Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
above
Dilbilgisel yapı: edat + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 29 kez
Teknik kod
HR/Sp3mpTORA’DA KELİME
üzerinde, üstünde; üzerine, yukarıda
Bu İbranice biçim Tora’da 29 kez, 28 farklı ayette görülür.
Vayehalek alehem layla u vaavadav vayakem vayirdefem ad hova aşer misemol ledamasek.
וַיֵּחָלֵ֨ק עֲלֵיהֶ֧ם ׀ לַ֛יְלָה ה֥וּא וַעֲבָדָ֖יו וַיַּכֵּ֑ם וַֽיִּרְדְּפֵם֙ עַד־חוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר מִשְּׂמֹ֖אל לְדַמָּֽשֶׂק׃
Gece kendisi ve hizmetkârları gruplara ayrılıp onlara saldırdılar. Onları bozguna uğratıp Damesek’in kuzeyindeki Hova’ya kadar kovaladılar.
Vayikah hema vehalav uven habakar aşer asa vayiten lifnehem veu omed alehem tahat haets vayohelu.
וַיִּקַּ֨ח חֶמְאָ֜ה וְחָלָ֗ב וּבֶן־הַבָּקָר֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וַיִּתֵּ֖ן לִפְנֵיהֶ֑ם וְהֽוּא־עֹמֵ֧ד עֲלֵיהֶ֛ם תַּ֥חַת הָעֵ֖ץ וַיֹּאכֵֽלוּ׃
Kaymak, süt ve hazırlanan buzağıyı alıp önlerine koydu. Onlar yerken kendisi ağacın altında yanlarında durdu.
Verahel lakeha et haterafim vatesimem behar hagamal vateşev alehem vayemaşeş lavan et kol haohel velo matsa.
וְרָחֵ֞ל לָקְחָ֣ה אֶת־הַתְּרָפִ֗ים וַתְּשִׂמֵ֛ם בְּכַ֥ר הַגָּמָ֖ל וַתֵּ֣שֶׁב עֲלֵיהֶ֑ם וַיְמַשֵּׁ֥שׁ לָבָ֛ן אֶת־כָּל־הָאֹ֖הֶל וְלֹ֥א מָצָֽא׃
Rahel terafim putlarını almış, devenin eyerine koyup üzerlerine oturmuştu. Lavan çadırın her yerini eliyle yokladı, ama bulamadı.
Vayenaşek lehol ehav vayevk alehem veahare hen diberu ehav ito.
וַיְנַשֵּׁ֥ק לְכָל־אֶחָ֖יו וַיֵּ֣בְךְּ עֲלֵיהֶ֑ם וְאַ֣חֲרֵי כֵ֔ן דִּבְּר֥וּ אֶחָ֖יו אִתּֽוֹ׃
Bütün kardeşlerini öptü, onlara sarılıp ağladı. Bundan sonra kardeşleri onunla konuşabildi.
Veet matkonet halevenim aşer hem osim temol şilşom tasimu alehem lo tigreu mimenu ki nirpim hem al ken hem tsoakim lemor neleha nizbeha lelohenu.
וְאֶת־מַתְכֹּ֨נֶת הַלְּבֵנִ֜ים אֲשֶׁ֣ר הֵם֩ עֹשִׂ֨ים תְּמ֤וֹל שִׁלְשֹׁם֙ תָּשִׂ֣ימוּ עֲלֵיהֶ֔ם לֹ֥א תִגְרְע֖וּ מִמֶּ֑נּוּ כִּֽי־נִרְפִּ֣ים הֵ֔ם עַל־כֵּ֗ן הֵ֤ם צֹֽעֲקִים֙ לֵאמֹ֔ר נֵלְכָ֖ה נִזְבְּחָ֥ה לֵאלֹהֵֽינוּ׃
Ama daha önce yaptıkları kerpiç sayısını yine onlardan isteyin; hiçbir azaltma yapmayın. Çünkü tembeller. Bu yüzden, ‘Gidip Tanrımız’a kurban sunalım’ diye bağırıyorlar.
Veamar paro livne yisrael nevuhim hem baarets sagar alehem hamidbar.
וְאָמַ֤ר פַּרְעֹה֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל נְבֻכִ֥ים הֵ֖ם בָּאָ֑רֶץ סָגַ֥ר עֲלֵיהֶ֖ם הַמִּדְבָּֽר׃
Firavun, İsrael oğulları için, ‘Ülkede şaşkın şaşkın dolaşıyorlar; çöl onları kuşattı’ diyecek.
