Temel kelime (lemma) בֹּ֫קֶר
Türkçe anlam: sabah
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
morning
Dilbilgisel yapı: edat (belirli artikel içerir) + isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 37 kez
Teknik kod
HRd/NcmsaTORA’DA KELİME
sabah · sığır; büyükbaş hayvan
Bu İbranice biçim Tora’da 41 kez, 37 farklı ayette görülür.
Vayaşkem avraham baboker el hamakom aşer amad şam et pene Adonay.
וַיַּשְׁכֵּ֥ם אַבְרָהָ֖ם בַּבֹּ֑קֶר אֶל־הַ֨מָּק֔וֹם אֲשֶׁר־עָ֥מַד שָׁ֖ם אֶת־פְּנֵ֥י יְהוָֽה׃
Avraam sabah erkenden, Adonay’ın önünde durmuş olduğu yere gitti.
Vayaşkem avimeleh baboker vayikra lehol avadav vayedaber et kol hadevarim haele beoznehem vayireu haanaşim meod.
וַיַּשְׁכֵּ֨ם אֲבִימֶ֜לֶךְ בַּבֹּ֗קֶר וַיִּקְרָא֙ לְכָל־עֲבָדָ֔יו וַיְדַבֵּ֛ר אֶת־כָּל־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה בְּאָזְנֵיהֶ֑ם וַיִּֽירְא֥וּ הָאֲנָשִׁ֖ים מְאֹֽד׃
Avimeleh sabah erkenden kalkıp bütün hizmetkârlarını çağırdı ve olanların hepsini onlara anlattı. Adamlar çok korktular.
Vayaşkem avraham baboker vayikah lehem vehemat mayim vayiten el hagar sam al şihmah veet hayeled vayeşaleheha vateleh vateta bemidbar beer şava.
וַיַּשְׁכֵּ֣ם אַבְרָהָ֣ם ׀ בַּבֹּ֡קֶר וַיִּֽקַּֽח־לֶחֶם֩ וְחֵ֨מַת מַ֜יִם וַיִּתֵּ֣ן אֶל־הָ֠גָר שָׂ֧ם עַל־שִׁכְמָ֛הּ וְאֶת־הַיֶּ֖לֶד וַֽיְשַׁלְּחֶ֑הָ וַתֵּ֣לֶךְ וַתֵּ֔תַע בְּמִדְבַּ֖ר בְּאֵ֥ר שָֽׁבַע׃
Avraam sabah erkenden kalktı; ekmek ve bir tulum su alıp Hagar’a verdi, omzuna koydu. Çocuğu da ona verip onu gönderdi. Hagar gidip Beer-Şeva çölünde yolunu kaybetti.
Vayaşkem avraham baboker vayahavoş et hamoro vayikah et şene nearav ito veet yitshak beno vayevaka atse ola vayakom vayeleh el hamakom aşer amar lo haelohim.
וַיַּשְׁכֵּ֨ם אַבְרָהָ֜ם בַּבֹּ֗קֶר וַֽיַּחֲבֹשׁ֙ אֶת־חֲמֹר֔וֹ וַיִּקַּ֞ח אֶת־שְׁנֵ֤י נְעָרָיו֙ אִתּ֔וֹ וְאֵ֖ת יִצְחָ֣ק בְּנ֑וֹ וַיְבַקַּע֙ עֲצֵ֣י עֹלָ֔ה וַיָּ֣קָם וַיֵּ֔לֶךְ אֶל־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־אָֽמַר־ל֥וֹ הָאֱלֹהִֽים׃
Avraam sabah erkenden kalktı, eşeğini eyerledi. İki hizmetkârını ve oğlu Yitshak’ı yanına aldı. Yakmalık sunu için odun yardı; kalkıp Tanrı’nın kendisine söylediği yere doğru yola çıktı.
Vayohelu vayiştu u vehaanaşim aşer imo vayalinu vayakumu vaboker vayomer şalehuni ladoni.
