İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

vehi

ki; ...dığı/-diği; bağlayıcı parçacık · o; eril tekil üçüncü kişi zamiri

vehi okunuşu Tora’da 69 kez, 67 farklı ayette görülür.

İbranice karşılıklar
וְכִ֧יוְהִ֣יאוְהִ֖ואבְכִ֖י
Temel kelimeler (lemmalar)
כִּיהוּאבְּכִי
Kök
בכה

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit10 kullanım10 ayet
  • Şemot14 kullanım14 ayet
  • Vayikra24 kullanım24 ayet
  • Bamidbar12 kullanım10 ayet
  • Devarim9 kullanım9 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 3:6

    Vatere haişa ki tov haets lemaahal vehi taava u laenayim venehmad haets lehaskil vatikah mipiryo vatohal vatiten gam leişah imah vayohal.

    וַתֵּ֣רֶא הָֽאִשָּׁ֡ה כִּ֣י טוֹב֩ הָעֵ֨ץ לְמַאֲכָ֜ל וְכִ֧י תַֽאֲוָה־ה֣וּא לָעֵינַ֗יִם וְנֶחְמָ֤ד הָעֵץ֙ לְהַשְׂכִּ֔יל וַתִּקַּ֥ח מִפִּרְי֖וֹ וַתֹּאכַ֑ל וַתִּתֵּ֧ן גַּם־לְאִישָׁ֛הּ עִמָּ֖הּ וַיֹּאכַֽל׃

    Kadın ağacın meyvesinin yemeye uygun, gözlere çekici ve anlayış kazandırmak için arzu edilir olduğunu gördü. Meyvesinden aldı ve yedi. Yanındaki kocasına da verdi; o da yedi.

  2. Bereşit 19:20

    Hine na hair hazot kerova lanus şama vehi mitsar imaleta na şama halo mitsar hi utehi nafşi.

    הִנֵּה־נָ֠א הָעִ֨יר הַזֹּ֧את קְרֹבָ֛ה לָנ֥וּס שָׁ֖מָּה וְהִ֣יא מִצְעָ֑ר אִמָּלְטָ֨ה נָּ֜א שָׁ֗מָּה הֲלֹ֥א מִצְעָ֛ר הִ֖וא וּתְחִ֥י נַפְשִֽׁי׃

    İşte, şu kent kaçabileceğim kadar yakın; küçücük bir yer. Lütfen oraya kaçayım. Küçücük değil mi? Böylece canım kurtulur.”

  3. Bereşit 20:3

    Vayavo Elohim el avimeleh bahalom halayla vayomer lo hineha met al haişa aşer lakahta vehi beulat baal.

    וַיָּבֹ֧א אֱלֹהִ֛ים אֶל־אֲבִימֶ֖לֶךְ בַּחֲל֣וֹם הַלָּ֑יְלָה וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ הִנְּךָ֥ מֵת֙ עַל־הָאִשָּׁ֣ה אֲשֶׁר־לָקַ֔חְתָּ וְהִ֖וא בְּעֻ֥לַת בָּֽעַל׃

    Tanrı gece bir düşte Avimeleh’e gelip, “Aldığın kadın yüzünden öleceksin; çünkü o evli bir kadın” dedi.

  4. Bereşit 20:5

    Halo u amar li ahoti hi vehi gam hi amera ahi u betom levavi uvenikyon kapay asiti zot.

    הֲלֹ֨א ה֤וּא אָֽמַר־לִי֙ אֲחֹ֣תִי הִ֔וא וְהִֽיא־גַם־הִ֥וא אָֽמְרָ֖ה אָחִ֣י ה֑וּא בְּתָם־לְבָבִ֛י וּבְנִקְיֹ֥ן כַּפַּ֖י עָשִׂ֥יתִי זֹֽאת׃

    “O bana ‘Bu benim kız kardeşim’ demedi mi? Kendisi de ‘O benim erkek kardeşim’ dedi. Bunu temiz bir yürekle ve suçsuz ellerle yaptım.”

  5. Bereşit 29:12

    Vayaged yaakov lerahel ki ahi aviha u vehi ven rivka u vatarats vataged leaviha.

    וַיַּגֵּ֨ד יַעֲקֹ֜ב לְרָחֵ֗ל כִּ֣י אֲחִ֤י אָבִ֙יהָ֙ ה֔וּא וְכִ֥י בֶן־רִבְקָ֖ה ה֑וּא וַתָּ֖רָץ וַתַּגֵּ֥ד לְאָבִֽיהָ׃

    Yaakov, Rahel’e babasının akrabası, Rivka’nın oğlu olduğunu söyledi. Rahel koşup babasına haber verdi.

  6. Bereşit 33:11

    Kah na et birhati aşer huvat lah ki hanani Elohim vehi yeş li hol vayiftsar bo vayikah.

