Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
silver; money
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 84 kez
Teknik kod
HNcmsaTORA’DA KELİME
gümüş; para
Bu İbranice biçim Tora’da 97 kez, 77 farklı ayette görülür.
Uven şemonat yamim yimol lahem kol zahar ledorotehem yelid bayit umiknat kesef mikol ben nehar aşer lo mizaraha u.
וּבֶן־שְׁמֹנַ֣ת יָמִ֗ים יִמּ֥וֹל לָכֶ֛ם כָּל־זָכָ֖ר לְדֹרֹתֵיכֶ֑ם יְלִ֣יד בָּ֔יִת וּמִקְנַת־כֶּ֙סֶף֙ מִכֹּ֣ל בֶּן־נֵכָ֔ר אֲשֶׁ֛ר לֹ֥א מִֽזַּרְעֲךָ֖ הֽוּא׃
Kuşaklarınız boyunca aranızdaki her erkek sekiz günlükken sünnet edilecek. Evde doğan da, senin soyundan olmayan herhangi bir yabancıdan parayla satın alınan da buna dahildir.
Vehol anşe veto yelid bayit umiknat kesef meet ben nehar nimolu ito.
וְכָל־אַנְשֵׁ֤י בֵיתוֹ֙ יְלִ֣יד בָּ֔יִת וּמִקְנַת־כֶּ֖סֶף מֵאֵ֣ת בֶּן־נֵכָ֑ר נִמֹּ֖לוּ אִתּֽוֹ׃ (פ)
Evindeki bütün erkekler, evde doğanlar ve yabancıdan parayla satın alınanlar, onunla birlikte sünnet edildiler.
Ulesara amar hine natati elef kesef leahih hine u lah kesut enayim lehol aşer itah veet kol venohahat.
וּלְשָׂרָ֣ה אָמַ֗ר הִנֵּ֨ה נָתַ֜תִּי אֶ֤לֶף כֶּ֙סֶף֙ לְאָחִ֔יךְ הִנֵּ֤ה הוּא־לָךְ֙ כְּס֣וּת עֵינַ֔יִם לְכֹ֖ל אֲשֶׁ֣ר אִתָּ֑ךְ וְאֵ֥ת כֹּ֖ל וְנֹכָֽחַת׃
Sara’ya da, “İşte, erkek kardeşine bin gümüş verdim” dedi. “Bu, yanındaki herkesin gözünde senin için bir örtü olsun; herkesin önünde aklanmış ol.”
Vayedaber el efron beozne am haarets lemor ah im ata lu şemaeni natati kesef hasade kah mimeni veekbera et meti şama.
וַיְדַבֵּ֨ר אֶל־עֶפְר֜וֹן בְּאָזְנֵ֤י עַם־הָאָ֙רֶץ֙ לֵאמֹ֔ר אַ֛ךְ אִם־אַתָּ֥ה ל֖וּ שְׁמָעֵ֑נִי נָתַ֜תִּי כֶּ֤סֶף הַשָּׂדֶה֙ קַ֣ח מִמֶּ֔נִּי וְאֶקְבְּרָ֥ה אֶת־מֵתִ֖י שָֽׁמָּה׃
Ülke halkının duyacağı biçimde Efron’a, “Ama lütfen beni dinle” dedi. “Tarlanın parasını veriyorum. Benden kabul et de ölümü oraya gömeyim.”
Adoni şemaeni erets arba meot şekel kesef beni uveneha ma hi veet meteha kevor.
אֲדֹנִ֣י שְׁמָעֵ֔נִי אֶרֶץ֩ אַרְבַּ֨ע מֵאֹ֧ת שֶֽׁקֶל־כֶּ֛סֶף בֵּינִ֥י וּבֵֽינְךָ֖ מַה־הִ֑וא וְאֶת־מֵתְךָ֖ קְבֹֽר׃
“Efendim, beni dinle. Dört yüz şekel gümüş değerinde bir toprak; seninle benim aramda bunun sözü mü olur? Ölünü göm.”
Vayişma avraham el efron vayişkol avraham leefron et hakesef aşer diber beozne vene het arba meot şekel kesef over lasoher.
וַיִּשְׁמַ֣ע אַבְרָהָם֮ אֶל־עֶפְרוֹן֒ וַיִּשְׁקֹ֤ל אַבְרָהָם֙ לְעֶפְרֹ֔ן אֶת־הַכֶּ֕סֶף אֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֖ר בְּאָזְנֵ֣י בְנֵי־חֵ֑ת אַרְבַּ֤ע מֵאוֹת֙ שֶׁ֣קֶל כֶּ֔סֶף עֹבֵ֖ר לַסֹּחֵֽר׃
Avraam Efron’u dinledi. Efron’un Het oğullarının duyacağı biçimde söylediği gümüşü, tüccarlar arasında geçerli ağırlıkla dört yüz şekel gümüşü tartıp ona verdi.
