İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

הִנֵּה

işte!, bak!, dikkat et!; vurgu ve dikkat çekme parçacığı

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 213 kez, 203 farklı ayette görülür.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit118 kullanım110 ayet
  • Şemot34 kullanım34 ayet
  • Vayikra26 kullanım26 ayet
  • Bamidbar25 kullanım23 ayet
  • Devarim10 kullanım10 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 27:6

    Verivka amera el yaakov benah lemor hine şamati et aviha medaber el esav ahiha lemor.

    וְרִבְקָה֙ אָֽמְרָ֔ה אֶל־יַעֲקֹ֥ב בְּנָ֖הּ לֵאמֹ֑ר הִנֵּ֤ה שָׁמַ֙עְתִּי֙ אֶת־אָבִ֔יךָ מְדַבֵּ֛ר אֶל־עֵשָׂ֥ו אָחִ֖יךָ לֵאמֹֽר׃

    Rivka oğlu Yaakov’a şöyle dedi: “Babanın kardeşin Esav’a şöyle söylediğini duydum:

  2. Bereşit 27:18

    Vayavo el aviv vayomer avi vayomer hineni mi ata beni.

    וַיָּבֹ֥א אֶל־אָבִ֖יו וַיֹּ֣אמֶר אָבִ֑י וַיֹּ֣אמֶר הִנֶּ֔נִּי מִ֥י אַתָּ֖ה בְּנִֽי׃

    Yaakov babasının yanına gelip, “Babacığım!” dedi. Babası, “Buradayım. Sen kimsin, oğlum?” diye sordu.

  3. Bereşit 27:36

    Vayomer hahi kara şemo yaakov vayakeveni ze faamayim et behorati lakah vehine ata lakah birhati vayomar halo atsalta li beraha.

    וַיֹּ֡אמֶר הֲכִי֩ קָרָ֨א שְׁמ֜וֹ יַעֲקֹ֗ב וַֽיַּעְקְבֵ֙נִי֙ זֶ֣ה פַעֲמַ֔יִם אֶת־בְּכֹרָתִ֣י לָקָ֔ח וְהִנֵּ֥ה עַתָּ֖ה לָקַ֣ח בִּרְכָתִ֑י וַיֹּאמַ֕ר הֲלֹא־אָצַ֥לְתָּ לִּ֖י בְּרָכָֽה׃

    Esav, “Adını boşuna mı Yaakov koymuşlar?” dedi. “Beni iki kez aldattı. İlk oğulluk hakkımı aldı; şimdi de bana verilecek bereketi aldı.” Ardından, “Benim için bir bereket ayırmadın mı?” diye sordu.

  4. Bereşit 27:39

    Vayaan yitshak aviv vayomer elav hine mişmane haarets yihye moşaveha umital haşamayim meal.

    וַיַּ֛עַן יִצְחָ֥ק אָבִ֖יו וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֑יו הִנֵּ֞ה מִשְׁמַנֵּ֤י הָאָ֙רֶץ֙ יִהְיֶ֣ה מֽוֹשָׁבֶ֔ךָ וּמִטַּ֥ל הַשָּׁמַ֖יִם מֵעָֽל׃

    Babası Yitshak ona şöyle cevap verdi: “Yaşayacağın yer toprağın bereketinden ve yukarıdaki göğün çiyinden pay alacak.

  5. Bereşit 27:42

    Vayugad lerivka et divre esav benah hagadol vatişlah vatikra leyaakov benah hakatan vatomer elav hine esav ahiha mitnahem leha leharegeha.

    וַיֻּגַּ֣ד לְרִבְקָ֔ה אֶת־דִּבְרֵ֥י עֵשָׂ֖ו בְּנָ֣הּ הַגָּדֹ֑ל וַתִּשְׁלַ֞ח וַתִּקְרָ֤א לְיַעֲקֹב֙ בְּנָ֣הּ הַקָּטָ֔ן וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו הִנֵּה֙ עֵשָׂ֣ו אָחִ֔יךָ מִתְנַחֵ֥ם לְךָ֖ לְהָרְגֶֽךָ׃

    Büyük oğlu Esav’ın sözleri Rivka’ya bildirildi. Rivka küçük oğlu Yaakov’u çağırtıp ona, “Kardeşin Esav seni öldürme düşüncesiyle kendini avutuyor” dedi.

  6. Bereşit 28:12

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayahalom vehine sulam mutsav artsa veroşo magia haşamayema vehine malahe Elohim olim veyoredim bo.

