Dilbilgisel yapı: edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 133 kez
Teknik kod
HR/Sp3msTORA’DA KELİME
Bu İbranice biçim Tora’da 133 kez, 131 farklı ayette görülür.
Vayomer Elohim tadeşe haarets deşe esev mazria zera ets peri ose peri lemino aşer zaro vo al haarets vayehi hen.
וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים תַּֽדְשֵׁ֤א הָאָ֙רֶץ֙ דֶּ֔שֶׁא עֵ֚שֶׂב מַזְרִ֣יעַ זֶ֔רַע עֵ֣ץ פְּרִ֞י עֹ֤שֶׂה פְּרִי֙ לְמִינ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר זַרְעוֹ־ב֖וֹ עַל־הָאָ֑רֶץ וַֽיְהִי־כֵֽן׃
Tanrı, “Yeryüzü yeşillik, tohum veren bitkiler ve türlerine göre meyve veren, tohumu kendi meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirsin” dedi. Böyle oldu.
Vatotse haarets deşe esev mazria zera lemineu veets ose peri aşer zaro vo lemineu vayar Elohim ki tov.
וַתּוֹצֵ֨א הָאָ֜רֶץ דֶּ֠שֶׁא עֵ֣שֶׂב מַזְרִ֤יעַ זֶ֙רַע֙ לְמִינֵ֔הוּ וְעֵ֧ץ עֹֽשֶׂה־פְּרִ֛י אֲשֶׁ֥ר זַרְעוֹ־ב֖וֹ לְמִינֵ֑הוּ וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֽוֹב׃
Yeryüzü yeşillik, türüne göre tohum veren bitkiler ve türüne göre, tohumu meyvesinde bulunan meyveler veren ağaçlar yetiştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
Vayomer Elohim hine natati lahem et kol esev zorea zera aşer al pene hol haarets veet kol haets aşer bo feri ets zorea zara lahem yiheye leohla.
וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים הִנֵּה֩ נָתַ֨תִּי לָכֶ֜ם אֶת־כָּל־עֵ֣שֶׂב ׀ זֹרֵ֣עַ זֶ֗רַע אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֔רֶץ וְאֶת־כָּל־הָעֵ֛ץ אֲשֶׁר־בּ֥וֹ פְרִי־עֵ֖ץ זֹרֵ֣עַ זָ֑רַע לָכֶ֥ם יִֽהְיֶ֖ה לְאָכְלָֽה׃
Tanrı, “İşte, bütün yeryüzündeki tohum veren her bitkiyi ve tohumu meyvesinde bulunan her ağacı size verdim. Bunlar sizin yiyeceğiniz olacak.
Ulehol hayat haarets ulehol of haşamayim ulehol romes al haarets aşer bo nefeş haya et kol yerek esev leohla vayehi hen.
וּֽלְכָל־חַיַּ֣ת הָ֠אָרֶץ וּלְכָל־ע֨וֹף הַשָּׁמַ֜יִם וּלְכֹ֣ל ׀ רוֹמֵ֣שׂ עַל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁר־בּוֹ֙ נֶ֣פֶשׁ חַיָּ֔ה אֶת־כָּל־יֶ֥רֶק עֵ֖שֶׂב לְאָכְלָ֑ה וַֽיְהִי־כֵֽן׃
Yeryüzündeki bütün hayvanlara, gökteki bütün kuşlara ve yeryüzünde hareket eden, içinde yaşam bulunan her canlıya da yiyecek olarak bütün yeşil bitkileri verdim” dedi. Böyle oldu.
Vayevareh Elohim et yom haşevii vayekadeş oto ki vo şavat mikol melahto aşer bara Elohim laasot.
וַיְבָ֤רֶךְ אֱלֹהִים֙ אֶת־י֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י וַיְקַדֵּ֖שׁ אֹת֑וֹ כִּ֣י ב֤וֹ שָׁבַת֙ מִכָּל־מְלַאכְתּ֔וֹ אֲשֶׁר־בָּרָ֥א אֱלֹהִ֖ים לַעֲשֽׂוֹת׃ (פ)
Tanrı yedinci günü kutsadı ve onu kutsal kıldı; çünkü yaratıp yaptığı bütün işlere o gün son vermişti.
