Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
earth; ground; land; country; region; area; short distance; heaven and earth
Dilbilgisel yapı: edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 100 kez
Teknik kod
HR/NcbscTORA’DA KELİME
yer, yeryüzü, toprak; ülke, bölge, arazi; gök ve yer ifadesinde evren
Bu İbranice biçim Tora’da 158 kez, 150 farklı ayette görülür.
Vayevareh otam Elohim lemor peru urevu umilu et hamayim bayamim vehaof yirev baarets.
וַיְבָ֧רֶךְ אֹתָ֛ם אֱלֹהִ֖ים לֵאמֹ֑ר פְּר֣וּ וּרְב֗וּ וּמִלְא֤וּ אֶת־הַמַּ֙יִם֙ בַּיַּמִּ֔ים וְהָע֖וֹף יִ֥רֶב בָּאָֽרֶץ׃
Tanrı onları kutsayarak, “Üreyin, çoğalın ve denizlerdeki suları doldurun; kuşlar da yeryüzünde çoğalsın” dedi.
Vehol siah hasade terem yiheye vaarets vehol esev hasade terem yitsmah ki lo himtir Adonay Elohim al haarets veadam ayin laavod et haadama.
וְכֹ֣ל ׀ שִׂ֣יחַ הַשָּׂדֶ֗ה טֶ֚רֶם יִֽהְיֶ֣ה בָאָ֔רֶץ וְכָל־עֵ֥שֶׂב הַשָּׂדֶ֖ה טֶ֣רֶם יִצְמָ֑ח כִּי֩ לֹ֨א הִמְטִ֜יר יְהוָ֤ה אֱלֹהִים֙ עַל־הָאָ֔רֶץ וְאָדָ֣ם אַ֔יִן לַֽעֲבֹ֖ד אֶת־הָֽאֲדָמָֽה׃
yeryüzünde henüz hiçbir kır çalısı yoktu, hiçbir kır bitkisi de filizlenmemişti. Çünkü Adonay Tanrı yeryüzüne yağmur yağdırmamıştı ve toprağı işleyecek insan yoktu.
Ki taavod et haadama lo tosef tet kohah lah na vanad tiheye vaarets.
כִּ֤י תַֽעֲבֹד֙ אֶת־הָ֣אֲדָמָ֔ה לֹֽא־תֹסֵ֥ף תֵּת־כֹּחָ֖הּ לָ֑ךְ נָ֥ע וָנָ֖ד תִּֽהְיֶ֥ה בָאָֽרֶץ׃
Toprağı işlediğinde artık sana ürününü vermeyecek. Yeryüzünde kaçak ve başıboş dolaşacaksın.”
Hen geraşta oti hayom meal pene haadama umipaneha esater vehayiti na vanad baarets vehaya hol motsei yahargeni.
הֵן֩ גֵּרַ֨שְׁתָּ אֹתִ֜י הַיּ֗וֹם מֵעַל֙ פְּנֵ֣י הָֽאֲדָמָ֔ה וּמִפָּנֶ֖יךָ אֶסָּתֵ֑ר וְהָיִ֜יתִי נָ֤ע וָנָד֙ בָּאָ֔רֶץ וְהָיָ֥ה כָל־מֹצְאִ֖י יַֽהַרְגֵֽנִי׃
“İşte bugün beni bu toprağın yüzünden kovdun; Senin huzurundan da gizleneceğim. Yeryüzünde kaçak ve başıboş dolaşacağım. Beni bulan herkes beni öldürecek.”
Vayetse kayin milifne Adonay vayeşev beerets nod kidmat eden.
וַיֵּ֥צֵא קַ֖יִן מִלִּפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וַיֵּ֥שֶׁב בְּאֶֽרֶץ־נ֖וֹד קִדְמַת־עֵֽדֶן׃
Kayin Adonay’ın huzurundan ayrıldı ve Eden’in doğusundaki Nod ülkesine yerleşti.
Hanefilim hayu vaarets bayamim hahem vegam ahare hen aşer yavou bene haelohim el benot haadam veyaledu lahem hema hagiborim aşer meolam anşe haşem.
