İbranice biçim תִּתֶּן
Temel kelime (lemma) נָתַן
Kök — שורש (şoreş) נתן
Türkçe anlam: vermek
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 27 kez
Teknik kod
HVqi2msTORA’DA KELİME
vermek
titen okunuşu Tora’da 31 kez, 30 farklı ayette görülür.
Vayomer avram Adonay Elohim ma titen li veanohi holeh ariri uven meşek beti u damesek eliezer.
וַיֹּ֣אמֶר אַבְרָ֗ם אֲדֹנָ֤י יֱהוִה֙ מַה־תִּתֶּן־לִ֔י וְאָנֹכִ֖י הוֹלֵ֣ךְ עֲרִירִ֑י וּבֶן־מֶ֣שֶׁק בֵּיתִ֔י ה֖וּא דַּמֶּ֥שֶׂק אֱלִיעֶֽזֶר׃
Avram, “Efendim Adonay, bana ne vereceksin?” dedi. “Ben çocuksuz gidiyorum; evimin varisi de Damesekli Eliezer.”
Vehaeven hazot aşer samti matseva yihye bet Elohim vehol aşer titen li aser aaserenu lah.
וְהָאֶ֣בֶן הַזֹּ֗את אֲשֶׁר־שַׂ֙מְתִּי֙ מַצֵּבָ֔ה יִהְיֶ֖ה בֵּ֣ית אֱלֹהִ֑ים וְכֹל֙ אֲשֶׁ֣ר תִּתֶּן־לִ֔י עַשֵּׂ֖ר אֲעַשְּׂרֶ֥נּוּ לָֽךְ׃
Anıt olarak diktiğim bu taş Tanrı’nın evi olacak. Bana vereceğin her şeyin onda birini mutlaka sana vereceğim.”
Vayomer ma eten lah vayomer yaakov lo titen li meuma im taase li hadavar haze aşuva ere tsoneha eşmor.
וַיֹּ֖אמֶר מָ֣ה אֶתֶּן־לָ֑ךְ וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ לֹא־תִתֶּן־לִ֣י מְא֔וּמָה אִם־תַּֽעֲשֶׂה־לִּי֙ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה אָשׁ֛וּבָה אֶרְעֶ֥ה צֹֽאנְךָ֖ אֶשְׁמֹֽר׃
Lavan, “Sana ne vereyim?” diye sordu. Yaakov şöyle dedi: “Bana bir şey vermene gerek yok. Şu dediğimi yaparsan sürünü yeniden güder, korurum.
Vayet eleha el hadereh vayomer hava na avo elayih ki lo yada ki halato hi vatomer ma titen li ki tavo elay.
וַיֵּ֨ט אֵלֶ֜יהָ אֶל־הַדֶּ֗רֶךְ וַיֹּ֙אמֶר֙ הָֽבָה־נָּא֙ אָב֣וֹא אֵלַ֔יִךְ כִּ֚י לֹ֣א יָדַ֔ע כִּ֥י כַלָּת֖וֹ הִ֑וא וַתֹּ֙אמֶר֙ מַה־תִּתֶּן־לִּ֔י כִּ֥י תָב֖וֹא אֵלָֽי׃
Yoldan onun yanına yönelip, “İzin ver, seninle birlikte olayım” dedi. Onun gelini olduğunu bilmiyordu. Tamar, “Benimle birlikte olman için bana ne vereceksin?” diye sordu.
Vayomer anohi aşalah gedi izim min hatson vatomer im titen eravon ad şaleheha.
וַיֹּ֕אמֶר אָנֹכִ֛י אֲשַׁלַּ֥ח גְּדִֽי־עִזִּ֖ים מִן־הַצֹּ֑אן וַתֹּ֕אמֶר אִם־תִּתֵּ֥ן עֵרָב֖וֹן עַ֥ד שָׁלְחֶֽךָ׃
“Sürüden bir oğlak gönderirim” dedi. Tamar, “Gönderinceye kadar bir rehin verirsen olur” diye cevap verdi.
Vayomer moşe gam ata titen beyadenu zevahim veolot veasinu ladonay elohenu.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה גַּם־אַתָּ֛ה תִּתֵּ֥ן בְּיָדֵ֖נוּ זְבָחִ֣ים וְעֹל֑וֹת וְעָשִׂ֖ינוּ לַיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ׃
Moşe, “Sen de bize kurbanlar ve bütünüyle yakılan sunular vereceksin; onları Tanrımız Adonay’a sunacağız” dedi.
