İçeriğe geç

TORA KELİME DİZİNİ

מכל

Bu yazılı biçim Tora’da 80 kez, 75 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit30 kullanım27 ayet
  • Şemot6 kullanım6 ayet
  • Vayikra21 kullanım21 ayet
  • Bamidbar7 kullanım6 ayet
  • Devarim16 kullanım15 ayet

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Lemma כֹּל

Kök — שורש (şoreş, kök) כלל

Biçim: edat + isim, eril, tekil, tamlayan

Bu çözümleme: 67 kullanım

Teknik kodHR/Ncmsc

Lemma כֹּל

Kök — שורש (şoreş, kök) כלל

Biçim: edat + isim, eril, tekil, mutlak

Bu çözümleme: 13 kullanım

Teknik kodHR/Ncmsa

Morfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Her iki veri kümesi CC BY 4.0 lisanslıdır.

Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 2:2

    וַיְכַ֤ל אֱלֹהִים֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י מְלַאכְתּ֖וֹ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֑ה וַיִּשְׁבֹּת֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י מִכָּל־מְלַאכְתּ֖וֹ אֲשֶׁ֥ר עָשָֽׂה׃

    Tanrı yaptığı işi yedinci günde tamamladı. Yaptığı bütün işlere yedinci günde son verdi.

  2. Bereşit 2:3

    וַיְבָ֤רֶךְ אֱלֹהִים֙ אֶת־י֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י וַיְקַדֵּ֖שׁ אֹת֑וֹ כִּ֣י ב֤וֹ שָׁבַת֙ מִכָּל־מְלַאכְתּ֔וֹ אֲשֶׁר־בָּרָ֥א אֱלֹהִ֖ים לַעֲשֽׂוֹת׃ (פ)

    Tanrı yedinci günü kutsadı ve onu kutsal kıldı; çünkü yaratıp yaptığı bütün işlere o gün son vermişti.

  3. Bereşit 2:16

    וַיְצַו֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֔ים עַל־הָֽאָדָ֖ם לֵאמֹ֑ר מִכֹּ֥ל עֵֽץ־הַגָּ֖ן אָכֹ֥ל תֹּאכֵֽל׃

    Adonay Tanrı insana şöyle buyurdu: “Bahçedeki her ağaçtan yiyebilirsin.

  4. Bereşit 3:1

    Bu ayette 2 kez

    וְהַנָּחָשׁ֙ הָיָ֣ה עָר֔וּם מִכֹּל֙ חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֑ים וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־הָ֣אִשָּׁ֔ה אַ֚ף כִּֽי־אָמַ֣ר אֱלֹהִ֔ים לֹ֣א תֹֽאכְל֔וּ מִכֹּ֖ל עֵ֥ץ הַגָּֽן׃

    Yılan, Adonay Tanrı’nın yaptığı bütün kır hayvanlarından daha kurnazdı. Kadına, “Tanrı gerçekten, ‘Bahçedeki hiçbir ağaçtan yemeyeceksiniz’ mi dedi?” diye sordu.

  5. Bereşit 3:14

    וַיֹּאמֶר֩ יְהֹוָ֨ה אֱלֹהִ֥ים ׀ אֶֽל־הַנָּחָשׁ֮ כִּ֣י עָשִׂ֣יתָ זֹּאת֒ אָר֤וּר אַתָּה֙ מִכָּל־הַבְּהֵמָ֔ה וּמִכֹּ֖ל חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֑ה עַל־גְּחֹנְךָ֣ תֵלֵ֔ךְ וְעָפָ֥ר תֹּאכַ֖ל כָּל־יְמֵ֥י חַיֶּֽיךָ׃

    Adonay Tanrı yılana, “Bunu yaptığın için bütün evcil hayvanlardan ve bütün kır hayvanlarından daha lanetlisin. Karnının üzerinde yürüyecek ve yaşamın boyunca toprak yiyeceksin.

  6. Bereşit 6:2

    וַיִּרְא֤וּ בְנֵי־הָֽאֱלֹהִים֙ אֶת־בְּנ֣וֹת הָֽאָדָ֔ם כִּ֥י טֹבֹ֖ת הֵ֑נָּה וַיִּקְח֤וּ לָהֶם֙ נָשִׁ֔ים מִכֹּ֖ל אֲשֶׁ֥ר בָּחָֽרוּ׃

    Yöneticilerin oğulları, insanların kızlarının güzel olduğunu gördüler ve beğendikleri kadınlardan kendilerine eşler aldılar.