הַנְּפִלִ֞ים הָי֣וּ בָאָרֶץ֮ בַּיָּמִ֣ים הָהֵם֒ וְגַ֣ם אַֽחֲרֵי־כֵ֗ן אֲשֶׁ֨ר יָבֹ֜אוּ בְּנֵ֤י הָֽאֱלֹהִים֙ אֶל־בְּנ֣וֹת הָֽאָדָ֔ם וְיָלְד֖וּ לָהֶ֑ם הֵ֧מָּה הַגִּבֹּרִ֛ים אֲשֶׁ֥ר מֵעוֹלָ֖ם אַנְשֵׁ֥י הַשֵּֽׁם׃ (פ)
O günlerde yeryüzünde Nefilim vardı; daha sonra da, yöneticilerin oğulları insanların kızlarıyla birlikte olup onlardan çocukları olduğunda da vardılar. Bunlar eski zamanların güçlü, ünlü adamlarıydı.
Vayar Adonay ki raba raat haadam baarets vehol yetser mahşevot libo rak ra kol hayom.
וַיַּ֣רְא יְהוָ֔ה כִּ֥י רַבָּ֛ה רָעַ֥ת הָאָדָ֖ם בָּאָ֑רֶץ וְכָל־יֵ֙צֶר֙ מַחְשְׁבֹ֣ת לִבּ֔וֹ רַ֥ק רַ֖ע כָּל־הַיּֽוֹם׃
Adonay, insanın yeryüzündeki kötülüğünün çok olduğunu, yüreğindeki düşüncelerin her eğiliminin sürekli yalnız kötülüğe yöneldiğini gördü.
Vayinahem Adonay ki asa et haadam baarets vayitatsev el libo.
וַיִּנָּ֣חֶם יְהוָ֔ה כִּֽי־עָשָׂ֥ה אֶת־הָֽאָדָ֖ם בָּאָ֑רֶץ וַיִּתְעַצֵּ֖ב אֶל־לִבּֽוֹ׃
Adonay, yeryüzünde insanı yaptığına pişman oldu; yüreği acıyla doldu.
Vaani hinni mevi et hamabul mayim al haarets leşahet kol basar aşer bo ruah hayim mitahat haşamayim kol aşer baarets yigva.
וַאֲנִ֗י הִנְנִי֩ מֵבִ֨יא אֶת־הַמַּבּ֥וּל מַ֙יִם֙ עַל־הָאָ֔רֶץ לְשַׁחֵ֣ת כָּל־בָּשָׂ֗ר אֲשֶׁר־בּוֹ֙ ר֣וּחַ חַיִּ֔ים מִתַּ֖חַת הַשָּׁמָ֑יִם כֹּ֥ל אֲשֶׁר־בָּאָ֖רֶץ יִגְוָֽע׃
Ben, göğün altında içinde yaşam soluğu bulunan bütün canlıları yok etmek için yeryüzüne sularla tufan getireceğim. Yeryüzündeki her şey can verecek.
Kol hahaya aşer iteha mikol basar baof uvabehema uvehol haremes haromes al haarets hayetse itah veşaretsu vaarets ufaru veravu al haarets.
כָּל־הַחַיָּ֨ה אֲשֶֽׁר־אִתְּךָ֜ מִכָּל־בָּשָׂ֗ר בָּע֧וֹף וּבַבְּהֵמָ֛ה וּבְכָל־הָרֶ֛מֶשׂ הָרֹמֵ֥שׂ עַל־הָאָ֖רֶץ הוצא [הַיְצֵ֣א] אִתָּ֑ךְ וְשָֽׁרְצ֣וּ בָאָ֔רֶץ וּפָר֥וּ וְרָב֖וּ עַל־הָאָֽרֶץ׃
Yanındaki bütün canlıları da çıkar: kuşları, evcil hayvanları ve yeryüzünde hareket eden bütün canlıları. Yeryüzüne yayılsınlar, üreyip çoğalsınlar.”
Veatem peru urevu şirtsu vaarets urevu vah.
וְאַתֶּ֖ם פְּר֣וּ וּרְב֑וּ שִׁרְצ֥וּ בָאָ֖רֶץ וּרְבוּ־בָֽהּ׃ (ס)
Siz ise üreyip çoğalın; yeryüzüne yayılın ve orada çoğalın.”
Vehuş yalad et nimrod u hehel liheyot gibor baarets.
וְכ֖וּשׁ יָלַ֣ד אֶת־נִמְרֹ֑ד ה֣וּא הֵחֵ֔ל לִֽהְי֥וֹת גִּבֹּ֖ר בָּאָֽרֶץ׃
Kuş, Nimrod’un babası oldu. O, yeryüzünde güçlü bir kişi olmaya başladı.
