İbranice biçim וְעֶשְׂרִ֖ים
Lemma עֶשְׂרִים
Kök — שורש (şoreş, kök) עשר
Kaynak anlam (İngilizce): ten; twenty
Biçim: bağlaç + asıl sayı, iki cins, çoğul, mutlak
Bu çözümleme: 18 kullanım
Teknik kod
HC/AcbpaTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 18 kez, 18 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim וְעֶשְׂרִ֖ים
Lemma עֶשְׂרִים
Kök — שורש (şoreş, kök) עשר
Kaynak anlam (İngilizce): ten; twenty
Biçim: bağlaç + asıl sayı, iki cins, çoğul, mutlak
Bu çözümleme: 18 kullanım
HC/AcbpaOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayomer Adonay lo yadon ruhi vaadam leolam beşagam u vasar vehayu yamav mea veesrim şana.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֗ה לֹֽא־יָד֨וֹן רוּחִ֤י בָֽאָדָם֙ לְעֹלָ֔ם בְּשַׁגַּ֖ם ה֣וּא בָשָׂ֑ר וְהָי֣וּ יָמָ֔יו מֵאָ֥ה וְעֶשְׂרִ֖ים שָׁנָֽה׃
Adonay, “Ruhum insan yüzünden sonsuza dek çekişmeyecek; çünkü o da ettendir. Onun günleri yüz yirmi yıl olacak” dedi.
Uvahodeş haşeni beşiva veesrim yom lahodeş yaveşa haarets.
וּבַחֹ֙דֶשׁ֙ הַשֵּׁנִ֔י בְּשִׁבְעָ֧ה וְעֶשְׂרִ֛ים י֖וֹם לַחֹ֑דֶשׁ יָבְשָׁ֖ה הָאָֽרֶץ׃ (ס)
İkinci ayın yirmi yedinci gününde yeryüzü kurudu.
Vayehi nahor teşa veesrim şana vayoled et tarah.
וַיְחִ֣י נָח֔וֹר תֵּ֥שַׁע וְעֶשְׂרִ֖ים שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־תָּֽרַח׃
Nahor yirmi dokuz yıl yaşadıktan sonra Terah’ın babası oldu.
Vayihyu haye sara mea şana veesrim şana veşeva şanim şene haye sara.
וַיִּהְיוּ֙ חַיֵּ֣י שָׂרָ֔ה מֵאָ֥ה שָׁנָ֛ה וְעֶשְׂרִ֥ים שָׁנָ֖ה וְשֶׁ֣בַע שָׁנִ֑ים שְׁנֵ֖י חַיֵּ֥י שָׂרָֽה׃
Sara’nın yaşamı yüz yirmi yedi yıl sürdü. Sara’nın yaşam yılları bunlardı.
Barişon bearbaa asar yom lahodeş baerev tohelu matsot ad yom haehad veesrim lahodeş baarev.
בָּרִאשֹׁ֡ן בְּאַרְבָּעָה֩ עָשָׂ֨ר י֤וֹם לַחֹ֙דֶשׁ֙ בָּעֶ֔רֶב תֹּאכְל֖וּ מַצֹּ֑ת עַ֠ד י֣וֹם הָאֶחָ֧ד וְעֶשְׂרִ֛ים לַחֹ֖דֶשׁ בָּעָֽרֶב׃
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.
Oreh hayeria haahat şemone veesrim baama verohav arba baama hayeria haehat mida ahat lehol hayeriot.
אֹ֣רֶךְ ׀ הַיְרִיעָ֣ה הָֽאַחַ֗ת שְׁמֹנֶ֤ה וְעֶשְׂרִים֙ בָּֽאַמָּ֔ה וְרֹ֙חַב֙ אַרְבַּ֣ע בָּאַמָּ֔ה הַיְרִיעָ֖ה הָאֶחָ֑ת מִדָּ֥ה אַחַ֖ת לְכָל־הַיְרִיעֹֽת׃
Her bir örtünün uzunluğu yirmi sekiz arşın, genişliği dört arşın olacak. Bütün örtüler aynı ölçüde olacak.
Oreh hayeria haahat şemone veesrim baama verohav arba baama hayeria haehat mida ahat lehol hayeriot.
אֹ֜רֶךְ הַיְרִיעָ֣ה הָֽאַחַ֗ת שְׁמֹנֶ֤ה וְעֶשְׂרִים֙ בָּֽאַמָּ֔ה וְרֹ֙חַב֙ אַרְבַּ֣ע בָּֽאַמָּ֔ה הַיְרִיעָ֖ה הָאֶחָ֑ת מִדָּ֥ה אַחַ֖ת לְכָל־הַיְרִיעֹֽת׃
Her bir örtünün uzunluğu yirmi sekiz arşın, genişliği dört arşındı. Bütün örtüler aynı ölçüdeydi.
Umasah şaar hehatser maase rokem tehelet veargaman vetolaat şani veşeş maşezar veesrim ama oreh vekoma verohav hameş amot leumat kale hehatser.
וּמָסַ֞ךְ שַׁ֤עַר הֶחָצֵר֙ מַעֲשֵׂ֣ה רֹקֵ֔ם תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֑ר וְעֶשְׂרִ֤ים אַמָּה֙ אֹ֔רֶךְ וְקוֹמָ֤ה בְרֹ֙חַב֙ חָמֵ֣שׁ אַמּ֔וֹת לְעֻמַּ֖ת קַלְעֵ֥י הֶחָצֵֽר׃
Avlu kapısının perdesi mavi, erguvan ve kırmızı yünle bükülmüş ince ketenden nakışlıydı. Uzunluğu yirmi arşındı. Avlu perdeleriyle aynı yükseklikte, beş arşın enindeydi.
Kol hazahav heasuy lamelaha behol melehet hakodeş vayehi zehav hatenufa teşa veesrim kikar uşeva meot uşeloşim şekel beşekel hakodeş.
כָּל־הַזָּהָ֗ב הֶֽעָשׂוּי֙ לַמְּלָאכָ֔ה בְּכֹ֖ל מְלֶ֣אכֶת הַקֹּ֑דֶשׁ וַיְהִ֣י ׀ זְהַ֣ב הַתְּנוּפָ֗ה תֵּ֤שַׁע וְעֶשְׂרִים֙ כִּכָּ֔ר וּשְׁבַ֨ע מֵא֧וֹת וּשְׁלֹשִׁ֛ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֥קֶל הַקֹּֽדֶשׁ׃
Kutsal işlerin tamamında kullanılan bütün altın, sallama sunusu olarak verilen altın, kutsal şekel ölçüsüne göre yirmi dokuz kikar ve yedi yüz otuz şekeldi.
Kol pekude haleviyim aşer pakad moşe veaharon al pi Adonay lemişpehotam kol zahar miben hodeş vamala şenayim veesrim alef.
כָּל־פְּקוּדֵ֨י הַלְוִיִּ֜ם אֲשֶׁר֩ פָּקַ֨ד מֹשֶׁ֧ה וְׄאַׄהֲׄרֹ֛ׄןׄ עַל־פִּ֥י יְהוָ֖ה לְמִשְׁפְּחֹתָ֑ם כָּל־זָכָר֙ מִבֶּן־חֹ֣דֶשׁ וָמַ֔עְלָה שְׁנַ֥יִם וְעֶשְׂרִ֖ים אָֽלֶף׃ (ס)
Moşe ve Aaron’un Adonay’ın buyruğuna göre boylarıyla saydığı Levilerin, bir aylık ve üzerindeki bütün erkeklerin toplamı yirmi iki bindi.
Vayehi hol behor zahar bemispar şemot miben hodeş vamala lifkudehem şenayim veesrim elef şeloşa veşivim umatayim.
וַיְהִי֩ כָל־בְּכ֨וֹר זָכָ֜ר בְּמִסְפַּ֥ר שֵׁמ֛וֹת מִבֶּן־חֹ֥דֶשׁ וָמַ֖עְלָה לִפְקֻדֵיהֶ֑ם שְׁנַ֤יִם וְעֶשְׂרִים֙ אֶ֔לֶף שְׁלֹשָׁ֥ה וְשִׁבְעִ֖ים וּמָאתָֽיִם׃ (פ)
Bir aylık ve üzerindeki ilk doğan erkeklerin adlarıyla yapılan sayımındaki toplamı yirmi iki bin iki yüz yetmiş üçtü.
