İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

haişהָאִישׁ֙

insan, kişi; erkek; koca; insanlar; hemşeri, dost, arkadaş; bağlama göre savaşçı veya görevli kişi

haiş okunuşu Tora’da 65 kez, 59 farklı ayette görülür.

Temel kelime (lemma)
אִישׁ
Kök
איש

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit27 kullanım25 ayet
  • Şemot6 kullanım6 ayet
  • Vayikra4 kullanım4 ayet
  • Bamidbar7 kullanım7 ayet
  • Devarim21 kullanım17 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 20:7

    Veata haşev eşet haiş ki navi u veyitpalel baadha veheye veim eneha meşiv da ki mot tamut ata vehol aşer lah.

    וְעַתָּ֗ה הָשֵׁ֤ב אֵֽשֶׁת־הָאִישׁ֙ כִּֽי־נָבִ֣יא ה֔וּא וְיִתְפַּלֵּ֥ל בַּֽעַדְךָ֖ וֶֽחְיֵ֑ה וְאִם־אֵֽינְךָ֣ מֵשִׁ֗יב דַּ֚ע כִּי־מ֣וֹת תָּמ֔וּת אַתָּ֖ה וְכָל־אֲשֶׁר־לָֽךְ׃

    Şimdi adamın karısını geri ver. Çünkü o bir peygamberdir; senin için dua eder ve yaşarsın. Geri vermezsen kesinlikle öleceğini bil; sen ve sana ait olan herkes.”

  2. Bereşit 24:22

    Vayehi kaaşer kilu hagemalim liştot vayikah haiş nezem zahav beka mişkalo uşene tsemidim al yadeha asara zahav mişkalam.

    וַיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֨ר כִּלּ֤וּ הַגְּמַלִּים֙ לִשְׁתּ֔וֹת וַיִּקַּ֤ח הָאִישׁ֙ נֶ֣זֶם זָהָ֔ב בֶּ֖קַע מִשְׁקָל֑וֹ וּשְׁנֵ֤י צְמִידִים֙ עַל־יָדֶ֔יהָ עֲשָׂרָ֥ה זָהָ֖ב מִשְׁקָלָֽם׃

    Develer içmeyi bitirince adam yarım şekel ağırlığında bir altın halka ve kızın kolları için toplam on şekel ağırlığında iki altın bilezik çıkardı.

  3. Bereşit 24:26

    Vayikod haiş vayiştahu ladonay.

    וַיִּקֹּ֣ד הָאִ֔ישׁ וַיִּשְׁתַּ֖חוּ לַֽיהוָֽה׃

    Adam eğilip Adonay’ın önünde yere kapandı.

  4. Bereşit 24:29

    Ulerivka ah uşemo lavan vayarats lavan el haiş hahutsa el haayin.

    וּלְרִבְקָ֥ה אָ֖ח וּשְׁמ֣וֹ לָבָ֑ן וַיָּ֨רָץ לָבָ֧ן אֶל־הָאִ֛ישׁ הַח֖וּצָה אֶל־הָעָֽיִן׃

    Rivka’nın Lavan adında bir erkek kardeşi vardı. Lavan dışarıya, pınarın başındaki adama doğru koştu.

  5. Bereşit 24:30

    Bu ayette 2 kez

    Vayehi kirot et hanezem veet hatsemidim al yede ahoto uheşameo et divre rivka ahoto lemor ko diber elay haiş vayavo el haiş vehine omed al hagemalim al haayin.

    וַיְהִ֣י ׀ כִּרְאֹ֣ת אֶת־הַנֶּ֗זֶם וְֽאֶת־הַצְּמִדִים֮ עַל־יְדֵ֣י אֲחֹתוֹ֒ וּכְשָׁמְע֗וֹ אֶת־דִּבְרֵ֞י רִבְקָ֤ה אֲחֹתוֹ֙ לֵאמֹ֔ר כֹּֽה־דִבֶּ֥ר אֵלַ֖י הָאִ֑ישׁ וַיָּבֹא֙ אֶל־הָאִ֔ישׁ וְהִנֵּ֛ה עֹמֵ֥ד עַל־הַגְּמַלִּ֖ים עַל־הָעָֽיִן׃

    Kız kardeşinin burnundaki halkayı ve kollarındaki bilezikleri görünce, kız kardeşi Rivka’nın “Adam bana böyle söyledi” sözlerini duyunca adamın yanına gitti. Adam pınarın başında develerin yanında duruyordu.

  6. Bereşit 24:32

    Vayavo haiş habayta vayefatah hagemalim vayiten teven umispo lagemalim umayim lirhots raglav veragle haanaşim aşer ito.

    וַיָּבֹ֤א הָאִישׁ֙ הַבַּ֔יְתָה וַיְפַתַּ֖ח הַגְּמַלִּ֑ים וַיִּתֵּ֨ן תֶּ֤בֶן וּמִסְפּוֹא֙ לַגְּמַלִּ֔ים וּמַ֙יִם֙ לִרְחֹ֣ץ רַגְלָ֔יו וְרַגְלֵ֥י הָאֲנָשִׁ֖ים אֲשֶׁ֥ר אִתּֽוֹ׃

    Adam eve girdi. Develerin yükleri indirildi; develere saman ve yem, onun ve yanındaki adamların ayaklarını yıkamaları için de su verildi.

  7. Bereşit 24:58

    Vayikreu lerivka vayomeru eleha hatelehi im haiş haze vatomer eleh.

    וַיִּקְרְא֤וּ לְרִבְקָה֙ וַיֹּאמְר֣וּ אֵלֶ֔יהָ הֲתֵלְכִ֖י עִם־הָאִ֣ישׁ הַזֶּ֑ה וַתֹּ֖אמֶר אֵלֵֽךְ׃

    Rivka’yı çağırıp, “Bu adamla gidecek misin?” diye sordular. Rivka, “Gideceğim” dedi.

  8. Bereşit 24:61

    Vatakom rivka venaaroteha vatirkavna al hagemalim vatelahna ahare haiş vayikah haeved et rivka vayelah.

    וַתָּ֨קָם רִבְקָ֜ה וְנַעֲרֹתֶ֗יהָ וַתִּרְכַּ֙בְנָה֙ עַל־הַגְּמַלִּ֔ים וַתֵּלַ֖כְנָה אַחֲרֵ֣י הָאִ֑ישׁ וַיִּקַּ֥ח הָעֶ֛בֶד אֶת־רִבְקָ֖ה וַיֵּלַֽךְ׃

    Rivka ve hizmetçi kızları kalkıp develere bindiler ve adamın ardından gittiler. Hizmetkâr Rivka’yı alıp yola çıktı.

  9. Bereşit 24:65

    Vatomer el haeved mi haiş halaze haholeh basade likratenu vayomer haeved u adoni vatikah hatsaif vatitkas.

    וַתֹּ֣אמֶר אֶל־הָעֶ֗בֶד מִֽי־הָאִ֤ישׁ הַלָּזֶה֙ הַהֹלֵ֤ךְ בַּשָּׂדֶה֙ לִקְרָאתֵ֔נוּ וַיֹּ֥אמֶר הָעֶ֖בֶד ה֣וּא אֲדֹנִ֑י וַתִּקַּ֥ח הַצָּעִ֖יף וַתִּתְכָּֽס׃

    Hizmetkâra, “Kırda bize doğru yürüyen şu adam kim?” diye sordu. Hizmetkâr, “O benim efendim” dedi. Bunun üzerine Rivka örtüsünü alıp örtündü.

  10. Bereşit 26:13

    Vayigdal haiş vayeleh haloh vegadel ad ki gadal meod.

    וַיִּגְדַּ֖ל הָאִ֑ישׁ וַיֵּ֤לֶךְ הָלוֹךְ֙ וְגָדֵ֔ל עַ֥ד כִּֽי־גָדַ֖ל מְאֹֽד׃

    Adam zenginleşti. Gittikçe daha da zenginleşerek çok büyük bir servete ulaştı.

  11. Bereşit 30:43

    Vayifrots haiş meod meod vayehi lo tson rabot uşefahot vaavadim ugemalim vahamorim.

    וַיִּפְרֹ֥ץ הָאִ֖ישׁ מְאֹ֣ד מְאֹ֑ד וַֽיְהִי־לוֹ֙ צֹ֣אן רַבּ֔וֹת וּשְׁפָחוֹת֙ וַעֲבָדִ֔ים וּגְמַלִּ֖ים וַחֲמֹרִֽים׃

    Yaakov çok büyük bir servete kavuştu. Çok sayıda küçükbaş hayvanı, kadın ve erkek hizmetkârı, devesi ve eşeği oldu.

  12. Bereşit 37:15

    Vayimtsaeu vehine toe basade vayişaleu haiş lemor ma tevakeş.

    וַיִּמְצָאֵ֣הוּ אִ֔ישׁ וְהִנֵּ֥ה תֹעֶ֖ה בַּשָּׂדֶ֑ה וַיִּשְׁאָלֵ֧הוּ הָאִ֛ישׁ לֵאמֹ֖ר מַה־תְּבַקֵּֽשׁ׃

    Kırda yolunu şaşırmış dolaşırken bir adam ona rastladı. Adam, “Ne arıyorsun?” diye sordu.

