Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
he
Dilbilgisel yapı: kişi zamiri, 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 324 kez
Teknik kod
HPp3msTORA’DA KELİME
o; eril tekil üçüncü kişi zamiri
Bu İbranice biçim Tora’da 451 kez, 396 farklı ayette görülür.
Şem haehad pişon u hasovev et kol erets hahavila aşer şam hazahav.
שֵׁ֥ם הָֽאֶחָ֖ד פִּישׁ֑וֹן ה֣וּא הַסֹּבֵ֗ב אֵ֚ת כָּל־אֶ֣רֶץ הַֽחֲוִילָ֔ה אֲשֶׁר־שָׁ֖ם הַזָּהָֽב׃
Birincisinin adı Pişon’dur. Altının bulunduğu bütün Havila ülkesini dolaşır.
Veşem hanahar haşeni gihon u hasovev et kol erets kuş.
וְשֵֽׁם־הַנָּהָ֥ר הַשֵּׁנִ֖י גִּיח֑וֹן ה֣וּא הַסּוֹבֵ֔ב אֵ֖ת כָּל־אֶ֥רֶץ כּֽוּשׁ׃
İkinci ırmağın adı Gihon’dur. Bütün Kuş ülkesini dolaşır.
Bu ayette 2 kez
Veşem hanahar haşelişi hidekel u haholeh kidmat aşur vehanahar harevii u ferat.
וְשֵׁ֨ם הַנָּהָ֤ר הַשְּׁלִישִׁי֙ חִדֶּ֔קֶל ה֥וּא הַֽהֹלֵ֖ךְ קִדְמַ֣ת אַשּׁ֑וּר וְהַנָּהָ֥ר הָֽרְבִיעִ֖י ה֥וּא פְרָֽת׃
Üçüncü ırmağın adı Hidekel’dir. Aşur’un doğusundan akar. Dördüncü ırmak ise Perat’tır.
Vayitser Adonay Elohim min haadama kol hayat hasade veet kol of haşamayim vayave el haadam lirot ma yikra lo vehol aşer yikra lo haadam nefeş haya u şemo.
וַיִּצֶר֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהִ֜ים מִן־הָֽאֲדָמָ֗ה כָּל־חַיַּ֤ת הַשָּׂדֶה֙ וְאֵת֙ כָּל־ע֣וֹף הַשָּׁמַ֔יִם וַיָּבֵא֙ אֶל־הָ֣אָדָ֔ם לִרְא֖וֹת מַה־יִּקְרָא־ל֑וֹ וְכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר יִקְרָא־ל֧וֹ הָֽאָדָ֛ם נֶ֥פֶשׁ חַיָּ֖ה ה֥וּא שְׁמֽוֹ׃
Adonay Tanrı bütün kır hayvanlarını ve göğün bütün kuşlarını topraktan biçimlendirdi. Onlara ne ad vereceğini görmek için onları insana getirdi. İnsan her canlıya ne ad verdiyse, onun adı o oldu.
Vatere haişa ki tov haets lemaahal vehi taava u laenayim venehmad haets lehaskil vatikah mipiryo vatohal vatiten gam leişah imah vayohal.
וַתֵּ֣רֶא הָֽאִשָּׁ֡ה כִּ֣י טוֹב֩ הָעֵ֨ץ לְמַאֲכָ֜ל וְכִ֧י תַֽאֲוָה־ה֣וּא לָעֵינַ֗יִם וְנֶחְמָ֤ד הָעֵץ֙ לְהַשְׂכִּ֔יל וַתִּקַּ֥ח מִפִּרְי֖וֹ וַתֹּאכַ֑ל וַתִּתֵּ֧ן גַּם־לְאִישָׁ֛הּ עִמָּ֖הּ וַיֹּאכַֽל׃
Kadın ağacın meyvesinin yemeye uygun, gözlere çekici ve anlayış kazandırmak için arzu edilir olduğunu gördü. Meyvesinden aldı ve yedi. Yanındaki kocasına da verdi; o da yedi.
Vayomer haadam haişa aşer natata imadi hi natena li min haets vaohel.