  7. Bereşit 6:19

    Bu ayette 2 kez

    וּמִכָּל־הָ֠חַי מִֽכָּל־בָּשָׂ֞ר שְׁנַ֧יִם מִכֹּ֛ל תָּבִ֥יא אֶל־הַתֵּבָ֖ה לְהַחֲיֹ֣ת אִתָּ֑ךְ זָכָ֥ר וּנְקֵבָ֖ה יִֽהְיֽוּ׃

    Yaşayan bütün canlıların her birinden ikişer tane, seninle birlikte hayatta kalmaları için gemiye alacaksın. Bir erkek ve bir dişi olacaklar.

  8. Bereşit 6:20

    Bu ayette 2 kez

    מֵהָע֣וֹף לְמִינֵ֗הוּ וּמִן־הַבְּהֵמָה֙ לְמִינָ֔הּ מִכֹּ֛ל רֶ֥מֶשׂ הָֽאֲדָמָ֖ה לְמִינֵ֑הוּ שְׁנַ֧יִם מִכֹּ֛ל יָבֹ֥אוּ אֵלֶ֖יךָ לְהַֽחֲיֽוֹת׃

    Kuşlardan türlerine göre, evcil hayvanlardan türlerine göre ve toprakta hareket eden her canlıdan türlerine göre, hayatta kalmaları için ikişer tane sana gelecek.

  9. Bereşit 6:21

    וְאַתָּ֣ה קַח־לְךָ֗ מִכָּל־מַֽאֲכָל֙ אֲשֶׁ֣ר יֵֽאָכֵ֔ל וְאָסַפְתָּ֖ אֵלֶ֑יךָ וְהָיָ֥ה לְךָ֛ וְלָהֶ֖ם לְאָכְלָֽה׃

    Sen de yenebilen her türlü yiyecekten alıp yanında biriktir. Bunlar senin ve onların yiyeceği olacak.”

  10. Bereşit 7:2

    מִכֹּ֣ל ׀ הַבְּהֵמָ֣ה הַטְּהוֹרָ֗ה תִּֽקַּח־לְךָ֛ שִׁבְעָ֥ה שִׁבְעָ֖ה אִ֣ישׁ וְאִשְׁתּ֑וֹ וּמִן־הַבְּהֵמָ֡ה אֲ֠שֶׁר לֹ֣א טְהֹרָ֥ה הִ֛וא שְׁנַ֖יִם אִ֥ישׁ וְאִשְׁתּֽוֹ׃

    Temiz hayvanların her birinden, erkek ve dişi olarak yedişer çift al. Temiz olmayan hayvanlardan ise erkek ve dişi olarak birer çift al.

  11. Bereşit 7:15

    וַיָּבֹ֥אוּ אֶל־נֹ֖חַ אֶל־הַתֵּבָ֑ה שְׁנַ֤יִם שְׁנַ֙יִם֙ מִכָּל־הַבָּשָׂ֔ר אֲשֶׁר־בּ֖וֹ ר֥וּחַ חַיִּֽים׃

    İçinde yaşam soluğu bulunan bütün canlılardan ikişer ikişer gemiye, Noah’ın yanına geldiler.

  12. Bereşit 7:16

    וְהַבָּאִ֗ים זָכָ֨ר וּנְקֵבָ֤ה מִכָּל־בָּשָׂר֙ בָּ֔אוּ כַּֽאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה אֹת֖וֹ אֱלֹהִ֑ים וַיִּסְגֹּ֥ר יְהוָ֖ה בַּֽעֲדֽוֹ׃

    Girenler, Tanrı’nın ona buyurduğu gibi, bütün canlılardan erkek ve dişi olarak girdiler. Adonay onun ardından kapıyı kapattı.

  13. Bereşit 7:22

    כֹּ֡ל אֲשֶׁר֩ נִשְׁמַת־ר֨וּחַ חַיִּ֜ים בְּאַפָּ֗יו מִכֹּ֛ל אֲשֶׁ֥ר בֶּחָֽרָבָ֖ה מֵֽתוּ׃

    Kuru toprakta yaşayan, burnunda yaşam soluğu bulunan her şey öldü.

