İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

אישiş

insan, kişi; erkek; koca; insanlar; hemşeri, dost, arkadaş; bağlama göre savaşçı veya görevli kişi

Bu İbranice biçim Tora’da 287 kez, 251 farklı ayette görülür.

Temel kelime (lemma)
אִישׁ
Kök
איש

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit61 kullanım54 ayet
  • Şemot72 kullanım65 ayet
  • Vayikra51 kullanım40 ayet
  • Bamidbar68 kullanım57 ayet
  • Devarim35 kullanım35 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 2:24

    Al ken yaazav iş et aviv veet imo vedavak beişto vehayu levasar ehad.

    עַל־כֵּן֙ יַֽעֲזָב־אִ֔ישׁ אֶת־אָבִ֖יו וְאֶת־אִמּ֑וֹ וְדָבַ֣ק בְּאִשְׁתּ֔וֹ וְהָי֖וּ לְבָשָׂ֥ר אֶחָֽד׃

    Bu nedenle erkek babasını ve annesini bırakır, karısına bağlanır ve ikisi tek beden olur.

  2. Bereşit 4:1

    Vehaadam yada et hava işto vatahar vateled et kayin vatomer kaniti iş et Adonay.

    וְהָ֣אָדָ֔ם יָדַ֖ע אֶת־חַוָּ֣ה אִשְׁתּ֑וֹ וַתַּ֙הַר֙ וַתֵּ֣לֶד אֶת־קַ֔יִן וַתֹּ֕אמֶר קָנִ֥יתִי אִ֖ישׁ אֶת־יְהוָֽה׃

    İnsan, karısı Hava ile birlikte oldu. Hava gebe kaldı ve Kayin’i doğurdu. “Adonay’ın yardımıyla bir erkek elde ettim” dedi.

  3. Bereşit 4:23

    Vayomer lemeh lenaşav ada vetsila şemaan koli neşe lemeh hazena imrati ki iş haragti lefitsi veyeled lehaburati.

    וַיֹּ֨אמֶר לֶ֜מֶךְ לְנָשָׁ֗יו עָדָ֤ה וְצִלָּה֙ שְׁמַ֣עַן קוֹלִ֔י נְשֵׁ֣י לֶ֔מֶךְ הַאְזֵ֖נָּה אִמְרָתִ֑י כִּ֣י אִ֤ישׁ הָרַ֙גְתִּי֙ לְפִצְעִ֔י וְיֶ֖לֶד לְחַבֻּרָתִֽי׃

    Lemeh eşlerine şöyle dedi: “Ada ve Tsila, sesimi dinleyin! Lemeh’in eşleri, sözüme kulak verin! Beni yaraladığı için bir adamı, beni incittiği için bir genci öldürdüm.

  4. Bereşit 6:9

    Ele toledot noah noah iş tsadik tamim haya bedorotav et haelohim hitehaleh noah.

    אֵ֚לֶּה תּוֹלְדֹ֣ת נֹ֔חַ נֹ֗חַ אִ֥ישׁ צַדִּ֛יק תָּמִ֥ים הָיָ֖ה בְּדֹֽרֹתָ֑יו אֶת־הָֽאֱלֹהִ֖ים הִֽתְהַלֶּךְ־נֹֽחַ׃

    Noah’ın öyküsü budur. Noah, kendi kuşağında dürüst ve kusursuz bir insandı. Noah, Tanrı ile yürüdü.

  5. Bereşit 7:2

    Bu ayette 2 kez

    Mikol habehema hatehora tikah leha şiva şiva iş veişto umin habehema aşer lo tehora hi şenayim iş veişto.

    מִכֹּ֣ל ׀ הַבְּהֵמָ֣ה הַטְּהוֹרָ֗ה תִּֽקַּח־לְךָ֛ שִׁבְעָ֥ה שִׁבְעָ֖ה אִ֣ישׁ וְאִשְׁתּ֑וֹ וּמִן־הַבְּהֵמָ֡ה אֲ֠שֶׁר לֹ֣א טְהֹרָ֥ה הִ֛וא שְׁנַ֖יִם אִ֥ישׁ וְאִשְׁתּֽוֹ׃

    Temiz hayvanların her birinden, erkek ve dişi olarak yedişer çift al. Temiz olmayan hayvanlardan ise erkek ve dişi olarak birer çift al.

  6. Bereşit 9:5

    Veah et dimhem lenafşotehem edroş miyad kol haya edreşenu umiyad haadam miyad iş ahiv edroş et nefeş haadam.