Vayotse haeved kele hesef uhele zahav uvegadim vayiten lerivka umigdanot natan leahiha uleimah.
וַיּוֹצֵ֨א הָעֶ֜בֶד כְּלֵי־כֶ֨סֶף וּכְלֵ֤י זָהָב֙ וּבְגָדִ֔ים וַיִּתֵּ֖ן לְרִבְקָ֑ה וּמִ֨גְדָּנֹ֔ת נָתַ֥ן לְאָחִ֖יהָ וּלְאִמָּֽהּ׃
Hizmetkâr gümüş eşyalar, altın eşyalar ve giysiler çıkarıp Rivka’ya verdi. Erkek kardeşine ve annesine de değerli armağanlar verdi.
Vayaavru anaşim midyanim soharim vayimşehu vayaalu et yosef min habor vayimkeru et yosef layişmeelim beesrim kasef vayaviu et yosef mitsrayema.
וַיַּֽעַבְרוּ֩ אֲנָשִׁ֨ים מִדְיָנִ֜ים סֹֽחֲרִ֗ים וַֽיִּמְשְׁכוּ֙ וַיַּֽעֲל֤וּ אֶת־יוֹסֵף֙ מִן־הַבּ֔וֹר וַיִּמְכְּר֧וּ אֶת־יוֹסֵ֛ף לַיִּשְׁמְעֵאלִ֖ים בְּעֶשְׂרִ֣ים כָּ֑סֶף וַיָּבִ֥יאוּ אֶת־יוֹסֵ֖ף מִצְרָֽיְמָה׃
Midyanlı tüccarlar geçerken kardeşleri Yosef’i çukurdan çekip çıkardılar ve yirmi gümüş karşılığında Yişmaellilere sattılar. Onlar da Yosef’i Mısır’a götürdüler.
Vayikhu haanaşim et haminha hazot umişne kesef lakehu veyadam veet binyamin vayakumu vayeredu mitsrayim vayaamdu lifne yosef.
וַיִּקְח֤וּ הָֽאֲנָשִׁים֙ אֶת־הַמִּנְחָ֣ה הַזֹּ֔את וּמִשְׁנֶה־כֶּ֛סֶף לָקְח֥וּ בְיָדָ֖ם וְאֶת־בִּנְיָמִ֑ן וַיָּקֻ֙מוּ֙ וַיֵּרְד֣וּ מִצְרַ֔יִם וַיַּֽעַמְד֖וּ לִפְנֵ֥י יוֹסֵֽף׃
Adamlar bu armağanları, iki kat parayı ve Binyamin’i yanlarına aldılar. Kalkıp Mısır’a indiler ve Yosef’in karşısına çıktılar.
Vayehi ki vanu el hamalon vanifteha et amtehotenu vehine hesef iş befi amtahto kaspenu bemişkalo vanaşev oto beyadenu.
וַֽיְהִ֞י כִּי־בָ֣אנוּ אֶל־הַמָּל֗וֹן וַֽנִּפְתְּחָה֙ אֶת־אַמְתְּחֹתֵ֔ינוּ וְהִנֵּ֤ה כֶֽסֶף־אִישׁ֙ בְּפִ֣י אַמְתַּחְתּ֔וֹ כַּסְפֵּ֖נוּ בְּמִשְׁקָל֑וֹ וַנָּ֥שֶׁב אֹת֖וֹ בְּיָדֵֽנוּ׃
Konakladığımız yere varıp torbalarımızı açtığımızda, her birimizin parası kendi torbasının ağzındaydı. Paramızın ağırlığı eksiksizdi. Onu geri getirdik.
Vayetsav et aşer al beto lemor male et amtehot haanaşim ohel kaaşer yuhelun seet vesim kesef iş befi amtahto.
וַיְצַ֞ו אֶת־אֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּיתוֹ֮ לֵאמֹר֒ מַלֵּ֞א אֶת־אַמְתְּחֹ֤ת הָֽאֲנָשִׁים֙ אֹ֔כֶל כַּאֲשֶׁ֥ר יוּכְל֖וּן שְׂאֵ֑ת וְשִׂ֥ים כֶּֽסֶף־אִ֖ישׁ בְּפִ֥י אַמְתַּחְתּֽוֹ׃
Yosef, evinin sorumlusuna şu buyruğu verdi: “Adamların torbalarını taşıyabilecekleri kadar yiyecekle doldur. Her birinin parasını kendi torbasının ağzına koy.