וַיֹּ֖אמֶר הָֽאָדָ֑ם הָֽאִשָּׁה֙ אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣תָּה עִמָּדִ֔י הִ֛וא נָֽתְנָה־לִּ֥י מִן־הָעֵ֖ץ וָאֹכֵֽל׃
İnsan, “Yanıma verdiğin kadın, o bana ağaçtan verdi; ben de yedim” dedi.
Veeva aşit beneha uven haişa uven zaraha uven zarah u yeşufeha roş veata teşufenu akev.
וְאֵיבָ֣ה ׀ אָשִׁ֗ית בֵּֽינְךָ֙ וּבֵ֣ין הָֽאִשָּׁ֔ה וּבֵ֥ין זַרְעֲךָ֖ וּבֵ֣ין זַרְעָ֑הּ ה֚וּא יְשׁוּפְךָ֣ רֹ֔אשׁ וְאַתָּ֖ה תְּשׁוּפֶ֥נּוּ עָקֵֽב׃ (ס)
Seninle kadın arasına, senin soyunla onun soyu arasına düşmanlık koyacağım. Onun soyu senin başını ezecek, sen de onun topuğunu yaralayacaksın” dedi.
Vayikra haadam şem işto hava ki hi hayeta em kol hay.
וַיִּקְרָ֧א הָֽאָדָ֛ם שֵׁ֥ם אִשְׁתּ֖וֹ חַוָּ֑ה כִּ֛י הִ֥וא הָֽיְתָ֖ה אֵ֥ם כָּל־חָֽי׃
İnsan karısına Hava adını verdi; çünkü o, bütün yaşayanların annesiydi.
Vehevel hevi gam u mibehorot tsono umehelvehen vayişa Adonay el hevel veel minhato.
וְהֶ֨בֶל הֵבִ֥יא גַם־ה֛וּא מִבְּכֹר֥וֹת צֹאנ֖וֹ וּמֵֽחֶלְבֵהֶ֑ן וַיִּ֣שַׁע יְהוָ֔ה אֶל־הֶ֖בֶל וְאֶל־מִנְחָתֽוֹ׃
Hevel de sürüsünün ilk doğanlarından ve onların yağlarından getirdi. Adonay, Hevel’e ve sunusuna ilgi gösterdi.
Vateled ada et yaval u haya avi yoşev ohel umikne.
וַתֵּ֥לֶד עָדָ֖ה אֶת־יָבָ֑ל ה֣וּא הָיָ֔ה אֲבִ֕י יֹשֵׁ֥ב אֹ֖הֶל וּמִקְנֶֽה׃
Ada, Yaval’ı doğurdu. O, çadırlarda yaşayan ve sürü yetiştirenlerin atasıydı.
Veşem ahiv yuval u haya avi kol tofes kinor veugav.
וְשֵׁ֥ם אָחִ֖יו יוּבָ֑ל ה֣וּא הָיָ֔ה אֲבִ֕י כָּל־תֹּפֵ֥שׂ כִּנּ֖וֹר וְעוּגָֽב׃
Kardeşinin adı Yuval’dı. O, lir ve kaval çalan herkesin atasıydı.
Vetsila gam hi yaleda et tuval kayin loteş kol horeş nehoşet uvarzel vaahot tuval kayin naama.
וְצִלָּ֣ה גַם־הִ֗וא יָֽלְדָה֙ אֶת־תּ֣וּבַל קַ֔יִן לֹטֵ֕שׁ כָּל־חֹרֵ֥שׁ נְחֹ֖שֶׁת וּבַרְזֶ֑ל וַֽאֲח֥וֹת תּֽוּבַל־קַ֖יִן נַֽעֲמָֽה׃
Tsila da Tuval-Kayin’i doğurdu. O, tunçtan ve demirden her türlü aleti döven bir ustaydı. Tuval-Kayin’in kız kardeşi Naama’ydı.
Uleşet gam u yulad ben vayikra et şemo enoş az huhal likro beşem Adonay.
וּלְשֵׁ֤ת גַּם־הוּא֙ יֻלַּד־בֵּ֔ן וַיִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ אֱנ֑וֹשׁ אָ֣ז הוּחַ֔ל לִקְרֹ֖א בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה׃ (פ)
Şet’in de bir oğlu oldu; ona Enoş adını verdi. O zaman Adonay’ın adıyla yakarmaya başlandı.
