İbranice biçim הֵ֧מָּה
Lemma הֵ֫מָּה
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Kaynak anlam (İngilizce): them
Biçim: kişi zamiri, 3. kişi, eril, çoğul
Bu çözümleme: 20 kullanım
Teknik kod
HPp3mpTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 21 kez, 20 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim הֵ֧מָּה
Lemma הֵ֫מָּה
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Kaynak anlam (İngilizce): them
Biçim: kişi zamiri, 3. kişi, eril, çoğul
Bu çözümleme: 20 kullanım
HPp3mpİbranice biçim חֶמְאָ֜ה
Lemma חֶמְאָה
Kök — שורש (şoreş, kök) חמא
Kaynak anlam (İngilizce): curds
Biçim: isim, dişil, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 1 kullanım
HNcfsaOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Hanefilim hayu vaarets bayamim hahem vegam ahare hen aşer yavou bene haelohim el benot haadam veyaledu lahem hema hagiborim aşer meolam anşe haşem.
הַנְּפִלִ֞ים הָי֣וּ בָאָרֶץ֮ בַּיָּמִ֣ים הָהֵם֒ וְגַ֣ם אַֽחֲרֵי־כֵ֗ן אֲשֶׁ֨ר יָבֹ֜אוּ בְּנֵ֤י הָֽאֱלֹהִים֙ אֶל־בְּנ֣וֹת הָֽאָדָ֔ם וְיָלְד֖וּ לָהֶ֑ם הֵ֧מָּה הַגִּבֹּרִ֛ים אֲשֶׁ֥ר מֵעוֹלָ֖ם אַנְשֵׁ֥י הַשֵּֽׁם׃ (פ)
O günlerde yeryüzünde Nefilim vardı; daha sonra da, yöneticilerin oğulları insanların kızlarıyla birlikte olup onlardan çocukları olduğunda da vardılar. Bunlar eski zamanların güçlü, ünlü adamlarıydı.
Hema vehol hahaya leminah vehol habehema leminah vehol haremes haromes al haarets lemineu vehol haof lemineu kol tsipor kol kanaf.
הֵ֜מָּה וְכָל־הַֽחַיָּ֣ה לְמִינָ֗הּ וְכָל־הַבְּהֵמָה֙ לְמִינָ֔הּ וְכָל־הָרֶ֛מֶשׂ הָרֹמֵ֥שׂ עַל־הָאָ֖רֶץ לְמִינֵ֑הוּ וְכָל־הָע֣וֹף לְמִינֵ֔הוּ כֹּ֖ל צִפּ֥וֹר כָּל־כָּנָֽף׃
Onlarla birlikte türlerine göre bütün yaban hayvanları, türlerine göre bütün evcil hayvanlar, türlerine göre yeryüzünde hareket eden bütün canlılar ve türlerine göre bütün kuşlar, her türlü kanatlı vardı.
Vayikah hema vehalav uven habakar aşer asa vayiten lifnehem veu omed alehem tahat haets vayohelu.
וַיִּקַּ֨ח חֶמְאָ֜ה וְחָלָ֗ב וּבֶן־הַבָּקָר֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וַיִּתֵּ֖ן לִפְנֵיהֶ֑ם וְהֽוּא־עֹמֵ֧ד עֲלֵיהֶ֛ם תַּ֥חַת הָעֵ֖ץ וַיֹּאכֵֽלוּ׃
Kaymak, süt ve hazırlanan buzağıyı alıp önlerine koydu. Onlar yerken kendisi ağacın altında yanlarında durdu.
Vayehi hem merikim sakehem vehine iş tseror kaspo besako vayiru et tserorot kaspehem hema vaavihem vayirau.