Veet gevii gevia hakesef tasim befi amtahat hakaton veet kesef şivro vayaas kidvar yosef aşer diber.
וְאֶת־גְּבִיעִ֞י גְּבִ֣יעַ הַכֶּ֗סֶף תָּשִׂים֙ בְּפִי֙ אַמְתַּ֣חַת הַקָּטֹ֔ן וְאֵ֖ת כֶּ֣סֶף שִׁבְר֑וֹ וַיַּ֕עַשׂ כִּדְבַ֥ר יוֹסֵ֖ף אֲשֶׁ֥ר דִּבֵּֽר׃
Gümüş kâsemi de en küçüğünün torbasının ağzına, tahıl için getirdiği parayla birlikte koy.” Adam, Yosef’in söylediği gibi yaptı.
Bu ayette 2 kez
Hen kesef aşer matsanu befi amtehotenu heşivonu eleha meerets kenaan veeh nignov mibet adoneha kesef o zahav.
הֵ֣ן כֶּ֗סֶף אֲשֶׁ֤ר מָצָ֙אנוּ֙ בְּפִ֣י אַמְתְּחֹתֵ֔ינוּ הֱשִׁיבֹ֥נוּ אֵלֶ֖יךָ מֵאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְאֵ֗יךְ נִגְנֹב֙ מִבֵּ֣ית אֲדֹנֶ֔יךָ כֶּ֖סֶף א֥וֹ זָהָֽב׃
Torbalarımızın ağzında bulduğumuz parayı Kenaan ülkesinden sana geri getirdik. Efendinin evinden nasıl gümüş ya da altın çalabiliriz?
Lehulam natan laiş halifot semalot ulevinyamin natan şeloş meot kesef vehameş halifot semalot.
לְכֻלָּ֥ם נָתַ֛ן לָאִ֖ישׁ חֲלִפ֣וֹת שְׂמָלֹ֑ת וּלְבִנְיָמִ֤ן נָתַן֙ שְׁלֹ֣שׁ מֵא֣וֹת כֶּ֔סֶף וְחָמֵ֖שׁ חֲלִפֹ֥ת שְׂמָלֹֽת׃
Her birine birer takım giysi verdi. Binyamin’e ise üç yüz gümüş ve beş takım giysi verdi.
Vayitom hakesef meerets mitsrayim umeerets kenaan vayavou hol mitsrayim el yosef lemor hava lanu lehem velama namut negdeha ki afes kasef.
וַיִּתֹּ֣ם הַכֶּ֗סֶף מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֮ וּמֵאֶ֣רֶץ כְּנַעַן֒ וַיָּבֹאוּ֩ כָל־מִצְרַ֨יִם אֶל־יוֹסֵ֤ף לֵאמֹר֙ הָֽבָה־לָּ֣נוּ לֶ֔חֶם וְלָ֥מָּה נָמ֖וּת נֶגְדֶּ֑ךָ כִּ֥י אָפֵ֖ס כָּֽסֶף׃
Mısır ve Kenaan ülkelerinde para tükenince bütün Mısırlılar Yosef’e gelip, “Bize yiyecek ver!” dediler. “Paramız bitti diye gözünün önünde neden ölelim?”
Vayomer yosef havu miknehem veetena lahem bemiknehem im afes kasef.
וַיֹּ֤אמֶר יוֹסֵף֙ הָב֣וּ מִקְנֵיכֶ֔ם וְאֶתְּנָ֥ה לָכֶ֖ם בְּמִקְנֵיכֶ֑ם אִם־אָפֵ֖ס כָּֽסֶף׃
Yosef, “Paranız bittiyse hayvanlarınızı getirin” dedi. “Hayvanlarınız karşılığında size yiyecek vereyim.”
Veşaala işa mişehentah umigarat betah kele hesef uhele zahav usemalot vesamtem al benehem veal benotehem venitsaltem et mitsrayim.
וְשָׁאֲלָ֨ה אִשָּׁ֤ה מִשְּׁכֶנְתָּהּ֙ וּמִגָּרַ֣ת בֵּיתָ֔הּ כְּלֵי־כֶ֛סֶף וּכְלֵ֥י זָהָ֖ב וּשְׂמָלֹ֑ת וְשַׂמְתֶּ֗ם עַל־בְּנֵיכֶם֙ וְעַל־בְּנֹ֣תֵיכֶ֔ם וְנִצַּלְתֶּ֖ם אֶת־מִצְרָֽיִם׃
Her kadın komşusundan ve evinde kalan kadından gümüş eşyalar, altın eşyalar ve giysiler isteyecek. Bunları oğullarınıza ve kızlarınıza yükleyeceksiniz. Böylece Mısır’ı soyacaksınız.”