Vayomer Adonay lo yadon ruhi vaadam leolam beşagam u vasar vehayu yamav mea veesrim şana.
וַיֹּ֣אמֶר יְהוָ֗ה לֹֽא־יָד֨וֹן רוּחִ֤י בָֽאָדָם֙ לְעֹלָ֔ם בְּשַׁגַּ֖ם ה֣וּא בָשָׂ֑ר וְהָי֣וּ יָמָ֔יו מֵאָ֥ה וְעֶשְׂרִ֖ים שָׁנָֽה׃
Adonay, “Ruhum insan yüzünden sonsuza dek çekişmeyecek; çünkü o da ettendir. Onun günleri yüz yirmi yıl olacak” dedi.
Mikol habehema hatehora tikah leha şiva şiva iş veişto umin habehema aşer lo tehora hi şenayim iş veişto.
מִכֹּ֣ל ׀ הַבְּהֵמָ֣ה הַטְּהוֹרָ֗ה תִּֽקַּח־לְךָ֛ שִׁבְעָ֥ה שִׁבְעָ֖ה אִ֣ישׁ וְאִשְׁתּ֑וֹ וּמִן־הַבְּהֵמָ֡ה אֲ֠שֶׁר לֹ֣א טְהֹרָ֥ה הִ֛וא שְׁנַ֖יִם אִ֥ישׁ וְאִשְׁתּֽוֹ׃
Temiz hayvanların her birinden, erkek ve dişi olarak yedişer çift al. Temiz olmayan hayvanlardan ise erkek ve dişi olarak birer çift al.
Kol remes aşer u hay lahem yihye leohla keyerek esev natati lahem et kol.
כָּל־רֶ֙מֶשׂ֙ אֲשֶׁ֣ר הוּא־חַ֔י לָכֶ֥ם יִהְיֶ֖ה לְאָכְלָ֑ה כְּיֶ֣רֶק עֵ֔שֶׂב נָתַ֥תִּי לָכֶ֖ם אֶת־כֹּֽל׃
Hareket eden her canlı size yiyecek olacak. Yeşil bitkileri verdiğim gibi bunların hepsini de size verdim.
Vayiheyu vene noah hayotseim min hateva şem veham vayafet veham u avi henaan.
וַיִּֽהְי֣וּ בְנֵי־נֹ֗חַ הַיֹּֽצְאִים֙ מִן־הַתֵּבָ֔ה שֵׁ֖ם וְחָ֣ם וָיָ֑פֶת וְחָ֕ם ה֖וּא אֲבִ֥י כְנָֽעַן׃
Noah’ın gemiden çıkan oğulları Şem, Ham ve Yefet’ti. Ham, Kenaan’ın babasıydı.
Vehuş yalad et nimrod u hehel liheyot gibor baarets.
וְכ֖וּשׁ יָלַ֣ד אֶת־נִמְרֹ֑ד ה֣וּא הֵחֵ֔ל לִֽהְי֥וֹת גִּבֹּ֖ר בָּאָֽרֶץ׃
Kuş, Nimrod’un babası oldu. O, yeryüzünde güçlü bir kişi olmaya başladı.
U haya gibor tsayid lifne Adonay al ken yeamar kenimrod gibor tsayid lifne Adonay.
הֽוּא־הָיָ֥ה גִבֹּֽר־צַ֖יִד לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה עַל־כֵּן֙ יֵֽאָמַ֔ר כְּנִמְרֹ֛ד גִּבּ֥וֹר צַ֖יִד לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃
Adonay’ın önünde güçlü bir avcıydı. Bu yüzden, “Adonay’ın önünde güçlü avcı Nimrod gibi” denir.
Veet resen ben nineve uven kalah hi hair hagedola.
וְֽאֶת־רֶ֔סֶן בֵּ֥ין נִֽינְוֵ֖ה וּבֵ֣ין כָּ֑לַח הִ֖וא הָעִ֥יר הַגְּדֹלָֽה׃
Nineve ile Kelah arasındaki Resen’i de kurdu. Bu, büyük kenttir.
