Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
day; time; when; days; period; season; life; a year
Dilbilgisel yapı: edat (belirli artikel içerir) + isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 88 kez
Teknik kod
HRd/NcmsaTORA’DA KELİME
gün; zaman, dönem, mevsim; günler, yaşam süresi; yıl/yıllık dönem; gelecek günler; sürekli veya zamanı gelince gibi zaman ifadeleri
Bu İbranice biçim Tora’da 138 kez, 130 farklı ayette görülür.
Velimşol bayom uvalayla ulahavdil ben haor uven hahoşeh vayar Elohim ki tov.
וְלִמְשֹׁל֙ בַּיּ֣וֹם וּבַלַּ֔יְלָה וּֽלֲהַבְדִּ֔יל בֵּ֥ין הָא֖וֹר וּבֵ֣ין הַחֹ֑שֶׁךְ וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֽוֹב׃
gündüze ve geceye hükmetsinler, ışığı karanlıktan ayırsınlar diye. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
Bu ayette 2 kez
Vayehal Elohim bayom haşevii melahto aşer asa vayişbot bayom haşevii mikol melahto aşer asa.
וַיְכַ֤ל אֱלֹהִים֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י מְלַאכְתּ֖וֹ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֑ה וַיִּשְׁבֹּת֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י מִכָּל־מְלַאכְתּ֖וֹ אֲשֶׁ֥ר עָשָֽׂה׃
Tanrı yaptığı işi yedinci günde tamamladı. Yaptığı bütün işlere yedinci günde son verdi.
Ele toledot haşamayim vehaarets behibaream beyom asot Adonay Elohim erets veşamayim.
אֵ֣לֶּה תוֹלְד֧וֹת הַשָּׁמַ֛יִם וְהָאָ֖רֶץ בְּהִבָּֽרְאָ֑ם בְּי֗וֹם עֲשׂ֛וֹת יְהוָ֥ה אֱלֹהִ֖ים אֶ֥רֶץ וְשָׁמָֽיִם׃
Yaratıldıklarında göklerin ve yerin öyküsü budur. Adonay Tanrı yeri ve gökleri yaptığında,
Umeets hadaat tov vara lo tohal mimenu ki beyom ahaleha mimenu mot tamut.
וּמֵעֵ֗ץ הַדַּ֙עַת֙ ט֣וֹב וָרָ֔ע לֹ֥א תֹאכַ֖ל מִמֶּ֑נּוּ כִּ֗י בְּי֛וֹם אֲכָלְךָ֥ מִמֶּ֖נּוּ מ֥וֹת תָּמֽוּת׃
Ama İyiyi ve Kötüyü Bilme Ağacı’ndan yemeyeceksin; çünkü ondan yediğin gün kesinlikle öleceksin.”
Ki yodea Elohim ki beyom ahalehem mimenu venifkehu enehem vihyitem kelohim yodee tov vara.
כִּ֚י יֹדֵ֣עַ אֱלֹהִ֔ים כִּ֗י בְּיוֹם֙ אֲכָלְכֶ֣ם מִמֶּ֔נּוּ וְנִפְקְח֖וּ עֵֽינֵיכֶ֑ם וִהְיִיתֶם֙ כֵּֽאלֹהִ֔ים יֹדְעֵ֖י ט֥וֹב וָרָֽע׃
“Çünkü Tanrı biliyor ki ondan yediğiniz gün gözleriniz açılacak; iyiyi ve kötüyü bilen Tanrı gibi olacaksınız.”
Ze sefer toledot adam beyom bero Elohim adam bidmut Elohim asa oto.
זֶ֣ה סֵ֔פֶר תּוֹלְדֹ֖ת אָדָ֑ם בְּי֗וֹם בְּרֹ֤א אֱלֹהִים֙ אָדָ֔ם בִּדְמ֥וּת אֱלֹהִ֖ים עָשָׂ֥ה אֹתֽוֹ׃
Bu, Adam’ın soyunun kaydıdır. Tanrı insanı yarattığında onu Tanrı’ya benzer olarak yaptı.
Zahar unekeva beraam vayevareh otam vayikra et şemam adam beyom hibaream.