Vatehi reşit mamlahto bavel veereh veakad vehalne beerets şinar.
וַתְּהִ֨י רֵאשִׁ֤ית מַמְלַכְתּוֹ֙ בָּבֶ֔ל וְאֶ֖רֶךְ וְאַכַּ֣ד וְכַלְנֵ֑ה בְּאֶ֖רֶץ שִׁנְעָֽר׃
Krallığının başlangıcı Şinar ülkesindeki Bavel, Ereh, Akad ve Kalne idi.
Ele mişpehot bene noah letoledotam begoyehem umeele nifredu hagoyim baarets ahar hamabul.
אֵ֣לֶּה מִשְׁפְּחֹ֧ת בְּנֵי־נֹ֛חַ לְתוֹלְדֹתָ֖ם בְּגוֹיֵהֶ֑ם וּמֵאֵ֜לֶּה נִפְרְד֧וּ הַגּוֹיִ֛ם בָּאָ֖רֶץ אַחַ֥ר הַמַּבּֽוּל׃ (פ)
Soylarına ve halklarına göre Noah’ın oğullarının aileleri bunlardır. Tufandan sonra yeryüzündeki halklar bunlardan ayrılarak yayıldılar.
Vayehi benaseam mikedem vayimtseu vika beerets şinar vayeşevu şam.
וַֽיְהִ֖י בְּנָסְעָ֣ם מִקֶּ֑דֶם וַֽיִּמְצְא֥וּ בִקְעָ֛ה בְּאֶ֥רֶץ שִׁנְעָ֖ר וַיֵּ֥שְׁבוּ שָֽׁם׃
Doğudan göç ederken Şinar ülkesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.
Vayamot haran al pene terah aviv beerets moladto beur kasdim.
וַיָּ֣מָת הָרָ֔ן עַל־פְּנֵ֖י תֶּ֣רַח אָבִ֑יו בְּאֶ֥רֶץ מוֹלַדְתּ֖וֹ בְּא֥וּר כַּשְׂדִּֽים׃
Haran, babası Terah hayattayken, doğduğu ülkede, Ur-Kasdim’de öldü.
Bu ayette 2 kez
Vayaavor avram baarets ad mekom şehem ad elon more vehakenaani az baarets.
וַיַּעֲבֹ֤ר אַבְרָם֙ בָּאָ֔רֶץ עַ֚ד מְק֣וֹם שְׁכֶ֔ם עַ֖ד אֵל֣וֹן מוֹרֶ֑ה וְהַֽכְּנַעֲנִ֖י אָ֥ז בָּאָֽרֶץ׃
Avram ülkeyi geçerek Şehem’deki yere, More meşesine kadar geldi. O sırada ülkede Kenaanlılar bulunuyordu.
Bu ayette 2 kez
Vayehi raav baarets vayered avram mitsrayma lagur şam ki haved haraav baarets.
וַיְהִ֥י רָעָ֖ב בָּאָ֑רֶץ וַיֵּ֨רֶד אַבְרָ֤ם מִצְרַ֙יְמָה֙ לָג֣וּר שָׁ֔ם כִּֽי־כָבֵ֥ד הָרָעָ֖ב בָּאָֽרֶץ׃
Ülkede kıtlık oldu. Avram bir süre kalmak üzere Mısır’a indi; çünkü ülkedeki kıtlık ağırdı.
Vayehi riv ben roe mikne avram uven roe mikne lot vehakenaani vehaperizi az yoşev baarets.
וַֽיְהִי־רִ֗יב בֵּ֚ין רֹעֵ֣י מִקְנֵֽה־אַבְרָ֔ם וּבֵ֖ין רֹעֵ֣י מִקְנֵה־ל֑וֹט וְהַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַפְּרִזִּ֔י אָ֖ז יֹשֵׁ֥ב בָּאָֽרֶץ׃
Avram’ın sürülerinin çobanlarıyla Lot’un sürülerinin çobanları arasında kavga çıktı. O sırada ülkede Kenaanlılar ve Periziler yaşıyordu.
Avram yaşav beerets kenaan velot yaşav beare hakikar vayeehal ad sedom.
אַבְרָ֖ם יָשַׁ֣ב בְּאֶֽרֶץ־כְּנָ֑עַן וְל֗וֹט יָשַׁב֙ בְּעָרֵ֣י הַכִּכָּ֔ר וַיֶּאֱהַ֖ל עַד־סְדֹֽם׃
Avram Kenaan ülkesinde yaşadı. Lot ise ovanın kentlerinde yaşadı ve çadırlarını Sedom’a kadar kurdu.
