üzerine getirecek.

  36. Devarim 8:9

    Bu ayette 2 kez

    Erets aşer lo vemiskenut tohal bah lehem lo tehsar kol bah erets aşer avaneha varzel umeharareha tahtsov nehoşet.

    אֶ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר לֹ֤א בְמִסְכֵּנֻת֙ תֹּֽאכַל־בָּ֣הּ לֶ֔חֶם לֹֽא־תֶחְסַ֥ר כֹּ֖ל בָּ֑הּ אֶ֚רֶץ אֲשֶׁ֣ר אֲבָנֶ֣יהָ בַרְזֶ֔ל וּמֵהֲרָרֶ֖יהָ תַּחְצֹ֥ב נְחֹֽשֶׁת׃

    Yoksulluk içinde ekmek yemeyeceğin, hiçbir eksiğin olmayacak bir ülkeye; taşları demir olan, dağlarından bakır çıkaracağın bir ülkeye.

  37. Devarim 10:14

    Hen ladonay eloheha haşamayim uşeme haşamayim haarets vehol aşer bah.

    הֵ֚ן לַיהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ הַשָּׁמַ֖יִם וּשְׁמֵ֣י הַשָּׁמָ֑יִם הָאָ֖רֶץ וְכָל־אֲשֶׁר־בָּֽהּ׃

    İşte gökler, göklerin gökleri, yer ve içindeki her şey Tanrın Adonay’ındır.

  38. Devarim 11:12

    Erets aşer Adonay eloheha doreş otah tamid ene Adonay eloheha bah mereşit haşana vead aharit şana.

    אֶ֕רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ דֹּרֵ֣שׁ אֹתָ֑הּ תָּמִ֗יד עֵינֵ֨י יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ בָּ֔הּ מֵֽרֵשִׁית֙ הַשָּׁנָ֔ה וְעַ֖ד אַחֲרִ֥ית שָׁנָֽה׃ (ס)

    Tanrın Adonay’ın gözettiği bir ülkedir. Tanrın Adonay’ın gözleri yılın başından yılın sonuna kadar her zaman onun üzerindedir.

  39. Devarim 11:31

    Ki atem overim et hayarden lavo lareşet et haarets aşer Adonay elohehem noten lahem viriştem otah vişavtem bah.

    כִּ֤י אַתֶּם֙ עֹבְרִ֣ים אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן לָבֹא֙ לָרֶ֣שֶׁת אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶ֖ם נֹתֵ֣ן לָכֶ֑ם וִֽירִשְׁתֶּ֥ם אֹתָ֖הּ וִֽישַׁבְתֶּם־בָּֽהּ׃

    Çünkü Tanrınız Adonay’ın size verdiği ülkeye girip onu ele geçirmek için Yarden’i geçmek üzeresiniz. Onu ele geçirip oraya yerleşeceksiniz.

  40. Devarim 13:6

    Vehanavi hau o holem hahalom hau yumat ki diber sara al Adonay elohehem hamotsi ethem meerets mitsrayim vehapodeha mibet avadim lehadihaha min hadereh aşer tsiveha Adonay eloheha lalehet bah uviarta hara mikirbeha.

    וְהַנָּבִ֣יא הַה֡וּא א֣וֹ חֹלֵם֩ הַחֲל֨וֹם הַה֜וּא יוּמָ֗ת כִּ֣י דִבֶּר־סָ֠רָה עַל־יְהוָ֨ה אֱלֹֽהֵיכֶ֜ם הַמּוֹצִ֥יא אֶתְכֶ֣ם ׀ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֗יִם וְהַפֹּֽדְךָ֙ מִבֵּ֣ית עֲבָדִ֔ים לְהַדִּֽיחֲךָ֙ מִן־הַדֶּ֔רֶךְ אֲשֶׁ֧ר צִוְּךָ֛ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לָלֶ֣כֶת בָּ֑הּ וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃

    O peygamber ya da düş gören öldürülecek. Çünkü sizi Mısır ülkesinden çıkaran ve seni kölelik evinden kurtaran Tanrınız Adonay’a karşı başkaldırı sözleri söyledi. Seni, Tanrın Adonay’ın yürümeni buyurduğu yoldan saptırmaya çalıştı. Böylece arandaki kötülüğü kaldıracaksın.

