İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

ohel

çadır; Buluşma Çadırı; konut, ev; halk, soy veya hanedan · yiyecek; gıda · yemek, yedirmek; tüketmek, yiyip bitirmek; yok etmek; yararlanmak; kurbanı kabul etmek; mecazen sözleri dikkatle dinlemek veya sonuçlarına katlanmak

ohel okunuşu Tora’da 123 kez, 118 farklı ayette görülür.

İbranice karşılıklar
אֹ֖הֶלאֹ֨כֶל֙אוֹכֵ֑ל
Temel kelimeler (lemmalar)
אֹ֫הֶלאֹ֫כֶלאָכַל
Kökler
אהלאכל

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit16 kullanım13 ayet
  • Şemot30 kullanım29 ayet
  • Vayikra38 kullanım38 ayet
  • Bamidbar36 kullanım35 ayet
  • Devarim3 kullanım3 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 4:20

    Vateled ada et yaval u haya avi yoşev ohel umikne.

    וַתֵּ֥לֶד עָדָ֖ה אֶת־יָבָ֑ל ה֣וּא הָיָ֔ה אֲבִ֕י יֹשֵׁ֥ב אֹ֖הֶל וּמִקְנֶֽה׃

    Ada, Yaval’ı doğurdu. O, çadırlarda yaşayan ve sürü yetiştirenlerin atasıydı.

  2. Bereşit 39:6

    Vayaazov kol aşer lo beyad yosef velo yada ito meuma ki im halehem aşer u ohel vayehi yosef yefe toar vife mare.

    וַיַּעֲזֹ֣ב כָּל־אֲשֶׁר־לוֹ֮ בְּיַד־יוֹסֵף֒ וְלֹא־יָדַ֤ע אִתּוֹ֙ מְא֔וּמָה כִּ֥י אִם־הַלֶּ֖חֶם אֲשֶׁר־ה֣וּא אוֹכֵ֑ל וַיְהִ֣י יוֹסֵ֔ף יְפֵה־תֹ֖אַר וִיפֵ֥ה מַרְאֶֽה׃

    Sahip olduğu her şeyi Yosef’in eline bıraktı. Yosef varken yediği yemek dışında hiçbir şeyle ilgilenmiyordu. Yosef güzel hatlı, güzel görünüşlüydü.

  3. Bereşit 40:17

    Uvasal haelyon mikol maahal paro maase ofe vehaof ohel otam min hasal meal roşi.

    וּבַסַּ֣ל הָֽעֶלְי֔וֹן מִכֹּ֛ל מַאֲכַ֥ל פַּרְעֹ֖ה מַעֲשֵׂ֣ה אֹפֶ֑ה וְהָע֗וֹף אֹכֵ֥ל אֹתָ֛ם מִן־הַסַּ֖ל מֵעַ֥ל רֹאשִֽׁי׃

    “En üstteki sepette Firavun için fırıncıların yaptığı her türlü yiyecek bulunuyordu. Kuşlar onları başımın üstündeki sepetten yiyordu.”

  4. Bereşit 41:35

    Bu ayette 2 kez

    Veyikbetsu et kol ohel haşanim hatovot habaot haele veyitsberu var tahat yad paro ohel bearim veşamaru.

    וְיִקְבְּצ֗וּ אֶת־כָּל־אֹ֙כֶל֙ הַשָּׁנִ֣ים הַטֹּבֹ֔ת הַבָּאֹ֖ת הָאֵ֑לֶּה וְיִצְבְּרוּ־בָ֞ר תַּ֧חַת יַד־פַּרְעֹ֛ה אֹ֥כֶל בֶּעָרִ֖ים וְשָׁמָֽרוּ׃

    Gelecek bu iyi yılların bütün yiyeceğini toplasınlar. Firavun’un yetkisi altında kentlerde tahıl biriktirip yiyecek olarak korusunlar.

  5. Bereşit 41:48

    Bu ayette 3 kez

    Vayikbots et kol ohel şeva şanim aşer hayu beerets mitsrayim vayiten ohel bearim ohel sede hair aşer sevivoteha natan betohah.

    וַיִּקְבֹּ֞ץ אֶת־כָּל־אֹ֣כֶל ׀ שֶׁ֣בַע שָׁנִ֗ים אֲשֶׁ֤ר הָיוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיִּתֶּן־אֹ֖כֶל בֶּעָרִ֑ים אֹ֧כֶל שְׂדֵה־הָעִ֛יר אֲשֶׁ֥ר סְבִיבֹתֶ֖יהָ נָתַ֥ן בְּתוֹכָֽהּ׃

    Yosef, Mısır ülkesindeki yedi yılın bütün yiyeceğini topladı ve kentlerde depoladı. Her kentin çevresindeki tarlaların yiyeceğini o kentin içine koydu.

