İçeriğe geç

TORA KELİME DİZİNİ

אבי

Bu yazılı biçim Tora’da 53 kez, 49 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit48 kullanım44 ayet
  • Şemot2 kullanım2 ayet
  • Devarim3 kullanım3 ayet

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Lemma אָב

Kök — שורש (şoreş, kök) אבה

Türkçe anlam: baba; büyükbaba, ata; kurucu veya yaratıcı; danışman, koruyucu, yardımcı; aile/ata hanesi, soy

Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil

Bu çözümleme: 37 kullanım

Teknik kodHNcmsc/Sp1cs

Lemma אָב

Kök — שורש (şoreş, kök) אבה

Türkçe anlam: baba; büyükbaba, ata; kurucu veya yaratıcı; danışman, koruyucu, yardımcı; aile/ata hanesi, soy

Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan

Bu çözümleme: 16 kullanım

Teknik kodHNcmsc

Morfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.

Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 4:20

    וַתֵּ֥לֶד עָדָ֖ה אֶת־יָבָ֑ל ה֣וּא הָיָ֔ה אֲבִ֕י יֹשֵׁ֥ב אֹ֖הֶל וּמִקְנֶֽה׃

    Ada, Yaval’ı doğurdu. O, çadırlarda yaşayan ve sürü yetiştirenlerin atasıydı.

  2. Bereşit 4:21

    וְשֵׁ֥ם אָחִ֖יו יוּבָ֑ל ה֣וּא הָיָ֔ה אֲבִ֕י כָּל־תֹּפֵ֥שׂ כִּנּ֖וֹר וְעוּגָֽב׃

    Kardeşinin adı Yuval’dı. O, lir ve kaval çalan herkesin atasıydı.

  3. Bereşit 9:18

    וַיִּֽהְי֣וּ בְנֵי־נֹ֗חַ הַיֹּֽצְאִים֙ מִן־הַתֵּבָ֔ה שֵׁ֖ם וְחָ֣ם וָיָ֑פֶת וְחָ֕ם ה֖וּא אֲבִ֥י כְנָֽעַן׃

    Noah’ın gemiden çıkan oğulları Şem, Ham ve Yefet’ti. Ham, Kenaan’ın babasıydı.

  4. Bereşit 9:22

    וַיַּ֗רְא חָ֚ם אֲבִ֣י כְנַ֔עַן אֵ֖ת עֶרְוַ֣ת אָבִ֑יו וַיַּגֵּ֥ד לִשְׁנֵֽי־אֶחָ֖יו בַּחֽוּץ׃

    Kenaan’ın babası Ham, babasının çıplaklığını gördü ve dışarıdaki iki kardeşine anlattı.

  5. Bereşit 10:21

    וּלְשֵׁ֥ם יֻלַּ֖ד גַּם־ה֑וּא אֲבִי֙ כָּל־בְּנֵי־עֵ֔בֶר אֲחִ֖י יֶ֥פֶת הַגָּדֽוֹל׃

    Ever’in bütün oğullarının atası, büyük Yefet’in kardeşi Şem’in de çocukları oldu.

  6. Bereşit 11:29

    וַיִּקַּ֨ח אַבְרָ֧ם וְנָח֛וֹר לָהֶ֖ם נָשִׁ֑ים שֵׁ֤ם אֵֽשֶׁת־אַבְרָם֙ שָׂרָ֔י וְשֵׁ֤ם אֵֽשֶׁת־נָחוֹר֙ מִלְכָּ֔ה בַּת־הָרָ֥ן אֲבִֽי־מִלְכָּ֖ה וַֽאֲבִ֥י יִסְכָּֽה׃

    Avram ve Nahor kendilerine eşler aldılar. Avram’ın karısının adı Saray, Nahor’un karısının adı Milka’ydı. Milka, Milka’nın ve Yiska’nın babası olan Haran’ın kızıydı.

  7. Bereşit 19:34

    וַֽיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַתֹּ֤אמֶר הַבְּכִירָה֙ אֶל־הַצְּעִירָ֔ה הֵן־שָׁכַ֥בְתִּי אֶ֖מֶשׁ אֶת־אָבִ֑י נַשְׁקֶ֨נּוּ יַ֜יִן גַּם־הַלַּ֗יְלָה וּבֹ֙אִי֙ שִׁכְבִ֣י עִמּ֔וֹ וּנְחַיֶּ֥ה מֵאָבִ֖ינוּ זָֽרַע׃

    Ertesi gün büyük kız küçüğüne, “Dün gece babamla yattım” dedi. “Bu gece de ona şarap içirelim. Sen gidip onunla yat; böylece babamızdan soy sürdürelim.”