    וַֽיַּחֲלֹ֗ם וְהִנֵּ֤ה סֻלָּם֙ מֻצָּ֣ב אַ֔רְצָה וְרֹאשׁ֖וֹ מַגִּ֣יעַ הַשָּׁמָ֑יְמָה וְהִנֵּה֙ מַלְאֲכֵ֣י אֱלֹהִ֔ים עֹלִ֥ים וְיֹרְדִ֖ים בּֽוֹ׃

    Bir rüya gördü: Yere bir merdiven kurulmuştu; tepesi göğe ulaşıyordu. Tanrı’nın melekleri onun üzerinde çıkıp iniyordu.

  7. Bereşit 28:13

    Vehine Adonay nitsav alav vayomar ani Adonay elohe avraham aviha velohe yitshak haarets aşer ata şohev aleha leha etenena ulezareha.

    וְהִנֵּ֨ה יְהוָ֜ה נִצָּ֣ב עָלָיו֮ וַיֹּאמַר֒ אֲנִ֣י יְהוָ֗ה אֱלֹהֵי֙ אַבְרָהָ֣ם אָבִ֔יךָ וֵאלֹהֵ֖י יִצְחָ֑ק הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר אַתָּה֙ שֹׁכֵ֣ב עָלֶ֔יהָ לְךָ֥ אֶתְּנֶ֖נָּה וּלְזַרְעֶֽךָ׃

    Adonay onun başucunda duruyor ve şöyle diyordu: “Ben Adonay’ım; atan Avraam’ın Tanrısı, Yitshak’ın Tanrısı’yım. Üzerinde yattığın toprağı sana ve soyuna vereceğim.

  8. Bereşit 28:15

    Vehine anohi imah uşemartiha behol aşer teleh vahaşivotiha el haadama hazot ki lo eezaveha ad aşer im asiti et aşer dibarti lah.

    וְהִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י עִמָּ֗ךְ וּשְׁמַרְתִּ֙יךָ֙ בְּכֹ֣ל אֲשֶׁר־תֵּלֵ֔ךְ וַהֲשִׁ֣בֹתִ֔יךָ אֶל־הָאֲדָמָ֖ה הַזֹּ֑את כִּ֚י לֹ֣א אֶֽעֱזָבְךָ֔ עַ֚ד אֲשֶׁ֣ר אִם־עָשִׂ֔יתִי אֵ֥ת אֲשֶׁר־דִּבַּ֖רְתִּי לָֽךְ׃

    İşte, ben seninleyim. Gittiğin her yerde seni koruyacak ve bu toprağa geri getireceğim. Sana söylediklerimi yerine getirinceye kadar seni bırakmayacağım.”

  9. Bereşit 29:2

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayar vehine veer basade vehine şam şeloşa edre tson rovetsim aleha ki min habeer hahi yaşku haadarim vehaeven gedola al pi habeer.

    וַיַּ֞רְא וְהִנֵּ֧ה בְאֵ֣ר בַּשָּׂדֶ֗ה וְהִנֵּה־שָׁ֞ם שְׁלֹשָׁ֤ה עֶדְרֵי־צֹאן֙ רֹבְצִ֣ים עָלֶ֔יהָ כִּ֚י מִן־הַבְּאֵ֣ר הַהִ֔וא יַשְׁק֖וּ הָעֲדָרִ֑ים וְהָאֶ֥בֶן גְּדֹלָ֖ה עַל־פִּ֥י הַבְּאֵֽר׃

    Baktı ve kırda bir kuyu gördü. Yanında üç küçükbaş hayvan sürüsü yatıyordu; çünkü sürüler o kuyudan sulanırdı. Kuyunun ağzında büyük bir taş vardı.

  10. Bereşit 29:6

    Vayomer lahem haşalom lo vayomeru şalom vehine rahel bito baa im hatson.

    וַיֹּ֥אמֶר לָהֶ֖ם הֲשָׁל֣וֹם ל֑וֹ וַיֹּאמְר֣וּ שָׁל֔וֹם וְהִנֵּה֙ רָחֵ֣ל בִּתּ֔וֹ בָּאָ֖ה עִם־הַצֹּֽאן׃

    “İyi mi?” diye sordu. “İyi” dediler. “İşte, kızı Rahel de sürüyle geliyor.”

  11. Bereşit 29:25

    Vayehi vaboker vehine hi lea vayomer el lavan ma zot asita li halo verahel avadti imah velama rimitani.

    וַיְהִ֣י בַבֹּ֔קֶר וְהִנֵּה־הִ֖וא לֵאָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֶל־לָבָ֗ן מַה־זֹּאת֙ עָשִׂ֣יתָ לִּ֔י הֲלֹ֤א בְרָחֵל֙ עָבַ֣דְתִּי עִמָּ֔ךְ וְלָ֖מָּה רִמִּיתָֽנִי׃

    Sabah olunca bir de baktı ki yanındaki Lea! Yaakov, Lavan’a, “Bana bu yaptığın nedir?” dedi. “Sana Rahel için hizmet etmedim mi? Neden beni aldattın?”