וַיְהִ֗י הֵ֚ם מְרִיקִ֣ים שַׂקֵּיהֶ֔ם וְהִנֵּה־אִ֥ישׁ צְרוֹר־כַּסְפּ֖וֹ בְּשַׂקּ֑וֹ וַיִּרְא֞וּ אֶת־צְרֹר֧וֹת כַּסְפֵּיהֶ֛ם הֵ֥מָּה וַאֲבִיהֶ֖ם וַיִּירָֽאוּ׃
Çuvallarını boşaltırken her birinin para kesesi kendi çuvalından çıktı. Kendileri de babaları da para keselerini görünce korktu.
Haboker or vehaanaşim şulehu hema vahamorehem.
הַבֹּ֖קֶר א֑וֹר וְהָאֲנָשִׁ֣ים שֻׁלְּח֔וּ הֵ֖מָּה וַחֲמֹרֵיהֶֽם׃
Sabah ortalık aydınlanınca adamlar eşekleriyle birlikte yola çıkarıldı.
Lo tiga bo yad ki sakol yisakel o yaro yiyare im behema im iş lo yihye bimşoh hayovel hema yaalu vahar.
לֹא־תִגַּ֨ע בּ֜וֹ יָ֗ד כִּֽי־סָק֤וֹל יִסָּקֵל֙ אוֹ־יָרֹ֣ה יִיָּרֶ֔ה אִם־בְּהֵמָ֥ה אִם־אִ֖ישׁ לֹ֣א יִחְיֶ֑ה בִּמְשֹׁךְ֙ הַיֹּבֵ֔ל הֵ֖מָּה יַעֲל֥וּ בָהָֽר׃
Ona el sürülmeyecek; mutlaka taşlanacak ya da aşağı atılacaktır. Hayvan da olsa insan da olsa yaşamayacaktır.’ Koçboynuzunun sesi uzayıp gittiğinde dağa çıkabilirler.”
Vehaluhot maase Elohim hema vehamihtav mihtav Elohim u harut al haluhot.
וְהַ֨לֻּחֹ֔ת מַעֲשֵׂ֥ה אֱלֹהִ֖ים הֵ֑מָּה וְהַמִּכְתָּ֗ב מִכְתַּ֤ב אֱלֹהִים֙ ה֔וּא חָר֖וּת עַל־הַלֻּחֹֽת׃
Levhalar Tanrı’nın eseriydi; levhalara kazınmış yazı Tanrı’nın yazısıydı.
Vayavou kol hahahamim haosim et kol melehet hakodeş iş iş mimelahto aşer hema osim.
וַיָּבֹ֙אוּ֙ כָּל־הַ֣חֲכָמִ֔ים הָעֹשִׂ֕ים אֵ֖ת כָּל־מְלֶ֣אכֶת הַקֹּ֑דֶשׁ אִֽישׁ־אִ֥ישׁ מִמְּלַאכְתּ֖וֹ אֲשֶׁר־הֵ֥מָּה עֹשִֽׂים׃
Kutsal işlerin tamamını yapan bütün ustalar, her biri yapmakta olduğu işi bırakıp geldiler.
Vehanose et nivlatam yehabes begadav vetame ad haarev temeim hema lahem.
וְהַנֹּשֵׂא֙ אֶת־נִבְלָתָ֔ם יְכַבֵּ֥ס בְּגָדָ֖יו וְטָמֵ֣א עַד־הָעָ֑רֶב טְמֵאִ֥ים הֵ֖מָּה לָכֶֽם׃ (ס)
Onların leşini taşıyan kişi giysilerini yıkayacak ve akşama kadar arınmamış olacak. Bunlar sizin için arınmamış sayılır.
Veata hafked et haleviyim al mişkan haedut veal kol kelav veal kol aşer lo hema yisu et hamişkan veet kol kelav vehem yeşaretuu vesaviv lamişkan yahanu.
