Temel kelime (lemma) גָּדוֹל
Türkçe anlam: büyük; ulu; önemli
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
great
Dilbilgisel yapı: sıfat, dişil, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 12 kez
Teknik kod
HAafsaTORA’DA KELİME
büyük; ulu; önemli · büyümek; yücelmek; büyük olmak
Bu İbranice biçim Tora’da 13 kez, 13 farklı ayette görülür.
Vayehi haşemeş lavo vetardema nafela al avram vehine ema haşeha gedola nofelet alav.
וַיְהִ֤י הַשֶּׁ֙מֶשׁ֙ לָב֔וֹא וְתַרְדֵּמָ֖ה נָפְלָ֣ה עַל־אַבְרָ֑ם וְהִנֵּ֥ה אֵימָ֛ה חֲשֵׁכָ֥ה גְדֹלָ֖ה נֹפֶ֥לֶת עָלָֽיו׃
Güneş batmak üzereyken Avram derin bir uykuya daldı. İşte, üzerine dehşet ve büyük bir karanlık çöktü.
Ki maşhitim anahnu et hamakom haze ki gadela tsaakatam et pene Adonay vayeşalehenu Adonay leşahatah.
כִּֽי־מַשְׁחִתִ֣ים אֲנַ֔חְנוּ אֶת־הַמָּק֖וֹם הַזֶּ֑ה כִּֽי־גָֽדְלָ֤ה צַעֲקָתָם֙ אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֔ה וַיְשַׁלְּחֵ֥נוּ יְהוָ֖ה לְשַׁחֲתָֽהּ׃
Çünkü biz bu yeri yok edeceğiz. Onlara karşı yükselen feryat Adonay’ın önünde çok büyüdü. Adonay bizi onu yok etmek için gönderdi.”
Vayikra avimeleh leavraham vayomer lo me asita lanu ume hatati lah ki heveta alay veal mamlahti hataa gedola maasim aşer lo yeasu asita imadi.
וַיִּקְרָ֨א אֲבִימֶ֜לֶךְ לְאַבְרָהָ֗ם וַיֹּ֨אמֶר ל֜וֹ מֶֽה־עָשִׂ֤יתָ לָּ֙נוּ֙ וּמֶֽה־חָטָ֣אתִי לָ֔ךְ כִּֽי־הֵבֵ֧אתָ עָלַ֛י וְעַל־מַמְלַכְתִּ֖י חֲטָאָ֣ה גְדֹלָ֑ה מַעֲשִׂים֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־יֵֽעָשׂ֔וּ עָשִׂ֖יתָ עִמָּדִֽי׃
Avimeleh Avraam’ı çağırıp şöyle dedi: “Bize ne yaptın? Sana karşı ne günah işledim ki benim ve krallığımın üzerine büyük bir günah getirdin? Bana yapılmaması gereken şeyler yaptın.”
Vayeherad yitshak harada gedola ad meod vayomer mi efo u hatsad tsayid vayave li vaohal mikol beterem tavo vaavaraheu gam baruh yihye.
וַיֶּחֱרַ֨ד יִצְחָ֣ק חֲרָדָה֮ גְּדֹלָ֣ה עַד־מְאֹד֒ וַיֹּ֡אמֶר מִֽי־אֵפ֡וֹא ה֣וּא הַצָּֽד־צַיִד֩ וַיָּ֨בֵא לִ֜י וָאֹכַ֥ל מִכֹּ֛ל בְּטֶ֥רֶם תָּב֖וֹא וָאֲבָרֲכֵ֑הוּ גַּם־בָּר֖וּךְ יִהְיֶֽה׃
Yitshak büyük bir korkuyla şiddetle titredi. “Öyleyse avlanıp bana av getiren kimdi?” dedi. “Sen gelmeden önce hepsinden yedim ve onu kutsadım. Kutsanmış da kalacak!”
Kişmoa esav et divre aviv vayitsak tseaka gedola umara ad meod vayomer leaviv baraheni gam ani avi.
כִּשְׁמֹ֤עַ עֵשָׂו֙ אֶת־דִּבְרֵ֣י אָבִ֔יו וַיִּצְעַ֣ק צְעָקָ֔ה גְּדֹלָ֥ה וּמָרָ֖ה עַד־מְאֹ֑ד וַיֹּ֣אמֶר לְאָבִ֔יו בָּרֲכֵ֥נִי גַם־אָ֖נִי אָבִֽי׃
Esav babasının sözlerini duyunca çok yüksek ve acı bir çığlık attı. Babasına, “Beni de kutsa, babacığım!” dedi.
Vayar vehine veer basade vehine şam şeloşa edre tson rovetsim aleha ki min habeer hahi yaşku haadarim vehaeven gedola al pi habeer.
וַיַּ֞רְא וְהִנֵּ֧ה בְאֵ֣ר בַּשָּׂדֶ֗ה וְהִנֵּה־שָׁ֞ם שְׁלֹשָׁ֤ה עֶדְרֵי־צֹאן֙ רֹבְצִ֣ים עָלֶ֔יהָ כִּ֚י מִן־הַבְּאֵ֣ר הַהִ֔וא יַשְׁק֖וּ הָעֲדָרִ֑ים וְהָאֶ֥בֶן גְּדֹלָ֖ה עַל־פִּ֥י הַבְּאֵֽר׃
Baktı ve kırda bir kuyu gördü. Yanında üç küçükbaş hayvan sürüsü yatıyordu; çünkü sürüler o kuyudan sulanırdı. Kuyunun ağzında büyük bir taş vardı.
Vayişlaheni Elohim lifnehem lasum lahem şeerit baarets ulehahayot lahem lifleta gedola.
וַיִּשְׁלָחֵ֤נִי אֱלֹהִים֙ לִפְנֵיכֶ֔ם לָשׂ֥וּם לָכֶ֛ם שְׁאֵרִ֖ית בָּאָ֑רֶץ וּלְהַחֲי֣וֹת לָכֶ֔ם לִפְלֵיטָ֖ה גְּדֹלָֽה׃
Tanrı, soyunuzun yeryüzünde sürmesini sağlamak ve büyük bir kurtuluşla sizi hayatta tutmak için beni sizden önce gönderdi.
Vehayeta tseaka gedola behol erets mitsrayim aşer kamou lo nihyata vehamou lo tosif.
וְהָֽיְתָ֛ה צְעָקָ֥ה גְדֹלָ֖ה בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם אֲשֶׁ֤ר כָּמֹ֙הוּ֙ לֹ֣א נִהְיָ֔תָה וְכָמֹ֖הוּ לֹ֥א תֹסִֽף׃
Bütün Mısır ülkesinde büyük bir feryat kopacak. Böylesi daha önce olmadı; bir daha da olmayacak.
Vayakom paro layla u vehol avadav vehol mitsrayim vatehi tseaka gedola bemitsrayim ki en bayit aşer en şam met.
וַיָּ֨קָם פַּרְעֹ֜ה לַ֗יְלָה ה֤וּא וְכָל־עֲבָדָיו֙ וְכָל־מִצְרַ֔יִם וַתְּהִ֛י צְעָקָ֥ה גְדֹלָ֖ה בְּמִצְרָ֑יִם כִּֽי־אֵ֣ין בַּ֔יִת אֲשֶׁ֥ר אֵֽין־שָׁ֖ם מֵֽת׃
Firavun o gece kalktı; bütün görevlileri ve bütün Mısırlılar da kalktılar. Mısır’da büyük bir feryat koptu; çünkü içinde ölü olmayan tek bir ev yoktu.
Vayomer moşe el aharon me asa leha haam haze ki heveta alav hataa gedola.
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶֽל־אַהֲרֹ֔ן מֶֽה־עָשָׂ֥ה לְךָ֖ הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה כִּֽי־הֵבֵ֥אתָ עָלָ֖יו חֲטָאָ֥ה גְדֹלָֽה׃
Moşe Aaron’a, “Bu halk sana ne yaptı da onu böyle büyük bir günaha soktun?” dedi.
Vayehi mimohorat vayomer moşe el haam atem hatatem hataa gedola veata eele el Adonay ulay ahapera bead hatathem.
וַיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶל־הָעָ֔ם אַתֶּ֥ם חֲטָאתֶ֖ם חֲטָאָ֣ה גְדֹלָ֑ה וְעַתָּה֙ אֶֽעֱלֶ֣ה אֶל־יְהוָ֔ה אוּלַ֥י אֲכַפְּרָ֖ה בְּעַ֥ד חַטַּאתְכֶֽם׃
Ertesi gün Moşe halka, “Büyük bir günah işlediniz” dedi. “Şimdi Adonay’a çıkacağım; belki günahınız için kefaret sağlayabilirim.”
Vayaşov moşe el Adonay vayomar ana hata haam haze hataa gedola vayaasu lahem elohe zahav.
וַיָּ֧שָׁב מֹשֶׁ֛ה אֶל־יְהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אָ֣נָּ֗א חָטָ֞א הָעָ֤ם הַזֶּה֙ חֲטָאָ֣ה גְדֹלָ֔ה וַיַּֽעֲשׂ֥וּ לָהֶ֖ם אֱלֹהֵ֥י זָהָֽב׃
Moşe Adonay’a dönüp şöyle dedi: “Ah, bu halk büyük bir günah işledi! Kendilerine altın ilahlar yaptılar.
Unetanam Adonay eloheha lefaneha vehamam mehuma gedola ad hişamedam.
וּנְתָנָ֛ם יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לְפָנֶ֑יךָ וְהָמָם֙ מְהוּמָ֣ה גְדֹלָ֔ה עַ֖ד הִשָּׁמְדָֽם׃
Tanrın Adonay onları önüne verecek ve yok oluncaya kadar büyük bir kargaşaya düşürecek.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Temel kelime (lemma) גָּדוֹל
Türkçe anlam: büyük; ulu; önemli
great
Dilbilgisel yapı: sıfat, dişil, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 12 kez
HAafsaTemel kelime (lemma) גָּדַל
Türkçe anlam: büyümek; yücelmek; büyük olmak
to be large; to grow large; to cause to grow; to let grow; to make big; to boast; to speak lies (about someone); to grow up
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HVqp3fsKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.