Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
at that time; then; long ago; once; in the past
Dilbilgisel yapı: zarf
Bu yapının kullanımı: 15 kez
Teknik kod
HDTORA’DA KELİME
o zaman, sonra; eskiden, geçmişte
Bu İbranice biçim Tora’da 15 kez, 14 farklı ayette görülür.
Uleşet gam u yulad ben vayikra et şemo enoş az huhal likro beşem Adonay.
וּלְשֵׁ֤ת גַּם־הוּא֙ יֻלַּד־בֵּ֔ן וַיִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ אֱנ֑וֹשׁ אָ֣ז הוּחַ֔ל לִקְרֹ֖א בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה׃ (פ)
Şet’in de bir oğlu oldu; ona Enoş adını verdi. O zaman Adonay’ın adıyla yakarmaya başlandı.
Vayaavor avram baarets ad mekom şehem ad elon more vehakenaani az baarets.
וַיַּעֲבֹ֤ר אַבְרָם֙ בָּאָ֔רֶץ עַ֚ד מְק֣וֹם שְׁכֶ֔ם עַ֖ד אֵל֣וֹן מוֹרֶ֑ה וְהַֽכְּנַעֲנִ֖י אָ֥ז בָּאָֽרֶץ׃
Avram ülkeyi geçerek Şehem’deki yere, More meşesine kadar geldi. O sırada ülkede Kenaanlılar bulunuyordu.
Vayehi riv ben roe mikne avram uven roe mikne lot vehakenaani vehaperizi az yoşev baarets.
וַֽיְהִי־רִ֗יב בֵּ֚ין רֹעֵ֣י מִקְנֵֽה־אַבְרָ֔ם וּבֵ֖ין רֹעֵ֣י מִקְנֵה־ל֑וֹט וְהַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַפְּרִזִּ֔י אָ֖ז יֹשֵׁ֥ב בָּאָֽרֶץ׃
Avram’ın sürülerinin çobanlarıyla Lot’un sürülerinin çobanları arasında kavga çıktı. O sırada ülkede Kenaanlılar ve Periziler yaşıyordu.
Az tinake mealati ki tavo el mişpahti veim lo yitenu lah vehayita naki mealati.
אָ֤ז תִּנָּקֶה֙ מֵאָ֣לָתִ֔י כִּ֥י תָב֖וֹא אֶל־מִשְׁפַּחְתִּ֑י וְאִם־לֹ֤א יִתְּנוּ֙ לָ֔ךְ וְהָיִ֥יתָ נָקִ֖י מֵאָלָתִֽי׃
Ailemin yanına vardığında ant yükümlülüğünden kurtulacaksın. Sana kızı vermezlerse bana ettiğin anttan sorumlu olmayacaksın.’
Pahaz kamayim al totar ki alita mişkeve aviha az hilalta yetsui ala.
פַּ֤חַז כַּמַּ֙יִם֙ אַל־תּוֹתַ֔ר כִּ֥י עָלִ֖יתָ מִשְׁכְּבֵ֣י אָבִ֑יךָ אָ֥ז חִלַּ֖לְתָּ יְצוּעִ֥י עָלָֽה׃ (פ)
Ama su gibi taşkınsın; üstünlüğünü koruyamayacaksın. Çünkü babanın yatağına çıktın, o zaman yatağımı kirlettin. Yatağıma çıktı!
Vayiref mimenu az amera hatan damim lamulot.
וַיִּ֖רֶף מִמֶּ֑נּוּ אָ֚ז אָֽמְרָ֔ה חֲתַ֥ן דָּמִ֖ים לַמּוּלֹֽת׃ (פ)
Bunun üzerine onu bıraktı. Tsipora, sünnet nedeniyle “kanlı damat” demişti.
Vehol eved iş miknat kasef umalta oto az yohal bo.
וְכָל־עֶ֥בֶד אִ֖ישׁ מִקְנַת־כָּ֑סֶף וּמַלְתָּ֣ה אֹת֔וֹ אָ֖ז יֹ֥אכַל בּֽוֹ׃
Parayla satın aldığın köleyi sünnet edeceksin; o zaman ondan yiyebilir.
Az yaşir moşe uvene yisrael et haşira hazot ladonay vayomeru lemor aşira ladonay ki gao gaa sus verohevo rama vayam.
אָ֣ז יָשִֽׁיר־מֹשֶׁה֩ וּבְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־הַשִּׁירָ֤ה הַזֹּאת֙ לַֽיהוָ֔ה וַיֹּאמְר֖וּ לֵאמֹ֑ר אָשִׁ֤ירָה לַֽיהוָה֙ כִּֽי־גָאֹ֣ה גָּאָ֔ה ס֥וּס וְרֹכְב֖וֹ רָמָ֥ה בַיָּֽם׃
O zaman Moşe ile İsrael oğulları, Adonay’a şu ezgiyi söylediler: “Adonay’a ezgi söyleyeceğim; çünkü O yüceler yücesidir. Atı ve binicisini denize attı.
