Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to see; to look; to notice; to be seen; to become visible; to appear; to look at one another; to face each other
Dilbilgisel yapı: edat + fiil, Kal, mastar yapılı
Bu yapının kullanımı: 15 kez
Teknik kod
HR/VqcTORA’DA KELİME
görmek, bakmak, fark etmek; görünmek, ortaya çıkmak; göstermek; görmekten mecazen yaşamak, bulunmak veya deneyimlemek
Bu İbranice biçim Tora’da 17 kez, 16 farklı ayette görülür.
Vayitser Adonay Elohim min haadama kol hayat hasade veet kol of haşamayim vayave el haadam lirot ma yikra lo vehol aşer yikra lo haadam nefeş haya u şemo.
וַיִּצֶר֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהִ֜ים מִן־הָֽאֲדָמָ֗ה כָּל־חַיַּ֤ת הַשָּׂדֶה֙ וְאֵת֙ כָּל־ע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וַיָּבֵא֙ אֶל־הָ֣אָדָ֔ם לִרְא֖וֹת מַה־יִּקְרָא־ל֑וֹ וְכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר יִקְרָא־ל֧וֹ הָֽאָדָ֛ם נֶ֥פֶשׁ חַיָּ֖ה ה֥וּא שְׁמֽוֹ׃
Adonay Tanrı bütün kır hayvanlarını ve göğün bütün kuşlarını topraktan biçimlendirdi. Onlara ne ad vereceğini görmek için onları insana getirdi. İnsan her canlıya ne ad verdiyse, onun adı o oldu.
Vayeşalah et hayona meito lirot hakalu hamayim meal pene haadama.
וַיְשַׁלַּ֥ח אֶת־הַיּוֹנָ֖ה מֵאִתּ֑וֹ לִרְאוֹת֙ הֲקַ֣לּוּ הַמַּ֔יִם מֵעַ֖ל פְּנֵ֥י הָֽאֲדָמָֽה׃
Sonra toprağın yüzündeki suların çekilip çekilmediğini görmek için yanından güvercini saldı.
Vatetse dina bat lea aşer yaleda leyaakov lirot bivnot haarets.
וַתֵּצֵ֤א דִינָה֙ בַּת־לֵאָ֔ה אֲשֶׁ֥ר יָלְדָ֖ה לְיַעֲקֹ֑ב לִרְא֖וֹת בִּבְנ֥וֹת הָאָֽרֶץ׃
Lea’nın Yaakov’a doğurduğu kızı Dina, ülkenin kızlarını görmek için dışarı çıktı.
Vayizkor yosef et hahalomot aşer halam lahem vayomer alehem meragelim atem lirot et ervat haarets batem.
וַיִּזְכֹּ֣ר יוֹסֵ֔ף אֵ֚ת הַחֲלֹמ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר חָלַ֖ם לָהֶ֑ם וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ מְרַגְּלִ֣ים אַתֶּ֔ם לִרְא֛וֹת אֶת־עֶרְוַ֥ת הָאָ֖רֶץ בָּאתֶֽם׃
Yosef, onlarla ilgili gördüğü rüyaları hatırladı. “Siz casussunuz!” dedi. “Ülkenin savunmasız yerlerini görmeye geldiniz.”
Vayomer alehem lo ki ervat haarets batem lirot.
וַיֹּ֖אמֶר אֲלֵהֶ֑ם לֹ֕א כִּֽי־עֶרְוַ֥ת הָאָ֖רֶץ בָּאתֶ֥ם לִרְאֽוֹת׃
Yosef, “Hayır!” dedi. “Ülkenin savunmasız yerlerini görmeye geldiniz.”
Vatomer el avadeha im lo yered ahihem hakaton itehem lo tosifun lirot panay.
וַתֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עֲבָדֶ֔יךָ אִם־לֹ֥א יֵרֵ֛ד אֲחִיכֶ֥ם הַקָּטֹ֖ן אִתְּכֶ֑ם לֹ֥א תֹסִפ֖וּן לִרְא֥וֹת פָּנָֽי׃
Ama kullarına, ‘En küçük kardeşiniz sizinle gelmezse bir daha karşıma çıkmayın’ dedin.
Vanomer lo nuhal laredet im yeş ahinu hakaton itanu veyaradnu ki lo nuhal lirot pene haiş veahinu hakaton enenu itanu.
וַנֹּ֕אמֶר לֹ֥א נוּכַ֖ל לָרֶ֑דֶת אִם־יֵשׁ֩ אָחִ֨ינוּ הַקָּטֹ֤ן אִתָּ֙נוּ֙ וְיָרַ֔דְנוּ כִּי־לֹ֣א נוּכַ֗ל לִרְאוֹת֙ פְּנֵ֣י הָאִ֔ישׁ וְאָחִ֥ינוּ הַקָּטֹ֖ן אֵינֶ֥נּוּ אִתָּֽנוּ׃
Biz de, ‘Gidemeyiz’ dedik. ‘En küçük kardeşimiz yanımızda olursa gideriz. En küçük kardeşimiz yanımızda olmadan adamın karşısına çıkamayız.’
Veene yisrael kavedu mizoken lo yuhal lirot vayageş otam elav vayişak lahem vayehabek lahem.
וְעֵינֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ כָּבְד֣וּ מִזֹּ֔קֶן לֹ֥א יוּכַ֖ל לִרְא֑וֹת וַיַּגֵּ֤שׁ אֹתָם֙ אֵלָ֔יו וַיִּשַּׁ֥ק לָהֶ֖ם וַיְחַבֵּ֥ק לָהֶֽם׃
İsrael’in gözleri yaşlılıktan zayıflamıştı, iyi göremiyordu. Yosef oğullarını ona yaklaştırdı. İsrael onları öpüp kucakladı.
Vayar Adonay ki sar lirot vayikra elav Elohim mitoh hasene vayomer moşe moşe vayomer hineni.
וַיַּ֥רְא יְהוָ֖ה כִּ֣י סָ֣ר לִרְא֑וֹת וַיִּקְרָא֩ אֵלָ֨יו אֱלֹהִ֜ים מִתּ֣וֹךְ הַסְּנֶ֗ה וַיֹּ֛אמֶר מֹשֶׁ֥ה מֹשֶׁ֖ה וַיֹּ֥אמֶר הִנֵּֽנִי׃
Adonay, onun bakmak için yaklaştığını görünce Tanrı çalının içinden, “Moşe, Moşe!” diye seslendi. Moşe, “Buradayım” dedi.
Vayomer Adonay el moşe red haed baam pen yehersu el Adonay lirot venafal mimenu rav.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה רֵ֖ד הָעֵ֣ד בָּעָ֑ם פֶּן־יֶהֶרְס֤וּ אֶל־יְהוָה֙ לִרְא֔וֹת וְנָפַ֥ל מִמֶּ֖נּוּ רָֽב׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “İn, halkı uyar. Görmek için Adonay’a doğru sınırı aşmasınlar; yoksa içlerinden birçoğu ölür.
Ki oriş goyim mipaneha vehirhavti et gevuleha velo yahmod iş et artseha baaloteha leraot et pene Adonay eloheha şaloş peamim başana.
כִּֽי־אוֹרִ֤ישׁ גּוֹיִם֙ מִפָּנֶ֔יךָ וְהִרְחַבְתִּ֖י אֶת־גְּבוּלֶ֑ךָ וְלֹא־יַחְמֹ֥ד אִישׁ֙ אֶֽת־אַרְצְךָ֔ בַּעֲלֹֽתְךָ֗ לֵרָאוֹת֙ אֶת־פְּנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ שָׁלֹ֥שׁ פְּעָמִ֖ים בַּשָּׁנָֽה׃
Çünkü ulusları önünden kovacak, sınırlarını genişleteceğim. Yılda üç kez Tanrın Adonay’ın önüne çıkmak için gittiğinde hiç kimse ülkene göz dikmeyecek.
