İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

asaעָשָׂ֔ה

yapmak, etmek; meydana getirmek, üretmek, yaratmak, inşa etmek; uygulamak, yerine getirmek, kutlamak, korumak; gerçekleştirmek, sebep olmak; hazırlamak, atamak; elde etmek; ürün vermek; planlamak, kararlaştırmak

asa okunuşu Tora’da 84 kez, 82 farklı ayette görülür.

Temel kelime (lemma)
עָשָׂה
Kök
עשה

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit20 kullanım19 ayet
  • Şemot33 kullanım32 ayet
  • Vayikra4 kullanım4 ayet
  • Bamidbar4 kullanım4 ayet
  • Devarim23 kullanım23 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 1:31

    Vayar Elohim et kol aşer asa vehine tov meod vayehi erev vayehi voker yom haşişi.

    וַיַּ֤רְא אֱלֹהִים֙ אֶת־כָּל־אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וְהִנֵּה־ט֖וֹב מְאֹ֑ד וַֽיְהִי־עֶ֥רֶב וַֽיְהִי־בֹ֖קֶר י֥וֹם הַשִּׁשִּֽׁי׃ (פ)

    Tanrı yaptığı her şeye baktı; işte, hepsi çok iyiydi. Akşam oldu, sabah oldu: altıncı gün.

  2. Bereşit 2:2

    Bu ayette 2 kez

    Vayehal Elohim bayom haşevii melahto aşer asa vayişbot bayom haşevii mikol melahto aşer asa.

    וַיְכַ֤ל אֱלֹהִים֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י מְלַאכְתּ֖וֹ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֑ה וַיִּשְׁבֹּת֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י מִכָּל־מְלַאכְתּ֖וֹ אֲשֶׁ֥ר עָשָֽׂה׃

    Tanrı yaptığı işi yedinci günde tamamladı. Yaptığı bütün işlere yedinci günde son verdi.

  3. Bereşit 3:1

    Vehanahaş haya arum mikol hayat hasade aşer asa Adonay Elohim vayomer el haişa af ki amar Elohim lo tohelu mikol ets hagan.

    וְהַנָּחָשׁ֙ הָיָ֣ה עָר֔וּם מִכֹּל֙ חַיַּ֣ת הַשָּׂדֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה יְהוָ֣ה אֱלֹהִ֑ים וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־הָ֣אִשָּׁ֔ה אַ֚ף כִּֽי־אָמַ֣ר אֱלֹהִ֔ים לֹ֣א תֹֽאכְל֔וּ מִכֹּ֖ל עֵ֥ץ הַגָּֽן׃

    Yılan, Adonay Tanrı’nın yaptığı bütün kır hayvanlarından daha kurnazdı. Kadına, “Tanrı gerçekten, ‘Bahçedeki hiçbir ağaçtan yemeyeceksiniz’ mi dedi?” diye sordu.

  4. Bereşit 5:1

    Ze sefer toledot adam beyom bero Elohim adam bidmut Elohim asa oto.

    זֶ֣ה סֵ֔פֶר תּוֹלְדֹ֖ת אָדָ֑ם בְּי֗וֹם בְּרֹ֤א אֱלֹהִים֙ אָדָ֔ם בִּדְמ֥וּת אֱלֹהִ֖ים עָשָׂ֥ה אֹתֽוֹ׃

    Bu, Adam’ın soyunun kaydıdır. Tanrı insanı yarattığında onu Tanrı’ya benzer olarak yaptı.

  5. Bereşit 6:6

    Vayinahem Adonay ki asa et haadam baarets vayitatsev el libo.

    וַיִּנָּ֣חֶם יְהוָ֔ה כִּֽי־עָשָׂ֥ה אֶת־הָֽאָדָ֖ם בָּאָ֑רֶץ וַיִּתְעַצֵּ֖ב אֶל־לִבּֽוֹ׃

    Adonay, yeryüzünde insanı yaptığına pişman oldu; yüreği acıyla doldu.

  6. Bereşit 6:22

    Vayaas noah kehol aşer tsiva oto Elohim ken asa.

    וַיַּ֖עַשׂ נֹ֑חַ כְּ֠כֹל אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֥ה אֹת֛וֹ אֱלֹהִ֖ים כֵּ֥ן עָשָֽׂה׃ (ס)

    Noah, Tanrı’nın kendisine buyurduğu her şeyi yaptı; aynen öyle yaptı.

  7. Bereşit 8:6

    Vayehi mikets arbaim yom vayiftah noah et halon hateva aşer asa.