  41. Devarim 13:16

    Hake take et yoşeve hair hahi lefi harev haharem otah veet kol aşer bah veet behemtah lefi harev.

    הַכֵּ֣ה תַכֶּ֗ה אֶת־יֹֽשְׁבֵ֛י הָעִ֥יר ההוא [הַהִ֖יא] לְפִי־חָ֑רֶב הַחֲרֵ֨ם אֹתָ֧הּ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־בָּ֛הּ וְאֶת־בְּהֶמְתָּ֖הּ לְפִי־חָֽרֶב׃

    O şehrin sakinlerini kesinlikle kılıçtan geçireceksin. Şehri, içindeki her şeyi ve hayvanlarını kılıçla tamamen yok edeceksin.

  42. Devarim 17:14

    Ki tavo el haarets aşer Adonay eloheha noten lah viriştah veyaşavta bah veamarta asima alay meleh kehol hagoyim aşer sevivotay.

    כִּֽי־תָבֹ֣א אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ נֹתֵ֣ן לָ֔ךְ וִֽירִשְׁתָּ֖הּ וְיָשַׁ֣בְתָּה בָּ֑הּ וְאָמַרְתָּ֗ אָשִׂ֤ימָה עָלַי֙ מֶ֔לֶךְ כְּכָל־הַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֥ר סְבִיבֹתָֽי׃

    Tanrın Adonay'ın sana verdiği ülkeye girip onu mülk edindiğinde ve oraya yerleştiğinde, 'Çevremdeki bütün uluslar gibi ben de başıma bir kral koyacağım' dersen,

  43. Devarim 21:3

    Vehaya hair hakerova el hehalal velakehu zikne hair hahi eglat bakar aşer lo ubad bah aşer lo maşeha beol.

    וְהָיָ֣ה הָעִ֔יר הַקְּרֹבָ֖ה אֶל־הֶחָלָ֑ל וְלָֽקְח֡וּ זִקְנֵי֩ הָעִ֨יר הַהִ֜וא עֶגְלַ֣ת בָּקָ֗ר אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־עֻבַּד֙ בָּ֔הּ אֲשֶׁ֥ר לֹא־מָשְׁכָ֖ה בְּעֹֽל׃

    Cesede en yakın kentin ileri gelenleri, hiç çalıştırılmamış, boyunduruk çekmemiş genç bir inek alacaklar.

  44. Devarim 21:14

    Bu ayette 2 kez

    Vehaya im lo hafatsta bah veşilahtah lenafşah umahor lo timkerena bakasef lo titamer bah tahat aşer initah.

    וְהָיָ֞ה אִם־לֹ֧א חָפַ֣צְתָּ בָּ֗הּ וְשִׁלַּחְתָּהּ֙ לְנַפְשָׁ֔הּ וּמָכֹ֥ר לֹא־תִמְכְּרֶ֖נָּה בַּכָּ֑סֶף לֹא־תִתְעַמֵּ֣ר בָּ֔הּ תַּ֖חַת אֲשֶׁ֥ר עִנִּיתָֽהּ׃ (ס)

    Ondan hoşnut kalmazsan onu kendi isteğince gitmekte özgür bırakacaksın. Onu kesinlikle para karşılığı satmayacak, ona köle gibi davranmayacaksın; çünkü onu küçük düşürdün.

  45. Devarim 22:12

    Gedilim taase lah al arba kanfot kesuteha aşer tehase bah.

    גְּדִלִ֖ים תַּעֲשֶׂה־לָּ֑ךְ עַל־אַרְבַּ֛ע כַּנְפ֥וֹת כְּסוּתְךָ֖ אֲשֶׁ֥ר תְּכַסֶּה־בָּֽהּ׃ (ס)

    Üzerine örttüğün giysinin dört köşesine bükülmüş iplerden püsküller yapacaksın.

  46. Devarim 22:25

    Veim basade yimtsa haiş et hanaara hameorasa vehehezik bah haiş veşahav imah umet haiş aşer şahav imah levado.

