İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

הזהבhazahav

altın; altın parıltısı

Bu İbranice biçim Tora’da 17 kez, 17 farklı ayette görülür.

Temel kelime (lemma)
זָהָב
Kök
זהב

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit2 kullanım2 ayet
  • Şemot10 kullanım10 ayet
  • Vayikra1 kullanım1 ayet
  • Bamidbar4 kullanım4 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 2:11

    Şem haehad pişon u hasovev et kol erets hahavila aşer şam hazahav.

    שֵׁ֥ם הָֽאֶחָ֖ד פִּישׁ֑וֹן ה֣וּא הַסֹּבֵ֗ב אֵ֚ת כָּל־אֶ֣רֶץ הַֽחֲוִילָ֔ה אֲשֶׁר־שָׁ֖ם הַזָּהָֽב׃

    Birincisinin adı Pişon’dur. Altının bulunduğu bütün Havila ülkesini dolaşır.

  2. Bereşit 41:42

    Vayasar paro et tabato meal yado vayiten otah al yad yosef vayalbeş oto bigde şeş vayasem revid hazahav al tsavaro.

    וַיָּ֨סַר פַּרְעֹ֤ה אֶת־טַבַּעְתּוֹ֙ מֵעַ֣ל יָד֔וֹ וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֖הּ עַל־יַ֣ד יוֹסֵ֑ף וַיַּלְבֵּ֤שׁ אֹתוֹ֙ בִּגְדֵי־שֵׁ֔שׁ וַיָּ֛שֶׂם רְבִ֥ד הַזָּהָ֖ב עַל־צַוָּארֽוֹ׃

    Mühür yüzüğünü elinden çıkarıp Yosef’in eline taktı. Ona ince keten giysiler giydirdi, boynuna altın bir zincir taktı.

  3. Şemot 28:5

    Vehem yikhu et hazahav veet hatehelet veet haargaman veet tolaat haşani veet haşeş.

    וְהֵם֙ יִקְח֣וּ אֶת־הַזָּהָ֔ב וְאֶת־הַתְּכֵ֖לֶת וְאֶת־הָֽאַרְגָּמָ֑ן וְאֶת־תּוֹלַ֥עַת הַשָּׁנִ֖י וְאֶת־הַשֵּֽׁשׁ׃ (פ)

    Onlar altını, mavi, erguvan ve kırmızı yünü ve ince keteni alacaklar.

  4. Şemot 28:24

    Venatata et şete avotot hazahav al şete hatabaot el ketsot hahoşen.

    וְנָתַתָּ֗ה אֶת־שְׁתֵּי֙ עֲבֹתֹ֣ת הַזָּהָ֔ב עַל־שְׁתֵּ֖י הַטַּבָּעֹ֑ת אֶל־קְצ֖וֹת הַחֹֽשֶׁן׃

    İki altın örgüyü göğüslüğün uçlarındaki iki halkaya takacaksın.

  5. Şemot 32:2

    Vayomer alehem aharon pareku nizme hazahav aşer beozne neşehem benehem uvenotehem vehaviu elay.

    וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ אַהֲרֹ֔ן פָּֽרְקוּ֙ נִזְמֵ֣י הַזָּהָ֔ב אֲשֶׁר֙ בְּאָזְנֵ֣י נְשֵׁיכֶ֔ם בְּנֵיכֶ֖ם וּבְנֹתֵיכֶ֑ם וְהָבִ֖יאוּ אֵלָֽי׃

    Aaron onlara, “Karılarınızın, oğullarınızın ve kızlarınızın kulaklarındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin” dedi.

  6. Şemot 32:3

    Vayitpareku kol haam et nizme hazahav aşer beoznehem vayaviu el aharon.

    וַיִּתְפָּֽרְקוּ֙ כָּל־הָעָ֔ם אֶת־נִזְמֵ֥י הַזָּהָ֖ב אֲשֶׁ֣ר בְּאָזְנֵיהֶ֑ם וַיָּבִ֖יאוּ אֶֽל־אַהֲרֹֽן׃

    Bütün halk kulaklarındaki altın küpeleri çıkarıp Aaron’a getirdi.

