İçeriğe geç

TORA KELİME DİZİNİ

ויעל

Bu yazılı biçim Tora’da 26 kez, 26 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit10 kullanım10 ayet
  • Şemot11 kullanım11 ayet
  • Bamidbar4 kullanım4 ayet
  • Devarim1 kullanım1 ayet

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Lemma עָלָה

Kök — שורש (şoreş, kök) עלה

Türkçe anlam: yukarı çıkmak, yükselmek; çıkarmak/yükseltmek; yaklaşmak; ortaya çıkmak; artmak; kurban olarak sunmak; dikmek/kurmak; büyütmek; akla gelmek

Biçim: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil

Bu çözümleme: 19 kullanım

Teknik kodHC/Vqw3ms

Lemma עָלָה

Kök — שורש (şoreş, kök) עלה

Türkçe anlam: yukarı çıkmak, yükselmek; çıkarmak/yükseltmek; yaklaşmak; ortaya çıkmak; artmak; kurban olarak sunmak; dikmek/kurmak; büyütmek; akla gelmek

Biçim: bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil

Bu çözümleme: 6 kullanım

Teknik kodHC/Vhw3ms

Lemma עָלָה

Kök — שורש (şoreş, kök) עלה

Türkçe anlam: yukarı çıkmak, yükselmek; çıkarmak/yükseltmek; yaklaşmak; ortaya çıkmak; artmak; kurban olarak sunmak; dikmek/kurmak; büyütmek; akla gelmek

Biçim: bağlaç + fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil

Bu çözümleme: 1 kullanım

Teknik kodHC/Vqj3ms

Morfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.

Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 8:20

    וַיִּ֥בֶן נֹ֛חַ מִזְבֵּ֖חַ לַֽיהוָ֑ה וַיִּקַּ֞ח מִכֹּ֣ל ׀ הַבְּהֵמָ֣ה הַטְּהוֹרָ֗ה וּמִכֹּל֙ הָע֣וֹף הַטָּהֹ֔ר וַיַּ֥עַל עֹלֹ֖ת בַּמִּזְבֵּֽחַ׃

    Noah, Adonay’a bir sunak yaptı. Temiz hayvanların ve temiz kuşların her türünden alarak sunakta yakmalık sunular sundu.

  2. Bereşit 13:1

    וַיַּעַל֩ אַבְרָ֨ם מִמִּצְרַ֜יִם ה֠וּא וְאִשְׁתּ֧וֹ וְכָל־אֲשֶׁר־ל֛וֹ וְל֥וֹט עִמּ֖וֹ הַנֶּֽגְבָּה׃

    Avram, karısı, sahip olduğu her şey ve yanındaki Lot ile Mısır’dan Negev’e çıktı.

  3. Bereşit 17:22

    וַיְכַ֖ל לְדַבֵּ֣ר אִתּ֑וֹ וַיַּ֣עַל אֱלֹהִ֔ים מֵעַ֖ל אַבְרָהָֽם׃

    Tanrı onunla konuşmasını bitirdi ve Avraam’ın yanından yükseldi.

  4. Bereşit 19:30

    וַיַּעַל֩ ל֨וֹט מִצּ֜וֹעַר וַיֵּ֣שֶׁב בָּהָ֗ר וּשְׁתֵּ֤י בְנֹתָיו֙ עִמּ֔וֹ כִּ֥י יָרֵ֖א לָשֶׁ֣בֶת בְּצ֑וֹעַר וַיֵּ֙שֶׁב֙ בַּמְּעָרָ֔ה ה֖וּא וּשְׁתֵּ֥י בְנֹתָֽיו׃

    Lot Tsoar’da kalmaktan korktuğu için oradan dağa çıktı ve iki kızıyla birlikte oraya yerleşti. Kendisi ve iki kızı bir mağarada yaşadılar.

  5. Bereşit 26:23

    וַיַּ֥עַל מִשָּׁ֖ם בְּאֵ֥ר שָֽׁבַע׃

    Oradan Beer-Şeva’ya çıktı.