Meleateha vedimaha lo teaher behor baneha titen li.
מְלֵאָתְךָ֥ וְדִמְעֲךָ֖ לֹ֣א תְאַחֵ֑ר בְּכ֥וֹר בָּנֶ֖יךָ תִּתֶּן־לִּֽי׃
Ürününün ve sıkılmış ürünlerinin sunusunu geciktirmeyeceksin. Oğullarının ilk doğanını bana vereceksin.
Venatata et hakaporet al haaron milmaela veel haaron titen et haedut aşer eten eleha.
וְנָתַתָּ֧ אֶת־הַכַּפֹּ֛רֶת עַל־הָאָרֹ֖ן מִלְמָ֑עְלָה וְאֶל־הָ֣אָרֹ֔ן תִּתֵּן֙ אֶת־הָ֣עֵדֻ֔ת אֲשֶׁ֥ר אֶתֵּ֖ן אֵלֶֽיךָ׃
Kapağı sandığın üstüne yerleştirecek, sana vereceğim Tanıklığı sandığın içine koyacaksın.
Vesamta et haşulhan mihuts laparohet veet hamenora nohah haşulhan al tsela hamişkan temana vehaşulhan titen al tsela tsafon.
וְשַׂמְתָּ֤ אֶת־הַשֻּׁלְחָן֙ מִח֣וּץ לַפָּרֹ֔כֶת וְאֶת־הַמְּנֹרָה֙ נֹ֣כַח הַשֻּׁלְחָ֔ן עַ֛ל צֶ֥לַע הַמִּשְׁכָּ֖ן תֵּימָ֑נָה וְהַ֨שֻּׁלְחָ֔ן תִּתֵּ֖ן עַל־צֶ֥לַע צָפֽוֹן׃
Masayı perdenin dışına, menorayı masanın karşısına, Mişkan’ın güney yanına yerleştireceksin. Masayı kuzey yanına koyacaksın.
Veet şete ketsot şete haavotot titen al şete hamişbetsot venatata al kitfot haefod el mul panav.
וְאֵ֨ת שְׁתֵּ֤י קְצוֹת֙ שְׁתֵּ֣י הָעֲבֹתֹ֔ת תִּתֵּ֖ן עַל־שְׁתֵּ֣י הַֽמִּשְׁבְּצ֑וֹת וְנָתַתָּ֛ה עַל־כִּתְפ֥וֹת הָאֵפֹ֖ד אֶל־מ֥וּל פָּנָֽיו׃
İki örgünün öbür iki ucunu iki yuvaya takacak, bunları efodun omuzluklarının ön tarafına yerleştireceksin.
Veel eşet amiteha lo titen şehaveteha lezara letamea vah.
וְאֶל־אֵ֙שֶׁת֙ עֲמִֽיתְךָ֔ לֹא־תִתֵּ֥ן שְׁכָבְתְּךָ֖ לְזָ֑רַע לְטָמְאָה־בָֽהּ׃
Başkasının karısıyla cinsel ilişkide bulunup kendini kirletmeyeceksin.
Umizaraha lo titen lehaavir lamoleh velo tehalel et şem eloheha ani Adonay.
וּמִֽזַּרְעֲךָ֥ לֹא־תִתֵּ֖ן לְהַעֲבִ֣יר לַמֹּ֑לֶךְ וְלֹ֧א תְחַלֵּ֛ל אֶת־שֵׁ֥ם אֱלֹהֶ֖יךָ אֲנִ֥י יְהוָֽה׃
Çocuklarından hiçbirini Moleh’e geçirilmek üzere vermeyeceksin. Tanrının adını kutsallıktan düşürmeyeceksin. Ben Adonay’ım.
Uvehol behema lo titen şehaveteha letamea vah veişa lo taamod lifne vehema lerivah tevel u.
וּבְכָל־בְּהֵמָ֛ה לֹא־תִתֵּ֥ן שְׁכָבְתְּךָ֖ לְטָמְאָה־בָ֑הּ וְאִשָּׁ֗ה לֹֽא־תַעֲמֹ֞ד לִפְנֵ֧י בְהֵמָ֛ה לְרִבְעָ֖הּ תֶּ֥בֶל הֽוּא׃
Hiçbir hayvanla cinsel ilişkide bulunup kendini kirletmeyeceksin. Bir kadın da çiftleşmek için hayvanın önüne geçmeyecek. Bu sapkınlıktır.