וַיֹּאכְל֣וּ וַיִּשְׁתּ֗וּ ה֛וּא וְהָאֲנָשִׁ֥ים אֲשֶׁר־עִמּ֖וֹ וַיָּלִ֑ינוּ וַיָּק֣וּמוּ בַבֹּ֔קֶר וַיֹּ֖אמֶר שַׁלְּחֻ֥נִי לַֽאדֹנִֽי׃
Kendisi ve yanındaki adamlar yiyip içtiler; geceyi orada geçirdiler. Sabah kalkınca, “Beni efendime gönderin” dedi.
Vayaşkimu vaboker vayişaveu iş leahiv vayeşalehem yitshak vayelehu meito beşalom.
וַיַּשְׁכִּ֣ימוּ בַבֹּ֔קֶר וַיִּשָּׁבְע֖וּ אִ֣ישׁ לְאָחִ֑יו וַיְשַׁלְּחֵ֣ם יִצְחָ֔ק וַיֵּלְכ֥וּ מֵאִתּ֖וֹ בְּשָׁלֽוֹם׃
Sabah erkenden kalkıp birbirlerine ant içtiler. Yitshak onları uğurladı; yanından esenlikle ayrıldılar.
Vayaşkem yaakov baboker vayikah et haeven aşer sam meraaşotav vayasem otah matseva vayitsok şemen al roşah.
וַיַּשְׁכֵּ֨ם יַעֲקֹ֜ב בַּבֹּ֗קֶר וַיִּקַּ֤ח אֶת־הָאֶ֙בֶן֙ אֲשֶׁר־שָׂ֣ם מְרַֽאֲשֹׁתָ֔יו וַיָּ֥שֶׂם אֹתָ֖הּ מַצֵּבָ֑ה וַיִּצֹ֥ק שֶׁ֖מֶן עַל־רֹאשָֽׁהּ׃
Yaakov sabah erkenden kalktı. Başının yanına koyduğu taşı alıp bir anıt olarak dikti ve üzerine yağ döktü.
Vayehi vaboker vehine hi lea vayomer el lavan ma zot asita li halo verahel avadti imah velama rimitani.
וַיְהִ֣י בַבֹּ֔קֶר וְהִנֵּה־הִ֖וא לֵאָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֶל־לָבָ֗ן מַה־זֹּאת֙ עָשִׂ֣יתָ לִּ֔י הֲלֹ֤א בְרָחֵל֙ עָבַ֣דְתִּי עִמָּ֔ךְ וְלָ֖מָּה רִמִּיתָֽנִי׃
Sabah olunca bir de baktı ki yanındaki Lea! Yaakov, Lavan’a, “Bana bu yaptığın nedir?” dedi. “Sana Rahel için hizmet etmedim mi? Neden beni aldattın?”
Vayaşkem lavan baboker vayenaşek levanav velivnotav vayevareh ethem vayeleh vayaşov lavan limkomo.
וַיַּשְׁכֵּ֨ם לָבָ֜ן בַּבֹּ֗קֶר וַיְנַשֵּׁ֧ק לְבָנָ֛יו וְלִבְנוֹתָ֖יו וַיְבָ֣רֶךְ אֶתְהֶ֑ם וַיֵּ֛לֶךְ וַיָּ֥שָׁב לָבָ֖ן לִמְקֹמֽוֹ׃
Lavan sabah erkenden kalkıp torunlarını ve kızlarını öptü, onları kutsadı. Sonra yola çıkıp kendi yerine döndü.
Vayavo alehem yosef baboker vayar otam vehinam zoafim.
וַיָּבֹ֧א אֲלֵיהֶ֛ם יוֹסֵ֖ף בַּבֹּ֑קֶר וַיַּ֣רְא אֹתָ֔ם וְהִנָּ֖ם זֹעֲפִֽים׃
Yosef sabah yanlarına geldiğinde onları üzgün gördü.
Vayehi vaboker vatipaem ruho vayişlah vayikra et kol hartume mitsrayim veet kol hahameha vayesaper paro lahem et halomo veen poter otam lefaro.
