Al ken kara şemah bavel ki şam balal Adonay sefat kol haarets umişam hefitsam Adonay al pene kol haarets.
עַל־כֵּ֞ן קָרָ֤א שְׁמָהּ֙ בָּבֶ֔ל כִּי־שָׁ֛ם בָּלַ֥ל יְהוָ֖ה שְׂפַ֣ת כָּל־הָאָ֑רֶץ וּמִשָּׁם֙ הֱפִיצָ֣ם יְהוָ֔ה עַל־פְּנֵ֖י כָּל־הָאָֽרֶץ׃ (פ)
Bu yüzden oraya Bavel adı verildi; çünkü Adonay bütün yeryüzünün dilini orada karıştırdı. Adonay onları oradan bütün yeryüzüne dağıttı.
Veemek hasidim beerot beerot hemar vayanusu meleh sedom vaamora vayipelu şama vehanişarim hera nasu.
וְעֵ֣מֶק הַשִׂדִּ֗ים בֶּֽאֱרֹ֤ת בֶּאֱרֹת֙ חֵמָ֔ר וַיָּנֻ֛סוּ מֶֽלֶךְ־סְדֹ֥ם וַעֲמֹרָ֖ה וַיִּפְּלוּ־שָׁ֑מָּה וְהַנִּשְׁאָרִ֖ים הֶ֥רָה נָּֽסוּ׃
Siddim Vadisi zift çukurlarıyla doluydu. Sedom ve Amora kralları kaçarken oraya düştüler. Kalanlar dağa kaçtı.
Bu ayette 2 kez
Vayomer Elohim el avraham saray işteha lo tikra et şemah saray ki sara şemah.
וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶל־אַבְרָהָ֔ם שָׂרַ֣י אִשְׁתְּךָ֔ לֹא־תִקְרָ֥א אֶת־שְׁמָ֖הּ שָׂרָ֑י כִּ֥י שָׂרָ֖ה שְׁמָֽהּ׃
Tanrı Avraam’a şöyle dedi: “Karın Saray’a artık Saray demeyeceksin; onun adı Sara olacak.
Bu ayette 2 kez
Hine na hair hazot kerova lanus şama vehi mitsar imaleta na şama halo mitsar hi utehi nafşi.
הִנֵּה־נָ֠א הָעִ֨יר הַזֹּ֧את קְרֹבָ֛ה לָנ֥וּס שָׁ֖מָּה וְהִ֣יא מִצְעָ֑ר אִמָּלְטָ֨ה נָּ֜א שָׁ֗מָּה הֲלֹ֥א מִצְעָ֛ר הִ֖וא וּתְחִ֥י נַפְשִֽׁי׃
İşte, şu kent kaçabileceğim kadar yakın; küçücük bir yer. Lütfen oraya kaçayım. Küçücük değil mi? Böylece canım kurtulur.”
Bu ayette 2 kez
Maher himalet şama ki lo uhal laasot davar ad boaha şama al ken kara şem hair tsoar.
מַהֵר֙ הִמָּלֵ֣ט שָׁ֔מָּה כִּ֣י לֹ֤א אוּכַל֙ לַעֲשׂ֣וֹת דָּבָ֔ר עַד־בֹּאֲךָ֖ שָׁ֑מָּה עַל־כֵּ֛ן קָרָ֥א שֵׁם־הָעִ֖יר צֽוֹעַר׃
Çabuk oraya kaç; çünkü sen oraya varıncaya kadar bir şey yapamam.” Bu yüzden kentin adı Tsoar oldu.
Vayehi kaaşer hitu oti Elohim mibet avi vaomar lah ze hasdeh aşer taasi imadi el kol hamakom aşer navo şama imri li ahi u.
וַיְהִ֞י כַּאֲשֶׁ֧ר הִתְע֣וּ אֹתִ֗י אֱלֹהִים֮ מִבֵּ֣ית אָבִי֒ וָאֹמַ֣ר לָ֔הּ זֶ֣ה חַסְדֵּ֔ךְ אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשִׂ֖י עִמָּדִ֑י אֶ֤ל כָּל־הַמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר נָב֣וֹא שָׁ֔מָּה אִמְרִי־לִ֖י אָחִ֥י הֽוּא׃
Tanrı beni babamın evinden uzaklarda dolaştırmaya başladığında ona, ‘Bana yapacağın iyilik şu olsun: Gittiğimiz her yerde benim için “O benim erkek kardeşim” de’ dedim.”
Vayedaber el efron beozne am haarets lemor ah im ata lu şemaeni natati kesef hasade kah mimeni veekbera et meti şama.
וַיְדַבֵּ֨ר אֶל־עֶפְר֜וֹן בְּאָזְנֵ֤י עַם־הָאָ֙רֶץ֙ לֵאמֹ֔ר אַ֛ךְ אִם־אַתָּ֥ה ל֖וּ שְׁמָעֵ֑נִי נָתַ֜תִּי כֶּ֤סֶף הַשָּׂדֶה֙ קַ֣ח מִמֶּ֔נִּי וְאֶקְבְּרָ֥ה אֶת־מֵתִ֖י שָֽׁמָּה׃
Ülke halkının duyacağı biçimde Efron’a, “Ama lütfen beni dinle” dedi. “Tarlanın parasını veriyorum. Benden kabul et de ölümü oraya gömeyim.”
Vayomer elav avraham hişamer leha pen taşiv et beni şama.
וַיֹּ֥אמֶר אֵלָ֖יו אַבְרָהָ֑ם הִשָּׁ֣מֶר לְךָ֔ פֶּן־תָּשִׁ֥יב אֶת־בְּנִ֖י שָֽׁמָּה׃
Avraam ona, “Sakın oğlumu oraya geri götürme!” dedi.
Veim lo tove haişa lalehet ahareha venikita mişevuati zot rak et beni lo taşev şama.
וְאִם־לֹ֨א תֹאבֶ֤ה הָֽאִשָּׁה֙ לָלֶ֣כֶת אַחֲרֶ֔יךָ וְנִקִּ֕יתָ מִשְּׁבֻעָתִ֖י זֹ֑את רַ֣ק אֶת־בְּנִ֔י לֹ֥א תָשֵׁ֖ב שָֽׁמָּה׃
Kadın seninle gelmek istemezse bana ettiğin bu anttan sorumlu olmayacaksın. Yalnız oğlumu oraya geri götürme.”
Hasade aşer kana avraham meet bene het şama kubar avraham vesara işto.
הַשָּׂדֶ֛ה אֲשֶׁר־קָנָ֥ה אַבְרָהָ֖ם מֵאֵ֣ת בְּנֵי־חֵ֑ת שָׁ֛מָּה קֻבַּ֥ר אַבְרָהָ֖ם וְשָׂרָ֥ה אִשְׁתּֽוֹ׃
Bu, Avraam’ın Het oğullarından satın aldığı tarlaydı. Avraam ve karısı Sara oraya gömüldüler.
Vayahperu beer aheret vayarivu gam aleha vayikra şemah sitna.
וַֽיַּחְפְּרוּ֙ בְּאֵ֣ר אַחֶ֔רֶת וַיָּרִ֖יבוּ גַּם־עָלֶ֑יהָ וַיִּקְרָ֥א שְׁמָ֖הּ שִׂטְנָֽה׃
Başka bir kuyu kazdılar. Onun için de çekiştiler. Bu kuyuya Sitna adını verdi.
Vayatek mişam vayahpor beer aheret velo ravu aleha vayikra şemah rehovot vayomer ki ata hirhiv Adonay lanu ufarinu vaarets.
וַיַּעְתֵּ֣ק מִשָּׁ֗ם וַיַּחְפֹּר֙ בְּאֵ֣ר אַחֶ֔רֶת וְלֹ֥א רָב֖וּ עָלֶ֑יהָ וַיִּקְרָ֤א שְׁמָהּ֙ רְחֹב֔וֹת וַיֹּ֗אמֶר כִּֽי־עַתָּ֞ה הִרְחִ֧יב יְהוָ֛ה לָ֖נוּ וּפָרִ֥ינוּ בָאָֽרֶץ׃
Oradan uzaklaşıp başka bir kuyu kazdı. Bunun için çekişmediler. Ona Rehovot adını verdi ve “Artık Adonay bize geniş bir yer açtı; bu ülkede çoğalacağız” dedi.
Veneesfu şama hol haadarim vegalalu et haeven meal pi habeer vehişku et hatson veheşivu et haeven al pi habeer limkomah.
וְנֶאֶסְפוּ־שָׁ֣מָּה כָל־הָעֲדָרִ֗ים וְגָלֲל֤וּ אֶת־הָאֶ֙בֶן֙ מֵעַל֙ פִּ֣י הַבְּאֵ֔ר וְהִשְׁק֖וּ אֶת־הַצֹּ֑אן וְהֵשִׁ֧יבוּ אֶת־הָאֶ֛בֶן עַל־פִּ֥י הַבְּאֵ֖ר לִמְקֹמָֽהּ׃
Bütün sürüler orada toplanınca çobanlar taşı kuyunun ağzından yuvarlar, hayvanları sular, sonra taşı yeniden kuyunun ağzındaki yerine koyarlardı.
Veahar yaleda bat vatikra et şemah dina.
וְאַחַ֖ר יָ֣לְדָה בַּ֑ת וַתִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמָ֖הּ דִּינָֽה׃
Daha sonra bir kız doğurdu ve ona Dina adını verdi.
Veele bene reuel nahat vazerah şama umiza ele hayu bene vasemat eşet esav.
וְאֵ֙לֶּה֙ בְּנֵ֣י רְעוּאֵ֔ל נַ֥חַת וָזֶ֖רַח שַׁמָּ֣ה וּמִזָּ֑ה אֵ֣לֶּ֣ה הָי֔וּ בְּנֵ֥י בָשְׂמַ֖ת אֵ֥שֶׁת עֵשָֽׂו׃
Reuel’in oğulları: Nahat, Zerah, Şamma ve Mizza. Bunlar Esav’ın eşi Basmat’ın soyundandır.
Veele bene reuel ben esav aluf nahat aluf zerah aluf şama aluf miza ele alufe reuel beerets edom ele bene vasemat eşet esav.
וְאֵ֗לֶּה בְּנֵ֤י רְעוּאֵל֙ בֶּן־עֵשָׂ֔ו אַלּ֥וּף נַ֙חַת֙ אַלּ֣וּף זֶ֔רַח אַלּ֥וּף שַׁמָּ֖ה אַלּ֣וּף מִזָּ֑ה אֵ֣לֶּה אַלּוּפֵ֤י רְעוּאֵל֙ בְּאֶ֣רֶץ אֱד֔וֹם אֵ֕לֶּה בְּנֵ֥י בָשְׂמַ֖ת אֵ֥שֶׁת עֵשָֽׂו׃
Esav’ın oğlu Reuel’in oğulları arasından bey Nahat, bey Zerah, bey Şamma ve bey Mizza. Bunlar Edom ülkesindeki Reuel boylarının beyleridir; Esav’ın eşi Basmat’ın soyundandırlar.
Veyosef hurad mitsrayema vayikneu potifar seris paro sar hatabahim iş mitsri miyad hayişmeelim aşer horiduu şama.
וְיוֹסֵ֖ף הוּרַ֣ד מִצְרָ֑יְמָה וַיִּקְנֵ֡הוּ פּוֹטִיפַר֩ סְרִ֨יס פַּרְעֹ֜ה שַׂ֤ר הַטַּבָּחִים֙ אִ֣ישׁ מִצְרִ֔י מִיַּד֙ הַיִּשְׁמְעֵאלִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הוֹרִדֻ֖הוּ שָֽׁמָּה׃
Yosef Mısır’a indirilmişti. Firavun’un görevlisi, muhafızların başı Mısırlı Potifar, onu oraya getiren Yişmaellilerden satın aldı.
Vayomer hine şamati ki yeş şever bemitsrayim redu şama veşivru lanu mişam venihye velo namut.
וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּ֣ה שָׁמַ֔עְתִּי כִּ֥י יֶשׁ־שֶׁ֖בֶר בְּמִצְרָ֑יִם רְדוּ־שָׁ֙מָּה֙ וְשִׁבְרוּ־לָ֣נוּ מִשָּׁ֔ם וְנִחְיֶ֖ה וְלֹ֥א נָמֽוּת׃
“Duyduğuma göre Mısır’da tahıl var. Oraya inip bize tahıl satın alın da ölmeyelim, yaşayalım.”
Vayemaher yosef ki nihmeru rahamav el ahiv vayevakeş livkot vayavo hahadra vayevk şama.
וַיְמַהֵ֣ר יוֹסֵ֗ף כִּֽי־נִכְמְר֤וּ רַחֲמָיו֙ אֶל־אָחִ֔יו וַיְבַקֵּ֖שׁ לִבְכּ֑וֹת וַיָּבֹ֥א הַחַ֖דְרָה וַיֵּ֥בְךְּ שָֽׁמָּה׃
Kardeşine duyduğu sevgiyle yüreği dolan Yosef, ağlayacak gibi olunca aceleyle uzaklaştı. İç odaya girip orada ağladı.
Bu ayette 2 kez
Şama kaveru et avraham veet sara işto şama kaveru et yitshak veet rivka işto veşama kavarti et lea.
שָׁ֣מָּה קָֽבְר֞וּ אֶת־אַבְרָהָ֗ם וְאֵת֙ שָׂרָ֣ה אִשְׁתּ֔וֹ שָׁ֚מָּה קָבְר֣וּ אֶת־יִצְחָ֔ק וְאֵ֖ת רִבְקָ֣ה אִשְׁתּ֑וֹ וְשָׁ֥מָּה קָבַ֖רְתִּי אֶת־לֵאָֽה׃
Avraam ile karısı Sara’yı oraya gömdüler. Yitshak ile karısı Rivka’yı da oraya gömdüler. Lea’yı da ben oraya gömdüm.