    וַֽיְהִ֕י מִקֵּ֖ץ אַרְבָּעִ֣ים י֑וֹם וַיִּפְתַּ֣ח נֹ֔חַ אֶת־חַלּ֥וֹן הַתֵּבָ֖ה אֲשֶׁ֥ר עָשָֽׂה׃

    Kırk günün sonunda Noah, gemide yaptığı pencereyi açtı.

  8. Bereşit 9:6

    Şofeh dam haadam baadam damo yişafeh ki betselem Elohim asa et haadam.

    שֹׁפֵךְ֙ דַּ֣ם הָֽאָדָ֔ם בָּֽאָדָ֖ם דָּמ֣וֹ יִשָּׁפֵ֑ךְ כִּ֚י בְּצֶ֣לֶם אֱלֹהִ֔ים עָשָׂ֖ה אֶת־הָאָדָֽם׃

    İnsan kanı dökenin kanı insan eliyle dökülecektir. Çünkü Tanrı, insanı Kendi suretinde yaptı.

  9. Bereşit 9:24

    Vayikets noah miyeno vayeda et aşer asa lo beno hakatan.

    וַיִּ֥יקֶץ נֹ֖חַ מִיֵּינ֑וֹ וַיֵּ֕דַע אֵ֛ת אֲשֶׁר־עָ֥שָׂה־ל֖וֹ בְּנ֥וֹ הַקָּטָֽן׃

    Noah, şarabın etkisinden ayılınca küçük oğlunun kendisine yaptığını öğrendi.

  10. Bereşit 13:4

    El mekom hamizbeah aşer asa şam barişona vayikra şam avram beşem Adonay.

    אֶל־מְקוֹם֙ הַמִּזְבֵּ֔חַ אֲשֶׁר־עָ֥שָׂה שָׁ֖ם בָּרִאשֹׁנָ֑ה וַיִּקְרָ֥א שָׁ֛ם אַבְרָ֖ם בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה׃

    Daha önce yaptığı sunağın bulunduğu yere geldi. Avram orada Adonay’ın adıyla yakardı.

  11. Bereşit 18:8

    Vayikah hema vehalav uven habakar aşer asa vayiten lifnehem veu omed alehem tahat haets vayohelu.

    וַיִּקַּ֨ח חֶמְאָ֜ה וְחָלָ֗ב וּבֶן־הַבָּקָר֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וַיִּתֵּ֖ן לִפְנֵיהֶ֑ם וְהֽוּא־עֹמֵ֧ד עֲלֵיהֶ֛ם תַּ֥חַת הָעֵ֖ץ וַיֹּאכֵֽלוּ׃

    Kaymak, süt ve hazırlanan buzağıyı alıp önlerine koydu. Onlar yerken kendisi ağacın altında yanlarında durdu.

  12. Bereşit 21:6

    Vatomer sara tsehok asa li Elohim kol haşomea yitsehak li.

    וַתֹּ֣אמֶר שָׂרָ֔ה צְחֹ֕ק עָ֥שָׂה לִ֖י אֱלֹהִ֑ים כָּל־הַשֹּׁמֵ֖עַ יִֽצְחַק־לִֽי׃

    Sara, “Tanrı yüzümü güldürdü; bunu duyan herkes benimle birlikte gülecek” dedi.

  13. Bereşit 21:26

    Vayomer avimeleh lo yadati mi asa et hadavar haze vegam ata lo higadta li vegam anohi lo şamati bilti hayom.

    וַיֹּ֣אמֶר אֲבִימֶ֔לֶךְ לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי מִ֥י עָשָׂ֖ה אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וְגַם־אַתָּ֞ה לֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֗י וְגַ֧ם אָנֹכִ֛י לֹ֥א שָׁמַ֖עְתִּי בִּלְתִּ֥י הַיּֽוֹם׃

    Avimeleh, “Bunu kimin yaptığını bilmiyorum” dedi. “Sen de bana bildirmedin; ben de bugüne kadar duymadım.”

  14. Bereşit 24:66

    Vayesaper haeved leyitshak et kol hadevarim aşer asa.

    וַיְסַפֵּ֥ר הָעֶ֖בֶד לְיִצְחָ֑ק אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר עָשָֽׂה׃

    Hizmetkâr yaptığı her şeyi Yitshak’a anlattı.

  15. Bereşit 31:1

    Vayişma et divre vene lavan lemor lakah yaakov et kol aşer leavinu umeaşer leavinu asa et kol hakavod haze.