Daber na beozne haam veyişalu iş meet reeu veişa meet reutah kele hesef uhele zahav.
דַּבֶּר־נָ֖א בְּאָזְנֵ֣י הָעָ֑ם וְיִשְׁאֲל֞וּ אִ֣ישׁ ׀ מֵאֵ֣ת רֵעֵ֗הוּ וְאִשָּׁה֙ מֵאֵ֣ת רְעוּתָ֔הּ כְּלֵי־כֶ֖סֶף וּכְלֵ֥י זָהָֽב׃
Şimdi halka söyle: Her erkek komşusundan, her kadın da komşusundan gümüş ve altın eşyalar istesin.”
Uvene yisrael asu kidvar moşe vayişalu mimitsrayim kele hesef uhele zahav usemalot.
וּבְנֵי־יִשְׂרָאֵ֥ל עָשׂ֖וּ כִּדְבַ֣ר מֹשֶׁ֑ה וַֽיִּשְׁאֲלוּ֙ מִמִּצְרַ֔יִם כְּלֵי־כֶ֛סֶף וּכְלֵ֥י זָהָ֖ב וּשְׂמָלֹֽת׃
İsrael oğulları, Moşe’nin söylediği gibi Mısırlılardan gümüş ve altın eşyalar, giysiler istediler.
Vehol eved iş miknat kasef umalta oto az yohal bo.
וְכָל־עֶ֥בֶד אִ֖ישׁ מִקְנַת־כָּ֑סֶף וּמַלְתָּ֣ה אֹת֔וֹ אָ֖ז יֹ֥אכַל בּֽוֹ׃
Parayla satın aldığın köleyi sünnet edeceksin; o zaman ondan yiyebilir.
Lo taasun iti elohe hesef velohe zahav lo taasu lahem.
לֹ֥א תַעֲשׂ֖וּן אִתִּ֑י אֱלֹ֤הֵי כֶ֙סֶף֙ וֵאלֹהֵ֣י זָהָ֔ב לֹ֥א תַעֲשׂ֖וּ לָכֶֽם׃
Benim yanımda ilahlar yapmayacaksınız; kendiniz için gümüş ya da altın ilahlar yapmayacaksınız.
Veim şelaş ele lo yaase lah veyatsea hinam en kasef.
וְאִם־שְׁלָ֨שׁ־אֵ֔לֶּה לֹ֥א יַעֲשֶׂ֖ה לָ֑הּ וְיָצְאָ֥ה חִנָּ֖ם אֵ֥ין כָּֽסֶף׃ (ס)
Onun için bu üç şeyi yerine getirmezse kız hiçbir bedel ödemeden, parasız olarak çıkacak.
İm eved yigah haşor o ama kesef şeloşim şekalim yiten ladonav vehaşor yisakel.
אִם־עֶ֛בֶד יִגַּ֥ח הַשּׁ֖וֹר א֣וֹ אָמָ֑ה כֶּ֣סֶף ׀ שְׁלֹשִׁ֣ים שְׁקָלִ֗ים יִתֵּן֙ לַֽאדֹנָ֔יו וְהַשּׁ֖וֹר יִסָּקֵֽל׃ (ס)
Öküz bir köleyi ya da cariyeyi boynuzlarsa sahibi, kölenin efendisine otuz şekel gümüş verecek; öküz taşlanacak.
Baal habor yeşalem kesef yaşiv livalav vehamet yiheye lo.
בַּ֤עַל הַבּוֹר֙ יְשַׁלֵּ֔ם כֶּ֖סֶף יָשִׁ֣יב לִבְעָלָ֑יו וְהַמֵּ֖ת יִֽהְיֶה־לּֽוֹ׃ (ס)
çukurun sahibi zararı ödeyecek; hayvanın sahibine para verecek. Ölü hayvan ise zarar gören sahibine kalacak.
Ki yiten iş el reeu kesef o helim lişmor vegunav mibet haiş im yimatse haganav yeşalem şenayim.
כִּֽי־יִתֵּן֩ אִ֨ישׁ אֶל־רֵעֵ֜הוּ כֶּ֤סֶף אֽוֹ־כֵלִים֙ לִשְׁמֹ֔ר וְגֻנַּ֖ב מִבֵּ֣ית הָאִ֑ישׁ אִם־יִמָּצֵ֥א הַגַּנָּ֖ב יְשַׁלֵּ֥ם שְׁנָֽיִם׃
Bir adam komşusuna saklaması için para ya da eşya verir ve bunlar o adamın evinden çalınırsa, hırsız bulunduğunda iki katını ödeyecek.
İm maen yemaen aviha letitah lo kesef yişkol kemohar habetulot.