Avi hişbiani lemor hine anohi met bekivri aşer kariti li beerets kenaan şama tikbereni veata eele na veekbera et avi veaşuva.
אָבִ֞י הִשְׁבִּיעַ֣נִי לֵאמֹ֗ר הִנֵּ֣ה אָנֹכִי֮ מֵת֒ בְּקִבְרִ֗י אֲשֶׁ֨ר כָּרִ֤יתִי לִי֙ בְּאֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן שָׁ֖מָּה תִּקְבְּרֵ֑נִי וְעַתָּ֗ה אֶֽעֱלֶה־נָּ֛א וְאֶקְבְּרָ֥ה אֶת־אָבִ֖י וְאָשֽׁוּבָה׃
‘Babam bana yemin ettirerek, Ben ölmek üzereyim; beni Kenaan ülkesinde kendim için kazdığım mezara göm, dedi. Şimdi lütfen gidip babamı gömeyim, sonra geri döneceğim.’”
Vayar yoşev haarets hakenaani et haevel begoren haatad vayomeru evel kaved ze lemitsrayim al ken kara şemah avel mitsrayim aşer beever hayarden.
וַיַּ֡רְא יוֹשֵׁב֩ הָאָ֨רֶץ הַֽכְּנַעֲנִ֜י אֶת־הָאֵ֗בֶל בְּגֹ֙רֶן֙ הָֽאָטָ֔ד וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֵֽבֶל־כָּבֵ֥ד זֶ֖ה לְמִצְרָ֑יִם עַל־כֵּ֞ן קָרָ֤א שְׁמָהּ֙ אָבֵ֣ל מִצְרַ֔יִם אֲשֶׁ֖ר בְּעֵ֥בֶר הַיַּרְדֵּֽן׃
Ülkenin Kenaanlı halkı Goren Haatad’daki yası görünce, “Mısırlılar için ne ağır bir yas!” dedi. Bu yüzden Yarden’in öte yakasındaki o yere Avel Mitsrayim adı verildi.
Vegam miknenu yeleh imanu lo tişaer parsa ki mimenu nikah laavod et Adonay elohenu vaanahnu lo neda ma naavod et Adonay ad boenu şama.
וְגַם־מִקְנֵ֜נוּ יֵלֵ֣ךְ עִמָּ֗נוּ לֹ֤א תִשָּׁאֵר֙ פַּרְסָ֔ה כִּ֚י מִמֶּ֣נּוּ נִקַּ֔ח לַעֲבֹ֖ד אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וַאֲנַ֣חְנוּ לֹֽא־נֵדַ֗ע מַֽה־נַּעֲבֹד֙ אֶת־יְהוָ֔ה עַד־בֹּאֵ֖נוּ שָֽׁמָּה׃
“Hayvanlarımız da bizimle gidecek; geride bir tek tırnak bile kalmayacak. Çünkü Tanrımız Adonay’a kulluk etmek için onların arasından seçeceğiz. Oraya varıncaya kadar Adonay’a neyle kulluk edeceğimizi bilmiyoruz.”
Vayavou marata velo yahelu liştot mayim mimara ki marim hem al ken kara şemah mara.
וַיָּבֹ֣אוּ מָרָ֔תָה וְלֹ֣א יָֽכְל֗וּ לִשְׁתֹּ֥ת מַ֙יִם֙ מִמָּרָ֔ה כִּ֥י מָרִ֖ים הֵ֑ם עַל־כֵּ֥ן קָרָֽא־שְׁמָ֖הּ מָרָֽה׃
Mara’ya geldiler. Mara’nın suları acı olduğu için içemediler; bu yüzden oraya Mara adı verildi.
Vayomer moşe el aharon kah tsintsenet ahat veten şama melo haomer man vehanah oto lifne Adonay lemişmeret ledorotehem.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן קַ֚ח צִנְצֶ֣נֶת אַחַ֔ת וְתֶן־שָׁ֥מָּה מְלֹֽא־הָעֹ֖מֶר מָ֑ן וְהַנַּ֤ח אֹתוֹ֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה לְמִשְׁמֶ֖רֶת לְדֹרֹתֵיכֶֽם׃
Moşe, Aaron’a, “Bir kap al, içine bir omer dolusu man koy” dedi. “Kuşaklarınız için saklanmak üzere onu Adonay’ın huzuruna bırak.”
Vaaşer lo tsada vehaelohim ina leyado vesamti leha makom aşer yanus şama.