זָכָ֥ר וּנְקֵבָ֖ה בְּרָאָ֑ם וַיְבָ֣רֶךְ אֹתָ֗ם וַיִּקְרָ֤א אֶת־שְׁמָם֙ אָדָ֔ם בְּי֖וֹם הִבָּֽרְאָֽם׃ (ס)
Onları erkek ve dişi olarak yarattı. Yaratıldıkları gün onları kutsadı ve onlara “insan” adını verdi.
Bişnat şeş meot şana lehaye noah bahodeş haşeni beşiva asar yom lahodeş bayom haze nivkeu kal mayenot tehom raba vaarubot haşamayim niftahu.
בִּשְׁנַ֨ת שֵׁשׁ־מֵא֤וֹת שָׁנָה֙ לְחַיֵּי־נֹ֔חַ בַּחֹ֙דֶשׁ֙ הַשֵּׁנִ֔י בְּשִׁבְעָֽה־עָשָׂ֥ר י֖וֹם לַחֹ֑דֶשׁ בַּיּ֣וֹם הַזֶּ֗ה נִבְקְעוּ֙ כָּֽל־מַעְיְנֹת֙ תְּה֣וֹם רַבָּ֔ה וַאֲרֻבֹּ֥ת הַשָּׁמַ֖יִם נִפְתָּֽחוּ׃
Noah’ın yaşamının altı yüzüncü yılında, ikinci ayın on yedinci gününde, tam o gün büyük enginin bütün pınarları yarıldı ve göklerin kapakları açıldı.
Bayom hau karat Adonay et avram berit lemor lezaraha natati et haarets hazot minehar mitsrayim ad hanahar hagadol nehar perat.
בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא כָּרַ֧ת יְהוָ֛ה אֶת־אַבְרָ֖ם בְּרִ֣ית לֵאמֹ֑ר לְזַרְעֲךָ֗ נָתַ֙תִּי֙ אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את מִנְּהַ֣ר מִצְרַ֔יִם עַד־הַנָּהָ֥ר הַגָּדֹ֖ל נְהַר־פְּרָֽת׃
O gün Adonay Avram’la antlaşma yaparak şöyle dedi: “Mısır Irmağı’ndan büyük ırmağa, Perat Irmağı’na kadar bu ülkeyi senin soyuna verdim:
Vayigdal hayeled vayigamal vayaas avraham mişte gadol beyom higamel et yitshak.
וַיִּגְדַּ֥ל הַיֶּ֖לֶד וַיִּגָּמַ֑ל וַיַּ֤עַשׂ אַבְרָהָם֙ מִשְׁתֶּ֣ה גָד֔וֹל בְּי֖וֹם הִגָּמֵ֥ל אֶת־יִצְחָֽק׃
Çocuk büyüdü ve sütten kesildi. Avraam, Yitshak’ın sütten kesildiği gün büyük bir şölen verdi.
Bayom haşelişi vayisa avraham et enav vayar et hamakom merahok.
בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֗י וַיִּשָּׂ֨א אַבְרָהָ֧ם אֶת־עֵינָ֛יו וַיַּ֥רְא אֶת־הַמָּק֖וֹם מֵרָחֹֽק׃
Üçüncü gün Avraam gözlerini kaldırıp o yeri uzaktan gördü.
Vayehi bayom hau vayavou avde yitshak vayagidu lo al odot habeer aşer hafaru vayomeru lo matsanu mayim.
וַיְהִ֣י ׀ בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא וַיָּבֹ֙אוּ֙ עַבְדֵ֣י יִצְחָ֔ק וַיַּגִּ֣דוּ ל֔וֹ עַל־אֹד֥וֹת הַבְּאֵ֖ר אֲשֶׁ֣ר חָפָ֑רוּ וַיֹּ֥אמְרוּ ל֖וֹ מָצָ֥אנוּ מָֽיִם׃
O gün Yitshak’ın hizmetkârları gelip kazdıkları kuyu hakkında ona bilgi verdiler. “Su bulduk!” dediler.
Veaneta bi tsidkati beyom mahar ki tavo al sehari lefaneha kol aşer enenu nakod vetalu baizim vehum bakesavim ganuv u iti.