    וְֽאִם־בַּשָּׂדֶ֞ה יִמְצָ֣א הָאִ֗ישׁ אֶת־הנער [הַֽנַּעֲרָה֙] הַמְאֹ֣רָשָׂ֔ה וְהֶחֱזִֽיק־בָּ֥הּ הָאִ֖ישׁ וְשָׁכַ֣ב עִמָּ֑הּ וּמֵ֗ת הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־שָׁכַ֥ב עִמָּ֖הּ לְבַדּֽוֹ׃

    Ama adam nişanlı genç kadına kırda rastlar, onu zorla tutup onunla yatarsa, yalnız onunla yatan adam ölecek.

  47. Devarim 26:1

    Vehaya ki tavo el haarets aşer Adonay eloheha noten leha nahala viriştah veyaşavta bah.

    וְהָיָה֙ כִּֽי־תָב֣וֹא אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ נַחֲלָ֑ה וִֽירִשְׁתָּ֖הּ וְיָשַׁ֥בְתָּ בָּֽהּ׃

    Tanrın Adonay'ın sana miras olarak verdiği ülkeye girip onu mülk edindiğinde ve oraya yerleştiğinde,

  48. Devarim 28:48

    Veavadta et oyeveha aşer yeşalehenu Adonay bah beraav uvetsama uveerom uvehoser kol venatan ol barzel al tsavareha ad hişmido otah.

    וְעָבַדְתָּ֣ אֶת־אֹיְבֶ֗יךָ אֲשֶׁ֨ר יְשַׁלְּחֶ֤נּוּ יְהוָה֙ בָּ֔ךְ בְּרָעָ֧ב וּבְצָמָ֛א וּבְעֵירֹ֖ם וּבְחֹ֣סֶר כֹּ֑ל וְנָתַ֞ן עֹ֤ל בַּרְזֶל֙ עַל־צַוָּארֶ֔ךָ עַ֥ד הִשְׁמִיד֖וֹ אֹתָֽךְ׃

    Adonay'ın üzerine göndereceği düşmanlarına açlık, susuzluk, çıplaklık ve her türlü yoksunluk içinde hizmet edeceksin. Seni yok edinceye kadar boynuna demir bir boyunduruk koyacak.

  49. Devarim 28:60

    Veheşiv beha et kol madve mitsrayim aşer yagoreta mipenehem vedaveku bah.

    וְהֵשִׁ֣יב בְּךָ֗ אֵ֚ת כָּל־מַדְוֵ֣ה מִצְרַ֔יִם אֲשֶׁ֥ר יָגֹ֖רְתָּ מִפְּנֵיהֶ֑ם וְדָבְק֖וּ בָּֽךְ׃

    Korktuğun bütün Mısır hastalıklarını yeniden üzerine getirecek; sana yapışıp kalacaklar.

  50. Devarim 29:21

    Veamar hador haaharon benehem aşer yakumu meaharehem vehanaheri aşer yavo meerets rehoka verau et makot haarets hahi veet tahalueha aşer hila Adonay bah.

    וְאָמַ֞ר הַדּ֣וֹר הָֽאַחֲר֗וֹן בְּנֵיכֶם֙ אֲשֶׁ֤ר יָק֙וּמוּ֙ מֵאַ֣חֲרֵיכֶ֔ם וְהַ֨נָּכְרִ֔י אֲשֶׁ֥ר יָבֹ֖א מֵאֶ֣רֶץ רְחוֹקָ֑ה וְ֠רָאוּ אֶת־מַכּ֞וֹת הָאָ֤רֶץ הַהִוא֙ וְאֶת־תַּ֣חֲלֻאֶ֔יהָ אֲשֶׁר־חִלָּ֥ה יְהוָ֖ה בָּֽהּ׃

    Sizden sonra gelecek kuşak, ardınızdan yetişecek çocuklarınız ve uzak ülkeden gelen yabancı, o ülkenin belalarını ve Adonay'ın orada ortaya çıkardığı hastalıkları gördüklerinde şöyle diyecekler: