Lemma הֵ֫מָּה
Kök Kaynakta açık kök kaydı yok
Biçim: bağlaç + kişi zamiri, 3. kişi, eril, çoğul
Bu çözümleme: 17 kullanım
Teknik kod
HC/Pp3mpTORA KELİME DİZİNİ
Bu yazılı biçim Tora’da 17 kez, 16 ayette geçer.
Bu İbranice yazılı biçime doğrulanmış kelime sırası üzerinden bağlı okunuşlar:
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Lemma הֵ֫מָּה
Kök Kaynakta açık kök kaydı yok
Biçim: bağlaç + kişi zamiri, 3. kişi, eril, çoğul
Bu çözümleme: 17 kullanım
HC/Pp3mpMorfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Her iki veri kümesi CC BY 4.0 lisanslıdır.
Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.
וַיָּבֹא֙ הַפָּלִ֔יט וַיַּגֵּ֖ד לְאַבְרָ֣ם הָעִבְרִ֑י וְהוּא֩ שֹׁכֵ֨ן בְּאֵֽלֹנֵ֜י מַמְרֵ֣א הָאֱמֹרִ֗י אֲחִ֤י אֶשְׁכֹּל֙ וַאֲחִ֣י עָנֵ֔ר וְהֵ֖ם בַּעֲלֵ֥י בְרִית־אַבְרָֽם׃
Kaçıp kurtulan biri gelip İbrani Avram’a haber verdi. Avram, Eşkol’un ve Aner’in kardeşi Emori Mamre’nin meşelerinde yaşıyordu. Onlar Avram’ın antlaşmalı ortaklarıydı.
וַיַּכֵּ֥ר יוֹסֵ֖ף אֶת־אֶחָ֑יו וְהֵ֖ם לֹ֥א הִכִּרֻֽהוּ׃
Yosef kardeşlerini tanımıştı ama onlar kendisini tanımamıştı.
וְהֵם֙ לֹ֣א יָֽדְע֔וּ כִּ֥י שֹׁמֵ֖עַ יוֹסֵ֑ף כִּ֥י הַמֵּלִ֖יץ בֵּינֹתָֽם׃
Yosef’in kendilerini anladığını bilmiyorlardı; çünkü aralarında bir tercüman vardı.
וְנִגַּ֨שׁ מֹשֶׁ֤ה לְבַדּוֹ֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְהֵ֖ם לֹ֣א יִגָּ֑שׁוּ וְהָעָ֕ם לֹ֥א יַעֲל֖וּ עִמּֽוֹ׃
Yalnız Moşe Adonay’a yaklaşacak; ötekiler yaklaşmayacak. Halk da onunla birlikte çıkmayacak.”
וְהֵם֙ יִקְח֣וּ אֶת־הַזָּהָ֔ב וְאֶת־הַתְּכֵ֖לֶת וְאֶת־הָֽאַרְגָּמָ֑ן וְאֶת־תּוֹלַ֥עַת הַשָּׁנִ֖י וְאֶת־הַשֵּֽׁשׁ׃ (פ)
Onlar altını, mavi, erguvan ve kırmızı yünü ve ince keteni alacaklar.
וַיִּקְח֞וּ מִלִּפְנֵ֣י מֹשֶׁ֗ה אֵ֤ת כָּל־הַתְּרוּמָה֙ אֲשֶׁ֨ר הֵבִ֜יאוּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל לִמְלֶ֛אכֶת עֲבֹדַ֥ת הַקֹּ֖דֶשׁ לַעֲשֹׂ֣ת אֹתָ֑הּ וְ֠הֵם הֵבִ֨יאוּ אֵלָ֥יו ע֛וֹד נְדָבָ֖ה בַּבֹּ֥קֶר בַּבֹּֽקֶר׃
İsrael oğullarının kutsal hizmetin yapımı için getirdikleri bütün bağışları Moşe’nin önünden aldılar. Halk ise ona her sabah gönüllü bağış getirmeye devam ediyordu.
וְהָאֲדָנִ֣ים לָֽעַמֻּדִים֮ נְחֹשֶׁת֒ וָוֵ֨י הָֽעַמּוּדִ֜ים וַחֲשׁוּקֵיהֶם֙ כֶּ֔סֶף וְצִפּ֥וּי רָאשֵׁיהֶ֖ם כָּ֑סֶף וְהֵם֙ מְחֻשָּׁקִ֣ים כֶּ֔סֶף כֹּ֖ל עַמֻּדֵ֥י הֶחָצֵֽר׃
Direklerin tabanları bakırdandı. Direklerin çengelleri ve kuşakları gümüşten, başlarının kaplaması da gümüştendi. Avlunun bütün direkleri gümüş kuşaklıydı.
וְהָאָרֶץ֩ תֵּעָזֵ֨ב מֵהֶ֜ם וְתִ֣רֶץ אֶת־שַׁבְּתֹתֶ֗יהָ בָּהְשַׁמָּה֙ מֵהֶ֔ם וְהֵ֖ם יִרְצ֣וּ אֶת־עֲוֺנָ֑ם יַ֣עַן וּבְיַ֔עַן בְּמִשְׁפָּטַ֣י מָאָ֔סוּ וְאֶת־חֻקֹּתַ֖י גָּעֲלָ֥ה נַפְשָֽׁם׃
Ülke onlardan boş kalacak ve onlarsız ıssız dururken Şabatlarını telafi edecek. Onlar da suçlarının karşılığını kabul edecekler; çünkü hükümlerimi küçümsediler ve kurallarımdan tiksindiler.