וַיְהִ֤י בַבֹּ֙קֶר֙ וַתִּפָּ֣עֶם רוּח֔וֹ וַיִּשְׁלַ֗ח וַיִּקְרָ֛א אֶת־כָּל־חַרְטֻמֵּ֥י מִצְרַ֖יִם וְאֶת־כָּל־חֲכָמֶ֑יהָ וַיְסַפֵּ֨ר פַּרְעֹ֤ה לָהֶם֙ אֶת־חֲלֹמ֔וֹ וְאֵין־פּוֹתֵ֥ר אוֹתָ֖ם לְפַרְעֹֽה׃
Sabah ruhu huzursuzdu. Haber gönderip Mısır’ın bütün büyücüleriyle bilgelerini çağırttı. Rüyasını onlara anlattı, ama Firavun’a bunları yorumlayabilen olmadı.
Binyamin zeev yitraf baboker yohal ad velaerev yehalek şalal.
בִּנְיָמִין֙ זְאֵ֣ב יִטְרָ֔ף בַּבֹּ֖קֶר יֹ֣אכַל עַ֑ד וְלָעֶ֖רֶב יְחַלֵּ֥ק שָׁלָֽל׃
Binyamin, avını parçalayan bir kurttur. Sabah avını yer, akşam ganimeti paylaşır.”
Leh el paro baboker hine yotse hamayma venitsavta likrato al sefat hayeor vehamate aşer nehpah lenahaş tikah beyadeha.
לֵ֣ךְ אֶל־פַּרְעֹ֞ה בַּבֹּ֗קֶר הִנֵּה֙ יֹצֵ֣א הַמַּ֔יְמָה וְנִצַּבְתָּ֥ לִקְרָאת֖וֹ עַל־שְׂפַ֣ת הַיְאֹ֑ר וְהַמַּטֶּ֛ה אֲשֶׁר־נֶהְפַּ֥ךְ לְנָחָ֖שׁ תִּקַּ֥ח בְּיָדֶֽךָ׃
Sabah Firavun’a git. Suya çıkacak; Nil’in kıyısında karşısına dikil. Yılana dönüşen değneği de eline al.
Vayomer Adonay el moşe haşkem baboker vehityatsev lifne faro hine yotse hamayema veamarta elav ko amar Adonay şalah ami veyaavduni.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה הַשְׁכֵּ֤ם בַּבֹּ֙קֶר֙ וְהִתְיַצֵּב֙ לִפְנֵ֣י פַרְעֹ֔ה הִנֵּ֖ה יוֹצֵ֣א הַמָּ֑יְמָה וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֗יו כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה שַׁלַּ֥ח עַמִּ֖י וְיַֽעַבְדֻֽנִי׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Sabah erkenden kalkıp Firavun’un karşısına dikil. Suya çıkacak. Ona şöyle söyle: ‘Adonay diyor ki: Halkımı salıver, bana kulluk etsinler.
Hine yad Adonay hoya bemikneha aşer basade basusim bahamorim bagemalim babakar uvatson dever kaved meod.
הִנֵּ֨ה יַד־יְהוָ֜ה הוֹיָ֗ה בְּמִקְנְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר בַּשָּׂדֶ֔ה בַּסּוּסִ֤ים בַּֽחֲמֹרִים֙ בַּגְּמַלִּ֔ים בַּבָּקָ֖ר וּבַצֹּ֑אן דֶּ֖בֶר כָּבֵ֥ד מְאֹֽד׃
Adonay’ın eli kırdaki hayvanlarının, atların, eşeklerin, develerin, sığırların ve davarların üzerine gelecek; çok ağır bir salgın hastalık olacak.
Vayomer Adonay el moşe haşkem baboker vehityatsev lifne faro veamarta elav ko amar Adonay elohe haivrim şalah et ami veyaavduni.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הַשְׁכֵּ֣ם בַּבֹּ֔קֶר וְהִתְיַצֵּ֖ב לִפְנֵ֣י פַרְעֹ֑ה וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֗יו כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י הָֽעִבְרִ֔ים שַׁלַּ֥ח אֶת־עַמִּ֖י וְיַֽעַבְדֻֽנִי׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Sabah erkenden kalkıp Firavun’un karşısına dikil ve ona söyle: ‘İbranilerin Tanrısı Adonay diyor ki: Halkımı salıver, bana kulluk etsinler.