Bu ayette 2 kez
Vetsiva hakohen ufinu et habayit beterem yavo hakohen lirot et hanega velo yitma kol aşer babayit veahar ken yavo hakohen lirot et habayit.
וְצִוָּ֨ה הַכֹּהֵ֜ן וּפִנּ֣וּ אֶת־הַבַּ֗יִת בְּטֶ֨רֶם יָבֹ֤א הַכֹּהֵן֙ לִרְא֣וֹת אֶת־הַנֶּ֔גַע וְלֹ֥א יִטְמָ֖א כָּל־אֲשֶׁ֣ר בַּבָּ֑יִת וְאַ֥חַר כֵּ֛ן יָבֹ֥א הַכֹּהֵ֖ן לִרְא֥וֹת אֶת־הַבָּֽיִת׃
Kâhin belirtiyi incelemeye gelmeden önce evin boşaltılmasını buyuracak; böylece evdeki her şey arınmamış sayılmayacak. Ardından kâhin evi incelemek için gelecek.
Velo yavou lirot kevala et hakodeş vametu.
וְלֹא־יָבֹ֧אוּ לִרְא֛וֹת כְּבַלַּ֥ע אֶת־הַקֹּ֖דֶשׁ וָמֵֽתוּ׃ (פ)
Kutsal eşyalar örtülürken onları görmek için içeri girmesinler; yoksa ölürler.
Ko asu avotehem beşalehi otam mikadeş barnea lirot et haarets.
כֹּ֥ה עָשׂ֖וּ אֲבֹתֵיכֶ֑ם בְּשָׁלְחִ֥י אֹתָ֛ם מִקָּדֵ֥שׁ בַּרְנֵ֖עַ לִרְא֥וֹת אֶת־הָאָֽרֶץ׃
Atalarınızı ülkeyi görmeleri için Kadeş-Barnea’dan gönderdiğimde onlar da böyle yaptılar.
Velo natan Adonay lahem lev ladaat veenayim lirot veoznayim lişmoa ad hayom haze.
וְלֹֽא־נָתַן֩ יְהוָ֨ה לָכֶ֥ם לֵב֙ לָדַ֔עַת וְעֵינַ֥יִם לִרְא֖וֹת וְאָזְנַ֣יִם לִשְׁמֹ֑עַ עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃
Ama Adonay bugüne kadar size anlayan bir yürek, gören gözler ve işiten kulaklar vermedi.
Bevo hol yisrael leraot et pene Adonay eloheha bamakom aşer yivhar tikra et hatora hazot neged kol yisrael beoznehem.
בְּב֣וֹא כָל־יִשְׂרָאֵ֗ל לֵרָאוֹת֙ אֶת־פְּנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בַּמָּק֖וֹם אֲשֶׁ֣ר יִבְחָ֑ר תִּקְרָ֞א אֶת־הַתּוֹרָ֥ה הַזֹּ֛את נֶ֥גֶד כָּל־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּאָזְנֵיהֶֽם׃
bütün İsrael, Tanrın Adonay'ın seçeceği yerde Onun huzuruna çıkmak için geldiğinde, bu Tora'yı bütün İsrael'in önünde, herkesin duyacağı biçimde okuyacaksın.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
to see; to look; to notice; to be seen; to become visible; to appear; to look at one another; to face each other
Dilbilgisel yapı: edat + fiil, Kal, mastar yapılı
Bu yapının kullanımı: 15 kez
HR/Vqcto see; to look; to notice; to be seen; to become visible; to appear; to look at one another; to face each other
Dilbilgisel yapı: edat + fiil, Nifal, mastar yapılı
Bu yapının kullanımı: 2 kez
HR/VNcKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.