  8. Bereşit 19:37

    וַתֵּ֤לֶד הַבְּכִירָה֙ בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ מוֹאָ֑ב ה֥וּא אֲבִֽי־מוֹאָ֖ב עַד־הַיּֽוֹם׃

    Büyük kız bir oğul doğurup ona Moav adını verdi. Bugüne kadar var olan Moavlıların atası odur.

  9. Bereşit 19:38

    וְהַצְּעִירָ֤ה גַם־הִוא֙ יָ֣לְדָה בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ בֶּן־עַמִּ֑י ה֛וּא אֲבִ֥י בְנֵֽי־עַמּ֖וֹן עַד־הַיּֽוֹם׃ (ס)

    Küçük kız da bir oğul doğurup ona Ben-Ammi adını verdi. Bugüne kadar var olan Ammon oğullarının atası odur.

  10. Bereşit 20:12

    וְגַם־אָמְנָ֗ה אֲחֹתִ֤י בַת־אָבִי֙ הִ֔וא אַ֖ךְ לֹ֣א בַת־אִמִּ֑י וַתְּהִי־לִ֖י לְאִשָּֽׁה׃

    “Üstelik o gerçekten benim kız kardeşimdir; babamın kızıdır, ama annemin kızı değildir. Sonra benim karım oldu.

  11. Bereşit 20:13

    וַיְהִ֞י כַּאֲשֶׁ֧ר הִתְע֣וּ אֹתִ֗י אֱלֹהִים֮ מִבֵּ֣ית אָבִי֒ וָאֹמַ֣ר לָ֔הּ זֶ֣ה חַסְדֵּ֔ךְ אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשִׂ֖י עִמָּדִ֑י אֶ֤ל כָּל־הַמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר נָב֣וֹא שָׁ֔מָּה אִמְרִי־לִ֖י אָחִ֥י הֽוּא׃

    Tanrı beni babamın evinden uzaklarda dolaştırmaya başladığında ona, ‘Bana yapacağın iyilik şu olsun: Gittiğimiz her yerde benim için “O benim erkek kardeşim” de’ dedim.”

  12. Bereşit 22:7

    וַיֹּ֨אמֶר יִצְחָ֜ק אֶל־אַבְרָהָ֤ם אָבִיו֙ וַיֹּ֣אמֶר אָבִ֔י וַיֹּ֖אמֶר הִנֶּ֣נִּֽי בְנִ֑י וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֤ה הָאֵשׁ֙ וְהָ֣עֵצִ֔ים וְאַיֵּ֥ה הַשֶּׂ֖ה לְעֹלָֽה׃

    Yitshak babası Avraam’a, “Baba!” dedi. Avraam, “Buradayım oğlum” dedi. Yitshak, “İşte ateş ve odun; ama yakmalık sunu için kuzu nerede?” diye sordu.

  13. Bereşit 22:21

    אֶת־ע֥וּץ בְּכֹר֖וֹ וְאֶת־בּ֣וּז אָחִ֑יו וְאֶת־קְמוּאֵ֖ל אֲבִ֥י אֲרָֽם׃

    İlk oğlu Uts, onun kardeşi Buz, Aram’ın babası Kemuel,

  14. Bereşit 24:7

    יְהוָ֣ה ׀ אֱלֹהֵ֣י הַשָּׁמַ֗יִם אֲשֶׁ֨ר לְקָחַ֜נִי מִבֵּ֣ית אָבִי֮ וּמֵאֶ֣רֶץ מֽוֹלַדְתִּי֒ וַאֲשֶׁ֨ר דִּבֶּר־לִ֜י וַאֲשֶׁ֤ר נִֽשְׁבַּֽע־לִי֙ לֵאמֹ֔ר לְזַ֨רְעֲךָ֔ אֶתֵּ֖ן אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את ה֗וּא יִשְׁלַ֤ח מַלְאָכוֹ֙ לְפָנֶ֔יךָ וְלָקַחְתָּ֥ אִשָּׁ֛ה לִבְנִ֖י מִשָּֽׁם׃

    “Beni babamın evinden ve doğduğum ülkeden alan, benimle konuşan ve ‘Bu ülkeyi senin soyuna vereceğim’ diye bana ant içen göklerin Tanrısı Adonay, meleğini senin önünden gönderecek. Oğluma oradan bir eş alacaksın.

  15. Bereşit 24:38

    אִם־לֹ֧א אֶל־בֵּית־אָבִ֛י תֵּלֵ֖ךְ וְאֶל־מִשְׁפַּחְתִּ֑י וְלָקַחְתָּ֥ אִשָּׁ֖ה לִבְנִֽי׃

    Babamın evine, ailemin yanına gidecek ve oğluma bir eş alacaksın.’

  16. Bereşit 24:40

    וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י יְהוָ֞ה אֲשֶׁר־הִתְהַלַּ֣כְתִּי לְפָנָ֗יו יִשְׁלַ֨ח מַלְאָכ֤וֹ אִתָּךְ֙ וְהִצְלִ֣יחַ דַּרְכֶּ֔ךָ וְלָקַחְתָּ֤ אִשָּׁה֙ לִבְנִ֔י מִמִּשְׁפַּחְתִּ֖י וּמִבֵּ֥ית אָבִֽי׃

    Bana şöyle dedi: ‘Önünde yürüdüğüm Adonay, meleğini seninle gönderecek ve yolunu başarılı kılacak. Oğluma ailemden, babamın evinden bir eş alacaksın.

  17. Bereşit 27:12

    אוּלַ֤י יְמֻשֵּׁ֙נִי֙ אָבִ֔י וְהָיִ֥יתִי בְעֵינָ֖יו כִּמְתַעְתֵּ֑עַ וְהֵבֵאתִ֥י עָלַ֛י קְלָלָ֖ה וְלֹ֥א בְרָכָֽה׃

    “Ya babam bana dokunursa? Onun gözünde kendisini aldatan biri olurum. Üzerime bereket yerine lanet getiririm.”

  18. Bereşit 27:18

    וַיָּבֹ֥א אֶל־אָבִ֖יו וַיֹּ֣אמֶר אָבִ֑י וַיֹּ֣אמֶר הִנֶּ֔נִּי מִ֥י אַתָּ֖ה בְּנִֽי׃

    Yaakov babasının yanına gelip, “Babacığım!” dedi. Babası, “Buradayım. Sen kimsin, oğlum?” diye sordu.

  19. Bereşit 27:31

    וַיַּ֤עַשׂ גַּם־הוּא֙ מַטְעַמִּ֔ים וַיָּבֵ֖א לְאָבִ֑יו וַיֹּ֣אמֶר לְאָבִ֗יו יָקֻ֤ם אָבִי֙ וְיֹאכַל֙ מִצֵּ֣יד בְּנ֔וֹ בַּעֲב֖וּר תְּבָרֲכַ֥נִּי נַפְשֶֽׁךָ׃

    O da lezzetli yemekler hazırlayıp babasına getirdi. Babasına, “Babam kalksın, oğlunun av etinden yesin de beni gönülden kutsasın” dedi.

  20. Bereşit 27:34

    כִּשְׁמֹ֤עַ עֵשָׂו֙ אֶת־דִּבְרֵ֣י אָבִ֔יו וַיִּצְעַ֣ק צְעָקָ֔ה גְּדֹלָ֥ה וּמָרָ֖ה עַד־מְאֹ֑ד וַיֹּ֣אמֶר לְאָבִ֔יו בָּרֲכֵ֥נִי גַם־אָ֖נִי אָבִֽי׃

    Esav babasının sözlerini duyunca çok yüksek ve acı bir çığlık attı. Babasına, “Beni de kutsa, babacığım!” dedi.

  21. Bereşit 27:38

    Bu ayette 2 kez

    וַיֹּ֨אמֶר עֵשָׂ֜ו אֶל־אָבִ֗יו הַֽבְרָכָ֨ה אַחַ֤ת הִֽוא־לְךָ֙ אָבִ֔י בָּרֲכֵ֥נִי גַם־אָ֖נִי אָבִ֑י וַיִּשָּׂ֥א עֵשָׂ֛ו קֹל֖וֹ וַיֵּֽבְךְּ׃

    Esav babasına, “Yalnız bir bereketin mi var, babacığım? Beni de kutsa, babacığım!” dedi ve yüksek sesle ağladı.