  6. Bereşit 42:7

    Vayar yosef et ehav vayakirem vayitnaker alehem vayedaber itam kaşot vayomer alehem meayin batem vayomeru meerets kenaan lişbar ohel.

    וַיַּ֥רְא יוֹסֵ֛ף אֶת־אֶחָ֖יו וַיַּכִּרֵ֑ם וַיִּתְנַכֵּ֨ר אֲלֵיהֶ֜ם וַיְדַבֵּ֧ר אִתָּ֣ם קָשׁ֗וֹת וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ מֵאַ֣יִן בָּאתֶ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵאֶ֥רֶץ כְּנַ֖עַן לִשְׁבָּר־אֹֽכֶל׃

    Yosef kardeşlerini görünce tanıdı ama onlara yabancı gibi davrandı, sert konuştu. “Nereden geldiniz?” diye sordu. “Kenaan ülkesinden, yiyecek satın almaya” dediler.

  7. Bereşit 42:10

    Vayomeru elav lo adoni vaavadeha bau lişbar ohel.

    וַיֹּאמְר֥וּ אֵלָ֖יו לֹ֣א אֲדֹנִ֑י וַעֲבָדֶ֥יךָ בָּ֖אוּ לִשְׁבָּר־אֹֽכֶל׃

    “Hayır efendim” dediler. “Biz kulların yiyecek satın almaya geldik.

  8. Bereşit 43:2

    Vayehi kaaşer kilu leehol et haşever aşer heviu mimitsrayim vayomer alehem avihem şuvu şivru lanu meat ohel.

    וַיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֤ר כִּלּוּ֙ לֶאֱכֹ֣ל אֶת־הַשֶּׁ֔בֶר אֲשֶׁ֥ר הֵבִ֖יאוּ מִמִּצְרָ֑יִם וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ אֲבִיהֶ֔ם שֻׁ֖בוּ שִׁבְרוּ־לָ֥נוּ מְעַט־אֹֽכֶל׃

    Mısır’dan getirdikleri tahılı yiyip bitirince babaları onlara, “Yeniden gidip bize biraz yiyecek satın alın” dedi.

  9. Bereşit 43:4

    İm yeşha meşaleah et ahinu itanu nereda venişbera leha ohel.

    אִם־יֶשְׁךָ֛ מְשַׁלֵּ֥חַ אֶת־אָחִ֖ינוּ אִתָּ֑נוּ נֵרְדָ֕ה וְנִשְׁבְּרָ֥ה לְךָ֖ אֹֽכֶל׃

    Kardeşimizi bizimle gönderirsen iner, sana yiyecek satın alırız.

  10. Bereşit 43:20

    Vayomeru bi adoni yarod yaradnu batehila lişbar ohel.

    וַיֹּאמְר֖וּ בִּ֣י אֲדֹנִ֑י יָרֹ֥ד יָרַ֛דְנוּ בַּתְּחִלָּ֖ה לִשְׁבָּר־אֹֽכֶל׃

    “Efendim, lütfen dinle” dediler. “İlk gelişimizde yiyecek satın almaya inmiştik.

  11. Bereşit 43:22

    Vehesef aher horadnu veyadenu lişbar ohel lo yadanu mi sam kaspenu beamtehotenu.

    וְכֶ֧סֶף אַחֵ֛ר הוֹרַ֥דְנוּ בְיָדֵ֖נוּ לִשְׁבָּר־אֹ֑כֶל לֹ֣א יָדַ֔עְנוּ מִי־שָׂ֥ם כַּסְפֵּ֖נוּ בְּאַמְתְּחֹתֵֽינוּ׃

    Yiyecek satın almak için ayrıca para da getirdik. Paramızı torbalarımıza kimin koyduğunu bilmiyoruz.”

  12. Bereşit 44:1

    Vayetsav et aşer al beto lemor male et amtehot haanaşim ohel kaaşer yuhelun seet vesim kesef befi amtahto.

    וַיְצַ֞ו אֶת־אֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּיתוֹ֮ לֵאמֹר֒ מַלֵּ֞א אֶת־אַמְתְּחֹ֤ת הָֽאֲנָשִׁים֙ אֹ֔כֶל כַּאֲשֶׁ֥ר יוּכְל֖וּן שְׂאֵ֑ת וְשִׂ֥ים כֶּֽסֶף־אִ֖ישׁ בְּפִ֥י אַמְתַּחְתּֽוֹ׃

    Yosef, evinin sorumlusuna şu buyruğu verdi: “Adamların torbalarını taşıyabilecekleri kadar yiyecekle doldur. Her birinin parasını kendi torbasının ağzına koy.

  13. Bereşit 44:25

    Vayomer avinu şuvu şivru lanu meat ohel.