Tipol alehem emata vafahad bigdol zeroaha yidemu kaaven ad yaavor ameha Adonay ad yaavor am zu kanita.
תִּפֹּ֨ל עֲלֵיהֶ֤ם אֵימָ֙תָה֙ וָפַ֔חַד בִּגְדֹ֥ל זְרוֹעֲךָ֖ יִדְּמ֣וּ כָּאָ֑בֶן עַד־יַעֲבֹ֤ר עַמְּךָ֙ יְהוָ֔ה עַֽד־יַעֲבֹ֖ר עַם־ז֥וּ קָנִֽיתָ׃
Üzerlerine korku ve dehşet çöksün. Kolunun büyüklüğü karşısında taş gibi sessiz kalsınlar; halkın geçinceye kadar, Adonay, edindiğin bu halk geçinceye kadar.
Ata yadati ki gadol Adonay mikol haelohim ki vadavar aşer zadu alehem.
עַתָּ֣ה יָדַ֔עְתִּי כִּֽי־גָד֥וֹל יְהוָ֖ה מִכָּל־הָאֱלֹהִ֑ים כִּ֣י בַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר זָד֖וּ עֲלֵיהֶֽם׃
Şimdi Adonay’ın bütün ilahlardan büyük olduğunu biliyorum; çünkü Mısırlıların onlara karşı küstahça kullandıkları şey, kendi başlarına geldi.”
Velakahta et şete avne şoham ufitahta alehem şemot bene yisrael.
וְלָ֣קַחְתָּ֔ אֶת־שְׁתֵּ֖י אַבְנֵי־שֹׁ֑הַם וּפִתַּחְתָּ֣ עֲלֵיהֶ֔ם שְׁמ֖וֹת בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
İki şoham taşı alacak, üzerlerine İsrael oğullarının adlarını oyacaksın.
Veata leh nehe et haam el aşer dibarti lah hine malahi yeleh lefaneha uveyom pakedi ufakadti alehem hatatam.
וְעַתָּ֞ה לֵ֣ךְ ׀ נְחֵ֣ה אֶת־הָעָ֗ם אֶ֤ל אֲשֶׁר־דִּבַּ֙רְתִּי֙ לָ֔ךְ הִנֵּ֥ה מַלְאָכִ֖י יֵלֵ֣ךְ לְפָנֶ֑יךָ וּבְי֣וֹם פָּקְדִ֔י וּפָקַדְתִּ֥י עֲלֵיהֶ֖ם חַטָּאתָֽם׃
“Şimdi git, halkı sana söylediğim yere götür. İşte, meleğim önünden gidecek. Hesap sorduğum gün, günahlarının hesabını da onlardan soracağım.”
Madua lo ahaltem et hahatat bimkom hakodeş ki kodeş kadaşim hi veotah natan lahem laset et avon haeda lehaper alehem lifne Adonay.
מַדּ֗וּעַ לֹֽא־אֲכַלְתֶּ֤ם אֶת־הַֽחַטָּאת֙ בִּמְק֣וֹם הַקֹּ֔דֶשׁ כִּ֛י קֹ֥דֶשׁ קָֽדָשִׁ֖ים הִ֑וא וְאֹתָ֣הּ ׀ נָתַ֣ן לָכֶ֗ם לָשֵׂאת֙ אֶת־עֲוֺ֣ן הָעֵדָ֔ה לְכַפֵּ֥ר עֲלֵיהֶ֖ם לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
“Günah sunusunu neden kutsal yerde yemediniz? O, en kutsal sunulardandır. Adonay onu size, topluluğun suçunu kaldırmak ve Adonay’ın önünde onlar için kefaret sağlamak üzere verdi.
Ufaresu alehem beged tolaat şani vehisu oto bemihse or tahaş vesamu et badav.
וּפָרְשׂ֣וּ עֲלֵיהֶ֗ם בֶּ֚גֶד תּוֹלַ֣עַת שָׁנִ֔י וְכִסּ֣וּ אֹת֔וֹ בְּמִכְסֵ֖ה ע֣וֹר תָּ֑חַשׁ וְשָׂמ֖וּ אֶת־בַּדָּֽיו׃
Bunların üzerine kırmızı bir kumaş serecek, onu tahaş derisinden bir örtüyle örtecek ve taşıma sırıklarını yerleştirecekler.