  14. Bereşit 8:17

    כָּל־הַחַיָּ֨ה אֲשֶֽׁר־אִתְּךָ֜ מִכָּל־בָּשָׂ֗ר בָּע֧וֹף וּבַבְּהֵמָ֛ה וּבְכָל־הָרֶ֛מֶשׂ הָרֹמֵ֥שׂ עַל־הָאָ֖רֶץ הוצא [הַיְצֵ֣א] אִתָּ֑ךְ וְשָֽׁרְצ֣וּ בָאָ֔רֶץ וּפָר֥וּ וְרָב֖וּ עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Yanındaki bütün canlıları da çıkar: kuşları, evcil hayvanları ve yeryüzünde hareket eden bütün canlıları. Yeryüzüne yayılsınlar, üreyip çoğalsınlar.”

  15. Bereşit 8:20

    וַיִּ֥בֶן נֹ֛חַ מִזְבֵּ֖חַ לַֽיהוָ֑ה וַיִּקַּ֞ח מִכֹּ֣ל ׀ הַבְּהֵמָ֣ה הַטְּהוֹרָ֗ה וּמִכֹּל֙ הָע֣וֹף הַטָּהֹ֔ר וַיַּ֥עַל עֹלֹ֖ת בַּמִּזְבֵּֽחַ׃

    Noah, Adonay’a bir sunak yaptı. Temiz hayvanların ve temiz kuşların her türünden alarak sunakta yakmalık sunular sundu.

  16. Bereşit 9:10

    וְאֵ֨ת כָּל־נֶ֤פֶשׁ הַֽחַיָּה֙ אֲשֶׁ֣ר אִתְּכֶ֔ם בָּע֧וֹף בַּבְּהֵמָ֛ה וּֽבְכָל־חַיַּ֥ת הָאָ֖רֶץ אִתְּכֶ֑ם מִכֹּל֙ יֹצְאֵ֣י הַתֵּבָ֔ה לְכֹ֖ל חַיַּ֥ת הָאָֽרֶץ׃

    yanınızdaki bütün canlılarla da: kuşlarla, evcil hayvanlarla, yanınızdaki bütün yaban hayvanlarıyla, gemiden çıkanların hepsinden yeryüzündeki bütün hayvanlara kadar.

  17. Bereşit 14:20

    וּבָרוּךְ֙ אֵ֣ל עֶלְי֔וֹן אֲשֶׁר־מִגֵּ֥ן צָרֶ֖יךָ בְּיָדֶ֑ךָ וַיִּתֶּן־ל֥וֹ מַעֲשֵׂ֖ר מִכֹּֽל׃

    Düşmanlarını eline teslim eden Yüce Tanrı’ya övgüler olsun!” Avram ona her şeyin onda birini verdi.

  18. Bereşit 14:23

    אִם־מִחוּט֙ וְעַ֣ד שְׂרֽוֹךְ־נַ֔עַל וְאִם־אֶקַּ֖ח מִכָּל־אֲשֶׁר־לָ֑ךְ וְלֹ֣א תֹאמַ֔ר אֲנִ֖י הֶעֱשַׁ֥רְתִּי אֶת־אַבְרָֽם׃

    Senin olan hiçbir şeyi, bir iplikten bir sandal bağına kadar hiçbir şeyi almayacağım. ‘Avram’ı ben zengin ettim’ diyemeyeceksin.

  19. Bereşit 17:12

    וּבֶן־שְׁמֹנַ֣ת יָמִ֗ים יִמּ֥וֹל לָכֶ֛ם כָּל־זָכָ֖ר לְדֹרֹתֵיכֶ֑ם יְלִ֣יד בָּ֔יִת וּמִקְנַת־כֶּ֙סֶף֙ מִכֹּ֣ל בֶּן־נֵכָ֔ר אֲשֶׁ֛ר לֹ֥א מִֽזַּרְעֲךָ֖ הֽוּא׃

    Kuşaklarınız boyunca aranızdaki her erkek sekiz günlükken sünnet edilecek. Evde doğan da, senin soyundan olmayan herhangi bir yabancıdan parayla satın alınan da buna dahildir.