  12. Bereşit 30:3

    Vatomer hine amati vilha bo eleha veteled al birkay veibane gam anohi mimena.

    וַתֹּ֕אמֶר הִנֵּ֛ה אֲמָתִ֥י בִלְהָ֖ה בֹּ֣א אֵלֶ֑יהָ וְתֵלֵד֙ עַל־בִּרְכַּ֔י וְאִבָּנֶ֥ה גַם־אָנֹכִ֖י מִמֶּֽנָּה׃

    Rahel, “İşte hizmetkârım Bilha” dedi. “Onunla birlikte ol. Benim dizlerimin üzerine doğursun; böylece onun aracılığıyla benim de çocuklarım olsun.”

  13. Bereşit 31:2

    Vayar yaakov et pene lavan vehine enenu imo kitmol şilşom.

    וַיַּ֥רְא יַעֲקֹ֖ב אֶת־פְּנֵ֣י לָבָ֑ן וְהִנֵּ֥ה אֵינֶ֛נּוּ עִמּ֖וֹ כִּתְמ֥וֹל שִׁלְשֽׁוֹם׃

    Yaakov, Lavan’ın yüzüne baktı; kendisine karşı eskisi gibi olmadığını gördü.

  14. Bereşit 31:10

    Vayehi beet yahem hatson vaesa enay vaere bahalom vehine haatudim haolim al hatson akudim nekudim uverudim.

    וַיְהִ֗י בְּעֵת֙ יַחֵ֣ם הַצֹּ֔אן וָאֶשָּׂ֥א עֵינַ֛י וָאֵ֖רֶא בַּחֲל֑וֹם וְהִנֵּ֤ה הָֽעַתֻּדִים֙ הָעֹלִ֣ים עַל־הַצֹּ֔אן עֲקֻדִּ֥ים נְקֻדִּ֖ים וּבְרֻדִּֽים׃

    Sürünün çiftleşme zamanında bir rüyada gözlerimi kaldırıp baktım. Dişilerin üzerine çıkan tekeler çizgili, benekli ve kırçıllıydı.

  15. Bereşit 31:11

    Vayomer elay malah haelohim bahalom yaakov vaomar hineni.

    וַיֹּ֨אמֶר אֵלַ֜י מַלְאַ֧ךְ הָאֱלֹהִ֛ים בַּחֲל֖וֹם יַֽעֲקֹ֑ב וָאֹמַ֖ר הִנֵּֽנִי׃

    Tanrı’nın meleği rüyada bana, ‘Yaakov!’ dedi. ‘Buradayım’ diye cevap verdim.

  16. Bereşit 31:51

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer lavan leyaakov hine hagal haze vehine hamatseva aşer yariti beni uveneha.

    וַיֹּ֥אמֶר לָבָ֖ן לְיַעֲקֹ֑ב הִנֵּ֣ה ׀ הַגַּ֣ל הַזֶּ֗ה וְהִנֵּה֙ הַמַצֵּבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר יָרִ֖יתִי בֵּינִ֥י וּבֵינֶֽךָ׃

    Lavan, Yaakov’a, “İşte bu yığın ve aramıza diktiğim bu anıt” dedi.

  17. Bereşit 32:19

    Veamarta leavdeha leyaakov minha hi şeluha ladoni leesav vehine gam u aharenu.

    וְאָֽמַרְתָּ֙ לְעַבְדְּךָ֣ לְיַעֲקֹ֔ב מִנְחָ֥ה הִוא֙ שְׁלוּחָ֔ה לַֽאדֹנִ֖י לְעֵשָׂ֑ו וְהִנֵּ֥ה גַם־ה֖וּא אַחֲרֵֽינוּ׃

    ‘Kulun Yaakov’un’ dersin. ‘Efendim Esav’a gönderilmiş bir armağandır. Kendisi de arkamızdan geliyor.’”

  18. Bereşit 32:21

    Vaamartem gam hine avdeha yaakov aharenu ki amar ahapera fanav baminha haholehet lefanay veahare hen ere fanav ulay yisa fanay.

    וַאֲמַרְתֶּ֕ם גַּ֗ם הִנֵּ֛ה עַבְדְּךָ֥ יַעֲקֹ֖ב אַחֲרֵ֑ינוּ כִּֽי־אָמַ֞ר אֲכַפְּרָ֣ה פָנָ֗יו בַּמִּנְחָה֙ הַהֹלֶ֣כֶת לְפָנָ֔י וְאַחֲרֵי־כֵן֙ אֶרְאֶ֣ה פָנָ֔יו אוּלַ֖י יִשָּׂ֥א פָנָֽי׃

    “‘Kulun Yaakov da arkamızdan geliyor’ deyin.” Çünkü, “Önümden giden armağanla onu yatıştırırım. Sonra yüzünü görürüm; belki beni kabul eder” diye düşünüyordu.