Veho taase lahem letaharam haze alehem me hatat veheeviru taar al kol besaram vehibesu vigdehem vehiteharu.
וְכֹֽה־תַעֲשֶׂ֤ה לָהֶם֙ לְטַֽהֲרָ֔ם הַזֵּ֥ה עֲלֵיהֶ֖ם מֵ֣י חַטָּ֑את וְהֶעֱבִ֤ירוּ תַ֙עַר֙ עַל־כָּל־בְּשָׂרָ֔ם וְכִבְּס֥וּ בִגְדֵיהֶ֖ם וְהִטֶּהָֽרוּ׃
Onları arındırmak için şöyle yapacaksın: Üzerlerine arındırma suyu serpeceksin. Bütün bedenlerini usturayla tıraş edecek, giysilerini yıkayacak ve arınacaklar.
Vayitehateu haleviyim vayehabesu bigdehem vayanef aharon otam tenufa lifne Adonay vayehaper alehem aharon letaharam.
וַיִּֽתְחַטְּא֣וּ הַלְוִיִּ֗ם וַֽיְכַבְּסוּ֙ בִּגְדֵיהֶ֔ם וַיָּ֨נֶף אַהֲרֹ֥ן אֹתָ֛ם תְּנוּפָ֖ה לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וַיְכַפֵּ֧ר עֲלֵיהֶ֛ם אַהֲרֹ֖ן לְטַהֲרָֽם׃
Leviler arındılar ve giysilerini yıkadılar. Aaron onları Adonay’ın huzurunda sallama sunusu olarak sundu ve onları arındırmak için bağışlanma sağladı.
Vaanan Adonay alehem yomam benaseam min hamahane.
וַעֲנַ֧ן יְהוָ֛ה עֲלֵיהֶ֖ם יוֹמָ֑ם בְּנָסְעָ֖ם מִן־הַֽמַּחֲנֶֽה׃ (׆) (ס)
Ordugâhtan yola çıktıklarında gündüz Adonay’ın bulutu üzerlerindeydi.
Veyaradti vedibarti imeha şam veatsalti min haruah aşer aleha vesamti alehem venaseu iteha bemasa haam velo tisa ata levadeha.
וְיָרַדְתִּ֗י וְדִבַּרְתִּ֣י עִמְּךָ֮ שָׁם֒ וְאָצַלְתִּ֗י מִן־הָר֛וּחַ אֲשֶׁ֥ר עָלֶ֖יךָ וְשַׂמְתִּ֣י עֲלֵיהֶ֑ם וְנָשְׂא֤וּ אִתְּךָ֙ בְּמַשָּׂ֣א הָעָ֔ם וְלֹא־תִשָּׂ֥א אַתָּ֖ה לְבַדֶּֽךָ׃
İnip orada seninle konuşacağım. Üzerindeki ruhtan ayırıp onların üzerine koyacağım. Halkın yükünü seninle birlikte taşıyacaklar; onu tek başına taşımayacaksın.
Vayered Adonay beanan vayedaber elav vayatsel min haruah aşer alav vayiten al şivim iş hazekenim vayehi kenoah alehem haruah vayitenabeu velo yasafu.
וַיֵּ֨רֶד יְהוָ֥ה ׀ בֶּעָנָן֮ וַיְדַבֵּ֣ר אֵלָיו֒ וַיָּ֗אצֶל מִן־הָר֙וּחַ֙ אֲשֶׁ֣ר עָלָ֔יו וַיִּתֵּ֕ן עַל־שִׁבְעִ֥ים אִ֖ישׁ הַזְּקֵנִ֑ים וַיְהִ֗י כְּנ֤וֹחַ עֲלֵיהֶם֙ הָר֔וּחַ וַיִּֽתְנַבְּא֖וּ וְלֹ֥א יָסָֽפוּ׃
Adonay bulut içinde indi ve Moşe’ye konuştu. Onun üzerindeki ruhtan ayırıp yetmiş ileri gelenin üzerine koydu. Ruh üzerlerine konduğunda peygamberlik ettiler, ama bir daha etmediler.
Vayişaaru şene anaşim bamahane şem haehad eldad veşem haşeni medad vatanah alehem haruah vehema baketuvim velo yatseu haohela vayitenabeu bamahane.
