Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
fall out
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 41 kez
Teknik kod
HC/Vqw3mpTORA’DA KELİME
olmak; meydana gelmek, gerçekleşmek; hâle gelmek
Bu İbranice biçim Tora’da 45 kez, 45 farklı ayette görülür.
Vayiheyu şenehem arumim haadam veişto velo yitboşaşu.
וַיִּֽהְי֤וּ שְׁנֵיהֶם֙ עֲרוּמִּ֔ים הָֽאָדָ֖ם וְאִשְׁתּ֑וֹ וְלֹ֖א יִתְבֹּשָֽׁשׁוּ׃
İnsan ve karısı, ikisi de çıplaktı; bundan utanmıyorlardı.
Vayiheyu yeme adam ahare holido et şet şemone meot şana vayoled banim uvanot.
וַיִּֽהְי֣וּ יְמֵי־אָדָ֗ם אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־שֵׁ֔ת שְׁמֹנֶ֥ה מֵאֹ֖ת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃
Adam, Şet’in doğumundan sonra sekiz yüz yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Vayiheyu kol yeme adam aşer hay teşa meot şana uşeloşim şana vayamot.
וַיִּֽהְי֞וּ כָּל־יְמֵ֤י אָדָם֙ אֲשֶׁר־חַ֔י תְּשַׁ֤ע מֵאוֹת֙ שָׁנָ֔ה וּשְׁלֹשִׁ֖ים שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (ס)
Adam’ın yaşadığı bütün günler dokuz yüz otuz yıl sürdü; sonra öldü.
Vayiheyu kol yeme şet şetem esre şana uteşa meot şana vayamot.
וַיִּֽהְיוּ֙ כָּל־יְמֵי־שֵׁ֔ת שְׁתֵּ֤ים עֶשְׂרֵה֙ שָׁנָ֔ה וּתְשַׁ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (ס)
Şet’in bütün günleri dokuz yüz on iki yıl sürdü; sonra öldü.
Vayiheyu kol yeme enoş hameş şanim uteşa meot şana vayamot.
וַיִּֽהְיוּ֙ כָּל־יְמֵ֣י אֱנ֔וֹשׁ חָמֵ֣שׁ שָׁנִ֔ים וּתְשַׁ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (ס)
Enoş’un bütün günleri dokuz yüz beş yıl sürdü; sonra öldü.
Vayiheyu kol yeme kenan eser şanim uteşa meot şana vayamot.
וַיִּֽהְיוּ֙ כָּל־יְמֵ֣י קֵינָ֔ן עֶ֣שֶׂר שָׁנִ֔ים וּתְשַׁ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (ס)
Kenan’ın bütün günleri dokuz yüz on yıl sürdü; sonra öldü.
Vayihyu kol yeme mahalalel hameş vetişim şana uşemone meot şana vayamot.
וַיִּהְיוּ֙ כָּל־יְמֵ֣י מַהֲלַלְאֵ֔ל חָמֵ֤שׁ וְתִשְׁעִים֙ שָׁנָ֔ה וּשְׁמֹנֶ֥ה מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (ס)
Mahalalel’in bütün günleri sekiz yüz doksan beş yıl sürdü; sonra öldü.
Vayiheyu kol yeme yered şetayim veşişim şana uteşa meot şana vayamot.
וַיִּֽהְיוּ֙ כָּל־יְמֵי־יֶ֔רֶד שְׁתַּ֤יִם וְשִׁשִּׁים֙ שָׁנָ֔ה וּתְשַׁ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (פ)
Yered’in bütün günleri dokuz yüz altmış iki yıl sürdü; sonra öldü.
Vayihyu kol yeme metuşelah teşa veşişim şana uteşa meot şana vayamot.
וַיִּהְיוּ֙ כָּל־יְמֵ֣י מְתוּשֶׁ֔לַח תֵּ֤שַׁע וְשִׁשִּׁים֙ שָׁנָ֔ה וּתְשַׁ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (פ)
Metuşelah’ın bütün günleri dokuz yüz altmış dokuz yıl sürdü; sonra öldü.
Vayiheyu vene noah hayotseim min hateva şem veham vayafet veham u avi henaan.
וַיִּֽהְי֣וּ בְנֵי־נֹ֗חַ הַיֹּֽצְאִים֙ מִן־הַתֵּבָ֔ה שֵׁ֖ם וְחָ֣ם וָיָ֑פֶת וְחָ֕ם ה֖וּא אֲבִ֥י כְנָֽעַן׃
Noah’ın gemiden çıkan oğulları Şem, Ham ve Yefet’ti. Ham, Kenaan’ın babasıydı.