Kum hithaleh baarets leorkah ulerohbah ki leha etenena.
ק֚וּם הִתְהַלֵּ֣ךְ בָּאָ֔רֶץ לְאָרְכָּ֖הּ וּלְרָחְבָּ֑הּ כִּ֥י לְךָ֖ אֶתְּנֶֽנָּה׃
Kalk, ülkeyi boydan boya ve enine dolaş; çünkü onu sana vereceğim.”
Vayomer leavram yadoa teda ki ger yihye zaraha beerets lo lahem vaavadum veinu otam arba meot şana.
וַיֹּ֣אמֶר לְאַבְרָ֗ם יָדֹ֨עַ תֵּדַ֜ע כִּי־גֵ֣ר ׀ יִהְיֶ֣ה זַרְעֲךָ֗ בְּאֶ֙רֶץ֙ לֹ֣א לָהֶ֔ם וַעֲבָד֖וּם וְעִנּ֣וּ אֹתָ֑ם אַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָֽה׃
Adonay Avram’a şöyle dedi: “Kesin olarak bil ki soyun kendilerine ait olmayan bir ülkede yabancı olacak. Onları köleleştirecek ve ezecekler; dört yüz yıl.
Vatikah saray eşet avram et hagar hamitsrit şifhatah mikets eser şanim leşevet avram beerets kenaan vatiten otah leavram işah lo leişa.
וַתִּקַּ֞ח שָׂרַ֣י אֵֽשֶׁת־אַבְרָ֗ם אֶת־הָגָ֤ר הַמִּצְרִית֙ שִׁפְחָתָ֔הּ מִקֵּץ֙ עֶ֣שֶׂר שָׁנִ֔ים לְשֶׁ֥בֶת אַבְרָ֖ם בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַתִּתֵּ֥ן אֹתָ֛הּ לְאַבְרָ֥ם אִישָׁ֖הּ ל֥וֹ לְאִשָּֽׁה׃
Avram Kenaan ülkesinde on yıl yaşadıktan sonra karısı Saray, Mısırlı cariyesi Hagar’ı alıp kocası Avram’a eş olarak verdi.
Vatomer habehira el hatseira avinu zaken veiş en baarets lavo alenu kedereh kol haarets.
וַתֹּ֧אמֶר הַבְּכִירָ֛ה אֶל־הַצְּעִירָ֖ה אָבִ֣ינוּ זָקֵ֑ן וְאִ֨ישׁ אֵ֤ין בָּאָ֙רֶץ֙ לָב֣וֹא עָלֵ֔ינוּ כְּדֶ֖רֶךְ כָּל־הָאָֽרֶץ׃
Büyük kız küçüğüne, “Babamız yaşlı” dedi. “Yeryüzünde herkesin yaptığı gibi bizimle birlikte olacak bir erkek yok.
Vayagar avraham beerets peliştim yamim rabim.
וַיָּ֧גָר אַבְרָהָ֛ם בְּאֶ֥רֶץ פְּלִשְׁתִּ֖ים יָמִ֥ים רַבִּֽים׃ (פ)
Avraam Peliştilerin ülkesinde uzun zaman yabancı olarak yaşadı.
Vatamot sara bekiryat arba hi hevron beerets kenaan vayavo avraham lispod lesara velivkotah.
וַתָּ֣מָת שָׂרָ֗ה בְּקִרְיַ֥ת אַרְבַּ֛ע הִ֥וא חֶבְר֖וֹן בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַיָּבֹא֙ אַבְרָהָ֔ם לִסְפֹּ֥ד לְשָׂרָ֖ה וְלִבְכֹּתָֽהּ׃
Sara, Kenaan ülkesindeki Kiryat-Arba’da, yani Hevron’da öldü. Avraam Sara için yas tutmaya ve ağlamaya geldi.
Veahare hen kavar avraham et sara işto el mearat sede hamahpela al pene mamre hi hevron beerets kenaan.
וְאַחֲרֵי־כֵן֩ קָבַ֨ר אַבְרָהָ֜ם אֶת־שָׂרָ֣ה אִשְׁתּ֗וֹ אֶל־מְעָרַ֞ת שְׂדֵ֧ה הַמַּכְפֵּלָ֛ה עַל־פְּנֵ֥י מַמְרֵ֖א הִ֣וא חֶבְר֑וֹן בְּאֶ֖רֶץ כְּנָֽעַן׃
Bundan sonra Avraam karısı Sara’yı, Kenaan ülkesindeki Mamre’nin, yani Hevron’un karşısında bulunan Mahpela tarlasının mağarasına gömdü.