    וַיִּשְׁמַ֗ע אֶת־דִּבְרֵ֤י בְנֵֽי־לָבָן֙ לֵאמֹ֔ר לָקַ֣ח יַעֲקֹ֔ב אֵ֖ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר לְאָבִ֑ינוּ וּמֵאֲשֶׁ֣ר לְאָבִ֔ינוּ עָשָׂ֕ה אֵ֥ת כָּל־הַכָּבֹ֖ד הַזֶּֽה׃

    Yaakov, Lavan’ın oğullarının, “Yaakov babamızın her şeyini aldı; bütün bu serveti babamızın malından edindi” dediklerini duydu.

  16. Bereşit 33:17

    Veyaakov nasa sukota vayiven lo bayit ulemikneu asa sukot al ken kara şem hamakom sukot.

    וְיַעֲקֹב֙ נָסַ֣ע סֻכֹּ֔תָה וַיִּ֥בֶן ל֖וֹ בָּ֑יִת וּלְמִקְנֵ֙הוּ֙ עָשָׂ֣ה סֻכֹּ֔ת עַל־כֵּ֛ן קָרָ֥א שֵׁם־הַמָּק֖וֹם סֻכּֽוֹת׃ (ס)

    Yaakov ise Sukkot’a gitti. Kendisi için bir ev, hayvanları için barınaklar yaptı. Bu yüzden o yere Sukkot adını verdi.

  17. Bereşit 34:7

    Uvene yaakov bau min hasade keşameam vayiteatsevu haanaşim vayihar lahem meod ki nevala asa veyisrael lişkav et bat yaakov vehen lo yease.

    וּבְנֵ֨י יַעֲקֹ֜ב בָּ֤אוּ מִן־הַשָּׂדֶה֙ כְּשָׁמְעָ֔ם וַיִּֽתְעַצְּבוּ֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים וַיִּ֥חַר לָהֶ֖ם מְאֹ֑ד כִּֽי־נְבָלָ֞ה עָשָׂ֣ה בְיִשְׂרָאֵ֗ל לִשְׁכַּב֙ אֶת־בַּֽת־יַעֲקֹ֔ב וְכֵ֖ן לֹ֥א יֵעָשֶֽׂה׃

    Yaakov’un oğulları haberi duyunca kırdan geldiler. Adamlar derin üzüntüye kapıldı ve çok öfkelendi; çünkü Şehem, Yaakov’un kızıyla yatarak İsrael’de utanç verici bir iş yapmıştı. Böyle bir şey yapılmamalıydı.

  18. Bereşit 38:10

    Vayera beene Adonay aşer asa vayamet gam oto.

    וַיֵּ֛רַע בְּעֵינֵ֥י יְהוָ֖ה אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֑ה וַיָּ֖מֶת גַּם־אֹתֽוֹ׃

    Yaptığı Adonay’ın gözünde kötüydü. Onu da öldürdü.

  19. Bereşit 42:28

    Vayomer el ehav huşav kaspi vegam hine veamtahti vayetse libam vayeherdu el ahiv lemor ma zot asa Elohim lanu.

    וַיֹּ֤אמֶר אֶל־אֶחָיו֙ הוּשַׁ֣ב כַּסְפִּ֔י וְגַ֖ם הִנֵּ֣ה בְאַמְתַּחְתִּ֑י וַיֵּצֵ֣א לִבָּ֗ם וַיֶּֽחֶרְד֞וּ אִ֤ישׁ אֶל־אָחִיו֙ לֵאמֹ֔ר מַה־זֹּ֛את עָשָׂ֥ה אֱלֹהִ֖ים לָֽנוּ׃

    Kardeşlerine, “Param geri verilmiş! İşte torbamda!” dedi. Yürekleri yerinden oynadı; titreyerek birbirlerine, “Tanrı bize ne yaptı böyle?” dediler.

  20. Şemot 13:8

    Vehigadta levinha bayom hau lemor baavur ze asa Adonay li betseti mimitsrayim.

    וְהִגַּדְתָּ֣ לְבִנְךָ֔ בַּיּ֥וֹם הַה֖וּא לֵאמֹ֑ר בַּעֲב֣וּר זֶ֗ה עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ לִ֔י בְּצֵאתִ֖י מִמִּצְרָֽיִם׃

    O gün oğluna şöyle anlatacaksın: ‘Mısır’dan çıktığımda Adonay benim için bunları işte bunun için yaptı.’

