İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

זרעך

tohum; soy; zera

Bu İbranice biçim Tora’da 21 kez, 19 farklı ayette görülür.

Türkçe okunuş biçimleri
zarahazarehazareh
Temel kelime (lemma)
זֶ֫רַע
Kök
זרע

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit17 kullanım15 ayet
  • Devarim4 kullanım4 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 3:15

    Veeva aşit beneha uven haişa uven zaraha uven zarah u yeşufeha roş veata teşufenu akev.

    וְאֵיבָ֣ה ׀ אָשִׁ֗ית בֵּֽינְךָ֙ וּבֵ֣ין הָֽאִשָּׁ֔ה וּבֵ֥ין זַרְעֲךָ֖ וּבֵ֣ין זַרְעָ֑הּ ה֚וּא יְשׁוּפְךָ֣ רֹ֔אשׁ וְאַתָּ֖ה תְּשׁוּפֶ֥נּוּ עָקֵֽב׃ (ס)

    Seninle kadın arasına, senin soyunla onun soyu arasına düşmanlık koyacağım. Onun soyu senin başını ezecek, sen de onun topuğunu yaralayacaksın” dedi.

  2. Bereşit 13:16

    Bu ayette 2 kez

    Vesamti et zaraha kaafar haarets aşer im yuhal iş limnot et afar haarets gam zaraha yimane.

    וְשַׂמְתִּ֥י אֶֽת־זַרְעֲךָ֖ כַּעֲפַ֣ר הָאָ֑רֶץ אֲשֶׁ֣ר ׀ אִם־יוּכַ֣ל אִ֗ישׁ לִמְנוֹת֙ אֶת־עֲפַ֣ר הָאָ֔רֶץ גַּֽם־זַרְעֲךָ֖ יִמָּנֶֽה׃

    Soyunu yeryüzünün tozu gibi yapacağım. Bir insan yeryüzünün tozunu sayabilirse senin soyun da sayılabilir.

  3. Bereşit 15:5

    Vayotse oto hahutsa vayomer habet na haşamayma usefor hakohavim im tuhal lispor otam vayomer lo ko yihye zareha.

    וַיּוֹצֵ֨א אֹת֜וֹ הַח֗וּצָה וַיֹּ֙אמֶר֙ הַבֶּט־נָ֣א הַשָּׁמַ֗יְמָה וּסְפֹר֙ הַכּ֣וֹכָבִ֔ים אִם־תּוּכַ֖ל לִסְפֹּ֣ר אֹתָ֑ם וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ כֹּ֥ה יִהְיֶ֖ה זַרְעֶֽךָ׃

    Onu dışarı çıkarıp, “Göğe bak; sayabilirsen yıldızları say” dedi. Sonra ona, “Senin soyun böyle olacak” dedi.

  4. Bereşit 15:13

    Vayomer leavram yadoa teda ki ger yihye zaraha beerets lo lahem vaavadum veinu otam arba meot şana.

    וַיֹּ֣אמֶר לְאַבְרָ֗ם יָדֹ֨עַ תֵּדַ֜ע כִּי־גֵ֣ר ׀ יִהְיֶ֣ה זַרְעֲךָ֗ בְּאֶ֙רֶץ֙ לֹ֣א לָהֶ֔ם וַעֲבָד֖וּם וְעִנּ֣וּ אֹתָ֑ם אַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָֽה׃

    Adonay Avram’a şöyle dedi: “Kesin olarak bil ki soyun kendilerine ait olmayan bir ülkede yabancı olacak. Onları köleleştirecek ve ezecekler; dört yüz yıl.

  5. Bereşit 16:10

    Vayomer lah malah Adonay harba arbe et zareh velo yisafer merov.

