İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

vayiruוַיִּרְא֤וּ

görmek, bakmak, fark etmek; görünmek, ortaya çıkmak; göstermek; görmekten mecazen yaşamak, bulunmak veya deneyimlemek

vayiru okunuşu Tora’da 15 kez, 15 farklı ayette görülür.

Temel kelime (lemma)
רָאָה
Kök
ראה

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit8 kullanım8 ayet
  • Şemot3 kullanım3 ayet
  • Bamidbar4 kullanım4 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 6:2

    Vayiru vene haelohim et benot haadam ki tovot hena vayikhu lahem naşim mikol aşer baharu.

    וַיִּרְא֤וּ בְנֵי־הָֽאֱלֹהִים֙ אֶת־בְּנ֣וֹת הָֽאָדָ֔ם כִּ֥י טֹבֹ֖ת הֵ֑נָּה וַיִּקְח֤וּ לָהֶם֙ נָשִׁ֔ים מִכֹּ֖ל אֲשֶׁ֥ר בָּחָֽרוּ׃

    Yöneticilerin oğulları, insanların kızlarının güzel olduğunu gördüler ve beğendikleri kadınlardan kendilerine eşler aldılar.

  2. Bereşit 12:14

    Vayehi kevo avram mitsrayema vayiru hamitsrim et haişa ki yafa hi meod.

    וַיְהִ֕י כְּב֥וֹא אַבְרָ֖ם מִצְרָ֑יְמָה וַיִּרְא֤וּ הַמִּצְרִים֙ אֶת־הָ֣אִשָּׁ֔ה כִּֽי־יָפָ֥ה הִ֖וא מְאֹֽד׃

    Avram Mısır’a girdiğinde Mısırlılar kadının çok güzel olduğunu gördüler.

  3. Bereşit 12:15

    Vayiru otah sare faro vayehalelu otah el paro vatukah haişa bet paro.

    וַיִּרְא֤וּ אֹתָהּ֙ שָׂרֵ֣י פַרְעֹ֔ה וַיְהַֽלְל֥וּ אֹתָ֖הּ אֶל־פַּרְעֹ֑ה וַתֻּקַּ֥ח הָאִשָּׁ֖ה בֵּ֥ית פַּרְעֹֽה׃

    Firavun’un ileri gelenleri de onu gördüler ve Firavun’a övdüler. Kadın, Firavun’un sarayına götürüldü.

  4. Bereşit 37:4

    Vayiru ehav ki oto ahav avihem mikol ehav vayisneu oto velo yahelu dabero leşalom.

    וַיִּרְא֣וּ אֶחָ֗יו כִּֽי־אֹת֞וֹ אָהַ֤ב אֲבִיהֶם֙ מִכָּל־אֶחָ֔יו וַֽיִּשְׂנְא֖וּ אֹת֑וֹ וְלֹ֥א יָכְל֖וּ דַּבְּר֥וֹ לְשָׁלֹֽם׃

    Kardeşleri babalarının onu bütün kardeşlerinden daha çok sevdiğini görünce ondan nefret ettiler. Onunla dostça konuşamıyorlardı.

  5. Bereşit 37:18

    Vayiru oto merahok uveterem yikrav alehem vayitenakelu oto lahamito.

    וַיִּרְא֥וּ אֹת֖וֹ מֵרָחֹ֑ק וּבְטֶ֙רֶם֙ יִקְרַ֣ב אֲלֵיהֶ֔ם וַיִּֽתְנַכְּל֥וּ אֹת֖וֹ לַהֲמִיתֽוֹ׃

    Onu uzaktan gördüler. Henüz yanlarına yaklaşmadan onu öldürmek için plan kurdular.

  6. Bereşit 37:25

    Vayeşevu leehol lehem vayisu enehem vayiru vehine orehat yişmeelim baa migilad ugemalehem noseim nehot utseri valot holehim lehorid mitsrayema.

