İbranice biçim הָ֣אִשָּׁ֔ה
Lemma אִשָּׁה
Kök — שורש (şoreş, kök) אנש
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): woman
Biçim: belirli artikel + isim, dişil, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 40 kullanım
Teknik kod
HTd/NcfsaTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 40 kez, 38 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim הָ֣אִשָּׁ֔ה
Lemma אִשָּׁה
Kök — שורש (şoreş, kök) אנש
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): woman
Biçim: belirli artikel + isim, dişil, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 40 kullanım
HTd/NcfsaOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vehanahaş haya arum mikol hayat hasade aşer asa Adonay Elohim vayomer el haişa af ki amar Elohim lo tohelu mikol ets hagan.
וְהַנָּחָשׁ֙ הָיָ֣ה עָר֔וּם מִכֹּל֙ חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֑ים וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־הָ֣אִשָּׁ֔ה אַ֚ף כִּֽי־אָמַ֣ר אֱלֹהִ֔ים לֹ֣א תֹֽאכְל֔וּ מִכֹּ֖ל עֵ֥ץ הַגָּֽן׃
Yılan, Adonay Tanrı’nın yaptığı bütün kır hayvanlarından daha kurnazdı. Kadına, “Tanrı gerçekten, ‘Bahçedeki hiçbir ağaçtan yemeyeceksiniz’ mi dedi?” diye sordu.
Vatomer haişa el hanahaş miperi ets hagan nohel.
וַתֹּ֥אמֶר הָֽאִשָּׁ֖ה אֶל־הַנָּחָ֑שׁ מִפְּרִ֥י עֵֽץ־הַגָּ֖ן נֹאכֵֽל׃
Kadın yılana, “Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz” dedi.
Vayomer hanahaş el haişa lo mot temutun.
וַיֹּ֥אמֶר הַנָּחָ֖שׁ אֶל־הָֽאִשָּׁ֑ה לֹֽא־מ֖וֹת תְּמֻתֽוּן׃
Yılan kadına, “Kesinlikle ölmezsiniz” dedi.
Vatere haişa ki tov haets lemaahal vehi taava u laenayim venehmad haets lehaskil vatikah mipiryo vatohal vatiten gam leişah imah vayohal.
וַתֵּ֣רֶא הָֽאִשָּׁ֡ה כִּ֣י טוֹב֩ הָעֵ֨ץ לְמַאֲכָ֜ל וְכִ֧י תַֽאֲוָה־ה֣וּא לָעֵינַ֗יִם וְנֶחְמָ֤ד הָעֵץ֙ לְהַשְׂכִּ֔יל וַתִּקַּ֥ח מִפִּרְי֖וֹ וַתֹּאכַ֑ל וַתִּתֵּ֧ן גַּם־לְאִישָׁ֛הּ עִמָּ֖הּ וַיֹּאכַֽל׃
Kadın ağacın meyvesinin yemeye uygun, gözlere çekici ve anlayış kazandırmak için arzu edilir olduğunu gördü. Meyvesinden aldı ve yedi. Yanındaki kocasına da verdi; o da yedi.
Vayomer haadam haişa aşer natata imadi hi natena li min haets vaohel.
וַיֹּ֖אמֶר הָֽאָדָ֑ם הָֽאִשָּׁה֙ אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣תָּה עִמָּדִ֔י הִ֛וא נָֽתְנָה־לִּ֥י מִן־הָעֵ֖ץ וָאֹכֵֽל׃
İnsan, “Yanıma verdiğin kadın, o bana ağaçtan verdi; ben de yedim” dedi.
Vayomer Adonay Elohim laişa ma zot asit vatomer haişa hanahaş hişiani vaohel.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֧ה אֱלֹהִ֛ים לָאִשָּׁ֖ה מַה־זֹּ֣את עָשִׂ֑ית וַתֹּ֙אמֶר֙ הָֽאִשָּׁ֔ה הַנָּחָ֥שׁ הִשִּׁיאַ֖נִי וָאֹכֵֽל׃
Adonay Tanrı kadına, “Bu yaptığın nedir?” diye sordu. Kadın, “Yılan beni aldattı; ben de yedim” dedi.