    וַיֹּ֤אמֶר לָהּ֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה הַרְבָּ֥ה אַרְבֶּ֖ה אֶת־זַרְעֵ֑ךְ וְלֹ֥א יִסָּפֵ֖ר מֵרֹֽב׃

    Adonay’ın meleği ona, “Soyunu çok çoğaltacağım; çokluğundan sayılamayacak” dedi.

  6. Bereşit 17:7

    Vahakimoti et beriti beni uveneha uven zaraha ahareha ledorotam livrit olam lihyot leha lelohim ulezaraha ahareha.

    וַהֲקִמֹתִ֨י אֶת־בְּרִיתִ֜י בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֗ךָ וּבֵ֨ין זַרְעֲךָ֧ אַחֲרֶ֛יךָ לְדֹרֹתָ֖ם לִבְרִ֣ית עוֹלָ֑ם לִהְי֤וֹת לְךָ֙ לֵֽאלֹהִ֔ים וּֽלְזַרְעֲךָ֖ אַחֲרֶֽיךָ׃

    Seninle ve senden sonraki soyunla aramdaki antlaşmayı, kuşakları boyunca sonsuz bir antlaşma olarak sürdüreceğim. Senin ve senden sonraki soyunun Tanrısı olacağım.

  7. Bereşit 17:10

    Zot beriti aşer tişmeru beni uvenehem uven zaraha ahareha himol lahem kol zahar.

    זֹ֣את בְּרִיתִ֞י אֲשֶׁ֣ר תִּשְׁמְר֗וּ בֵּינִי֙ וּבֵ֣ינֵיכֶ֔ם וּבֵ֥ין זַרְעֲךָ֖ אַחֲרֶ֑יךָ הִמּ֥וֹל לָכֶ֖ם כָּל־זָכָֽר׃

    Sizinle ve senden sonraki soyunla aramda koruyacağınız antlaşmam şudur: Aranızdaki her erkek sünnet edilecek.

  8. Bereşit 21:13

    Vegam et ben haama legoy asimenu ki zaraha u.

    וְגַ֥ם אֶת־בֶּן־הָאָמָ֖ה לְג֣וֹי אֲשִׂימֶ֑נּוּ כִּ֥י זַרְעֲךָ֖ הֽוּא׃

    Cariyenin oğlunu da bir halk yapacağım; çünkü o da senin soyundur.”

  9. Bereşit 22:17

    Bu ayette 2 kez

    Ki vareh avarehha veharba arbe et zaraha kehoheve haşamayim vehahol aşer al sefat hayam veyiraş zaraha et şaar oyevav.

    כִּֽי־בָרֵ֣ךְ אֲבָרֶכְךָ֗ וְהַרְבָּ֨ה אַרְבֶּ֤ה אֶֽת־זַרְעֲךָ֙ כְּכוֹכְבֵ֣י הַשָּׁמַ֔יִם וְכַח֕וֹל אֲשֶׁ֖ר עַל־שְׂפַ֣ת הַיָּ֑ם וְיִרַ֣שׁ זַרְעֲךָ֔ אֵ֖ת שַׁ֥עַר אֹיְבָֽיו׃

    seni mutlaka kutsayacağım. Soyunu göğün yıldızları ve deniz kıyısındaki kum gibi çoğaltacağım. Soyun düşmanlarının kapısını ele geçirecek.

  10. Bereşit 24:60

    Vayevarahu et rivka vayomeru lah ahotenu at hayi lealfe revava veyiraş zareh et şaar soneav.

    וַיְבָרֲכ֤וּ אֶת־רִבְקָה֙ וַיֹּ֣אמְרוּ לָ֔הּ אֲחֹתֵ֕נוּ אַ֥תְּ הֲיִ֖י לְאַלְפֵ֣י רְבָבָ֑ה וְיִירַ֣שׁ זַרְעֵ֔ךְ אֵ֖ת שַׁ֥עַר שֹׂנְאָֽיו׃

    Rivka’yı kutsayarak ona, “Kız kardeşimiz, binlerce on binlerin annesi ol! Soyun kendisinden nefret edenlerin kapısını ele geçirsin!” dediler.