    קַח־נָ֤א אֶת־בִּרְכָתִי֙ אֲשֶׁ֣ר הֻבָ֣את לָ֔ךְ כִּֽי־חַנַּ֥נִי אֱלֹהִ֖ים וְכִ֣י יֶשׁ־לִי־כֹ֑ל וַיִּפְצַר־בּ֖וֹ וַיִּקָּֽח׃

    Lütfen sana getirilen armağanımı al. Tanrı bana iyilik etti; ihtiyacım olan her şey var.” Yaakov ısrar edince Esav kabul etti.

  7. Bereşit 38:14

    Vatasar bigde almenutah mealeha vatehas batsaif vatitalaf vateşev befetah enayim aşer al dereh timnata ki raata ki gadal şela vehi lo nitena lo leişa.

    וַתָּסַר֩ בִּגְדֵ֨י אַלְמְנוּתָ֜הּ מֵֽעָלֶ֗יהָ וַתְּכַ֤ס בַּצָּעִיף֙ וַתִּתְעַלָּ֔ף וַתֵּ֙שֶׁב֙ בְּפֶ֣תַח עֵינַ֔יִם אֲשֶׁ֖ר עַל־דֶּ֣רֶךְ תִּמְנָ֑תָה כִּ֤י רָאֲתָה֙ כִּֽי־גָדַ֣ל שֵׁלָ֔ה וְהִ֕וא לֹֽא־נִתְּנָ֥ה ל֖וֹ לְאִשָּֽׁה׃

    Tamar dulluk giysilerini çıkardı, bir örtüyle yüzünü örtüp sarındı ve Timna yolu üzerindeki Enayim’in girişine oturdu. Çünkü Şela’nın büyüdüğünü, ama kendisinin ona eş olarak verilmediğini görmüştü.

  8. Bereşit 38:25

    Hi mutset vehi şaleha el hamiha lemor leiş aşer ele lo anohi hara vatomer haker na lemi hahotemet vehapetilim vehamate haele.

    הִ֣וא מוּצֵ֗את וְהִ֨יא שָׁלְחָ֤ה אֶל־חָמִ֙יהָ֙ לֵאמֹ֔ר לְאִישׁ֙ אֲשֶׁר־אֵ֣לֶּה לּ֔וֹ אָנֹכִ֖י הָרָ֑ה וַתֹּ֙אמֶר֙ הַכֶּר־נָ֔א לְמִ֞י הַחֹתֶ֧מֶת וְהַפְּתִילִ֛ים וְהַמַּטֶּ֖ה הָאֵֽלֶּה׃

    Tamar dışarı çıkarılırken kayınpederine haber gönderdi: “Bu eşyaların sahibi olan adamdan hamileyim.” Ardından, “Lütfen tanı: Bu mühür, bu kordonlar ve bu değnek kimin?” dedi.

  9. Bereşit 40:10

    Uvagefen şeloşa sarigim vehi heforahat aleta nitsah hivşilu aşkeloteha anavim.

    וּבַגֶּ֖פֶן שְׁלֹשָׁ֣ה שָׂרִיגִ֑ם וְהִ֤יא כְפֹרַ֙חַת֙ עָלְתָ֣ה נִצָּ֔הּ הִבְשִׁ֥ילוּ אַשְׁכְּלֹתֶ֖יהָ עֲנָבִֽים׃

    “Asmanın üç dalı vardı. Tomurcuklanır tomurcuklanmaz çiçek açtı, salkımları üzüm verip olgunlaştı.

  10. Bereşit 45:26

    Vayagidu lo lemor od yosef hay vehi u moşel behol erets mitsrayim vayafag libo ki lo heemin lahem.

    וַיַּגִּ֨דוּ ל֜וֹ לֵאמֹ֗ר ע֚וֹד יוֹסֵ֣ף חַ֔י וְכִֽי־ה֥וּא מֹשֵׁ֖ל בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וַיָּ֣פָג לִבּ֔וֹ כִּ֥י לֹא־הֶאֱמִ֖ין לָהֶֽם׃

    Ona, “Yosef hâlâ yaşıyor! Üstelik bütün Mısır ülkesini yönetiyor!” dediler. Yaakov’un yüreği donakaldı; onlara inanmadı.

  11. Şemot 3:11

    Vayomer moşe el haelohim mi anohi ki eleh el paro vehi otsi et bene yisrael mimitsrayim.

    וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶל־הָ֣אֱלֹהִ֔ים מִ֣י אָנֹ֔כִי כִּ֥י אֵלֵ֖ךְ אֶל־פַּרְעֹ֑ה וְכִ֥י אוֹצִ֛יא אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל מִמִּצְרָֽיִם׃

    Moşe, Tanrı’ya, “Ben kimim ki Firavun’a gideyim, İsrael oğullarını Mısır’dan çıkarayım?” dedi.

  12. Şemot 4:31

    Vayaamen haam vayişmeu ki fakad Adonay et bene yisrael vehi raa et onyam vayikedu vayişetahavu.