  21. Şemot 14:31

    Vayar yisrael et hayad hagedola aşer asa Adonay bemitsrayim vayireu haam et Adonay vayaaminu badonay uvemoşe avdo.

    וַיַּ֨רְא יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־הַיָּ֣ד הַגְּדֹלָ֗ה אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ בְּמִצְרַ֔יִם וַיִּֽירְא֥וּ הָעָ֖ם אֶת־יְהוָ֑ה וַיַּֽאֲמִ֙ינוּ֙ בַּֽיהוָ֔ה וּבְמֹשֶׁ֖ה עַבְדּֽוֹ׃ (פ)

    İsrael, Adonay’ın Mısır’a karşı gösterdiği büyük gücü gördü. Halk Adonay’dan korktu; Adonay’a ve kulu Moşe’ye güvendi.

  22. Şemot 18:1

    Vayişma yitro hohen midyan hoten moşe et kol aşer asa Elohim lemoşe uleyisrael amo ki hotsi Adonay et yisrael mimitsrayim.

    וַיִּשְׁמַ֞ע יִתְר֨וֹ כֹהֵ֤ן מִדְיָן֙ חֹתֵ֣ן מֹשֶׁ֔ה אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֤ה אֱלֹהִים֙ לְמֹשֶׁ֔ה וּלְיִשְׂרָאֵ֖ל עַמּ֑וֹ כִּֽי־הוֹצִ֧יא יְהוָ֛ה אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מִמִּצְרָֽיִם׃

    Midyan kâhini, Moşe’nin kayınpederi Yitro, Tanrı’nın Moşe ve halkı İsrael için yaptığı her şeyi, Adonay’ın İsrael’i Mısır’dan çıkardığını duydu.

  23. Şemot 18:8

    Vayesaper moşe lehoteno et kol aşer asa Adonay lefaro ulemitsrayim al odot yisrael et kol hatelaa aşer metsaatam badereh vayatsilem Adonay.

    וַיְסַפֵּ֤ר מֹשֶׁה֙ לְחֹ֣תְנ֔וֹ אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ לְפַרְעֹ֣ה וּלְמִצְרַ֔יִם עַ֖ל אוֹדֹ֣ת יִשְׂרָאֵ֑ל אֵ֤ת כָּל־הַתְּלָאָה֙ אֲשֶׁ֣ר מְצָאָ֣תַם בַּדֶּ֔רֶךְ וַיַּצִּלֵ֖ם יְהוָֽה׃

    Moşe, Adonay’ın İsrael uğruna Firavun’a ve Mısır’a yaptığı her şeyi, yolda başlarına gelen bütün zorlukları ve Adonay’ın onları nasıl kurtardığını kayınpederine anlattı.

  24. Şemot 18:9

    Vayihad yitro al kol hatova aşer asa Adonay leyisrael aşer hitsilo miyad mitsrayim.

    וַיִּ֣חַדְּ יִתְר֔וֹ עַ֚ל כָּל־הַטּוֹבָ֔ה אֲשֶׁר־עָשָׂ֥ה יְהוָ֖ה לְיִשְׂרָאֵ֑ל אֲשֶׁ֥ר הִצִּיל֖וֹ מִיַּ֥ד מִצְרָֽיִם׃

    Yitro, Adonay’ın İsrael’i Mısırlıların elinden kurtararak ona yaptığı bütün iyiliklere sevindi.

  25. Şemot 20:11

    Ki şeşet yamim asa Adonay et haşamayim veet haarets et hayam veet kol aşer bam vayanah bayom haşevii al ken berah Adonay et yom haşabat vayekadeşeu.

    כִּ֣י שֵֽׁשֶׁת־יָמִים֩ עָשָׂ֨ה יְהוָ֜ה אֶת־הַשָּׁמַ֣יִם וְאֶת־הָאָ֗רֶץ אֶת־הַיָּם֙ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־בָּ֔ם וַיָּ֖נַח בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֑י עַל־כֵּ֗ן בֵּרַ֧ךְ יְהוָ֛ה אֶת־י֥וֹם הַשַּׁבָּ֖ת וַֽיְקַדְּשֵֽׁהוּ׃ (ס)

    Çünkü Adonay altı günde gökleri, yeri, denizi ve onlarda bulunan her şeyi yaptı; yedinci gün dinlendi. Bu yüzden Adonay Şabat gününü kutsadı ve onu kutsal kıldı.

  26. Şemot 31:17

    Beni uven bene yisrael ot hi leolam ki şeşet yamim asa Adonay et haşamayim veet haarets uvayom haşevii şavat vayinafaş.