Uleşem yulad gam u avi kol bene ever ahi yefet hagadol.
וּלְשֵׁ֥ם יֻלַּ֖ד גַּם־ה֑וּא אֲבִי֙ כָּל־בְּנֵי־עֵ֔בֶר אֲחִ֖י יֶ֥פֶת הַגָּדֽוֹל׃
Ever’in bütün oğullarının atası, büyük Yefet’in kardeşi Şem’in de çocukları oldu.
Vayehi kevo avram mitsrayema vayiru hamitsrim et haişa ki yafa hi meod.
וַיְהִ֕י כְּב֥וֹא אַבְרָ֖ם מִצְרָ֑יְמָה וַיִּרְא֤וּ הַמִּצְרִים֙ אֶת־הָ֣אִשָּׁ֔ה כִּֽי־יָפָ֥ה הִ֖וא מְאֹֽד׃
Avram Mısır’a girdiğinde Mısırlılar kadının çok güzel olduğunu gördüler.
Vayikra faro leavram vayomer ma zot asita li lama lo higadta li ki işteha hi.
וַיִּקְרָ֤א פַרְעֹה֙ לְאַבְרָ֔ם וַיֹּ֕אמֶר מַה־זֹּ֖את עָשִׂ֣יתָ לִּ֑י לָ֚מָּה לֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֔י כִּ֥י אִשְׁתְּךָ֖ הִֽוא׃
Firavun Avram’ı çağırıp, “Bana bu yaptığın nedir?” dedi. “Onun karın olduğunu bana neden söylemedin?
Lama amarta ahoti hi vaekah otah li leişa veata hine işteha kah valeh.
לָמָ֤ה אָמַ֙רְתָּ֙ אֲחֹ֣תִי הִ֔וא וָאֶקַּ֥ח אֹתָ֛הּ לִ֖י לְאִשָּׁ֑ה וְעַתָּ֕ה הִנֵּ֥ה אִשְׁתְּךָ֖ קַ֥ח וָלֵֽךְ׃
Neden ‘O benim kız kardeşim’ dedin de onu kendime eş olarak aldım? İşte karın! Onu al ve git!”
Vayaal avram mimitsrayim u veişto vehol aşer lo velot imo hanegba.
וַיַּעַל֩ אַבְרָ֨ם מִמִּצְרַ֜יִם ה֠וּא וְאִשְׁתּ֧וֹ וְכָל־אֲשֶׁר־ל֛וֹ וְל֥וֹט עִמּ֖וֹ הַנֶּֽגְבָּה׃
Avram, karısı, sahip olduğu her şey ve yanındaki Lot ile Mısır’dan Negev’e çıktı.
Kol ele haveru el emek hasidim u yam hamelah.
כָּל־אֵ֙לֶּה֙ חָֽבְר֔וּ אֶל־עֵ֖מֶק הַשִּׂדִּ֑ים ה֖וּא יָ֥ם הַמֶּֽלַח׃
Bunların hepsi Siddim Vadisi’nde, yani Tuz Denizi’nde birleşmişlerdi.
Vayaşuvu vayavou el en mişpat hi kadeş vayaku et kol sede haamaleki vegam et haemori hayoşev behatsetson tamar.
וַ֠יָּשֻׁבוּ וַיָּבֹ֜אוּ אֶל־עֵ֤ין מִשְׁפָּט֙ הִ֣וא קָדֵ֔שׁ וַיַּכּ֕וּ אֶֽת־כָּל־שְׂדֵ֖ה הָעֲמָלֵקִ֑י וְגַם֙ אֶת־הָ֣אֱמֹרִ֔י הַיֹּשֵׁ֖ב בְּחַֽצְצֹ֥ן תָּמָֽר׃
Sonra dönüp En-Mişpat’a, yani Kadeş’e geldiler. Amaleklilerin bütün topraklarını ve Hatsatson-Tamar’da yaşayan Emorileri de bozguna uğrattılar.
Vayetse meleh sedom umeleh amora umeleh adma umeleh tsevoyim umeleh bela hi tsoar vayaarhu itam milhama beemek hasidim.