Vayiheyu kol yeme noah teşa meot şana vahamişim şana vayamot.
וַיִּֽהְיוּ֙ כָּל־יְמֵי־נֹ֔חַ תְּשַׁ֤ע מֵאוֹת֙ שָׁנָ֔ה וַחֲמִשִּׁ֖ים שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (פ)
Noah’ın bütün günleri dokuz yüz elli yıl sürdü; sonra öldü.
Vayihyu yeme terah hameş şanim umatayim şana vayamot terah beharan.
וַיִּהְי֣וּ יְמֵי־תֶ֔רַח חָמֵ֥שׁ שָׁנִ֖ים וּמָאתַ֣יִם שָׁנָ֑ה וַיָּ֥מָת תֶּ֖רַח בְּחָרָֽן׃ (ס)
Terah’ın günleri iki yüz beş yıl sürdü. Terah Haran’da öldü.
Vayihyu haye sara mea şana veesrim şana veşeva şanim şene haye sara.
וַיִּהְיוּ֙ חַיֵּ֣י שָׂרָ֔ה מֵאָ֥ה שָׁנָ֛ה וְעֶשְׂרִ֥ים שָׁנָ֖ה וְשֶׁ֣בַע שָׁנִ֑ים שְׁנֵ֖י חַיֵּ֥י שָׂרָֽה׃
Sara’nın yaşamı yüz yirmi yedi yıl sürdü. Sara’nın yaşam yılları bunlardı.
Vayaavod yaakov berahel şeva şanim vayihyu veenav keyamim ahadim beahavato otah.
וַיַּעֲבֹ֧ד יַעֲקֹ֛ב בְּרָחֵ֖ל שֶׁ֣בַע שָׁנִ֑ים וַיִּהְי֤וּ בְעֵינָיו֙ כְּיָמִ֣ים אֲחָדִ֔ים בְּאַהֲבָת֖וֹ אֹתָֽהּ׃
Yaakov, Rahel için yedi yıl hizmet etti. Onu sevdiği için bu yıllar ona birkaç gün gibi geldi.
Vayehi bişkon yisrael baarets hahi vayeleh reuven vayişkav et bilha pilegeş aviv vayişma yisrael vayiheyu vene yaakov şenem asar.
וַיְהִ֗י בִּשְׁכֹּ֤ן יִשְׂרָאֵל֙ בָּאָ֣רֶץ הַהִ֔וא וַיֵּ֣לֶךְ רְאוּבֵ֔ן וַיִּשְׁכַּ֕ב֙ אֶת־בִּלְהָ֖ה֙ פִּילֶ֣גֶשׁ אָבִ֑֔יו וַיִּשְׁמַ֖ע יִשְׂרָאֵֽ֑ל (פ) וַיִּֽהְי֥וּ בְנֵֽי־יַעֲקֹ֖ב שְׁנֵ֥ים עָשָֽׂר׃
İsrael o ülkede yaşarken Reuven gidip babasının cariyesi Bilha ile yattı. İsrael bunu duydu. Yaakov’un on iki oğlu vardı.
Vayiheyu yeme yitshak meat şana uşemonim şana.
וַיִּֽהְי֖וּ יְמֵ֣י יִצְחָ֑ק מְאַ֥ת שָׁנָ֖ה וּשְׁמֹנִ֥ים שָׁנָֽה׃
Yitshak yüz seksen yıl yaşadı.
Vayihyu bene elifaz teman omar tsefo vegatam ukenaz.
וַיִּהְי֖וּ בְּנֵ֣י אֱלִיפָ֑ז תֵּימָ֣ן אוֹמָ֔ר צְפ֥וֹ וְגַעְתָּ֖ם וּקְנַֽז׃
Elifaz’ın oğulları: Teman, Omar, Tsefo, Gatam ve Kenaz.
Vayihyu vene lotan hori vehemam vaahot lotan timna.
וַיִּהְי֥וּ בְנֵי־לוֹטָ֖ן חֹרִ֣י וְהֵימָ֑ם וַאֲח֥וֹת לוֹטָ֖ן תִּמְנָֽע׃
Lotan’ın oğulları Hori ile Hemam’dı. Lotan’ın kız kardeşi Timna’ydı.
Vayifkod sar hatabahim et yosef itam vayeşaret otam vayihyu yamim bemişmar.