Veyitshak ba mibo beer lahay roi veu yoşev beerets hanegev.
וְיִצְחָק֙ בָּ֣א מִבּ֔וֹא בְּאֵ֥ר לַחַ֖י רֹאִ֑י וְה֥וּא יוֹשֵׁ֖ב בְּאֶ֥רֶץ הַנֶּֽגֶב׃
Yitshak, Beer-Lahay-Roi tarafından geliyordu. Negev ülkesinde yaşıyordu.
Vayehi raav baarets milevad haraav harişon aşer haya bime avraham vayeleh yitshak el avimeleh meleh peliştim gerara.
וַיְהִ֤י רָעָב֙ בָּאָ֔רֶץ מִלְּבַד֙ הָרָעָ֣ב הָרִאשׁ֔וֹן אֲשֶׁ֥ר הָיָ֖ה בִּימֵ֣י אַבְרָהָ֑ם וַיֵּ֧לֶךְ יִצְחָ֛ק אֶל־אֲבִימֶּ֥לֶךְ מֶֽלֶךְ־פְּלִשְׁתִּ֖ים גְּרָֽרָה׃
Ülkede, Avraam’ın zamanındaki ilk kıtlıktan başka bir kıtlık daha oldu. Yitshak, Gerar’a, Peliştilerin kralı Avimeleh’in yanına gitti.
Vayera elav Adonay vayomer al tered mitsrayema şehon baarets aşer omar eleha.
וַיֵּרָ֤א אֵלָיו֙ יְהוָ֔ה וַיֹּ֖אמֶר אַל־תֵּרֵ֣ד מִצְרָ֑יְמָה שְׁכֹ֣ן בָּאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֖ר אֹמַ֥ר אֵלֶֽיךָ׃
Adonay ona görünüp şöyle dedi: “Mısır’a inme. Sana söyleyeceğim ülkede kal.
Gur baarets hazot veeheye imeha vaavareheka ki leha ulezaraha eten et kol haaratsot hael vahakimoti et haşevua aşer nişbati leavraham aviha.
גּ֚וּר בָּאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את וְאֶֽהְיֶ֥ה עִמְּךָ֖ וַאֲבָרְכֶ֑ךָּ כִּֽי־לְךָ֣ וּֽלְזַרְעֲךָ֗ אֶתֵּן֙ אֶת־כָּל־הָֽאֲרָצֹ֣ת הָאֵ֔ל וַהֲקִֽמֹתִי֙ אֶת־הַשְּׁבֻעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖עְתִּי לְאַבְרָהָ֥ם אָבִֽיךָ׃
Bu ülkede bir yabancı olarak yaşa. Seninle olacağım ve seni kutsayacağım. Bütün bu ülkeleri sana ve soyuna vereceğim; baban Avraam’a içtiğim andı yerine getireceğim.
Vayizra yitshak baarets hahi vayimtsa başana hahi mea şearim vayevaraheu Adonay.
וַיִּזְרַ֤ע יִצְחָק֙ בָּאָ֣רֶץ הַהִ֔וא וַיִּמְצָ֛א בַּשָּׁנָ֥ה הַהִ֖וא מֵאָ֣ה שְׁעָרִ֑ים וַֽיְבָרֲכֵ֖הוּ יְהוָֽה׃
Yitshak o ülkede ekin ekti ve o yıl yüz kat ürün aldı. Adonay onu kutsadı.
Vayatek mişam vayahpor beer aheret velo ravu aleha vayikra şemah rehovot vayomer ki ata hirhiv Adonay lanu ufarinu vaarets.
וַיַּעְתֵּ֣ק מִשָּׁ֗ם וַיַּחְפֹּר֙ בְּאֵ֣ר אַחֶ֔רֶת וְלֹ֥א רָב֖וּ עָלֶ֑יהָ וַיִּקְרָ֤א שְׁמָהּ֙ רְחֹב֔וֹת וַיֹּ֗אמֶר כִּֽי־עַתָּ֞ה הִרְחִ֧יב יְהוָ֛ה לָ֖נוּ וּפָרִ֥ינוּ בָאָֽרֶץ׃
Oradan uzaklaşıp başka bir kuyu kazdı. Bunun için çekişmediler. Ona Rehovot adını verdi ve “Artık Adonay bize geniş bir yer açtı; bu ülkede çoğalacağız” dedi.