    וְאַ֨ךְ אֶת־דִּמְכֶ֤ם לְנַפְשֹֽׁתֵיכֶם֙ אֶדְרֹ֔שׁ מִיַּ֥ד כָּל־חַיָּ֖ה אֶדְרְשֶׁ֑נּוּ וּמִיַּ֣ד הָֽאָדָ֗ם מִיַּד֙ אִ֣ישׁ אָחִ֔יו אֶדְרֹ֖שׁ אֶת־נֶ֥פֶשׁ הָֽאָדָֽם׃

    Sizin canınıza ait kanınızın hesabını ise mutlaka soracağım. Her hayvandan onun hesabını soracağım. İnsandan, kendi kardeşinin canı için her insandan hesap soracağım.

  7. Bereşit 9:20

    Vayahel noah iş haadama vayita karem.

    וַיָּ֥חֶל נֹ֖חַ אִ֣ישׁ הָֽאֲדָמָ֑ה וַיִּטַּ֖ע כָּֽרֶם׃

    Toprağı işleyen Noah bir bağ dikmeye başladı.

  8. Bereşit 10:5

    Meele nifredu iye hagoyim beartsotam iş lilşono lemişpehotam begoyehem.

    מֵ֠אֵלֶּה נִפְרְד֞וּ אִיֵּ֤י הַגּוֹיִם֙ בְּאַרְצֹתָ֔ם אִ֖ישׁ לִלְשֹׁנ֑וֹ לְמִשְׁפְּחֹתָ֖ם בְּגוֹיֵהֶֽם׃

    Kıyı ülkelerinin halkları bunlardan ayrılarak kendi ülkelerine, her biri kendi diline, ailelerine ve halklarına göre dağıldılar.

  9. Bereşit 11:3

    Vayomeru iş el reeu hava nilbena levenim venisrefa lisrefa vatehi lahem halevena leaven vehahemar haya lahem lahomer.

    וַיֹּאמְר֞וּ אִ֣ישׁ אֶל־רֵעֵ֗הוּ הָ֚בָה נִלְבְּנָ֣ה לְבֵנִ֔ים וְנִשְׂרְפָ֖ה לִשְׂרֵפָ֑ה וַתְּהִ֨י לָהֶ֤ם הַלְּבֵנָה֙ לְאָ֔בֶן וְהַ֣חֵמָ֔ר הָיָ֥ה לָהֶ֖ם לַחֹֽמֶר׃

    Birbirlerine, “Gelin, tuğla yapıp onları iyice pişirelim” dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.

  10. Bereşit 11:7

    Hava nereda venavela şam sefatam aşer lo yişmeu iş sefat reeu.

    הָ֚בָה נֵֽרְדָ֔ה וְנָבְלָ֥ה שָׁ֖ם שְׂפָתָ֑ם אֲשֶׁר֙ לֹ֣א יִשְׁמְע֔וּ אִ֖ישׁ שְׂפַ֥ת רֵעֵֽהוּ׃

    Gelin, inelim ve orada dillerini karıştıralım ki birbirlerinin dilini anlamasınlar.”

  11. Bereşit 13:11

    Vayivhar lo lot et kol kikar hayarden vayisa lot mikedem vayiparedu iş meal ahiv.

    וַיִּבְחַר־ל֣וֹ ל֗וֹט אֵ֚ת כָּל־כִּכַּ֣ר הַיַּרְדֵּ֔ן וַיִּסַּ֥ע ל֖וֹט מִקֶּ֑דֶם וַיִּפָּ֣רְד֔וּ אִ֖ישׁ מֵעַ֥ל אָחִֽיו׃

    Lot kendine bütün Yarden ovasını seçti ve doğudan ayrılıp yola çıktı. Böylece birbirlerinden ayrıldılar.

  12. Bereşit 13:16

    Vesamti et zaraha kaafar haarets aşer im yuhal iş limnot et afar haarets gam zaraha yimane.

    וְשַׂמְתִּ֥י אֶֽת־זַרְעֲךָ֖ כַּעֲפַ֣ר הָאָ֑רֶץ אֲשֶׁ֣ר ׀ אִם־יוּכַ֣ל אִ֗ישׁ לִמְנוֹת֙ אֶת־עֲפַ֣ר הָאָ֔רֶץ גַּֽם־זַרְעֲךָ֖ יִמָּנֶֽה׃

    Soyunu yeryüzünün tozu gibi yapacağım. Bir insan yeryüzünün tozunu sayabilirse senin soyun da sayılabilir.

  13. Bereşit 15:10

    Vayikah lo et kol ele vayevater otam bataveh vayiten iş bitro likrat reeu veet hatsipor lo vatar.