  22. Bereşit 27:41

    וַיִּשְׂטֹ֤ם עֵשָׂו֙ אֶֽת־יַעֲקֹ֔ב עַל־הַ֨בְּרָכָ֔ה אֲשֶׁ֥ר בֵּרֲכ֖וֹ אָבִ֑יו וַיֹּ֨אמֶר עֵשָׂ֜ו בְּלִבּ֗וֹ יִקְרְבוּ֙ יְמֵי֙ אֵ֣בֶל אָבִ֔י וְאַֽהַרְגָ֖ה אֶת־יַעֲקֹ֥ב אָחִֽי׃

    Esav, babasının Yaakov’u kutsaması yüzünden ona kin besledi. İçinden, “Babamın yas günleri yaklaşsın; o zaman kardeşim Yaakov’u öldüreceğim” dedi.

  23. Bereşit 28:2

    ק֥וּם לֵךְ֙ פַּדֶּ֣נָֽה אֲרָ֔ם בֵּ֥יתָה בְתוּאֵ֖ל אֲבִ֣י אִמֶּ֑ךָ וְקַח־לְךָ֤ מִשָּׁם֙ אִשָּׁ֔ה מִבְּנ֥וֹת לָבָ֖ן אֲחִ֥י אִמֶּֽךָ׃

    Kalk, Padan-Aram’a, annenin babası Betuel’in evine git. Oradan, annenin kardeşi Lavan’ın kızlarından kendine bir eş al.

  24. Bereşit 28:21

    וְשַׁבְתִּ֥י בְשָׁל֖וֹם אֶל־בֵּ֣ית אָבִ֑י וְהָיָ֧ה יְהוָ֛ה לִ֖י לֵאלֹהִֽים׃

    babamın evine esenlikle dönersem, Adonay benim Tanrım olacak.

  25. Bereşit 31:5

    וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ן רֹאֶ֤ה אָנֹכִי֙ אֶת־פְּנֵ֣י אֲבִיכֶ֔ן כִּֽי־אֵינֶ֥נּוּ אֵלַ֖י כִּתְמֹ֣ל שִׁלְשֹׁ֑ם וֵֽאלֹהֵ֣י אָבִ֔י הָיָ֖ה עִמָּדִֽי׃

    Onlara şöyle dedi: “Babanızın yüzünden görüyorum ki bana karşı eskisi gibi değil. Ama babamın Tanrısı benimle oldu.

  26. Bereşit 31:42

    לוּלֵ֡י אֱלֹהֵ֣י אָבִי֩ אֱלֹהֵ֨י אַבְרָהָ֜ם וּפַ֤חַד יִצְחָק֙ הָ֣יָה לִ֔י כִּ֥י עַתָּ֖ה רֵיקָ֣ם שִׁלַּחְתָּ֑נִי אֶת־עָנְיִ֞י וְאֶת־יְגִ֧יעַ כַּפַּ֛י רָאָ֥ה אֱלֹהִ֖ים וַיּ֥וֹכַח אָֽמֶשׁ׃

    Babamın Tanrısı, Avraam’ın Tanrısı ve Yitshak’ın korkuyla saygı duyduğu Tanrı yanımda olmasaydı şimdi beni eli boş gönderirdin. Tanrı sıkıntımı ve ellerimin emeğini gördü; dün gece seni uyardı.”

  27. Bereşit 32:10

    Bu ayette 2 kez

    וַיֹּאמֶר֮ יַעֲקֹב֒ אֱלֹהֵי֙ אָבִ֣י אַבְרָהָ֔ם וֵאלֹהֵ֖י אָבִ֣י יִצְחָ֑ק יְהוָ֞ה הָאֹמֵ֣ר אֵלַ֗י שׁ֧וּב לְאַרְצְךָ֛ וּלְמוֹלַדְתְּךָ֖ וְאֵיטִ֥יבָה עִמָּֽךְ׃

    Yaakov şöyle dua etti: “Atam Avraam’ın Tanrısı, babam Yitshak’ın Tanrısı! Bana, ‘Ülkene, akrabalarının yanına dön; sana iyilik edeceğim’ diyen Adonay!