אִם־מָאֵ֧ן יְמָאֵ֛ן אָבִ֖יהָ לְתִתָּ֣הּ ל֑וֹ כֶּ֣סֶף יִשְׁקֹ֔ל כְּמֹ֖הַר הַבְּתוּלֹֽת׃ (ס)
Babası kızını ona vermeyi kesinlikle reddederse, adam bakireler için ödenen evlilik bedeli kadar gümüş ödeyecek.
İm kesef talve et ami et heani imah lo tihye lo kenoşe lo tesimun alav neşeh.
אִם־כֶּ֣סֶף ׀ תַּלְוֶ֣ה אֶת־עַמִּ֗י אֶת־הֶֽעָנִי֙ עִמָּ֔ךְ לֹא־תִהְיֶ֥ה ל֖וֹ כְּנֹשֶׁ֑ה לֹֽא־תְשִׂימ֥וּן עָלָ֖יו נֶֽשֶׁךְ׃
Halkımdan birine, yanındaki yoksula borç para verirsen ona karşı baskıcı bir alacaklı gibi davranmayacaksın. Ona faiz yüklemeyeceksiniz.
Vearbaim adne hesef taase tahat esrim hakareş şene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav uşene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav.
וְאַרְבָּעִים֙ אַדְנֵי־כֶ֔סֶף תַּעֲשֶׂ֕ה תַּ֖חַת עֶשְׂרִ֣ים הַקָּ֑רֶשׁ שְׁנֵ֨י אֲדָנִ֜ים תַּֽחַת־הַקֶּ֤רֶשׁ הָאֶחָד֙ לִשְׁתֵּ֣י יְדֹתָ֔יו וּשְׁנֵ֧י אֲדָנִ֛ים תַּֽחַת־הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָ֖ד לִשְׁתֵּ֥י יְדֹתָֽיו׃
Yirmi tahtanın altına kırk gümüş taban yapacaksın. Her bir tahtanın iki geçme çıkıntısı için altında iki taban, öbür tahtanın iki geçme çıkıntısı için de altında iki taban olacak.
Vearbaim adnehem kasef şene adanim tahat hakereş haehad uşene adanim tahat hakereş haehad.
וְאַרְבָּעִ֥ים אַדְנֵיהֶ֖ם כָּ֑סֶף שְׁנֵ֣י אֲדָנִ֗ים תַּ֚חַת הַקֶּ֣רֶשׁ הָֽאֶחָ֔ד וּשְׁנֵ֣י אֲדָנִ֔ים תַּ֖חַת הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָֽד׃
Onların kırk gümüş tabanı olacak; bir tahtanın altında iki taban, öbür tahtanın altında da iki taban.
Vehayu şemona keraşim veadnehem kesef şişa asar adanim şene adanim tahat hakereş haehad uşene adanim tahat hakereş haehad.
וְהָיוּ֙ שְׁמֹנָ֣ה קְרָשִׁ֔ים וְאַדְנֵיהֶ֣ם כֶּ֔סֶף שִׁשָּׁ֥ה עָשָׂ֖ר אֲדָנִ֑ים שְׁנֵ֣י אֲדָנִ֗ים תַּ֚חַת הַקֶּ֣רֶשׁ הָאֶחָ֔ד וּשְׁנֵ֣י אֲדָנִ֔ים תַּ֖חַת הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָֽד׃
Böylece sekiz tahta ve bunların on altı gümüş tabanı olacak; bir tahtanın altında iki taban, öbür tahtanın altında da iki taban.
Venatata otah al arbaa amude şitim metsupim zahav vavehem zahav al arbaa adne hasef.
וְנָתַתָּ֣ה אֹתָ֗הּ עַל־אַרְבָּעָה֙ עַמּוּדֵ֣י שִׁטִּ֔ים מְצֻפִּ֣ים זָהָ֔ב וָוֵיהֶ֖ם זָהָ֑ב עַל־אַרְבָּעָ֖ה אַדְנֵי־כָֽסֶף׃
Onu altın kaplı dört akasya direğine asacaksın. Çengelleri altından olacak; direkler dört gümüş taban üzerine oturacak.
Veamudav esrim veadnehem esrim nehoşet vave haamudim vahaşukehem kasef.
וְעַמֻּדָ֣יו עֶשְׂרִ֔ים וְאַדְנֵיהֶ֥ם עֶשְׂרִ֖ים נְחֹ֑שֶׁת וָוֵ֧י הָעַמֻּדִ֛ים וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף׃
Yirmi direği ve yirmi bakır tabanı olacak. Direklerin çengelleri ve kuşakları gümüşten olacak.