    בֵּינִ֗י וּבֵין֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל א֥וֹת הִ֖וא לְעֹלָ֑ם כִּי־שֵׁ֣שֶׁת יָמִ֗ים עָשָׂ֤ה יְהוָה֙ אֶת־הַשָּׁמַ֣יִם וְאֶת־הָאָ֔רֶץ וּבַיּוֹם֙ הַשְּׁבִיעִ֔י שָׁבַ֖ת וַיִּנָּפַֽשׁ׃ (ס)

    O, Benimle İsrael oğulları arasında sonsuza dek bir işarettir. Çünkü Adonay gökleri ve yeri altı günde yaptı; yedinci gün işi bırakıp dinlendi.’”

  27. Şemot 32:21

    Vayomer moşe el aharon me asa leha haam haze ki heveta alav hataa gedola.

    וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶֽל־אַהֲרֹ֔ן מֶֽה־עָשָׂ֥ה לְךָ֖ הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה כִּֽי־הֵבֵ֥אתָ עָלָ֖יו חֲטָאָ֥ה גְדֹלָֽה׃

    Moşe Aaron’a, “Bu halk sana ne yaptı da onu böyle büyük bir günaha soktun?” dedi.

  28. Şemot 32:35

    Vayigof Adonay et haam al aşer asu et haegel aşer asa aharon.

    וַיִּגֹּ֥ף יְהוָ֖ה אֶת־הָעָ֑ם עַ֚ל אֲשֶׁ֣ר עָשׂ֣וּ אֶת־הָעֵ֔גֶל אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה אַהֲרֹֽן׃ (ס)

    Adonay, Aaron’un yaptığı buzağıyı yaptırdıkları için halkı bir felaketle vurdu.

  29. Şemot 36:8

    Vayaasu hol haham lev beose hamelaha et hamişkan eser yeriot şeş maşezar utehelet veargaman vetolaat şani keruvim maase hoşev asa otam.

    וַיַּעֲשׂ֨וּ כָל־חֲכַם־לֵ֜ב בְּעֹשֵׂ֧י הַמְּלָאכָ֛ה אֶת־הַמִּשְׁכָּ֖ן עֶ֣שֶׂר יְרִיעֹ֑ת שֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֗ר וּתְכֵ֤לֶת וְאַרְגָּמָן֙ וְתוֹלַ֣עַת שָׁנִ֔י כְּרֻבִ֛ים מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵׁ֖ב עָשָׂ֥ה אֹתָֽם׃

    İşi yapan bütün usta yürekli kişiler Mişkan’ı on örtüyle yaptılar. Onları bükülmüş ince ketenden, mavi, erguvan ve kırmızı yünden, ustaca dokunmuş keruv desenleriyle yaptılar.

  30. Şemot 36:11

    Vayaas luleot tehelet al sefat hayeria haehat mikatsa bamahbaret ken asa bisfat hayeria hakitsona bamahberet haşenit.

    וַיַּ֜עַשׂ לֻֽלְאֹ֣ת תְּכֵ֗לֶת עַ֣ל שְׂפַ֤ת הַיְרִיעָה֙ הָֽאֶחָ֔ת מִקָּצָ֖ה בַּמַּחְבָּ֑רֶת כֵּ֤ן עָשָׂה֙ בִּשְׂפַ֣ת הַיְרִיעָ֔ה הַקִּ֣יצוֹנָ֔ה בַּמַּחְבֶּ֖רֶת הַשֵּׁנִֽית׃

    Birleşen örtülerin uçtaki örtüsünün kenarına mavi ilmekler yaptı. İkinci örtü grubunun uçtaki örtüsünün kenarına da aynı şekilde yaptı.

  31. Şemot 36:12

    Bu ayette 2 kez

    Hamişim lulaot asa bayria haehat vahamişim lulaot asa biktse hayeria aşer bamahberet haşenit makbilot halulaot ahat el ehat.

    חֲמִשִּׁ֣ים לֻלָאֹ֗ת עָשָׂה֮ בַּיְרִיעָ֣ה הָאֶחָת֒ וַחֲמִשִּׁ֣ים לֻלָאֹ֗ת עָשָׂה֙ בִּקְצֵ֣ה הַיְרִיעָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בַּמַּחְבֶּ֣רֶת הַשֵּׁנִ֑ית מַקְבִּילֹת֙ הַלֻּ֣לָאֹ֔ת אַחַ֖ת אֶל־אֶחָֽת׃

    Bir örtüde elli ilmek, ikinci örtü grubundaki örtünün kenarında da elli ilmek yaptı. İlmekler birbirinin karşısına geliyordu.