וַאֲשֶׁר֙ לֹ֣א צָדָ֔ה וְהָאֱלֹהִ֖ים אִנָּ֣ה לְיָד֑וֹ וְשַׂמְתִּ֤י לְךָ֙ מָק֔וֹם אֲשֶׁ֥ר יָנ֖וּס שָֽׁמָּה׃ (ס)
Ama bunu tasarlamadıysa, Tanrı olayın onun eliyle gerçekleşmesine izin verdiyse, sana onun kaçabileceği bir yer belirleyeceğim.
Vehi yiftah iş bor o ki yihre iş bor velo yehasenu venafal şama şor o hamor.
וְכִֽי־יִפְתַּ֨ח אִ֜ישׁ בּ֗וֹר א֠וֹ כִּֽי־יִכְרֶ֥ה אִ֛ישׁ בֹּ֖ר וְלֹ֣א יְכַסֶּ֑נּוּ וְנָֽפַל־שָׁ֥מָּה שּׁ֖וֹר א֥וֹ חֲמֽוֹר׃
Bir adam bir çukuru açar ya da çukur kazıp üzerini kapatmaz ve oraya bir öküz ya da eşek düşerse,
Venatata et haparohet tahat hakerasim veheveta şama mibet laparohet et aron haedut vehivdila haparohet lahem ben hakodeş uven kodeş hakodaşim.
וְנָתַתָּ֣ה אֶת־הַפָּרֹכֶת֮ תַּ֣חַת הַקְּרָסִים֒ וְהֵבֵאתָ֥ שָׁ֙מָּה֙ מִבֵּ֣ית לַפָּרֹ֔כֶת אֵ֖ת אֲר֣וֹן הָעֵד֑וּת וְהִבְדִּילָ֤ה הַפָּרֹ֙כֶת֙ לָכֶ֔ם בֵּ֣ין הַקֹּ֔דֶשׁ וּבֵ֖ין קֹ֥דֶשׁ הַקֳּדָשִֽׁים׃
Ayırma perdesini kopçaların altına asacak, Tanıklık Sandığı’nı oraya, perdenin iç tarafına getireceksin. Perde, sizin için Kutsal Yer ile En Kutsal Yer’i ayıracak.
Olat tamid ledorotehem petah ohel moed lifne Adonay aşer ivaed lahem şama ledaber eleha şam.
עֹלַ֤ת תָּמִיד֙ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם פֶּ֥תַח אֹֽהֶל־מוֹעֵ֖ד לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה אֲשֶׁ֨ר אִוָּעֵ֤ד לָכֶם֙ שָׁ֔מָּה לְדַבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ שָֽׁם׃
Bu, kuşaklarınız boyunca Buluşma Çadırı’nın girişinde, Adonay’ın önünde düzenli olarak bütünüyle yakılan sunu olacak. Sizinle orada buluşacak, seninle orada konuşacağım.
Venoadti şama livne yisrael venikdaş bihvodi.
וְנֹעַדְתִּ֥י שָׁ֖מָּה לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְנִקְדַּ֖שׁ בִּכְבֹדִֽי׃
İsrael oğullarıyla orada buluşacağım; orası görkemimle kutsanacak.
Venatata oto lifne haparohet aşer al aron haedut lifne hakaporet aşer al haedut aşer ivaed leha şama.
וְנָתַתָּ֤ה אֹתוֹ֙ לִפְנֵ֣י הַפָּרֹ֔כֶת אֲשֶׁ֖ר עַל־אֲרֹ֣ן הָעֵדֻ֑ת לִפְנֵ֣י הַכַּפֹּ֗רֶת אֲשֶׁר֙ עַל־הָ֣עֵדֻ֔ת אֲשֶׁ֛ר אִוָּעֵ֥ד לְךָ֖ שָֽׁמָּה׃
Onu Tanıklık Sandığı’nı örten perdenin önüne, seninle buluşacağım yerde Tanıklığın üzerindeki kapağın karşısına koyacaksın.
Veasita kiyor nehoşet vehano nehoşet lerahetsa venatata oto ben ohel moed uven hamizbeah venatata şama mayim.
וְעָשִׂ֜יתָ כִּיּ֥וֹר נְחֹ֛שֶׁת וְכַנּ֥וֹ נְחֹ֖שֶׁת לְרָחְצָ֑ה וְנָתַתָּ֣ אֹת֗וֹ בֵּֽין־אֹ֤הֶל מוֹעֵד֙ וּבֵ֣ין הַמִּזְבֵּ֔חַ וְנָתַתָּ֥ שָׁ֖מָּה מָֽיִם׃
“Yıkanmak için bakır bir leğen ve bakır bir kaide yapacaksın. Onu Buluşma Çadırı ile sunak arasına koyacak, içine su dolduracaksın.