    וַיֵּשְׁבוּ֮ לֶֽאֱכָל־לֶחֶם֒ וַיִּשְׂא֤וּ עֵֽינֵיהֶם֙ וַיִּרְא֔וּ וְהִנֵּה֙ אֹרְחַ֣ת יִשְׁמְעֵאלִ֔ים בָּאָ֖ה מִגִּלְעָ֑ד וּגְמַלֵּיהֶ֣ם נֹֽשְׂאִ֗ים נְכֹאת֙ וּצְרִ֣י וָלֹ֔ט הוֹלְכִ֖ים לְהוֹרִ֥יד מִצְרָֽיְמָה׃

    Yemek yemeye oturdular. Gözlerini kaldırıp baktıklarında Gilad’dan gelen bir Yişmaelli kervanı gördüler. Develeri baharat, balsam ve laden yüklüydü; bunları Mısır’a götürüyorlardı.

  7. Bereşit 42:35

    Vayehi hem merikim sakehem vehine tseror kaspo besako vayiru et tserorot kaspehem hema vaavihem vayirau.

    וַיְהִ֗י הֵ֚ם מְרִיקִ֣ים שַׂקֵּיהֶ֔ם וְהִנֵּה־אִ֥ישׁ צְרוֹר־כַּסְפּ֖וֹ בְּשַׂקּ֑וֹ וַיִּרְא֞וּ אֶת־צְרֹר֧וֹת כַּסְפֵּיהֶ֛ם הֵ֥מָּה וַאֲבִיהֶ֖ם וַיִּירָֽאוּ׃

    Çuvallarını boşaltırken her birinin para kesesi kendi çuvalından çıktı. Kendileri de babaları da para keselerini görünce korktu.

  8. Bereşit 50:15

    Vayiru ahe yosef ki met avihem vayomeru lu yistemenu yosef vehaşev yaşiv lanu et kol haraa aşer gamalnu oto.

    וַיִּרְא֤וּ אֲחֵֽי־יוֹסֵף֙ כִּי־מֵ֣ת אֲבִיהֶ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ ל֥וּ יִשְׂטְמֵ֖נוּ יוֹסֵ֑ף וְהָשֵׁ֤ב יָשִׁיב֙ לָ֔נוּ אֵ֚ת כָּל־הָ֣רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר גָּמַ֖לְנוּ אֹתֽוֹ׃

    Yosef’in kardeşleri babalarının öldüğünü görünce, “Ya Yosef bize kin besliyorsa?” dediler. “Ona yaptığımız bütün kötülüğü bize geri öderse?”

  9. Şemot 5:19

    Vayiru şotere vene yisrael otam bera lemor lo tigreu milivnehem devar yom beyomo.

    וַיִּרְא֞וּ שֹֽׁטְרֵ֧י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֹתָ֖ם בְּרָ֣ע לֵאמֹ֑ר לֹא־תִגְרְע֥וּ מִלִּבְנֵיכֶ֖ם דְּבַר־י֥וֹם בְּיוֹמֽוֹ׃

    İsrael oğullarının sorumluları, “Günlük kerpiç sayınızdan hiçbir azaltma yapmayacaksınız” denildiğinde başlarının dertte olduğunu anladılar.

  10. Şemot 16:15

    Vayiru vene yisrael vayomeru el ahiv man u ki lo yadeu ma u vayomer moşe alehem u halehem aşer natan Adonay lahem leohla.

    וַיִּרְא֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל וַיֹּ֨אמְר֜וּ אִ֤ישׁ אֶל־אָחִיו֙ מָ֣ן ה֔וּא כִּ֛י לֹ֥א יָדְע֖וּ מַה־ה֑וּא וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֲלֵהֶ֔ם ה֣וּא הַלֶּ֔חֶם אֲשֶׁ֨ר נָתַ֧ן יְהוָ֛ה לָכֶ֖ם לְאָכְלָֽה׃

    İsrael oğulları bunu görünce birbirlerine, “Bu nedir?” dediler; çünkü ne olduğunu bilmiyorlardı. Moşe onlara, “Bu, Adonay’ın yemeniz için size verdiği ekmektir” dedi.