Veeva aşit beneha uven haişa uven zaraha uven zarah u yeşufeha roş veata teşufenu akev.
וְאֵיבָ֣ה ׀ אָשִׁ֗ית בֵּֽינְךָ֙ וּבֵ֣ין הָֽאִשָּׁ֔ה וּבֵ֥ין זַרְעֲךָ֖ וּבֵ֣ין זַרְעָ֑הּ ה֚וּא יְשׁוּפְךָ֣ רֹ֔אשׁ וְאַתָּ֖ה תְּשׁוּפֶ֥נּוּ עָקֵֽב׃ (ס)
Seninle kadın arasına, senin soyunla onun soyu arasına düşmanlık koyacağım. Onun soyu senin başını ezecek, sen de onun topuğunu yaralayacaksın” dedi.
El haişa amar harba arbe itsevoneh veheroneh beetsev teledi vanim veel işeh teşukateh veu yimşal bah.
אֶֽל־הָאִשָּׁ֣ה אָמַ֗ר הַרְבָּ֤ה אַרְבֶּה֙ עִצְּבוֹנֵ֣ךְ וְהֵֽרֹנֵ֔ךְ בְּעֶ֖צֶב תֵּֽלְדִ֣י בָנִ֑ים וְאֶל־אִישֵׁךְ֙ תְּשׁ֣וּקָתֵ֔ךְ וְה֖וּא יִמְשָׁל־בָּֽךְ׃ (ס)
Kadına şöyle dedi: “Çektiğin sıkıntıyı ve gebelik sancılarını çok artıracağım; acı içinde çocuk doğuracaksın. Arzun kocana yönelecek; o da sana hükmedecek.”
Vayehi kevo avram mitsrayema vayiru hamitsrim et haişa ki yafa hi meod.
וַיְהִ֕י כְּב֥וֹא אַבְרָ֖ם מִצְרָ֑יְמָה וַיִּרְא֤וּ הַמִּצְרִים֙ אֶת־הָ֣אִשָּׁ֔ה כִּֽי־יָפָ֥ה הִ֖וא מְאֹֽד׃
Avram Mısır’a girdiğinde Mısırlılar kadının çok güzel olduğunu gördüler.
Vayiru otah sare faro vayehalelu otah el paro vatukah haişa bet paro.
וַיִּרְא֤וּ אֹתָהּ֙ שָׂרֵ֣י פַרְעֹ֔ה וַיְהַֽלְל֥וּ אֹתָ֖הּ אֶל־פַּרְעֹ֑ה וַתֻּקַּ֥ח הָאִשָּׁ֖ה בֵּ֥ית פַּרְעֹֽה׃
Firavun’un ileri gelenleri de onu gördüler ve Firavun’a övdüler. Kadın, Firavun’un sarayına götürüldü.
Vayavo Elohim el avimeleh bahalom halayla vayomer lo hineha met al haişa aşer lakahta vehi beulat baal.
וַיָּבֹ֧א אֱלֹהִ֛ים אֶל־אֲבִימֶ֖לֶךְ בַּחֲל֣וֹם הַלָּ֑יְלָה וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ הִנְּךָ֥ מֵת֙ עַל־הָאִשָּׁ֣ה אֲשֶׁר־לָקַ֔חְתָּ וְהִ֖וא בְּעֻ֥לַת בָּֽעַל׃
Tanrı gece bir düşte Avimeleh’e gelip, “Aldığın kadın yüzünden öleceksin; çünkü o evli bir kadın” dedi.
Vayomer elav haeved ulay lo tove haişa lalehet aharay el haarets hazot hehaşev aşiv et binha el haarets aşer yatsata mişam.
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ הָעֶ֔בֶד אוּלַי֙ לֹא־תֹאבֶ֣ה הָֽאִשָּׁ֔ה לָלֶ֥כֶת אַחֲרַ֖י אֶל־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את הֶֽהָשֵׁ֤ב אָשִׁיב֙ אֶת־בִּנְךָ֔ אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־יָצָ֥אתָ מִשָּֽׁם׃
Hizmetkâr ona, “Ya kadın benimle bu ülkeye gelmek istemezse?” dedi. “Oğlunu çıktığın ülkeye geri götüreyim mi?”