  6. Bereşit 35:13

    וַיַּ֥עַל מֵעָלָ֖יו אֱלֹהִ֑ים בַּמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אִתּֽוֹ׃

    Tanrı onunla konuştuğu yerden, yanından yükseldi.

  7. Bereşit 38:12

    וַיִּרְבּוּ֙ הַיָּמִ֔ים וַתָּ֖מָת בַּת־שׁ֣וּעַ אֵֽשֶׁת־יְהוּדָ֑ה וַיִּנָּ֣חֶם יְהוּדָ֗ה וַיַּ֜עַל עַל־גֹּֽזֲזֵ֤י צֹאנוֹ֙ ה֗וּא וְחִירָ֛ה רֵעֵ֥הוּ הָעֲדֻלָּמִ֖י תִּמְנָֽתָה׃

    Uzun bir zaman geçti. Yehuda’nın eşi, Şua’nın kızı öldü. Yehuda yasını tamamlayınca Adullamlı arkadaşı Hira ile sürüsünü kırkanların yanına, Timna’ya çıktı.

  8. Bereşit 46:29

    וַיֶּאְסֹ֤ר יוֹסֵף֙ מֶרְכַּבְתּ֔וֹ וַיַּ֛עַל לִקְרַֽאת־יִשְׂרָאֵ֥ל אָבִ֖יו גֹּ֑שְׁנָה וַיֵּרָ֣א אֵלָ֗יו וַיִּפֹּל֙ עַל־צַוָּארָ֔יו וַיֵּ֥בְךְּ עַל־צַוָּארָ֖יו עֽוֹד׃

    Yosef arabasını hazırlatıp babası İsrael’i karşılamaya Goşen’e gitti. Babasının karşısına çıkınca boynuna sarıldı ve uzun süre boynunda ağladı.

  9. Bereşit 50:7

    וַיַּ֥עַל יוֹסֵ֖ף לִקְבֹּ֣ר אֶת־אָבִ֑יו וַיַּֽעֲל֨וּ אִתּ֜וֹ כָּל־עַבְדֵ֤י פַרְעֹה֙ זִקְנֵ֣י בֵית֔וֹ וְכֹ֖ל זִקְנֵ֥י אֶֽרֶץ־מִצְרָֽיִם׃

    Yosef babasını gömmek üzere yola çıktı. Firavun’un bütün görevlileri, sarayının ileri gelenleri ve Mısır ülkesinin bütün ileri gelenleri de onunla gitti.

  10. Bereşit 50:9

    וַיַּ֣עַל עִמּ֔וֹ גַּם־רֶ֖כֶב גַּם־פָּרָשִׁ֑ים וַיְהִ֥י הַֽמַּחֲנֶ֖ה כָּבֵ֥ד מְאֹֽד׃

    Savaş arabaları ve atlılar da onunla gitti. Çok büyük bir topluluk oluştu.

  11. Şemot 10:12

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה נְטֵ֨ה יָדְךָ֜ עַל־אֶ֤רֶץ מִצְרַ֙יִם֙ בָּֽאַרְבֶּ֔ה וְיַ֖עַל עַל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְיֹאכַל֙ אֶת־כָּל־עֵ֣שֶׂב הָאָ֔רֶץ אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר הִשְׁאִ֖יר הַבָּרָֽד׃

    Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Çekirgeler için elini Mısır ülkesinin üzerine uzat. Ülkeyi kaplasınlar; yerdeki bütün bitkileri, dolunun bıraktığı her şeyi yesinler.”