  20. Bereşit 27:33

    וַיֶּחֱרַ֨ד יִצְחָ֣ק חֲרָדָה֮ גְּדֹלָ֣ה עַד־מְאֹד֒ וַיֹּ֡אמֶר מִֽי־אֵפ֡וֹא ה֣וּא הַצָּֽד־צַיִד֩ וַיָּ֨בֵא לִ֜י וָאֹכַ֥ל מִכֹּ֛ל בְּטֶ֥רֶם תָּב֖וֹא וָאֲבָרֲכֵ֑הוּ גַּם־בָּר֖וּךְ יִהְיֶֽה׃

    Yitshak büyük bir korkuyla şiddetle titredi. “Öyleyse avlanıp bana av getiren kimdi?” dedi. “Sen gelmeden önce hepsinden yedim ve onu kutsadım. Kutsanmış da kalacak!”

  21. Bereşit 31:37

    כִּֽי־מִשַּׁ֣שְׁתָּ אֶת־כָּל־כֵּלַ֗י מַה־מָּצָ֙אתָ֙ מִכֹּ֣ל כְּלֵי־בֵיתֶ֔ךָ שִׂ֣ים כֹּ֔ה נֶ֥גֶד אַחַ֖י וְאַחֶ֑יךָ וְיוֹכִ֖יחוּ בֵּ֥ין שְׁנֵֽינוּ׃

    Bütün eşyalarımı yokladın. Evinin eşyalarından ne buldun? Buraya, benim akrabalarımın ve senin akrabalarının önüne koy da ikimizin arasında onlar karar versin.

  22. Bereşit 32:11

    קָטֹ֜נְתִּי מִכֹּ֤ל הַחֲסָדִים֙ וּמִכָּל־הָ֣אֱמֶ֔ת אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתָ אֶת־עַבְדֶּ֑ךָ כִּ֣י בְמַקְלִ֗י עָבַ֙רְתִּי֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֣ן הַזֶּ֔ה וְעַתָּ֥ה הָיִ֖יתִי לִשְׁנֵ֥י מַחֲנֽוֹת׃

    Kuluna gösterdiğin bütün iyiliklere ve bütün sadakatine layık değilim. Çünkü bu Yarden’i yalnız değneğimle geçmiştim; şimdi iki kamp oldum.

  23. Bereşit 34:19

    וְלֹֽא־אֵחַ֤ר הַנַּ֙עַר֙ לַעֲשׂ֣וֹת הַדָּבָ֔ר כִּ֥י חָפֵ֖ץ בְּבַֽת־יַעֲקֹ֑ב וְה֣וּא נִכְבָּ֔ד מִכֹּ֖ל בֵּ֥ית אָבִֽיו׃

    Genç adam isteneni yapmakta gecikmedi; çünkü Yaakov’un kızını istiyordu. Babasının evindeki herkesten daha saygındı.

  24. Bereşit 37:3

    וְיִשְׂרָאֵ֗ל אָהַ֤ב אֶת־יוֹסֵף֙ מִכָּל־בָּנָ֔יו כִּֽי־בֶן־זְקֻנִ֥ים ה֖וּא ל֑וֹ וְעָ֥שָׂה ל֖וֹ כְּתֹ֥נֶת פַּסִּֽים׃

    İsrael, Yosef’i bütün oğullarından daha çok seviyordu; çünkü yaşlılığında doğan oğluydu. Ona süslü bir entari yaptı.

  25. Bereşit 37:4

    וַיִּרְא֣וּ אֶחָ֗יו כִּֽי־אֹת֞וֹ אָהַ֤ב אֲבִיהֶם֙ מִכָּל־אֶחָ֔יו וַֽיִּשְׂנְא֖וּ אֹת֑וֹ וְלֹ֥א יָכְל֖וּ דַּבְּר֥וֹ לְשָׁלֹֽם׃

    Kardeşleri babalarının onu bütün kardeşlerinden daha çok sevdiğini görünce ondan nefret ettiler. Onunla dostça konuşamıyorlardı.