Veim lo tove haişa lalehet ahareha venikita mişevuati zot rak et beni lo taşev şama.
וְאִם־לֹ֨א תֹאבֶ֤ה הָֽאִשָּׁה֙ לָלֶ֣כֶת אַחֲרֶ֔יךָ וְנִקִּ֕יתָ מִשְּׁבֻעָתִ֖י זֹ֑את רַ֣ק אֶת־בְּנִ֔י לֹ֥א תָשֵׁ֖ב שָֽׁמָּה׃
Kadın seninle gelmek istemezse bana ettiğin bu anttan sorumlu olmayacaksın. Yalnız oğlumu oraya geri götürme.”
Vaomar el adoni ulay lo teleh haişa aharay.
וָאֹמַ֖ר אֶל־אֲדֹנִ֑י אֻלַ֛י לֹא־תֵלֵ֥ךְ הָאִשָּׁ֖ה אַחֲרָֽי׃
Ben efendime, ‘Ya kadın benimle gelmezse?’ dedim.
Veamera elay gam ata şete vegam ligmaleha eşav hi haişa aşer hohiah Adonay leven adoni.
וְאָמְרָ֤ה אֵלַי֙ גַּם־אַתָּ֣ה שְׁתֵ֔ה וְגַ֥ם לִגְמַלֶּ֖יךָ אֶשְׁאָ֑ב הִ֣וא הָֽאִשָּׁ֔ה אֲשֶׁר־הֹכִ֥יחַ יְהוָ֖ה לְבֶן־אֲדֹנִֽי׃
bana “Sen de iç; develerine de su çekeceğim” derse, efendimin oğlu için Adonay’ın belirlediği kadın o olsun.’
Vayişlah yehuda et gedi haizim beyad reeu haadulami lakahat haeravon miyad haişa velo metsaah.
וַיִּשְׁלַ֨ח יְהוּדָ֜ה אֶת־גְּדִ֣י הָֽעִזִּ֗ים בְּיַד֙ רֵעֵ֣הוּ הָֽעֲדֻלָּמִ֔י לָקַ֥חַת הָעֵרָב֖וֹן מִיַּ֣ד הָאִשָּׁ֑ה וְלֹ֖א מְצָאָֽהּ׃
Yehuda, rehni kadından geri almak için Adullamlı arkadaşıyla oğlağı gönderdi. Ama arkadaşı kadını bulamadı.
Vatahar haişa vateled ben vatere oto ki tov u vatitspeneu şeloşa yerahim.
וַתַּ֥הַר הָאִשָּׁ֖ה וַתֵּ֣לֶד בֵּ֑ן וַתֵּ֤רֶא אֹתוֹ֙ כִּי־ט֣וֹב ה֔וּא וַֽתִּצְפְּנֵ֖הוּ שְׁלֹשָׁ֥ה יְרָחִֽים׃
Kadın hamile kalıp bir oğul doğurdu. Güzel bir çocuk olduğunu görünce onu üç ay sakladı.
Vatomer lah bat paro helihi et hayeled haze vehenikiu li vaani eten et sehareh vatikah haişa hayeled vatenikeu.
וַתֹּ֧אמֶר לָ֣הּ בַּת־פַּרְעֹ֗ה הֵילִ֜יכִי אֶת־הַיֶּ֤לֶד הַזֶּה֙ וְהֵינִקִ֣הוּ לִ֔י וַאֲנִ֖י אֶתֵּ֣ן אֶת־שְׂכָרֵ֑ךְ וַתִּקַּ֧ח הָאִשָּׁ֛ה הַיֶּ֖לֶד וַתְּנִיקֵֽהוּ׃
Firavun’un kızı kadına, “Bu çocuğu al, benim için emzir” dedi. “Ücretini ben vereceğim.” Kadın çocuğu alıp emzirdi.
İm adonav yiten lo işa veyaleda lo vanim o vanot haişa viladeha tihye ladoneha veu yetse vegapo.