Vehen lifat tsafon baoreh kelaim mea oreh veamudav esrim veadnehem esrim nehoşet vave haamudim vahaşukehem kasef.
וְכֵ֨ן לִפְאַ֤ת צָפוֹן֙ בָּאֹ֔רֶךְ קְלָעִ֖ים מֵ֣אָה אֹ֑רֶךְ ועמדו [וְעַמּוּדָ֣יו] עֶשְׂרִ֗ים וְאַדְנֵיהֶ֤ם עֶשְׂרִים֙ נְחֹ֔שֶׁת וָוֵ֧י הָֽעַמֻּדִ֛ים וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף׃
Aynı şekilde kuzey tarafının uzunluğu boyunca yüz arşınlık perdeler, yirmi direk ve yirmi bakır taban olacak. Direklerin çengelleri ve kuşakları gümüşten olacak.
Bu ayette 2 kez
Kol amude hehatser saviv mehuşakim kesef vavehem kasef veadnehem nehoşet.
כָּל־עַמּוּדֵ֨י הֶֽחָצֵ֤ר סָבִיב֙ מְחֻשָּׁקִ֣ים כֶּ֔סֶף וָוֵיהֶ֖ם כָּ֑סֶף וְאַדְנֵיהֶ֖ם נְחֹֽשֶׁת׃
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş kuşaklı olacak. Çengelleri gümüşten, tabanları bakırdan olacak.
Velakahta et kesef hakipurim meet bene yisrael venatata oto al avodat ohel moed vehaya livne yisrael lezikaron lifne Adonay lehaper al nafşotehem.
וְלָקַחְתָּ֞ אֶת־כֶּ֣סֶף הַכִּפֻּרִ֗ים מֵאֵת֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְנָתַתָּ֣ אֹת֔וֹ עַל־עֲבֹדַ֖ת אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְהָיָה֩ לִבְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֤ל לְזִכָּרוֹן֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה לְכַפֵּ֖ר עַל־נַפְשֹׁתֵיכֶֽם׃ (פ)
Kefaret gümüşünü İsrael oğullarından alıp Buluşma Çadırı’nın hizmeti için vereceksin. Bu, canlarınız için kefaret sağlamak üzere İsrael oğulları için Adonay’ın önünde bir anımsatma olacak.”
Kol merim terumat kesef unehoşet heviu et terumat Adonay vehol aşer nimtsa ito atse şitim lehol melehet haavoda heviu.
כָּל־מֵרִ֗ים תְּר֤וּמַת כֶּ֙סֶף֙ וּנְחֹ֔שֶׁת הֵבִ֕יאוּ אֵ֖ת תְּרוּמַ֣ת יְהוָ֑ה וְכֹ֡ל אֲשֶׁר֩ נִמְצָ֨א אִתּ֜וֹ עֲצֵ֥י שִׁטִּ֛ים לְכָל־מְלֶ֥אכֶת הָעֲבֹדָ֖ה הֵבִֽיאוּ׃
Gümüş ya da bakır bağışı ayıran herkes Adonay’a ayrılan bağışı getirdi. Yanında hizmetteki herhangi bir iş için akasya ağacı bulunan herkes onu getirdi.
Vearbaim adne hesef asa tahat esrim hakeraşim şene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav uşene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav.
וְאַרְבָּעִים֙ אַדְנֵי־כֶ֔סֶף עָשָׂ֕ה תַּ֖חַת עֶשְׂרִ֣ים הַקְּרָשִׁ֑ים שְׁנֵ֨י אֲדָנִ֜ים תַּֽחַת־הַקֶּ֤רֶשׁ הָאֶחָד֙ לִשְׁתֵּ֣י יְדֹתָ֔יו וּשְׁנֵ֧י אֲדָנִ֛ים תַּֽחַת־הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָ֖ד לִשְׁתֵּ֥י יְדֹתָֽיו׃
Yirmi tahtanın altına kırk gümüş taban yaptı. Her bir tahtanın iki geçme çıkıntısı için altında iki taban, öbür tahtanın iki geçme çıkıntısı için de altında iki taban vardı.
Vearbaim adnehem kasef şene adanim tahat hakereş haehad uşene adanim tahat hakereş haehad.
וְאַרְבָּעִ֥ים אַדְנֵיהֶ֖ם כָּ֑סֶף שְׁנֵ֣י אֲדָנִ֗ים תַּ֚חַת הַקֶּ֣רֶשׁ הָאֶחָ֔ד וּשְׁנֵ֣י אֲדָנִ֔ים תַּ֖חַת הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָֽד׃
Onların kırk gümüş tabanı vardı; bir tahtanın altında iki taban, öbür tahtanın altında da iki taban.