  26. Bereşit 40:17

    וּבַסַּ֣ל הָֽעֶלְי֔וֹן מִכֹּ֛ל מַאֲכַ֥ל פַּרְעֹ֖ה מַעֲשֵׂ֣ה אֹפֶ֑ה וְהָע֗וֹף אֹכֵ֥ל אֹתָ֛ם מִן־הַסַּ֖ל מֵעַ֥ל רֹאשִֽׁי׃

    “En üstteki sepette Firavun için fırıncıların yaptığı her türlü yiyecek bulunuyordu. Kuşlar onları başımın üstündeki sepetten yiyordu.”

  27. Bereşit 48:16

    הַמַּלְאָךְ֩ הַגֹּאֵ֨ל אֹתִ֜י מִכָּל־רָ֗ע יְבָרֵךְ֮ אֶת־הַנְּעָרִים֒ וְיִקָּרֵ֤א בָהֶם֙ שְׁמִ֔י וְשֵׁ֥ם אֲבֹתַ֖י אַבְרָהָ֣ם וְיִצְחָ֑ק וְיִדְגּ֥וּ לָרֹ֖ב בְּקֶ֥רֶב הָאָֽרֶץ׃

    beni her kötülükten kurtaran melek, bu çocukları kutsasın. Benim adım ve atalarım Avraam ile Yitshak’ın adı onlarda yaşasın. Yeryüzünde balıklar gibi bol bol çoğalsınlar.”

  28. Şemot 9:4

    וְהִפְלָ֣ה יְהוָ֔ה בֵּ֚ין מִקְנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וּבֵ֖ין מִקְנֵ֣ה מִצְרָ֑יִם וְלֹ֥א יָמ֛וּת מִכָּל־לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל דָּבָֽר׃

    Adonay, İsrael’in hayvanlarıyla Mısır’ın hayvanlarını birbirinden ayıracak. İsrael oğullarına ait hayvanlardan hiçbiri ölmeyecek.’”

  29. Şemot 18:11

    עַתָּ֣ה יָדַ֔עְתִּי כִּֽי־גָד֥וֹל יְהוָ֖ה מִכָּל־הָאֱלֹהִ֑ים כִּ֣י בַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר זָד֖וּ עֲלֵיהֶֽם׃

    Şimdi Adonay’ın bütün ilahlardan büyük olduğunu biliyorum; çünkü Mısırlıların onlara karşı küstahça kullandıkları şey, kendi başlarına geldi.”

  30. Şemot 18:21

    וְאַתָּ֣ה תֶחֱזֶ֣ה מִכָּל־הָ֠עָם אַנְשֵׁי־חַ֜יִל יִרְאֵ֧י אֱלֹהִ֛ים אַנְשֵׁ֥י אֱמֶ֖ת שֹׂ֣נְאֵי בָ֑צַע וְשַׂמְתָּ֣ עֲלֵהֶ֗ם שָׂרֵ֤י אֲלָפִים֙ שָׂרֵ֣י מֵא֔וֹת שָׂרֵ֥י חֲמִשִּׁ֖ים וְשָׂרֵ֥י עֲשָׂרֹֽת׃

    Bütün halk arasından yetenekli, Tanrı’dan korkan, güvenilir, haksız kazançtan nefret eden adamlar seç. Onları halkın üzerine bin kişilik, yüz kişilik, elli kişilik ve on kişilik grupların başları olarak ata.

  31. Şemot 18:25

    וַיִּבְחַ֨ר מֹשֶׁ֤ה אַנְשֵׁי־חַ֙יִל֙ מִכָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֛ם רָאשִׁ֖ים עַל־הָעָ֑ם שָׂרֵ֤י אֲלָפִים֙ שָׂרֵ֣י מֵא֔וֹת שָׂרֵ֥י חֲמִשִּׁ֖ים וְשָׂרֵ֥י עֲשָׂרֹֽת׃

    Bütün İsrael’den yetenekli adamlar seçip onları halkın başına getirdi; bin kişilik, yüz kişilik, elli kişilik ve on kişilik grupların başları yaptı.