  28. Bereşit 33:19

    וַיִּ֜קֶן אֶת־חֶלְקַ֣ת הַשָּׂדֶ֗ה אֲשֶׁ֤ר נָֽטָה־שָׁם֙ אָהֳל֔וֹ מִיַּ֥ד בְּנֵֽי־חֲמ֖וֹר אֲבִ֣י שְׁכֶ֑ם בְּמֵאָ֖ה קְשִׂיטָֽה׃

    Çadırını kurduğu arazi parçasını Şehem’in babası Hamor’un oğullarından yüz kesitaya satın aldı.

  29. Bereşit 34:6

    וַיֵּצֵ֛א חֲמ֥וֹר אֲבִֽי־שְׁכֶ֖ם אֶֽל־יַעֲקֹ֑ב לְדַבֵּ֖ר אִתּֽוֹ׃

    Şehem’in babası Hamor, Yaakov’la konuşmak için yanına çıktı.

  30. Bereşit 36:9

    וְאֵ֛לֶּה תֹּלְד֥וֹת עֵשָׂ֖ו אֲבִ֣י אֱד֑וֹם בְּהַ֖ר שֵׂעִֽיר׃

    Seir dağlarındaki Edom halkının atası Esav’ın soyu şöyledir.

  31. Bereşit 36:43

    אַלּ֥וּף מַגְדִּיאֵ֖ל אַלּ֣וּף עִירָ֑ם אֵ֣לֶּה ׀ אַלּוּפֵ֣י אֱד֗וֹם לְמֹֽשְׁבֹתָם֙ בְּאֶ֣רֶץ אֲחֻזָּתָ֔ם ה֥וּא עֵשָׂ֖ו אֲבִ֥י אֱדֽוֹם׃ (פ)

    bey Magdiel ve bey İram. Bunlar sahip oldukları ülkedeki yerleşimlerine göre Edom’un boy beyleridir. Edom’un atası Esav’dır.

  32. Bereşit 41:51

    וַיִּקְרָ֥א יוֹסֵ֛ף אֶת־שֵׁ֥ם הַבְּכ֖וֹר מְנַשֶּׁ֑ה כִּֽי־נַשַּׁ֤נִי אֱלֹהִים֙ אֶת־כָּל־עֲמָלִ֔י וְאֵ֖ת כָּל־בֵּ֥ית אָבִֽי׃

    Yosef ilk oğluna Menaşe adını verdi. “Tanrı bana bütün sıkıntılarımı ve babamın bütün evini unutturdu” dedi.

  33. Bereşit 44:24

    וַיְהִי֙ כִּ֣י עָלִ֔ינוּ אֶֽל־עַבְדְּךָ֖ אָבִ֑י וַנַּ֨גֶּד־ל֔וֹ אֵ֖ת דִּבְרֵ֥י אֲדֹנִֽי׃

    Kulun olan babamıza döndüğümüzde efendimin sözlerini ona anlattık.

  34. Bereşit 44:27

    וַיֹּ֛אמֶר עַבְדְּךָ֥ אָבִ֖י אֵלֵ֑ינוּ אַתֶּ֣ם יְדַעְתֶּ֔ם כִּ֥י שְׁנַ֖יִם יָֽלְדָה־לִּ֥י אִשְׁתִּֽי׃

    Kulun olan babam bize şöyle dedi: ‘Biliyorsunuz, karım bana iki oğul doğurdu.

  35. Bereşit 44:30

    וְעַתָּ֗ה כְּבֹאִי֙ אֶל־עַבְדְּךָ֣ אָבִ֔י וְהַנַּ֖עַר אֵינֶ֣נּוּ אִתָּ֑נוּ וְנַפְשׁ֖וֹ קְשׁוּרָ֥ה בְנַפְשֽׁוֹ׃

    Şimdi kulun olan babama döndüğümde delikanlı yanımızda olmazsa —babamın canı onun canına bağlıdır—

  36. Bereşit 44:32

    כִּ֤י עַבְדְּךָ֙ עָרַ֣ב אֶת־הַנַּ֔עַר מֵעִ֥ם אָבִ֖י לֵאמֹ֑ר אִם־לֹ֤א אֲבִיאֶ֙נּוּ֙ אֵלֶ֔יךָ וְחָטָ֥אתִי לְאָבִ֖י כָּל־הַיָּמִֽים׃

    Çünkü ben kulun, babama delikanlı için kefil oldum. ‘Onu sana geri getirmezsem, ömür boyu babama karşı suçlu kalayım’ dedim.