וַיֵּצֵ֨א מֶֽלֶךְ־סְדֹ֜ם וּמֶ֣לֶךְ עֲמֹרָ֗ה וּמֶ֤לֶךְ אַדְמָה֙ וּמֶ֣לֶךְ צביים [צְבוֹיִ֔ם] וּמֶ֥לֶךְ בֶּ֖לַע הִוא־צֹ֑עַר וַיַּֽעַרְכ֤וּ אִתָּם֙ מִלְחָמָ֔ה בְּעֵ֖מֶק הַשִּׂדִּֽים׃
Sedom kralı, Amora kralı, Adma kralı, Tsevoyim kralı ve Bela, yani Tsoar kralı çıktılar ve Siddim Vadisi’nde onlara karşı savaş düzenine girdiler:
Vayehalek alehem layla u vaavadav vayakem vayirdefem ad hova aşer misemol ledamasek.
וַיֵּחָלֵ֨ק עֲלֵיהֶ֧ם ׀ לַ֛יְלָה ה֥וּא וַעֲבָדָ֖יו וַיַּכֵּ֑ם וַֽיִּרְדְּפֵם֙ עַד־חוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר מִשְּׂמֹ֖אל לְדַמָּֽשֶׂק׃
Gece kendisi ve hizmetkârları gruplara ayrılıp onlara saldırdılar. Onları bozguna uğratıp Damesek’in kuzeyindeki Hova’ya kadar kovaladılar.
Vayetse meleh sedom likrato ahare şuvo mehakot et kedarlaomer veet hamelahim aşer ito el emek şave u emek hameleh.
וַיֵּצֵ֣א מֶֽלֶךְ־סְדֹם֮ לִקְרָאתוֹ֒ אַחֲרֵ֣י שׁוּב֗וֹ מֵֽהַכּוֹת֙ אֶת־כְּדָרלָעֹ֔מֶר וְאֶת־הַמְּלָכִ֖ים אֲשֶׁ֣ר אִתּ֑וֹ אֶל־עֵ֣מֶק שָׁוֵ֔ה ה֖וּא עֵ֥מֶק הַמֶּֽלֶךְ׃
Kedorlaomer’i ve yanındaki kralları bozguna uğratıp döndükten sonra Sedom kralı onu karşılamak üzere Şave Vadisi’ne, yani Kral Vadisi’ne çıktı.
Vayomer avram Adonay Elohim ma titen li veanohi holeh ariri uven meşek beti u damesek eliezer.
וַיֹּ֣אמֶר אַבְרָ֗ם אֲדֹנָ֤י יֱהוִה֙ מַה־תִּתֶּן־לִ֔י וְאָנֹכִ֖י הוֹלֵ֣ךְ עֲרִירִ֑י וּבֶן־מֶ֣שֶׁק בֵּיתִ֔י ה֖וּא דַּמֶּ֥שֶׂק אֱלִיעֶֽזֶר׃
Avram, “Efendim Adonay, bana ne vereceksin?” dedi. “Ben çocuksuz gidiyorum; evimin varisi de Damesekli Eliezer.”
Vehine devar Adonay elav lemor lo yiraşeha ze ki im aşer yetse mimeeha u yiraşeha.
וְהִנֵּ֨ה דְבַר־יְהוָ֤ה אֵלָיו֙ לֵאמֹ֔ר לֹ֥א יִֽירָשְׁךָ֖ זֶ֑ה כִּי־אִם֙ אֲשֶׁ֣ר יֵצֵ֣א מִמֵּעֶ֔יךָ ה֖וּא יִֽירָשֶֽׁךָ׃
Adonay’ın sözü ona şöyle geldi: “Bu adam sana mirasçı olmayacak. Senin kendi bedeninden çıkacak olan sana mirasçı olacak.”
Uven şemonat yamim yimol lahem kol zahar ledorotehem yelid bayit umiknat kesef mikol ben nehar aşer lo mizaraha u.
וּבֶן־שְׁמֹנַ֣ת יָמִ֗ים יִמּ֥וֹל לָכֶ֛ם כָּל־זָכָ֖ר לְדֹרֹתֵיכֶ֑ם יְלִ֣יד בָּ֔יִת וּמִקְנַת־כֶּ֙סֶף֙ מִכֹּ֣ל בֶּן־נֵכָ֔ר אֲשֶׁ֛ר לֹ֥א מִֽזַּרְעֲךָ֖ הֽוּא׃
Kuşaklarınız boyunca aranızdaki her erkek sekiz günlükken sünnet edilecek. Evde doğan da, senin soyundan olmayan herhangi bir yabancıdan parayla satın alınan da buna dahildir.