Umiperi haets aşer betoh hagan amar Elohim lo tohelu mimenu velo tigeu bo pen temutun.
וּמִפְּרִ֣י הָעֵץ֮ אֲשֶׁ֣ר בְּתוֹךְ־הַגָּן֒ אָמַ֣ר אֱלֹהִ֗ים לֹ֤א תֹֽאכְלוּ֙ מִמֶּ֔נּוּ וְלֹ֥א תִגְּע֖וּ בּ֑וֹ פֶּן־תְּמֻתֽוּן׃
“Ama bahçenin ortasındaki ağacın meyvesi için Tanrı, ‘Ondan yemeyin, ona dokunmayın; yoksa ölürsünüz’ dedi.”
Halo im tetiv seet veim lo tetiv lapetah hatat rovets veeleha teşukato veata timşal bo.
הֲל֤וֹא אִם־תֵּיטִיב֙ שְׂאֵ֔ת וְאִם֙ לֹ֣א תֵיטִ֔יב לַפֶּ֖תַח חַטָּ֣את רֹבֵ֑ץ וְאֵלֶ֙יךָ֙ תְּשׁ֣וּקָת֔וֹ וְאַתָּ֖ה תִּמְשָׁל־בּֽוֹ׃
“İyi davranırsan kabul görmez misin? Ama iyi davranmazsan günah kapıda pusuya yatmıştır. Arzusu sana yöneliktir; sen ise ona hükmetmelisin.”
Vaani hinni mevi et hamabul mayim al haarets leşahet kol basar aşer bo ruah hayim mitahat haşamayim kol aşer baarets yigva.
וַאֲנִ֗י הִנְנִי֩ מֵבִ֨יא אֶת־הַמַּבּ֥וּל מַ֙יִם֙ עַל־הָאָ֔רֶץ לְשַׁחֵ֣ת כָּל־בָּשָׂ֗ר אֲשֶׁר־בּוֹ֙ ר֣וּחַ חַיִּ֔ים מִתַּ֖חַת הַשָּׁמָ֑יִם כֹּ֥ל אֲשֶׁר־בָּאָ֖רֶץ יִגְוָֽע׃
Ben, göğün altında içinde yaşam soluğu bulunan bütün canlıları yok etmek için yeryüzüne sularla tufan getireceğim. Yeryüzündeki her şey can verecek.
Vayavou el noah el hateva şenayim şenayim mikol habasar aşer bo ruah hayim.
וַיָּבֹ֥אוּ אֶל־נֹ֖חַ אֶל־הַתֵּבָ֑ה שְׁנַ֤יִם שְׁנַ֙יִם֙ מִכָּל־הַבָּשָׂ֔ר אֲשֶׁר־בּ֖וֹ ר֥וּחַ חַיִּֽים׃
İçinde yaşam soluğu bulunan bütün canlılardan ikişer ikişer gemiye, Noah’ın yanına geldiler.
Veu yihye pere adam yado vakol veyad kol bo veal pene hol ehav yişkon.
וְה֤וּא יִהְיֶה֙ פֶּ֣רֶא אָדָ֔ם יָד֣וֹ בַכֹּ֔ל וְיַ֥ד כֹּ֖ל בּ֑וֹ וְעַל־פְּנֵ֥י כָל־אֶחָ֖יו יִשְׁכֹּֽן׃
O, yaban eşeği gibi bir insan olacak. Eli herkese karşı, herkesin eli ona karşı olacak. Bütün kardeşlerinin karşısında yaşayacak.”
Veavraham hayo yiheye legoy gadol veatsum venivrehu vo kol goye haarets.
וְאַ֨בְרָהָ֔ם הָי֧וֹ יִֽהְיֶ֛ה לְג֥וֹי גָּד֖וֹל וְעָצ֑וּם וְנִ֨בְרְכוּ ב֔וֹ כֹּ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ׃
Avraam mutlaka büyük ve güçlü bir halk olacak; yeryüzünün bütün halkları onun aracılığıyla kutsanacak.
Kumi sei et hanaar vehahaziki et yadeh bo ki legoy gadol asimenu.