Vayavo yaakov şalem ir şehem aşer beerets kenaan bevoo mipadan aram vayihan et pene hair.
וַיָּבֹא֩ יַעֲקֹ֨ב שָׁלֵ֜ם עִ֣יר שְׁכֶ֗ם אֲשֶׁר֙ בְּאֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן בְּבֹא֖וֹ מִפַּדַּ֣ן אֲרָ֑ם וַיִּ֖חַן אֶת־פְּנֵ֥י הָעִֽיר׃
Yaakov, Padan-Aram’dan dönerken Kenaan ülkesindeki Şehem kentine sağ salim ulaştı ve kentin karşısında konakladı.
Haanaşim haele şelemim hem itanu veyeşevu vaarets veyisharu otah vehaarets hine rahavat yadayim lifnehem et benotam nikah lanu lenaşim veet benotenu niten lahem.
הָאֲנָשִׁ֨ים הָאֵ֜לֶּה שְֽׁלֵמִ֧ים הֵ֣ם אִתָּ֗נוּ וְיֵשְׁב֤וּ בָאָ֙רֶץ֙ וְיִסְחֲר֣וּ אֹתָ֔הּ וְהָאָ֛רֶץ הִנֵּ֥ה רַֽחֲבַת־יָדַ֖יִם לִפְנֵיהֶ֑ם אֶת־בְּנֹתָם֙ נִקַּֽח־לָ֣נוּ לְנָשִׁ֔ים וְאֶת־בְּנֹתֵ֖ינוּ נִתֵּ֥ן לָהֶֽם׃
“Bu adamlar bizimle barış içinde. Ülkede oturup ticaret yapsınlar; ülke önlerinde yeterince geniş. Kızlarını kendimize eş alır, kızlarımızı onlara veririz.
Vayavo yaakov luza aşer beerets kenaan hi bet el u vehol haam aşer imo.
וַיָּבֹ֨א יַעֲקֹ֜ב ל֗וּזָה אֲשֶׁר֙ בְּאֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן הִ֖וא בֵּֽית־אֵ֑ל ה֖וּא וְכָל־הָעָ֥ם אֲשֶׁר־עִמּֽוֹ׃
Yaakov, yanındaki bütün halkla birlikte Kenaan ülkesindeki Luz’a, yani Bet-El’e geldi.
Vayehi bişkon yisrael baarets hahi vayeleh reuven vayişkav et bilha pilegeş aviv vayişma yisrael vayiheyu vene yaakov şenem asar.
וַיְהִ֗י בִּשְׁכֹּ֤ן יִשְׂרָאֵל֙ בָּאָ֣רֶץ הַהִ֔וא וַיֵּ֣לֶךְ רְאוּבֵ֔ן וַיִּשְׁכַּ֕ב֙ אֶת־בִּלְהָ֖ה֙ פִּילֶ֣גֶשׁ אָבִ֑֔יו וַיִּשְׁמַ֖ע יִשְׂרָאֵֽ֑ל (פ) וַיִּֽהְי֥וּ בְנֵֽי־יַעֲקֹ֖ב שְׁנֵ֥ים עָשָֽׂר׃
İsrael o ülkede yaşarken Reuven gidip babasının cariyesi Bilha ile yattı. İsrael bunu duydu. Yaakov’un on iki oğlu vardı.
Veoholivama yaleda et yeuş veet yalam veet korah ele bene esav aşer yuledu lo beerets kenaan.
וְאָהֳלִֽיבָמָה֙ יָֽלְדָ֔ה אֶת־יעיש [יְע֥וּשׁ] וְאֶת־יַעְלָ֖ם וְאֶת־קֹ֑רַח אֵ֚לֶּה בְּנֵ֣י עֵשָׂ֔ו אֲשֶׁ֥ר יֻלְּדוּ־ל֖וֹ בְּאֶ֥רֶץ כְּנָֽעַן׃
Oholivama, Yeuş’u, Yalam’ı ve Korah’ı doğurdu. Bunlar Esav’ın Kenaan ülkesinde doğan oğullarıydı.
Vayikah esav et naşav veet banav veet benotav veet kol nafşot beto veet mikneu veet kol behemto veet kol kinyano aşer rahaş beerets kenaan vayeleh el erets mipene yaakov ahiv.
