Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to go out; to come out; to go away; to leave; to depart; to bring out; to take out; to carry out
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 10 kez
Teknik kod
HVqp3msTORA’DA KELİME
çıkmak, dışarı gitmek, ayrılmak; ortaya çıkmak; çıkarmak; doğmak/ortaya koymak; sona ermek; kaçmak; akmak; serbest bırakılmak; meydana gelmek; duyurulmak veya söylenmek
yatsa okunuşu Tora’da 10 kez, 10 farklı ayette görülür.
Min haarets hahi yatsa aşur vayiven et nineve veet rehovot ir veet kalah.
מִן־הָאָ֥רֶץ הַהִ֖וא יָצָ֣א אַשּׁ֑וּר וַיִּ֙בֶן֙ אֶת־נִ֣ינְוֵ֔ה וְאֶת־רְחֹבֹ֥ת עִ֖יר וְאֶת־כָּֽלַח׃
Aşur o ülkeden çıktı; Nineve’yi, Rehovot-İr’i ve Kelah’ı kurdu.
Haşemeş yatsa al haarets velot ba tsoara.
הַשֶּׁ֖מֶשׁ יָצָ֣א עַל־הָאָ֑רֶץ וְל֖וֹט בָּ֥א צֹֽעֲרָה׃
Lot Tsoar’a vardığında güneş yeryüzüne doğmuştu.
Vayaan lavan uvetuel vayomeru meAdonay yatsa hadavar lo nuhal daber eleha ra o tov.
וַיַּ֨עַן לָבָ֤ן וּבְתוּאֵל֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵיְהוָ֖ה יָצָ֣א הַדָּבָ֑ר לֹ֥א נוּכַ֛ל דַּבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ רַ֥ע אוֹ־טֽוֹב׃
Lavan ile Betuel şöyle cevap verdiler: “Bu iş Adonay’dan çıktı. Sana iyi ya da kötü bir şey söyleyemeyiz.
Veahare hen yatsa ahiv veyado ohezet baakev esav vayikra şemo yaakov veyitshak ben şişim şana beledet otam.
וְאַֽחֲרֵי־כֵ֞ן יָצָ֣א אָחִ֗יו וְיָד֤וֹ אֹחֶ֙זֶת֙ בַּעֲקֵ֣ב עֵשָׂ֔ו וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ יַעֲקֹ֑ב וְיִצְחָ֛ק בֶּן־שִׁשִּׁ֥ים שָׁנָ֖ה בְּלֶ֥דֶת אֹתָֽם׃
Ardından kardeşi çıktı; eli Esav’ın topuğunu tutuyordu. Ona Yaakov adı verildi. Rivka onları doğurduğunda Yitshak altmış yaşındaydı.
Vayehi kaaşer kila yitshak levareh et yaakov vayehi ah yatso yatsa yaakov meet pene yitshak aviv veesav ahiv ba mitsedo.
וַיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֨ר כִּלָּ֣ה יִצְחָק֮ לְבָרֵ֣ךְ אֶֽת־יַעֲקֹב֒ וַיְהִ֗י אַ֣ךְ יָצֹ֤א יָצָא֙ יַעֲקֹ֔ב מֵאֵ֥ת פְּנֵ֖י יִצְחָ֣ק אָבִ֑יו וְעֵשָׂ֣ו אָחִ֔יו בָּ֖א מִצֵּידֽוֹ׃
Yitshak, Yaakov’u kutsamayı bitirmiş, Yaakov babası Yitshak’ın yanından daha yeni ayrılmıştı ki kardeşi Esav avdan döndü.
Vayehi velidtah vayiten yad vatikah hameyaledet vatikşor al yado şani lemor ze yatsa rişona.
