İçeriğe geç

TORA OKUNUŞ DİZİNİ

vatere

Bu okunuş biçimi Tora’da 13 kez, 13 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit8 kullanım8 ayet
  • Şemot2 kullanım2 ayet
  • Bamidbar3 kullanım3 ayet

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim וַתֵּ֣רֶא

Lemma רָאָה

Kök — שורש (şoreş, kök) ראה

Türkçe anlam: görmek, bakmak, fark etmek; görünmek, ortaya çıkmak; göstermek; görmekten mecazen yaşamak, bulunmak veya deneyimlemek

Biçim: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil

Bu çözümleme: 13 kullanım

Teknik kodHC/Vqw3fs

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 3:6

    Vatere haişa ki tov haets lemaahal vehi taava u laenayim venehmad haets lehaskil vatikah mipiryo vatohal vatiten gam leişah imah vayohal.

    וַתֵּ֣רֶא הָֽאִשָּׁ֡ה כִּ֣י טוֹב֩ הָעֵ֨ץ לְמַאֲכָ֜ל וְכִ֧י תַֽאֲוָה־ה֣וּא לָעֵינַ֗יִם וְנֶחְמָ֤ד הָעֵץ֙ לְהַשְׂכִּ֔יל וַתִּקַּ֥ח מִפִּרְי֖וֹ וַתֹּאכַ֑ל וַתִּתֵּ֧ן גַּם־לְאִישָׁ֛הּ עִמָּ֖הּ וַיֹּאכַֽל׃

    Kadın ağacın meyvesinin yemeye uygun, gözlere çekici ve anlayış kazandırmak için arzu edilir olduğunu gördü. Meyvesinden aldı ve yedi. Yanındaki kocasına da verdi; o da yedi.

  2. Bereşit 16:4

    Vayavo el hagar vatahar vatere ki harata vatekal gevirtah beeneha.

    וַיָּבֹ֥א אֶל־הָגָ֖ר וַתַּ֑הַר וַתֵּ֙רֶא֙ כִּ֣י הָרָ֔תָה וַתֵּקַ֥ל גְּבִרְתָּ֖הּ בְּעֵינֶֽיהָ׃

    Avram Hagar’la birlikte oldu ve Hagar gebe kaldı. Gebe olduğunu görünce hanımını gözünde küçümsedi.

  3. Bereşit 16:5

    Vatomer saray el avram hamasi aleha anohi natati şifhati behekeha vatere ki harata vaekal beeneha yişpot Adonay beni uveneha.

    וַתֹּ֨אמֶר שָׂרַ֣י אֶל־אַבְרָם֮ חֲמָסִ֣י עָלֶיךָ֒ אָנֹכִ֗י נָתַ֤תִּי שִׁפְחָתִי֙ בְּחֵיקֶ֔ךָ וַתֵּ֙רֶא֙ כִּ֣י הָרָ֔תָה וָאֵקַ֖ל בְּעֵינֶ֑יהָ יִשְׁפֹּ֥ט יְהוָ֖ה בֵּינִ֥י וּבֵינֶֽיׄךָ׃

    Saray Avram’a şöyle dedi: “Uğradığım haksızlığın sorumlusu sensin! Cariyemi senin koynuna ben verdim. Gebe olduğunu görünce beni gözünde küçümsedi. Adonay seninle benim aramda hüküm versin!”

  4. Bereşit 21:9

    Vatere sara et ben hagar hamitsrit aşer yaleda leavraham metsahek.

    וַתֵּ֨רֶא שָׂרָ֜ה אֶֽת־בֶּן־הָגָ֧ר הַמִּצְרִ֛ית אֲשֶׁר־יָלְדָ֥ה לְאַבְרָהָ֖ם מְצַחֵֽק׃

    Sara, Mısırlı Hagar’ın Avraam’a doğurduğu oğlunu alay ederken gördü.

  5. Bereşit 21:19

    Vayifkah Elohim et eneha vatere beer mayim vateleh vatemale et hahemet mayim vataşk et hanaar.

    וַיִּפְקַ֤ח אֱלֹהִים֙ אֶת־עֵינֶ֔יהָ וַתֵּ֖רֶא בְּאֵ֣ר מָ֑יִם וַתֵּ֜לֶךְ וַתְּמַלֵּ֤א אֶת־הַחֵ֙מֶת֙ מַ֔יִם וַתַּ֖שְׁקְ אֶת־הַנָּֽעַר׃

    Tanrı Hagar’ın gözlerini açtı; bir su kuyusu gördü. Gidip tulumu suyla doldurdu ve çocuğa içirdi.

  6. Bereşit 24:64

    Vatisa rivka et eneha vatere et yitshak vatipol meal hagamal.

    וַתִּשָּׂ֤א רִבְקָה֙ אֶת־עֵינֶ֔יהָ וַתֵּ֖רֶא אֶת־יִצְחָ֑ק וַתִּפֹּ֖ל מֵעַ֥ל הַגָּמָֽל׃

    Rivka gözlerini kaldırıp Yitshak’ı gördü ve deveden indi.

  7. Bereşit 30:1

    Vatere rahel ki lo yaleda leyaakov vatekane rahel baahotah vatomer el yaakov hava li vanim veim ayin meta anohi.