  13. Bereşit 37:17

    Vayomer haiş naseu mize ki şamati omerim neleha dotayena vayeleh yosef ahar ehav vayimtsaem bedotan.

    וַיֹּ֤אמֶר הָאִישׁ֙ נָסְע֣וּ מִזֶּ֔ה כִּ֤י שָׁמַ֙עְתִּי֙ אֹֽמְרִ֔ים נֵלְכָ֖ה דֹּתָ֑יְנָה וַיֵּ֤לֶךְ יוֹסֵף֙ אַחַ֣ר אֶחָ֔יו וַיִּמְצָאֵ֖ם בְּדֹתָֽן׃

    Adam, “Buradan ayrıldılar” dedi. “‘Dotan’a gidelim’ dediklerini duydum.” Yosef kardeşlerinin ardından gidip onları Dotan’da buldu.

  14. Bereşit 42:30

    Diber haiş adone haarets itanu kaşot vayiten otanu kimeragelim et haarets.

    דִּ֠בֶּר הָאִ֨ישׁ אֲדֹנֵ֥י הָאָ֛רֶץ אִתָּ֖נוּ קָשׁ֑וֹת וַיִּתֵּ֣ן אֹתָ֔נוּ כִּֽמְרַגְּלִ֖ים אֶת־הָאָֽרֶץ׃

    “Ülkenin efendisi olan adam bizimle sert konuştu. Bizi ülkeye gelmiş casuslar saydı.

  15. Bereşit 42:33

    Vayomer elenu haiş adone haarets bezot eda ki henim atem ahihem haehad hanihu iti veet raavon batehem kehu valehu.

    וַיֹּ֣אמֶר אֵלֵ֗ינוּ הָאִישׁ֙ אֲדֹנֵ֣י הָאָ֔רֶץ בְּזֹ֣את אֵדַ֔ע כִּ֥י כֵנִ֖ים אַתֶּ֑ם אֲחִיכֶ֤ם הָֽאֶחָד֙ הַנִּ֣יחוּ אִתִּ֔י וְאֶת־רַעֲב֥וֹן בָּתֵּיכֶ֖ם קְח֥וּ וָלֵֽכוּ׃

    Ülkenin efendisi olan adam bize şöyle dedi: ‘Dürüst olduğunuzu şu şekilde anlayacağım: Kardeşlerinizden birini yanımda bırakın. Aç kalan ev halklarınız için tahıl alıp gidin.

  16. Bereşit 43:3

    Vayomer elav yehuda lemor haed heid banu haiş lemor lo tiru fanay bilti ahihem itehem.

    וַיֹּ֧אמֶר אֵלָ֛יו יְהוּדָ֖ה לֵאמֹ֑ר הָעֵ֣ד הֵעִד֩ בָּ֨נוּ הָאִ֤ישׁ לֵאמֹר֙ לֹֽא־תִרְא֣וּ פָנַ֔י בִּלְתִּ֖י אֲחִיכֶ֥ם אִתְּכֶֽם׃

    Yehuda ona şöyle karşılık verdi: “Adam bizi kesin bir dille uyardı: ‘Kardeşiniz yanınızda olmadan karşıma çıkmayın!’ dedi.

  17. Bereşit 43:5

    Veim eneha meşaleah lo nered ki haiş amar elenu lo tiru fanay bilti ahihem itehem.

    וְאִם־אֵינְךָ֥ מְשַׁלֵּ֖חַ לֹ֣א נֵרֵ֑ד כִּֽי־הָאִ֞ישׁ אָמַ֤ר אֵלֵ֙ינוּ֙ לֹֽא־תִרְא֣וּ פָנַ֔י בִּלְתִּ֖י אֲחִיכֶ֥ם אִתְּכֶֽם׃

    Ama göndermezsen inmeyiz. Çünkü adam bize, ‘Kardeşiniz yanınızda olmadan karşıma çıkmayın!’ dedi.”

  18. Bereşit 43:7

    Vayomeru şaol şaal haiş lanu ulemoladtenu lemor haod avihem hay hayeş lahem ah vanaged lo al pi hadevarim haele hayadoa neda ki yomar horidu et ahihem.