  19. Bereşit 33:1

    Vayisa yaakov enav vayar vehine esav ba veimo arba meot vayahats et hayeladim al lea veal rahel veal şete haşefahot.

    וַיִּשָּׂ֨א יַעֲקֹ֜ב עֵינָ֗יו וַיַּרְא֙ וְהִנֵּ֣ה עֵשָׂ֣ו בָּ֔א וְעִמּ֕וֹ אַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת אִ֑ישׁ וַיַּ֣חַץ אֶת־הַיְלָדִ֗ים עַל־לֵאָה֙ וְעַל־רָחֵ֔ל וְעַ֖ל שְׁתֵּ֥י הַשְּׁפָחֽוֹת׃

    Yaakov gözlerini kaldırıp baktı. Esav, yanında dört yüz adamla geliyordu. Çocukları Lea’nın, Rahel’in ve iki hizmetkâr kadının yanına ayırdı.

  20. Bereşit 34:21

    Haanaşim haele şelemim hem itanu veyeşevu vaarets veyisharu otah vehaarets hine rahavat yadayim lifnehem et benotam nikah lanu lenaşim veet benotenu niten lahem.

    הָאֲנָשִׁ֨ים הָאֵ֜לֶּה שְֽׁלֵמִ֧ים הֵ֣ם אִתָּ֗נוּ וְיֵשְׁב֤וּ בָאָ֙רֶץ֙ וְיִסְחֲר֣וּ אֹתָ֔הּ וְהָאָ֛רֶץ הִנֵּ֥ה רַֽחֲבַת־יָדַ֖יִם לִפְנֵיהֶ֑ם אֶת־בְּנֹתָם֙ נִקַּֽח־לָ֣נוּ לְנָשִׁ֔ים וְאֶת־בְּנֹתֵ֖ינוּ נִתֵּ֥ן לָהֶֽם׃

    “Bu adamlar bizimle barış içinde. Ülkede oturup ticaret yapsınlar; ülke önlerinde yeterince geniş. Kızlarını kendimize eş alır, kızlarımızı onlara veririz.

  21. Bereşit 37:7

    Bu ayette 3 eşleşme

    Vehine anahnu mealemim alumim betoh hasade vehine kama alumati vegam nitsava vehine tesubena alumotehem vatişetahavena laalumati.

    וְ֠הִנֵּה אֲנַ֜חְנוּ מְאַלְּמִ֤ים אֲלֻמִּים֙ בְּת֣וֹךְ הַשָּׂדֶ֔ה וְהִנֵּ֛ה קָ֥מָה אֲלֻמָּתִ֖י וְגַם־נִצָּ֑בָה וְהִנֵּ֤ה תְסֻבֶּ֙ינָה֙ אֲלֻמֹּ֣תֵיכֶ֔ם וַתִּֽשְׁתַּחֲוֶ֖יןָ לַאֲלֻמָּתִֽי׃

    “Tarlanın ortasında demetler bağlıyorduk. Birden benim demetim kalkıp dik durdu. Sizin demetleriniz de çevresine toplanıp benim demetime eğildiler.”

  22. Bereşit 37:9

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayahalom od halom aher vayesaper oto leehav vayomer hine halamti halom od vehine haşemeş vehayareah veahad asar kohavim mişetahavim li.

    וַיַּחֲלֹ֥ם עוֹד֙ חֲל֣וֹם אַחֵ֔ר וַיְסַפֵּ֥ר אֹת֖וֹ לְאֶחָ֑יו וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֨ה חָלַ֤מְתִּֽי חֲלוֹם֙ ע֔וֹד וְהִנֵּ֧ה הַשֶּׁ֣מֶשׁ וְהַיָּרֵ֗חַ וְאַחַ֤ד עָשָׂר֙ כּֽוֹכָבִ֔ים מִֽשְׁתַּחֲוִ֖ים לִֽי׃

    Yosef başka bir rüya daha gördü ve kardeşlerine anlattı. “Bir rüya daha gördüm” dedi. “Güneş, ay ve on bir yıldız önümde eğiliyordu.”

  23. Bereşit 37:13

    Vayomer yisrael el yosef halo aheha roim bişhem leha veeşlahaha alehem vayomer lo hineni.

    וַיֹּ֨אמֶר יִשְׂרָאֵ֜ל אֶל־יוֹסֵ֗ף הֲל֤וֹא אַחֶ֙יךָ֙ רֹעִ֣ים בִּשְׁכֶ֔ם לְכָ֖ה וְאֶשְׁלָחֲךָ֣ אֲלֵיהֶ֑ם וַיֹּ֥אמֶר ל֖וֹ הִנֵּֽנִי׃

    İsrael, Yosef’e, “Kardeşlerin Şehem’de sürüyü otlatıyorlar, değil mi?” dedi. “Gel, seni onların yanına göndereyim.” Yosef, “Hazırım” diye cevap verdi.

  24. Bereşit 37:15

    Vayimtsaeu vehine toe basade vayişaleu haiş lemor ma tevakeş.

    וַיִּמְצָאֵ֣הוּ אִ֔ישׁ וְהִנֵּ֥ה תֹעֶ֖ה בַּשָּׂדֶ֑ה וַיִּשְׁאָלֵ֧הוּ הָאִ֛ישׁ לֵאמֹ֖ר מַה־תְּבַקֵּֽשׁ׃

    Kırda yolunu şaşırmış dolaşırken bir adam ona rastladı. Adam, “Ne arıyorsun?” diye sordu.

  25. Bereşit 37:19

    Vayomeru el ahiv hine baal hahalomot halaze ba.

    וַיֹּאמְר֖וּ אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו הִנֵּ֗ה בַּ֛עַל הַחֲלֹמ֥וֹת הַלָּזֶ֖ה בָּֽא׃

    Birbirlerine, “İşte şu rüyacı geliyor!” dediler.

  26. Bereşit 37:25

    Vayeşevu leehol lehem vayisu enehem vayiru vehine orehat yişmeelim baa migilad ugemalehem noseim nehot utseri valot holehim lehorid mitsrayema.

    וַיֵּשְׁבוּ֮ לֶֽאֱכָל־לֶחֶם֒ וַיִּשְׂא֤וּ עֵֽינֵיהֶם֙ וַיִּרְא֔וּ וְהִנֵּה֙ אֹרְחַ֣ת יִשְׁמְעֵאלִ֔ים בָּאָ֖ה מִגִּלְעָ֑ד וּגְמַלֵּיהֶ֣ם נֹֽשְׂאִ֗ים נְכֹאת֙ וּצְרִ֣י וָלֹ֔ט הוֹלְכִ֖ים לְהוֹרִ֥יד מִצְרָֽיְמָה׃

    Yemek yemeye oturdular. Gözlerini kaldırıp baktıklarında Gilad’dan gelen bir Yişmaelli kervanı gördüler. Develeri baharat, balsam ve laden yüklüydü; bunları Mısır’a götürüyorlardı.

  27. Bereşit 37:29

    Vayaşov reuven el habor vehine en yosef babor vayikra et begadav.

    וַיָּ֤שָׁב רְאוּבֵן֙ אֶל־הַבּ֔וֹר וְהִנֵּ֥ה אֵין־יוֹסֵ֖ף בַּבּ֑וֹר וַיִּקְרַ֖ע אֶת־בְּגָדָֽיו׃

    Reuven çukura döndü. Yosef’in çukurda olmadığını görünce giysilerini yırttı.

  28. Bereşit 38:13

    Vayugad letamar lemor hine hamih ole timnata lagoz tsono.

    וַיֻּגַּ֥ד לְתָמָ֖ר לֵאמֹ֑ר הִנֵּ֥ה חָמִ֛יךְ עֹלֶ֥ה תִמְנָ֖תָה לָגֹ֥ז צֹאנֽוֹ׃

    Tamar’a, “Kayınpederin sürüsünü kırkmak için Timna’ya çıkıyor” diye haber verildi.

  29. Bereşit 38:23

    Vayomer yehuda tikah lah pen nihye lavuz hine şalahti hagedi haze veata lo metsatah.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוּדָה֙ תִּֽקַּֽח־לָ֔הּ פֶּ֖ן נִהְיֶ֣ה לָב֑וּז הִנֵּ֤ה שָׁלַ֙חְתִּי֙ הַגְּדִ֣י הַזֶּ֔ה וְאַתָּ֖ה לֹ֥א מְצָאתָֽהּ׃

    Yehuda, “Rehinleri kendine alsın da alay konusu olmayalım” dedi. “Ben bu oğlağı gönderdim; sen de onu bulamadın.”

  30. Bereşit 38:24

    Vayehi kemişloş hodaşim vayugad lihuda lemor zaneta tamar kalateha vegam hine hara liznunim vayomer yehuda hotsiuha vetisaref.

    וַיְהִ֣י ׀ כְּמִשְׁלֹ֣שׁ חֳדָשִׁ֗ים וַיֻּגַּ֨ד לִֽיהוּדָ֤ה לֵֽאמֹר֙ זָֽנְתָה֙ תָּמָ֣ר כַּלָּתֶ֔ךָ וְגַ֛ם הִנֵּ֥ה הָרָ֖ה לִזְנוּנִ֑ים וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָ֔ה הוֹצִיא֖וּהָ וְתִשָּׂרֵֽף׃

    Yaklaşık üç ay sonra Yehuda’ya, “Gelinin Tamar zina etti; üstelik bu ilişkiden hamile” diye haber verildi. Yehuda, “Onu dışarı çıkarın, yakılsın!” dedi.