    וַֽיַּאֲמֵ֖ן הָעָ֑ם וַֽיִּשְׁמְע֡וּ כִּֽי־פָקַ֨ד יְהוָ֜ה אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְכִ֤י רָאָה֙ אֶת־עָנְיָ֔ם וַֽיִּקְּד֖וּ וַיִּֽשְׁתַּחֲוּֽוּ׃

    Halk inandı. Adonay’ın İsrael oğullarıyla ilgilendiğini ve çektikleri eziyeti gördüğünü duyunca başlarını eğip yere kapandılar.

  13. Şemot 12:48

    Vehi yagur iteha ger veasa fesah ladonay himol lo hol zahar veaz yikrav laasoto vehaya keezrah haarets vehol arel lo yohal bo.

    וְכִֽי־יָג֨וּר אִתְּךָ֜ גֵּ֗ר וְעָ֣שָׂה פֶסַח֮ לַיהוָה֒ הִמּ֧וֹל ל֣וֹ כָל־זָכָ֗ר וְאָז֙ יִקְרַ֣ב לַעֲשֹׂת֔וֹ וְהָיָ֖ה כְּאֶזְרַ֣ח הָאָ֑רֶץ וְכָל־עָרֵ֖ל לֹֽא־יֹ֥אכַל בּֽוֹ׃

    Yanında yaşayan bir yabancı Adonay için Pesah kurbanı sunmak isterse, ona ait bütün erkekler sünnet edilmelidir. O zaman onu sunmak için yaklaşabilir ve ülkenin yerlisi gibi olur. Sünnetsiz hiç kimse ondan yemeyecek.

  14. Şemot 21:7

    Vehi yimkor et bito leama lo tetse ketset haavadim.

    וְכִֽי־יִמְכֹּ֥ר אִ֛ישׁ אֶת־בִּתּ֖וֹ לְאָמָ֑ה לֹ֥א תֵצֵ֖א כְּצֵ֥את הָעֲבָדִֽים׃

    Bir adam kızını cariye olarak satarsa kız, erkek kölelerin çıktığı biçimde çıkmayacak.

  15. Şemot 21:14

    Vehi yazid al reeu leharego vearema meim mizbehi tikahenu lamut.

    וְכִֽי־יָזִ֥ד אִ֛ישׁ עַל־רֵעֵ֖הוּ לְהָרְג֣וֹ בְעָרְמָ֑ה מֵעִ֣ם מִזְבְּחִ֔י תִּקָּחֶ֖נּוּ לָמֽוּת׃ (ס)

    Bir adam komşusuna karşı kasıtla davranıp onu hileyle öldürürse, ölmesi için onu sunağımın yanından bile alacaksın.

  16. Şemot 21:18

    Vehi yerivun anaşim vehika et reeu beeven o veegrof velo yamut venafal lemişkav.

    וְכִֽי־יְרִיבֻ֣ן אֲנָשִׁ֔ים וְהִכָּה־אִישׁ֙ אֶת־רֵעֵ֔הוּ בְּאֶ֖בֶן א֣וֹ בְאֶגְרֹ֑ף וְלֹ֥א יָמ֖וּת וְנָפַ֥ל לְמִשְׁכָּֽב׃

    Adamlar kavga eder ve biri ötekine taşla ya da yumrukla vurursa, vurulan ölmez ama yatağa düşerse,

  17. Şemot 21:20

    Vehi yake et avdo o et amato başevet umet tahat yado nakom yinakem.

    וְכִֽי־יַכֶּה֩ אִ֨ישׁ אֶת־עַבְדּ֜וֹ א֤וֹ אֶת־אֲמָתוֹ֙ בַּשֵּׁ֔בֶט וּמֵ֖ת תַּ֣חַת יָד֑וֹ נָקֹ֖ם יִנָּקֵֽם׃

    Bir adam kölesine ya da cariyesine değnekle vurur ve köle onun eli altında ölürse, bunun cezası kesinlikle verilecektir.

  18. Şemot 21:22

    Vehi yinatsu anaşim venagefu işa hara veyatseu yeladeha velo yihye ason anoş yeaneş kaaşer yaşit alav baal haişa venatan biflilim.

    וְכִֽי־יִנָּצ֣וּ אֲנָשִׁ֗ים וְנָ֨גְפ֜וּ אִשָּׁ֤ה הָרָה֙ וְיָצְא֣וּ יְלָדֶ֔יהָ וְלֹ֥א יִהְיֶ֖ה אָס֑וֹן עָנ֣וֹשׁ יֵעָנֵ֗שׁ כַּֽאֲשֶׁ֨ר יָשִׁ֤ית עָלָיו֙ בַּ֣עַל הָֽאִשָּׁ֔ה וְנָתַ֖ן בִּפְלִלִֽים׃

    Adamlar dövüşürken hamile bir kadına çarpar ve kadın çocuklarını düşürürse, ama başka bir ölüm olmazsa, kadının kocasının talep ettiği tazminat ödenecektir; ödeme yargıçların kararına göre yapılacaktır.

  19. Şemot 21:26

    Vehi yake et en avdo o et en amato veşihatah lahofşi yeşalehenu tahat eno.