וְעָֽנְתָה־בִּ֤י צִדְקָתִי֙ בְּי֣וֹם מָחָ֔ר כִּֽי־תָב֥וֹא עַל־שְׂכָרִ֖י לְפָנֶ֑יךָ כֹּ֣ל אֲשֶׁר־אֵינֶנּוּ֩ נָקֹ֨ד וְטָל֜וּא בָּֽעִזִּ֗ים וְחוּם֙ בַּכְּשָׂבִ֔ים גָּנ֥וּב ה֖וּא אִתִּֽי׃
İleride ücretimi denetlemeye geldiğinde dürüstlüğüm benim için tanıklık edecek. Yanımda bulacağın keçilerden benekli ve alacalı olmayanlar, koyunlardan da koyu renkli olmayanlar çalınmış sayılacak.”
Vayasar bayom hau et hateyaşim haakudim vehateluim veet kol haizim hanekudot vehateluot kol aşer lavan bo vehol hum bakesavim vayiten beyad banav.
וַיָּ֣סַר בַּיּוֹם֩ הַה֨וּא אֶת־הַתְּיָשִׁ֜ים הָֽעֲקֻדִּ֣ים וְהַטְּלֻאִ֗ים וְאֵ֤ת כָּל־הָֽעִזִּים֙ הַנְּקֻדּ֣וֹת וְהַטְּלֻאֹ֔ת כֹּ֤ל אֲשֶׁר־לָבָן֙ בּ֔וֹ וְכָל־ח֖וּם בַּכְּשָׂבִ֑ים וַיִּתֵּ֖ן בְּיַד־בָּנָֽיו׃
O gün Lavan, çizgili ve alacalı tekeleri, benekli ve alacalı bütün dişi keçileri, üzerinde beyazlık bulunan her hayvanı ve koyunlar arasındaki bütün koyu renklileri ayırıp oğullarına teslim etti.
Vayugad lelavan bayom haşelişi ki varah yaakov.
וַיֻּגַּ֥ד לְלָבָ֖ן בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֑י כִּ֥י בָרַ֖ח יַעֲקֹֽב׃
Üçüncü gün Lavan’a Yaakov’un kaçtığı bildirildi.
Hayiti vayom ahalani horev vekerah balayla vatidad şenati meenay.
הָיִ֧יתִי בַיּ֛וֹם אֲכָלַ֥נִי חֹ֖רֶב וְקֶ֣רַח בַּלָּ֑יְלָה וַתִּדַּ֥ד שְׁנָתִ֖י מֵֽעֵינָֽי׃
Gündüz kavurucu sıcak, gece dondurucu soğuk altında kaldım. Gözlerimden uyku kaçtı.
Vayaşov bayom hau esav ledarko seira.
וַיָּשָׁב֩ בַּיּ֨וֹם הַה֥וּא עֵשָׂ֛ו לְדַרְכּ֖וֹ שֵׂעִֽירָה׃
Esav o gün yola çıkıp Seir’e döndü.
Vayehi vayom haşelişi biheyotam koavim vayikhu şene vene yaakov şimon velevi ahe dina iş harbo vayavou al hair betah vayahargu kol zahar.
וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיוֹתָ֣ם כֹּֽאֲבִ֗ים וַיִּקְח֣וּ שְׁנֵֽי־בְנֵי־יַ֠עֲקֹב שִׁמְע֨וֹן וְלֵוִ֜י אֲחֵ֤י דִינָה֙ אִ֣ישׁ חַרְבּ֔וֹ וַיָּבֹ֥אוּ עַל־הָעִ֖יר בֶּ֑טַח וַיַּֽהַרְג֖וּ כָּל־זָכָֽר׃
Üçüncü gün, onlar acı çekerken, Yaakov’un iki oğlu, Dina’nın kardeşleri Şimon ile Levi, kılıçlarını alıp hiçbir saldırı beklemeyen kente girdiler ve bütün erkekleri öldürdüler.
Venakuma venaale bet el veeese şam mizbeah lael haone oti beyom tsarati vayehi imadi badereh aşer halaheti.
וְנָק֥וּמָה וְנַעֲלֶ֖ה בֵּֽית־אֵ֑ל וְאֶֽעֱשֶׂה־שָּׁ֣ם מִזְבֵּ֗חַ לָאֵ֞ל הָעֹנֶ֤ה אֹתִי֙ בְּי֣וֹם צָֽרָתִ֔י וַיְהִי֙ עִמָּדִ֔י בַּדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁ֥ר הָלָֽכְתִּי׃
Kalkıp Bet-El’e çıkalım. Sıkıntılı günümde bana cevap veren, yürüdüğüm yolda benimle olan Tanrı’ya orada bir sunak yapacağım.”