ק֚וּמִי שְׂאִ֣י אֶת־הַנַּ֔עַר וְהַחֲזִ֥יקִי אֶת־יָדֵ֖ךְ בּ֑וֹ כִּֽי־לְג֥וֹי גָּד֖וֹל אֲשִׂימֶֽנּוּ׃
Kalk, çocuğu kaldır ve elinden tut. Çünkü onu büyük bir halk yapacağım.”
Lo adoni şemaeni hasade natati lah vehameara aşer bo leha netatiha leene vene ami netatiha lah kevor meteha.
לֹֽא־אֲדֹנִ֣י שְׁמָעֵ֔נִי הַשָּׂדֶה֙ נָתַ֣תִּי לָ֔ךְ וְהַמְּעָרָ֥ה אֲשֶׁר־בּ֖וֹ לְךָ֣ נְתַתִּ֑יהָ לְעֵינֵ֧י בְנֵי־עַמִּ֛י נְתַתִּ֥יהָ לָּ֖ךְ קְבֹ֥ר מֵתֶֽךָ׃
“Hayır efendim, beni dinle. Tarlayı sana veriyorum; içindeki mağarayı da sana veriyorum. Halkımın oğullarının gözü önünde sana veriyorum. Ölünü göm.”
Vayakom sede efron aşer bamahpela aşer lifne mamre hasade vehameara aşer bo vehol haets aşer basade aşer behol gevulo saviv.
וַיָּ֣קָם ׀ שְׂדֵ֣ה עֶפְר֗וֹן אֲשֶׁר֙ בַּמַּכְפֵּלָ֔ה אֲשֶׁ֖ר לִפְנֵ֣י מַמְרֵ֑א הַשָּׂדֶה֙ וְהַמְּעָרָ֣ה אֲשֶׁר־בּ֔וֹ וְכָל־הָעֵץ֙ אֲשֶׁ֣ר בַּשָּׂדֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר בְּכָל־גְּבֻל֖וֹ סָבִֽיב׃
Efron’un Mamre’nin karşısındaki Mahpela’da bulunan tarlası, içindeki mağara ve tarlanın çevresindeki bütün sınırlar içinde yer alan bütün ağaçlar,
Vayakom hasade vehameara aşer bo leavraham laahuzat kaver meet bene het.
וַיָּ֨קָם הַשָּׂדֶ֜ה וְהַמְּעָרָ֧ה אֲשֶׁר־בּ֛וֹ לְאַבְרָהָ֖ם לַאֲחֻזַּת־קָ֑בֶר מֵאֵ֖ת בְּנֵי־חֵֽת׃ (ס)
Böylece tarla ve içindeki mağara, Het oğullarından Avraam’a mezar mülkü olarak geçti.
Vayahalom vehine sulam mutsav artsa veroşo magia haşamayema vehine malahe Elohim olim veyoredim bo.
וַֽיַּחֲלֹ֗ם וְהִנֵּ֤ה סֻלָּם֙ מֻצָּ֣ב אַ֔רְצָה וְרֹאשׁ֖וֹ מַגִּ֣יעַ הַשָּׁמָ֑יְמָה וְהִנֵּה֙ מַלְאֲכֵ֣י אֱלֹהִ֔ים עֹלִ֥ים וְיֹרְדִ֖ים בּֽוֹ׃
Bir rüya gördü: Yere bir merdiven kurulmuştu; tepesi göğe ulaşıyordu. Tanrı’nın melekleri onun üzerinde çıkıp iniyordu.
Vayasar bayom hau et hateyaşim haakudim vehateluim veet kol haizim hanekudot vehateluot kol aşer lavan bo vehol hum bakesavim vayiten beyad banav.
וַיָּ֣סַר בַּיּוֹם֩ הַה֨וּא אֶת־הַתְּיָשִׁ֜ים הָֽעֲקֻדִּ֣ים וְהַטְּלֻאִ֗ים וְאֵ֤ת כָּל־הָֽעִזִּים֙ הַנְּקֻדּ֣וֹת וְהַטְּלֻאֹ֔ת כֹּ֤ל אֲשֶׁר־לָבָן֙ בּ֔וֹ וְכָל־ח֖וּם בַּכְּשָׂבִ֑ים וַיִּתֵּ֖ן בְּיַד־בָּנָֽיו׃
O gün Lavan, çizgili ve alacalı tekeleri, benekli ve alacalı bütün dişi keçileri, üzerinde beyazlık bulunan her hayvanı ve koyunlar arasındaki bütün koyu renklileri ayırıp oğullarına teslim etti.
