Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to say; to speak; to tell; to command; to think; to call; to mention; to assign
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 5 kez
Teknik kod
HVqp2msTORA’DA KELİME
söylemek, konuşmak, anlatmak; buyurmak; düşünmek; adlandırmak, çağırmak; anmak; ilan etmek, bildirmek
amarta okunuşu Tora’da 5 kez, 5 farklı ayette görülür.
Lama amarta ahoti hi vaekah otah li leişa veata hine işteha kah valeh.
לָמָ֤ה אָמַ֙רְתָּ֙ אֲחֹ֣תִי הִ֔וא וָאֶקַּ֥ח אֹתָ֛הּ לִ֖י לְאִשָּׁ֑ה וְעַתָּ֕ה הִנֵּ֥ה אִשְׁתְּךָ֖ קַ֥ח וָלֵֽךְ׃
Neden ‘O benim kız kardeşim’ dedin de onu kendime eş olarak aldım? İşte karın! Onu al ve git!”
Vayikra avimeleh leyitshak vayomer ah hine işteha hi veeh amarta ahoti hi vayomer elav yitshak ki amarti pen amut aleha.
וַיִּקְרָ֨א אֲבִימֶ֜לֶךְ לְיִצְחָ֗ק וַיֹּ֙אמֶר֙ אַ֣ךְ הִנֵּ֤ה אִשְׁתְּךָ֙ הִ֔וא וְאֵ֥יךְ אָמַ֖רְתָּ אֲחֹ֣תִי הִ֑וא וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ יִצְחָ֔ק כִּ֣י אָמַ֔רְתִּי פֶּן־אָמ֖וּת עָלֶֽיהָ׃
Avimeleh, Yitshak’ı çağırıp, “O senin karınmış! Nasıl ‘Kız kardeşimdir’ dedin?” diye sordu. Yitshak ona, “Onun yüzünden öldürülebileceğimi düşündüm” dedi.
Veata amarta hetev etiv imah vesamti et zaraha kehol hayam aşer lo yisafer merov.
וְאַתָּ֣ה אָמַ֔רְתָּ הֵיטֵ֥ב אֵיטִ֖יב עִמָּ֑ךְ וְשַׂמְתִּ֤י אֶֽת־זַרְעֲךָ֙ כְּח֣וֹל הַיָּ֔ם אֲשֶׁ֥ר לֹא־יִסָּפֵ֖ר מֵרֹֽב׃
Sen, ‘Sana mutlaka iyilik edeceğim. Soyunu denizin sayılamayacak kadar çok kumu gibi yapacağım’ demiştin.”
Vayomer moşe el Adonay ree ata omer elay haal et haam haze veata lo hodatani et aşer tişlah imi veata amarta yedatiha veşem vegam matsata hen beenay.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶל־יְהוָ֗ה רְ֠אֵה אַתָּ֞ה אֹמֵ֤ר אֵלַי֙ הַ֚עַל אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה וְאַתָּה֙ לֹ֣א הֽוֹדַעְתַּ֔נִי אֵ֥ת אֲשֶׁר־תִּשְׁלַ֖ח עִמִּ֑י וְאַתָּ֤ה אָמַ֙רְתָּ֙ יְדַעְתִּ֣יךָֽ בְשֵׁ֔ם וְגַם־מָצָ֥אתָ חֵ֖ן בְּעֵינָֽי׃
Moşe Adonay’a şöyle dedi: “Bak, bana ‘Bu halkı götür’ diyorsun, ama benimle kimi göndereceğini bildirmedin. Oysa ‘Seni adınla tanıyorum, gözümde de lütuf buldun’ demiştin.
Vayomer moşe şeş meot elef ragli haam aşer anohi bekirbo veata amarta basar eten lahem veohlu hodeş yamim.
וַיֹּאמֶר֮ מֹשֶׁה֒ שֵׁשׁ־מֵא֥וֹת אֶ֙לֶף֙ רַגְלִ֔י הָעָ֕ם אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י בְּקִרְבּ֑וֹ וְאַתָּ֣ה אָמַ֗רְתָּ בָּשָׂר֙ אֶתֵּ֣ן לָהֶ֔ם וְאָכְל֖וּ חֹ֥דֶשׁ יָמִֽים׃
Moşe, “Aralarında bulunduğum halk altı yüz bin yayadan oluşuyor” dedi. “Sen ise, ‘Onlara et vereceğim; bir ay boyunca yiyecekler’ diyorsun.
Dilbilgisel çözümleme
to say; to speak; to tell; to command; to think; to call; to mention; to assign
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 5 kez
HVqp2msOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.