    וַיֹּ֖אמֶר אָבִ֑ינוּ שֻׁ֖בוּ שִׁבְרוּ־לָ֥נוּ מְעַט־אֹֽכֶל׃

    Sonra babamız, ‘Yeniden gidip bize biraz yiyecek satın alın’ dedi.

  14. Şemot 12:15

    Şivat yamim matsot tohelu ah bayom harişon taşbitu seor mibatehem ki kol ohel hamets venihreta hanefeş hahi miyisrael miyom harişon ad yom haşevii.

    שִׁבְעַ֤ת יָמִים֙ מַצּ֣וֹת תֹּאכֵ֔לוּ אַ֚ךְ בַּיּ֣וֹם הָרִאשׁ֔וֹן תַּשְׁבִּ֥יתוּ שְּׂאֹ֖ר מִבָּתֵּיכֶ֑ם כִּ֣י ׀ כָּל־אֹכֵ֣ל חָמֵ֗ץ וְנִכְרְתָ֞ה הַנֶּ֤פֶשׁ הַהִוא֙ מִיִּשְׂרָאֵ֔ל מִיּ֥וֹם הָרִאשֹׁ֖ן עַד־י֥וֹם הַשְּׁבִעִֽי׃

    Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz. Önceki gün evlerinizden ekşi hamuru kaldırın. İlk günden yedinci güne kadar mayalı bir şey yiyen kişi İsrael’den kesilip atılacaktır.

  15. Şemot 12:19

    Şivat yamim seor lo yimatse bevatehem ki kol ohel mahmetset venihreta hanefeş hahi meadat yisrael bager uveezrah haarets.

    שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים שְׂאֹ֕ר לֹ֥א יִמָּצֵ֖א בְּבָתֵּיכֶ֑ם כִּ֣י ׀ כָּל־אֹכֵ֣ל מַחְמֶ֗צֶת וְנִכְרְתָ֞ה הַנֶּ֤פֶשׁ הַהִוא֙ מֵעֲדַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל בַּגֵּ֖ר וּבְאֶזְרַ֥ח הָאָֽרֶץ׃

    Yedi gün evlerinizde ekşi hamur bulunmayacak. Mayalanmış bir şey yiyen kişi, ister aranızda yaşayan yabancı ister ülkenin yerlisi olsun, İsrael topluluğundan kesilip atılacaktır.

  16. Şemot 28:43

    Vehayu al aharon veal banav bevoam el ohel moed o vegiştam el hamizbeah leşaret bakodeş velo yisu avon vametu hukat olam lo ulezaro aharav.

    וְהָיוּ֩ עַל־אַהֲרֹ֨ן וְעַל־בָּנָ֜יו בְּבֹאָ֣ם ׀ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֗ד א֣וֹ בְגִשְׁתָּ֤ם אֶל־הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ לְשָׁרֵ֣ת בַּקֹּ֔דֶשׁ וְלֹא־יִשְׂא֥וּ עָוֺ֖ן וָמֵ֑תוּ חֻקַּ֥ת עוֹלָ֛ם ל֖וֹ וּלְזַרְע֥וֹ אַחֲרָֽיו׃ (ס)

    Buluşma Çadırı’na girdiklerinde ya da Kutsal Yer’de hizmet etmek için sunağa yaklaştıklarında bunlar Aaron’un ve oğullarının üzerinde olacak; böylece suç yüklenip ölmeyecekler. Bu, onun ve ardından gelen soyunun kalıcı kuralıdır.

  17. Şemot 29:4

    Veet aharon veet banav takriv el petah ohel moed verahatsta otam bamayim.

    וְאֶת־אַהֲרֹ֤ן וְאֶת־בָּנָיו֙ תַּקְרִ֔יב אֶל־פֶּ֖תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְרָחַצְתָּ֥ אֹתָ֖ם בַּמָּֽיִם׃

    Aaron’u ve oğullarını Buluşma Çadırı’nın girişine getirip suyla yıkayacaksın.

  18. Şemot 29:10

    Vehikravta et hapar lifne ohel moed vesamah aharon uvanav et yedehem al roş hapar.

    וְהִקְרַבְתָּ֙ אֶת־הַפָּ֔ר לִפְנֵ֖י אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְסָמַ֨ךְ אַהֲרֹ֧ן וּבָנָ֛יו אֶת־יְדֵיהֶ֖ם עַל־רֹ֥אשׁ הַפָּֽר׃

    Boğayı Buluşma Çadırı’nın önüne getireceksin. Aaron ve oğulları ellerini boğanın başına dayayacaklar.

  19. Şemot 29:11

    Veşahatta et hapar lifne Adonay petah ohel moed.

    וְשָׁחַטְתָּ֥ אֶת־הַפָּ֖ר לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃

    Boğayı Adonay’ın önünde, Buluşma Çadırı’nın girişinde keseceksin.