וַיִּשָּׁאֲר֣וּ שְׁנֵֽי־אֲנָשִׁ֣ים ׀ בַּֽמַּחֲנֶ֡ה שֵׁ֣ם הָאֶחָ֣ד ׀ אֶלְדָּ֡ד וְשֵׁם֩ הַשֵּׁנִ֨י מֵידָ֜ד וַתָּ֧נַח עֲלֵיהֶ֣ם הָר֗וּחַ וְהֵ֙מָּה֙ בַּכְּתֻבִ֔ים וְלֹ֥א יָצְא֖וּ הָאֹ֑הֱלָה וַיִּֽתְנַבְּא֖וּ בַּֽמַּחֲנֶֽה׃
İki adam ordugâhta kalmıştı. Birinin adı Eldad, diğerinin adı Medad’dı. Yazılanlar arasındaydılar ama çadıra çıkmamışlardı. Ruh onların üzerine de kondu ve ordugâhta peygamberlik ettiler.
Vayomer lo moşe hamekane ata li umi yiten kol am Adonay neviim ki yiten Adonay et ruho alehem.
וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ מֹשֶׁ֔ה הַֽמְקַנֵּ֥א אַתָּ֖ה לִ֑י וּמִ֨י יִתֵּ֜ן כָּל־עַ֤ם יְהוָה֙ נְבִיאִ֔ים כִּי־יִתֵּ֧ן יְהוָ֛ה אֶת־רוּח֖וֹ עֲלֵיהֶֽם׃
Moşe ona, “Benim için mi kıskanıyorsun?” dedi. “Keşke Adonay’ın bütün halkı peygamber olsa, Adonay ruhunu onların üzerine koysa!”
Ukehu iş mahtato unetatem alehem ketoret vehikravtem lifne Adonay iş mahtato hamişim umatayim mahtot veata veaharon iş mahtato.
וּקְח֣וּ ׀ אִ֣ישׁ מַחְתָּת֗וֹ וּנְתַתֶּ֤ם עֲלֵיהֶם֙ קְטֹ֔רֶת וְהִקְרַבְתֶּ֞ם לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ אִ֣ישׁ מַחְתָּת֔וֹ חֲמִשִּׁ֥ים וּמָאתַ֖יִם מַחְתֹּ֑ת וְאַתָּ֥ה וְאַהֲרֹ֖ן אִ֥ישׁ מַחְתָּתֽוֹ׃
“Herkes kendi kor kabını alsın ve üzerine tütsü koysun. Her biriniz kendi kor kabını, iki yüz elli kor kabını Adonay’ın huzuruna getirsin. Sen ve Aaron da kendi kor kaplarınızı getirin.”
Bu ayette 2 kez
Vayikhu iş mahtato vayitenu alehem eş vayasimu alehem ketoret vayaamdu petah ohel moed umoşe veaharon.
וַיִּקְח֞וּ אִ֣ישׁ מַחְתָּת֗וֹ וַיִּתְּנ֤וּ עֲלֵיהֶם֙ אֵ֔שׁ וַיָּשִׂ֥ימוּ עֲלֵיהֶ֖ם קְטֹ֑רֶת וַֽיַּעַמְד֗וּ פֶּ֛תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד וּמֹשֶׁ֥ה וְאַהֲרֹֽן׃
Her biri kor kabını aldı, içine ateş koydu ve üzerine tütsü yerleştirdi. Moşe ve Aaron’la birlikte Buluşma Çadırı’nın girişinde durdular.
Vayakhel alehem korah et kol haeda el petah ohel moed vayera hevod Adonay el kol haeda.
וַיַּקְהֵ֨ל עֲלֵיהֶ֥ם קֹ֙רַח֙ אֶת־כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה אֶל־פֶּ֖תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וַיֵּרָ֥א כְבוֹד־יְהוָ֖ה אֶל־כָּל־הָעֵדָֽה׃ (פ)
Korah bütün topluluğu onlara karşı Buluşma Çadırı’nın girişine topladı. Adonay’ın görkemi bütün topluluğa göründü.
İm kemot kol haadam yemutun ele ufekudat kol haadam yipaked alehem lo Adonay şelahani.
אִם־כְּמ֤וֹת כָּל־הָֽאָדָם֙ יְמֻת֣וּן אֵ֔לֶּה וּפְקֻדַּת֙ כָּל־הָ֣אָדָ֔ם יִפָּקֵ֖ד עֲלֵיהֶ֑ם לֹ֥א יְהוָ֖ה שְׁלָחָֽנִי׃
Eğer bunlar bütün insanların öldüğü gibi ölür ve herkesin başına gelen onların da başına gelirse beni Adonay göndermemiştir.