Zot aşer lalviyim miben hameş veesrim şana vamala yavo litsvo tsava baavodat ohel moed.
זֹ֖את אֲשֶׁ֣ר לַלְוִיִּ֑ם מִבֶּן֩ חָמֵ֨שׁ וְעֶשְׂרִ֤ים שָׁנָה֙ וָמַ֔עְלָה יָבוֹא֙ לִצְבֹ֣א צָבָ֔א בַּעֲבֹדַ֖ת אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Leviler için kural şudur: Yirmi beş yaş ve üzerindekiler Buluşma Çadırı’nın hizmetinde görev birliğine katılacak.
Vayihyu hametim bamagefa arbaa veesrim alef.
וַיִּהְי֕וּ הַמֵּתִ֖ים בַּמַּגֵּפָ֑ה אַרְבָּעָ֥ה וְעֶשְׂרִ֖ים אָֽלֶף׃ (פ)
Salgında ölenler yirmi dört bin kişiydi.
Ele mişpehot haşimoni şenayim veesrim elef umatayim.
אֵ֖לֶּה מִשְׁפְּחֹ֣ת הַשִּׁמְעֹנִ֑י שְׁנַ֧יִם וְעֶשְׂרִ֛ים אֶ֖לֶף וּמָאתָֽיִם׃ (ס)
Şimon’un boyları bunlardı; yirmi iki bin iki yüz kişiydiler.
Vayihyu fekudehem şeloşa veesrim elef kol zahar miben hodeş vamaela ki lo hatepakedu betoh bene yisrael ki lo nitan lahem nahala betoh bene yisrael.
וַיִּהְי֣וּ פְקֻדֵיהֶ֗ם שְׁלֹשָׁ֤ה וְעֶשְׂרִים֙ אֶ֔לֶף כָּל־זָכָ֖ר מִבֶּן־חֹ֣דֶשׁ וָמָ֑עְלָה כִּ֣י ׀ לֹ֣א הָתְפָּקְד֗וּ בְּתוֹךְ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֠י לֹא־נִתַּ֤ן לָהֶם֙ נַחֲלָ֔ה בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Sayılanları, bir aylık ve üzerindeki bütün erkekler olmak üzere yirmi üç bindi. İsraeloğulları arasında sayılmamışlardı, çünkü İsraeloğulları arasında onlara miras payı verilmemişti.
Veaharon ben şaloş veesrim umeat şana bemoto behor hahar.
וְאַהֲרֹ֔ן בֶּן־שָׁלֹ֧שׁ וְעֶשְׂרִ֛ים וּמְאַ֖ת שָׁנָ֑ה בְּמֹת֖וֹ בְּהֹ֥ר הָהָֽר׃ (ס)
Aaron, Hor Dağı’nda öldüğünde yüz yirmi üç yaşındaydı.
Vayomer alehem ben mea veesrim şana anohi hayom lo uhal od latset velavo vadonay amar elay lo taavor et hayarden haze.
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם בֶּן־מֵאָה֩ וְעֶשְׂרִ֨ים שָׁנָ֤ה אָנֹכִי֙ הַיּ֔וֹם לֹא־אוּכַ֥ל ע֖וֹד לָצֵ֣את וְלָב֑וֹא וַֽיהוָה֙ אָמַ֣ר אֵלַ֔י לֹ֥א תַעֲבֹ֖ר אֶת־הַיַּרְדֵּ֥ן הַזֶּֽה׃
Onlara şöyle dedi: 'Bugün yüz yirmi yaşındayım. Artık çıkıp giremeyeceğim. Adonay da bana, "Bu Yarden'i geçmeyeceksin" dedi.
Umoşe ben mea veesrim şana bemoto lo hahata eno velo nas leho.
וּמֹשֶׁ֗ה בֶּן־מֵאָ֧ה וְעֶשְׂרִ֛ים שָׁנָ֖ה בְּמֹת֑וֹ לֹֽא־כָהֲתָ֥ה עֵינ֖וֹ וְלֹא־נָ֥ס לֵחֹֽה׃
Moşe öldüğünde yüz yirmi yaşındaydı. Gözü zayıflamamış, canlılığı kaybolmamıştı.