וַיִּקַּ֣ח עֵשָׂ֡ו אֶת־נָ֠שָׁיו וְאֶת־בָּנָ֣יו וְאֶת־בְּנֹתָיו֮ וְאֶת־כָּל־נַפְשׁ֣וֹת בֵּיתוֹ֒ וְאֶת־מִקְנֵ֣הוּ וְאֶת־כָּל־בְּהֶמְתּ֗וֹ וְאֵת֙ כָּל־קִנְיָנ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר רָכַ֖שׁ בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַיֵּ֣לֶךְ אֶל־אֶ֔רֶץ מִפְּנֵ֖י יַעֲקֹ֥ב אָחִֽיו׃
Esav eşlerini, oğullarını, kızlarını, evindeki bütün insanları, sürülerini, bütün hayvanlarını ve Kenaan ülkesinde edindiği bütün malları aldı. Kardeşi Yaakov’dan ayrılıp başka bir ülkeye gitti.
Aluf korah aluf gatam aluf amalek ele alufe elifaz beerets edom ele bene ada.
אַלּֽוּף־קֹ֛רַח אַלּ֥וּף גַּעְתָּ֖ם אַלּ֣וּף עֲמָלֵ֑ק אֵ֣לֶּה אַלּוּפֵ֤י אֱלִיפַז֙ בְּאֶ֣רֶץ אֱד֔וֹם אֵ֖לֶּה בְּנֵ֥י עָדָֽה׃
bey Korah, bey Gatam ve bey Amalek. Bunlar Edom ülkesindeki Elifaz boylarının beyleridir; Ada’nın soyundandırlar.
Veele bene reuel ben esav aluf nahat aluf zerah aluf şama aluf miza ele alufe reuel beerets edom ele bene vasemat eşet esav.
וְאֵ֗לֶּה בְּנֵ֤י רְעוּאֵל֙ בֶּן־עֵשָׂ֔ו אַלּ֥וּף נַ֙חַת֙ אַלּ֣וּף זֶ֔רַח אַלּ֥וּף שַׁמָּ֖ה אַלּ֣וּף מִזָּ֑ה אֵ֣לֶּה אַלּוּפֵ֤י רְעוּאֵל֙ בְּאֶ֣רֶץ אֱד֔וֹם אֵ֕לֶּה בְּנֵ֥י בָשְׂמַ֖ת אֵ֥שֶׁת עֵשָֽׂו׃
Esav’ın oğlu Reuel’in oğulları arasından bey Nahat, bey Zerah, bey Şamma ve bey Mizza. Bunlar Edom ülkesindeki Reuel boylarının beyleridir; Esav’ın eşi Basmat’ın soyundandırlar.
Vedişon veetser vedişan ele alufe hahori bene seir beerets edom.
וְדִשׁ֥וֹן וְאֵ֖צֶר וְדִישָׁ֑ן אֵ֣לֶּה אַלּוּפֵ֧י הַחֹרִ֛י בְּנֵ֥י שֵׂעִ֖יר בְּאֶ֥רֶץ אֱדֽוֹם׃
Dişon, Etser ve Dişan. Bunlar Edom ülkesinde Seir’in soyundan gelen Hori boy beyleridir.
Aluf dişon aluf etser aluf dişan ele alufe hahori lealufehem beerets seir.
אַלּ֥וּף דִּשֹׁ֛ן אַלּ֥וּף אֵ֖צֶר אַלּ֣וּף דִּישָׁ֑ן אֵ֣לֶּה אַלּוּפֵ֧י הַחֹרִ֛י לְאַלֻּפֵיהֶ֖ם בְּאֶ֥רֶץ שֵׂעִֽיר׃ (פ)
bey Dişon, bey Etser ve bey Dişan. Bunlar Seir ülkesinde boylarına göre Hori beyleridir.
Veele hamelahim aşer malehu beerets edom lifne melah meleh livne yisrael.
וְאֵ֙לֶּה֙ הַמְּלָכִ֔ים אֲשֶׁ֥ר מָלְכ֖וּ בְּאֶ֣רֶץ אֱד֑וֹם לִפְנֵ֥י מְלָךְ־מֶ֖לֶךְ לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
İsrael oğulları üzerinde bir kral hüküm sürmeden önce Edom ülkesinde hüküm süren krallar şunlardır:
Aluf magdiel aluf iram ele alufe edom lemoşevotam beerets ahuzatam u esav avi edom.