    וַיִּֽקַּֽח־ל֣וֹ אֶת־כָּל־אֵ֗לֶּה וַיְבַתֵּ֤ר אֹתָם֙ בַּתָּ֔וֶךְ וַיִּתֵּ֥ן אִישׁ־בִּתְר֖וֹ לִקְרַ֣את רֵעֵ֑הוּ וְאֶת־הַצִפֹּ֖ר לֹ֥א בָתָֽר׃

    Avram bunların hepsini getirdi; onları ortadan ikiye böldü ve her yarıyı diğerinin karşısına koydu. Kuşları ise bölmedi.

  14. Bereşit 19:8

    Hine na li şete vanot aşer lo yadeu iş otsia na ethen alehem vaasu lahen katov beenehem rak laanaşim hael al taasu davar ki al ken bau betsel korati.

    הִנֵּה־נָ֨א לִ֜י שְׁתֵּ֣י בָנ֗וֹת אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יָדְעוּ֙ אִ֔ישׁ אוֹצִֽיאָה־נָּ֤א אֶתְהֶן֙ אֲלֵיכֶ֔ם וַעֲשׂ֣וּ לָהֶ֔ן כַּטּ֖וֹב בְּעֵינֵיכֶ֑ם רַ֠ק לָֽאֲנָשִׁ֤ים הָאֵל֙ אַל־תַּעֲשׂ֣וּ דָבָ֔ר כִּֽי־עַל־כֵּ֥ן בָּ֖אוּ בְּצֵ֥ל קֹרָתִֽי׃

    “İşte, erkekle birlikte olmamış iki kızım var. Onları size çıkarayım; onlara uygun gördüğünüzü yapın. Yalnız bu adamlara hiçbir şey yapmayın; çünkü çatımın gölgesine sığındılar.”

  15. Bereşit 23:6

    Şemaenu adoni nesi Elohim ata betohenu bemivhar kevarenu kevor et meteha iş mimenu et kivro lo yihle mimeha mikevor meteha.

    שְׁמָעֵ֣נוּ ׀ אֲדֹנִ֗י נְשִׂ֨יא אֱלֹהִ֤ים אַתָּה֙ בְּתוֹכֵ֔נוּ בְּמִבְחַ֣ר קְבָרֵ֔ינוּ קְבֹ֖ר אֶת־מֵתֶ֑ךָ אִ֣ישׁ מִמֶּ֔נּוּ אֶת־קִבְר֛וֹ לֹֽא־יִכְלֶ֥ה מִמְּךָ֖ מִקְּבֹ֥ר מֵתֶֽךָ׃

    “Bizi dinle efendimiz. Sen aramızda Tanrı’nın bir önderisin. Ölünü mezarlarımızın en seçkinine göm. Hiçbirimiz ölünü gömmek için kendi mezarını senden esirgemeyecek.”

  16. Bereşit 25:27

    Bu ayette 3 kez

    Vayigdelu hanearim vayehi esav iş yodea tsayid iş sade veyaakov iş tam yoşev ohalim.

    וַֽיִּגְדְּלוּ֙ הַנְּעָרִ֔ים וַיְהִ֣י עֵשָׂ֗ו אִ֛ישׁ יֹדֵ֥עַ צַ֖יִד אִ֣ישׁ שָׂדֶ֑ה וְיַעֲקֹב֙ אִ֣ישׁ תָּ֔ם יֹשֵׁ֖ב אֹהָלִֽים׃

    Çocuklar büyüdü. Esav usta bir avcı, kırların adamı oldu. Yaakov ise çadırlarda yaşayan, içi dışı bir adamdı.

  17. Bereşit 26:31

    Vayaşkimu vaboker vayişaveu iş leahiv vayeşalehem yitshak vayelehu meito beşalom.

    וַיַּשְׁכִּ֣ימוּ בַבֹּ֔קֶר וַיִּשָּׁבְע֖וּ אִ֣ישׁ לְאָחִ֑יו וַיְשַׁלְּחֵ֣ם יִצְחָ֔ק וַיֵּלְכ֥וּ מֵאִתּ֖וֹ בְּשָׁלֽוֹם׃

    Sabah erkenden kalkıp birbirlerine ant içtiler. Yitshak onları uğurladı; yanından esenlikle ayrıldılar.

  18. Bereşit 27:11

    Bu ayette 2 kez

    Vayomer yaakov el rivka imo hen esav ahi iş sair veanohi iş halak.

    וַיֹּ֣אמֶר יַעֲקֹ֔ב אֶל־רִבְקָ֖ה אִמּ֑וֹ הֵ֣ן עֵשָׂ֤ו אָחִי֙ אִ֣ישׁ שָׂעִ֔ר וְאָנֹכִ֖י אִ֥ישׁ חָלָֽק׃

    Yaakov annesi Rivka’ya, “Ama kardeşim Esav kıllı, benim tenimse tüysüz” dedi.

  19. Bereşit 31:49

    Vehamitspa aşer amar yitsef Adonay beni uveneha ki nisater iş mereeu.