  12. Şemot 10:14

    וַיַּ֣עַל הָֽאַרְבֶּ֗ה עַ֚ל כָּל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיָּ֕נַח בְּכֹ֖ל גְּב֣וּל מִצְרָ֑יִם כָּבֵ֣ד מְאֹ֔ד לְ֠פָנָיו לֹא־הָ֨יָה כֵ֤ן אַרְבֶּה֙ כָּמֹ֔הוּ וְאַחֲרָ֖יו לֹ֥א יִֽהְיֶה־כֵּֽן׃

    Çekirgeler bütün Mısır ülkesini kapladı; Mısır’ın her yerine kondular. Öylesine çoktular ki daha önce böylesi görülmemişti, bundan sonra da görülmeyecekti.

  13. Şemot 19:18

    וְהַ֤ר סִינַי֙ עָשַׁ֣ן כֻּלּ֔וֹ מִ֠פְּנֵי אֲשֶׁ֨ר יָרַ֥ד עָלָ֛יו יְהוָ֖ה בָּאֵ֑שׁ וַיַּ֤עַל עֲשָׁנוֹ֙ כְּעֶ֣שֶׁן הַכִּבְשָׁ֔ן וַיֶּחֱרַ֥ד כָּל־הָהָ֖ר מְאֹֽד׃

    Sinay Dağı’nın her yanından duman çıkıyordu; çünkü Adonay onun üzerine ateş içinde inmişti. Dumanı bir fırının dumanı gibi yükseliyordu ve bütün dağ şiddetle titriyordu.

  14. Şemot 19:20

    וַיֵּ֧רֶד יְהוָ֛ה עַל־הַ֥ר סִינַ֖י אֶל־רֹ֣אשׁ הָהָ֑ר וַיִּקְרָ֨א יְהוָ֧ה לְמֹשֶׁ֛ה אֶל־רֹ֥אשׁ הָהָ֖ר וַיַּ֥עַל מֹשֶֽׁה׃

    Adonay, Sinay Dağı’na, dağın tepesine indi. Moşe’yi dağın tepesine çağırdı; Moşe çıktı.

  15. Şemot 24:9

    וַיַּ֥עַל מֹשֶׁ֖ה וְאַהֲרֹ֑ן נָדָב֙ וַאֲבִיה֔וּא וְשִׁבְעִ֖ים מִזִּקְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

    Moşe, Aaron, Nadav, Avihu ve İsrael’in ileri gelenlerinden yetmiş kişi yukarı çıktı.

  16. Şemot 24:13

    וַיָּ֣קָם מֹשֶׁ֔ה וִיהוֹשֻׁ֖עַ מְשָׁרְת֑וֹ וַיַּ֥עַל מֹשֶׁ֖ה אֶל־הַ֥ר הָאֱלֹהִֽים׃

    Moşe ile yardımcısı Yeoşua kalktılar. Moşe, Tanrı’nın dağına çıktı.

  17. Şemot 24:15

    וַיַּ֥עַל מֹשֶׁ֖ה אֶל־הָהָ֑ר וַיְכַ֥ס הֶעָנָ֖ן אֶת־הָהָֽר׃

    Moşe dağa çıktı; bulut dağı kapladı.

  18. Şemot 24:18

    וַיָּבֹ֥א מֹשֶׁ֛ה בְּת֥וֹךְ הֶעָנָ֖ן וַיַּ֣עַל אֶל־הָהָ֑ר וַיְהִ֤י מֹשֶׁה֙ בָּהָ֔ר אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָֽיְלָה׃ (פ)

    Moşe bulutun içine girip dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.

  19. Şemot 34:4

    וַיִּפְסֹ֡ל שְׁנֵֽי־לֻחֹ֨ת אֲבָנִ֜ים כָּרִאשֹׁנִ֗ים וַיַּשְׁכֵּ֨ם מֹשֶׁ֤ה בַבֹּ֙קֶר֙ וַיַּ֙עַל֙ אֶל־הַ֣ר סִינַ֔י כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֹת֑וֹ וַיִּקַּ֣ח בְּיָד֔וֹ שְׁנֵ֖י לֻחֹ֥ת אֲבָנִֽים׃

    Moşe öncekiler gibi iki taş levha yonttu. Sabah erkenden kalktı ve Adonay’ın kendisine buyurduğu gibi Sinay Dağı’na çıktı. İki taş levhayı eline aldı.