אִם־אֲדֹנָיו֙ יִתֶּן־ל֣וֹ אִשָּׁ֔ה וְיָלְדָה־ל֥וֹ בָנִ֖ים א֣וֹ בָנ֑וֹת הָאִשָּׁ֣ה וִילָדֶ֗יהָ תִּהְיֶה֙ לַֽאדֹנֶ֔יהָ וְה֖וּא יֵצֵ֥א בְגַפּֽוֹ׃
Efendisi ona bir eş verir ve kadın ona oğullar ya da kızlar doğurursa, kadın ve çocukları efendisine ait olacak; adam tek başına çıkacak.
Vehi yinatsu anaşim venagefu işa hara veyatseu yeladeha velo yihye ason anoş yeaneş kaaşer yaşit alav baal haişa venatan biflilim.
וְכִֽי־יִנָּצ֣וּ אֲנָשִׁ֗ים וְנָ֨גְפ֜וּ אִשָּׁ֤ה הָרָה֙ וְיָצְא֣וּ יְלָדֶ֔יהָ וְלֹ֥א יִהְיֶ֖ה אָס֑וֹן עָנ֣וֹשׁ יֵעָנֵ֗שׁ כַּֽאֲשֶׁ֨ר יָשִׁ֤ית עָלָיו֙ בַּ֣עַל הָֽאִשָּׁ֔ה וְנָתַ֖ן בִּפְלִלִֽים׃
Adamlar dövüşürken hamile bir kadına çarpar ve kadın çocuklarını düşürürse, ama başka bir ölüm olmazsa, kadının kocasının talep ettiği tazminat ödenecektir; ödeme yargıçların kararına göre yapılacaktır.
Veişa aşer tikrav el kol behema leriva otah veharagta et haişa veet habehema mot yumatu demehem bam.
וְאִשָּׁ֗ה אֲשֶׁ֨ר תִּקְרַ֤ב אֶל־כָּל־בְּהֵמָה֙ לְרִבְעָ֣ה אֹתָ֔הּ וְהָרַגְתָּ֥ אֶת־הָאִשָּׁ֖ה וְאֶת־הַבְּהֵמָ֑ה מ֥וֹת יוּמָ֖תוּ דְּמֵיהֶ֥ם בָּֽם׃
Bir kadın, kendisiyle çiftleşmesi için herhangi bir hayvana yaklaşırsa kadını da hayvanı da öldüreceksin. Kesinlikle öldürülecekler; kanlarının sorumluluğu kendilerine aittir.
Vayikov ben haişa hayisreelit et haşem vayekalel vayaviu oto el moşe veşem imo şelomit bat divri lemate dan.
וַ֠יִּקֹּב בֶּן־הָֽאִשָּׁ֨ה הַיִּשְׂרְאֵלִ֤ית אֶת־הַשֵּׁם֙ וַיְקַלֵּ֔ל וַיָּבִ֥יאוּ אֹת֖וֹ אֶל־מֹשֶׁ֑ה וְשֵׁ֥ם אִמּ֛וֹ שְׁלֹמִ֥ית בַּת־דִּבְרִ֖י לְמַטֵּה־דָֽן׃
İsraelli kadının oğlu Tanrısal Ad’ı söyleyerek lanet etti. Onu Moşe’ye getirdiler. Annesinin adı Dan kabilesinden Divri’nin kızı Şelomit’ti.
Bu ayette 2 kez
Veheemid hakohen et haişa lifne Adonay ufara et roş haişa venatan al kapeha et minhat hazikaron minhat kenaot hi uveyad hakohen yihyu me hamarim hameararim.
וְהֶעֱמִ֨יד הַכֹּהֵ֥ן אֶֽת־הָאִשָּׁה֮ לִפְנֵ֣י יְהוָה֒ וּפָרַע֙ אֶת־רֹ֣אשׁ הָֽאִשָּׁ֔ה וְנָתַ֣ן עַל־כַּפֶּ֗יהָ אֵ֚ת מִנְחַ֣ת הַזִּכָּר֔וֹן מִנְחַ֥ת קְנָאֹ֖ת הִ֑וא וּבְיַ֤ד הַכֹּהֵן֙ יִהְי֔וּ מֵ֥י הַמָּרִ֖ים הַמְאָֽרֲרִֽים׃
Kâhin kadını Adonay’ın huzurunda durduracak, kadının saçlarını açıp salacak ve kıskançlık sunusu olan anma sunusunu onun avuçlarına koyacak. Lanet getiren acı su kâhinin elinde olacak.