Vayomer moşe betet Adonay lahem baerev basar leehol velehem baboker lisboa bişmoa Adonay et telunotehem aşer atem malinim alav venahnu ma lo alenu telunotehem ki al Adonay.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה בְּתֵ֣ת יְהוָה֩ לָכֶ֨ם בָּעֶ֜רֶב בָּשָׂ֣ר לֶאֱכֹ֗ל וְלֶ֤חֶם בַּבֹּ֙קֶר֙ לִשְׂבֹּ֔עַ בִּשְׁמֹ֤עַ יְהוָה֙ אֶת־תְּלֻנֹּ֣תֵיכֶ֔ם אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם מַלִּינִ֖ם עָלָ֑יו וְנַ֣חְנוּ מָ֔ה לֹא־עָלֵ֥ינוּ תְלֻנֹּתֵיכֶ֖ם כִּ֥י עַל־יְהוָֽה׃
Moşe şöyle dedi: “Adonay size akşam yiyecek et, sabah doyacağınız kadar ekmek verecek; çünkü kendisine karşı söylenmelerinizi duydu. Biz kimiz? Söylenmeleriniz bize karşı değil, Adonay’a karşıdır.”
Bu ayette 2 kez
Vayilketu oto baboker baboker iş kefi ohlo veham haşemeş venamas.
וַיִּלְקְט֤וּ אֹתוֹ֙ בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֔קֶר אִ֖ישׁ כְּפִ֣י אָכְל֑וֹ וְחַ֥ם הַשֶּׁ֖מֶשׁ וְנָמָֽס׃
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ısınınca yerdeki eriyordu.
Vayihtov moşe et kol divre Adonay vayaşkem baboker vayiven mizbeah tahat hahar uşetem esre matseva lişnem asar şivte yisrael.
וַיִּכְתֹּ֣ב מֹשֶׁ֗ה אֵ֚ת כָּל־דִּבְרֵ֣י יְהוָ֔ה וַיַּשְׁכֵּ֣ם בַּבֹּ֔קֶר וַיִּ֥בֶן מִזְבֵּ֖חַ תַּ֣חַת הָהָ֑ר וּשְׁתֵּ֤ים עֶשְׂרֵה֙ מַצֵּבָ֔ה לִשְׁנֵ֥ים עָשָׂ֖ר שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Moşe, Adonay’ın bütün sözlerini yazdı. Sabah erkenden kalkıp dağın eteğinde bir sunak ve İsrael’in on iki kabilesi için on iki dikili taş yaptı.
Et hakeves haehad taase vaboker veet hakeves haşeni taase ben haarbayim.
אֶת־הַכֶּ֥בֶשׂ הָאֶחָ֖ד תַּעֲשֶׂ֣ה בַבֹּ֑קֶר וְאֵת֙ הַכֶּ֣בֶשׂ הַשֵּׁנִ֔י תַּעֲשֶׂ֖ה בֵּ֥ין הָעַרְבָּֽיִם׃
Bir kuzuyu sabah, ikinci kuzuyu öğleden sonra, akşama doğru sunacaksın.
Bu ayette 2 kez
Vehiktir alav aharon ketoret samim baboker baboker behetivo et hanerot yaktirena.
וְהִקְטִ֥יר עָלָ֛יו אַהֲרֹ֖ן קְטֹ֣רֶת סַמִּ֑ים בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֗קֶר בְּהֵיטִיב֛וֹ אֶת־הַנֵּרֹ֖ת יַקְטִירֶֽנָּה׃
Aaron her sabah kandilleri hazırlarken onun üzerinde güzel kokulu tütsü yakacak.
Vehye nahon laboker vealita vaboker el har sinay venitsavta li şam al roş hahar.
וֶהְיֵ֥ה נָכ֖וֹן לַבֹּ֑קֶר וְעָלִ֤יתָ בַבֹּ֙קֶר֙ אֶל־הַ֣ר סִינַ֔י וְנִצַּבְתָּ֥ לִ֛י שָׁ֖ם עַל־רֹ֥אשׁ הָהָֽר׃
Sabaha hazır ol. Sabah Sinay Dağı’na çık ve orada, dağın tepesinde önümde dur.