Lo tekalel hereş velifne iver lo titen mihşol veyareta meeloheha ani Adonay.
לֹא־תְקַלֵּ֣ל חֵרֵ֔שׁ וְלִפְנֵ֣י עִוֵּ֔ר לֹ֥א תִתֵּ֖ן מִכְשֹׁ֑ל וְיָרֵ֥אתָ מֵּאֱלֹהֶ֖יךָ אֲנִ֥י יְהוָֽה׃
Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrından korkacaksın. Ben Adonay’ım.
Bu ayette 2 kez
Et kaspeha lo titen lo beneşeh uvemarbit lo titen ohleha.
אֶ֨ת־כַּסְפְּךָ֔ לֹֽא־תִתֵּ֥ן ל֖וֹ בְּנֶ֑שֶׁךְ וּבְמַרְבִּ֖ית לֹא־תִתֵּ֥ן אָכְלֶֽךָ׃
Ona paranı faizle vermeyecek, yiyeceğini fazlasını geri almak üzere vermeyeceksin.
Vetam larik kohahem velo titen artsehem et yevulah veets haarets lo yiten piryo.
וְתַ֥ם לָרִ֖יק כֹּחֲכֶ֑ם וְלֹֽא־תִתֵּ֤ן אַרְצְכֶם֙ אֶת־יְבוּלָ֔הּ וְעֵ֣ץ הָאָ֔רֶץ לֹ֥א יִתֵּ֖ן פִּרְיֽוֹ׃
Gücünüz boş yere tükenecek. Toprağınız ürününü vermeyecek; ülkedeki ağaç meyvesini vermeyecek.
Vayidar yisrael neder ladonay vayomar im naton titen et haam haze beyadi vehaharamti et arehem.
וַיִּדַּ֨ר יִשְׂרָאֵ֥ל נֶ֛דֶר לַֽיהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אִם־נָתֹ֨ן תִּתֵּ֜ן אֶת־הָעָ֤ם הַזֶּה֙ בְּיָדִ֔י וְהַֽחֲרַמְתִּ֖י אֶת־עָרֵיהֶֽם׃
İsrael, Adonay’a şu adağı adadı: “Bu halkı gerçekten elime verirsen şehirlerini tamamen yok edilmeye adayacağım.”
Ken benot tselafehad doverot naton titen lahem ahuzat nahala betoh ahe avihem vehaavarta et nahalat avihen lahen.
כֵּ֗ן בְּנ֣וֹת צְלָפְחָד֮ דֹּבְרֹת֒ נָתֹ֨ן תִּתֵּ֤ן לָהֶם֙ אֲחֻזַּ֣ת נַחֲלָ֔ה בְּת֖וֹךְ אֲחֵ֣י אֲבִיהֶ֑ם וְהַֽעֲבַרְתָּ֛ אֶת־נַחֲלַ֥ת אֲבִיהֶ֖ן לָהֶֽן׃
“Tselofhad’ın kızları doğru söylüyor. Babalarının kardeşleri arasında onlara mutlaka miras olarak bir mülk vereceksin. Babalarının mirasını onlara geçireceksin.
Ohel bakesef taşbireni veahalti umayim bakesef titen li veşatiti rak ebera veraglay.
אֹ֣כֶל בַּכֶּ֤סֶף תַּשְׁבִּרֵ֙נִי֙ וְאָכַ֔לְתִּי וּמַ֛יִם בַּכֶּ֥סֶף תִּתֶּן־לִ֖י וְשָׁתִ֑יתִי רַ֖ק אֶעְבְּרָ֥ה בְרַגְלָֽי׃
Bana parayla yiyecek sat, yiyeyim; parayla su ver, içeyim. Yalnızca yürüyerek geçeyim.
Velo tithaten bam biteha lo titen livno uvito lo tikah livneha.
וְלֹ֥א תִתְחַתֵּ֖ן בָּ֑ם בִּתְּךָ֙ לֹא־תִתֵּ֣ן לִבְנ֔וֹ וּבִתּ֖וֹ לֹא־תִקַּ֥ח לִבְנֶֽךָ׃
Onlarla evlilik bağı kurmayacaksın. Kızını onun oğluna vermeyecek, onun kızını oğluna almayacaksın.