    וְהַמִּצְפָּה֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֔ר יִ֥צֶף יְהוָ֖ה בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֑ךָ כִּ֥י נִסָּתֵ֖ר אִ֥ישׁ מֵרֵעֵֽהוּ׃

    Mitspa adı da verildi; çünkü Lavan, “Birbirimizi görmediğimizde Adonay ikimizi gözetsin” demişti.

  20. Bereşit 31:50

    İm teane et benotay veim tikah naşim al benotay en iş imanu ree Elohim ed beni uveneha.

    אִם־תְּעַנֶּ֣ה אֶת־בְּנֹתַ֗י וְאִם־תִּקַּ֤ח נָשִׁים֙ עַל־בְּנֹתַ֔י אֵ֥ין אִ֖ישׁ עִמָּ֑נוּ רְאֵ֕ה אֱלֹהִ֥ים עֵ֖ד בֵּינִ֥י וּבֵינֶֽךָ׃

    “Kızlarıma kötü davranır ya da onların üzerine başka eşler alırsan, yanımızda kimse bulunmasa da unutma: Tanrı seninle benim aramda tanıktır.”

  21. Bereşit 32:7

    Vayaşuvu hamalahim el yaakov lemor banu el ahiha el esav vegam holeh likrateha vearba meot iş imo.

    וַיָּשֻׁ֙בוּ֙ הַמַּלְאָכִ֔ים אֶֽל־יַעֲקֹ֖ב לֵאמֹ֑ר בָּ֤אנוּ אֶל־אָחִ֙יךָ֙ אֶל־עֵשָׂ֔ו וְגַם֙ הֹלֵ֣ךְ לִקְרָֽאתְךָ֔ וְאַרְבַּע־מֵא֥וֹת אִ֖ישׁ עִמּֽוֹ׃

    Haberciler Yaakov’a dönüp, “Kardeşin Esav’ın yanına gittik” dediler. “O da seni karşılamaya geliyor; yanında dört yüz adam var.”

  22. Bereşit 32:25

    Vayivater yaakov levado vayeavek iş imo ad alot haşahar.

    וַיִּוָּתֵ֥ר יַעֲקֹ֖ב לְבַדּ֑וֹ וַיֵּאָבֵ֥ק אִישׁ֙ עִמּ֔וֹ עַ֖ד עֲל֥וֹת הַשָּֽׁחַר׃

    Yaakov yalnız kaldı. Bir adam gün ağarıncaya kadar onunla güreşti.

  23. Bereşit 33:1

    Vayisa yaakov enav vayar vehine esav ba veimo arba meot iş vayahats et hayeladim al lea veal rahel veal şete haşefahot.

    וַיִּשָּׂ֨א יַעֲקֹ֜ב עֵינָ֗יו וַיַּרְא֙ וְהִנֵּ֣ה עֵשָׂ֣ו בָּ֔א וְעִמּ֕וֹ אַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת אִ֑ישׁ וַיַּ֣חַץ אֶת־הַיְלָדִ֗ים עַל־לֵאָה֙ וְעַל־רָחֵ֔ל וְעַ֖ל שְׁתֵּ֥י הַשְּׁפָחֽוֹת׃

    Yaakov gözlerini kaldırıp baktı. Esav, yanında dört yüz adamla geliyordu. Çocukları Lea’nın, Rahel’in ve iki hizmetkâr kadının yanına ayırdı.

  24. Bereşit 34:25

    Vayehi vayom haşelişi biheyotam koavim vayikhu şene vene yaakov şimon velevi ahe dina iş harbo vayavou al hair betah vayahargu kol zahar.

    וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיוֹתָ֣ם כֹּֽאֲבִ֗ים וַיִּקְח֣וּ שְׁנֵֽי־בְנֵי־יַ֠עֲקֹב שִׁמְע֨וֹן וְלֵוִ֜י אֲחֵ֤י דִינָה֙ אִ֣ישׁ חַרְבּ֔וֹ וַיָּבֹ֥אוּ עַל־הָעִ֖יר בֶּ֑טַח וַיַּֽהַרְג֖וּ כָּל־זָכָֽר׃

    Üçüncü gün, onlar acı çekerken, Yaakov’un iki oğlu, Dina’nın kardeşleri Şimon ile Levi, kılıçlarını alıp hiçbir saldırı beklemeyen kente girdiler ve bütün erkekleri öldürdüler.

  25. Bereşit 37:15

    Vayimtsaeu iş vehine toe basade vayişaleu haiş lemor ma tevakeş.