  32. Şemot 19:5

    וְעַתָּ֗ה אִם־שָׁמ֤וֹעַ תִּשְׁמְעוּ֙ בְּקֹלִ֔י וּשְׁמַרְתֶּ֖ם אֶת־בְּרִיתִ֑י וִהְיִ֨יתֶם לִ֤י סְגֻלָּה֙ מִכָּל־הָ֣עַמִּ֔ים כִּי־לִ֖י כָּל־הָאָֽרֶץ׃

    Şimdi sözümü dikkatle dinler ve antlaşmamı gözetirseniz, bütün halklar arasında benim özel hazinem olacaksınız. Çünkü bütün yeryüzü benimdir.

  33. Şemot 33:16

    וּבַמֶּ֣ה ׀ יִוָּדַ֣ע אֵפ֗וֹא כִּֽי־מָצָ֨אתִי חֵ֤ן בְּעֵינֶ֙יךָ֙ אֲנִ֣י וְעַמֶּ֔ךָ הֲל֖וֹא בְּלֶכְתְּךָ֣ עִמָּ֑נוּ וְנִפְלֵ֙ינוּ֙ אֲנִ֣י וְעַמְּךָ֔ מִכָּ֨ל־הָעָ֔ם אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָֽה׃ (פ)

    Benim ve halkının Senin gözünde lütuf bulduğu başka nasıl bilinecek? Bizimle gitmenle değil mi? Böylece ben ve halkın, yeryüzündeki bütün halklardan ayrılmış olacağız.”

  34. Vayikra 4:2

    דַּבֵּ֞ר אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֘ל לֵאמֹר֒ נֶ֗פֶשׁ כִּֽי־תֶחֱטָ֤א בִשְׁגָגָה֙ מִכֹּל֙ מִצְוֺ֣ת יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֖ר לֹ֣א תֵעָשֶׂ֑ינָה וְעָשָׂ֕ה מֵאַחַ֖ת מֵהֵֽנָּה׃

    “İsraeloğullarına şöyle söyle: Biri, Adonay’ın yapılmasını yasakladığı buyruklardan herhangi birini bilmeden çiğnerse,

  35. Vayikra 4:13

    וְאִ֨ם כָּל־עֲדַ֤ת יִשְׂרָאֵל֙ יִשְׁגּ֔וּ וְנֶעְלַ֣ם דָּבָ֔ר מֵעֵינֵ֖י הַקָּהָ֑ל וְ֠עָשׂוּ אַחַ֨ת מִכָּל־מִצְוֺ֧ת יְהוָ֛ה אֲשֶׁ֥ר לֹא־תֵעָשֶׂ֖ינָה וְאָשֵֽׁמוּ׃

    İsrael topluluğunun tümü yanılır, durum cemaatin gözünden kaçar ve Adonay’ın yapılmasını yasakladığı buyruklardan birini çiğneyerek suçlu duruma düşerlerse,

  36. Vayikra 4:22

    אֲשֶׁ֥ר נָשִׂ֖יא יֶֽחֱטָ֑א וְעָשָׂ֡ה אַחַ֣ת מִכָּל־מִצְוֺת֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהָ֜יו אֲשֶׁ֧ר לֹא־תֵעָשֶׂ֛ינָה בִּשְׁגָגָ֖ה וְאָשֵֽׁם׃

    Bir önder günah işler, Tanrısı Adonay’ın yapılmasını yasakladığı buyruklardan birini bilmeden çiğneyerek suçlu duruma düşerse,

  37. Vayikra 5:17

    וְאִם־נֶ֙פֶשׁ֙ כִּ֣י תֶֽחֱטָ֔א וְעָֽשְׂתָ֗ה אַחַת֙ מִכָּל־מִצְוֺ֣ת יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֖ר לֹ֣א תֵעָשֶׂ֑ינָה וְלֹֽא־יָדַ֥ע וְאָשֵׁ֖ם וְנָשָׂ֥א עֲוֺנֽוֹ׃

    Biri, Adonay’ın yapılmasını yasakladığı buyruklardan birini çiğneyerek günah işlerse, bunu bilmese bile suçludur ve suçunun sorumluluğunu taşır.