    וְכִֽי־יַכֶּ֨ה אִ֜ישׁ אֶת־עֵ֥ין עַבְדּ֛וֹ אֽוֹ־אֶת־עֵ֥ין אֲמָת֖וֹ וְשִֽׁחֲתָ֑הּ לַֽחָפְשִׁ֥י יְשַׁלְּחֶ֖נּוּ תַּ֥חַת עֵינֽוֹ׃ (ס)

    Bir adam kölesinin ya da cariyesinin gözüne vurup onu kör ederse, gözünün karşılığında onu özgür bırakacak.

  20. Şemot 21:28

    Vehi yigah şor et o et işa vamet sakol yisakel haşor velo yeahel et besaro uvaal haşor naki.

    וְכִֽי־יִגַּ֨ח שׁ֥וֹר אֶת־אִ֛ישׁ א֥וֹ אֶת־אִשָּׁ֖ה וָמֵ֑ת סָק֨וֹל יִסָּקֵ֜ל הַשּׁ֗וֹר וְלֹ֤א יֵאָכֵל֙ אֶת־בְּשָׂר֔וֹ וּבַ֥עַל הַשּׁ֖וֹר נָקִֽי׃

    Bir öküz bir erkeği ya da kadını boynuzlayıp öldürürse öküz kesinlikle taşlanacak; eti yenmeyecek. Öküzün sahibi ise suçsuz sayılacak.

  21. Şemot 21:33

    Vehi yiftah bor o ki yihre bor velo yehasenu venafal şama şor o hamor.

    וְכִֽי־יִפְתַּ֨ח אִ֜ישׁ בּ֗וֹר א֠וֹ כִּֽי־יִכְרֶ֥ה אִ֛ישׁ בֹּ֖ר וְלֹ֣א יְכַסֶּ֑נּוּ וְנָֽפַל־שָׁ֥מָּה שּׁ֖וֹר א֥וֹ חֲמֽוֹר׃

    Bir adam bir çukuru açar ya da çukur kazıp üzerini kapatmaz ve oraya bir öküz ya da eşek düşerse,

  22. Şemot 21:35

    Vehi yigof şor et şor reeu vamet umaheru et haşor hahay vehatsu et kaspo vegam et hamet yehetsun.

    וְכִֽי־יִגֹּ֧ף שֽׁוֹר־אִ֛ישׁ אֶת־שׁ֥וֹר רֵעֵ֖הוּ וָמֵ֑ת וּמָ֨כְר֜וּ אֶת־הַשּׁ֤וֹר הַחַי֙ וְחָצ֣וּ אֶת־כַּסְפּ֔וֹ וְגַ֥ם אֶת־הַמֵּ֖ת יֶֽחֱצֽוּן׃

    Bir adamın öküzü, komşusunun öküzüne vurup onu öldürürse yaşayan öküzü satıp parasını paylaşacaklar. Ölü hayvanı da paylaşacaklar.

  23. Şemot 22:13

    Vehi yişal meim reeu venişbar o met bealav en imo şalem yeşalem.

    וְכִֽי־יִשְׁאַ֥ל אִ֛ישׁ מֵעִ֥ם רֵעֵ֖הוּ וְנִשְׁבַּ֣ר אוֹ־מֵ֑ת בְּעָלָ֥יו אֵין־עִמּ֖וֹ שַׁלֵּ֥ם יְשַׁלֵּֽם׃

    Bir adam komşusundan bir hayvanı ödünç alır ve sahibi yanında değilken hayvan sakatlanır ya da ölürse, karşılığını mutlaka ödeyecek.

  24. Şemot 22:15

    Vehi yefate betula aşer lo orasa veşahav imah mahor yimharena lo leişa.

    וְכִֽי־יְפַתֶּ֣ה אִ֗ישׁ בְּתוּלָ֛ה אֲשֶׁ֥ר לֹא־אֹרָ֖שָׂה וְשָׁכַ֣ב עִמָּ֑הּ מָהֹ֛ר יִמְהָרֶ֥נָּה לּ֖וֹ לְאִשָּֽׁה׃

    Bir adam nişanlı olmayan bir bakireyi baştan çıkarıp onunla yatarsa, mutlaka evlilik bedelini ödeyip onu eş olarak alacak.

  25. Vayikra 2:4

    Vehi takriv korban minha maafe tanur solet halot matsot belulot başemen urekike matsot meşuhim başamen.

    וְכִ֥י תַקְרִ֛ב קָרְבַּ֥ן מִנְחָ֖ה מַאֲפֵ֣ה תַנּ֑וּר סֹ֣לֶת חַלּ֤וֹת מַצֹּת֙ בְּלוּלֹ֣ת בַּשֶּׁ֔מֶן וּרְקִיקֵ֥י מַצּ֖וֹת מְשֻׁחִ֥ים בַּשָּֽׁמֶן׃ (ס)

    Fırında pişirilmiş bir tahıl sunusu getirdiğinde, ince undan yağla yoğrulmuş mayasız çörekler ya da üzerine yağ sürülmüş ince mayasız ekmekler olacak.