Hine na hair hazot kerova lanus şama vehi mitsar imaleta na şama halo mitsar hi utehi nafşi.
הִנֵּה־נָ֠א הָעִ֨יר הַזֹּ֧את קְרֹבָ֛ה לָנ֥וּס שָׁ֖מָּה וְהִ֣יא מִצְעָ֑ר אִמָּלְטָ֨ה נָּ֜א שָׁ֗מָּה הֲלֹ֥א מִצְעָ֛ר הִ֖וא וּתְחִ֥י נַפְשִֽׁי׃
İşte, şu kent kaçabileceğim kadar yakın; küçücük bir yer. Lütfen oraya kaçayım. Küçücük değil mi? Böylece canım kurtulur.”
Vayaal lot mitsoar vayeşev bahar uşete venotav imo ki yare laşevet betsoar vayeşev bameara u uşete venotav.
וַיַּעַל֩ ל֨וֹט מִצּ֜וֹעַר וַיֵּ֣שֶׁב בָּהָ֗ר וּשְׁתֵּ֤י בְנֹתָיו֙ עִמּ֔וֹ כִּ֥י יָרֵ֖א לָשֶׁ֣בֶת בְּצ֑וֹעַר וַיֵּ֙שֶׁב֙ בַּמְּעָרָ֔ה ה֖וּא וּשְׁתֵּ֥י בְנֹתָֽיו׃
Lot Tsoar’da kalmaktan korktuğu için oradan dağa çıktı ve iki kızıyla birlikte oraya yerleşti. Kendisi ve iki kızı bir mağarada yaşadılar.
Vataşkena et avihen yayin balayla u vatavo habehira vatişkav et aviha velo yada beşihvah uvekumah.
וַתַּשְׁקֶ֧יןָ אֶת־אֲבִיהֶ֛ן יַ֖יִן בַּלַּ֣יְלָה ה֑וּא וַתָּבֹ֤א הַבְּכִירָה֙ וַתִּשְׁכַּ֣ב אֶת־אָבִ֔יהָ וְלֹֽא־יָדַ֥ע בְּשִׁכְבָ֖הּ וּבְקׄוּמָֽהּ׃
O gece babalarına şarap içirdiler. Büyük kız gidip babasıyla yattı. Babası onun ne yattığını ne de kalktığını fark etti.
Vateled habehira ben vatikra şemo moav u avi moav ad hayom.
וַתֵּ֤לֶד הַבְּכִירָה֙ בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ מוֹאָ֑ב ה֥וּא אֲבִֽי־מוֹאָ֖ב עַד־הַיּֽוֹם׃
Büyük kız bir oğul doğurup ona Moav adını verdi. Bugüne kadar var olan Moavlıların atası odur.
Bu ayette 2 kez
Vehatseira gam hi yaleda ben vatikra şemo ben ami u avi vene amon ad hayom.
וְהַצְּעִירָ֤ה גַם־הִוא֙ יָ֣לְדָה בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ בֶּן־עַמִּ֑י ה֛וּא אֲבִ֥י בְנֵֽי־עַמּ֖וֹן עַד־הַיּֽוֹם׃ (ס)
Küçük kız da bir oğul doğurup ona Ben-Ammi adını verdi. Bugüne kadar var olan Ammon oğullarının atası odur.
Vayomer avraham el sara işto ahoti hi vayişlah avimeleh meleh gerar vayikah et sara.
וַיֹּ֧אמֶר אַבְרָהָ֛ם אֶל־שָׂרָ֥ה אִשְׁתּ֖וֹ אֲחֹ֣תִי הִ֑וא וַיִּשְׁלַ֗ח אֲבִימֶ֙לֶךְ֙ מֶ֣לֶךְ גְּרָ֔ר וַיִּקַּ֖ח אֶת־שָׂרָֽה׃
Avraam, karısı Sara hakkında, “O benim kız kardeşim” dedi. Gerar kralı Avimeleh adam gönderip Sara’yı aldırdı.