    וַיִּמְצָאֵ֣הוּ אִ֔ישׁ וְהִנֵּ֥ה תֹעֶ֖ה בַּשָּׂדֶ֑ה וַיִּשְׁאָלֵ֧הוּ הָאִ֛ישׁ לֵאמֹ֖ר מַה־תְּבַקֵּֽשׁ׃

    Kırda yolunu şaşırmış dolaşırken bir adam ona rastladı. Adam, “Ne arıyorsun?” diye sordu.

  26. Bereşit 37:19

    Vayomeru iş el ahiv hine baal hahalomot halaze ba.

    וַיֹּאמְר֖וּ אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו הִנֵּ֗ה בַּ֛עַל הַחֲלֹמ֥וֹת הַלָּזֶ֖ה בָּֽא׃

    Birbirlerine, “İşte şu rüyacı geliyor!” dediler.

  27. Bereşit 38:1

    Vayehi baet hahi vayered yehuda meet ehav vayet ad iş adulami uşemo hira.

    וַֽיְהִי֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא וַיֵּ֥רֶד יְהוּדָ֖ה מֵאֵ֣ת אֶחָ֑יו וַיֵּ֛ט עַד־אִ֥ישׁ עֲדֻלָּמִ֖י וּשְׁמ֥וֹ חִירָֽה׃

    O sıralarda Yehuda kardeşlerinden ayrılıp aşağıya indi. Adullamlı, Hira adında bir adamın yanına yerleşti.

  28. Bereşit 38:2

    Vayar şam yehuda bat iş kenaani uşemo şua vayikaheha vayavo eleha.

    וַיַּרְא־שָׁ֧ם יְהוּדָ֛ה בַּת־אִ֥ישׁ כְּנַעֲנִ֖י וּשְׁמ֣וֹ שׁ֑וּעַ וַיִּקָּחֶ֖הָ וַיָּבֹ֥א אֵלֶֽיהָ׃

    Yehuda orada Şua adında Kenaanlı bir adamın kızını gördü. Onu eş olarak aldı ve onunla birlikte oldu.

  29. Bereşit 39:1

    Veyosef hurad mitsrayema vayikneu potifar seris paro sar hatabahim iş mitsri miyad hayişmeelim aşer horiduu şama.

    וְיוֹסֵ֖ף הוּרַ֣ד מִצְרָ֑יְמָה וַיִּקְנֵ֡הוּ פּוֹטִיפַר֩ סְרִ֨יס פַּרְעֹ֜ה שַׂ֤ר הַטַּבָּחִים֙ אִ֣ישׁ מִצְרִ֔י מִיַּד֙ הַיִּשְׁמְעֵאלִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הוֹרִדֻ֖הוּ שָֽׁמָּה׃

    Yosef Mısır’a indirilmişti. Firavun’un görevlisi, muhafızların başı Mısırlı Potifar, onu oraya getiren Yişmaellilerden satın aldı.

  30. Bereşit 39:2

    Vayehi Adonay et yosef vayehi iş matsliah vayehi bevet adonav hamitsri.

    וַיְהִ֤י יְהוָה֙ אֶת־יוֹסֵ֔ף וַיְהִ֖י אִ֣ישׁ מַצְלִ֑יחַ וַיְהִ֕י בְּבֵ֖ית אֲדֹנָ֥יו הַמִּצְרִֽי׃

    Adonay, Yosef’leydi; Yosef yaptığı işlerde başarılı oldu. Mısırlı efendisinin evinde yaşıyordu.

  31. Bereşit 39:11

    Vayehi kehayom haze vayavo habayta laasot melahto veen iş meanşe habayit şam babayit.

    וַיְהִי֙ כְּהַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה וַיָּבֹ֥א הַבַּ֖יְתָה לַעֲשׂ֣וֹת מְלַאכְתּ֑וֹ וְאֵ֨ין אִ֜ישׁ מֵאַנְשֵׁ֥י הַבַּ֛יִת שָׁ֖ם בַּבָּֽיִת׃

    Bir gün Yosef işini yapmak için eve girdi. Ev halkından kimse içeride değildi.

  32. Bereşit 39:14

    Vatikra leanşe vetah vatomer lahem lemor reu hevi lanu iş ivri letsahek banu ba elay lişkav imi vaekra bekol gadol.

    וַתִּקְרָ֞א לְאַנְשֵׁ֣י בֵיתָ֗הּ וַתֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ לֵאמֹ֔ר רְא֗וּ הֵ֥בִיא לָ֛נוּ אִ֥ישׁ עִבְרִ֖י לְצַ֣חֶק בָּ֑נוּ בָּ֤א אֵלַי֙ לִשְׁכַּ֣ב עִמִּ֔י וָאֶקְרָ֖א בְּק֥וֹל גָּדֽוֹל׃

    ev halkını çağırıp onlara şöyle dedi: “Bakın! Kocam bizi aşağılasın diye şu İbrani adamı getirdi. Benimle yatmak için yanıma geldi; ben de yüksek sesle bağırdım.