Vehayu şemona keraşim veadnehem kesef şişa asar adanim şene adanim şene adanim tahat hakereş haehad.
וְהָיוּ֙ שְׁמֹנָ֣ה קְרָשִׁ֔ים וְאַדְנֵיהֶ֣ם כֶּ֔סֶף שִׁשָּׁ֥ה עָשָׂ֖ר אֲדָנִ֑ים שְׁנֵ֤י אֲדָנִים֙ שְׁנֵ֣י אֲדָנִ֔ים תַּ֖חַת הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָֽד׃
Böylece sekiz tahta ve bunların on altı gümüş tabanı vardı; her tahtanın altında ikişer taban.
Vayaas lah arbaa amude şitim vayetsapem zahav vavehem zahav vayitsok lahem arbaa adne hasef.
וַיַּ֣עַשׂ לָ֗הּ אַרְבָּעָה֙ עַמּוּדֵ֣י שִׁטִּ֔ים וַיְצַפֵּ֣ם זָהָ֔ב וָוֵיהֶ֖ם זָהָ֑ב וַיִּצֹ֣ק לָהֶ֔ם אַרְבָּעָ֖ה אַדְנֵי־כָֽסֶף׃
Onun için akasya ağacından dört direk yapıp altınla kapladı. Çengelleri altındandı. Onlar için dört gümüş taban döktü.
Amudehem esrim veadnehem esrim nehoşet vave haamudim vahaşukehem kasef.
עַמּוּדֵיהֶ֣ם עֶשְׂרִ֔ים וְאַדְנֵיהֶ֥ם עֶשְׂרִ֖ים נְחֹ֑שֶׁת וָוֵ֧י הָעַמֻּדִ֛ים וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף׃
Yirmi direkleri ve yirmi bakır tabanları vardı. Direklerin çengelleri ve kuşakları gümüştendi.
Velifat tsafon mea vaama amudehem esrim veadnehem esrim nehoşet vave haamudim vahaşukehem kasef.
וְלִפְאַ֤ת צָפוֹן֙ מֵאָ֣ה בָֽאַמָּ֔ה עַמּוּדֵיהֶ֣ם עֶשְׂרִ֔ים וְאַדְנֵיהֶ֥ם עֶשְׂרִ֖ים נְחֹ֑שֶׁת וָוֵ֧י הָֽעַמּוּדִ֛ים וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף׃
Kuzey tarafında yüz arşınlık perdeler, yirmi direk ve yirmi bakır taban vardı. Direklerin çengelleri ve kuşakları gümüştendi.
Velifat yam kelaim hamişim baama amudehem asara veadnehem asara vave haamudim vahaşukehem kasef.
וְלִפְאַת־יָ֗ם קְלָעִים֙ חֲמִשִּׁ֣ים בָּֽאַמָּ֔ה עַמּוּדֵיהֶ֥ם עֲשָׂרָ֔ה וְאַדְנֵיהֶ֖ם עֲשָׂרָ֑ה וָוֵ֧י הָעַמֻּדִ֛ים וַחֲשׁוּקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף׃
Batı tarafında elli arşınlık perdeler, bunların on direği ve on tabanı vardı. Direklerin çengelleri ve kuşakları gümüştendi.
Bu ayette 3 kez
Vehaadanim laamudim nehoşet vave haamudim vahaşukehem kesef vetsipuy raşehem kasef vehem mehuşakim kesef kol amude hehatser.
וְהָאֲדָנִ֣ים לָֽעַמֻּדִים֮ נְחֹשֶׁת֒ וָוֵ֨י הָֽעַמּוּדִ֜ים וַחֲשׁוּקֵיהֶם֙ כֶּ֔סֶף וְצִפּ֥וּי רָאשֵׁיהֶ֖ם כָּ֑סֶף וְהֵם֙ מְחֻשָּׁקִ֣ים כֶּ֔סֶף כֹּ֖ל עַמֻּדֵ֥י הֶחָצֵֽר׃
Direklerin tabanları bakırdandı. Direklerin çengelleri ve kuşakları gümüşten, başlarının kaplaması da gümüştendi. Avlunun bütün direkleri gümüş kuşaklıydı.
Bu ayette 2 kez
Veamudehem arbaa veadnehem arbaa nehoşet vavehem kesef vetsipuy raşehem vahaşukehem kasef.
וְעַמֻּֽדֵיהֶם֙ אַרְבָּעָ֔ה וְאַדְנֵיהֶ֥ם אַרְבָּעָ֖ה נְחֹ֑שֶׁת וָוֵיהֶ֣ם כֶּ֔סֶף וְצִפּ֧וּי רָאשֵׁיהֶ֛ם וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף׃
Onun dört direği ve dört bakır tabanı vardı. Çengelleri, başlarının kaplaması ve kuşakları gümüştendi.