Bu ayette 4 kez
Halo u amar li ahoti hi vehi gam hi amera ahi u betom levavi uvenikyon kapay asiti zot.
הֲלֹ֨א ה֤וּא אָֽמַר־לִי֙ אֲחֹ֣תִי הִ֔וא וְהִֽיא־גַם־הִ֥וא אָֽמְרָ֖ה אָחִ֣י ה֑וּא בְּתָם־לְבָבִ֛י וּבְנִקְיֹ֥ן כַּפַּ֖י עָשִׂ֥יתִי זֹֽאת׃
“O bana ‘Bu benim kız kardeşim’ demedi mi? Kendisi de ‘O benim erkek kardeşim’ dedi. Bunu temiz bir yürekle ve suçsuz ellerle yaptım.”
Veata haşev eşet haiş ki navi u veyitpalel baadha veheye veim eneha meşiv da ki mot tamut ata vehol aşer lah.
וְעַתָּ֗ה הָשֵׁ֤ב אֵֽשֶׁת־הָאִישׁ֙ כִּֽי־נָבִ֣יא ה֔וּא וְיִתְפַּלֵּ֥ל בַּֽעַדְךָ֖ וֶֽחְיֵ֑ה וְאִם־אֵֽינְךָ֣ מֵשִׁ֗יב דַּ֚ע כִּי־מ֣וֹת תָּמ֔וּת אַתָּ֖ה וְכָל־אֲשֶׁר־לָֽךְ׃
Şimdi adamın karısını geri ver. Çünkü o bir peygamberdir; senin için dua eder ve yaşarsın. Geri vermezsen kesinlikle öleceğini bil; sen ve sana ait olan herkes.”
Vegam amena ahoti vat avi hi ah lo vat imi vatehi li leişa.
וְגַם־אָמְנָ֗ה אֲחֹתִ֤י בַת־אָבִי֙ הִ֔וא אַ֖ךְ לֹ֣א בַת־אִמִּ֑י וַתְּהִי־לִ֖י לְאִשָּֽׁה׃
“Üstelik o gerçekten benim kız kardeşimdir; babamın kızıdır, ama annemin kızı değildir. Sonra benim karım oldu.
Vayehi kaaşer hitu oti Elohim mibet avi vaomar lah ze hasdeh aşer taasi imadi el kol hamakom aşer navo şama imri li ahi u.
וַיְהִ֞י כַּאֲשֶׁ֧ר הִתְע֣וּ אֹתִ֗י אֱלֹהִים֮ מִבֵּ֣ית אָבִי֒ וָאֹמַ֣ר לָ֔הּ זֶ֣ה חַסְדֵּ֔ךְ אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשִׂ֖י עִמָּדִ֑י אֶ֤ל כָּל־הַמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר נָב֣וֹא שָׁ֔מָּה אִמְרִי־לִ֖י אָחִ֥י הֽוּא׃
Tanrı beni babamın evinden uzaklarda dolaştırmaya başladığında ona, ‘Bana yapacağın iyilik şu olsun: Gittiğimiz her yerde benim için “O benim erkek kardeşim” de’ dedim.”
Ulesara amar hine natati elef kesef leahih hine u lah kesut enayim lehol aşer itah veet kol venohahat.
וּלְשָׂרָ֣ה אָמַ֗ר הִנֵּ֨ה נָתַ֜תִּי אֶ֤לֶף כֶּ֙סֶף֙ לְאָחִ֔יךְ הִנֵּ֤ה הוּא־לָךְ֙ כְּס֣וּת עֵינַ֔יִם לְכֹ֖ל אֲשֶׁ֣ר אִתָּ֑ךְ וְאֵ֥ת כֹּ֖ל וְנֹכָֽחַת׃
Sara’ya da, “İşte, erkek kardeşine bin gümüş verdim” dedi. “Bu, yanındaki herkesin gözünde senin için bir örtü olsun; herkesin önünde aklanmış ol.”
Vegam et ben haama legoy asimenu ki zaraha u.