  26. Vayikra 11:37

    Vehi yipol minivlatam al kol zera zerua aşer yizarea tahor u.

    וְכִ֤י יִפֹּל֙ מִנִּבְלָתָ֔ם עַל־כָּל־זֶ֥רַע זֵר֖וּעַ אֲשֶׁ֣ר יִזָּרֵ֑עַ טָה֖וֹר הֽוּא׃

    Leşlerinden bir parça ekilecek tohumun üzerine düşerse tohum arınmış kalır.

  27. Vayikra 11:38

    Vehi yutan mayim al zera venafal minivlatam alav tame u lahem.

    וְכִ֤י יֻתַּן־מַ֙יִם֙ עַל־זֶ֔רַע וְנָפַ֥ל מִנִּבְלָתָ֖ם עָלָ֑יו טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶֽם׃ (ס)

    Ama tohumun üzerine su konmuşsa ve leşlerinden bir parça üzerine düşerse o tohum sizin için arınmamış olur.

  28. Vayikra 11:39

    Vehi yamut min habehema aşer hi lahem leohla hanogea benivlatah yitma ad haarev.

    וְכִ֤י יָמוּת֙ מִן־הַבְּהֵמָ֔ה אֲשֶׁר־הִ֥יא לָכֶ֖ם לְאָכְלָ֑ה הַנֹּגֵ֥עַ בְּנִבְלָתָ֖הּ יִטְמָ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃

    Yemenize izin verilen hayvanlardan biri ölürse onun leşine dokunan kişi akşama kadar arınmamış olacak.

  29. Vayikra 13:10

    Veraa hakohen vehine seet levana baor vehi hafeha sear lavan umiheyat basar hay baset.

    וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֤ה שְׂאֵת־לְבָנָה֙ בָּע֔וֹר וְהִ֕יא הָפְכָ֖ה שֵׂעָ֣ר לָבָ֑ן וּמִֽחְיַ֛ת בָּשָׂ֥ר חַ֖י בַּשְׂאֵֽת׃

    Kâhin inceleyecek. Deride beyaz bir kabartı varsa, kabartı kılları beyaza çevirmişse ve kabartının içinde canlı et görünüyorsa,

  30. Vayikra 13:21

    Veim yirena hakohen vehine en bah sear lavan uşefala enena min haor vehi heha vehisgiro hakohen şivat yamim.

    וְאִ֣ם ׀ יִרְאֶ֣נָּה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֤ה אֵֽין־בָּהּ֙ שֵׂעָ֣ר לָבָ֔ן וּשְׁפָלָ֥ה אֵינֶ֛נָּה מִן־הָע֖וֹר וְהִ֣יא כֵהָ֑ה וְהִסְגִּיר֥וֹ הַכֹּהֵ֖ן שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃

    Kâhin incelediğinde lekenin içinde beyaz kıl yoksa, leke deriden daha aşağıda değilse ve solmuşsa kâhin o kişiyi yedi gün ayrı tutacak.

  31. Vayikra 13:26

    Veim yirena hakohen vehine en babeheret sear lavan uşefala enena min haor vehi heha vehisgiro hakohen şivat yamim.

    וְאִ֣ם ׀ יִרְאֶ֣נָּה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֤ה אֵֽין־בַּבֶּהֶ֙רֶת֙ שֵׂעָ֣ר לָבָ֔ן וּשְׁפָלָ֥ה אֵינֶ֛נָּה מִן־הָע֖וֹר וְהִ֣וא כֵהָ֑ה וְהִסְגִּיר֥וֹ הַכֹּהֵ֖ן שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃

    Kâhin incelediğinde parlak lekenin içinde beyaz kıl yoksa, leke deriden daha aşağıda değilse ve solmuşsa kâhin o kişiyi yedi gün ayrı tutacak.

  32. Vayikra 13:28

    Veim tahteha taamod habaheret lo faseta vaor vehi heha seet hamihva hi vetiharo hakohen ki tsarevet hamihva hi.

    וְאִם־תַּחְתֶּיהָ֩ תַעֲמֹ֨ד הַבַּהֶ֜רֶת לֹא־פָשְׂתָ֤ה בָעוֹר֙ וְהִ֣וא כֵהָ֔ה שְׂאֵ֥ת הַמִּכְוָ֖ה הִ֑וא וְטִֽהֲרוֹ֙ הַכֹּהֵ֔ן כִּֽי־צָרֶ֥בֶת הַמִּכְוָ֖ה הִֽוא׃ (פ)

    Parlak leke yerinde kalır, deriye yayılmaz ve solarsa bu yanığın kabartısıdır. Kâhin o kişinin arınmış olduğuna hükmedecek; çünkü bu yanığın izidir.

  33. Vayikra 13:31

    Vehi yire hakohen et nega hanetek vehine en mareu amok min haor vesear şahor en bo vehisgir hakohen et nega hanetek şivat yamim.