Vayehi bayom haşelişi yom huledet et paro vayaas mişte lehol avadav vayisa et roş sar hamaşkim veet roş sar haofim betoh avadav.
וַיְהִ֣י ׀ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֗י י֚וֹם הֻלֶּ֣דֶת אֶת־פַּרְעֹ֔ה וַיַּ֥עַשׂ מִשְׁתֶּ֖ה לְכָל־עֲבָדָ֑יו וַיִּשָּׂ֞א אֶת־רֹ֣אשׁ ׀ שַׂ֣ר הַמַּשְׁקִ֗ים וְאֶת־רֹ֛אשׁ שַׂ֥ר הָאֹפִ֖ים בְּת֥וֹךְ עֲבָדָֽיו׃
Üçüncü gün Firavun’un doğum günüydü. Bütün görevlilerine bir şölen verdi. Görevlileri arasından başsakiyi ve başfırıncıyı öne çıkardı.
Vayomer alehem yosef bayom haşelişi zot asu viheyu et haelohim ani yare.
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֤ם יוֹסֵף֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֔י זֹ֥את עֲשׂ֖וּ וִֽחְי֑וּ אֶת־הָאֱלֹהִ֖ים אֲנִ֥י יָרֵֽא׃
Üçüncü gün Yosef onlara, “Tanrı’dan korkarım” dedi. “Dediğimi yapın, yaşayın.
Vayevarahem bayom hau lemor beha yevareh yisrael lemor yesimeha Elohim keefrayim vehimnaşe vayasem et efrayim lifne menaşe.
וַיְבָ֨רֲכֵ֜ם בַּיּ֣וֹם הַהוּא֮ לֵאמוֹר֒ בְּךָ֗ יְבָרֵ֤ךְ יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר יְשִֽׂמְךָ֣ אֱלֹהִ֔ים כְּאֶפְרַ֖יִם וְכִמְנַשֶּׁ֑ה וַיָּ֥שֶׂם אֶת־אֶפְרַ֖יִם לִפְנֵ֥י מְנַשֶּֽׁה׃
O gün onları şöyle kutsadı: “İsrael halkı sizi örnek göstererek, ‘Tanrı seni Efrayim ve Menaşe gibi yapsın’ diye kutsayacak.” Böylece Efrayim’i Menaşe’nin önüne koydu.
Vayetse bayom haşeni vehine şene anaşim ivrim nitsim vayomer laraşa lama take reeha.
וַיֵּצֵא֙ בַּיּ֣וֹם הַשֵּׁנִ֔י וְהִנֵּ֛ה שְׁנֵֽי־אֲנָשִׁ֥ים עִבְרִ֖ים נִצִּ֑ים וַיֹּ֙אמֶר֙ לָֽרָשָׁ֔ע לָ֥מָּה תַכֶּ֖ה רֵעֶֽךָ׃
Ertesi gün çıktığında iki İbrani kavga ediyordu. Haksız olana, “Neden arkadaşına vuruyorsun?” dedi.
Vayetsav paro bayom hau et hanogesim baam veet şoterav lemor.
וַיְצַ֥ו פַּרְעֹ֖ה בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא אֶת־הַנֹּגְשִׂ֣ים בָּעָ֔ם וְאֶת־שֹׁטְרָ֖יו לֵאמֹֽר׃
Aynı gün Firavun, halkı çalıştıran zorba görevlilere ve halkın başındaki sorumlulara şöyle buyurdu:
Vayehi beyom diber Adonay el moşe beerets mitsrayim.
וַיְהִ֗י בְּי֨וֹם דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה אֶל־מֹשֶׁ֖ה בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃ (פ)
Adonay, Mısır ülkesinde Moşe’ye seslendiği gün,
Vehifleti vayom hau et erets goşen aşer ami omed aleha levilti heyot şam arov lemaan teda ki ani Adonay bekerev haarets.