אַלּ֥וּף מַגְדִּיאֵ֖ל אַלּ֣וּף עִירָ֑ם אֵ֣לֶּה ׀ אַלּוּפֵ֣י אֱד֗וֹם לְמֹֽשְׁבֹתָם֙ בְּאֶ֣רֶץ אֲחֻזָּתָ֔ם ה֥וּא עֵשָׂ֖ו אֲבִ֥י אֱדֽוֹם׃ (פ)
bey Magdiel ve bey İram. Bunlar sahip oldukları ülkedeki yerleşimlerine göre Edom’un boy beyleridir. Edom’un atası Esav’dır.
Bu ayette 2 kez
Vayeşev yaakov beerets megure aviv beerets kenaan.
וַיֵּ֣שֶׁב יַעֲקֹ֔ב בְּאֶ֖רֶץ מְגוּרֵ֣י אָבִ֑יו בְּאֶ֖רֶץ כְּנָֽעַן׃
Yaakov, babasının yabancı olarak yaşadığı ülkede, Kenaan ülkesinde oturdu.
Vekamu şeva şene raav aharehen venişkah kol hasava beerets mitsrayim vehila haraav et haarets.
וְ֠קָמוּ שֶׁ֨בַע שְׁנֵ֤י רָעָב֙ אַחֲרֵיהֶ֔ן וְנִשְׁכַּ֥ח כָּל־הַשָּׂבָ֖ע בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְכִלָּ֥ה הָרָעָ֖ב אֶת־הָאָֽרֶץ׃
Ardından yedi kıtlık yılı başlayacak. Mısır ülkesindeki bütün bolluk unutulacak; kıtlık ülkeyi bitirecek.
Velo yivada hasava baarets mipene haraav hau ahare hen ki haved u meod.
וְלֹֽא־יִוָּדַ֤ע הַשָּׂבָע֙ בָּאָ֔רֶץ מִפְּנֵ֛י הָרָעָ֥ב הַה֖וּא אַחֲרֵי־כֵ֑ן כִּֽי־כָבֵ֥ד ה֖וּא מְאֹֽד׃
Ardından gelen kıtlık yüzünden ülkedeki bolluktan hiçbir iz kalmayacak; çünkü kıtlık çok ağır olacak.
Vehaya haohel lefikadon laarets leşeva şene haraav aşer tihyena beerets mitsrayim velo tikaret haarets baraav.
וְהָיָ֨ה הָאֹ֤כֶל לְפִקָּדוֹן֙ לָאָ֔רֶץ לְשֶׁ֙בַע֙ שְׁנֵ֣י הָרָעָ֔ב אֲשֶׁ֥ר תִּהְיֶ֖יןָ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְלֹֽא־תִכָּרֵ֥ת הָאָ֖רֶץ בָּרָעָֽב׃
Bu yiyecek, Mısır ülkesinde yaşanacak yedi kıtlık yılı için ülkenin yedeği olsun. Böylece ülke kıtlıktan yok olmaz.”
Vayikbots et kol ohel şeva şanim aşer hayu beerets mitsrayim vayiten ohel bearim ohel sede hair aşer sevivoteha natan betohah.
וַיִּקְבֹּ֞ץ אֶת־כָּל־אֹ֣כֶל ׀ שֶׁ֣בַע שָׁנִ֗ים אֲשֶׁ֤ר הָיוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיִּתֶּן־אֹ֖כֶל בֶּעָרִ֑ים אֹ֧כֶל שְׂדֵה־הָעִ֛יר אֲשֶׁ֥ר סְבִיבֹתֶ֖יהָ נָתַ֥ן בְּתוֹכָֽהּ׃
Yosef, Mısır ülkesindeki yedi yılın bütün yiyeceğini topladı ve kentlerde depoladı. Her kentin çevresindeki tarlaların yiyeceğini o kentin içine koydu.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
earth; ground; land; country; region; area; short distance; heaven and earth
Dilbilgisel yapı: edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 100 kez
HR/Ncbscearth; ground; land; country; region; area; short distance; heaven and earth
Dilbilgisel yapı: edat (belirli artikel içerir) + isim, iki cins, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 55 kez
HRd/Ncbsaearth; ground; land; country; region; area; short distance; heaven and earth
Dilbilgisel yapı: edat + isim, iki cins, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 3 kez
HR/NcbsaKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.