  37. Bereşit 44:34

    Bu ayette 2 kez

    כִּי־אֵיךְ֙ אֶֽעֱלֶ֣ה אֶל־אָבִ֔י וְהַנַּ֖עַר אֵינֶ֣נּוּ אִתִּ֑י פֶּ֚ן אֶרְאֶ֣ה בָרָ֔ע אֲשֶׁ֥ר יִמְצָ֖א אֶת־אָבִֽי׃

    Delikanlı yanımda olmadan babama nasıl dönebilirim? Babamın başına gelecek felaketi görmeye dayanamam.”

  38. Bereşit 45:3

    וַיֹּ֨אמֶר יוֹסֵ֤ף אֶל־אֶחָיו֙ אֲנִ֣י יוֹסֵ֔ף הַע֥וֹד אָבִ֖י חָ֑י וְלֹֽא־יָכְל֤וּ אֶחָיו֙ לַעֲנ֣וֹת אֹת֔וֹ כִּ֥י נִבְהֲל֖וּ מִפָּנָֽיו׃

    Yosef kardeşlerine, “Ben Yosef’im!” dedi. “Babam hâlâ yaşıyor mu?” Kardeşleri ona cevap veremedi; karşısında dehşete düşmüşlerdi.

  39. Bereşit 45:9

    מַהֲרוּ֮ וַעֲל֣וּ אֶל־אָבִי֒ וַאֲמַרְתֶּ֣ם אֵלָ֗יו כֹּ֤ה אָמַר֙ בִּנְךָ֣ יוֹסֵ֔ף שָׂמַ֧נִי אֱלֹהִ֛ים לְאָד֖וֹן לְכָל־מִצְרָ֑יִם רְדָ֥ה אֵלַ֖י אַֽל־תַּעֲמֹֽד׃

    Çabuk babama gidin ve ona şöyle söyleyin: ‘Oğlun Yosef diyor ki: Tanrı beni bütün Mısır’ın efendisi yaptı. Hiç oyalanmadan yanıma gel.

  40. Bereşit 45:13

    וְהִגַּדְתֶּ֣ם לְאָבִ֗י אֶת־כָּל־כְּבוֹדִי֙ בְּמִצְרַ֔יִם וְאֵ֖ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר רְאִיתֶ֑ם וּמִֽהַרְתֶּ֛ם וְהוֹרַדְתֶּ֥ם אֶת־אָבִ֖י הֵֽנָּה׃

    Mısır’da sahip olduğum bütün itibarı ve gördüğünüz her şeyi babama anlatın. Çabuk davranıp babamı buraya getirin.”

  41. Bereşit 46:31

    וַיֹּ֨אמֶר יוֹסֵ֤ף אֶל־אֶחָיו֙ וְאֶל־בֵּ֣ית אָבִ֔יו אֶעֱלֶ֖ה וְאַגִּ֣ידָה לְפַרְעֹ֑ה וְאֹֽמְרָ֣ה אֵלָ֔יו אַחַ֧י וּבֵית־אָבִ֛י אֲשֶׁ֥ר בְּאֶֽרֶץ־כְּנַ֖עַן בָּ֥אוּ אֵלָֽי׃

    Yosef kardeşlerine ve babasının ev halkına şöyle dedi: “Gidip Firavun’a haber vereceğim. Ona, ‘Kenaan ülkesindeki kardeşlerim ve babamın ev halkı yanıma geldiler’ diyeceğim.

  42. Bereşit 47:1

    וַיָּבֹ֣א יוֹסֵף֮ וַיַּגֵּ֣ד לְפַרְעֹה֒ וַיֹּ֗אמֶר אָבִ֨י וְאַחַ֜י וְצֹאנָ֤ם וּבְקָרָם֙ וְכָל־אֲשֶׁ֣ר לָהֶ֔ם בָּ֖אוּ מֵאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְהִנָּ֖ם בְּאֶ֥רֶץ גֹּֽשֶׁן׃

    Yosef gidip Firavun’a haber verdi: “Babam ve kardeşlerim, davarlarıyla, sığırlarıyla ve sahip oldukları her şeyle Kenaan ülkesinden geldiler. Şimdi Goşen bölgesindeler.”

