Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to tell; to inform; to report; to show; to flow
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Hofal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 6 kez
Teknik kod
HC/VHw3msTORA’DA KELİME
bildirmek; açıklamak; görünür kılmak
vayugad okunuşu Tora’da 6 kez, 6 farklı ayette görülür.
Vayehi ahare hadevarim haele vayugad leavraham lemor hine yaleda milka gam hi banim lenahor ahiha.
וַיְהִ֗י אַחֲרֵי֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וַיֻּגַּ֥ד לְאַבְרָהָ֖ם לֵאמֹ֑ר הִ֠נֵּה יָלְדָ֨ה מִלְכָּ֥ה גַם־הִ֛וא בָּנִ֖ים לְנָח֥וֹר אָחִֽיךָ׃
Bu olaylardan sonra Avraam’a şöyle haber verildi: “İşte, Milka da kardeşin Nahor’a oğullar doğurdu:
Vayugad lerivka et divre esav benah hagadol vatişlah vatikra leyaakov benah hakatan vatomer elav hine esav ahiha mitnahem leha leharegeha.
וַיֻּגַּ֣ד לְרִבְקָ֔ה אֶת־דִּבְרֵ֥י עֵשָׂ֖ו בְּנָ֣הּ הַגָּדֹ֑ל וַתִּשְׁלַ֞ח וַתִּקְרָ֤א לְיַעֲקֹב֙ בְּנָ֣הּ הַקָּטָ֔ן וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו הִנֵּה֙ עֵשָׂ֣ו אָחִ֔יךָ מִתְנַחֵ֥ם לְךָ֖ לְהָרְגֶֽךָ׃
Büyük oğlu Esav’ın sözleri Rivka’ya bildirildi. Rivka küçük oğlu Yaakov’u çağırtıp ona, “Kardeşin Esav seni öldürme düşüncesiyle kendini avutuyor” dedi.
Vayugad lelavan bayom haşelişi ki varah yaakov.
וַיֻּגַּ֥ד לְלָבָ֖ן בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֑י כִּ֥י בָרַ֖ח יַעֲקֹֽב׃
Üçüncü gün Lavan’a Yaakov’un kaçtığı bildirildi.
Vayugad letamar lemor hine hamih ole timnata lagoz tsono.
וַיֻּגַּ֥ד לְתָמָ֖ר לֵאמֹ֑ר הִנֵּ֥ה חָמִ֛יךְ עֹלֶ֥ה תִמְנָ֖תָה לָגֹ֥ז צֹאנֽוֹ׃
Tamar’a, “Kayınpederin sürüsünü kırkmak için Timna’ya çıkıyor” diye haber verildi.
Vayehi kemişloş hodaşim vayugad lihuda lemor zaneta tamar kalateha vegam hine hara liznunim vayomer yehuda hotsiuha vetisaref.
וַיְהִ֣י ׀ כְּמִשְׁלֹ֣שׁ חֳדָשִׁ֗ים וַיֻּגַּ֨ד לִֽיהוּדָ֤ה לֵֽאמֹר֙ זָֽנְתָה֙ תָּמָ֣ר כַּלָּתֶ֔ךָ וְגַ֛ם הִנֵּ֥ה הָרָ֖ה לִזְנוּנִ֑ים וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָ֔ה הוֹצִיא֖וּהָ וְתִשָּׂרֵֽף׃
Yaklaşık üç ay sonra Yehuda’ya, “Gelinin Tamar zina etti; üstelik bu ilişkiden hamile” diye haber verildi. Yehuda, “Onu dışarı çıkarın, yakılsın!” dedi.
Vayugad lemeleh mitsrayim ki varah haam vayehafeh levav paro vaavadav el haam vayomru ma zot asinu ki şilahnu et yisrael meavedenu.
וַיֻּגַּד֙ לְמֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם כִּ֥י בָרַ֖ח הָעָ֑ם וַ֠יֵּהָפֵךְ לְבַ֨ב פַּרְעֹ֤ה וַעֲבָדָיו֙ אֶל־הָעָ֔ם וַיֹּֽאמרוּ֙ מַה־זֹּ֣את עָשִׂ֔ינוּ כִּֽי־שִׁלַּ֥חְנוּ אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵעָבְדֵֽנוּ׃
Halkın kaçtığı Mısır kralına bildirildi. Firavun ile görevlilerinin halka karşı düşünceleri değişti. “Biz ne yaptık?” dediler. “İsrael’i salıverdik, bize hizmet etmekten kurtardık!”
Dilbilgisel çözümleme
to tell; to inform; to report; to show; to flow
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Hofal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 6 kez
HC/VHw3msOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.