  20. Şemot 40:25

    וַיַּ֥עַל הַנֵּרֹ֖ת לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (ס)

    Adonay’ın önünde kandilleri yaktı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.

  21. Şemot 40:29

    וְאֵת֙ מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֔ה שָׂ֕ם פֶּ֖תַח מִשְׁכַּ֣ן אֹֽהֶל־מוֹעֵ֑ד וַיַּ֣עַל עָלָ֗יו אֶת־הָעֹלָה֙ וְאֶת־הַמִּנְחָ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (ס)

    Bütünüyle yakılan sunuların sunağını Mişkan’ın, Buluşma Çadırı’nın girişine koydu. Üzerinde bütünüyle yakılan sunuyu ve tahıl sunusunu sundu. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.

  22. Bamidbar 23:2

    וַיַּ֣עַשׂ בָּלָ֔ק כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֣ר בִּלְעָ֑ם וַיַּ֨עַל בָּלָ֧ק וּבִלְעָ֛ם פָּ֥ר וָאַ֖יִל בַּמִּזְבֵּֽחַ׃

    Balak, Bilam’ın söylediği gibi yaptı. Balak ve Bilam her sunakta bir boğa ve bir koç sundular.

  23. Bamidbar 23:14

    וַיִּקָּחֵ֙הוּ֙ שְׂדֵ֣ה צֹפִ֔ים אֶל־רֹ֖אשׁ הַפִּסְגָּ֑ה וַיִּ֙בֶן֙ שִׁבְעָ֣ה מִזְבְּחֹ֔ת וַיַּ֛עַל פָּ֥ר וָאַ֖יִל בַּמִּזְבֵּֽחַ׃

    Onu Pisga’nın tepesindeki Tsofim alanına götürdü. Yedi sunak yaptı ve her sunakta bir boğa ve bir koç sundu.

  24. Bamidbar 23:30

    וַיַּ֣עַשׂ בָּלָ֔ק כַּאֲשֶׁ֖ר אָמַ֣ר בִּלְעָ֑ם וַיַּ֛עַל פָּ֥ר וָאַ֖יִל בַּמִּזְבֵּֽחַ׃

    Balak, Bilam’ın söylediği gibi yaptı ve her sunakta bir boğa ve bir koç sundu.

  25. Bamidbar 33:38

    וַיַּעַל֩ אַהֲרֹ֨ן הַכֹּהֵ֜ן אֶל־הֹ֥ר הָהָ֛ר עַל־פִּ֥י יְהוָ֖ה וַיָּ֣מָת שָׁ֑ם בִּשְׁנַ֣ת הָֽאַרְבָּעִ֗ים לְצֵ֤את בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בַּחֹ֥דֶשׁ הַחֲמִישִׁ֖י בְּאֶחָ֥ד לַחֹֽדֶשׁ׃

    Kohen Aaron, Adonay’ın buyruğuyla Hor Dağı’na çıktı ve orada öldü. İsraeloğullarının Mısır ülkesinden çıkışının kırkıncı yılında, beşinci ayın birinci günüydü.

  26. Devarim 34:1

    וַיַּ֨עַל מֹשֶׁ֜ה מֵֽעַרְבֹ֤ת מוֹאָב֙ אֶל־הַ֣ר נְב֔וֹ רֹ֚אשׁ הַפִּסְגָּ֔ה אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֣י יְרֵח֑וֹ וַיַּרְאֵ֨הוּ יְהוָ֧ה אֶת־כָּל־הָאָ֛רֶץ אֶת־הַגִּלְעָ֖ד עַד־דָּֽן׃

    Moşe, Moav ovalarından Nevo Dağı'na, Yeriho'nun karşısındaki Pisga tepesine çıktı. Adonay ona bütün ülkeyi, Dan'a kadar Gilad'ı gösterdi;