וַיְהִ֥י בְלִדְתָּ֖הּ וַיִּתֶּן־יָ֑ד וַתִּקַּ֣ח הַמְיַלֶּ֗דֶת וַתִּקְשֹׁ֨ר עַל־יָד֤וֹ שָׁנִי֙ לֵאמֹ֔ר זֶ֖ה יָצָ֥א רִאשֹׁנָֽה׃
Doğum sırasında biri elini uzattı. Ebe elini tutup üzerine kırmızı bir ip bağladı. “Önce bu çıktı” dedi.
Vayehi kemeşiv yado vehine yatsa ahiv vatomer ma paratsta aleha parets vayikra şemo parets.
וַיְהִ֣י ׀ כְּמֵשִׁ֣יב יָד֗וֹ וְהִנֵּה֙ יָצָ֣א אָחִ֔יו וַתֹּ֕אמֶר מַה־פָּרַ֖צְתָּ עָלֶ֣יךָ פָּ֑רֶץ וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ פָּֽרֶץ׃
Ama çocuk elini geri çekince kardeşi çıktı. Ebe, “Kendine nasıl da bir gedik açtın!” dedi. Bu yüzden ona Perets adı verildi.
Veahar yatsa ahiv aşer al yado haşani vayikra şemo zarah.
וְאַחַר֙ יָצָ֣א אָחִ֔יו אֲשֶׁ֥ר עַל־יָד֖וֹ הַשָּׁנִ֑י וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ זָֽרַח׃ (ס)
Sonra elinde kırmızı ip bulunan kardeşi çıktı. Ona da Zerah adı verildi.
Vayomer moşe el aharon kah et hamahta veten aleha eş meal hamizbeah vesim ketoret veholeh mehera el haeda vehaper alehem ki yatsa haketsef milifne Adonay hehel hanagef.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן קַ֣ח אֶת־הַ֠מַּחְתָּה וְתֶן־עָלֶ֨יהָ אֵ֜שׁ מֵעַ֤ל הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ וְשִׂ֣ים קְטֹ֔רֶת וְהוֹלֵ֧ךְ מְהֵרָ֛ה אֶל־הָעֵדָ֖ה וְכַפֵּ֣ר עֲלֵיהֶ֑ם כִּֽי־יָצָ֥א הַקֶּ֛צֶף מִלִּפְנֵ֥י יְהוָ֖ה הֵחֵ֥ל הַנָּֽגֶף׃
Moşe Aaron’a, “Kor kabını al, sunağın üzerinden içine ateş koy ve tütsü yerleştir” dedi. “Çabucak topluluğa götür ve onlar için bağışlanma sağla. Çünkü Adonay’ın huzurundan öfke çıktı; bela başladı.”
Vayişlah malahim el bilam ben beor petora aşer al hanahar erets bene amo likro lo lemor hine am yatsa mimitsrayim hine hisa et en haarets veu yoşev mimuli.
וַיִּשְׁלַ֨ח מַלְאָכִ֜ים אֶל־בִּלְעָ֣ם בֶּן־בְּע֗וֹר פְּ֠תוֹרָה אֲשֶׁ֧ר עַל־הַנָּהָ֛ר אֶ֥רֶץ בְּנֵי־עַמּ֖וֹ לִקְרֹא־ל֑וֹ לֵאמֹ֗ר הִ֠נֵּה עַ֣ם יָצָ֤א מִמִּצְרַ֙יִם֙ הִנֵּ֤ה כִסָּה֙ אֶת־עֵ֣ין הָאָ֔רֶץ וְה֥וּא יֹשֵׁ֖ב מִמֻּלִֽי׃
Beor oğlu Bilam’ı çağırmak için, kendi halkının ülkesindeki nehrin yanında bulunan Petor’a elçiler gönderdi: “Bak, Mısır’dan bir halk çıktı. Yeryüzünü kapladı ve karşımda oturuyor.
Dilbilgisel çözümleme
to go out; to come out; to go away; to leave; to depart; to bring out; to take out; to carry out
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 10 kez
HVqp3msOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.