וְהִפְלֵיתִי֩ בַיּ֨וֹם הַה֜וּא אֶת־אֶ֣רֶץ גֹּ֗שֶׁן אֲשֶׁ֤ר עַמִּי֙ עֹמֵ֣ד עָלֶ֔יהָ לְבִלְתִּ֥י הֱיֽוֹת־שָׁ֖ם עָרֹ֑ב לְמַ֣עַן תֵּדַ֔ע כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה בְּקֶ֥רֶב הָאָֽרֶץ׃
O gün halkımın yaşadığı Goşen bölgesini ayrı tutacağım; orada bu hayvanlar olmayacak. Böylece yeryüzünün ortasında benim Adonay olduğumu bileceksin.
Vayomer lo faro leh mealay hişamer leha el tosef reot panay ki beyom reoteha fanay tamut.
וַיֹּֽאמֶר־ל֥וֹ פַרְעֹ֖ה לֵ֣ךְ מֵעָלָ֑י הִשָּׁ֣מֶר לְךָ֗ אֶל־תֹּ֙סֶף֙ רְא֣וֹת פָּנַ֔י כִּ֗י בְּי֛וֹם רְאֹתְךָ֥ פָנַ֖י תָּמֽוּת׃
Firavun ona, “Çekil karşımdan!” dedi. “Sakın bir daha yüzümü görmeye kalkma! Yüzümü gördüğün gün ölürsün.”
Şivat yamim matsot tohelu ah bayom harişon taşbitu seor mibatehem ki kol ohel hamets venihreta hanefeş hahi miyisrael miyom harişon ad yom haşevii.
שִׁבְעַ֤ת יָמִים֙ מַצּ֣וֹת תֹּאכֵ֔לוּ אַ֚ךְ בַּיּ֣וֹם הָרִאשׁ֔וֹן תַּשְׁבִּ֥יתוּ שְּׂאֹ֖ר מִבָּתֵּיכֶ֑ם כִּ֣י ׀ כָּל־אֹכֵ֣ל חָמֵ֗ץ וְנִכְרְתָ֞ה הַנֶּ֤פֶשׁ הַהִוא֙ מִיִּשְׂרָאֵ֔ל מִיּ֥וֹם הָרִאשֹׁ֖ן עַד־י֥וֹם הַשְּׁבִעִֽי׃
Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz. Önceki gün evlerinizden ekşi hamuru kaldırın. İlk günden yedinci güne kadar mayalı bir şey yiyen kişi İsrael’den kesilip atılacaktır.
Vehigadta levinha bayom hau lemor baavur ze asa Adonay li betseti mimitsrayim.
וְהִגַּדְתָּ֣ לְבִנְךָ֔ בַּיּ֥וֹם הַה֖וּא לֵאמֹ֑ר בַּעֲב֣וּר זֶ֗ה עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ לִ֔י בְּצֵאתִ֖י מִמִּצְרָֽיִם׃
O gün oğluna şöyle anlatacaksın: ‘Mısır’dan çıktığımda Adonay benim için bunları işte bunun için yaptı.’
Vayoşa Adonay bayom hau et yisrael miyad mitsrayim vayar yisrael et mitsrayim met al sefat hayam.
וַיּ֨וֹשַׁע יְהוָ֜ה בַּיּ֥וֹם הַה֛וּא אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מִיַּ֣ד מִצְרָ֑יִם וַיַּ֤רְא יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־מִצְרַ֔יִם מֵ֖ת עַל־שְׂפַ֥ת הַיָּֽם׃
Adonay o gün İsrael’i Mısırlıların elinden kurtardı. İsrael, deniz kıyısında Mısırlıların ölülerini gördü.
Vehaya bayom haşişi vehehinu et aşer yaviu vehaya mişne al aşer yilketu yom yom.
וְהָיָה֙ בַּיּ֣וֹם הַשִּׁשִּׁ֔י וְהֵכִ֖ינוּ אֵ֣ת אֲשֶׁר־יָבִ֑יאוּ וְהָיָ֣ה מִשְׁנֶ֔ה עַ֥ל אֲשֶֽׁר־יִלְקְט֖וּ י֥וֹם ׀ יֽוֹם׃ (ס)
Altıncı gün getirdiklerini hazırladıklarında, her gün topladıklarının iki katı olacak.”
Vayehi bayom haşişi laketu lehem mişne şene haomer laehad vayavou kol nesie haeda vayagidu lemoşe.