Veyaakov halah ledarko vayifgeu vo malahe Elohim.
וְיַעֲקֹ֖ב הָלַ֣ךְ לְדַרְכּ֑וֹ וַיִּפְגְּעוּ־ב֖וֹ מַלְאֲכֵ֥י אֱלֹהִֽים׃
Yaakov yoluna devam etti. Tanrı’nın melekleri onunla karşılaştı.
Kah na et birhati aşer huvat lah ki hanani Elohim vehi yeş li hol vayiftsar bo vayikah.
קַח־נָ֤א אֶת־בִּרְכָתִי֙ אֲשֶׁ֣ר הֻבָ֣את לָ֔ךְ כִּֽי־חַנַּ֥נִי אֱלֹהִ֖ים וְכִ֣י יֶשׁ־לִי־כֹ֑ל וַיִּפְצַר־בּ֖וֹ וַיִּקָּֽח׃
Lütfen sana getirilen armağanımı al. Tanrı bana iyilik etti; ihtiyacım olan her şey var.” Yaakov ısrar edince Esav kabul etti.
Vayesaper el aviv veel ehav vayigar bo aviv vayomer lo ma hahalom haze aşer halameta havo navo ani veimeha veaheha lehiştahavot leha aretsa.
וַיְסַפֵּ֣ר אֶל־אָבִיו֮ וְאֶל־אֶחָיו֒ וַיִּגְעַר־בּ֣וֹ אָבִ֔יו וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ מָ֛ה הַחֲל֥וֹם הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר חָלָ֑מְתָּ הֲב֣וֹא נָב֗וֹא אֲנִי֙ וְאִמְּךָ֣ וְאַחֶ֔יךָ לְהִשְׁתַּחֲוֺ֥ת לְךָ֖ אָֽרְצָה׃
Rüyayı babasına ve kardeşlerine anlattı. Babası onu azarlayıp, “Bu gördüğün nasıl bir rüya?” dedi. “Ben, annen ve kardeşlerin gerçekten gelip önünde yere mi kapanacağız?”
Vayekanu vo ehav veaviv şamar et hadavar.
וַיְקַנְאוּ־ב֖וֹ אֶחָ֑יו וְאָבִ֖יו שָׁמַ֥ר אֶת־הַדָּבָֽר׃
Kardeşleri onu kıskandı. Babası ise bu sözü aklında tuttu.
Vayomer alehem reuven al tişpehu dam haşlihu oto el habor haze aşer bamidbar veyad al tişlehu vo lemaan hatsil oto miyadam lahaşivo el aviv.
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֣ם ׀ רְאוּבֵן֮ אַל־תִּשְׁפְּכוּ־דָם֒ הַשְׁלִ֣יכוּ אֹת֗וֹ אֶל־הַבּ֤וֹר הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר בַּמִּדְבָּ֔ר וְיָ֖ד אַל־תִּשְׁלְחוּ־ב֑וֹ לְמַ֗עַן הַצִּ֤יל אֹתוֹ֙ מִיָּדָ֔ם לַהֲשִׁיב֖וֹ אֶל־אָבִֽיו׃
“Kan dökmeyin. Onu şu ıssız yerdeki çukura atın, ama ona el kaldırmayın.” Bunu Yosef’i ellerinden kurtarıp babasına geri götürmek için söylüyordu.
Vayikahuu vayaşlihu oto habora vehabor rek en bo mayim.
וַיִּ֨קָּחֻ֔הוּ וַיַּשְׁלִ֥כוּ אֹת֖וֹ הַבֹּ֑רָה וְהַבּ֣וֹר רֵ֔ק אֵ֥ין בּ֖וֹ מָֽיִם׃
Onu alıp çukura attılar. Çukur boştu; içinde su yoktu.
Lehu venimkerenu layişmeelim veyadenu al tehi vo ki ahinu vesarenu u vayişmeu ehav.