    וְכִֽי־יִרְאֶ֨ה הַכֹּהֵ֜ן אֶת־נֶ֣גַע הַנֶּ֗תֶק וְהִנֵּ֤ה אֵין־מַרְאֵ֙הוּ֙ עָמֹ֣ק מִן־הָע֔וֹר וְשֵׂעָ֥ר שָׁחֹ֖ר אֵ֣ין בּ֑וֹ וְהִסְגִּ֧יר הַכֹּהֵ֛ן אֶת־נֶ֥גַע הַנֶּ֖תֶק שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃

    Kâhin netek belirtisini incelediğinde deriden daha derinde görünmüyorsa ve içinde siyah kıl yoksa netek belirtisi olan kişiyi yedi gün ayrı tutacak.

  34. Vayikra 13:42

    Vehi yihye vakarahat o vagabahat nega lavan adamdam tsaraat porahat hi bekarahto o vegabahto.

    וְכִֽי־יִהְיֶ֤ה בַקָּרַ֙חַת֙ א֣וֹ בַגַּבַּ֔חַת נֶ֖גַע לָבָ֣ן אֲדַמְדָּ֑ם צָרַ֤עַת פֹּרַ֙חַת֙ הִ֔וא בְּקָרַחְתּ֖וֹ א֥וֹ בְגַבַּחְתּֽוֹ׃

    Başının arka ya da ön tarafındaki kel yerde kırmızımsı beyaz bir belirti oluşursa bu, kel yerinde ortaya çıkan tsaraattır.

  35. Vayikra 15:8

    Vehi yarok hazav batahor vehibes begadav verahats bamayim vetame ad haarev.

    וְכִֽי־יָרֹ֛ק הַזָּ֖ב בַּטָּה֑וֹר וְכִבֶּ֧ס בְּגָדָ֛יו וְרָחַ֥ץ בַּמַּ֖יִם וְטָמֵ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃

    Akıntısı olan kişi arınmış birine tükürürse o kişi giysilerini yıkayacak, suyla yıkanacak ve akşama kadar arınmamış olacak.

  36. Vayikra 15:13

    Vehi yithar hazav mizovo vesafar lo şivat yamim letohorato vehibes begadav verahats besaro bemayim hayim vetaher.

    וְכִֽי־יִטְהַ֤ר הַזָּב֙ מִזּוֹב֔וֹ וְסָ֨פַר ל֜וֹ שִׁבְעַ֥ת יָמִ֛ים לְטָהֳרָת֖וֹ וְכִבֶּ֣ס בְּגָדָ֑יו וְרָחַ֧ץ בְּשָׂר֛וֹ בְּמַ֥יִם חַיִּ֖ים וְטָהֵֽר׃

    Akıntısı olan kişinin akıntısı kesilince arınması için yedi gün sayacak. Giysilerini yıkayacak, bedenini kaynak suyuyla yıkayacak ve arınmış olacak.

  37. Vayikra 19:5

    Vehi tizbehu zevah şelamim ladonay liretsonehem tizbahuu.

    וְכִ֧י תִזְבְּח֛וּ זֶ֥בַח שְׁלָמִ֖ים לַיהוָ֑ה לִֽרְצֹנְכֶ֖ם תִּזְבָּחֻֽהוּ׃

    Adonay’a esenlik kurbanı kestiğinizde kabul göreceğiniz biçimde kesin.

  38. Vayikra 19:20

    Veiş ki yişkav et işa şihvat zera vehi şifha neherefet leiş vehafede lo nifdata o hufşa lo nitan lah bikoret tihye lo yumetu ki lo hupaşa.

    וְ֠אִישׁ כִּֽי־יִשְׁכַּ֨ב אֶת־אִשָּׁ֜ה שִׁכְבַת־זֶ֗רַע וְהִ֤וא שִׁפְחָה֙ נֶחֱרֶ֣פֶת לְאִ֔ישׁ וְהָפְדֵּה֙ לֹ֣א נִפְדָּ֔תָה א֥וֹ חֻפְשָׁ֖ה לֹ֣א נִתַּן־לָ֑הּ בִּקֹּ֧רֶת תִּהְיֶ֛ה לֹ֥א יוּמְת֖וּ כִּי־לֹ֥א חֻפָּֽשָׁה׃

    Bir erkek, başka bir erkeğe ayrılmış ama bedeli ödenerek tam olarak kurtarılmamış ya da özgürlüğü verilmemiş bir cariyeyle cinsel ilişkide bulunursa durum soruşturulacak. Ölüm cezasına çarptırılmayacaklar; çünkü kadın özgür bırakılmamıştır.

  39. Vayikra 19:23

    Vehi tavou el haarets unetatem kol ets maahal vaaraltem orlato et piryo şaloş şanim yihye lahem arelim lo yeahel.