Vayeredu hem vehol aşer lahem hayim şeola vatehas alehem haarets vayovedu mitoh hakahal.
וַיֵּ֨רְד֜וּ הֵ֣ם וְכָל־אֲשֶׁ֥ר לָהֶ֛ם חַיִּ֖ים שְׁאֹ֑לָה וַתְּכַ֤ס עֲלֵיהֶם֙ הָאָ֔רֶץ וַיֹּאבְד֖וּ מִתּ֥וֹךְ הַקָּהָֽל׃
Kendileri ve onlara ait her şey diri diri Şeol’e indi. Toprak üzerlerini örttü ve topluluğun arasından yok oldular.
Vayomer moşe el aharon kah et hamahta veten aleha eş meal hamizbeah vesim ketoret veholeh mehera el haeda vehaper alehem ki yatsa haketsef milifne Adonay hehel hanagef.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן קַ֣ח אֶת־הַ֠מַּחְתָּה וְתֶן־עָלֶ֨יהָ אֵ֜שׁ מֵעַ֤ל הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ וְשִׂ֣ים קְטֹ֔רֶת וְהוֹלֵ֧ךְ מְהֵרָ֛ה אֶל־הָעֵדָ֖ה וְכַפֵּ֣ר עֲלֵיהֶ֑ם כִּֽי־יָצָ֥א הַקֶּ֛צֶף מִלִּפְנֵ֥י יְהוָ֖ה הֵחֵ֥ל הַנָּֽגֶף׃
Moşe Aaron’a, “Kor kabını al, sunağın üzerinden içine ateş koy ve tütsü yerleştir” dedi. “Çabucak topluluğa götür ve onlar için bağışlanma sağla. Çünkü Adonay’ın huzurundan öfke çıktı; bela başladı.”
Veahalta et kol haamim aşer Adonay eloheha noten lah lo tahos eneha alehem velo taavod et elohehem ki mokeş u lah.
וְאָכַלְתָּ֣ אֶת־כָּל־הָֽעַמִּ֗ים אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ נֹתֵ֣ן לָ֔ךְ לֹא־תָחֹ֥ס עֵֽינְךָ֖ עֲלֵיהֶ֑ם וְלֹ֤א תַעֲבֹד֙ אֶת־אֱלֹ֣הֵיהֶ֔ם כִּֽי־מוֹקֵ֥שׁ ה֖וּא לָֽךְ׃ (ס)
Tanrın Adonay’ın sana verdiği bütün halkları yok edeceksin. Gözün onlara acımayacak. Tanrılarına kulluk etmeyeceksin; çünkü bu senin için bir tuzaktır.
Pesile elohehem tisrefun baeş lo tahmod kesef vezahav alehem velakahta lah pen tivakeş bo ki toavat Adonay eloheha u.
פְּסִילֵ֥י אֱלֹהֵיהֶ֖ם תִּשְׂרְפ֣וּן בָּאֵ֑שׁ לֹֽא־תַחְמֹד֩ כֶּ֨סֶף וְזָהָ֤ב עֲלֵיהֶם֙ וְלָקַחְתָּ֣ לָ֔ךְ פֶּ֚ן תִּוָּקֵ֣שׁ בּ֔וֹ כִּ֧י תוֹעֲבַ֛ת יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ הֽוּא׃
Tanrılarının oyma putlarını ateşte yakacaksınız. Üzerlerindeki gümüşe ve altına göz dikip kendine alma; yoksa onun tuzağına düşersin. Çünkü bu, Tanrın Adonay için iğrençtir.
Uvanita şam mizbeah ladonay eloheha mizbah avanim lo tanif alehem barzel.
וּבָנִ֤יתָ שָּׁם֙ מִזְבֵּ֔חַ לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶ֑יךָ מִזְבַּ֣ח אֲבָנִ֔ים לֹא־תָנִ֥יף עֲלֵיהֶ֖ם בַּרְזֶֽל׃
Orada Tanrın Adonay için bir sunak, taşlardan bir sunak yapacaksın. Taşların üzerine demir alet vurmayacaksın.
Dilbilgisel çözümleme
above
Dilbilgisel yapı: edat + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 29 kez
HR/Sp3mpKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.