וַ֠יִּפְקֹד שַׂ֣ר הַטַּבָּחִ֧ים אֶת־יוֹסֵ֛ף אִתָּ֖ם וַיְשָׁ֣רֶת אֹתָ֑ם וַיִּהְי֥וּ יָמִ֖ים בְּמִשְׁמָֽר׃
Muhafızların başı Yosef’i onların hizmetine verdi. Yosef onlara hizmet etti. Bir süre gözaltında kaldılar.
Uvene yehuda er veonan veşela vaferets vazarah vayamot er veonan beerets kenaan vayihyu vene ferets hetsron vehamul.
וּבְנֵ֣י יְהוּדָ֗ה עֵ֧ר וְאוֹנָ֛ן וְשֵׁלָ֖ה וָפֶ֣רֶץ וָזָ֑רַח וַיָּ֨מָת עֵ֤ר וְאוֹנָן֙ בְּאֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן וַיִּהְי֥וּ בְנֵי־פֶ֖רֶץ חֶצְר֥וֹן וְחָמֽוּל׃
Yehuda’nın oğulları: Er, Onan, Şela, Perets ve Zerah. Er ile Onan Kenaan ülkesinde ölmüştü. Perets’in oğulları Hetsron ve Hamul’du.
Vayaşlihu iş mateu vayihyu letaninim vayivla mate aharon et matotam.
וַיַּשְׁלִ֙יכוּ֙ אִ֣ישׁ מַטֵּ֔הוּ וַיִּהְי֖וּ לְתַנִּינִ֑ם וַיִּבְלַ֥ע מַטֵּֽה־אַהֲרֹ֖ן אֶת־מַטֹּתָֽם׃
Her biri değneğini yere attı; değnekler yılanlara dönüştü. Ama Aaron’un değneği onların değneklerini yuttu.
Vayomer Adonay el moşe emor el aharon kah mateha unete yadeha al meme mitsrayim al naharotam al yeorehem veal agmehem veal kol mikve memehem veyiheyu dam vehaya dam behol erets mitsrayim uvaetsim uvaavanim.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה אֱמֹ֣ר אֶֽל־אַהֲרֹ֡ן קַ֣ח מַטְּךָ֣ וּנְטֵֽה־יָדְךָ֩ עַל־מֵימֵ֨י מִצְרַ֜יִם עַֽל־נַהֲרֹתָ֣ם ׀ עַל־יְאֹרֵיהֶ֣ם וְעַל־אַגְמֵיהֶ֗ם וְעַ֛ל כָּל־מִקְוֵ֥ה מֵימֵיהֶ֖ם וְיִֽהְיוּ־דָ֑ם וְהָ֤יָה דָם֙ בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וּבָעֵצִ֖ים וּבָאֲבָנִֽים׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Aaron’a söyle: ‘Değneğini al, elini Mısır’ın suları üzerine, ırmakları, kanalları, gölcükleri ve bütün su birikintileri üzerine uzat; kana dönüşsünler.’ Bütün Mısır ülkesinde, tahta ve taş kaplarda bile kan olacak.”
Veyiheyu toamim milemata veyahdav yihyu tamim al roşo el hatabaat haehat ken yihye lişnehem lişne hamiktsoot yihyu.
וְיִֽהְי֣וּ תֹֽאֲמִים֮ מִלְּמַטָּה֒ וְיַחְדָּ֗ו יִהְי֤וּ תַמִּים֙ עַל־רֹאשׁ֔וֹ אֶל־הַטַּבַּ֖עַת הָאֶחָ֑ת כֵּ֚ן יִהְיֶ֣ה לִשְׁנֵיהֶ֔ם לִשְׁנֵ֥י הַמִּקְצֹעֹ֖ת יִהְיֽוּ׃
Bu tahtalar komşu tahtalarla aşağıdan bitişik olacak, yukarıda da birlikte tek halkaya bağlanacaklar. İkisi de böyle olacak; iki köşe için olacaklar.
Vayihyu hakeruvim porese henafayim lemala sohehim behanfehem al hakaporet ufenehem iş el ahiv el hakaporet hayu pene hakeruvim.
וַיִּהְי֣וּ הַכְּרֻבִים֩ פֹּרְשֵׂ֨י כְנָפַ֜יִם לְמַ֗עְלָה סֹֽכְכִ֤ים בְּכַנְפֵיהֶם֙ עַל־הַכַּפֹּ֔רֶת וּפְנֵיהֶ֖ם אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו אֶל־הַכַּפֹּ֔רֶת הָי֖וּ פְּנֵ֥י הַכְּרֻבִֽים׃ (פ)
Keruvlar kanatlarını yukarıya doğru açmış, kapağı kanatlarıyla örtüyorlardı. Yüzleri birbirine dönüktü; keruvların yüzleri kapağa doğru bakıyordu.