  7. Şemot 38:24

    Kol hazahav heasuy lamelaha behol melehet hakodeş vayehi zehav hatenufa teşa veesrim kikar uşeva meot uşeloşim şekel beşekel hakodeş.

    כָּל־הַזָּהָ֗ב הֶֽעָשׂוּי֙ לַמְּלָאכָ֔ה בְּכֹ֖ל מְלֶ֣אכֶת הַקֹּ֑דֶשׁ וַיְהִ֣י ׀ זְהַ֣ב הַתְּנוּפָ֗ה תֵּ֤שַׁע וְעֶשְׂרִים֙ כִּכָּ֔ר וּשְׁבַ֨ע מֵא֧וֹת וּשְׁלֹשִׁ֛ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֥קֶל הַקֹּֽדֶשׁ׃

    Kutsal işlerin tamamında kullanılan bütün altın, sallama sunusu olarak verilen altın, kutsal şekel ölçüsüne göre yirmi dokuz kikar ve yedi yüz otuz şekeldi.

  8. Şemot 39:3

    Vayerakeu et pahe hazahav vekitsets petilim laasot betoh hatehelet uvetoh haargaman uvetoh tolaat haşani uvetoh haşeş maase hoşev.

    וַֽיְרַקְּע֞וּ אֶת־פַּחֵ֣י הַזָּהָב֮ וְקִצֵּ֣ץ פְּתִילִם֒ לַעֲשׂ֗וֹת בְּת֤וֹךְ הַתְּכֵ֙לֶת֙ וּבְת֣וֹךְ הָֽאַרְגָּמָ֔ן וּבְת֛וֹךְ תּוֹלַ֥עַת הַשָּׁנִ֖י וּבְת֣וֹךְ הַשֵּׁ֑שׁ מַעֲשֵׂ֖ה חֹשֵֽׁב׃

    Altını döverek ince levhalar yaptılar. Ustaca dokunmak üzere mavi, erguvan ve kırmızı yünün ve ince ketenin arasına katmak için onu şeritler halinde kesti.

  9. Şemot 39:17

    Vayitenu şete haavotot hazahav al şete hatabaot al ketsot hahoşen.

    וַֽיִּתְּנ֗וּ שְׁתֵּי֙ הָעֲבֹתֹ֣ת הַזָּהָ֔ב עַל־שְׁתֵּ֖י הַטַּבָּעֹ֑ת עַל־קְצ֖וֹת הַחֹֽשֶׁן׃

    İki altın örgüyü göğüslüğün uçlarındaki iki halkaya taktılar.

  10. Şemot 39:38

    Veet mizbah hazahav veet şemen hamişha veet ketoret hasamim veet masah petah haohel.

    וְאֵת֙ מִזְבַּ֣ח הַזָּהָ֔ב וְאֵת֙ שֶׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָ֔ה וְאֵ֖ת קְטֹ֣רֶת הַסַּמִּ֑ים וְאֵ֕ת מָסַ֖ךְ פֶּ֥תַח הָאֹֽהֶל׃

    altın sunağı, meshetme yağını, güzel kokulu tütsüyü ve çadırın giriş perdesini;

  11. Şemot 40:5

    Venatata et mizbah hazahav liktoret lifne aron haedut vesamta et masah hapetah lamişkan.

    וְנָתַתָּ֞ה אֶת־מִזְבַּ֤ח הַזָּהָב֙ לִקְטֹ֔רֶת לִפְנֵ֖י אֲר֣וֹן הָעֵדֻ֑ת וְשַׂמְתָּ֛ אֶת־מָסַ֥ךְ הַפֶּ֖תַח לַמִּשְׁכָּֽן׃

    Altın tütsü sunağını Tanıklık Sandığı’nın önüne koyacak, Mişkan’ın giriş perdesini asacaksın.