וְאַתָּ֡ה הַפְקֵ֣ד אֶת־הַלְוִיִּם֩ עַל־מִשְׁכַּ֨ן הָעֵדֻ֜ת וְעַ֣ל כָּל־כֵּלָיו֮ וְעַ֣ל כָּל־אֲשֶׁר־לוֹ֒ הֵ֜מָּה יִשְׂא֤וּ אֶת־הַמִּשְׁכָּן֙ וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֔יו וְהֵ֖ם יְשָׁרְתֻ֑הוּ וְסָבִ֥יב לַמִּשְׁכָּ֖ן יַחֲנֽוּ׃
Levileri Tanıklık Mişkanı’nın, bütün eşyalarının ve ona ait her şeyin başına görevlendir. Mişkan’ı ve bütün eşyalarını onlar taşıyacak, onun hizmetini onlar yapacak ve Mişkan’ın çevresine onlar konaklayacak.
וְכִפֶּ֣ר הַכֹּהֵ֗ן עַֽל־כָּל־עֲדַ֛ת בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל וְנִסְלַ֣ח לָהֶ֑ם כִּֽי־שְׁגָגָ֣ה הִ֔וא וְהֵם֩ הֵבִ֨יאוּ אֶת־קָרְבָּנָ֜ם אִשֶּׁ֣ה לַֽיהוָ֗ה וְחַטָּאתָ֛ם לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה עַל־שִׁגְגָתָֽם׃
Kâhin İsraeloğullarının bütün topluluğu için bağışlanma sağlayacak ve onlar bağışlanacak. Çünkü bu bir yanılgıydı; yanılgıları için Adonay’a ateşte sunulan sunularını ve günah sunularını Adonay’ın huzuruna getirdiler.
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶל־קֹ֔רַח אַתָּה֙ וְכָל־עֲדָ֣תְךָ֔ הֱי֖וּ לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה אַתָּ֥ה וָהֵ֛ם וְאַהֲרֹ֖ן מָחָֽר׃
Moşe Korah’a, “Yarın sen ve bütün topluluğun Adonay’ın huzurunda olun; sen, onlar ve Aaron” dedi.
וְעָבַ֨ד הַלֵּוִ֜י ה֗וּא אֶת־עֲבֹדַת֙ אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וְהֵ֖ם יִשְׂא֣וּ עֲוֺנָ֑ם חֻקַּ֤ת עוֹלָם֙ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם וּבְתוֹךְ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לֹ֥א יִנְחֲל֖וּ נַחֲלָֽה׃
Buluşma Çadırı’nın hizmetini Leviler yapacak ve sorumluluğu onlar taşıyacak. Bu, kuşaklarınız boyunca sürekli bir kuraldır. İsraeloğullarının arasında toprak mirası almayacaklar.
וְטַפְּכֶם֩ אֲשֶׁ֨ר אֲמַרְתֶּ֜ם לָבַ֣ז יִהְיֶ֗ה וּ֠בְנֵיכֶם אֲשֶׁ֨ר לֹא־יָדְע֤וּ הַיּוֹם֙ ט֣וֹב וָרָ֔ע הֵ֖מָּה יָבֹ֣אוּ שָׁ֑מָּה וְלָהֶ֣ם אֶתְּנֶ֔נָּה וְהֵ֖ם יִירָשֽׁוּהָּ׃
Ganimet olacak dediğiniz küçükleriniz, bugün iyiyi ve kötüyü bilmeyen çocuklarınız oraya girecekler. Ülkeyi onlara vereceğim; onlar ele geçirecekler.
וְהֵ֥ם עַמְּךָ֖ וְנַחֲלָתֶ֑ךָ אֲשֶׁ֤ר הוֹצֵ֙אתָ֙ בְּכֹחֲךָ֣ הַגָּדֹ֔ל וּבִֽזְרֹעֲךָ֖ הַנְּטוּיָֽה׃ (פ)
Onlar Senin büyük gücünle ve uzanmış kolunla çıkardığın halkın ve mirasındır.’
אַ֚ף חֹבֵ֣ב עַמִּ֔ים כָּל־קְדֹשָׁ֖יו בְּיָדֶ֑ךָ וְהֵם֙ תֻּכּ֣וּ לְרַגְלֶ֔ךָ יִשָּׂ֖א מִדַּבְּרֹתֶֽיךָ׃
Evet, halkları sever. Onun bütün kutsalları Senin elindedir. Ayaklarının dibine toplanırlar; her biri Senin sözlerini alır.
Bu ayette 2 kez
בְּכ֨וֹר שׁוֹר֜וֹ הָדָ֣ר ל֗וֹ וְקַרְנֵ֤י רְאֵם֙ קַרְנָ֔יו בָּהֶ֗ם עַמִּ֛ים יְנַגַּ֥ח יַחְדָּ֖ו אַפְסֵי־אָ֑רֶץ וְהֵם֙ רִבְב֣וֹת אֶפְרַ֔יִם וְהֵ֖ם אַלְפֵ֥י מְנַשֶּֽׁה׃ (ס)
İlk doğan boğanın görkemi onundur; boynuzları yaban öküzünün boynuzlarıdır. Onlarla halkları birlikte yeryüzünün uçlarına kadar süsecek. Bunlar Efrayim'in on binleri, Menaşe'nin binleridir.'