    וַיֹּאמְר֡וּ שָׁא֣וֹל שָֽׁאַל־הָ֠אִישׁ לָ֣נוּ וּלְמֽוֹלַדְתֵּ֜נוּ לֵאמֹ֗ר הַע֨וֹד אֲבִיכֶ֥ם חַי֙ הֲיֵ֣שׁ לָכֶ֣ם אָ֔ח וַנַ֨גֶּד־ל֔וֹ עַל־פִּ֖י הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה הֲיָד֣וֹעַ נֵדַ֔ע כִּ֣י יֹאמַ֔ר הוֹרִ֖ידוּ אֶת־אֲחִיכֶֽם׃

    Onlar, “Adam bizi ve ailemizi ayrıntılarıyla sordu” dediler. “‘Babanız hâlâ yaşıyor mu? Başka kardeşiniz var mı?’ dedi. Biz de bu sorulara cevap verdik. ‘Kardeşinizi getirin’ diyeceğini nereden bilebilirdik?”

  19. Bereşit 43:13

    Veet ahihem kahu vekumu şuvu el haiş.

    וְאֶת־אֲחִיכֶ֖ם קָ֑חוּ וְק֖וּמוּ שׁ֥וּבוּ אֶל־הָאִֽישׁ׃

    Kardeşinizi alın, kalkıp adamın yanına dönün.

  20. Bereşit 43:14

    Veel şaday yiten lahem rahamim lifne haiş veşilah lahem et ahihem aher veet binyamin vaani kaaşer şaholeti şahaleti.

    וְאֵ֣ל שַׁדַּ֗י יִתֵּ֨ן לָכֶ֤ם רַחֲמִים֙ לִפְנֵ֣י הָאִ֔ישׁ וְשִׁלַּ֥ח לָכֶ֛ם אֶת־אֲחִיכֶ֥ם אַחֵ֖ר וְאֶת־בִּנְיָמִ֑ין וַאֲנִ֕י כַּאֲשֶׁ֥ר שָׁכֹ֖לְתִּי שָׁכָֽלְתִּי׃

    El Şaday, adamın size merhamet göstermesini sağlasın da öbür kardeşinizi ve Binyamin’i size geri versin. Bana gelince, çocuklarımdan olacaksam olayım.”

  21. Bereşit 43:17

    Bu ayette 2 kez

    Vayaas haiş kaaşer amar yosef vayave haiş et haanaşim beta yosef.

    וַיַּ֣עַשׂ הָאִ֔ישׁ כַּֽאֲשֶׁ֖ר אָמַ֣ר יוֹסֵ֑ף וַיָּבֵ֥א הָאִ֛ישׁ אֶת־הָאֲנָשִׁ֖ים בֵּ֥יתָה יוֹסֵֽף׃

    Adam Yosef’in söylediğini yaptı; onları Yosef’in evine götürdü.

  22. Bereşit 43:19

    Vayigeşu el haiş aşer al bet yosef vayedaberu elav petah habayit.

    וַֽיִּגְּשׁוּ֙ אֶל־הָאִ֔ישׁ אֲשֶׁ֖ר עַל־בֵּ֣ית יוֹסֵ֑ף וַיְדַבְּר֥וּ אֵלָ֖יו פֶּ֥תַח הַבָּֽיִת׃

    Yosef’in evinin sorumlusuna yaklaşıp evin girişinde onunla konuştular.

  23. Bereşit 43:24

    Vayave haiş et haanaşim beta yosef vayiten mayim vayirhatsu raglehem vayiten mispo lahamorehem.

    וַיָּבֵ֥א הָאִ֛ישׁ אֶת־הָאֲנָשִׁ֖ים בֵּ֣יתָה יוֹסֵ֑ף וַיִּתֶּן־מַ֙יִם֙ וַיִּרְחֲצ֣וּ רַגְלֵיהֶ֔ם וַיִּתֵּ֥ן מִסְפּ֖וֹא לַחֲמֹֽרֵיהֶֽם׃

    Adam onları Yosef’in evine aldı. Ayaklarını yıkamaları için su verdi; eşeklerine de yem verdi.

  24. Bereşit 44:17

    Vayomer halila li measot zot haiş aşer nimtsa hagavia beyado u yihye li aved veatem alu leşalom el avihem.

    וַיֹּ֕אמֶר חָלִ֣ילָה לִּ֔י מֵעֲשׂ֖וֹת זֹ֑את הָאִ֡ישׁ אֲשֶׁר֩ נִמְצָ֨א הַגָּבִ֜יעַ בְּיָד֗וֹ ה֚וּא יִהְיֶה־לִּ֣י עָ֔בֶד וְאַתֶּ֕ם עֲל֥וּ לְשָׁל֖וֹם אֶל־אֲבִיכֶֽם׃ (פ)

    Yosef, “Böyle bir şey yapmam!” dedi. “Yalnız kâse kendisinde bulunan adam benim kölem olacak. Siz esenlikle babanıza dönün.”

  25. Bereşit 44:26

    Vanomer lo nuhal laredet im yeş ahinu hakaton itanu veyaradnu ki lo nuhal lirot pene haiş veahinu hakaton enenu itanu.