    וַתֵּ֣רֶא רָחֵ֗ל כִּ֣י לֹ֤א יָֽלְדָה֙ לְיַעֲקֹ֔ב וַתְּקַנֵּ֥א רָחֵ֖ל בַּאֲחֹתָ֑הּ וַתֹּ֤אמֶר אֶֽל־יַעֲקֹב֙ הָֽבָה־לִּ֣י בָנִ֔ים וְאִם־אַ֖יִן מֵתָ֥ה אָנֹֽכִי׃

    Rahel, Yaakov’a çocuk doğuramadığını görünce ablasını kıskandı. Yaakov’a, “Bana çocuk ver; yoksa öleceğim!” dedi.

  8. Bereşit 30:9

    Vatere lea ki ameda miledet vatikah et zilpa şifhatah vatiten otah leyaakov leişa.

    וַתֵּ֣רֶא לֵאָ֔ה כִּ֥י עָמְדָ֖ה מִלֶּ֑דֶת וַתִּקַּח֙ אֶת־זִלְפָּ֣ה שִׁפְחָתָ֔הּ וַתִּתֵּ֥ן אֹתָ֛הּ לְיַעֲקֹ֖ב לְאִשָּֽׁה׃

    Lea artık çocuk doğurmadığını görünce hizmetkârı Zilpa’yı alıp Yaakov’a eş olarak verdi.

  9. Şemot 2:2

    Vatahar haişa vateled ben vatere oto ki tov u vatitspeneu şeloşa yerahim.

    וַתַּ֥הַר הָאִשָּׁ֖ה וַתֵּ֣לֶד בֵּ֑ן וַתֵּ֤רֶא אֹתוֹ֙ כִּי־ט֣וֹב ה֔וּא וַֽתִּצְפְּנֵ֖הוּ שְׁלֹשָׁ֥ה יְרָחִֽים׃

    Kadın hamile kalıp bir oğul doğurdu. Güzel bir çocuk olduğunu görünce onu üç ay sakladı.

  10. Şemot 2:5

    Vatered bat paro lirhots al hayeor venaaroteha holehot al yad hayeor vatere et hateva betoh hasuf vatişlah et amatah vatikaheha.

    וַתֵּ֤רֶד בַּת־פַּרְעֹה֙ לִרְחֹ֣ץ עַל־הַיְאֹ֔ר וְנַעֲרֹתֶ֥יהָ הֹלְכֹ֖ת עַל־יַ֣ד הַיְאֹ֑ר וַתֵּ֤רֶא אֶת־הַתֵּבָה֙ בְּת֣וֹךְ הַסּ֔וּף וַתִּשְׁלַ֥ח אֶת־אֲמָתָ֖הּ וַתִּקָּחֶֽהָ

    Firavun’un kızı yıkanmak için Nil’e indi. Hizmetçileri Nil kıyısında yürüyordu. Sazların arasındaki sepeti görünce cariyesini gönderip aldırdı.

  11. Bamidbar 22:23

    Vatere haaton et malah Adonay nitsav badereh veharbo şelufa beyado vatet haaton min hadereh vateleh basade vayah bilam et haaton lehatotah hadareh.

    וַתֵּ֣רֶא הָאָתוֹן֩ אֶת־מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה נִצָּ֣ב בַּדֶּ֗רֶךְ וְחַרְבּ֤וֹ שְׁלוּפָה֙ בְּיָד֔וֹ וַתֵּ֤ט הָֽאָתוֹן֙ מִן־הַדֶּ֔רֶךְ וַתֵּ֖לֶךְ בַּשָּׂדֶ֑ה וַיַּ֤ךְ בִּלְעָם֙ אֶת־הָ֣אָת֔וֹן לְהַטֹּתָ֖הּ הַדָּֽרֶךְ׃

    Dişi eşek, Adonay’ın meleğini elinde çekilmiş kılıcıyla yolda dururken gördü. Yoldan sapıp tarlaya girdi. Bilam onu yola döndürmek için dövdü.

  12. Bamidbar 22:25

    Vatere haaton et malah Adonay vatilahets el hakir vatilhats et regel bilam el hakir vayosef lehakotah.

    וַתֵּ֨רֶא הָאָת֜וֹן אֶת־מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה וַתִּלָּחֵץ֙ אֶל־הַקִּ֔יר וַתִּלְחַ֛ץ אֶת־רֶ֥גֶל בִּלְעָ֖ם אֶל־הַקִּ֑יר וַיֹּ֖סֶף לְהַכֹּתָֽהּ׃

    Dişi eşek Adonay’ın meleğini görünce duvara sıkıştı ve Bilam’ın ayağını duvara sıkıştırdı. Bilam onu yine dövdü.

  13. Bamidbar 22:27

    Vatere haaton et malah Adonay vatirbats tahat bilam vayihar af bilam vayah et haaton bamakel.

    וַתֵּ֤רֶא הָֽאָתוֹן֙ אֶת־מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה וַתִּרְבַּ֖ץ תַּ֣חַת בִּלְעָ֑ם וַיִּֽחַר־אַ֣ף בִּלְעָ֔ם וַיַּ֥ךְ אֶת־הָאָת֖וֹן בַּמַּקֵּֽל׃

    Dişi eşek Adonay’ın meleğini görünce Bilam’ın altında çöktü. Bilam öfkelendi ve eşeği değnekle dövdü.