  38. Vayikra 5:22

    אֽוֹ־מָצָ֧א אֲבֵדָ֛ה וְכִ֥חֶשׁ בָּ֖הּ וְנִשְׁבַּ֣ע עַל־שָׁ֑קֶר עַל־אַחַ֗ת מִכֹּ֛ל אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֥ה הָאָדָ֖ם לַחֲטֹ֥א בָהֵֽנָּה׃

    veya kaybolmuş bir şeyi bulup bunu inkâr eder ve yalan yere yemin ederse —insanın yaparak günaha girdiği bütün bu işlerden herhangi birinde—

  39. Vayikra 5:24

    א֠וֹ מִכֹּ֞ל אֲשֶׁר־יִשָּׁבַ֣ע עָלָיו֮ לַשֶּׁקֶר֒ וְשִׁלַּ֤ם אֹתוֹ֙ בְּרֹאשׁ֔וֹ וַחֲמִשִׁתָ֖יו יֹסֵ֣ף עָלָ֑יו לַאֲשֶׁ֨ר ה֥וּא ל֛וֹ יִתְּנֶ֖נּוּ בְּי֥וֹם אַשְׁמָתֽוֹ׃

    Hakkında yalan yere yemin ettiği her şeyi tam bedeliyle geri ödeyecek, beşte bir paylarını da üzerine ekleyecek. Suçunu telafi ettiği gün bunu sahibine verecek.

  40. Vayikra 5:26

    וְכִפֶּ֨ר עָלָ֧יו הַכֹּהֵ֛ן לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה וְנִסְלַ֣ח ל֑וֹ עַל־אַחַ֛ת מִכֹּ֥ל אֲשֶֽׁר־יַעֲשֶׂ֖ה לְאַשְׁמָ֥ה בָֽהּ׃ (פ)

    Kâhin Adonay’ın önünde onun için kefaret sağlayacak. O kişi, yaparak suçlu duruma düştüğü bütün bu işlerden hangisini işlemiş olursa olsun bağışlanacak.”

  41. Vayikra 7:14

    וְהִקְרִ֨יב מִמֶּ֤נּוּ אֶחָד֙ מִכָּל־קָרְבָּ֔ן תְּרוּמָ֖ה לַיהוָ֑ה לַכֹּהֵ֗ן הַזֹּרֵ֛ק אֶת־דַּ֥ם הַשְּׁלָמִ֖ים ל֥וֹ יִהְיֶֽה׃

    Bu sunuların her türünden birer tanesini Adonay’a ayrılan pay olarak sunacak. Bunlar esenlik kurbanının kanını serpen kâhinin olacak.

  42. Vayikra 11:2

    דַּבְּר֛וּ אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר זֹ֤את הַֽחַיָּה֙ אֲשֶׁ֣ר תֹּאכְל֔וּ מִכָּל־הַבְּהֵמָ֖ה אֲשֶׁ֥ר עַל־הָאָֽרֶץ׃

    “İsraeloğullarına şöyle söyleyin: Yeryüzündeki bütün hayvanlar arasında yiyebileceğiniz canlılar şunlardır:

  43. Vayikra 11:9

    אֶת־זֶה֙ תֹּֽאכְל֔וּ מִכֹּ֖ל אֲשֶׁ֣ר בַּמָּ֑יִם כֹּ֣ל אֲשֶׁר־לוֹ֩ סְנַפִּ֨יר וְקַשְׂקֶ֜שֶׂת בַּמַּ֗יִם בַּיַּמִּ֛ים וּבַנְּחָלִ֖ים אֹתָ֥ם תֹּאכֵֽלוּ׃

    Sularda yaşayanların arasından şunları yiyebilirsiniz: Sularda, denizlerde ve akarsularda yüzgeci ve pulu olanların hepsini yiyebilirsiniz.

  44. Vayikra 11:10

    וְכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר אֵֽין־ל֜וֹ סְנַפִּ֣יר וְקַשְׂקֶ֗שֶׂת בַּיַּמִּים֙ וּבַנְּחָלִ֔ים מִכֹּל֙ שֶׁ֣רֶץ הַמַּ֔יִם וּמִכֹּ֛ל נֶ֥פֶשׁ הַחַיָּ֖ה אֲשֶׁ֣ר בַּמָּ֑יִם שֶׁ֥קֶץ הֵ֖ם לָכֶֽם׃

    Denizlerde ve akarsularda yüzgeci ve pulu olmayanlar —sularda kaynaşan canlılar ve sularda yaşayan bütün diğer canlılar arasından bunlar— sizin için iğrenç sayılacaktır.