    וַנֹּ֕אמֶר לֹ֥א נוּכַ֖ל לָרֶ֑דֶת אִם־יֵשׁ֩ אָחִ֨ינוּ הַקָּטֹ֤ן אִתָּ֙נוּ֙ וְיָרַ֔דְנוּ כִּי־לֹ֣א נוּכַ֗ל לִרְאוֹת֙ פְּנֵ֣י הָאִ֔ישׁ וְאָחִ֥ינוּ הַקָּטֹ֖ן אֵינֶ֥נּוּ אִתָּֽנוּ׃

    Biz de, ‘Gidemeyiz’ dedik. ‘En küçük kardeşimiz yanımızda olursa gideriz. En küçük kardeşimiz yanımızda olmadan adamın karşısına çıkamayız.’

  26. Şemot 2:20

    Vayomer el benotav veayo lama ze azavten et haiş kiren lo veyohal lahem.

    וַיֹּ֥אמֶר אֶל־בְּנֹתָ֖יו וְאַיּ֑וֹ לָ֤מָּה זֶּה֙ עֲזַבְתֶּ֣ן אֶת־הָאִ֔ישׁ קִרְאֶ֥ן ל֖וֹ וְיֹ֥אכַל לָֽחֶם׃

    Babaları kızlarına, “Peki nerede?” dedi. “Adamı neden orada bıraktınız? Çağırın, yemek yesin.”

  27. Şemot 2:21

    Vayoel moşe laşevet et haiş vayiten et tsipora vito lemoşe.

    וַיּ֥וֹאֶל מֹשֶׁ֖ה לָשֶׁ֣בֶת אֶת־הָאִ֑ישׁ וַיִּתֵּ֛ן אֶת־צִפֹּרָ֥ה בִתּ֖וֹ לְמֹשֶֽׁה׃

    Moşe adamın yanında kalmayı kabul etti. Adam, kızı Tsipora’yı Moşe’ye eş olarak verdi.

  28. Şemot 11:3

    Vayiten Adonay et hen haam beene mitsrayim gam haiş moşe gadol meod beerets mitsrayim beene avde faro uveene haam.

    וַיִּתֵּ֧ן יְהוָ֛ה אֶת־חֵ֥ן הָעָ֖ם בְּעֵינֵ֣י מִצְרָ֑יִם גַּ֣ם ׀ הָאִ֣ישׁ מֹשֶׁ֗ה גָּד֤וֹל מְאֹד֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּעֵינֵ֥י עַבְדֵֽי־פַרְעֹ֖ה וּבְעֵינֵ֥י הָעָֽם׃ (ס)

    Adonay, Mısırlıların halka iyi gözle bakmasını sağladı. Moşe de Mısır ülkesinde, Firavun’un görevlilerinin ve halkın gözünde çok saygın bir kişiydi.

  29. Şemot 22:6

    Ki yiten el reeu kesef o helim lişmor vegunav mibet haiş im yimatse haganav yeşalem şenayim.

    כִּֽי־יִתֵּן֩ אִ֨ישׁ אֶל־רֵעֵ֜הוּ כֶּ֤סֶף אֽוֹ־כֵלִים֙ לִשְׁמֹ֔ר וְגֻנַּ֖ב מִבֵּ֣ית הָאִ֑ישׁ אִם־יִמָּצֵ֥א הַגַּנָּ֖ב יְשַׁלֵּ֥ם שְׁנָֽיִם׃

    Bir adam komşusuna saklaması için para ya da eşya verir ve bunlar o adamın evinden çalınırsa, hırsız bulunduğunda iki katını ödeyecek.

  30. Şemot 32:1

    Vayar haam ki voşeş moşe laredet min hahar vayikahel haam al aharon vayomeru elav kum ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.

    וַיַּ֣רְא הָעָ֔ם כִּֽי־בֹשֵׁ֥שׁ מֹשֶׁ֖ה לָרֶ֣דֶת מִן־הָהָ֑ר וַיִּקָּהֵ֨ל הָעָ֜ם עַֽל־אַהֲרֹ֗ן וַיֹּאמְר֤וּ אֵלָיו֙ ק֣וּם ׀ עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֗ים אֲשֶׁ֤ר יֵֽלְכוּ֙ לְפָנֵ֔ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃

    Halk Moşe’nin dağdan inmekte geciktiğini görünce Aaron’un çevresine toplandı. Ona, “Kalk, önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz” dediler.

  31. Şemot 32:23

    Vayomeru li ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.