Vayifsol şene luhot avanim karişonim vayaşkem moşe vaboker vayaal el har sinay kaaşer tsiva Adonay oto vayikah beyado şene luhot avanim.
וַיִּפְסֹ֡ל שְׁנֵֽי־לֻחֹ֨ת אֲבָנִ֜ים כָּרִאשֹׁנִ֗ים וַיַּשְׁכֵּ֨ם מֹשֶׁ֤ה בַבֹּ֙קֶר֙ וַיַּ֙עַל֙ אֶל־הַ֣ר סִינַ֔י כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֹת֑וֹ וַיִּקַּ֣ח בְּיָד֔וֹ שְׁנֵ֖י לֻחֹ֥ת אֲבָנִֽים׃
Moşe öncekiler gibi iki taş levha yonttu. Sabah erkenden kalktı ve Adonay’ın kendisine buyurduğu gibi Sinay Dağı’na çıktı. İki taş levhayı eline aldı.
Bu ayette 2 kez
Vayikhu milifne moşe et kol hateruma aşer heviu bene yisrael limlehet avodat hakodeş laasot otah vehem heviu elav od nedava baboker baboker.
וַיִּקְח֞וּ מִלִּפְנֵ֣י מֹשֶׁ֗ה אֵ֤ת כָּל־הַתְּרוּמָה֙ אֲשֶׁ֨ר הֵבִ֜יאוּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל לִמְלֶ֛אכֶת עֲבֹדַ֥ת הַקֹּ֖דֶשׁ לַעֲשֹׂ֣ת אֹתָ֑הּ וְ֠הֵם הֵבִ֨יאוּ אֵלָ֥יו ע֛וֹד נְדָבָ֖ה בַּבֹּ֥קֶר בַּבֹּֽקֶר׃
İsrael oğullarının kutsal hizmetin yapımı için getirdikleri bütün bağışları Moşe’nin önünden aldılar. Halk ise ona her sabah gönüllü bağış getirmeye devam ediyordu.
Bu ayette 2 kez
Vehaeş al hamizbeah tukad bo lo tihbe uvier aleha hakohen etsim baboker baboker vearah aleha haola vehiktir aleha helve haşelamim.
וְהָאֵ֨שׁ עַל־הַמִּזְבֵּ֤חַ תּֽוּקַד־בּוֹ֙ לֹ֣א תִכְבֶּ֔ה וּבִעֵ֨ר עָלֶ֧יהָ הַכֹּהֵ֛ן עֵצִ֖ים בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֑קֶר וְעָרַ֤ךְ עָלֶ֙יהָ֙ הָֽעֹלָ֔ה וְהִקְטִ֥יר עָלֶ֖יהָ חֶלְבֵ֥י הַשְּׁלָמִֽים׃
Sunağın üzerindeki ateş yanmaya devam edecek; sönmeyecek. Kâhin her sabah ateşe odun koyacak, bütünüyle yakılan sunuyu üzerine dizecek ve esenlik kurbanlarının içyağlarını üzerinde yakacak.
Ze korban aharon uvanav aşer yakrivu ladonay beyom himaşah oto asirit haefa solet minha tamid mahatsitah baboker umahatsitah baarev.
זֶ֡ה קָרְבַּן֩ אַהֲרֹ֨ן וּבָנָ֜יו אֲשֶׁר־יַקְרִ֣יבוּ לַֽיהוָ֗ה בְּיוֹם֙ הִמָּשַׁ֣ח אֹת֔וֹ עֲשִׂירִ֨ת הָאֵפָ֥ה סֹ֛לֶת מִנְחָ֖ה תָּמִ֑יד מַחֲצִיתָ֣הּ בַּבֹּ֔קֶר וּמַחֲצִיתָ֖הּ בָּעָֽרֶב׃
“Aaron’un ve oğullarının, meshedildiği gün Adonay’a sunacakları sunu şudur: Sürekli tahıl sunusu olarak efanın onda biri kadar ince un; yarısı sabah, yarısı akşam sunulacak.