לְכ֞וּ וְנִמְכְּרֶ֣נּוּ לַיִּשְׁמְעֵאלִ֗ים וְיָדֵ֙נוּ֙ אַל־תְּהִי־ב֔וֹ כִּֽי־אָחִ֥ינוּ בְשָׂרֵ֖נוּ ה֑וּא וַֽיִּשְׁמְע֖וּ אֶחָֽיו׃
“Gelin, onu Yişmaellilere satalım. Elimiz ona kalkmasın; sonuçta o bizim kardeşimiz, etimizdendir.” Kardeşleri onu dinlediler.
Vayomer paro el avadav hanimtsa haze iş aşer ruah Elohim bo.
וַיֹּ֥אמֶר פַּרְעֹ֖ה אֶל־עֲבָדָ֑יו הֲנִמְצָ֣א כָזֶ֔ה אִ֕ישׁ אֲשֶׁ֛ר ר֥וּחַ אֱלֹהִ֖ים בּֽוֹ׃
Firavun görevlilerine, “Bunun gibi, içinde Tanrı’nın ruhu bulunan bir adam bulabilir miyiz?” dedi.
Bu ayette 2 kez
Halo ze aşer yişte adoni bo veu naheş yenaheş bo hareotem aşer asitem.
הֲל֣וֹא זֶ֗ה אֲשֶׁ֨ר יִשְׁתֶּ֤ה אֲדֹנִי֙ בּ֔וֹ וְה֕וּא נַחֵ֥שׁ יְנַחֵ֖שׁ בּ֑וֹ הֲרֵעֹתֶ֖ם אֲשֶׁ֥ר עֲשִׂיתֶֽם׃
Bu, efendimin içki içtiği, fala baktığı kâse değil mi? Yaptığınız şey kötülük!’”
Mikne hasade vehameara aşer bo meet bene het.
מִקְנֵ֧ה הַשָּׂדֶ֛ה וְהַמְּעָרָ֥ה אֲשֶׁר־בּ֖וֹ מֵאֵ֥ת בְּנֵי־חֵֽת׃
O tarla ve içindeki mağara Het oğullarından satın alınmıştır.”
Vayomer Adonay el moşe şelah yadeha veehoz biznavo vayişlah yado vayahazek bo vayehi lemate behapo.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה שְׁלַח֙ יָֽדְךָ֔ וֶאֱחֹ֖ז בִּזְנָב֑וֹ וַיִּשְׁלַ֤ח יָדוֹ֙ וַיַּ֣חֲזֶק בּ֔וֹ וַיְהִ֥י לְמַטֶּ֖ה בְּכַפּֽוֹ׃
Adonay, Moşe’ye, “Elini uzat, kuyruğundan tut” dedi. Moşe elini uzatıp tuttu; yılan avucunda yeniden değneğe dönüştü.
Veet hamate haze tikah beyadeha aşer taase bo et haotot.
וְאֶת־הַמַּטֶּ֥ה הַזֶּ֖ה תִּקַּ֣ח בְּיָדֶ֑ךָ אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֶׂה־בּ֖וֹ אֶת־הָאֹתֹֽת׃ (פ)
Bu değneği eline al; işaretleri onunla yapacaksın.”
Vayomer Adonay el moşe veaharon zot hukat hapasah kol ben nehar lo yohal bo.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֣ה וְאַהֲרֹ֔ן זֹ֖את חֻקַּ֣ת הַפָּ֑סַח כָּל־בֶּן־נֵכָ֖ר לֹא־יֹ֥אכַל בּֽוֹ׃
Adonay, Moşe ile Aaron’a şöyle dedi: “Pesah kurbanının yasası şudur: Hiçbir yabancı ondan yemeyecek.
Vehol eved iş miknat kasef umalta oto az yohal bo.
וְכָל־עֶ֥בֶד אִ֖ישׁ מִקְנַת־כָּ֑סֶף וּמַלְתָּ֣ה אֹת֔וֹ אָ֖ז יֹ֥אכַל בּֽוֹ׃
Parayla satın aldığın köleyi sünnet edeceksin; o zaman ondan yiyebilir.
תּוֹשָׁ֥ב וְשָׂכִ֖יר לֹא־יֹ֥אכַל־בּֽוֹ׃
Yerleşik yabancı ve ücretli işçi ondan yemeyecek.
Bevayit ehad yeahel lo totsi min habayit min habasar hutsa veetsem lo tişberu vo.