Vehişbia otah hakohen veamar el haişa im lo şahav iş otah veim lo satit tuma tahat işeh hinaki mime hamarim hameararim haele.
וְהִשְׁבִּ֨יעַ אֹתָ֜הּ הַכֹּהֵ֗ן וְאָמַ֤ר אֶל־הָֽאִשָּׁה֙ אִם־לֹ֨א שָׁכַ֥ב אִישׁ֙ אֹתָ֔ךְ וְאִם־לֹ֥א שָׂטִ֛ית טֻמְאָ֖ה תַּ֣חַת אִישֵׁ֑ךְ הִנָּקִ֕י מִמֵּ֛י הַמָּרִ֥ים הַֽמְאָרֲרִ֖ים הָאֵֽלֶּה׃
Kâhin kadına ant içirecek ve şöyle diyecek: “Kocandan başka bir adam seninle yatmadıysa, kocanla evliyken sapıp arınmamış duruma gelmediysen bu lanet getiren acı sudan zarar görme.
Vehişbia hakohen et haişa bişvuat haala veamar hakohen laişa yiten Adonay otah leala velişvua betoh ameh betet Adonay et yereheh nofelet veet bitneh tsava.
וְהִשְׁבִּ֨יעַ הַכֹּהֵ֥ן אֶֽת־הָֽאִשָּׁה֮ בִּשְׁבֻעַ֣ת הָאָלָה֒ וְאָמַ֤ר הַכֹּהֵן֙ לָֽאִשָּׁ֔ה יִתֵּ֨ן יְהוָ֥ה אוֹתָ֛ךְ לְאָלָ֥ה וְלִשְׁבֻעָ֖ה בְּת֣וֹךְ עַמֵּ֑ךְ בְּתֵ֨ת יְהוָ֤ה אֶת־יְרֵכֵךְ֙ נֹפֶ֔לֶת וְאֶת־בִּטְנֵ֖ךְ צָבָֽה׃
Kâhin kadına lanet içeren ant içirecek ve şöyle diyecek: “Adonay uyluğunu çökertip karnını şişirerek seni halkının arasında lanetlerde ve antlarda anılan bir örnek yapsın.
Uvau hamayim hamearerim haele bemeayih latsbot beten velanpil yareh veamera haişa amen amen.
וּ֠בָאוּ הַמַּ֨יִם הַמְאָרְרִ֤ים הָאֵ֙לֶּה֙ בְּֽמֵעַ֔יִךְ לַצְבּ֥וֹת בֶּ֖טֶן וְלַנְפִּ֣ל יָרֵ֑ךְ וְאָמְרָ֥ה הָאִשָּׁ֖ה אָמֵ֥ן ׀ אָמֵֽן׃
Bu lanet getiren su içine girsin; karnını şişirsin ve uyluğunu çökertsin.” Kadın, “Amen, amen” diyecek.
Vehişka et haişa et me hamarim hameararim uvau vah hamayim hameararim lemarim.
וְהִשְׁקָה֙ אֶת־הָ֣אִשָּׁ֔ה אֶת־מֵ֥י הַמָּרִ֖ים הַמְאָֽרֲרִ֑ים וּבָ֥אוּ בָ֛הּ הַמַּ֥יִם הַֽמְאָרֲרִ֖ים לְמָרִֽים׃
Lanet getiren acı suyu kadına içirecek. Lanet getiren su onun içine girip acılık verecek.
Velakah hakohen miyad haişa et minhat hakenaot vehenif et haminha lifne Adonay vehikriv otah el hamizbeah.