Liretsonehem tamim zahar babakar bakesavim uvaizim.
לִֽרְצֹנְכֶ֑ם תָּמִ֣ים זָכָ֔ר בַּבָּקָ֕ר בַּכְּשָׂבִ֖ים וּבָֽעִזִּֽים׃
kabul görmeniz için sığırlardan, koyunlardan ya da keçilerden kusursuz bir erkek getireceksiniz.
Veiş ki yakriv zevah şelamim ladonay lefale neder o lindava babakar o vatson tamim yiheye leratson kol mum lo yihye bo.
וְאִ֗ישׁ כִּֽי־יַקְרִ֤יב זֶֽבַח־שְׁלָמִים֙ לַיהוָ֔ה לְפַלֵּא־נֶ֙דֶר֙ א֣וֹ לִנְדָבָ֔ה בַּבָּקָ֖ר א֣וֹ בַצֹּ֑אן תָּמִ֤ים יִֽהְיֶה֙ לְרָצ֔וֹן כָּל־מ֖וּם לֹ֥א יִהְיֶה־בּֽוֹ׃
Biri adağını yerine getirmek ya da gönüllü sunu vermek için Adonay’a sığırdan veya sürüden esenlik kurbanı sunarsa kabul görmesi için hayvan kusursuz olacak. Hiçbir kusuru bulunmayacak.
Veyeş aşer yihye heanan meerev ad boker venaala heanan baboker venasau o yomam valayla venaala heanan venasau.
וְיֵ֞שׁ אֲשֶׁר־יִהְיֶ֤ה הֶֽעָנָן֙ מֵעֶ֣רֶב עַד־בֹּ֔קֶר וְנַעֲלָ֧ה הֶֽעָנָ֛ן בַּבֹּ֖קֶר וְנָסָ֑עוּ א֚וֹ יוֹמָ֣ם וָלַ֔יְלָה וְנַעֲלָ֥ה הֶעָנָ֖ן וְנָסָֽעוּ׃
Bazen bulut akşamdan sabaha kadar kalır, sabah yükselince yola çıkarlardı. Bazen bir gündüz ve bir gece kalırdı; bulut yükseldiğinde yola çıkarlardı.
Vayaşkimu vaboker vayaalu el roş hahar lemor hinenu vealinu el hamakom aşer amar Adonay ki hatanu.
וַיַּשְׁכִּ֣מוּ בַבֹּ֔קֶר וַיַּֽעֲל֥וּ אֶל־רֹאשׁ־הָהָ֖ר לֵאמֹ֑ר הִנֶּ֗נּוּ וְעָלִ֛ינוּ אֶל־הַמָּק֛וֹם אֲשֶׁר־אָמַ֥ר יְהוָ֖ה כִּ֥י חָטָֽאנוּ׃
Sabah erkenden kalkıp dağın tepesine çıkmak üzere, “İşte buradayız! Günah işledik ama Adonay’ın söylediği yere çıkacağız” dediler.
Vayakom bilam baboker vayomer el sare valak lehu el artsehem ki meen Adonay letiti lahaloh imahem.
וַיָּ֤קָם בִּלְעָם֙ בַּבֹּ֔קֶר וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־שָׂרֵ֣י בָלָ֔ק לְכ֖וּ אֶֽל־אַרְצְכֶ֑ם כִּ֚י מֵאֵ֣ן יְהוָ֔ה לְתִתִּ֖י לַהֲלֹ֥ךְ עִמָּכֶֽם׃
Bilam sabah kalkıp Balak’ın önderlerine, “Ülkenize dönün. Adonay sizinle gitmeme izin vermedi” dedi.
Vayakom bilam baboker vayahavoş et atono vayeleh im sare moav.
וַיָּ֤קָם בִּלְעָם֙ בַּבֹּ֔קֶר וַֽיַּחֲבֹ֖שׁ אֶת־אֲתֹנ֑וֹ וַיֵּ֖לֶךְ עִם־שָׂרֵ֥י מוֹאָֽב׃
Bilam sabah kalktı, dişi eşeğine semer vurdu ve Moav’ın önderleriyle gitti.