  43. Bereşit 48:18

    וַיֹּ֧אמֶר יוֹסֵ֛ף אֶל־אָבִ֖יו לֹא־כֵ֣ן אָבִ֑י כִּי־זֶ֣ה הַבְּכֹ֔ר שִׂ֥ים יְמִינְךָ֖ עַל־רֹאשֽׁוֹ׃

    Yosef babasına, “Öyle değil baba” dedi. “İlk oğul bu. Sağ elini onun başına koy.”

  44. Bereşit 50:5

    Bu ayette 2 kez

    אָבִ֞י הִשְׁבִּיעַ֣נִי לֵאמֹ֗ר הִנֵּ֣ה אָנֹכִי֮ מֵת֒ בְּקִבְרִ֗י אֲשֶׁ֨ר כָּרִ֤יתִי לִי֙ בְּאֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן שָׁ֖מָּה תִּקְבְּרֵ֑נִי וְעַתָּ֗ה אֶֽעֱלֶה־נָּ֛א וְאֶקְבְּרָ֥ה אֶת־אָבִ֖י וְאָשֽׁוּבָה׃

    ‘Babam bana yemin ettirerek, Ben ölmek üzereyim; beni Kenaan ülkesinde kendim için kazdığım mezara göm, dedi. Şimdi lütfen gidip babamı gömeyim, sonra geri döneceğim.’”

  45. Şemot 15:2

    עָזִּ֤י וְזִמְרָת֙ יָ֔הּ וַֽיְהִי־לִ֖י לִֽישׁוּעָ֑ה זֶ֤ה אֵלִי֙ וְאַנְוֵ֔הוּ אֱלֹהֵ֥י אָבִ֖י וַאֲרֹמְמֶֽנְהוּ׃

    Gücüm ve ezgim Yah’tır; benim kurtuluşum oldu. O benim Tanrım’dır, O’nu öveceğim; babamın Tanrısı’dır, O’nu yücelteceğim.

  46. Şemot 18:4

    וְשֵׁ֥ם הָאֶחָ֖ד אֱלִיעֶ֑זֶר כִּֽי־אֱלֹהֵ֤י אָבִי֙ בְּעֶזְרִ֔י וַיַּצִּלֵ֖נִי מֵחֶ֥רֶב פַּרְעֹֽה׃

    Ötekinin adı Eliezer’di; çünkü “Babamın Tanrısı bana yardım etti ve beni Firavun’un kılıcından kurtardı” demişti.

  47. Devarim 22:15

    וְלָקַ֛ח אֲבִ֥י הנער [הַֽנַּעֲרָ֖ה] וְאִמָּ֑הּ וְהוֹצִ֜יאוּ אֶת־בְּתוּלֵ֧י הנער [הַֽנַּעֲרָ֛ה] אֶל־זִקְנֵ֥י הָעִ֖יר הַשָּֽׁעְרָה׃

    genç kadının babası ve annesi onun bekâret belirtilerini alıp kentin kapısında ileri gelenlere sunacaklar.

  48. Devarim 22:16

    וְאָמַ֛ר אֲבִ֥י הנער [הַֽנַּעַרָ֖ה] אֶל־הַזְּקֵנִ֑ים אֶת־בִּתִּ֗י נָתַ֜תִּי לָאִ֥ישׁ הַזֶּ֛ה לְאִשָּׁ֖ה וַיִּשְׂנָאֶֽהָ׃

    Genç kadının babası ileri gelenlere şöyle diyecek: 'Kızımı bu adama eş olarak verdim; o ise ondan nefret etti.

  49. Devarim 26:5

    וְעָנִ֨יתָ וְאָמַרְתָּ֜ לִפְנֵ֣י ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ אֲרַמִּי֙ אֹבֵ֣ד אָבִ֔י וַיֵּ֣רֶד מִצְרַ֔יְמָה וַיָּ֥גָר שָׁ֖ם בִּמְתֵ֣י מְעָ֑ט וַֽיְהִי־שָׁ֕ם לְג֥וֹי גָּד֖וֹל עָצ֥וּם וָרָֽב׃

    Tanrın Adonay'ın önünde yüksek sesle şöyle diyeceksin: 'Bir Aramlı atamı yok etmek istedi. Atam Mısır'a indi ve orada az sayıda insanla yabancı olarak yaşadı. Orada büyük, güçlü ve kalabalık bir ulus oldu.