Az nivhalu alufe edom ele moav yohazemo raad namogu kol yoşeve henaan.
אָ֤ז נִבְהֲלוּ֙ אַלּוּפֵ֣י אֱד֔וֹם אֵילֵ֣י מוֹאָ֔ב יֹֽאחֲזֵ֖מוֹ רָ֑עַד נָמֹ֕גוּ כֹּ֖ל יֹשְׁבֵ֥י כְנָֽעַן׃
O zaman Edom’un beyleri dehşete düştü. Moav’ın güçlülerini titreme tuttu; Kenaan’da yaşayanların hepsi korkudan eridi.
Bu ayette 2 kez
Az tirtse haarets et şabetoteha kol yeme hoşama veatem beerets oyevehem az tişbat haarets vehirtsat et şabetoteha.
אָז֩ תִּרְצֶ֨ה הָאָ֜רֶץ אֶת־שַׁבְּתֹתֶ֗יהָ כֹּ֚ל יְמֵ֣י הֳשַׁמָּ֔ה וְאַתֶּ֖ם בְּאֶ֣רֶץ אֹיְבֵיכֶ֑ם אָ֚ז תִּשְׁבַּ֣ת הָאָ֔רֶץ וְהִרְצָ֖ת אֶת־שַׁבְּתֹתֶֽיהָ׃
O zaman ülke, siz düşmanlarınızın ülkesindeyken, ıssız kaldığı bütün günler boyunca Şabatlarının karşılığını alacak. O zaman toprak dinlenecek ve Şabatlarını telafi edecek.
Af ani eleh imam bekeri veheveti otam beerets oyevehem o az yikana levavam hearel veaz yirtsu et avonam.
אַף־אֲנִ֗י אֵלֵ֤ךְ עִמָּם֙ בְּקֶ֔רִי וְהֵבֵאתִ֣י אֹתָ֔ם בְּאֶ֖רֶץ אֹיְבֵיהֶ֑ם אוֹ־אָ֣ז יִכָּנַ֗ע לְבָבָם֙ הֶֽעָרֵ֔ל וְאָ֖ז יִרְצ֥וּ אֶת־עֲוֺנָֽם׃
Ben de onlara karşı gelecek ve onları düşmanlarının ülkesine getireceğim. Belki o zaman sünnetsiz yürekleri boyun eğer ve suçlarının karşılığını kabul ederler.
Az yaşir yisrael et haşira hazot ali veer enu lah.
אָ֚ז יָשִׁ֣יר יִשְׂרָאֵ֔ל אֶת־הַשִּׁירָ֖ה הַזֹּ֑את עֲלִ֥י בְאֵ֖ר עֱנוּ־לָֽהּ׃
O zaman İsrael şu şarkıyı söyledi: “Yüksel, ey kuyu! Ona karşılık vererek şarkı söyleyin!
Az yavdil moşe şaloş arim beever hayarden mizreha şameş.
אָ֣ז יַבְדִּ֤יל מֹשֶׁה֙ שָׁלֹ֣שׁ עָרִ֔ים בְּעֵ֖בֶר הַיַּרְדֵּ֑ן מִזְרְחָ֖ה שָֽׁמֶשׁ׃
O zaman Moşe, Yarden’in ötesinde, gün doğusu tarafında üç şehir ayırdı.
Lo yove Adonay seloah lo ki az yeşan af Adonay vekinato baiş hau veravetsa bo kol haala haketuva basefer haze umaha Adonay et şemo mitahat haşamayim.
לֹא־יֹאבֶ֣ה יְהוָה֮ סְלֹ֣חַֽ לוֹ֒ כִּ֣י אָ֠ז יֶעְשַׁ֨ן אַף־יְהוָ֤ה וְקִנְאָתוֹ֙ בָּאִ֣ישׁ הַה֔וּא וְרָ֤בְצָה בּוֹ֙ כָּל־הָ֣אָלָ֔ה הַכְּתוּבָ֖ה בַּסֵּ֣פֶר הַזֶּ֑ה וּמָחָ֤ה יְהוָה֙ אֶת־שְׁמ֔וֹ מִתַּ֖חַת הַשָּׁמָֽיִם׃
Adonay onu bağışlamak istemeyecek. O zaman Adonay'ın öfkesi ve kıskançlığı o adama karşı tütecek; bu tomarda yazılı bütün lanetler üzerine çökecek. Adonay onun adını göklerin altından silecek.
Dilbilgisel çözümleme
Bu kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.
at that time; then; long ago; once; in the past
Dilbilgisel yapı: zarf
Bu yapının kullanımı: 15 kez
HDKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.