  20. Şemot 29:30

    Şivat yamim yilbaşam hakohen tahtav mibanav aşer yavo el ohel moed leşaret bakodeş.

    שִׁבְעַ֣ת יָמִ֗ים יִלְבָּשָׁ֧ם הַכֹּהֵ֛ן תַּחְתָּ֖יו מִבָּנָ֑יו אֲשֶׁ֥ר יָבֹ֛א אֶל־אֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד לְשָׁרֵ֥ת בַּקֹּֽדֶשׁ׃

    Oğullarından onun yerine kâhin olan, Kutsal Yer’de hizmet etmek için Buluşma Çadırı’na girecek kişi, bunları yedi gün giyecek.

  21. Şemot 29:32

    Veahal aharon uvanav et besar haayil veet halehem aşer basal petah ohel moed.

    וְאָכַ֨ל אַהֲרֹ֤ן וּבָנָיו֙ אֶת־בְּשַׂ֣ר הָאַ֔יִל וְאֶת־הַלֶּ֖חֶם אֲשֶׁ֣ר בַּסָּ֑ל פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃

    Aaron ve oğulları koçun etini ve sepetteki ekmeği Buluşma Çadırı’nın girişinde yiyecekler.

  22. Şemot 29:42

    Olat tamid ledorotehem petah ohel moed lifne Adonay aşer ivaed lahem şama ledaber eleha şam.

    עֹלַ֤ת תָּמִיד֙ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם פֶּ֥תַח אֹֽהֶל־מוֹעֵ֖ד לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה אֲשֶׁ֨ר אִוָּעֵ֤ד לָכֶם֙ שָׁ֔מָּה לְדַבֵּ֥ר אֵלֶ֖יךָ שָֽׁם׃

    Bu, kuşaklarınız boyunca Buluşma Çadırı’nın girişinde, Adonay’ın önünde düzenli olarak bütünüyle yakılan sunu olacak. Sizinle orada buluşacak, seninle orada konuşacağım.

  23. Şemot 29:44

    Vekidaşti et ohel moed veet hamizbeah veet aharon veet banav akadeş lehahen li.

    וְקִדַּשְׁתִּ֛י אֶת־אֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד וְאֶת־הַמִּזְבֵּ֑חַ וְאֶת־אַהֲרֹ֧ן וְאֶת־בָּנָ֛יו אֲקַדֵּ֖שׁ לְכַהֵ֥ן לִֽי׃

    Buluşma Çadırı’nı ve sunağı kutsayacağım. Aaron’u ve oğullarını da Bana kâhin olarak hizmet etmeleri için kutsayacağım.

  24. Şemot 30:16

    Velakahta et kesef hakipurim meet bene yisrael venatata oto al avodat ohel moed vehaya livne yisrael lezikaron lifne Adonay lehaper al nafşotehem.

    וְלָקַחְתָּ֞ אֶת־כֶּ֣סֶף הַכִּפֻּרִ֗ים מֵאֵת֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְנָתַתָּ֣ אֹת֔וֹ עַל־עֲבֹדַ֖ת אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְהָיָה֩ לִבְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֤ל לְזִכָּרוֹן֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה לְכַפֵּ֖ר עַל־נַפְשֹׁתֵיכֶֽם׃ (פ)

    Kefaret gümüşünü İsrael oğullarından alıp Buluşma Çadırı’nın hizmeti için vereceksin. Bu, canlarınız için kefaret sağlamak üzere İsrael oğulları için Adonay’ın önünde bir anımsatma olacak.”

  25. Şemot 30:18

    Veasita kiyor nehoşet vehano nehoşet lerahetsa venatata oto ben ohel moed uven hamizbeah venatata şama mayim.

    וְעָשִׂ֜יתָ כִּיּ֥וֹר נְחֹ֛שֶׁת וְכַנּ֥וֹ נְחֹ֖שֶׁת לְרָחְצָ֑ה וְנָתַתָּ֣ אֹת֗וֹ בֵּֽין־אֹ֤הֶל מוֹעֵד֙ וּבֵ֣ין הַמִּזְבֵּ֔חַ וְנָתַתָּ֥ שָׁ֖מָּה מָֽיִם׃

    “Yıkanmak için bakır bir leğen ve bakır bir kaide yapacaksın. Onu Buluşma Çadırı ile sunak arasına koyacak, içine su dolduracaksın.

  26. Şemot 30:20

    Bevoam el ohel moed yirhatsu mayim velo yamutu o vegiştam el hamizbeah leşaret lehaktir işe ladonay.