וַיְהִ֣י ׀ בַּיּ֣וֹם הַשִּׁשִּׁ֗י לָֽקְט֥וּ לֶ֙חֶם֙ מִשְׁנֶ֔ה שְׁנֵ֥י הָעֹ֖מֶר לָאֶחָ֑ד וַיָּבֹ֙אוּ֙ כָּל־נְשִׂיאֵ֣י הָֽעֵדָ֔ה וַיַּגִּ֖ידוּ לְמֹשֶֽׁה׃
Altıncı gün iki kat ekmek topladılar: kişi başına iki omer. Topluluğun bütün önderleri gelip bunu Moşe’ye bildirdi.
Vayehi bayom haşevii yatseu min haam lilkot velo matsau.
וַֽיְהִי֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י יָצְא֥וּ מִן־הָעָ֖ם לִלְקֹ֑ט וְלֹ֖א מָצָֽאוּ׃ (ס)
Yedinci gün halktan bazıları toplamaya çıktı, ama bir şey bulamadılar.
Bu ayette 2 kez
Reu ki Adonay natan lahem haşabat al ken u noten lahem bayom haşişi lehem yomayim şevu iş tahtav al yetse iş mimekomo bayom haşevii.
רְא֗וּ כִּֽי־יְהוָה֮ נָתַ֣ן לָכֶ֣ם הַשַּׁבָּת֒ עַל־כֵּ֠ן ה֣וּא נֹתֵ֥ן לָכֶ֛ם בַּיּ֥וֹם הַשִּׁשִּׁ֖י לֶ֣חֶם יוֹמָ֑יִם שְׁב֣וּ ׀ אִ֣ישׁ תַּחְתָּ֗יו אַל־יֵ֥צֵא אִ֛ישׁ מִמְּקֹמ֖וֹ בַּיּ֥וֹם הַשְּׁבִיעִֽי׃
Bakın, Adonay size Şabat’ı verdi. Bu yüzden altıncı gün size iki günlük ekmek veriyor. Herkes yerinde kalsın; yedinci gün kimse bulunduğu yerden çıkmasın.”
וַיִּשְׁבְּת֥וּ הָעָ֖ם בַּיּ֥וֹם הַשְּׁבִעִֽי׃
Halk yedinci gün dinlendi.
Bahodeş haşelişi letset bene yisrael meerets mitsrayim bayom haze bau midbar sinay.
בַּחֹ֙דֶשׁ֙ הַשְּׁלִישִׁ֔י לְצֵ֥את בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם בַּיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה בָּ֖אוּ מִדְבַּ֥ר סִינָֽי׃
İsrael oğulları, Mısır ülkesinden çıkışlarının üçüncü ayında, o gün Sinay Çölü’ne geldiler.
Vehayu nehonim layom haşelişi ki bayom haşelişi yered Adonay leene hol haam al har sinay.
וְהָי֥וּ נְכֹנִ֖ים לַיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֑י כִּ֣י ׀ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֗י יֵרֵ֧ד יְהוָ֛ה לְעֵינֵ֥י כָל־הָעָ֖ם עַל־הַ֥ר סִינָֽי׃
Üçüncü güne hazır olsunlar. Çünkü üçüncü gün Adonay bütün halkın gözleri önünde Sinay Dağı’na inecek.
Vayehi vayom haşelişi biheyot haboker vayehi kolot uverakim veanan kaved al hahar vekol şofar hazak meod vayeherad kol haam aşer bamahane.
וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיֹ֣ת הַבֹּ֗קֶר וַיְהִי֩ קֹלֹ֨ת וּבְרָקִ֜ים וְעָנָ֤ן כָּבֵד֙ עַל־הָהָ֔ר וְקֹ֥ל שֹׁפָ֖ר חָזָ֣ק מְאֹ֑ד וַיֶּחֱרַ֥ד כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֥ר בַּֽמַּחֲנֶֽה׃
Üçüncü günün sabahı gök gürültüleri ve şimşekler vardı. Dağın üzerinde yoğun bir bulut, çok güçlü bir şofar sesi vardı. Ordugâhtaki bütün halk titredi.
Ki şeşet yamim asa Adonay et haşamayim veet haarets et hayam veet kol aşer bam vayanah bayom haşevii al ken berah Adonay et yom haşabat vayekadeşeu.