  31. Bereşit 38:27

    Vayehi beet lidtah vehine teomim bevitnah.

    וַיְהִ֖י בְּעֵ֣ת לִדְתָּ֑הּ וְהִנֵּ֥ה תְאוֹמִ֖ים בְּבִטְנָֽהּ׃

    Doğum zamanı geldiğinde rahminde ikizler olduğu görüldü.

  32. Bereşit 38:29

    Vayehi kemeşiv yado vehine yatsa ahiv vatomer ma paratsta aleha parets vayikra şemo parets.

    וַיְהִ֣י ׀ כְּמֵשִׁ֣יב יָד֗וֹ וְהִנֵּה֙ יָצָ֣א אָחִ֔יו וַתֹּ֕אמֶר מַה־פָּרַ֖צְתָּ עָלֶ֣יךָ פָּ֑רֶץ וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ פָּֽרֶץ׃

    Ama çocuk elini geri çekince kardeşi çıktı. Ebe, “Kendine nasıl da bir gedik açtın!” dedi. Bu yüzden ona Perets adı verildi.

  33. Bereşit 40:9

    Vayesaper sar hamaşkim et halomo leyosef vayomer lo bahalomi vehine gefen lefanay.

    וַיְסַפֵּ֧ר שַֽׂר־הַמַּשְׁקִ֛ים אֶת־חֲלֹמ֖וֹ לְיוֹסֵ֑ף וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ בַּחֲלוֹמִ֕י וְהִנֵּה־גֶ֖פֶן לְפָנָֽי׃

    Başsaki rüyasını Yosef’e anlattı. “Rüyamda önümde bir asma vardı” dedi.

  34. Bereşit 40:16

    Vayar sar haofim ki tov patar vayomer el yosef af ani bahalomi vehine şeloşa sale hori al roşi.

    וַיַּ֥רְא שַׂר־הָאֹפִ֖ים כִּ֣י ט֣וֹב פָּתָ֑ר וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אַף־אֲנִי֙ בַּחֲלוֹמִ֔י וְהִנֵּ֗ה שְׁלֹשָׁ֛ה סַלֵּ֥י חֹרִ֖י עַל־רֹאשִֽׁי׃

    Başfırıncı, Yosef’in iyiye yorumladığını görünce, “Benim rüyamda da başımın üzerinde üç örgü sepet vardı” dedi.

  35. Bereşit 41:1

    Vayehi mikets şenatayim yamim ufaro holem vehine omed al hayeor.

    וַיְהִ֕י מִקֵּ֖ץ שְׁנָתַ֣יִם יָמִ֑ים וּפַרְעֹ֣ה חֹלֵ֔ם וְהִנֵּ֖ה עֹמֵ֥ד עַל־הַיְאֹֽר׃

    İki tam yılın sonunda Firavun bir rüya gördü. Nil’in kıyısında duruyordu.

  36. Bereşit 41:2

    Vehine min hayeor olot şeva parot yefot mare uveriot basar vatirena baahu.

    וְהִנֵּ֣ה מִן־הַיְאֹ֗ר עֹלֹת֙ שֶׁ֣בַע פָּר֔וֹת יְפ֥וֹת מַרְאֶ֖ה וּבְרִיאֹ֣ת בָּשָׂ֑ר וַתִּרְעֶ֖ינָה בָּאָֽחוּ׃

    Irmakta güzel görünüşlü, semiz yedi inek belirdi. Sudan çıkıp sazlıkta otlamaya başladılar.

  37. Bereşit 41:3

    Vehine şeva parot aherot olot aharehen min hayeor raot mare vedakot basar vataamodena etsel haparot al sefat hayeor.

    וְהִנֵּ֞ה שֶׁ֧בַע פָּר֣וֹת אֲחֵר֗וֹת עֹל֤וֹת אַחֲרֵיהֶן֙ מִן־הַיְאֹ֔ר רָע֥וֹת מַרְאֶ֖ה וְדַקּ֣וֹת בָּשָׂ֑ר וַֽתַּעֲמֹ֛דְנָה אֵ֥צֶל הַפָּר֖וֹת עַל־שְׂפַ֥ת הַיְאֹֽר׃

    Ardından çirkin görünüşlü, cılız yedi inek daha ırmaktan çıktı. Irmak kıyısında öteki ineklerin yanında durdular.

  38. Bereşit 41:5

    Vayişan vayahalom şenit vehine şeva şibolim olot bekane ehad beriot vetovot.