  32. Şemot 36:14

    Vayaas yeriot izim leohel al hamişkan aşte esre yeriot asa otam.

    וַיַּ֙עַשׂ֙ יְרִיעֹ֣ת עִזִּ֔ים לְאֹ֖הֶל עַל־הַמִּשְׁכָּ֑ן עַשְׁתֵּֽי־עֶשְׂרֵ֥ה יְרִיעֹ֖ת עָשָׂ֥ה אֹתָֽם׃

    Mişkan’ın üzerinde çadır oluşturmak için keçi kılından örtüler yaptı. On bir örtü yaptı.

  33. Şemot 36:17

    Vayaas lulaot hamişim al sefat hayeria hakitsona bamahbaret vahamişim lulaot asa al sefat hayeria hahoveret haşenit.

    וַיַּ֜עַשׂ לֻֽלָאֹ֣ת חֲמִשִּׁ֗ים עַ֚ל שְׂפַ֣ת הַיְרִיעָ֔ה הַקִּיצֹנָ֖ה בַּמַּחְבָּ֑רֶת וַחֲמִשִּׁ֣ים לֻלָאֹ֗ת עָשָׂה֙ עַל־שְׂפַ֣ת הַיְרִיעָ֔ה הַחֹבֶ֖רֶת הַשֵּׁנִֽית׃

    Birinci örtü grubunun uçtaki örtüsünün kenarına elli ilmek, ikinci örtü grubunun kenarına da elli ilmek yaptı.

  34. Şemot 36:22

    Şete yadot lakereş haehad meşulavot ahat el ehat ken asa lehol karşe hamişkan.

    שְׁתֵּ֣י יָדֹ֗ת לַקֶּ֙רֶשׁ֙ הָֽאֶחָ֔ד מְשֻׁלָּבֹ֔ת אַחַ֖ת אֶל־אֶחָ֑ת כֵּ֣ן עָשָׂ֔ה לְכֹ֖ל קַרְשֵׁ֥י הַמִּשְׁכָּֽן׃

    Her tahtanın birbirine paralel iki geçme çıkıntısı vardı. Mişkan’ın bütün tahtalarını böyle yaptı.

  35. Şemot 36:24

    Vearbaim adne hesef asa tahat esrim hakeraşim şene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav uşene adanim tahat hakereş haehad lişte yedotav.

    וְאַרְבָּעִים֙ אַדְנֵי־כֶ֔סֶף עָשָׂ֕ה תַּ֖חַת עֶשְׂרִ֣ים הַקְּרָשִׁ֑ים שְׁנֵ֨י אֲדָנִ֜ים תַּֽחַת־הַקֶּ֤רֶשׁ הָאֶחָד֙ לִשְׁתֵּ֣י יְדֹתָ֔יו וּשְׁנֵ֧י אֲדָנִ֛ים תַּֽחַת־הַקֶּ֥רֶשׁ הָאֶחָ֖ד לִשְׁתֵּ֥י יְדֹתָֽיו׃

    Yirmi tahtanın altına kırk gümüş taban yaptı. Her bir tahtanın iki geçme çıkıntısı için altında iki taban, öbür tahtanın iki geçme çıkıntısı için de altında iki taban vardı.

  36. Şemot 36:25

    Uletsela hamişkan haşenit lifat tsafon asa esrim keraşim.

    וּלְצֶ֧לַע הַמִּשְׁכָּ֛ן הַשֵּׁנִ֖ית לִפְאַ֣ת צָפ֑וֹן עָשָׂ֖ה עֶשְׂרִ֥ים קְרָשִֽׁים׃

    Mişkan’ın öbür yanı, kuzey tarafı için de yirmi tahta yaptı.

  37. Şemot 36:27

    Uleyarkete hamişkan yama asa şişa keraşim.

    וּֽלְיַרְכְּתֵ֥י הַמִּשְׁכָּ֖ן יָ֑מָּה עָשָׂ֖ה שִׁשָּׁ֥ה קְרָשִֽׁים׃

    Mişkan’ın batıya bakan arka tarafına altı tahta yaptı.

  38. Şemot 36:28

    Uşene keraşim asa limkutsot hamişkan bayarhatayim.