  33. Bereşit 40:5

    Bu ayette 2 kez

    Vayahalmu halom şenehem iş halomo belayla ehad iş kefitron halomo hamaşke vehaofe aşer lemeleh mitsrayim aşer asurim bevet hasohar.

    וַיַּֽחַלְמוּ֩ חֲל֨וֹם שְׁנֵיהֶ֜ם אִ֤ישׁ חֲלֹמוֹ֙ בְּלַ֣יְלָה אֶחָ֔ד אִ֖ישׁ כְּפִתְר֣וֹן חֲלֹמ֑וֹ הַמַּשְׁקֶ֣ה וְהָאֹפֶ֗ה אֲשֶׁר֙ לְמֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם אֲשֶׁ֥ר אֲסוּרִ֖ים בְּבֵ֥ית הַסֹּֽהַר׃

    Mısır kralının zindanda tutulan sakisiyle fırıncısı aynı gece birer rüya gördüler. Her birinin rüyasının kendine özgü bir anlamı vardı.

  34. Bereşit 41:11

    Vanahalma halom belayla ehad ani vau iş kefitron halomo halamenu.

    וַנַּֽחַלְמָ֥ה חֲל֛וֹם בְּלַ֥יְלָה אֶחָ֖ד אֲנִ֣י וָה֑וּא אִ֛ישׁ כְּפִתְר֥וֹן חֲלֹמ֖וֹ חָלָֽמְנוּ׃

    O ve ben aynı gece birer rüya gördük. Her birimizin gördüğü rüyanın kendine özgü bir anlamı vardı.

  35. Bereşit 41:12

    Veşam itanu naar ivri eved lesar hatabahim vanesaper lo vayiftar lanu et halomotenu iş kahalomo patar.

    וְשָׁ֨ם אִתָּ֜נוּ נַ֣עַר עִבְרִ֗י עֶ֚בֶד לְשַׂ֣ר הַטַּבָּחִ֔ים וַנְּ֨סַפֶּר־ל֔וֹ וַיִּפְתָּר־לָ֖נוּ אֶת־חֲלֹמֹתֵ֑ינוּ אִ֥ישׁ כַּחֲלֹמ֖וֹ פָּתָֽר׃

    Orada bizimle birlikte muhafızların başının kölesi olan genç bir İbrani vardı. Ona anlattık; rüyalarımızı yorumladı. Her birimize kendi rüyasına göre yorum yaptı.

  36. Bereşit 41:33

    Veata yere faro iş navon vehaham vişiteu al erets mitsrayim.

    וְעַתָּה֙ יֵרֶ֣א פַרְעֹ֔ה אִ֖ישׁ נָב֣וֹן וְחָכָ֑ם וִישִׁיתֵ֖הוּ עַל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Şimdi Firavun anlayışlı ve bilge bir adam seçip onu Mısır ülkesinin başına koysun.

  37. Bereşit 41:38

    Vayomer paro el avadav hanimtsa haze iş aşer ruah Elohim bo.

    וַיֹּ֥אמֶר פַּרְעֹ֖ה אֶל־עֲבָדָ֑יו הֲנִמְצָ֣א כָזֶ֔ה אִ֕ישׁ אֲשֶׁ֛ר ר֥וּחַ אֱלֹהִ֖ים בּֽוֹ׃

    Firavun görevlilerine, “Bunun gibi, içinde Tanrı’nın ruhu bulunan bir adam bulabilir miyiz?” dedi.

  38. Bereşit 41:44

    Vayomer paro el yosef ani faro uviladeha lo yarim iş et yado veet raglo behol erets mitsrayim.

    וַיֹּ֧אמֶר פַּרְעֹ֛ה אֶל־יוֹסֵ֖ף אֲנִ֣י פַרְעֹ֑ה וּבִלְעָדֶ֗יךָ לֹֽא־יָרִ֨ים אִ֧ישׁ אֶת־יָד֛וֹ וְאֶת־רַגְל֖וֹ בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Firavun, Yosef’e, “Ben Firavun’um” dedi. “Ama bütün Mısır ülkesinde senden izinsiz kimse elini ya da ayağını kaldırmayacak.”

  39. Bereşit 42:11

    Kulanu bene iş ehad nahenu kenim anahnu lo hayu avadeha meragelim.

    כֻּלָּ֕נוּ בְּנֵ֥י אִישׁ־אֶחָ֖ד נָ֑חְנוּ כֵּנִ֣ים אֲנַ֔חְנוּ לֹא־הָי֥וּ עֲבָדֶ֖יךָ מְרַגְּלִֽים׃

    Hepimiz aynı babanın oğullarıyız. Dürüst insanlarız; biz kulların casus değiliz.”