בְּבַ֤יִת אֶחָד֙ יֵאָכֵ֔ל לֹא־תוֹצִ֧יא מִן־הַבַּ֛יִת מִן־הַבָּשָׂ֖ר ח֑וּצָה וְעֶ֖צֶם לֹ֥א תִשְׁבְּרוּ־בֽוֹ׃
Bir tek evde yenecek. Etten hiçbir parçayı evin dışına çıkarmayacaksın; onun hiçbir kemiğini kırmayacaksınız.
Vehi yagur iteha ger veasa fesah ladonay himol lo hol zahar veaz yikrav laasoto vehaya keezrah haarets vehol arel lo yohal bo.
וְכִֽי־יָג֨וּר אִתְּךָ֜ גֵּ֗ר וְעָ֣שָׂה פֶסַח֮ לַיהוָה֒ הִמּ֧וֹל ל֣וֹ כָל־זָכָ֗ר וְאָז֙ יִקְרַ֣ב לַעֲשֹׂת֔וֹ וְהָיָ֖ה כְּאֶזְרַ֣ח הָאָ֑רֶץ וְכָל־עָרֵ֖ל לֹֽא־יֹ֥אכַל בּֽוֹ׃
Yanında yaşayan bir yabancı Adonay için Pesah kurbanı sunmak isterse, ona ait bütün erkekler sünnet edilmelidir. O zaman onu sunmak için yaklaşabilir ve ülkenin yerlisi gibi olur. Sünnetsiz hiç kimse ondan yemeyecek.
Vayanihu oto ad haboker kaaşer tsiva moşe velo hiviş verima lo hayeta bo.
וַיַּנִּ֤יחוּ אֹתוֹ֙ עַד־הַבֹּ֔קֶר כַּאֲשֶׁ֖ר צִוָּ֣ה מֹשֶׁ֑ה וְלֹ֣א הִבְאִ֔ישׁ וְרִמָּ֖ה לֹא־הָ֥יְתָה בּֽוֹ׃
Moşe’nin buyurduğu gibi onu sabaha kadar sakladılar. Kokmadı, içinde kurt da oluşmadı.
Şeşet yamim tilketuu uvayom haşevii şabat lo yiheye bo.
שֵׁ֥שֶׁת יָמִ֖ים תִּלְקְטֻ֑הוּ וּבַיּ֧וֹם הַשְּׁבִיעִ֛י שַׁבָּ֖ת לֹ֥א יִֽהְיֶה־בּֽוֹ׃
Altı gün toplayacaksınız; yedinci gün Şabat’tır, o gün bulunmayacak.”
Vayomer Adonay el moşe avor lifne haam vekah iteha mizikne yisrael umateha aşer hikita bo et hayeor kah beyadeha vehalaheta.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה עֲבֹר֙ לִפְנֵ֣י הָעָ֔ם וְקַ֥ח אִתְּךָ֖ מִזִּקְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּמַטְּךָ֗ אֲשֶׁ֨ר הִכִּ֤יתָ בּוֹ֙ אֶת־הַיְאֹ֔ר קַ֥ח בְּיָדְךָ֖ וְהָלָֽכְתָּ׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Halkın önünden geç. İsrael’in ileri gelenlerinden birkaçını yanına al. Nil’e vurduğun değneğini de eline alıp git.
Lo tiga bo yad ki sakol yisakel o yaro yiyare im behema im iş lo yihye bimşoh hayovel hema yaalu vahar.
לֹא־תִגַּ֨ע בּ֜וֹ יָ֗ד כִּֽי־סָק֤וֹל יִסָּקֵל֙ אוֹ־יָרֹ֣ה יִיָּרֶ֔ה אִם־בְּהֵמָ֥ה אִם־אִ֖ישׁ לֹ֣א יִחְיֶ֑ה בִּמְשֹׁךְ֙ הַיֹּבֵ֔ל הֵ֖מָּה יַעֲל֥וּ בָהָֽר׃
Ona el sürülmeyecek; mutlaka taşlanacak ya da aşağı atılacaktır. Hayvan da olsa insan da olsa yaşamayacaktır.’ Koçboynuzunun sesi uzayıp gittiğinde dağa çıkabilirler.”
Et hag hamatsot tişmor şivat yamim tohal matsot kaaşer tsivitiha lemoed hodeş haaviv ki vo yatsata mimitsrayim velo yerau fanay rekam.