    וּשְׁנֵ֤י קְרָשִׁים֙ עָשָׂ֔ה לִמְקֻצְעֹ֖ת הַמִּשְׁכָּ֑ן בַּיַּרְכָתָֽיִם׃

    Mişkan’ın arka köşeleri için iki tahta yaptı.

  39. Şemot 36:29

    Vehayu toamim milemata veyahdav yihyu tamim el roşo el hatabaat haehat ken asa lişnehem lişne hamiktsoot.

    וְהָי֣וּ תוֹאֲמִם֮ מִלְּמַטָּה֒ וְיַחְדָּ֗ו יִהְי֤וּ תַמִּים֙ אֶל־רֹאשׁ֔וֹ אֶל־הַטַּבַּ֖עַת הָאֶחָ֑ת כֵּ֚ן עָשָׂ֣ה לִשְׁנֵיהֶ֔ם לִשְׁנֵ֖י הַמִּקְצֹעֹֽת׃

    Bu tahtalar komşu tahtalarla aşağıdan bitişikti; yukarıda da birlikte tek halkaya bağlanıyorlardı. Her ikisini, iki köşeyi böyle yaptı.

  40. Şemot 36:34

    Veet hakeraşim tsipa zahav veet tabeotam asa zahav batim laberihim vayetsaf et haberihim zahav.

    וְֽאֶת־הַקְּרָשִׁ֞ים צִפָּ֣ה זָהָ֗ב וְאֶת־טַבְּעֹתָם֙ עָשָׂ֣ה זָהָ֔ב בָּתִּ֖ים לַבְּרִיחִ֑ם וַיְצַ֥ף אֶת־הַבְּרִיחִ֖ם זָהָֽב׃

    Tahtaları altınla kapladı. Çubuklara yuva olacak halkalarını altından yaptı ve çubukları altınla kapladı.

  41. Şemot 36:35

    Vayaas et haparohet tehelet veargaman vetolaat şani veşeş maşezar maase hoşev asa otah keruvim.

    וַיַּ֙עַשׂ֙ אֶת־הַפָּרֹ֔כֶת תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֑ר מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵׁ֛ב עָשָׂ֥ה אֹתָ֖הּ כְּרֻבִֽים׃

    Ayırma perdesini mavi, erguvan ve kırmızı yünle bükülmüş ince ketenden yaptı. Onu ustaca dokunmuş keruv desenleriyle yaptı.

  42. Şemot 37:7

    Vayaas şene heruvim zahav mikşa asa otam mişene ketsot hakaporet.

    וַיַּ֛עַשׂ שְׁנֵ֥י כְרֻבִ֖ים זָהָ֑ב מִקְשָׁה֙ עָשָׂ֣ה אֹתָ֔ם מִשְּׁנֵ֖י קְצ֥וֹת הַכַּפֹּֽרֶת׃

    Altından iki keruv yaptı. Onları kapağın iki ucunda dövme işiyle yaptı.

  43. Şemot 37:8

    Keruv ehad mikatsa mize uheruv ehad mikatsa mize min hakaporet asa et hakeruvim mişene ketsotav.

    כְּרוּב־אֶחָ֤ד מִקָּצָה֙ מִזֶּ֔ה וּכְרוּב־אֶחָ֥ד מִקָּצָ֖ה מִזֶּ֑ה מִן־הַכַּפֹּ֛רֶת עָשָׂ֥ה אֶת־הַכְּרֻבִ֖ים מִשְּׁנֵ֥י קצוותו [קְצוֹתָֽיו׃]

    Bir uçta bir keruv, öbür uçta bir keruv vardı. İki uçtaki keruvları kapakla tek parça olarak yaptı.

  44. Şemot 37:17

    Vayaas et hamenora zahav tahor mikşa asa et hamenora yerehah vekanah gevieha kaftoreha uferaheha mimena hayu.

    וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַמְּנֹרָ֖ה זָהָ֣ב טָה֑וֹר מִקְשָׁ֞ה עָשָׂ֤ה אֶת־הַמְּנֹרָה֙ יְרֵכָ֣הּ וְקָנָ֔הּ גְּבִיעֶ֛יהָ כַּפְתֹּרֶ֥יהָ וּפְרָחֶ֖יהָ מִמֶּ֥נָּה הָיֽוּ׃

    Menorayı saf altından yaptı. Menorayı dövme işiyle yaptı; tabanı, gövdesi, kadeh biçimindeki süsleri, yumruları ve çiçekleri onunla tek parçaydı.

  45. Şemot 37:24

    Kikar zahav tahor asa otah veet kol keleha.