וְלָקַ֤ח הַכֹּהֵן֙ מִיַּ֣ד הָֽאִשָּׁ֔ה אֵ֖ת מִנְחַ֣ת הַקְּנָאֹ֑ת וְהֵנִ֤יף אֶת־הַמִּנְחָה֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וְהִקְרִ֥יב אֹתָ֖הּ אֶל־הַמִּזְבֵּֽחַ׃
Kâhin kıskançlık sunusunu kadının elinden alacak, sunuyu Adonay’ın huzurunda sallayacak ve sunağa yaklaştıracak.
Vekamats hakohen min haminha et azkaratah vehiktir hamizbeha veahar yaşke et haişa et hamayim.
וְקָמַ֨ץ הַכֹּהֵ֤ן מִן־הַמִּנְחָה֙ אֶת־אַזְכָּ֣רָתָ֔הּ וְהִקְטִ֖יר הַמִּזְבֵּ֑חָה וְאַחַ֛ר יַשְׁקֶ֥ה אֶת־הָאִשָּׁ֖ה אֶת־הַמָּֽיִם׃
Kâhin sunudan bir avuç anma payı alıp sunakta tüttürecek. Ondan sonra kadına suyu içirecek.
Vehişkah et hamayim vehayeta im nitmea vatimol maal beişah uvau vah hamayim hameararim lemarim vetsaveta vitnah venafela yerehah vehayeta haişa leala bekerev amah.
וְהִשְׁקָ֣הּ אֶת־הַמַּ֗יִם וְהָיְתָ֣ה אִֽם־נִטְמְאָה֮ וַתִּמְעֹ֣ל מַ֣עַל בְּאִישָׁהּ֒ וּבָ֨אוּ בָ֜הּ הַמַּ֤יִם הַמְאָֽרֲרִים֙ לְמָרִ֔ים וְצָבְתָ֣ה בִטְנָ֔הּ וְנָפְלָ֖ה יְרֵכָ֑הּ וְהָיְתָ֧ה הָאִשָּׁ֛ה לְאָלָ֖ה בְּקֶ֥רֶב עַמָּֽהּ׃
Suyu içirdiğinde, kadın arınmamış duruma gelmiş ve kocasına sadakatsizlik etmişse lanet getiren su içine girip acılık verecek; karnı şişecek ve uyluğu çökecek. Kadın halkının arasında lanetlerde anılan bir örnek olacak.
Veim lo nitmea haişa utehora hi veniketa venizrea zara.
וְאִם־לֹ֤א נִטְמְאָה֙ הָֽאִשָּׁ֔ה וּטְהֹרָ֖ה הִ֑וא וְנִקְּתָ֖ה וְנִזְרְעָ֥ה זָֽרַע׃
Ama kadın arınmamış duruma gelmemiş ve temizse zarar görmeyecek; çocuk sahibi olabilecek.
O iş aşer taavor alav ruah kina vekine et işto veheemid et haişa lifne Adonay veasa lah hakohen et kol hatora hazot.
א֣וֹ אִ֗ישׁ אֲשֶׁ֨ר תַּעֲבֹ֥ר עָלָ֛יו ר֥וּחַ קִנְאָ֖ה וְקִנֵּ֣א אֶת־אִשְׁתּ֑וֹ וְהֶעֱמִ֤יד אֶת־הָֽאִשָּׁה֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וְעָ֤שָׂה לָהּ֙ הַכֹּהֵ֔ן אֵ֥ת כָּל־הַתּוֹרָ֖ה הַזֹּֽאת׃
Ya da bir adam kıskançlığa kapılıp karısından kuşkulandığında kadını Adonay’ın huzurunda durduracak ve kâhin ona bu yasanın tamamını uygulayacak.
Vatedaber miryam veaharon bemoşe al odot haişa hakuşit aşer lakah ki işa huşit lakah.
וַתְּדַבֵּ֨ר מִרְיָ֤ם וְאַהֲרֹן֙ בְּמֹשֶׁ֔ה עַל־אֹד֛וֹת הָאִשָּׁ֥ה הַכֻּשִׁ֖ית אֲשֶׁ֣ר לָקָ֑ח כִּֽי־אִשָּׁ֥ה כֻשִׁ֖ית לָקָֽח׃
Miryam ve Aaron, Moşe’nin evlendiği Kuşlu kadın yüzünden onun hakkında konuştular; çünkü Kuşlu bir kadınla evlenmişti.