    וְכִי־תָבֹ֣אוּ אֶל־הָאָ֗רֶץ וּנְטַעְתֶּם֙ כָּל־עֵ֣ץ מַאֲכָ֔ל וַעֲרַלְתֶּ֥ם עָרְלָת֖וֹ אֶת־פִּרְי֑וֹ שָׁלֹ֣שׁ שָׁנִ֗ים יִהְיֶ֥ה לָכֶ֛ם עֲרֵלִ֖ים לֹ֥א יֵאָכֵֽל׃

    Ülkeye girdiğinizde her türlü meyve ağacını dikip meyvesini size kapalı sayacaksınız. Üç yıl size kapalı olacak; yenmeyecek.

  40. Vayikra 19:33

    Vehi yagur iteha ger beartsehem lo tonu oto.

    וְכִֽי־יָג֧וּר אִתְּךָ֛ גֵּ֖ר בְּאַרְצְכֶ֑ם לֹ֥א תוֹנ֖וּ אֹתֽוֹ׃

    Ülkenizde sizinle birlikte bir yabancı yaşarsa ona haksızlık etmeyeceksiniz.

  41. Vayikra 20:17

    Veiş aşer yikah et ahoto bat aviv o vat imo veraa et ervatah vehi tire et ervato hesed u venihretu leene bene amam ervat ahoto gila avono yisa.

    וְאִ֣ישׁ אֲשֶׁר־יִקַּ֣ח אֶת־אֲחֹת֡וֹ בַּת־אָבִ֣יו א֣וֹ בַת־אִ֠מּוֹ וְרָאָ֨ה אֶת־עֶרְוָתָ֜הּ וְהִֽיא־תִרְאֶ֤ה אֶת־עֶרְוָתוֹ֙ חֶ֣סֶד ה֔וּא וְנִ֨כְרְת֔וּ לְעֵינֵ֖י בְּנֵ֣י עַמָּ֑ם עֶרְוַ֧ת אֲחֹת֛וֹ גִּלָּ֖ה עֲוֺנ֥וֹ יִשָּֽׂא׃

    Bir erkek babasının ya da annesinin kızı olan kız kardeşini alır, onun çıplaklığını görür ve kadın da onun çıplaklığını görürse bu utanç vericidir. Halklarının gözleri önünde kesilip atılacaklar. Kız kardeşinin çıplaklığını açmıştır; suçunun sorumluluğunu taşıyacak.

  42. Vayikra 20:18

    Veiş aşer yişkav et işa dava vegila et ervatah et mekorah heera vehi gileta et mekor dameha venihretu şenehem mikerev amam.

    וְ֠אִישׁ אֲשֶׁר־יִשְׁכַּ֨ב אֶת־אִשָּׁ֜ה דָּוָ֗ה וְגִלָּ֤ה אֶת־עֶרְוָתָהּ֙ אֶת־מְקֹרָ֣הּ הֶֽעֱרָ֔ה וְהִ֕יא גִּלְּתָ֖ה אֶת־מְק֣וֹר דָּמֶ֑יהָ וְנִכְרְת֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם מִקֶּ֥רֶב עַמָּֽם׃

    Bir erkek âdet gören bir kadınla yatar ve onun çıplaklığını açarsa kadının kan kaynağını açığa çıkarmıştır; kadın da kendi kan kaynağını açmıştır. İkisi de halklarının arasından kesilip atılacak.

  43. Vayikra 22:29

    Vehi tizbehu zevah toda ladonay liretsonehem tizbahu.

    וְכִֽי־תִזְבְּח֥וּ זֶֽבַח־תּוֹדָ֖ה לַיהוָ֑ה לִֽרְצֹנְכֶ֖ם תִּזְבָּֽחוּ׃

    Adonay’a şükran kurbanı kestiğinizde kabul göreceğiniz biçimde kesin.

  44. Vayikra 25:14

    Vehi timkeru mimkar laamiteha o kano miyad amiteha al tonu et ahiv.

    וְכִֽי־תִמְכְּר֤וּ מִמְכָּר֙ לַעֲמִיתֶ֔ךָ א֥וֹ קָנֹ֖ה מִיַּ֣ד עֲמִיתֶ֑ךָ אַל־תּוֹנ֖וּ אִ֥ישׁ אֶת־אָחִֽיו׃

    Birbirinize bir şey satarken ya da birbirinizden alırken kardeşinize haksızlık etmeyeceksiniz.

  45. Vayikra 25:20

    Vehi tomeru ma nohal başana haşeviit hen lo nizra velo neesof et tevuatenu.

    וְכִ֣י תֹאמְר֔וּ מַה־נֹּאכַ֤֖ל בַּשָּׁנָ֣ה הַשְּׁבִיעִ֑ת הֵ֚ן לֹ֣א נִזְרָ֔ע וְלֹ֥א נֶאֱסֹ֖ף אֶת־תְּבוּאָתֵֽנוּ׃

    ‘Yedinci yıl ne yiyeceğiz? Ne ekeceğiz ne de ürünümüzü toplayacağız’ derseniz,

  46. Vayikra 25:35

    Vehi yamuh ahiha umata yado imah vehehezakta bo ger vetoşav vahay imah.