  11. Şemot 24:10

    Vayiru et elohe yisrael vetahat raglav kemaase livnat hasapir uheetsem haşamayim latohar.

    וַיִּרְא֕וּ אֵ֖ת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְתַ֣חַת רַגְלָ֗יו כְּמַעֲשֵׂה֙ לִבְנַ֣ת הַסַּפִּ֔יר וּכְעֶ֥צֶם הַשָּׁמַ֖יִם לָטֹֽהַר׃

    İsrael’in Tanrısı’nı gördüler. Ayaklarının altında safir döşemeye benzeyen, duruluğuyla göğün kendisi gibi bir şey vardı.

  12. Bamidbar 17:24

    Vayotse moşe et kol hamatot milifne Adonay el kol bene yisrael vayiru vayikhu mateu.

    וַיֹּצֵ֨א מֹשֶׁ֤ה אֶת־כָּל־הַמַּטֹּת֙ מִלִּפְנֵ֣י יְהוָ֔ה אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּרְא֥וּ וַיִּקְח֖וּ אִ֥ישׁ מַטֵּֽהוּ׃ (ס)

    Moşe bütün değnekleri Adonay’ın huzurundan çıkarıp bütün İsraeloğullarına getirdi. Gördüler ve her biri kendi değneğini aldı.

  13. Bamidbar 20:29

    Vayiru kol haeda ki gava aharon vayivku et aharon şeloşim yom kol bet yisrael.

    וַיִּרְאוּ֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה כִּ֥י גָוַ֖ע אַהֲרֹ֑ן וַיִּבְכּ֤וּ אֶֽת־אַהֲרֹן֙ שְׁלֹשִׁ֣ים י֔וֹם כֹּ֖ל בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל׃ (ס)

    Bütün topluluk Aaron’un öldüğünü gördü. Bütün İsrael evi Aaron için otuz gün ağladı.

  14. Bamidbar 32:1

    Umikne rav haya livne reuven velivne gad atsum meod vayiru et erets yazer veet erets gilad vehine hamakom mekom mikne.

    וּמִקְנֶ֣ה ׀ רַ֗ב הָיָ֞ה לִבְנֵ֧י רְאוּבֵ֛ן וְלִבְנֵי־גָ֖ד עָצ֣וּם מְאֹ֑ד וַיִּרְא֞וּ אֶת־אֶ֤רֶץ יַעְזֵר֙ וְאֶת־אֶ֣רֶץ גִּלְעָ֔ד וְהִנֵּ֥ה הַמָּק֖וֹם מְק֥וֹם מִקְנֶֽה׃

    Reuven ve Gad oğullarının çok büyük, kalabalık sürüleri vardı. Yazer ülkesini ve Gilad ülkesini gördüler; burası sürüler için uygun bir yerdi.

  15. Bamidbar 32:9

    Vayaalu ad nahal eşkol vayiru et haarets vayaniu et lev bene yisrael levilti vo el haarets aşer natan lahem Adonay.

    וַֽיַּעֲל֞וּ עַד־נַ֣חַל אֶשְׁכּ֗וֹל וַיִּרְאוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וַיָּנִ֕יאוּ אֶת־לֵ֖ב בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל לְבִלְתִּי־בֹא֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־נָתַ֥ן לָהֶ֖ם יְהוָֽה׃

    Eşkol Vadisi’ne kadar çıkıp ülkeyi gördüler. Sonra İsraeloğullarının cesaretini kırdılar; böylece Adonay’ın kendilerine verdiği ülkeye girmediler.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to see; to look; to notice; to be seen; to become visible; to appear; to look at one another; to face each other

Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul

Bu yapının kullanımı: 15 kez

Teknik kodHC/Vqw3mp
Veri ve yöntem

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.