Vayihyu vene reuven behor yisrael toledotam lemişpehotam levet avotam bemispar şemot legulgelotam kol zahar miben esrim şana vamala kol yotse tsava.
וַיִּהְי֤וּ בְנֵֽי־רְאוּבֵן֙ בְּכֹ֣ר יִשְׂרָאֵ֔ל תּוֹלְדֹתָ֥ם לְמִשְׁפְּחֹתָ֖ם לְבֵ֣ית אֲבֹתָ֑ם בְּמִסְפַּ֤ר שֵׁמוֹת֙ לְגֻלְגְּלֹתָ֔ם כָּל־זָכָ֗ר מִבֶּ֨ן עֶשְׂרִ֤ים שָׁנָה֙ וָמַ֔עְלָה כֹּ֖ל יֹצֵ֥א צָבָֽא׃
İsrael’in ilk oğlu Reuven’in oğulları, soyları, boyları ve baba evlerine göre, adlarıyla, kişi kişi kaydedildi: Yirmi yaş ve üzerindeki, orduya çıkabilecek bütün erkekler.
Vayiheyu kol pekude vene yisrael levet avotam miben esrim şana vamala kol yotse tsava beyisrael.
וַיִּֽהְי֛וּ כָּל־פְּקוּדֵ֥י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לְבֵ֣ית אֲבֹתָ֑ם מִבֶּ֨ן עֶשְׂרִ֤ים שָׁנָה֙ וָמַ֔עְלָה כָּל־יֹצֵ֥א צָבָ֖א בְּיִשְׂרָאֵֽל׃
Baba evlerine göre sayılan İsraeloğullarının tamamı, İsrael’de yirmi yaş ve üzerinde olup orduya çıkabilecek herkesti.
Vayiheyu kol hapekudim şeş meot elef uşeloşet alafim vahameş meot vahamişim.
וַיִּֽהְיוּ֙ כָּל־הַפְּקֻדִ֔ים שֵׁשׁ־מֵא֥וֹת אֶ֖לֶף וּשְׁלֹ֣שֶׁת אֲלָפִ֑ים וַחֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת וַחֲמִשִּֽׁים׃
Sayılanların toplamı altı yüz üç bin beş yüz elli kişiydi.
Vayiheyu ele vene levi bişmotam gereşon ukehat umerari.
וַיִּֽהְיוּ־אֵ֥לֶּה בְנֵֽי־לֵוִ֖י בִּשְׁמֹתָ֑ם גֵּרְשׁ֕וֹן וּקְהָ֖ת וּמְרָרִֽי׃
Levi’nin oğullarının adları şunlardı: Gerşon, Kehat ve Merari.
Vayihyu fekudehem lemişpehotam alpayim şeva meot vahamişim.
וַיִּהְי֥וּ פְקֻדֵיהֶ֖ם לְמִשְׁפְּחֹתָ֑ם אַלְפַּ֕יִם שְׁבַ֥ע מֵא֖וֹת וַחֲמִשִּֽׁים׃
Boylarına göre sayılanlar iki bin yedi yüz elli kişiydi.
Vayiheyu pekudehem lemişpehotam levet avotam alpayim veşeş meot uşeloşim.
וַיִּֽהְיוּ֙ פְּקֻ֣דֵיהֶ֔ם לְמִשְׁפְּחֹתָ֖ם לְבֵ֣ית אֲבֹתָ֑ם אַלְפַּ֕יִם וְשֵׁ֥שׁ מֵא֖וֹת וּשְׁלֹשִֽׁים׃
Boylarına ve baba evlerine göre sayılanlar iki bin altı yüz otuz kişiydi.
Vayihyu fekudehem lemişpehotam şeloşet alafim umatayim.
וַיִּהְי֥וּ פְקֻדֵיהֶ֖ם לְמִשְׁפְּחֹתָ֑ם שְׁלֹ֥שֶׁת אֲלָפִ֖ים וּמָאתָֽיִם׃
Boylarına göre sayılanlar üç bin iki yüz kişiydi.
Vayihyu pekudehem şemonat alafim vahameş meot uşemonim.