Nefeş ki timol maal vehatea bişgaga mikadeşe Adonay vehevi et aşamo ladonay ayil tamim min hatson beerkeha kesef şekalim beşekel hakodeş leaşam.
נֶ֚פֶשׁ כִּֽי־תִמְעֹ֣ל מַ֔עַל וְחָֽטְאָה֙ בִּשְׁגָגָ֔ה מִקָּדְשֵׁ֖י יְהוָ֑ה וְהֵבִיא֩ אֶת־אֲשָׁמ֨וֹ לַֽיהוָ֜ה אַ֧יִל תָּמִ֣ים מִן־הַצֹּ֗אן בְּעֶרְכְּךָ֛ כֶּֽסֶף־שְׁקָלִ֥ים בְּשֶֽׁקֶל־הַקֹּ֖דֶשׁ לְאָשָֽׁם׃
“Biri, Adonay’a ait kutsal şeyler konusunda bilmeden sadakatsizlik ederek günah işlerse Adonay’a suç sunusu olarak sürüden kusursuz bir koç getirecek. Koçun değeri, senin belirlediğin miktarda, kutsal şekel ölçüsüne göre gümüş şekellerle hesaplanacak.
Vehişav im koneu mişenat himahero lo ad şenat hayovel vehaya kesef mimkaro bemispar şanim kime sahir yihye imo.
וְחִשַּׁב֙ עִם־קֹנֵ֔הוּ מִשְּׁנַת֙ הִמָּ֣כְרוֹ ל֔וֹ עַ֖ד שְׁנַ֣ת הַיֹּבֵ֑ל וְהָיָ֞ה כֶּ֤סֶף מִמְכָּרוֹ֙ בְּמִסְפַּ֣ר שָׁנִ֔ים כִּימֵ֥י שָׂכִ֖יר יִהְיֶ֥ה עִמּֽוֹ׃
Alıcısıyla birlikte satıldığı yıldan Yovel yılına kadar hesap yapacak. Satış bedeli yılların sayısına göre değerlendirilecek; onun yanında geçirdiği süre ücretli işçinin süresi gibi sayılacak.
Vehaya erkeha hazahar miben esrim şana vead ben şişim şana vehaya erkeha hamişim şekel kesef beşekel hakodeş.
וְהָיָ֤ה עֶרְכְּךָ֙ הַזָּכָ֔ר מִבֶּן֙ עֶשְׂרִ֣ים שָׁנָ֔ה וְעַ֖ד בֶּן־שִׁשִּׁ֣ים שָׁנָ֑ה וְהָיָ֣ה עֶרְכְּךָ֗ חֲמִשִּׁ֛ים שֶׁ֥קֶל כֶּ֖סֶף בְּשֶׁ֥קֶל הַקֹּֽדֶשׁ׃
yirmi yaşından altmış yaşına kadar bir erkek için belirlenmiş bedel, kutsal şekel ölçüsüyle elli şekel gümüş olacak.
Bu ayette 2 kez
Veim miben hodeş vead ben hameş şanim vehaya erkeha hazahar hamişa şekalim kasef velanekeva erkeha şeloşet şekalim kasef.
וְאִ֣ם מִבֶּן־חֹ֗דֶשׁ וְעַד֙ בֶּן־חָמֵ֣שׁ שָׁנִ֔ים וְהָיָ֤ה עֶרְכְּךָ֙ הַזָּכָ֔ר חֲמִשָּׁ֥ה שְׁקָלִ֖ים כָּ֑סֶף וְלַנְּקֵבָ֣ה עֶרְכְּךָ֔ שְׁלֹ֥שֶׁת שְׁקָלִ֖ים כָּֽסֶף׃
Bir aylıktan beş yaşına kadar erkek için belirlenmiş bedel beş şekel gümüş, kız için üç şekel gümüş olacak.
Veim hamakdiş yigal et beto veyasaf hamişit kesef erkeha alav vehaya lo.
וְאִ֨ם־הַמַּקְדִּ֔ישׁ יִגְאַ֖ל אֶת־בֵּית֑וֹ וְ֠יָסַף חֲמִישִׁ֧ית כֶּֽסֶף־עֶרְכְּךָ֛ עָלָ֖יו וְהָ֥יָה לֽוֹ׃
Evini kutsal olarak ayıran kişi onu geri almak isterse belirlenmiş bedelin üzerine beşte birini ekleyecek ve ev onun olacak.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
silver; money
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 84 kez
HNcmsasilver; money
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 13 kez
HNcmscKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.