Veşahakta mimena hadek venatata mimena lifne haedut beohel moed aşer ivaed leha şama kodeş kadaşim tihye lahem.
וְשָֽׁחַקְתָּ֣ מִמֶּנָּה֮ הָדֵק֒ וְנָתַתָּ֨ה מִמֶּ֜נָּה לִפְנֵ֤י הָעֵדֻת֙ בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד אֲשֶׁ֛ר אִוָּעֵ֥ד לְךָ֖ שָׁ֑מָּה קֹ֥דֶשׁ קָֽדָשִׁ֖ים תִּהְיֶ֥ה לָכֶֽם׃
Ondan bir miktarını incecik dövecek, seninle buluşacağım Buluşma Çadırı’nda Tanıklığın önüne koyacaksın. Sizin için en kutsal olacak.
Vayasem et hakiyor ben ohel moed uven hamizbeah vayiten şama mayim lerahetsa.
וַיָּ֙שֶׂם֙ אֶת־הַכִּיֹּ֔ר בֵּֽין־אֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד וּבֵ֣ין הַמִּזְבֵּ֑חַ וַיִּתֵּ֥ן שָׁ֛מָּה מַ֖יִם לְרָחְצָֽה׃
Leğeni Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu. İçine yıkanmak için su doldurdu.
Kemaase erets mitsrayim aşer yeşavtem bah lo taasu uhemaase erets kenaan aşer ani mevi ethem şama lo taasu uvehukotehem lo telehu.
כְּמַעֲשֵׂ֧ה אֶֽרֶץ־מִצְרַ֛יִם אֲשֶׁ֥ר יְשַׁבְתֶּם־בָּ֖הּ לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ וּכְמַעֲשֵׂ֣ה אֶֽרֶץ־כְּנַ֡עַן אֲשֶׁ֣ר אֲנִי֩ מֵבִ֨יא אֶתְכֶ֥ם שָׁ֙מָּה֙ לֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ וּבְחֻקֹּתֵיהֶ֖ם לֹ֥א תֵלֵֽכוּ׃
Yaşadığınız Mısır ülkesinin yaptıklarını yapmayacaksınız. Sizi götürdüğüm Kenaan ülkesinin yaptıklarını da yapmayacak, onların kurallarına uymayacaksınız.
Uşemartem et kol hukotay veet kol mişpatay vaasitem otam velo taki ethem haarets aşer ani mevi ethem şama laşevet bah.
וּשְׁמַרְתֶּ֤ם אֶת־כָּל־חֻקֹּתַי֙ וְאֶת־כָּל־מִשְׁפָּטַ֔י וַעֲשִׂיתֶ֖ם אֹתָ֑ם וְלֹא־תָקִ֤יא אֶתְכֶם֙ הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֨ר אֲנִ֜י מֵבִ֥יא אֶתְכֶ֛ם שָׁ֖מָּה לָשֶׁ֥בֶת בָּֽהּ׃
Bütün kurallarımı ve bütün hükümlerimi gözetecek, onları uygulayacaksınız. Böylece yaşamanız için sizi götürdüğüm ülke sizi kusmayacak.
Veavdi halev ekev hayeta ruah aheret imo vayemale aharay vahaviotiv el haarets aşer ba şama vezaro yorişena.
וְעַבְדִּ֣י כָלֵ֗ב עֵ֣קֶב הָֽיְתָ֞ה ר֤וּחַ אַחֶ֙רֶת֙ עִמּ֔וֹ וַיְמַלֵּ֖א אַחֲרָ֑י וַהֲבִֽיאֹתִ֗יו אֶל־הָאָ֙רֶץ֙ אֲשֶׁר־בָּ֣א שָׁ֔מָּה וְזַרְע֖וֹ יוֹרִשֶֽׁנָּה׃
Ama kulum Kalev’de başka bir ruh vardı ve Beni tüm yüreğiyle izledi. Onu gittiği ülkeye getireceğim; soyu orayı miras alacak.
Daber el bene yisrael veamarta alehem bevoahem el haarets aşer ani mevi ethem şama.
דַּבֵּר֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאָמַרְתָּ֖ אֲלֵהֶ֑ם בְּבֹֽאֲכֶם֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֛י מֵבִ֥יא אֶתְכֶ֖ם שָֽׁמָּה׃
İsraeloğullarına konuş ve de ki: Sizi getireceğim ülkeye girdiğinizde,
Vehinahtam beohel moed lifne haedut aşer ivaed lahem şama.
וְהִנַּחְתָּ֖ם בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד לִפְנֵי֙ הָֽעֵד֔וּת אֲשֶׁ֛ר אִוָּעֵ֥ד לָכֶ֖ם שָֽׁמָּה׃
Değnekleri Buluşma Çadırı’na, sizinle buluşacağım yerde Tanıklık’ın önüne koyacaksın.