וַיִּהְי֖וּ פְּקֻדֵיהֶ֑ם שְׁמֹנַ֣ת אֲלָפִ֔ים וַחֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת וּשְׁמֹנִֽים׃
Sayılanların toplamı sekiz bin beş yüz seksen kişiydi.
Mikivrot hataava naseu haam hatserot vayihyu bahatserot.
מִקִּבְר֧וֹת הַֽתַּאֲוָ֛ה נָסְע֥וּ הָעָ֖ם חֲצֵר֑וֹת וַיִּהְי֖וּ בַּחֲצֵרֽוֹת׃ (פ)
Halk Kivrot-Hataava’dan Hatserot’a yola çıktı ve Hatserot’ta kaldı.
Vayihyu vene yisrael bamidbar vayimtseu iş mekoşeş etsim beyom haşabat.
וַיִּהְי֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בַּמִּדְבָּ֑ר וַֽיִּמְצְא֗וּ אִ֛ישׁ מְקֹשֵׁ֥שׁ עֵצִ֖ים בְּי֥וֹם הַשַּׁבָּֽת׃
İsraeloğulları çöldeyken Şabat günü odun toplayan bir adam buldular.
Et mahtot hahataim haele benafşotam veasu otam rikue fahim tsipuy lamizbeah ki hikrivum lifne Adonay vayikdaşu veyiheyu leot livne yisrael.
אֵ֡ת מַחְתּוֹת֩ הַֽחַטָּאִ֨ים הָאֵ֜לֶּה בְּנַפְשֹׁתָ֗ם וְעָשׂ֨וּ אֹתָ֜ם רִקֻּעֵ֤י פַחִים֙ צִפּ֣וּי לַמִּזְבֵּ֔חַ כִּֽי־הִקְרִיבֻ֥ם לִפְנֵֽי־יְהוָ֖ה וַיִּקְדָּ֑שׁוּ וְיִֽהְי֥וּ לְא֖וֹת לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Kendi canlarına karşı günah işleyen bu adamların kor kaplarını dövüp sunağa kaplama olacak levhalar yapın. Çünkü onları Adonay’ın huzuruna sundular ve kaplar kutsal oldu. İsraeloğulları için bir işaret olacaklar.
Vayihyu hametim bamagefa arbaa asar elef uşeva meot milevad hametim al devar korah.
וַיִּהְי֗וּ הַמֵּתִים֙ בַּמַּגֵּפָ֔ה אַרְבָּעָ֥ה עָשָׂ֛ר אֶ֖לֶף וּשְׁבַ֣ע מֵא֑וֹת מִלְּבַ֥ד הַמֵּתִ֖ים עַל־דְּבַר־קֹֽרַח׃
Korah olayı yüzünden ölenler dışında, salgında ölenlerin sayısı on dört bin yedi yüzdü.
Vayihyu hametim bamagefa arbaa veesrim alef.
וַיִּהְי֕וּ הַמֵּתִ֖ים בַּמַּגֵּפָ֑ה אַרְבָּעָ֥ה וְעֶשְׂרִ֖ים אָֽלֶף׃ (פ)
Salgında ölenler yirmi dört bin kişiydi.
Ele mişpehot haruuveni vayihyu fekudehem şeloşa vearbaim elef uşeva meot uşeloşim.
אֵ֖לֶּה מִשְׁפְּחֹ֣ת הָרֻֽאוּבֵנִ֑י וַיִּהְי֣וּ פְקֻדֵיהֶ֗ם שְׁלֹשָׁ֤ה וְאַרְבָּעִים֙ אֶ֔לֶף וּשְׁבַ֥ע מֵא֖וֹת וּשְׁלֹשִֽׁים׃
Reuven’in boyları bunlardı. Sayılanları kırk üç bin yedi yüz otuzdu.
Vatiftah haarets et piha vativla otam veet korah bemot haeda baahol haeş et hamişim umatayim iş vayihyu lenes.
וַתִּפְתַּ֨ח הָאָ֜רֶץ אֶת־פִּ֗יהָ וַתִּבְלַ֥ע אֹתָ֛ם וְאֶת־קֹ֖רַח בְּמ֣וֹת הָעֵדָ֑ה בַּאֲכֹ֣ל הָאֵ֗שׁ אֵ֣ת חֲמִשִּׁ֤ים וּמָאתַ֙יִם֙ אִ֔ישׁ וַיִּהְי֖וּ לְנֵֽס׃
Yer ağzını açıp onları ve Korah’ı yuttu. Topluluk öldüğünde ateş de iki yüz elli adamı yakıp bitirdi. Böylece bir uyarı işareti oldular.