    וַיִּישָׁ֕ן וַֽיַּחֲלֹ֖ם שֵׁנִ֑ית וְהִנֵּ֣ה ׀ שֶׁ֣בַע שִׁבֳּלִ֗ים עֹל֛וֹת בְּקָנֶ֥ה אֶחָ֖ד בְּרִיא֥וֹת וְטֹבֽוֹת׃

    Yeniden uyuyup ikinci bir rüya gördü. Tek sapta dolgun ve güzel yedi başak büyüyordu.

  39. Bereşit 41:6

    Vehine şeva şibolim dakot uşedufot kadim tsomehot aharehen.

    וְהִנֵּה֙ שֶׁ֣בַע שִׁבֳּלִ֔ים דַּקּ֖וֹת וּשְׁדוּפֹ֣ת קָדִ֑ים צֹמְח֖וֹת אַחֲרֵיהֶֽן׃

    Ardından ince, doğu rüzgârıyla kavrulmuş yedi başak daha çıktı.

  40. Bereşit 41:7

    Vativlana haşibolim hadakot et şeva haşibolim haberiot vehameleot vayikats paro vehine halom.

    וַתִּבְלַ֙עְנָה֙ הַשִּׁבֳּלִ֣ים הַדַּקּ֔וֹת אֵ֚ת שֶׁ֣בַע הַֽשִּׁבֳּלִ֔ים הַבְּרִיא֖וֹת וְהַמְּלֵא֑וֹת וַיִּיקַ֥ץ פַּרְעֹ֖ה וְהִנֵּ֥ה חֲלֽוֹם׃

    İnce başaklar dolgun, dolu yedi başağı yuttu. Firavun uyandı; bunun bir rüya olduğunu gördü.

  41. Bereşit 41:18

    Vehine min hayeor olot şeva parot beriot basar vifot toar vatirena baahu.

    וְהִנֵּ֣ה מִן־הַיְאֹ֗ר עֹלֹת֙ שֶׁ֣בַע פָּר֔וֹת בְּרִיא֥וֹת בָּשָׂ֖ר וִיפֹ֣ת תֹּ֑אַר וַתִּרְעֶ֖ינָה בָּאָֽחוּ׃

    Irmakta semiz, güzel yapılı yedi inek belirdi. Sudan çıkıp sazlıkta otlamaya başladılar.

  42. Bereşit 41:19

    Vehine şeva parot aherot olot aharehen dalot veraot toar meod verakot basar lo raiti hahena behol erets mitsrayim laroa.

    וְהִנֵּ֞ה שֶֽׁבַע־פָּר֤וֹת אֲחֵרוֹת֙ עֹל֣וֹת אַחֲרֵיהֶ֔ן דַּלּ֨וֹת וְרָע֥וֹת תֹּ֛אַר מְאֹ֖ד וְרַקּ֣וֹת בָּשָׂ֑ר לֹֽא־רָאִ֧יתִי כָהֵ֛נָּה בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לָרֹֽעַ׃

    Ardından zayıf, çok çirkin görünüşlü, cılız yedi inek daha çıktı. Bütün Mısır ülkesinde onlar kadar kötü görünen inekler görmedim.

  43. Bereşit 41:22

    Vaere bahalomi vehine şeva şibolim olot bekane ehad meleot vetovot.

    וָאֵ֖רֶא בַּחֲלֹמִ֑י וְהִנֵּ֣ה ׀ שֶׁ֣בַע שִׁבֳּלִ֗ים עֹלֹ֛ת בְּקָנֶ֥ה אֶחָ֖ד מְלֵאֹ֥ת וְטֹבֽוֹת׃

    Rüyamda ayrıca tek sapta büyüyen dolu, güzel yedi başak gördüm.

  44. Bereşit 41:23

    Vehine şeva şibolim tsenumot dakot şedufot kadim tsomehot aharehem.

    וְהִנֵּה֙ שֶׁ֣בַע שִׁבֳּלִ֔ים צְנֻמ֥וֹת דַּקּ֖וֹת שְׁדֻפ֣וֹת קָדִ֑ים צֹמְח֖וֹת אַחֲרֵיהֶֽם׃

    Ardından kurumuş, ince, doğu rüzgârıyla kavrulmuş yedi başak daha çıktı.

  45. Bereşit 41:29

    Hine şeva şanim baot sava gadol behol erets mitsrayim.

    הִנֵּ֛ה שֶׁ֥בַע שָׁנִ֖ים בָּא֑וֹת שָׂבָ֥ע גָּד֖וֹל בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Bütün Mısır ülkesinde büyük bolluk yaşanacak yedi yıl geliyor.

  46. Bereşit 42:2

    Vayomer hine şamati ki yeş şever bemitsrayim redu şama veşivru lanu mişam venihye velo namut.

    וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּ֣ה שָׁמַ֔עְתִּי כִּ֥י יֶשׁ־שֶׁ֖בֶר בְּמִצְרָ֑יִם רְדוּ־שָׁ֙מָּה֙ וְשִׁבְרוּ־לָ֣נוּ מִשָּׁ֔ם וְנִחְיֶ֖ה וְלֹ֥א נָמֽוּת׃

    “Duyduğuma göre Mısır’da tahıl var. Oraya inip bize tahıl satın alın da ölmeyelim, yaşayalım.”

  47. Bereşit 42:13

    Vayomeru şenem asar avadeha ahim anahnu bene ehad beerets kenaan vehine hakaton et avinu hayom vehaehad enenu.

    וַיֹּאמְר֗וּ שְׁנֵ֣ים עָשָׂר֩ עֲבָדֶ֨יךָ אַחִ֧ים ׀ אֲנַ֛חְנוּ בְּנֵ֥י אִישׁ־אֶחָ֖ד בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְהִנֵּ֨ה הַקָּטֹ֤ן אֶת־אָבִ֙ינוּ֙ הַיּ֔וֹם וְהָאֶחָ֖ד אֵינֶֽנּוּ׃

    Onlar, “Biz kulların on iki kardeşiz” dediler. “Kenaan ülkesinde yaşayan bir adamın oğullarıyız. En küçüğümüz şimdi babamızın yanında; birimizse artık yok.”

  48. Bereşit 42:22

    Vayaan reuven otam lemor halo amarti alehem lemor al tehetu vayeled velo şematem vegam damo hine nidraş.

    וַיַּעַן֩ רְאוּבֵ֨ן אֹתָ֜ם לֵאמֹ֗ר הֲלוֹא֩ אָמַ֨רְתִּי אֲלֵיכֶ֧ם ׀ לֵאמֹ֛ר אַל־תֶּחֶטְא֥וּ בַיֶּ֖לֶד וְלֹ֣א שְׁמַעְתֶּ֑ם וְגַם־דָּמ֖וֹ הִנֵּ֥ה נִדְרָֽשׁ׃

    Reuven, “Size ‘Çocuğa karşı suç işlemeyin’ demedim mi?” diye karşılık verdi. “Ama dinlemediniz. Şimdi onun kanının hesabı da soruluyor.”

  49. Bereşit 42:27

    Vayiftah haehad et sako latet mispo lahamoro bamalon vayar et kaspo vehine u befi amtahto.

    וַיִּפְתַּ֨ח הָאֶחָ֜ד אֶת־שַׂקּ֗וֹ לָתֵ֥ת מִסְפּ֛וֹא לַחֲמֹר֖וֹ בַּמָּל֑וֹן וַיַּרְא֙ אֶת־כַּסְפּ֔וֹ וְהִנֵּה־ה֖וּא בְּפִ֥י אַמְתַּחְתּֽוֹ׃

    Konakladıkları yerde içlerinden biri eşeğine yem vermek için çuvalını açınca parasını gördü. Para torbasının ağzındaydı.

  50. Bereşit 42:28

    Vayomer el ehav huşav kaspi vegam hine veamtahti vayetse libam vayeherdu el ahiv lemor ma zot asa Elohim lanu.

    וַיֹּ֤אמֶר אֶל־אֶחָיו֙ הוּשַׁ֣ב כַּסְפִּ֔י וְגַ֖ם הִנֵּ֣ה בְאַמְתַּחְתִּ֑י וַיֵּצֵ֣א לִבָּ֗ם וַיֶּֽחֶרְד֞וּ אִ֤ישׁ אֶל־אָחִיו֙ לֵאמֹ֔ר מַה־זֹּ֛את עָשָׂ֥ה אֱלֹהִ֖ים לָֽנוּ׃

    Kardeşlerine, “Param geri verilmiş! İşte torbamda!” dedi. Yürekleri yerinden oynadı; titreyerek birbirlerine, “Tanrı bize ne yaptı böyle?” dediler.

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • bağlaç + işaret parçacığı (119 kullanım)
    Teknik kodHC/Tm
  • işaret parçacığı (78 kullanım)
    Teknik kodHTm
  • işaret parçacığı + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (10 kullanım)
    Teknik kodHTm/Sp1cs
  • işaret parçacığı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHTm/Sp2ms
  • bağlaç + işaret parçacığı + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Tm/Sp2mp
  • bağlaç + işaret parçacığı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Tm/Sp3ms
  • işaret parçacığı + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHTm/Sp1cp
  • işaret parçacığı + zamir eki, 2. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHTm/Sp2fs
Veri ve yöntem

UBS kaynak sözlük anlamları: lo!

Kelime türü teknik kodu: Tm

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.