    כִּכָּ֛ר זָהָ֥ב טָה֖וֹר עָשָׂ֣ה אֹתָ֑הּ וְאֵ֖ת כָּל־כֵּלֶֽיהָ׃ (פ)

    Onu bütün gereçleriyle birlikte bir kikar saf altından yaptı.

  46. Şemot 37:27

    Uşete tabeot zahav asa lo mitahat lezero al şete tsalotav al şene tsidav levatim levadim laset oto bahem.

    וּשְׁתֵּי֩ טַבְּעֹ֨ת זָהָ֜ב עָֽשָׂה־ל֣וֹ ׀ מִתַּ֣חַת לְזֵר֗וֹ עַ֚ל שְׁתֵּ֣י צַלְעֹתָ֔יו עַ֖ל שְׁנֵ֣י צִדָּ֑יו לְבָתִּ֣ים לְבַדִּ֔ים לָשֵׂ֥את אֹת֖וֹ בָּהֶֽם׃

    Kenarlığının altına, karşılıklı iki yanına iki altın halka yaptı. Bunlar, sunağı taşımakta kullanılacak sırıklara yuva olacaktı.

  47. Şemot 38:3

    Vayaas et kol kele hamizbeah et hasirot veet hayaim veet hamizrakot et hamizlagot veet hamahtot kol kelav asa nehoşet.

    וַיַּ֜עַשׂ אֶֽת־כָּל־כְּלֵ֣י הַמִּזְבֵּ֗חַ אֶת־הַסִּירֹ֤ת וְאֶת־הַיָּעִים֙ וְאֶת־הַמִּזְרָקֹ֔ת אֶת־הַמִּזְלָגֹ֖ת וְאֶת־הַמַּחְתֹּ֑ת כָּל־כֵּלָ֖יו עָשָׂ֥ה נְחֹֽשֶׁת׃

    Sunağın bütün gereçlerini, kül kaplarını, kürekleri, çanakları, çatalları ve kor kaplarını yaptı. Bütün gereçlerini bakırdan yaptı.

  48. Şemot 38:7

    Vayave et habadim batabaot al tsalot hamizbeah laset oto bahem nevuv luhot asa oto.

    וַיָּבֵ֨א אֶת־הַבַּדִּ֜ים בַּטַּבָּעֹ֗ת עַ֚ל צַלְעֹ֣ת הַמִּזְבֵּ֔חַ לָשֵׂ֥את אֹת֖וֹ בָּהֶ֑ם נְב֥וּב לֻחֹ֖ת עָשָׂ֥ה אֹתֽוֹ׃ (ס)

    Sunağı taşımak için sırıkları yanlarındaki halkalara geçirdi. Onu tahtalardan, içi boş olarak yaptı.

  49. Şemot 38:22

    Uvetsalel ben uri ven hur lemate yehuda asa et kol aşer tsiva Adonay et moşe.

    וּבְצַלְאֵ֛ל בֶּן־אוּרִ֥י בֶן־ח֖וּר לְמַטֵּ֣ה יְהוּדָ֑ה עָשָׂ֕ה אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃

    Yehuda kabilesinden Hur oğlu Uri oğlu Betsalel, Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu her şeyi yaptı.

  50. Şemot 38:28

    Veet haelef uşeva hameot vahamişa veşivim asa vavim laamudim vetsipa raşehem vehişak otam.

    וְאֶת־הָאֶ֜לֶף וּשְׁבַ֤ע הַמֵּאוֹת֙ וַחֲמִשָּׁ֣ה וְשִׁבְעִ֔ים עָשָׂ֥ה וָוִ֖ים לָעַמּוּדִ֑ים וְצִפָּ֥ה רָאשֵׁיהֶ֖ם וְחִשַּׁ֥ק אֹתָֽם׃

    Bin yedi yüz yetmiş beş şekelle direklerin çengellerini yaptı; başlarını kapladı ve onları kuşaklarla çevreledi.

Kelimenin yapısı ve anlamı

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim עָשָׂ֔ה

Temel kelime (lemma) עָשָׂה

Kök — שורש (şoreş) עשה

Türkçe anlam: yapmak, etmek; meydana getirmek, üretmek, yaratmak, inşa etmek; uygulamak, yerine getirmek, kutlamak, korumak; gerçekleştirmek, sebep olmak; hazırlamak, atamak; elde etmek; ürün vermek; planlamak, kararlaştırmak

Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 84 kez

Teknik kodHVqp3ms
Veri ve yöntem

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.