    וְכִֽי־יָמ֣וּךְ אָחִ֔יךָ וּמָ֥טָה יָד֖וֹ עִמָּ֑ךְ וְהֶֽחֱזַ֣קְתָּ בּ֔וֹ גֵּ֧ר וְתוֹשָׁ֛ב וָחַ֖י עִמָּֽךְ׃

    Kardeşin yoksullaşır, yanında geçimini sağlayamaz duruma düşerse ona destek olacaksın. Yabancı ve konuk gibi senin yanında yaşayabilsin.

  47. Vayikra 25:39

    Vehi yamuh ahiha imah venimkar lah lo taavod bo avodat aved.

    וְכִֽי־יָמ֥וּךְ אָחִ֛יךָ עִמָּ֖ךְ וְנִמְכַּר־לָ֑ךְ לֹא־תַעֲבֹ֥ד בּ֖וֹ עֲבֹ֥דַת עָֽבֶד׃

    Yanındaki kardeşin yoksullaşıp sana satılırsa onu köle gibi çalıştırmayacaksın.

  48. Vayikra 25:47

    Vehi tasig yad ger vetoşav imah umah ahiha imo venimkar leger toşav imah o leeker mişpahat ger.

    וְכִ֣י תַשִּׂ֗יג יַ֣ד גֵּ֤ר וְתוֹשָׁב֙ עִמָּ֔ךְ וּמָ֥ךְ אָחִ֖יךָ עִמּ֑וֹ וְנִמְכַּ֗ר לְגֵ֤ר תּוֹשָׁב֙ עִמָּ֔ךְ א֥וֹ לְעֵ֖קֶר מִשְׁפַּ֥חַת גֵּֽר׃

    Yanındaki yerleşik yabancı zenginleşir, kardeşin onun yanında yoksullaşır ve o yabancıya ya da yabancının ailesinden birine satılırsa,

  49. Bamidbar 5:13

    Bu ayette 2 kez

    Veşahav otah şihvat zera venelam meene işah venistera vehi nitmaa veed en bah vehi lo nitpasa.

    וְשָׁכַ֨ב אִ֣ישׁ אֹתָהּ֮ שִׁכְבַת־זֶרַע֒ וְנֶעְלַם֙ מֵעֵינֵ֣י אִישָׁ֔הּ וְנִסְתְּרָ֖ה וְהִ֣יא נִטְמָ֑אָה וְעֵד֙ אֵ֣ין בָּ֔הּ וְהִ֖וא לֹ֥א נִתְפָּֽשָׂה׃

    başka bir adam onunla cinsel ilişkiye girerse, bu kocasının gözünden gizli kalmışsa, kadın o adamla baş başa kalmış ve arınmamış duruma gelmişse, buna tanık yoksa ve kadın zorlanmamışsa;

  50. Bamidbar 5:14

    Bu ayette 2 kez

    Veavar alav ruah kina vekine et işto vehi nitmaa o avar alav ruah kina vekine et işto vehi lo nitmaa.

    וְעָבַ֨ר עָלָ֧יו רֽוּחַ־קִנְאָ֛ה וְקִנֵּ֥א אֶת־אִשְׁתּ֖וֹ וְהִ֣וא נִטְמָ֑אָה אוֹ־עָבַ֨ר עָלָ֤יו רֽוּחַ־קִנְאָה֙ וְקִנֵּ֣א אֶת־אִשְׁתּ֔וֹ וְהִ֖יא לֹ֥א נִטְמָֽאָה׃

    adam kıskançlığa kapılır ve arınmamış duruma gelmiş karısından kuşkulanırsa ya da adam kıskançlığa kapılır ama karısı arınmamış duruma gelmemişse,

Kelimenin yapısı ve anlamı

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim וְכִ֧י

Temel kelime (lemma) כִּי

Kök Kaynakta açık kök kaydı yok

Türkçe anlam: ki; ...dığı/-diği; bağlayıcı parçacık

Dilbilgisel yapı: bağlaç + bağlaç

Bu yapının kullanımı: 50 kez

Teknik kodHC/C

İbranice biçim וְהִ֣יא

Temel kelime (lemma) הוּא

Kök Kaynakta açık kök kaydı yok

Türkçe anlam: o; eril tekil üçüncü kişi zamiri

Dilbilgisel yapı: bağlaç + kişi zamiri, 3. kişi, dişil, tekil

Bu yapının kullanımı: 10 kez

Teknik kodHC/Pp3fs

İbranice biçim וְהִ֖וא

Temel kelime (lemma) הוּא

Kök Kaynakta açık kök kaydı yok

Türkçe anlam: o; eril tekil üçüncü kişi zamiri

Dilbilgisel yapı: bağlaç + kişi zamiri, 3. kişi, dişil, tekil

Bu yapının kullanımı: 8 kez

Teknik kodHC/Pp3fs

İbranice biçim בְכִ֖י

Temel kelime (lemma) בְּכִי

Kök — שורש (şoreş) בכה

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

weeping

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHNcmsc
Veri ve yöntem

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.