Vayihyu vene yehuda lemişpehotam leşela mişpahat haşelani leferets mişpahat hapartsi lezerah mişpahat hazarhi.
וַיִּהְי֣וּ בְנֵי־יְהוּדָה֮ לְמִשְׁפְּחֹתָם֒ לְשֵׁלָ֗ה מִשְׁפַּ֙חַת֙ הַשֵּׁ֣לָנִ֔י לְפֶ֕רֶץ מִשְׁפַּ֖חַת הַפַּרְצִ֑י לְזֶ֕רַח מִשְׁפַּ֖חַת הַזַּרְחִֽי׃
Boylarına göre Yehuda’nın oğulları şunlardı: Şela’dan Şela boyu, Perets’ten Perets boyu, Zerah’tan Zerah boyu.
Vayihyu vene ferets lehetsron mişpahat hahetsroni lehamul mişpahat hehamuli.
וַיִּהְי֣וּ בְנֵי־פֶ֔רֶץ לְחֶצְרֹ֕ן מִשְׁפַּ֖חַת הַֽחֶצְרֹנִ֑י לְחָמ֕וּל מִשְׁפַּ֖חַת הֶחָמוּלִֽי׃
Perets’in oğulları: Hetsron’dan Hetsron boyu, Hamul’dan Hamul boyu.
Vayihyu vene vela ard venaaman mişpahat haardi lenaaman mişpahat hanaami.
וַיִּהְי֥וּ בְנֵי־בֶ֖לַע אַ֣רְדְּ וְנַעֲמָ֑ן מִשְׁפַּ֙חַת֙ הָֽאַרְדִּ֔י לְנַֽעֲמָ֔ן מִשְׁפַּ֖חַת הַֽנַּעֲמִֽי׃
Bela’nın oğulları Ard ve Naaman’dı: Ard’dan Ard boyu, Naaman’dan Naaman boyu.
Vayihyu fekudehem şeloşa veesrim elef kol zahar miben hodeş vamaela ki lo hatepakedu betoh bene yisrael ki lo nitan lahem nahala betoh bene yisrael.
וַיִּהְי֣וּ פְקֻדֵיהֶ֗ם שְׁלֹשָׁ֤ה וְעֶשְׂרִים֙ אֶ֔לֶף כָּל־זָכָ֖ר מִבֶּן־חֹ֣דֶשׁ וָמָ֑עְלָה כִּ֣י ׀ לֹ֣א הָתְפָּקְד֗וּ בְּתוֹךְ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֠י לֹא־נִתַּ֤ן לָהֶם֙ נַחֲלָ֔ה בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Sayılanları, bir aylık ve üzerindeki bütün erkekler olmak üzere yirmi üç bindi. İsraeloğulları arasında sayılmamışlardı, çünkü İsraeloğulları arasında onlara miras payı verilmemişti.
Vayedaber moşe el haam lemor hehaletsu meitehem anaşim latsava veyihyu al midyan latet nikmat Adonay bemidyan.
וַיְדַבֵּ֤ר מֹשֶׁה֙ אֶל־הָעָ֣ם לֵאמֹ֔ר הֵחָלְצ֧וּ מֵאִתְּכֶ֛ם אֲנָשִׁ֖ים לַצָּבָ֑א וְיִהְיוּ֙ עַל־מִדְיָ֔ן לָתֵ֥ת נִקְמַת־יְהוָ֖ה בְּמִדְיָֽן׃
Moşe halka şöyle dedi: “Aranızdan adamlar savaş için silahlansın. Midyan’a karşı gidip Adonay’ın öcünü Midyan’dan alsınlar.
Vaefen vaered min hahar vaasim et haluhot baaron aşer asiti vayihyu şam kaaşer tsivani Adonay.
וָאֵ֗פֶן וָֽאֵרֵד֙ מִן־הָהָ֔ר וָֽאָשִׂם֙ אֶת־הַלֻּחֹ֔ת בָּאָר֖וֹן אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֑יתִי וַיִּ֣הְיוּ שָׁ֔ם כַּאֲשֶׁ֥ר צִוַּ֖נִי יְהוָֽה׃
Dönüp dağdan indim ve levhaları yaptığım sandığa koydum. Adonay’ın bana buyurduğu gibi orada kaldılar.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
fall out
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 41 kez
HC/Vqw3mpfall out
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 4 kez
HC/Vqi3mpKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.