כִּ֣י שֵֽׁשֶׁת־יָמִים֩ עָשָׂ֨ה יְהוָ֜ה אֶת־הַשָּׁמַ֣יִם וְאֶת־הָאָ֗רֶץ אֶת־הַיָּם֙ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־בָּ֔ם וַיָּ֖נַח בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֑י עַל־כֵּ֗ן בֵּרַ֧ךְ יְהוָ֛ה אֶת־י֥וֹם הַשַּׁבָּ֖ת וַֽיְקַדְּשֵֽׁהוּ׃ (ס)
Çünkü Adonay altı günde gökleri, yeri, denizi ve onlarda bulunan her şeyi yaptı; yedinci gün dinlendi. Bu yüzden Adonay Şabat gününü kutsadı ve onu kutsal kıldı.
Ken taase leşoreha letsoneha şivat yamim yihye im imo bayom haşemini titeno li.
כֵּֽן־תַּעֲשֶׂ֥ה לְשֹׁרְךָ֖ לְצֹאנֶ֑ךָ שִׁבְעַ֤ת יָמִים֙ יִהְיֶ֣ה עִם־אִמּ֔וֹ בַּיּ֥וֹם הַשְּׁמִינִ֖י תִּתְּנוֹ־לִֽי׃
Sığırın ve davarın için de böyle yapacaksın. İlk yavru yedi gün annesiyle kalacak; sekizinci gün onu bana vereceksin.
Vayişkon kevod Adonay al har sinay vayehaseu heanan şeşet yamim vayikra el moşe bayom haşevii mitoh heanan.
וַיִּשְׁכֹּ֤ן כְּבוֹד־יְהוָה֙ עַל־הַ֣ר סִינַ֔י וַיְכַסֵּ֥הוּ הֶעָנָ֖ן שֵׁ֣שֶׁת יָמִ֑ים וַיִּקְרָ֧א אֶל־מֹשֶׁ֛ה בַּיּ֥וֹם הַשְּׁבִיעִ֖י מִתּ֥וֹךְ הֶעָנָֽן׃
Adonay’ın görkemi Sinay Dağı’nın üzerine yerleşti. Bulut onu altı gün kapladı. Yedinci gün Adonay bulutun içinden Moşe’ye seslendi.
Şeşet yamim yease melaha uvayom haşevii şabat şabaton kodeş ladonay kol haose melaha beyom haşabat mot yumat.
שֵׁ֣שֶׁת יָמִים֮ יֵעָשֶׂ֣ה מְלָאכָה֒ וּבַיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י שַׁבַּ֧ת שַׁבָּת֛וֹן קֹ֖דֶשׁ לַיהוָ֑ה כָּל־הָעֹשֶׂ֧ה מְלָאכָ֛ה בְּי֥וֹם הַשַּׁבָּ֖ת מ֥וֹת יוּמָֽת׃
Altı gün iş yapılacak. Yedinci gün ise tam bir dinlenme Şabat’ı, Adonay’a ait kutsal bir gün olacak. Şabat günü iş yapan herkes kesinlikle öldürülecek.
Vayaasu vene levi kidvar moşe vayipol min haam bayom hau kişloşet alfe iş.
וַיַּֽעֲשׂ֥וּ בְנֵֽי־לֵוִ֖י כִּדְבַ֣ר מֹשֶׁ֑ה וַיִּפֹּ֤ל מִן־הָעָם֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא כִּשְׁלֹ֥שֶׁת אַלְפֵ֖י אִֽישׁ׃
Levi oğulları Moşe’nin dediğini yaptılar. O gün halktan yaklaşık üç bin kişi öldü.
Lo tevaaru eş behol moşevotehem beyom haşabat.
לֹא־תְבַעֲר֣וּ אֵ֔שׁ בְּכֹ֖ל מֹשְׁבֹֽתֵיכֶ֑ם בְּי֖וֹם הַשַּׁבָּֽת׃ (פ)
Şabat günü oturduğunuz hiçbir yerde ateş yakmayacaksınız.”
Beyom hahodeş harişon beehad lahodeş takim et mişkan ohel moed.