Vayehi vaboker vayikah balak et bilam vayaaleu bamot baal vayar mişam ketse haam.
וַיְהִ֣י בַבֹּ֔קֶר וַיִּקַּ֤ח בָּלָק֙ אֶת־בִּלְעָ֔ם וַֽיַּעֲלֵ֖הוּ בָּמ֣וֹת בָּ֑עַל וַיַּ֥רְא מִשָּׁ֖ם קְצֵ֥ה הָעָֽם׃
Sabah olunca Balak, Bilam’ı alıp Bamot-Baal’e çıkardı. Bilam oradan halkın bir ucunu gördü.
Et hakeves ehad taase vaboker veet hakeves haşeni taase ben haarbayim.
אֶת־הַכֶּ֥בֶשׂ אֶחָ֖ד תַּעֲשֶׂ֣ה בַבֹּ֑קֶר וְאֵת֙ הַכֶּ֣בֶשׂ הַשֵּׁנִ֔י תַּעֲשֶׂ֖ה בֵּ֥ין הָֽעַרְבָּֽיִם׃
Bir kuzuyu sabah, ikinci kuzuyu akşamüstü sunacaksın.
Venatata hakesef behol aşer teave nafşeha babakar uvatson uvayayin uvaşehar uvehol aşer tişealeha nafşeha veahalta şam lifne Adonay eloheha vesamahta ata uveteha.
וְנָתַתָּ֣ה הַכֶּ֡סֶף בְּכֹל֩ אֲשֶׁר־תְּאַוֶּ֨ה נַפְשְׁךָ֜ בַּבָּקָ֣ר וּבַצֹּ֗אן וּבַיַּ֙יִן֙ וּבַשֵּׁכָ֔ר וּבְכֹ֛ל אֲשֶׁ֥ר תִּֽשְׁאָלְךָ֖ נַפְשֶׁ֑ךָ וְאָכַ֣לְתָּ שָּׁ֗ם לִפְנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ וְשָׂמַחְתָּ֖ אַתָּ֥ה וּבֵיתֶֽךָ׃
Parayı canının istediği her şeye, sığıra, davara, şaraba, içkiye ve canının aradığı her şeye vereceksin. Orada Tanrın Adonay’ın önünde yiyecek, sen ve ev halkın sevineceksiniz.
Uvişalta veahalta bamakom aşer yivhar Adonay eloheha bo ufanita vaboker vehalahta leohaleha.
וּבִשַּׁלְתָּ֙ וְאָ֣כַלְתָּ֔ בַּמָּק֕וֹם אֲשֶׁ֥ר יִבְחַ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בּ֑וֹ וּפָנִ֣יתָ בַבֹּ֔קֶר וְהָלַכְתָּ֖ לְאֹהָלֶֽיךָ׃
Onu Tanrın Adonay'ın seçeceği yerde pişirip yiyeceksin. Sabah dönüp çadırlarına gideceksin.
Baboker tomar mi yiten erev uvaerev tomar mi yiten boker mipahad levaveha aşer tifhad umimare eneha aşer tire.
בַּבֹּ֤קֶר תֹּאמַר֙ מִֽי־יִתֵּ֣ן עֶ֔רֶב וּבָעֶ֥רֶב תֹּאמַ֖ר מִֽי־יִתֵּ֣ן בֹּ֑קֶר מִפַּ֤חַד לְבָֽבְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּפְחָ֔ד וּמִמַּרְאֵ֥ה עֵינֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תִּרְאֶֽה׃
Yüreğini dolduran korku ve gözlerinin gördüğü manzaralar yüzünden sabah, 'Keşke akşam olsa!' diyeceksin; akşam da, 'Keşke sabah olsa!'
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Temel kelime (lemma) בֹּ֫קֶר
Türkçe anlam: sabah
morning
Dilbilgisel yapı: edat (belirli artikel içerir) + isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 37 kez
HRd/NcmsaTemel kelime (lemma) בָּקָר
Türkçe anlam: sığır; büyükbaş hayvan
cattle; oxen
Dilbilgisel yapı: edat (belirli artikel içerir) + isim, iki cins, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 4 kez
HRd/NcbsaKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.