Vayavo ahar iş yisrael el hakuba vayidkor et şenehem et iş yisrael veet haişa el kovatah vateatsar hamagefa meal bene yisrael.
וַ֠יָּבֹא אַחַ֨ר אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֜ל אֶל־הַקֻּבָּ֗ה וַיִּדְקֹר֙ אֶת־שְׁנֵיהֶ֔ם אֵ֚ת אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל וְאֶת־הָאִשָּׁ֖ה אֶל־קֳבָתָ֑הּ וַתֵּֽעָצַר֙ הַמַּגֵּפָ֔ה מֵעַ֖ל בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
İsraelli adamın ardından çadıra girdi ve ikisini, İsraelli adamı ve kadını karnından delip geçti. İsraeloğullarının üzerindeki salgın durdu.
Veşem haişa hamuka hamidyanit kazebi vat tsur roş umot bet av bemidyan u.
וְשֵׁ֨ם הָֽאִשָּׁ֧ה הַמֻּכָּ֛ה הַמִּדְיָנִ֖ית כָּזְבִּ֣י בַת־צ֑וּר רֹ֣אשׁ אֻמּ֥וֹת בֵּֽית־אָ֛ב בְּמִדְיָ֖ן הֽוּא׃ (פ)
Öldürülen Midyanlı kadının adı, Tsur’un kızı Kozbi’ydi. Tsur, Midyan’da bir ata evinin boylarının başıydı.
Bu ayette 2 kez
Vehotseta et haiş hau o et haişa hahi aşer asu et hadavar hara haze el şeareha et haiş o et haişa usekaltam baavanim vametu.
וְהֽוֹצֵאתָ֣ אֶת־הָאִ֣ישׁ הַה֡וּא אוֹ֩ אֶת־הָאִשָּׁ֨ה הַהִ֜וא אֲשֶׁ֣ר עָ֠שׂוּ אֶת־הַדָּבָ֨ר הָרָ֤ע הַזֶּה֙ אֶל־שְׁעָרֶ֔יךָ אֶת־הָאִ֕ישׁ א֖וֹ אֶת־הָאִשָּׁ֑ה וּסְקַלְתָּ֥ם בָּאֲבָנִ֖ים וָמֵֽתוּ׃
bu kötü işi yapan erkeği ya da kadını kentinin kapılarına çıkaracaksın. O erkeği ya da kadını taşlayacaksınız ve ölecek.
Vesam lah alilot devarim vehotsi aleha şem ra veamar et haişa hazot lakahti vaekrav eleha velo matsati lah betulim.
וְשָׂ֥ם לָהּ֙ עֲלִילֹ֣ת דְּבָרִ֔ים וְהוֹצִ֥יא עָלֶ֖יהָ שֵׁ֣ם רָ֑ע וְאָמַ֗ר אֶת־הָאִשָּׁ֤ה הַזֹּאת֙ לָקַ֔חְתִּי וָאֶקְרַ֣ב אֵלֶ֔יהָ וְלֹא־מָצָ֥אתִי לָ֖הּ בְּתוּלִֽים׃
ona suçlamalar yöneltip adını kötüye çıkararak, 'Bu kadınla evlendim, ona yaklaştığımda bekâret belirtilerini bulamadım' derse,
Ki yimatse iş şohev im işa veulat baal umetu gam şenehem haiş haşohev im haişa vehaişa uviarta hara miyisrael.
כִּֽי־יִמָּצֵ֨א אִ֜ישׁ שֹׁכֵ֣ב ׀ עִם־אִשָּׁ֣ה בְעֻֽלַת־בַּ֗עַל וּמֵ֙תוּ֙ גַּם־שְׁנֵיהֶ֔ם הָאִ֛ישׁ הַשֹּׁכֵ֥ב עִם־הָאִשָּׁ֖ה וְהָאִשָּׁ֑ה וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִיִּשְׂרָאֵֽל׃ (ס)
Bir adam evli bir kadınla yatarken bulunursa, hem kadınla yatan adam hem de kadın, ikisi de ölecek. Böylece İsrael'den kötülüğü ortadan kaldıracaksın.