בְּיוֹם־הַחֹ֥דֶשׁ הָרִאשׁ֖וֹן בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֑דֶשׁ תָּקִ֕ים אֶת־מִשְׁכַּ֖ן אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
“Birinci ayın ilk gününde Mişkan’ı, Buluşma Çadırı’nı kuracaksın.
O mikol aşer yişava alav laşeker veşilam oto beroşo vahamişitav yosef alav laaşer u lo yitenenu beyom aşmato.
א֠וֹ מִכֹּ֞ל אֲשֶׁר־יִשָּׁבַ֣ע עָלָיו֮ לַשֶּׁקֶר֒ וְשִׁלַּ֤ם אֹתוֹ֙ בְּרֹאשׁ֔וֹ וַחֲמִשִׁתָ֖יו יֹסֵ֣ף עָלָ֑יו לַאֲשֶׁ֨ר ה֥וּא ל֛וֹ יִתְּנֶ֖נּוּ בְּי֥וֹם אַשְׁמָתֽוֹ׃
Hakkında yalan yere yemin ettiği her şeyi tam bedeliyle geri ödeyecek, beşte bir paylarını da üzerine ekleyecek. Suçunu telafi ettiği gün bunu sahibine verecek.
Ze korban aharon uvanav aşer yakrivu ladonay beyom himaşah oto asirit haefa solet minha tamid mahatsitah baboker umahatsitah baarev.
זֶ֡ה קָרְבַּן֩ אַהֲרֹ֨ן וּבָנָ֜יו אֲשֶׁר־יַקְרִ֣יבוּ לַֽיהוָ֗ה בְּיוֹם֙ הִמָּשַׁ֣ח אֹת֔וֹ עֲשִׂירִ֨ת הָאֵפָ֥ה סֹ֛לֶת מִנְחָ֖ה תָּמִ֑יד מַחֲצִיתָ֣הּ בַּבֹּ֔קֶר וּמַחֲצִיתָ֖הּ בָּעָֽרֶב׃
“Aaron’un ve oğullarının, meshedildiği gün Adonay’a sunacakları sunu şudur: Sürekli tahıl sunusu olarak efanın onda biri kadar ince un; yarısı sabah, yarısı akşam sunulacak.
Uvesar zevah todat şelamav beyom korbano yeahel lo yaniah mimenu ad boker.
וּבְשַׂ֗ר זֶ֚בַח תּוֹדַ֣ת שְׁלָמָ֔יו בְּי֥וֹם קָרְבָּנ֖וֹ יֵאָכֵ֑ל לֹֽא־יַנִּ֥יחַ מִמֶּ֖נּוּ עַד־בֹּֽקֶר׃
Şükran için sunulan esenlik kurbanının eti, sunulduğu gün yenecek. Ondan sabaha hiçbir şey bırakılmayacak.
Veim neder o nedava zevah korbano beyom hakrivo et zivho yeahel umimohorat vehanotar mimenu yeahel.
וְאִם־נֶ֣דֶר ׀ א֣וֹ נְדָבָ֗ה זֶ֚בַח קָרְבָּנ֔וֹ בְּי֛וֹם הַקְרִיב֥וֹ אֶת־זִבְח֖וֹ יֵאָכֵ֑ל וּמִֽמָּחֳרָ֔ת וְהַנּוֹתָ֥ר מִמֶּ֖נּוּ יֵאָכֵֽל׃
Sunduğu kurban bir adak ya da gönüllü sunuysa kurbanını sunduğu gün yenecek; ondan kalanı ertesi gün de yenebilir.
Vehanotar mibesar hazavah bayom haşelişi baeş yisaref.
וְהַנּוֹתָ֖ר מִבְּשַׂ֣ר הַזָּ֑בַח בַּיּוֹם֙ הַשְּׁלִישִׁ֔י בָּאֵ֖שׁ יִשָּׂרֵֽף׃
Kurbanın etinden üçüncü güne kalan ateşte yakılacak.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Bu kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.
day; time; when; days; period; season; life; a year
Dilbilgisel yapı: edat (belirli artikel içerir) + isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 88 kez
HRd/Ncmsaday; time; when; days; period; season; life; a year
Dilbilgisel yapı: edat + isim, eril, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 44 kez
HR/Ncmscday; time; when; days; period; season; life; a year
Dilbilgisel yapı: edat + isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 6 kez
HR/NcmsaKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.