Vehara af Adonay bahem veatsar et haşamayim velo yihye matar vehaadama lo titen et yevulah vaavadtem mehera meal haarets hatova aşer Adonay noten lahem.
וְחָרָ֨ה אַף־יְהוָ֜ה בָּכֶ֗ם וְעָצַ֤ר אֶת־הַשָּׁמַ֙יִם֙ וְלֹֽא־יִהְיֶ֣ה מָטָ֔ר וְהָ֣אֲדָמָ֔ה לֹ֥א תִתֵּ֖ן אֶת־יְבוּלָ֑הּ וַאֲבַדְתֶּ֣ם מְהֵרָ֗ה מֵעַל֙ הָאָ֣רֶץ הַטֹּבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר יְהוָ֖ה נֹתֵ֥ן לָכֶֽם׃
Yoksa Adonay’ın size karşı öfkesi alevlenir; göğü kapatır, yağmur yağmaz ve toprak ürününü vermez. Adonay’ın size verdiği iyi ülkeden hızla yok olursunuz.
Hişamer leha pen yihye davar im levaveha veliyaal lemor kareva şenat haşeva şenat haşemita veraa eneha beahiha haevyon velo titen lo vekara aleha el Adonay vehaya veha het.
הִשָּׁ֣מֶר לְךָ֡ פֶּן־יִהְיֶ֣ה דָבָר֩ עִם־לְבָבְךָ֨ בְלִיַּ֜עַל לֵאמֹ֗ר קָֽרְבָ֣ה שְׁנַֽת־הַשֶּׁבַע֮ שְׁנַ֣ת הַשְּׁמִטָּה֒ וְרָעָ֣ה עֵֽינְךָ֗ בְּאָחִ֙יךָ֙ הָֽאֶבְי֔וֹן וְלֹ֥א תִתֵּ֖ן ל֑וֹ וְקָרָ֤א עָלֶ֙יךָ֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְהָיָ֥ה בְךָ֖ חֵֽטְא׃
Sakın yüreğinde, 'Yedinci yıl, borçları bırakma yılı yaklaştı' diye kötü bir düşünce doğmasın; yoksul kardeşine kötü gözle bakıp ona vermekten kaçınmayasın. Sana karşı Adonay'a seslenirse günah işlemiş olursun.
Naton titen lo velo yera levaveha betiteha lo ki biglal hadavar haze yevarehha Adonay eloheha behal maaseha uvehol mişlah yadeha.
נָת֤וֹן תִּתֵּן֙ ל֔וֹ וְלֹא־יֵרַ֥ע לְבָבְךָ֖ בְּתִתְּךָ֣ ל֑וֹ כִּ֞י בִּגְלַ֣ל ׀ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה יְבָרֶכְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּכָֽל־מַעֲשֶׂ֔ךָ וּבְכֹ֖ל מִשְׁלַ֥ח יָדֶֽךָ׃
Ona mutlaka ver; verirken de yüreğin huzursuz olmasın. Bu sayede Tanrın Adonay seni bütün işlerinde, el attığın her şeyde bereketlendirecek.
Haanek taanik lo mitsoneha umigorneha umiyikveha aşer berahha Adonay eloheha titen lo.
הַעֲנֵ֤יק תַּעֲנִיק֙ ל֔וֹ מִצֹּ֣אנְךָ֔ וּמִֽגָּרְנְךָ֖ וּמִיִּקְבֶ֑ךָ אֲשֶׁ֧ר בֵּרַכְךָ֛ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ תִּתֶּן־לֽוֹ׃
Süründen, harmanından, şarap teknenin ürününden ona bol bol vereceksin. Tanrın Adonay'ın seni bereketlendirdiklerinden ona vereceksin.
Veasita hag şavuot ladonay eloheha misat nidvat yadeha aşer titen kaaşer yevarehha Adonay eloheha.
וְעָשִׂ֜יתָ חַ֤ג שָׁבֻעוֹת֙ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ מִסַּ֛ת נִדְבַ֥ת יָדְךָ֖ אֲשֶׁ֣ר תִּתֵּ֑ן כַּאֲשֶׁ֥ר יְבָרֶכְךָ֖ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Tanrın Adonay için Şavuot Bayramı'nı kutlayacaksın; Tanrın Adonay'ın seni bereketlendirdiği ölçüde, gönlünden kopan armağanı sunacaksın.