אֶת־חַ֣ג הַמַּצּוֹת֮ תִּשְׁמֹר֒ שִׁבְעַ֣ת יָמִים֩ תֹּאכַ֨ל מַצּ֜וֹת כַּֽאֲשֶׁ֣ר צִוִּיתִ֗ךָ לְמוֹעֵד֙ חֹ֣דֶשׁ הָֽאָבִ֔יב כִּי־ב֖וֹ יָצָ֣אתָ מִמִּצְרָ֑יִם וְלֹא־יֵרָא֥וּ פָנַ֖י רֵיקָֽם׃
Mayasız Ekmek Bayramı’nı gözeteceksin. Sana buyurduğum gibi, başak ayının belirlenmiş zamanında yedi gün mayasız ekmek yiyeceksin; çünkü Mısır’dan o ay çıktın. Huzuruma eli boş çıkılmayacak.
Hişamer mipanav uşema bekolo al tamer bo ki lo yisa lefişahem ki şemi bekirbo.
הִשָּׁ֧מֶר מִפָּנָ֛יו וּשְׁמַ֥ע בְּקֹל֖וֹ אַל־תַּמֵּ֣ר בּ֑וֹ כִּ֣י לֹ֤א יִשָּׂא֙ לְפִשְׁעֲכֶ֔ם כִּ֥י שְׁמִ֖י בְּקִרְבּֽוֹ׃
Onun karşısında dikkatli ol ve sözünü dinle. Ona karşı gelme; çünkü isyanınızı bağışlamayacak. Çünkü adım ondadır.
Umileta vo miluat even arbaa turim aven tur odem pitda uvareket hatur haehad.
וּמִלֵּאתָ֥ בוֹ֙ מִלֻּ֣אַת אֶ֔בֶן אַרְבָּעָ֖ה טוּרִ֣ים אָ֑בֶן ט֗וּר אֹ֤דֶם פִּטְדָה֙ וּבָרֶ֔קֶת הַטּ֖וּר הָאֶחָֽד׃
İçine dört sıra taş yerleştireceksin. Birinci sıra: Odem, pitda ve bareket.
Umaşahta vo et ohel moed veet aron haedut.
וּמָשַׁחְתָּ֥ ב֖וֹ אֶת־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְאֵ֖ת אֲר֥וֹן הָעֵדֻֽת׃
Buluşma Çadırı’nı ve Tanıklık Sandığı’nı onunla meshedeceksin;
Şeşet yamim tease melaha uvayom haşevii yihye lahem kodeş şabat şabaton ladonay kol haose vo melaha yumat.
שֵׁ֣שֶׁת יָמִים֮ תֵּעָשֶׂ֣ה מְלָאכָה֒ וּבַיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י יִהְיֶ֨ה לָכֶ֥ם קֹ֛דֶשׁ שַׁבַּ֥ת שַׁבָּת֖וֹן לַיהוָ֑ה כָּל־הָעֹשֶׂ֥ה ב֛וֹ מְלָאכָ֖ה יוּמָֽת׃
Altı gün iş yapılacak. Yedinci gün ise sizin için kutsal, Adonay’a ait tam bir dinlenme Şabat’ı olacak. O gün iş yapan herkes öldürülecek.
Vayemalu vo arbaa ture aven tur odem pitda uvareket hatur haehad.
וַיְמַלְאוּ־ב֔וֹ אַרְבָּעָ֖ה ט֣וּרֵי אָ֑בֶן ט֗וּר אֹ֤דֶם פִּטְדָה֙ וּבָרֶ֔קֶת הַטּ֖וּר הָאֶחָֽד׃
İçine dört sıra taş yerleştirdiler. Birinci sıra: Odem, pitda ve bareket.
Velakahta et şemen hamişha umaşahta et hamişkan veet kol aşer bo vekidaşta oto veet kol kelav vehaya kodeş.
וְלָקַחְתָּ֙ אֶת־שֶׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָ֔ה וּמָשַׁחְתָּ֥ אֶת־הַמִּשְׁכָּ֖ן וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־בּ֑וֹ וְקִדַּשְׁתָּ֥ אֹת֛וֹ וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֖יו וְהָ֥יָה קֹֽדֶשׁ׃
Meshetme yağını alıp Mişkan’ı ve içindeki her şeyi meshedeceksin. Onu ve bütün gereçlerini kutsayacaksın; kutsal olacak.