Vehitnahaltem et haarets begoral lemişpehotehem larav tarbu et nahalato velamat tamit et nahalato el aşer yetse lo şama hagoral lo yihye lematot avotehem titnehalu.
וְהִתְנַחַלְתֶּם֩ אֶת־הָאָ֨רֶץ בְּגוֹרָ֜ל לְמִשְׁפְּחֹֽתֵיכֶ֗ם לָרַ֞ב תַּרְבּ֤וּ אֶת־נַחֲלָתוֹ֙ וְלַמְעַט֙ תַּמְעִ֣יט אֶת־נַחֲלָת֔וֹ אֶל֩ אֲשֶׁר־יֵ֨צֵא ל֥וֹ שָׁ֛מָּה הַגּוֹרָ֖ל ל֣וֹ יִהְיֶ֑ה לְמַטּ֥וֹת אֲבֹתֵיכֶ֖ם תִּתְנֶחָֽלוּ׃
Ülkeyi boylarınıza göre kurayla miras alacaksınız. Çok olana daha büyük, az olana daha küçük miras payı vereceksiniz. Kura kime neresi için çıkarsa orası onun olacak. Ata kabilelerinize göre miras alacaksınız.
Veet hearim aşer titenu lalviyim et şeş are hamiklat aşer titenu lanus şama harotseah vaalehem titenu arbaim uşetayim ir.
וְאֵ֣ת הֶֽעָרִ֗ים אֲשֶׁ֤ר תִּתְּנוּ֙ לַלְוִיִּ֔ם אֵ֚ת שֵׁשׁ־עָרֵ֣י הַמִּקְלָ֔ט אֲשֶׁ֣ר תִּתְּנ֔וּ לָנֻ֥ס שָׁ֖מָּה הָרֹצֵ֑חַ וַעֲלֵיהֶ֣ם תִּתְּנ֔וּ אַרְבָּעִ֥ים וּשְׁתַּ֖יִם עִֽיר׃
Levilere vereceğiniz şehirler arasında, adam öldürenin kaçması için ayıracağınız altı sığınma şehri bulunacak. Bunlara ek olarak kırk iki şehir vereceksiniz.
Vehikritem lahem arim are miklat tihyena lahem venas şama rotseah make nefeş bişgaga.
וְהִקְרִיתֶ֤ם לָכֶם֙ עָרִ֔ים עָרֵ֥י מִקְלָ֖ט תִּהְיֶ֣ינָה לָכֶ֑ם וְנָ֥ס שָׁ֙מָּה֙ רֹצֵ֔חַ מַכֵּה־נֶ֖פֶשׁ בִּשְׁגָגָֽה׃
Kendiniz için şehirler ayıracaksınız. Bunlar sizin için sığınma şehirleri olacak; yanlışlıkla birini öldüren oraya kaçacak.
Livne yisrael velager velatoşav betoham tihyena şeş hearim haele lemiklat lanus şama kol make nefeş bişgaga.
לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְלַגֵּ֤ר וְלַתּוֹשָׁב֙ בְּתוֹכָ֔ם תִּהְיֶ֛ינָה שֵׁשׁ־הֶעָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה לְמִקְלָ֑ט לָנ֣וּס שָׁ֔מָּה כָּל־מַכֵּה־נֶ֖פֶשׁ בִּשְׁגָגָֽה׃
Bu altı şehir, İsraeloğulları, aralarındaki yabancılar ve yerleşikler için sığınma yeri olacak. Yanlışlıkla birini öldüren herkes oraya kaçabilecek.
Vehitsilu haeda et harotseah miyad goel hadam veheşivu oto haeda el ir miklato aşer nas şama veyaşav bah ad mot hakohen hagadol aşer maşah oto beşemen hakodeş.
וְהִצִּ֨ילוּ הָעֵדָ֜ה אֶת־הָרֹצֵ֗חַ מִיַּד֮ גֹּאֵ֣ל הַדָּם֒ וְהֵשִׁ֤יבוּ אֹתוֹ֙ הָֽעֵדָ֔ה אֶל־עִ֥יר מִקְלָט֖וֹ אֲשֶׁר־נָ֣ס שָׁ֑מָּה וְיָ֣שַׁב בָּ֗הּ עַד־מוֹת֙ הַכֹּהֵ֣ן הַגָּדֹ֔ל אֲשֶׁר־מָשַׁ֥ח אֹת֖וֹ בְּשֶׁ֥מֶן הַקֹּֽדֶשׁ׃
Topluluk, adam öldüreni kan öcünü alan akrabanın elinden kurtaracak ve kaçtığı sığınma şehrine geri gönderecek. Kutsal yağla meshedilmiş büyük kohenin ölümüne kadar orada kalacak.