וְאַתָּ֡ה הַפְקֵ֣ד אֶת־הַלְוִיִּם֩ עַל־מִשְׁכַּ֨ן הָעֵדֻ֜ת וְעַ֣ל כָּל־כֵּלָיו֮ וְעַ֣ל כָּל־אֲשֶׁר־לוֹ֒ הֵ֜מָּה יִשְׂא֤וּ אֶת־הַמִּשְׁכָּן֙ וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֔יו וְהֵ֖ם יְשָׁרְתֻ֑הוּ וְסָבִ֥יב לַמִּשְׁכָּ֖ן יַחֲנֽוּ׃
Levileri Tanıklık Mişkanı’nın, bütün eşyalarının ve ona ait her şeyin başına görevlendir. Mişkan’ı ve bütün eşyalarını onlar taşıyacak, onun hizmetini onlar yapacak ve Mişkan’ın çevresine onlar konaklayacak.
Venatata et haleviyim leaharon ulevanav netunim netunim hema lo meet bene yisrael.
וְנָתַתָּה֙ אֶת־הַלְוִיִּ֔ם לְאַהֲרֹ֖ן וּלְבָנָ֑יו נְתוּנִ֨ם נְתוּנִ֥ם הֵ֙מָּה֙ ל֔וֹ מֵאֵ֖ת בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Levileri Aaron’a ve oğullarına vereceksin. İsraeloğulları arasından tümüyle ona verilmişlerdir.
Ki netunim netunim hema li mitoh bene yisrael tahat pitrat kol rehem behor kol mibene yisrael lakahti otam li.
כִּי֩ נְתֻנִ֨ים נְתֻנִ֥ים הֵ֙מָּה֙ לִ֔י מִתּ֖וֹךְ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל תַּחַת֩ פִּטְרַ֨ת כָּל־רֶ֜חֶם בְּכ֥וֹר כֹּל֙ מִבְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לָקַ֥חְתִּי אֹתָ֖ם לִֽי׃
Çünkü İsraeloğulları arasından tümüyle Bana verilmişlerdir. İsraeloğullarının arasında her rahmi ilk açanın, her ilk doğanın yerine onları Kendime aldım.
Vayişlah otam moşe mimidbar paran al pi Adonay kulam anaşim raşe vene yisrael hema.
וַיִּשְׁלַ֨ח אֹתָ֥ם מֹשֶׁ֛ה מִמִּדְבַּ֥ר פָּארָ֖ן עַל־פִּ֣י יְהוָ֑ה כֻּלָּ֣ם אֲנָשִׁ֔ים רָאשֵׁ֥י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל הֵֽמָּה׃
Moşe onları Adonay’ın buyruğuna göre Paran Çölü’nden gönderdi. Hepsi ileri gelen adamlardı; İsraeloğullarının başlarıydılar.
Bu ayette 2 kez
Ad matay laeda haraa hazot aşer hema malinim alay et telunot bene yisrael aşer hema malinim alay şamaeti.
עַד־מָתַ֗י לָעֵדָ֤ה הָֽרָעָה֙ הַזֹּ֔את אֲשֶׁ֛ר הֵ֥מָּה מַלִּינִ֖ים עָלָ֑י אֶת־תְּלֻנּ֞וֹת בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֨ר הֵ֧מָּה מַלִּינִ֛ים עָלַ֖י שָׁמָֽעְתִּי׃
“Bana karşı söylenen bu kötü topluluğa daha ne zamana kadar dayanacağım? İsraeloğullarının Bana karşı yükselttikleri yakınmaları duydum.
Hema me meriva aşer ravu vene yisrael et Adonay vayikadeş bam.
הֵ֚מָּה מֵ֣י מְרִיבָ֔ה אֲשֶׁר־רָב֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶת־יְהוָ֑ה וַיִּקָּדֵ֖שׁ בָּֽם׃ (ס)
Bunlar, İsraeloğullarının Adonay’la çekiştiği Meriva sularıdır. O, orada kutsallığını gösterdi.
Vetapehem aşer amartem lavaz yihye uvenehem aşer lo yadeu hayom tov vara hema yavou şama velahem etenena vehem yiraşuha.