    וַיֹּ֣אמְרוּ לִ֔י עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֥ר יֵלְכ֖וּ לְפָנֵ֑ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃

    Bana, ‘Önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz’ dediler.

  32. Vayikra 14:11

    Veheemid hakohen hametaher et haiş hamitaher veotam lifne Adonay petah ohel moed.

    וְהֶעֱמִ֞יד הַכֹּהֵ֣ן הַֽמְטַהֵ֗ר אֵ֛ת הָאִ֥ישׁ הַמִּטַּהֵ֖ר וְאֹתָ֑ם לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃

    Arındırma işlemini yapan kâhin, arınacak kişiyi ve bunları Adonay’ın önünde, Buluşma Çadırı’nın girişinde durduracak.

  33. Vayikra 17:4

    Veel petah ohel moed lo hevio lehakriv korban ladonay lifne mişkan Adonay dam yehaşev laiş hau dam şafah venihrat haiş hau mikerev amo.

    וְאֶל־פֶּ֜תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵד֮ לֹ֣א הֱבִיאוֹ֒ לְהַקְרִ֤יב קָרְבָּן֙ לַֽיהוָ֔ה לִפְנֵ֖י מִשְׁכַּ֣ן יְהוָ֑ה דָּ֣ם יֵחָשֵׁ֞ב לָאִ֤ישׁ הַהוּא֙ דָּ֣ם שָׁפָ֔ךְ וְנִכְרַ֛ת הָאִ֥ישׁ הַה֖וּא מִקֶּ֥רֶב עַמּֽוֹ׃

    ama onu Adonay’a sunu olarak sunmak üzere Buluşma Çadırı’nın girişine, Adonay’ın Mişkan’ının önüne getirmezse o kişi kan dökmüş sayılacak. Kan dökmüştür; halkının arasından kesilip atılacak.

  34. Vayikra 17:9

    Veel petah ohel moed lo yevienu laasot oto ladonay venihrat haiş hau meamav.

    וְאֶל־פֶּ֜תַח אֹ֤הֶל מוֹעֵד֙ לֹ֣א יְבִיאֶ֔נּוּ לַעֲשׂ֥וֹת אֹת֖וֹ לַיהוָ֑ה וְנִכְרַ֛ת הָאִ֥ישׁ הַה֖וּא מֵעַמָּֽיו׃

    ama onu Adonay’a sunmak için Buluşma Çadırı’nın girişine getirmezse o kişi halkının arasından kesilip atılacak.

  35. Vayikra 20:4

    Veim halem yalimu am haarets et enehem min haiş hau betito mizaro lamoleh levilti hamit oto.

    וְאִ֡ם הַעְלֵ֣ם יַעְלִימֽוּ֩ עַ֨ם הָאָ֜רֶץ אֶת־עֵֽינֵיהֶם֙ מִן־הָאִ֣ישׁ הַה֔וּא בְּתִתּ֥וֹ מִזַּרְע֖וֹ לַמֹּ֑לֶךְ לְבִלְתִּ֖י הָמִ֥ית אֹתֽוֹ׃

    Ülkenin halkı, çocuğunu Moleh’e veren o kişinin yaptıklarına göz yumup onu ölüm cezasına çarptırmazsa,

  36. Bamidbar 5:15

    Vehevi haiş et işto el hakohen vehevi et korbanah aleha asirit haefa kemah seorim lo yitsok alav şemen velo yiten alav levona ki minhat kenaot u minhat zikaron mazkeret avon.

    וְהֵבִ֨יא הָאִ֣ישׁ אֶת־אִשְׁתּוֹ֮ אֶל־הַכֹּהֵן֒ וְהֵבִ֤יא אֶת־קָרְבָּנָהּ֙ עָלֶ֔יהָ עֲשִׂירִ֥ת הָאֵיפָ֖ה קֶ֣מַח שְׂעֹרִ֑ים לֹֽא־יִצֹ֨ק עָלָ֜יו שֶׁ֗מֶן וְלֹֽא־יִתֵּ֤ן עָלָיו֙ לְבֹנָ֔ה כִּֽי־מִנְחַ֤ת קְנָאֹת֙ ה֔וּא מִנְחַ֥ת זִכָּר֖וֹן מַזְכֶּ֥רֶת עָוֺֽן׃

    adam karısını kâhine getirecek. Kadın için sunu olarak bir efanın onda biri kadar arpa unu getirecek. Üzerine yağ dökmeyecek, günlük koymayacak; çünkü bu bir kıskançlık sunusu, suçu hatırlatan bir anma sunusudur.

  37. Bamidbar 5:31

    Venika haiş meavon vehaişa hahi tisa et avonah.