וְגַ֥ם אֶת־בֶּן־הָאָמָ֖ה לְג֣וֹי אֲשִׂימֶ֑נּוּ כִּ֥י זַרְעֲךָ֖ הֽוּא׃
Cariyenin oğlunu da bir halk yapacağım; çünkü o da senin soyundur.”
Vayişma Elohim et kol hanaar vayikra malah Elohim el hagar min haşamayim vayomer lah ma lah hagar al tirei ki şama Elohim el kol hanaar baaşer u şam.
וַיִּשְׁמַ֣ע אֱלֹהִים֮ אֶת־ק֣וֹל הַנַּעַר֒ וַיִּקְרָא֩ מַלְאַ֨ךְ אֱלֹהִ֤ים ׀ אֶל־הָגָר֙ מִן־הַשָּׁמַ֔יִם וַיֹּ֥אמֶר לָ֖הּ מַה־לָּ֣ךְ הָגָ֑ר אַל־תִּ֣ירְאִ֔י כִּֽי־שָׁמַ֧ע אֱלֹהִ֛ים אֶל־ק֥וֹל הַנַּ֖עַר בַּאֲשֶׁ֥ר הוּא־שָֽׁם׃
Tanrı çocuğun sesini duydu. Tanrı’nın meleği gökten Hagar’a seslenip, “Hagar, neyin var?” dedi. “Korkma; çünkü Tanrı çocuğun sesini bulunduğu yerde duydu.
Vayehi ahare hadevarim haele vayugad leavraham lemor hine yaleda milka gam hi banim lenahor ahiha.
וַיְהִ֗י אַחֲרֵי֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וַיֻּגַּ֥ד לְאַבְרָהָ֖ם לֵאמֹ֑ר הִ֠נֵּה יָלְדָ֨ה מִלְכָּ֥ה גַם־הִ֛וא בָּנִ֖ים לְנָח֥וֹר אָחִֽיךָ׃
Bu olaylardan sonra Avraam’a şöyle haber verildi: “İşte, Milka da kardeşin Nahor’a oğullar doğurdu:
Ufilagşo uşemah reuma vateled gam hi et tevah veet gaham veet tahaş veet maaha.
וּפִֽילַגְשׁ֖וֹ וּשְׁמָ֣הּ רְאוּמָ֑ה וַתֵּ֤לֶד גַּם־הִוא֙ אֶת־טֶ֣בַח וְאֶת־גַּ֔חַם וְאֶת־תַּ֖חַשׁ וְאֶֽת־מַעֲכָֽה׃ (ס)
Nahor’un Reuma adındaki cariyesi de Tevah, Gaham, Tahaş ve Maaha’yı doğurdu.
Vatamot sara bekiryat arba hi hevron beerets kenaan vayavo avraham lispod lesara velivkotah.
וַתָּ֣מָת שָׂרָ֗ה בְּקִרְיַ֥ת אַרְבַּ֛ע הִ֥וא חֶבְר֖וֹן בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַיָּבֹא֙ אַבְרָהָ֔ם לִסְפֹּ֥ד לְשָׂרָ֖ה וְלִבְכֹּתָֽהּ׃
Sara, Kenaan ülkesindeki Kiryat-Arba’da, yani Hevron’da öldü. Avraam Sara için yas tutmaya ve ağlamaya geldi.
Adoni şemaeni erets arba meot şekel kesef beni uveneha ma hi veet meteha kevor.
אֲדֹנִ֣י שְׁמָעֵ֔נִי אֶרֶץ֩ אַרְבַּ֨ע מֵאֹ֧ת שֶֽׁקֶל־כֶּ֛סֶף בֵּינִ֥י וּבֵֽינְךָ֖ מַה־הִ֑וא וְאֶת־מֵתְךָ֖ קְבֹֽר׃
“Efendim, beni dinle. Dört yüz şekel gümüş değerinde bir toprak; seninle benim aramda bunun sözü mü olur? Ölünü göm.”
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Bu kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.
he
Dilbilgisel yapı: kişi zamiri, 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 324 kez
HPp3mshe
Dilbilgisel yapı: kişi zamiri, 3. kişi, dişil, tekil
Bu yapının kullanımı: 127 kez
HPp3fsKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.