    בְּבֹאָ֞ם אֶל־אֹ֧הֶל מוֹעֵ֛ד יִרְחֲצוּ־מַ֖יִם וְלֹ֣א יָמֻ֑תוּ א֣וֹ בְגִשְׁתָּ֤ם אֶל־הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ לְשָׁרֵ֔ת לְהַקְטִ֥יר אִשֶּׁ֖ה לַֽיהוָֽה׃

    Buluşma Çadırı’na girdiklerinde ya da Adonay’a ateşle sunu yakarak hizmet etmek için sunağa yaklaştıklarında suyla yıkanacaklar ki ölmesinler.

  27. Şemot 30:26

    Umaşahta vo et ohel moed veet aron haedut.

    וּמָשַׁחְתָּ֥ ב֖וֹ אֶת־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְאֵ֖ת אֲר֥וֹן הָעֵדֻֽת׃

    Buluşma Çadırı’nı ve Tanıklık Sandığı’nı onunla meshedeceksin;

  28. Şemot 31:7

    Et ohel moed veet haaron laedut veet hakaporet aşer alav veet kol kele haohel.

    אֵ֣ת ׀ אֹ֣הֶל מוֹעֵ֗ד וְאֶת־הָֽאָרֹן֙ לָֽעֵדֻ֔ת וְאֶת־הַכַּפֹּ֖רֶת אֲשֶׁ֣ר עָלָ֑יו וְאֵ֖ת כָּל־כְּלֵ֥י הָאֹֽהֶל׃

    Buluşma Çadırı’nı, Tanıklık için sandığı, onun üzerindeki kapağı ve çadırın bütün gereçlerini;

  29. Şemot 33:7

    Bu ayette 2 kez

    Umoşe yikah et haohel venata lo mihuts lamahane harhek min hamahane vekara lo ohel moed vehaya kol mevakeş Adonay yetse el ohel moed aşer mihuts lamahane.

    וּמֹשֶׁה֩ יִקַּ֨ח אֶת־הָאֹ֜הֶל וְנָֽטָה־ל֣וֹ ׀ מִח֣וּץ לַֽמַּחֲנֶ֗ה הַרְחֵק֙ מִן־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְקָ֥רָא ל֖וֹ אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְהָיָה֙ כָּל־מְבַקֵּ֣שׁ יְהוָ֔ה יֵצֵא֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד אֲשֶׁ֖ר מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃

    Moşe çadırı alır, ordugâhın dışına, ordugâhtan uzağa kurardı. Ona Buluşma Çadırı adını vermişti. Adonay’ı arayan herkes ordugâhın dışındaki Buluşma Çadırı’na çıkardı.

  30. Şemot 35:21

    Vayavou kol aşer nesao libo vehol aşer nadeva ruho oto heviu et terumat Adonay limlehet ohel moed ulehol avodato ulevigde hakodeş.

    וַיָּבֹ֕אוּ כָּל־אִ֖ישׁ אֲשֶׁר־נְשָׂא֣וֹ לִבּ֑וֹ וְכֹ֡ל אֲשֶׁר֩ נָדְבָ֨ה רוּח֜וֹ אֹת֗וֹ הֵ֠בִיאוּ אֶת־תְּרוּמַ֨ת יְהוָ֜ה לִמְלֶ֨אכֶת אֹ֤הֶל מוֹעֵד֙ וּלְכָל־עֲבֹ֣דָת֔וֹ וּלְבִגְדֵ֖י הַקֹּֽדֶשׁ׃

    Yüreği kendisini harekete geçiren herkes geldi. Gönüllü olan herkes Buluşma Çadırı’nın yapımı, bütün hizmeti ve kutsal giysiler için Adonay’a ayrılan bağışı getirdi.

  31. Şemot 38:8

    Vayaas et hakiyor nehoşet veet kano nehoşet bemarot hatsoveot aşer tsaveu petah ohel moed.

    וַיַּ֗עַשׂ אֵ֚ת הַכִּיּ֣וֹר נְחֹ֔שֶׁת וְאֵ֖ת כַּנּ֣וֹ נְחֹ֑שֶׁת בְּמַרְאֹת֙ הַצֹּ֣בְאֹ֔ת אֲשֶׁ֣ר צָֽבְא֔וּ פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃ (ס)

    Bakır leğeni ve bakır kaidesini, Buluşma Çadırı’nın girişinde toplanan kadınların aynalarından yaptı.

  32. Şemot 38:30

    Vayaas bah et adne petah ohel moed veet mizbah hanehoşet veet mihbar hanehoşet aşer lo veet kol kele hamizbeah.

    וַיַּ֣עַשׂ בָּ֗הּ אֶת־אַדְנֵי֙ פֶּ֚תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וְאֵת֙ מִזְבַּ֣ח הַנְּחֹ֔שֶׁת וְאֶת־מִכְבַּ֥ר הַנְּחֹ֖שֶׁת אֲשֶׁר־ל֑וֹ וְאֵ֖ת כָּל־כְּלֵ֥י הַמִּזְבֵּֽחַ׃

    Onunla Buluşma Çadırı’nın giriş tabanlarını, bakır sunağı, onun bakır ızgarasını ve sunağın bütün gereçlerini yaptı;

  33. Şemot 39:32

    Vatehel kol avodat mişkan ohel moed vayaasu bene yisrael kehol aşer tsiva Adonay et moşe ken asu.