  40. Bereşit 42:13

    Vayomeru şenem asar avadeha ahim anahnu bene iş ehad beerets kenaan vehine hakaton et avinu hayom vehaehad enenu.

    וַיֹּאמְר֗וּ שְׁנֵ֣ים עָשָׂר֩ עֲבָדֶ֨יךָ אַחִ֧ים ׀ אֲנַ֛חְנוּ בְּנֵ֥י אִישׁ־אֶחָ֖ד בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְהִנֵּ֨ה הַקָּטֹ֤ן אֶת־אָבִ֙ינוּ֙ הַיּ֔וֹם וְהָאֶחָ֖ד אֵינֶֽנּוּ׃

    Onlar, “Biz kulların on iki kardeşiz” dediler. “Kenaan ülkesinde yaşayan bir adamın oğullarıyız. En küçüğümüz şimdi babamızın yanında; birimizse artık yok.”

  41. Bereşit 42:21

    Vayomeru iş el ahiv aval aşemim anahnu al ahinu aşer rainu tsarat nafşo behithaneno elenu velo şamaenu al ken baa elenu hatsara hazot.

    וַיֹּאמְר֞וּ אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֗יו אֲבָל֮ אֲשֵׁמִ֣ים ׀ אֲנַחְנוּ֮ עַל־אָחִינוּ֒ אֲשֶׁ֨ר רָאִ֜ינוּ צָרַ֥ת נַפְשׁ֛וֹ בְּהִתְחַֽנְנ֥וֹ אֵלֵ֖ינוּ וְלֹ֣א שָׁמָ֑עְנוּ עַל־כֵּן֙ בָּ֣אָה אֵלֵ֔ינוּ הַצָּרָ֖ה הַזֹּֽאת׃

    Birbirlerine, “Kardeşimize yaptığımızdan dolayı gerçekten suçluyuz” dediler. “Bize yalvarırken nasıl acı çektiğini gördük ama dinlemedik. Başımıza bu sıkıntı bu yüzden geldi.”

  42. Bereşit 42:25

    Vayetsav yosef vayemalu et kelehem bar ulehaşiv kaspehem iş el sako velatet lahem tseda ladareh vayaas lahem ken.

    וַיְצַ֣ו יוֹסֵ֗ף וַיְמַלְא֣וּ אֶת־כְּלֵיהֶם֮ בָּר֒ וּלְהָשִׁ֤יב כַּסְפֵּיהֶם֙ אִ֣ישׁ אֶל־שַׂקּ֔וֹ וְלָתֵ֥ת לָהֶ֛ם צֵדָ֖ה לַדָּ֑רֶךְ וַיַּ֥עַשׂ לָהֶ֖ם כֵּֽן׃

    Yosef, kaplarının tahılla doldurulmasını, her birinin parasının kendi çuvalına geri konmasını ve yol için onlara yiyecek verilmesini buyurdu. Bunlar onlar için yapıldı.

  43. Bereşit 42:28

    Vayomer el ehav huşav kaspi vegam hine veamtahti vayetse libam vayeherdu iş el ahiv lemor ma zot asa Elohim lanu.

    וַיֹּ֤אמֶר אֶל־אֶחָיו֙ הוּשַׁ֣ב כַּסְפִּ֔י וְגַ֖ם הִנֵּ֣ה בְאַמְתַּחְתִּ֑י וַיֵּצֵ֣א לִבָּ֗ם וַיֶּֽחֶרְד֞וּ אִ֤ישׁ אֶל־אָחִיו֙ לֵאמֹ֔ר מַה־זֹּ֛את עָשָׂ֥ה אֱלֹהִ֖ים לָֽנוּ׃

    Kardeşlerine, “Param geri verilmiş! İşte torbamda!” dedi. Yürekleri yerinden oynadı; titreyerek birbirlerine, “Tanrı bize ne yaptı böyle?” dediler.

  44. Bereşit 42:35

    Vayehi hem merikim sakehem vehine iş tseror kaspo besako vayiru et tserorot kaspehem hema vaavihem vayirau.

    וַיְהִ֗י הֵ֚ם מְרִיקִ֣ים שַׂקֵּיהֶ֔ם וְהִנֵּה־אִ֥ישׁ צְרוֹר־כַּסְפּ֖וֹ בְּשַׂקּ֑וֹ וַיִּרְא֞וּ אֶת־צְרֹר֧וֹת כַּסְפֵּיהֶ֛ם הֵ֥מָּה וַאֲבִיהֶ֖ם וַיִּירָֽאוּ׃

    Çuvallarını boşaltırken her birinin para kesesi kendi çuvalından çıktı. Kendileri de babaları da para keselerini görünce korktu.