    וְנִקָּ֥ה הָאִ֖ישׁ מֵעָוֺ֑ן וְהָאִשָּׁ֣ה הַהִ֔וא תִּשָּׂ֖א אֶת־עֲוֺנָֽהּ׃ (פ)

    Adam suçtan arınmış olacak; kadın ise kendi suçunun sorumluluğunu taşıyacak.

  38. Bamidbar 9:13

    Vehaiş aşer u tahor uvedereh lo haya vehadal laasot hapesah venihreta hanefeş hahi meameha ki korban Adonay lo hikriv bemoado heto yisa haiş hau.

    וְהָאִישׁ֩ אֲשֶׁר־ה֨וּא טָה֜וֹר וּבְדֶ֣רֶךְ לֹא־הָיָ֗ה וְחָדַל֙ לַעֲשׂ֣וֹת הַפֶּ֔סַח וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מֵֽעַמֶּ֑יהָ כִּ֣י ׀ קָרְבַּ֣ן יְהוָ֗ה לֹ֤א הִקְרִיב֙ בְּמֹ֣עֲד֔וֹ חֶטְא֥וֹ יִשָּׂ֖א הָאִ֥ישׁ הַהֽוּא׃

    Ama arınmış durumda olan ve yolculukta bulunmayan bir kişi Pesah kurbanını yerine getirmekten kaçınırsa o kişi halkından kesilip çıkarılacak. Çünkü Adonay’ın kurbanını belirlenmiş zamanında sunmamıştır. O kişi günahının sorumluluğunu taşıyacak.

  39. Bamidbar 15:35

    Vayomer Adonay el moşe mot yumat haiş ragom oto vaavanim kol haeda mihuts lamahane.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה מ֥וֹת יוּמַ֖ת הָאִ֑ישׁ רָג֨וֹם אֹת֤וֹ בָֽאֲבָנִים֙ כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶֽה׃

    Adonay Moşe’ye, “O adam mutlaka öldürülecek. Bütün topluluk onu ordugâhın dışında taşlayacak” dedi.

  40. Bamidbar 16:7

    Utenu vahen vesimu alehen ketoret lifne Adonay mahar vehaya haiş aşer yivhar Adonay u hakadoş rav lahem bene levi.

    וּתְנ֣וּ בָהֵ֣ן ׀ אֵ֡שׁ וְשִׂימוּ֩ עֲלֵיהֶ֨ן קְטֹ֜רֶת לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ מָחָ֔ר וְהָיָ֗ה הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־יִבְחַ֥ר יְהוָ֖ה ה֣וּא הַקָּד֑וֹשׁ רַב־לָכֶ֖ם בְּנֵ֥י לֵוִֽי׃

    Yarın içlerine ateş koyun ve Adonay’ın huzurunda üzerlerine tütsü yerleştirin. Adonay’ın seçeceği adam kutsal olan kişidir. Artık yeter, Levi’nin oğulları!”

  41. Bamidbar 16:22

    Vayipelu al penehem vayomeru el elohe haruhot lehol basar haiş ehad yeheta veal kol haeda tiktsof.

    וַיִּפְּל֤וּ עַל־פְּנֵיהֶם֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֵ֕ל אֱלֹהֵ֥י הָרוּחֹ֖ת לְכָל־בָּשָׂ֑ר הָאִ֤ישׁ אֶחָד֙ יֶחֱטָ֔א וְעַ֥ל כָּל־הָעֵדָ֖ה תִּקְצֹֽף׃ (פ)

    Yüzüstü yere kapanıp, “Ey Tanrı, bütün canlıların ruhlarının Tanrısı! Bir kişi günah işledi diye bütün topluluğa mı öfkeleneceksin?” dediler.

  42. Bamidbar 17:20

    Vehaya haiş aşer evhar bo mateu yifrah vahaşikoti mealay et telunot bene yisrael aşer hem malinim alehem.

    וְהָיָ֗ה הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁ֥ר אֶבְחַר־בּ֖וֹ מַטֵּ֣הוּ יִפְרָ֑ח וַהֲשִׁכֹּתִ֣י מֵֽעָלַ֗י אֶת־תְּלֻנּוֹת֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֛ר הֵ֥ם מַלִּינִ֖ם עֲלֵיכֶֽם׃

    Seçeceğim adamın değneği filizlenecek. Böylece İsraeloğullarının size karşı yükselttikleri yakınmaları üzerimden susturacağım.

  43. Devarim 4:3

    Enehem haroot et aşer asa Adonay bevaal peor ki hol haiş aşer halah ahare vaal peor hişmido Adonay eloheha mikirbeha.