Şofetim veşoterim titen leha behol şeareha aşer Adonay eloheha noten leha lişvateha veşafetu et haam mişpat tsedek.
שֹׁפְטִ֣ים וְשֹֽׁטְרִ֗ים תִּֽתֶּן־לְךָ֙ בְּכָל־שְׁעָרֶ֔יךָ אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ לִשְׁבָטֶ֑יךָ וְשָׁפְט֥וּ אֶת־הָעָ֖ם מִשְׁפַּט־צֶֽדֶק׃
Tanrın Adonay'ın sana verdiği bütün kentlerde, kabilelerin için yargıçlar ve görevliler atayacaksın. Halkı adil bir yargıyla yargılayacaklar.
Reşit deganeha tiroşeha veyitshareha vereşit gez tsoneha titen lo.
רֵאשִׁ֨ית דְּגָֽנְךָ֜ תִּֽירֹשְׁךָ֣ וְיִצְהָרֶ֗ךָ וְרֵאשִׁ֛ית גֵּ֥ז צֹאנְךָ֖ תִּתֶּן־לּֽוֹ׃
Tahılının, yeni şarabının ve zeytinyağının ilkini, davarının ilk kırkımını ona vereceksin.
Kaper leameha yisrael aşer padita Adonay veal titen dam naki bekerev ameha yisrael venikaper lahem hadam.
כַּפֵּר֩ לְעַמְּךָ֨ יִשְׂרָאֵ֤ל אֲשֶׁר־פָּדִ֙יתָ֙ יְהוָ֔ה וְאַל־תִּתֵּן֙ דָּ֣ם נָקִ֔י בְּקֶ֖רֶב עַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֑ל וְנִכַּפֵּ֥ר לָהֶ֖ם הַדָּֽם׃
Adonay, kurtardığın halkın İsrael'i bağışla; halkın İsrael'in ortasına suçsuz kanının sorumluluğunu yükleme.' Böylece dökülen kan için bağışlanacaklar.
Ki tavo beherem reeha veahalta anavim kenafşeha saveeha veel kelyeha lo titen.
כִּ֤י תָבֹא֙ בְּכֶ֣רֶם רֵעֶ֔ךָ וְאָכַלְתָּ֧ עֲנָבִ֛ים כְּנַפְשְׁךָ֖ שָׂבְעֶ֑ךָ וְאֶֽל־כֶּלְיְךָ֖ לֹ֥א תִתֵּֽן׃ (ס)
Komşunun bağına girdiğinde canının istediği kadar üzüm yiyip doyabilirsin; ama kabına koymayacaksın.
Beyomo titen seharo velo tavo alav haşemeş ki ani u veelav u nose et nafşo velo yikra aleha el Adonay vehaya veha het.
בְּיוֹמוֹ֩ תִתֵּ֨ן שְׂכָר֜וֹ וְֽלֹא־תָב֧וֹא עָלָ֣יו הַשֶּׁ֗מֶשׁ כִּ֤י עָנִי֙ ה֔וּא וְאֵלָ֕יו ה֥וּא נֹשֵׂ֖א אֶת־נַפְשׁ֑וֹ וְלֹֽא־יִקְרָ֤א עָלֶ֙יךָ֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְהָיָ֥ה בְךָ֖ חֵֽטְא׃ (ס)
Ücretini gününde, güneş batmadan vereceksin. Çünkü o yoksuldur, bütün umudunu o ücrete bağlamıştır. Sana karşı Adonay'a seslenmesin; yoksa günah işlemiş olursun.
Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim תִּתֶּן
Temel kelime (lemma) נָתַן
Kök — שורש (şoreş) נתן
Türkçe anlam: vermek
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 27 kez
HVqi2msİbranice biçim תִתֵּ֤ן
Temel kelime (lemma) נָתַן
Kök — שורש (şoreş) נתן
Türkçe anlam: vermek
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil
Bu yapının kullanımı: 2 kez
HVqi3fsİbranice biçim תִּתֵּ֥ן
Temel kelime (lemma) נָתַן
Kök — שורש (şoreş) נתן
Türkçe anlam: vermek
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, jussif, 2. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 2 kez
HVqj2msOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.