  12. Şemot 40:26

    Vayasem et mizbah hazahav beohel moed lifne haparohet.

    וַיָּ֛שֶׂם אֶת־מִזְבַּ֥ח הַזָּהָ֖ב בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד לִפְנֵ֖י הַפָּרֹֽכֶת׃

    Altın sunağı Buluşma Çadırı’na, perdenin önüne koydu.

  13. Vayikra 8:9

    Vayasem et hamitsnefet al roşo vayasem al hamitsnefet el mul panav et tsits hazahav nezer hakodeş kaaşer tsiva Adonay et moşe.

    וַיָּ֥שֶׂם אֶת־הַמִּצְנֶ֖פֶת עַל־רֹאשׁ֑וֹ וַיָּ֨שֶׂם עַֽל־הַמִּצְנֶ֜פֶת אֶל־מ֣וּל פָּנָ֗יו אֵ֣ת צִ֤יץ הַזָּהָב֙ נֵ֣זֶר הַקֹּ֔דֶשׁ כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃

    Başına sarığı yerleştirdi; sarığın ön tarafına altın levhayı, kutsal tacı taktı. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.

  14. Bamidbar 4:11

    Veal mizbah hazahav yifresu beged tehelet vehisu oto bemihse or tahaş vesamu et badav.

    וְעַ֣ל ׀ מִזְבַּ֣ח הַזָּהָ֗ב יִפְרְשׂוּ֙ בֶּ֣גֶד תְּכֵ֔לֶת וְכִסּ֣וּ אֹת֔וֹ בְּמִכְסֵ֖ה ע֣וֹר תָּ֑חַשׁ וְשָׂמ֖וּ אֶת־בַּדָּֽיו׃

    Altın sunağın üzerine mavi bir kumaş serecek, onu tahaş derisinden bir örtüyle örtecek ve taşıma sırıklarını yerleştirecekler.

  15. Bamidbar 31:22

    Ah et hazahav veet hakasef et hanehoşet et habarzel et habedil veet haofaret.

    אַ֥ךְ אֶת־הַזָּהָ֖ב וְאֶת־הַכָּ֑סֶף אֶֽת־הַנְּחֹ֙שֶׁת֙ אֶת־הַבַּרְזֶ֔ל אֶֽת־הַבְּדִ֖יל וְאֶת־הָעֹפָֽרֶת׃

    Altını, gümüşü, bakırı, demiri, kalayı ve kurşunu,

  16. Bamidbar 31:51

    Vayikah moşe veelazar hakohen et hazahav meitam kol keli maase.

    וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֜ה וְאֶלְעָזָ֧ר הַכֹּהֵ֛ן אֶת־הַזָּהָ֖ב מֵֽאִתָּ֑ם כֹּ֖ל כְּלִ֥י מַעֲשֶֽׂה׃

    Moşe ve kohen Elazar, hepsi işlenmiş eşya olan altını onlardan aldılar.

  17. Bamidbar 31:54

    Vayikah moşe veelazar hakohen et hazahav meet sare haalafim vehameot vayaviu oto el ohel moed zikaron livne yisrael lifne Adonay.

    וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֜ה וְאֶלְעָזָ֤ר הַכֹּהֵן֙ אֶת־הַזָּהָ֔ב מֵאֵ֛ת שָׂרֵ֥י הָאֲלָפִ֖ים וְהַמֵּא֑וֹת וַיָּבִ֤אוּ אֹתוֹ֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד זִכָּר֥וֹן לִבְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃ (פ)

    Moşe ve kohen Elazar, binliklerin ve yüzlüklerin başlarından altını aldılar. Adonay’ın önünde İsraeloğulları için bir anımsatıcı olsun diye onu Buluşma Çadırı’na getirdiler.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

gold; golden glow

Dilbilgisel yapı: belirli artikel + isim, eril, tekil, mutlak

Bu yapının kullanımı: 17 kez

Teknik kodHTd/Ncmsa
Veri ve yöntem

Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.

Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.