  45. Vayikra 11:21

    אַ֤ךְ אֶת־זֶה֙ תֹּֽאכְל֔וּ מִכֹּל֙ שֶׁ֣רֶץ הָע֔וֹף הַהֹלֵ֖ךְ עַל־אַרְבַּ֑ע אֲשֶׁר־לא [ל֤וֹ] כְרָעַ֙יִם֙ מִמַּ֣עַל לְרַגְלָ֔יו לְנַתֵּ֥ר בָּהֵ֖ן עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Ancak dört ayak üzerinde yürüyen kanatlı küçük canlılar arasından, ayaklarının yukarısında yerde sıçramaya yarayan bacakları bulunanları yiyebilirsiniz.

  46. Vayikra 11:32

    וְכֹ֣ל אֲשֶׁר־יִפֹּל־עָלָיו֩ מֵהֶ֨ם ׀ בְּמֹתָ֜ם יִטְמָ֗א מִכָּל־כְּלִי־עֵץ֙ א֣וֹ בֶ֤גֶד אוֹ־עוֹר֙ א֣וֹ שָׂ֔ק כָּל־כְּלִ֕י אֲשֶׁר־יֵעָשֶׂ֥ה מְלָאכָ֖ה בָּהֶ֑ם בַּמַּ֧יִם יוּבָ֛א וְטָמֵ֥א עַד־הָעֶ֖רֶב וְטָהֵֽר׃

    Öldüklerinde bunlardan biri herhangi bir eşyanın üzerine düşerse o eşya arınmamış olur: Tahta eşya, giysi, deri ya da çuval olsun, işte kullanılan her türlü eşya suya sokulacak; akşama kadar arınmamış olacak, sonra arınmış sayılacak.

  47. Vayikra 11:34

    מִכָּל־הָאֹ֜כֶל אֲשֶׁ֣ר יֵאָכֵ֗ל אֲשֶׁ֨ר יָב֥וֹא עָלָ֛יו מַ֖יִם יִטְמָ֑א וְכָל־מַשְׁקֶה֙ אֲשֶׁ֣ר יִשָּׁתֶ֔ה בְּכָל־כְּלִ֖י יִטְמָֽא׃

    Böyle bir kapta bulunan, üzerine su gelmiş her türlü yenebilir yiyecek arınmamış olur. Böyle bir kaptaki her türlü içecek de arınmamış olur.

  48. Vayikra 16:30

    כִּֽי־בַיּ֥וֹם הַזֶּ֛ה יְכַפֵּ֥ר עֲלֵיכֶ֖ם לְטַהֵ֣ר אֶתְכֶ֑ם מִכֹּל֙ חַטֹּ֣אתֵיכֶ֔ם לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה תִּטְהָֽרוּ׃

    Çünkü bu gün sizi arındırmak için sizin adınıza kefaret sağlanacak. Adonay’ın önünde bütün günahlarınızdan arınacaksınız.

  49. Vayikra 16:34

    וְהָֽיְתָה־זֹּ֨את לָכֶ֜ם לְחֻקַּ֣ת עוֹלָ֗ם לְכַפֵּ֞ר עַל־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ מִכָּל־חַטֹּאתָ֔ם אַחַ֖ת בַּשָּׁנָ֑ה וַיַּ֕עַשׂ כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (פ)

    İsraeloğulları için bütün günahlarından yılda bir kez kefaret sağlanması sizin için kalıcı bir kural olacak.” Aaron, Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.

  50. Vayikra 18:26

    וּשְׁמַרְתֶּ֣ם אַתֶּ֗ם אֶת־חֻקֹּתַי֙ וְאֶת־מִשְׁפָּטַ֔י וְלֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ מִכֹּ֥ל הַתּוֹעֵבֹ֖ת הָאֵ֑לֶּה הָֽאֶזְרָ֔ח וְהַגֵּ֖ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכְכֶֽם׃

    Siz kurallarımı ve hükümlerimi gözeteceksiniz. Ne ülkenin yerlisi ne de aranızda yaşayan yabancı bu iğrenç eylemlerden herhangi birini yapacak.