  45. Bereşit 43:21

    Vayehi ki vanu el hamalon vanifteha et amtehotenu vehine hesef iş befi amtahto kaspenu bemişkalo vanaşev oto beyadenu.

    וַֽיְהִ֞י כִּי־בָ֣אנוּ אֶל־הַמָּל֗וֹן וַֽנִּפְתְּחָה֙ אֶת־אַמְתְּחֹתֵ֔ינוּ וְהִנֵּ֤ה כֶֽסֶף־אִישׁ֙ בְּפִ֣י אַמְתַּחְתּ֔וֹ כַּסְפֵּ֖נוּ בְּמִשְׁקָל֑וֹ וַנָּ֥שֶׁב אֹת֖וֹ בְּיָדֵֽנוּ׃

    Konakladığımız yere varıp torbalarımızı açtığımızda, her birimizin parası kendi torbasının ağzındaydı. Paramızın ağırlığı eksiksizdi. Onu geri getirdik.

  46. Bereşit 43:33

    Vayeşevu lefanav habehor kivhorato vehatsair kitsirato vayitmeu haanaşim iş el reeu.

    וַיֵּשְׁב֣וּ לְפָנָ֔יו הַבְּכֹר֙ כִּבְכֹ֣רָת֔וֹ וְהַצָּעִ֖יר כִּצְעִרָת֑וֹ וַיִּתְמְה֥וּ הָאֲנָשִׁ֖ים אִ֥ישׁ אֶל־רֵעֵֽהוּ׃

    Kardeşler, en büyükten en küçüğe, doğum sıralarına göre onun karşısına oturtuldular. Şaşkınlıkla birbirlerine baktılar.

  47. Bereşit 44:1

    Vayetsav et aşer al beto lemor male et amtehot haanaşim ohel kaaşer yuhelun seet vesim kesef iş befi amtahto.

    וַיְצַ֞ו אֶת־אֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּיתוֹ֮ לֵאמֹר֒ מַלֵּ֞א אֶת־אַמְתְּחֹ֤ת הָֽאֲנָשִׁים֙ אֹ֔כֶל כַּאֲשֶׁ֥ר יוּכְל֖וּן שְׂאֵ֑ת וְשִׂ֥ים כֶּֽסֶף־אִ֖ישׁ בְּפִ֥י אַמְתַּחְתּֽוֹ׃

    Yosef, evinin sorumlusuna şu buyruğu verdi: “Adamların torbalarını taşıyabilecekleri kadar yiyecekle doldur. Her birinin parasını kendi torbasının ağzına koy.

  48. Bereşit 44:11

    Bu ayette 2 kez

    Vayemaharu vayoridu iş et amtahto aretsa vayiftehu iş amtahto.

    וַֽיְמַהֲר֗וּ וַיּוֹרִ֛דוּ אִ֥ישׁ אֶת־אַמְתַּחְתּ֖וֹ אָ֑רְצָה וַֽיִּפְתְּח֖וּ אִ֥ישׁ אַמְתַּחְתּֽוֹ׃

    Her biri hemen torbasını yere indirdi ve açtı.

  49. Bereşit 44:13

    Vayikreu simlotam vayaamos iş al hamoro vayaşuvu haira.

    וַֽיִּקְרְע֖וּ שִׂמְלֹתָ֑ם וַֽיַּעֲמֹס֙ אִ֣ישׁ עַל־חֲמֹר֔וֹ וַיָּשֻׁ֖בוּ הָעִֽירָה׃

    Kardeşler giysilerini yırttılar. Her biri eşeğini yükledi ve kente döndüler.

  50. Bereşit 44:15

    Vayomer lahem yosef ma hamaase haze aşer asitem halo yedatem ki naheş yenaheş iş aşer kamoni.

    וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ יוֹסֵ֔ף מָֽה־הַמַּעֲשֶׂ֥ה הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר עֲשִׂיתֶ֑ם הֲל֣וֹא יְדַעְתֶּ֔ם כִּֽי־נַחֵ֧שׁ יְנַחֵ֛שׁ אִ֖ישׁ אֲשֶׁ֥ר כָּמֹֽנִי׃

    Yosef onlara, “Bu yaptığınız nedir?” dedi. “Benim gibi bir adamın fal yoluyla her şeyi öğrenebileceğini bilmiyor muydunuz?”

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

person; someone; man; people; men; male; husband; Benjaminite

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak

Bu yapının kullanımı: 272 kez

Teknik kodHNcmsa
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

person; someone; man; people; men; male; husband; Benjaminite

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan

Bu yapının kullanımı: 15 kez

Teknik kodHNcmsc
Veri ve yöntem

Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.

Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.