    וַתֵּ֕כֶל כָּל־עֲבֹדַ֕ת מִשְׁכַּ֖ן אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וַֽיַּעֲשׂוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כְּ֠כֹל אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֧ה יְהוָ֛ה אֶת־מֹשֶׁ֖ה כֵּ֥ן עָשֽׂוּ׃ (פ)

    Böylece Mişkan’ın, Buluşma Çadırı’nın bütün işi tamamlandı. İsrael oğulları, Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu her şeyi aynen yaptılar.

  34. Şemot 40:2

    Beyom hahodeş harişon beehad lahodeş takim et mişkan ohel moed.

    בְּיוֹם־הַחֹ֥דֶשׁ הָרִאשׁ֖וֹן בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֑דֶשׁ תָּקִ֕ים אֶת־מִשְׁכַּ֖ן אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃

    “Birinci ayın ilk gününde Mişkan’ı, Buluşma Çadırı’nı kuracaksın.

  35. Şemot 40:6

    Venatata et mizbah haola lifne petah mişkan ohel moed.

    וְנָ֣תַתָּ֔ה אֵ֖ת מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֑ה לִפְנֵ֕י פֶּ֖תַח מִשְׁכַּ֥ן אֹֽהֶל־מוֹעֵֽד׃

    Bütünüyle yakılan sunuların sunağını Mişkan’ın, Buluşma Çadırı’nın girişinin önüne koyacaksın.

  36. Şemot 40:7

    Venatata et hakiyor ben ohel moed uven hamizbeah venatata şam mayim.

    וְנָֽתַתָּ֙ אֶת־הַכִּיֹּ֔ר בֵּֽין־אֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד וּבֵ֣ין הַמִּזְבֵּ֑חַ וְנָתַתָּ֥ שָׁ֖ם מָֽיִם׃

    Leğeni Buluşma Çadırı ile sunak arasına koyacak, içine su dolduracaksın.

  37. Şemot 40:12

    Vehikravta et aharon veet banav el petah ohel moed verahatsta otam bamayim.

    וְהִקְרַבְתָּ֤ אֶֽת־אַהֲרֹן֙ וְאֶת־בָּנָ֔יו אֶל־פֶּ֖תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְרָחַצְתָּ֥ אֹתָ֖ם בַּמָּֽיִם׃

    Aaron’u ve oğullarını Buluşma Çadırı’nın girişine getirip suyla yıkayacaksın.

  38. Şemot 40:29

    Veet mizbah haola sam petah mişkan ohel moed vayaal alav et haola veet haminha kaaşer tsiva Adonay et moşe.

    וְאֵת֙ מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֔ה שָׂ֕ם פֶּ֖תַח מִשְׁכַּ֣ן אֹֽהֶל־מוֹעֵ֑ד וַיַּ֣עַל עָלָ֗יו אֶת־הָעֹלָה֙ וְאֶת־הַמִּנְחָ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (ס)

    Bütünüyle yakılan sunuların sunağını Mişkan’ın, Buluşma Çadırı’nın girişine koydu. Üzerinde bütünüyle yakılan sunuyu ve tahıl sunusunu sundu. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.

  39. Şemot 40:30

    Vayasem et hakiyor ben ohel moed uven hamizbeah vayiten şama mayim lerahetsa.

    וַיָּ֙שֶׂם֙ אֶת־הַכִּיֹּ֔ר בֵּֽין־אֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד וּבֵ֣ין הַמִּזְבֵּ֑חַ וַיִּתֵּ֥ן שָׁ֛מָּה מַ֖יִם לְרָחְצָֽה׃

    Leğeni Buluşma Çadırı ile sunak arasına koydu. İçine yıkanmak için su doldurdu.

  40. Şemot 40:32

    Bevoam el ohel moed uvekarevatam el hamizbeah yirhatsu kaaşer tsiva Adonay et moşe.

    בְּבֹאָ֞ם אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֗ד וּבְקָרְבָתָ֛ם אֶל־הַמִּזְבֵּ֖חַ יִרְחָ֑צוּ כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (ס)

    Buluşma Çadırı’na girdiklerinde ve sunağa yaklaştıklarında yıkanırlardı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptılar.

  41. Şemot 40:34

    Vayehas heanan et ohel moed uhevod Adonay male et hamişkan.

