TORA OKUNUŞ DİZİNİ
roim
Bu okunuş biçimi Tora’da 5 kez, 5 ayette geçer.
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit2 kullanım2 ayet
- Şemot1 kullanım1 ayet
- Bamidbar1 kullanım1 ayet
- Devarim1 kullanım1 ayet
Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim רֹעִ֣ים
Lemma רָעָה
Kök — שורש (şoreş, kök) רעה
Kaynak anlam (İngilizce): to graze; to pasture; to feed; to shepherd; to shave; to pursue; to shepherd > to carry away; shepherd
Biçim: fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi
Bu çözümleme: 3 kullanım
Teknik kod
HVqrmpaİbranice biçim רֹאִ֨ים
Lemma רָאָה
Kök — שורש (şoreş, kök) ראה
Türkçe anlam: görmek, bakmak, fark etmek; görünmek, ortaya çıkmak; göstermek; görmekten mecazen yaşamak, bulunmak veya deneyimlemek
Biçim: fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi
Bu çözümleme: 2 kullanım
Teknik kod
HVqrmpaOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Geçtiği ayetler
Vayomer yisrael el yosef halo aheha roim bişhem leha veeşlahaha alehem vayomer lo hineni.
וַיֹּ֨אמֶר יִשְׂרָאֵ֜ל אֶל־יוֹסֵ֗ף הֲל֤וֹא אַחֶ֙יךָ֙ רֹעִ֣ים בִּשְׁכֶ֔ם לְכָ֖ה וְאֶשְׁלָחֲךָ֣ אֲלֵיהֶ֑ם וַיֹּ֥אמֶר ל֖וֹ הִנֵּֽנִי׃
İsrael, Yosef’e, “Kardeşlerin Şehem’de sürüyü otlatıyorlar, değil mi?” dedi. “Gel, seni onların yanına göndereyim.” Yosef, “Hazırım” diye cevap verdi.
Vayomer et ahay anohi mevakeş hagida na li efo hem roim.
וַיֹּ֕אמֶר אֶת־אַחַ֖י אָנֹכִ֣י מְבַקֵּ֑שׁ הַגִּֽידָה־נָּ֣א לִ֔י אֵיפֹ֖ה הֵ֥ם רֹעִֽים׃
Yosef, “Kardeşlerimi arıyorum” dedi. “Lütfen söyle, sürüyü nerede otlatıyorlar?”
Vehol haam roim et hakolot veet halapidim veet kol haşofar veet hahar aşen vayar haam vayanuu vayaamdu merahok.
וְכָל־הָעָם֩ רֹאִ֨ים אֶת־הַקּוֹלֹ֜ת וְאֶת־הַלַּפִּידִ֗ם וְאֵת֙ ק֣וֹל הַשֹּׁפָ֔ר וְאֶת־הָהָ֖ר עָשֵׁ֑ן וַיַּ֤רְא הָעָם֙ וַיָּנֻ֔עוּ וַיַּֽעַמְד֖וּ מֵֽרָחֹֽק׃
Bütün halk sesleri, alevleri, şofar sesini ve duman içindeki dağı görüyordu. Halk görünce titredi ve uzakta durdu.
Uvenehem yihyu roim bamidbar arbaim şana venaseu et zenutehem ad tom pigrehem bamidbar.
וּ֠בְנֵיכֶם יִהְי֨וּ רֹעִ֤ים בַּמִּדְבָּר֙ אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֔ה וְנָשְׂא֖וּ אֶת־זְנוּתֵיכֶ֑ם עַד־תֹּ֥ם פִּגְרֵיכֶ֖ם בַּמִּדְבָּֽר׃
Çocuklarınız, cesetleriniz çölde tümüyle yok olana kadar kırk yıl boyunca çölde çobanlık edecek ve sadakatsizliğinizin yükünü taşıyacak.
Vayedaber Adonay alehem mitoh haeş kol devarim atem şomeim utemuna enehem roim zulati kol.
וַיְדַבֵּ֧ר יְהוָ֛ה אֲלֵיכֶ֖ם מִתּ֣וֹךְ הָאֵ֑שׁ ק֤וֹל דְּבָרִים֙ אַתֶּ֣ם שֹׁמְעִ֔ים וּתְמוּנָ֛ה אֵינְכֶ֥ם רֹאִ֖ים זוּלָתִ֥י קֽוֹל׃
Adonay size ateşin içinden konuştu. Sözlerin sesini işittiniz ama hiçbir biçim görmediniz; yalnızca bir ses vardı.