  11. Bereşit 26:4

    Vehirbeti et zaraha kehoheve haşamayim venatati lezaraha et kol haaratsot hael vehitbarahu vezaraha kol goye haarets.

    וְהִרְבֵּיתִ֤י אֶֽת־זַרְעֲךָ֙ כְּכוֹכְבֵ֣י הַשָּׁמַ֔יִם וְנָתַתִּ֣י לְזַרְעֲךָ֔ אֵ֥ת כָּל־הָאֲרָצֹ֖ת הָאֵ֑ל וְהִתְבָּרֲכ֣וּ בְזַרְעֲךָ֔ כֹּ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ׃

    Soyunu göğün yıldızları kadar çoğaltacak ve bütün bu ülkeleri soyuna vereceğim. Yeryüzünün bütün ulusları senin soyun aracılığıyla kutsanacak.

  12. Bereşit 26:24

    Vayera elav Adonay balayla hau vayomer anohi elohe avraham aviha al tira ki iteha anohi uverahtiha vehirbeti et zaraha baavur avraham avdi.

    וַיֵּרָ֨א אֵלָ֤יו יְהוָה֙ בַּלַּ֣יְלָה הַה֔וּא וַיֹּ֕אמֶר אָנֹכִ֕י אֱלֹהֵ֖י אַבְרָהָ֣ם אָבִ֑יךָ אַל־תִּירָא֙ כִּֽי־אִתְּךָ֣ אָנֹ֔כִי וּבֵֽרַכְתִּ֙יךָ֙ וְהִרְבֵּיתִ֣י אֶֽת־זַרְעֲךָ֔ בַּעֲב֖וּר אַבְרָהָ֥ם עַבְדִּֽי׃

    O gece Adonay ona görünüp şöyle dedi: “Ben, baban Avraam’ın Tanrısı’yım. Korkma, çünkü seninleyim. Kulum Avraam’dan ötürü seni kutsayacak ve soyunu çoğaltacağım.”

  13. Bereşit 28:14

    Vehaya zaraha kaafar haarets ufaratsta yama vakedema vetsafona vanegba venivrahu veha kol mişpehot haadama uvezareha.

    וְהָיָ֤ה זַרְעֲךָ֙ כַּעֲפַ֣ר הָאָ֔רֶץ וּפָרַצְתָּ֛ יָ֥מָּה וָקֵ֖דְמָה וְצָפֹ֣נָה וָנֶ֑גְבָּה וְנִבְרֲכ֥וּ בְךָ֛ כָּל־מִשְׁפְּחֹ֥ת הָאֲדָמָ֖ה וּבְזַרְעֶֽךָ׃

    Soyun yeryüzünün tozu kadar çok olacak. Batıya, doğuya, kuzeye ve güneye yayılacaksın. Yeryüzünün bütün aileleri senin ve soyunun aracılığıyla kutsanacak.

  14. Bereşit 32:13

    Veata amarta hetev etiv imah vesamti et zaraha kehol hayam aşer lo yisafer merov.

    וְאַתָּ֣ה אָמַ֔רְתָּ הֵיטֵ֥ב אֵיטִ֖יב עִמָּ֑ךְ וְשַׂמְתִּ֤י אֶֽת־זַרְעֲךָ֙ כְּח֣וֹל הַיָּ֔ם אֲשֶׁ֥ר לֹא־יִסָּפֵ֖ר מֵרֹֽב׃

    Sen, ‘Sana mutlaka iyilik edeceğim. Soyunu denizin sayılamayacak kadar çok kumu gibi yapacağım’ demiştin.”

  15. Bereşit 48:11

    Vayomer yisrael el yosef reo faneha lo filaleti vehine hera oti Elohim gam et zareha.