    וַיְכַ֥ס הֶעָנָ֖ן אֶת־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וּכְב֣וֹד יְהוָ֔ה מָלֵ֖א אֶת־הַמִּשְׁכָּֽן׃

    Bulut Buluşma Çadırı’nı örttü; Adonay’ın görkemi Mişkan’ı doldurdu.

  42. Şemot 40:35

    Velo yahol moşe lavo el ohel moed ki şahan alav heanan uhevod Adonay male et hamişkan.

    וְלֹא־יָכֹ֣ל מֹשֶׁ֗ה לָבוֹא֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד כִּֽי־שָׁכַ֥ן עָלָ֖יו הֶעָנָ֑ן וּכְב֣וֹד יְהוָ֔ה מָלֵ֖א אֶת־הַמִּשְׁכָּֽן׃

    Moşe Buluşma Çadırı’na giremedi. Çünkü bulut onun üzerine yerleşmiş, Adonay’ın görkemi Mişkan’ı doldurmuştu.

  43. Vayikra 1:3

    İm ola korbano min habakar zahar tamim yakrivenu el petah ohel moed yakriv oto lirtsono lifne Adonay.

    אִם־עֹלָ֤ה קָרְבָּנוֹ֙ מִן־הַבָּקָ֔ר זָכָ֥ר תָּמִ֖ים יַקְרִיבֶ֑נּוּ אֶל־פֶּ֝תַח אֹ֤הֶל מוֹעֵד֙ יַקְרִ֣יב אֹת֔וֹ לִרְצֹנ֖וֹ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃

    Sunusu sığırlardan, bütünüyle yakılan bir sunuysa kusursuz bir erkek getirecek. Adonay’ın önünde kabul görmesi için onu Buluşma Çadırı’nın girişine getirecek.

  44. Vayikra 1:5

    Veşahat et ben habakar lifne Adonay vehikrivu bene aharon hakohanim et hadam vezareku et hadam al hamizbeah saviv aşer petah ohel moed.

    וְשָׁחַ֛ט אֶת־בֶּ֥ן הַבָּקָ֖ר לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְ֠הִקְרִיבוּ בְּנֵ֨י אַהֲרֹ֤ן הַֽכֹּֽהֲנִים֙ אֶת־הַדָּ֔ם וְזָרְק֨וּ אֶת־הַדָּ֤ם עַל־הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ סָבִ֔יב אֲשֶׁר־פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃

    Genç sığırı Adonay’ın önünde kesecek. Aaron’un oğulları olan kâhinler kanı sunacak, Buluşma Çadırı’nın girişindeki sunağın çevresine serpecekler.

  45. Vayikra 3:2

    Vesamah yado al roş korbano uşehato petah ohel moed vezareku bene aharon hakohanim et hadam al hamizbeah saviv.

    וְסָמַ֤ךְ יָדוֹ֙ עַל־רֹ֣אשׁ קָרְבָּנ֔וֹ וּשְׁחָט֕וֹ פֶּ֖תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְזָרְק֡וּ בְּנֵי֩ אַהֲרֹ֨ן הַכֹּהֲנִ֧ים אֶת־הַדָּ֛ם עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ סָבִֽיב׃

    Elini sunusunun başına dayayacak ve onu Buluşma Çadırı’nın girişinde kesecek. Aaron’un oğulları olan kâhinler kanı sunağın çevresine serpecekler.

  46. Vayikra 3:8

    Vesamah et yado al roş korbano veşahat oto lifne ohel moed vezareku bene aharon et damo al hamizbeah saviv.

    וְסָמַ֤ךְ אֶת־יָדוֹ֙ עַל־רֹ֣אשׁ קָרְבָּנ֔וֹ וְשָׁחַ֣ט אֹת֔וֹ לִפְנֵ֖י אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְ֠זָרְקוּ בְּנֵ֨י אַהֲרֹ֧ן אֶת־דָּמ֛וֹ עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ סָבִֽיב׃

    Elini sunusunun başına dayayacak ve onu Buluşma Çadırı’nın önünde kesecek. Aaron’un oğulları kanını sunağın çevresine serpecekler.

  47. Vayikra 3:13

    Vesamah et yado al roşo veşahat oto lifne ohel moed vezareku bene aharon et damo al hamizbeah saviv.

    וְסָמַ֤ךְ אֶת־יָדוֹ֙ עַל־רֹאשׁ֔וֹ וְשָׁחַ֣ט אֹת֔וֹ לִפְנֵ֖י אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְ֠זָרְקוּ בְּנֵ֨י אַהֲרֹ֧ן אֶת־דָּמ֛וֹ עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ סָבִֽיב׃

    Elini onun başına dayayacak ve onu Buluşma Çadırı’nın önünde kesecek. Aaron’un oğulları kanını sunağın çevresine serpecekler.