וְטַפְּכֶם֩ אֲשֶׁ֨ר אֲמַרְתֶּ֜ם לָבַ֣ז יִהְיֶ֗ה וּ֠בְנֵיכֶם אֲשֶׁ֨ר לֹא־יָדְע֤וּ הַיּוֹם֙ ט֣וֹב וָרָ֔ע הֵ֖מָּה יָבֹ֣אוּ שָׁ֑מָּה וְלָהֶ֣ם אֶתְּנֶ֔נָּה וְהֵ֖ם יִירָשֽׁוּהָּ׃
Ganimet olacak dediğiniz küçükleriniz, bugün iyiyi ve kötüyü bilmeyen çocuklarınız oraya girecekler. Ülkeyi onlara vereceğim; onlar ele geçirecekler.
Halo hema beever hayarden ahare dereh mevo haşemeş beerets hakenaani hayoşev baarava mul hagilgal etsel elone more.
הֲלֹא־הֵ֜מָּה בְּעֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֗ן אַֽחֲרֵי֙ דֶּ֚רֶךְ מְב֣וֹא הַשֶּׁ֔מֶשׁ בְּאֶ֙רֶץ֙ הַֽכְּנַעֲנִ֔י הַיֹּשֵׁ֖ב בָּעֲרָבָ֑ה מ֚וּל הַגִּלְגָּ֔ל אֵ֖צֶל אֵלוֹנֵ֥י מֹרֶֽה׃
Onlar Yarden’in ötesinde, gün batısı yolunun ardında, Arava’da yaşayan Kenaanlıların ülkesinde, Gilgal’ın karşısında, More meşelerinin yanında değil mi?
Ah et ze lo tohelu mimaale hagera umimafrise haparsa haşesua et hagamal veet haarnevet veet haşafan ki maale gera hema ufarsa lo hifrisu temeim hem lahem.
אַ֣ךְ אֶת־זֶ֞ה לֹ֤א תֹֽאכְלוּ֙ מִמַּֽעֲלֵ֣י הַגֵּרָ֔ה וּמִמַּפְרִיסֵ֥י הַפַּרְסָ֖ה הַשְּׁסוּעָ֑ה אֶֽת־הַ֠גָּמָל וְאֶת־הָאַרְנֶ֨בֶת וְאֶת־הַשָּׁפָ֜ן כִּֽי־מַעֲלֵ֧ה גֵרָ֣ה הֵ֗מָּה וּפַרְסָה֙ לֹ֣א הִפְרִ֔יסוּ טְמֵאִ֥ים הֵ֖ם לָכֶֽם׃
Ancak geviş getiren ya da tırnağı yarık ve ayrılmış olanlar arasından şunları yemeyeceksiniz: Deve, tavşan ve kaya damanı. Çünkü geviş getirirler ama tırnakları yarık değildir. Sizin için arınmamış sayılırlar.
Vayomer astira fanay mehem ere ma aharitam ki dor tahpuhot hema banim lo emun bam.
וַיֹּ֗אמֶר אַסְתִּ֤ירָה פָנַי֙ מֵהֶ֔ם אֶרְאֶ֖ה מָ֣ה אַחֲרִיתָ֑ם כִּ֣י ד֤וֹר תַּהְפֻּכֹת֙ הֵ֔מָּה בָּנִ֖ים לֹא־אֵמֻ֥ן בָּֽם׃
Şöyle dedi: 'Yüzümü onlardan gizleyeceğim; sonlarının ne olacağını göreceğim. Çünkü onlar dönek bir kuşaktır, kendilerinde sadakat bulunmayan çocuklardır.
Ki goy ovad etsot hema veen bahem tevuna.
כִּי־ג֛וֹי אֹבַ֥ד עֵצ֖וֹת הֵ֑מָּה וְאֵ֥ין בָּהֶ֖ם תְּבוּנָֽה׃
Çünkü onlar sağduyusunu yitirmiş bir ulustur; aralarında anlayış yoktur.