    וַיֹּ֤אמֶר יִשְׂרָאֵל֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף רְאֹ֥ה פָנֶ֖יךָ לֹ֣א פִלָּ֑לְתִּי וְהִנֵּ֨ה הֶרְאָ֥ה אֹתִ֛י אֱלֹהִ֖ים גַּ֥ם אֶת־זַרְעֶֽךָ׃

    İsrael, Yosef’e, “Yüzünü göreceğimi ummuyordum” dedi. “İşte Tanrı bana çocuklarını da gösterdi.”

  16. Devarim 11:10

    Ki haarets aşer ata va şama leriştah lo heerets mitsrayim hi aşer yetsatem mişam aşer tizra et zaraha vehişkita veragleha kegan hayarak.

    כִּ֣י הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר אַתָּ֤ה בָא־שָׁ֙מָּה֙ לְרִשְׁתָּ֔הּ לֹ֣א כְאֶ֤רֶץ מִצְרַ֙יִם֙ הִ֔וא אֲשֶׁ֥ר יְצָאתֶ֖ם מִשָּׁ֑ם אֲשֶׁ֤ר תִּזְרַע֙ אֶֽת־זַרְעֲךָ֔ וְהִשְׁקִ֥יתָ בְרַגְלְךָ֖ כְּגַ֥ן הַיָּרָֽק׃

    Çünkü mülk edinmek için gireceğin ülke, çıktığınız Mısır ülkesi gibi değildir. Orada tohumunu ekip sebze bahçesi gibi ayağınla sulardın.

  17. Devarim 14:22

    Aser teaser et kol tevuat zareha hayotse hasade şana şana.

    עַשֵּׂ֣ר תְּעַשֵּׂ֔ר אֵ֖ת כָּל־תְּבוּאַ֣ת זַרְעֶ֑ךָ הַיֹּצֵ֥א הַשָּׂדֶ֖ה שָׁנָ֥ה שָׁנָֽה׃

    Her yıl tarladan çıkan bütün ekin ürününün ondalığını mutlaka ayıracaksın.

  18. Devarim 28:59

    Vehifla Adonay et makoteha veet makot zareha makot gedolot veneemanot voholayim raim veneemanim.

    וְהִפְלָ֤א יְהוָה֙ אֶת־מַכֹּ֣תְךָ֔ וְאֵ֖ת מַכּ֣וֹת זַרְעֶ֑ךָ מַכּ֤וֹת גְּדֹלוֹת֙ וְנֶ֣אֱמָנ֔וֹת וָחֳלָיִ֥ם רָעִ֖ים וְנֶאֱמָנִֽים׃

    Adonay seni ve soyunu olağanüstü belalarla, büyük ve kalıcı belalarla, ağır ve kalıcı hastalıklarla vuracak.

  19. Devarim 30:6

    Umal Adonay eloheha et levaveha veet levav zareha leahava et Adonay eloheha behol levaveha uvehol nafşeha lemaan hayeha.

    וּמָ֨ל יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ אֶת־לְבָבְךָ֖ וְאֶת־לְבַ֣ב זַרְעֶ֑ךָ לְאַהֲבָ֞ה אֶת־יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ בְּכָל־לְבָבְךָ֥ וּבְכָל־נַפְשְׁךָ֖ לְמַ֥עַן חַיֶּֽיךָ׃

    Tanrın Adonay'ı bütün yüreğinle ve bütün canınla sevmen, böylece yaşaman için, Tanrın Adonay senin yüreğini ve soyunun yüreğini sünnet edecek.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

seed; grain; sowing; sowing time; time for sowing; semen; sperm; offspring

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 19 kez

Teknik kodHNcmsc/Sp2ms
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

seed; grain; sowing; sowing time; time for sowing; semen; sperm; offspring

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, dişil, tekil

Bu yapının kullanımı: 2 kez

Teknik kodHNcmsc/Sp2fs
Veri ve yöntem

Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.

Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.