  48. Vayikra 4:4

    Vehevi et hapar el petah ohel moed lifne Adonay vesamah et yado al roş hapar veşahat et hapar lifne Adonay.

    וְהֵבִ֣יא אֶת־הַפָּ֗ר אֶל־פֶּ֛תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵ֖ד לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְסָמַ֤ךְ אֶת־יָדוֹ֙ עַל־רֹ֣אשׁ הַפָּ֔ר וְשָׁחַ֥ט אֶת־הַפָּ֖ר לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃

    Boğayı Buluşma Çadırı’nın girişine, Adonay’ın önüne getirecek; elini boğanın başına koyacak ve boğayı Adonay’ın önünde kesecek.

  49. Vayikra 4:5

    Velakah hakohen hamaşiah midam hapar vehevi oto el ohel moed.

    וְלָקַ֛ח הַכֹּהֵ֥ן הַמָּשִׁ֖יחַ מִדַּ֣ם הַפָּ֑ר וְהֵבִ֥יא אֹת֖וֹ אֶל־אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃

    Meshedilmiş kâhin boğanın kanından alıp Buluşma Çadırı’na getirecek.

  50. Vayikra 4:7

    Venatan hakohen min hadam al karnot mizbah ketoret hasamim lifne Adonay aşer beohel moed veet kol dam hapar yişpoh el yesod mizbah haola aşer petah ohel moed.

    וְנָתַן֩ הַכֹּהֵ֨ן מִן־הַדָּ֜ם עַל־קַ֠רְנוֹת מִזְבַּ֨ח קְטֹ֤רֶת הַסַּמִּים֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְאֵ֣ת ׀ כָּל־דַּ֣ם הַפָּ֗ר יִשְׁפֹּךְ֙ אֶל־יְסוֹד֙ מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֔ה אֲשֶׁר־פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃

    Kâhin kandan birazını Buluşma Çadırı’nda, Adonay’ın önündeki güzel kokulu tütsü sunağının boynuzlarına sürecek. Boğanın kalan bütün kanını Buluşma Çadırı’nın girişindeki, bütünüyle yakılan sunular için kullanılan sunağın tabanına dökecek.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice biçimlere veya dilbilgisel yapılara karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim אֹ֣הֶל

Temel kelime (lemma) אֹ֫הֶל

Kök — שורש (şoreş) אהל

Türkçe anlam: çadır; Buluşma Çadırı; konut, ev; halk, soy veya hanedan

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

tent; Tent of Meeting; Tent of Testimony; dwelling-place; home; people; lineage; dynasty

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan

Bu yapının kullanımı: 100 kez

Teknik kodHNcmsc

İbranice biçim אֹ֥כֶל

Temel kelime (lemma) אֹ֫כֶל

Kök — שורש (şoreş) אכל

Türkçe anlam: yiyecek; gıda

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

food; provisions

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak

Bu yapının kullanımı: 13 kez

Teknik kodHNcmsa

İbranice biçim אֹכֵ֥ל

Temel kelime (lemma) אָכַל

Kök — שורש (şoreş) אכל

Türkçe anlam: yemek, yedirmek; tüketmek, yiyip bitirmek; yok etmek; yararlanmak; kurbanı kabul etmek; mecazen sözleri dikkatle dinlemek veya sonuçlarına katlanmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to eat; to make (someone) eat; to give (someone) to eat; to consume; to devour; to destroy; to eat > to enjoy; to eat > to use up

Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi

Bu yapının kullanımı: 4 kez

Teknik kodHVqrmsa

İbranice biçim אֹ֨כֶל֙

Temel kelime (lemma) אֹ֫כֶל

Kök — שורש (şoreş) אכל

Türkçe anlam: yiyecek; gıda

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

food; provisions

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan

Bu yapının kullanımı: 3 kez

Teknik kodHNcmsc

İbranice biçim אֹ֖הֶל

Temel kelime (lemma) אֹ֫הֶל

Kök — שורש (şoreş) אהל

Türkçe anlam: çadır; Buluşma Çadırı; konut, ev; halk, soy veya hanedan

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

tent; Tent of Meeting; Tent of Testimony; dwelling-place; home; people; lineage; dynasty

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak

Bu yapının kullanımı: 2 kez

Teknik kodHNcmsa

İbranice biçim אוֹכֵ֑ל

Temel kelime (lemma) אָכַל

Kök — שורש (şoreş) אכל

Türkçe anlam: yemek, yedirmek; tüketmek, yiyip bitirmek; yok etmek; yararlanmak; kurbanı kabul etmek; mecazen sözleri dikkatle dinlemek veya sonuçlarına katlanmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to eat; to make (someone) eat; to give (someone) to eat; to consume; to devour; to destroy; to eat > to enjoy; to eat > to use up

Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHVqrmsa
Veri ve yöntem

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.