Ki anan Adonay al hamişkan yomam veeş tihye layla bo leene hol bet yisrael behol masehem.
כִּי֩ עֲנַ֨ן יְהוָ֤ה עַֽל־הַמִּשְׁכָּן֙ יוֹמָ֔ם וְאֵ֕שׁ תִּהְיֶ֥ה לַ֖יְלָה בּ֑וֹ לְעֵינֵ֥י כָל־בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֖ל בְּכָל־מַסְעֵיהֶֽם׃
Çünkü bütün yolculuklarında, bütün İsrael evinin gözü önünde, gündüz Adonay’ın bulutu Mişkan’ın üzerinde olur, gece de orada ateş bulunurdu.
Tsav et aharon veet banav lemor zot torat haola hi haola al mokeda al hamizbeah kol halayla ad haboker veeş hamizbeah tukad bo.
צַ֤ו אֶֽת־אַהֲרֹן֙ וְאֶת־בָּנָ֣יו לֵאמֹ֔ר זֹ֥את תּוֹרַ֖ת הָעֹלָ֑ה הִ֣וא הָעֹלָ֡ה עַל֩ מוֹקְדָ֨ה עַל־הַמִּזְבֵּ֤חַ כָּל־הַלַּ֙יְלָה֙ עַד־הַבֹּ֔קֶר וְאֵ֥שׁ הַמִּזְבֵּ֖חַ תּ֥וּקַד בּֽוֹ׃
“Aaron’a ve oğullarına şu buyruğu ver: Bütünüyle yakılan sununun kuralı şudur: Bu sunu bütün gece, sabaha kadar sunağın üzerindeki ateşin üzerinde kalacak; sunağın ateşi orada yanacak.
Vehaeş al hamizbeah tukad bo lo tihbe uvier aleha hakohen etsim baboker baboker vearah aleha haola vehiktir aleha helve haşelamim.
וְהָאֵ֨שׁ עַל־הַמִּזְבֵּ֤חַ תּֽוּקַד־בּוֹ֙ לֹ֣א תִכְבֶּ֔ה וּבִעֵ֨ר עָלֶ֧יהָ הַכֹּהֵ֛ן עֵצִ֖ים בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֑קֶר וְעָרַ֤ךְ עָלֶ֙יהָ֙ הָֽעֹלָ֔ה וְהִקְטִ֥יר עָלֶ֖יהָ חֶלְבֵ֥י הַשְּׁלָמִֽים׃
Sunağın üzerindeki ateş yanmaya devam edecek; sönmeyecek. Kâhin her sabah ateşe odun koyacak, bütünüyle yakılan sunuyu üzerine dizecek ve esenlik kurbanlarının içyağlarını üzerinde yakacak.
Uheli heres aşer tevuşal bo yişaver veim bihli nehoşet buşala umorak veşutaf bamayim.
וּכְלִי־חֶ֛רֶשׂ אֲשֶׁ֥ר תְּבֻשַּׁל־בּ֖וֹ יִשָּׁבֵ֑ר וְאִם־בִּכְלִ֤י נְחֹ֙שֶׁת֙ בֻּשָּׁ֔לָה וּמֹרַ֥ק וְשֻׁטַּ֖ף בַּמָּֽיִם׃
İçinde pişirildiği toprak kap kırılacak. Bakır kapta pişirilmişse kap ovulup suyla durulanacak.
Kahatat kaaşam tora ahat lahem hakohen aşer yehaper bo lo yihye.
כַּֽחַטָּאת֙ כָּֽאָשָׁ֔ם תּוֹרָ֥ה אַחַ֖ת לָהֶ֑ם הַכֹּהֵ֛ן אֲשֶׁ֥ר יְכַפֶּר־בּ֖וֹ ל֥וֹ יִהְיֶֽה׃
Günah sunusu ile suç sunusunun kuralı aynıdır. Sunu, onunla kefaret sağlayan kâhinin olacak.
Dilbilgisel çözümleme
Bu kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.
Dilbilgisel yapı: edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 133 kez
HR/Sp3msKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.