Veim yatso yetse harotseah et gevul ir miklato aşer yanus şama.
וְאִם־יָצֹ֥א יֵצֵ֖א הָרֹצֵ֑חַ אֶת־גְּבוּל֙ עִ֣יר מִקְלָט֔וֹ אֲשֶׁ֥ר יָנ֖וּס שָֽׁמָּה׃
Ama adam öldüren kişi, kaçtığı sığınma şehrinin sınırının dışına çıkarsa,
Yehoşua bin nun haomed lefaneha u yavo şama oto hazek ki u yanhilena et yisrael.
יְהוֹשֻׁ֤עַ בִּן נוּן֙ הָעֹמֵ֣ד לְפָנֶ֔יךָ ה֖וּא יָ֣בֹא שָׁ֑מָּה אֹת֣וֹ חַזֵּ֔ק כִּי־ה֖וּא יַנְחִלֶ֥נָּה אֶת־יִשְׂרָאֵֽל׃
Hizmetinde duran Nun oğlu Yeoşua oraya girecek. Onu güçlendir; çünkü İsrael’in ülkeyi miras almasını o sağlayacak.
Vetapehem aşer amartem lavaz yihye uvenehem aşer lo yadeu hayom tov vara hema yavou şama velahem etenena vehem yiraşuha.
וְטַפְּכֶם֩ אֲשֶׁ֨ר אֲמַרְתֶּ֜ם לָבַ֣ז יִהְיֶ֗ה וּ֠בְנֵיכֶם אֲשֶׁ֨ר לֹא־יָדְע֤וּ הַיּוֹם֙ ט֣וֹב וָרָ֔ע הֵ֖מָּה יָבֹ֣אוּ שָׁ֑מָּה וְלָהֶ֣ם אֶתְּנֶ֔נָּה וְהֵ֖ם יִירָשֽׁוּהָּ׃
Ganimet olacak dediğiniz küçükleriniz, bugün iyiyi ve kötüyü bilmeyen çocuklarınız oraya girecekler. Ülkeyi onlara vereceğim; onlar ele geçirecekler.
Veet yehoşua tsiveti baet hahi lemor eneha haroot et kol aşer asa Adonay elohehem lişne hamelahim haele ken yaase Adonay lehol hamamlahot aşer ata over şama.
וְאֶת־יְהוֹשׁ֣וּעַ צִוֵּ֔יתִי בָּעֵ֥ת הַהִ֖וא לֵאמֹ֑ר עֵינֶ֣יךָ הָרֹאֹ֗ת אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֜ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֵיכֶם֙ לִשְׁנֵי֙ הַמְּלָכִ֣ים הָאֵ֔לֶּה כֵּֽן־יַעֲשֶׂ֤ה יְהוָה֙ לְכָל־הַמַּמְלָכ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֖ה עֹבֵ֥ר שָֽׁמָּה׃
O sırada Yeoşua’ya şöyle buyurdum: ‘Tanrınız Adonay’ın bu iki krala yaptığı her şeyi gözlerinle gördün. Adonay, geçeceğin bütün krallıklara da böyle yapacak.
Ree limadti ethem hukim umişpatim kaaşer tsivani Adonay elohay laasot ken bekerev haarets aşer atem baim şama leriştah.
רְאֵ֣ה ׀ לִמַּ֣דְתִּי אֶתְכֶ֗ם חֻקִּים֙ וּמִשְׁפָּטִ֔ים כַּאֲשֶׁ֥ר צִוַּ֖נִי יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֑י לַעֲשׂ֣וֹת כֵּ֔ן בְּקֶ֣רֶב הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֛ם בָּאִ֥ים שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
Bakın, Tanrım Adonay’ın bana buyurduğu gibi size kurallar ve hükümler öğrettim. Mülk edinmek için gireceğiniz ülkede bunları uygulayacaksınız.
Veoti tsiva Adonay baet hahi lelamed ethem hukim umişpatim laasotehem otam baarets aşer atem overim şama leriştah.
וְאֹתִ֞י צִוָּ֤ה יְהוָה֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא לְלַמֵּ֣ד אֶתְכֶ֔ם חֻקִּ֖ים וּמִשְׁפָּטִ֑ים לַעֲשֹׂתְכֶ֣ם אֹתָ֔ם בָּאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֛ם עֹבְרִ֥ים שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
O sırada Adonay bana da, geçip mülk edineceğiniz ülkede uygulamanız için size kurallar ve hükümler öğretmemi buyurdu.