    עֵֽינֵיכֶם֙ הָֽרֹאֹ֔ת אֵ֛ת אֲשֶׁר־עָשָׂ֥ה יְהוָ֖ה בְּבַ֣עַל פְּע֑וֹר כִּ֣י כָל־הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הָלַךְ֙ אַחֲרֵ֣י בַֽעַל־פְּע֔וֹר הִשְׁמִיד֛וֹ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ מִקִּרְבֶּֽךָ׃

    Adonay’ın Baal-Peor’da yaptığını gözlerinizle gördünüz. Tanrın Adonay, Baal-Peor’un ardından giden herkesi aranızdan yok etti.

  44. Devarim 17:5

    Bu ayette 2 kez

    Vehotseta et haiş hau o et haişa hahi aşer asu et hadavar hara haze el şeareha et haiş o et haişa usekaltam baavanim vametu.

    וְהֽוֹצֵאתָ֣ אֶת־הָאִ֣ישׁ הַה֡וּא אוֹ֩ אֶת־הָאִשָּׁ֨ה הַהִ֜וא אֲשֶׁ֣ר עָ֠שׂוּ אֶת־הַדָּבָ֨ר הָרָ֤ע הַזֶּה֙ אֶל־שְׁעָרֶ֔יךָ אֶת־הָאִ֕ישׁ א֖וֹ אֶת־הָאִשָּׁ֑ה וּסְקַלְתָּ֥ם בָּאֲבָנִ֖ים וָמֵֽתוּ׃

    bu kötü işi yapan erkeği ya da kadını kentinin kapılarına çıkaracaksın. O erkeği ya da kadını taşlayacaksınız ve ölecek.

  45. Devarim 17:12

    Vehaiş aşer yaase vezadon levilti şemoa el hakohen haomed leşaret şam et Adonay eloheha o el haşofet umet haiş hau uviarta hara miyisrael.

    וְהָאִ֞ישׁ אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֣ה בְזָד֗וֹן לְבִלְתִּ֨י שְׁמֹ֤עַ אֶל־הַכֹּהֵן֙ הָעֹמֵ֞ד לְשָׁ֤רֶת שָׁם֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ א֖וֹ אֶל־הַשֹּׁפֵ֑ט וּמֵת֙ הָאִ֣ישׁ הַה֔וּא וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִיִּשְׂרָאֵֽל׃

    Orada Tanrın Adonay'a hizmet etmek üzere duran koheni ya da yargıcı dinlemeyip küstahça davranan kişi ölecek. Böylece İsrael'den kötülüğü ortadan kaldıracaksın.

  46. Devarim 18:19

    Vehaya haiş aşer lo yişma el devaray aşer yedaber bişmi anohi edroş meimo.

    וְהָיָ֗ה הָאִישׁ֙ אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יִשְׁמַע֙ אֶל־דְּבָרַ֔י אֲשֶׁ֥ר יְדַבֵּ֖ר בִּשְׁמִ֑י אָנֹכִ֖י אֶדְרֹ֥שׁ מֵעִמּֽוֹ׃

    Benim Adımla söyleyeceği sözlerimi dinlemeyen kişiden hesabını Ben soracağım.

  47. Devarim 20:5

    Vediberu haşoterim el haam lemor mi haiş aşer bana vayit hadaş velo hanaho yeleh veyaşov leveto pen yamut bamilhama veiş aher yahnehenu.

    וְדִבְּר֣וּ הַשֹּֽׁטְרִים֮ אֶל־הָעָ֣ם לֵאמֹר֒ מִֽי־הָאִ֞ישׁ אֲשֶׁ֨ר בָּנָ֤ה בַֽיִת־חָדָשׁ֙ וְלֹ֣א חֲנָכ֔וֹ יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ פֶּן־יָמוּת֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה וְאִ֥ישׁ אַחֵ֖ר יַחְנְכֶֽנּוּ׃

    Görevliler halka şöyle diyecek: 'Yeni bir ev yapıp henüz kullanmaya başlamamış olan kim var? Gidip evine dönsün; yoksa savaşta ölür ve evi başka biri kullanmaya başlar.

  48. Devarim 20:6

    Umi haiş aşer nata kerem velo hilelo yeleh veyaşov leveto pen yamut bamilhama veiş aher yehalelenu.

    וּמִֽי־הָאִ֞ישׁ אֲשֶׁר־נָטַ֥ע כֶּ֙רֶם֙ וְלֹ֣א חִלְּל֔וֹ יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ פֶּן־יָמוּת֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה וְאִ֥ישׁ אַחֵ֖ר יְחַלְּלֶֽנּוּ׃

    Bir bağ dikip henüz ürününü kullanmamış olan kim var? Gidip evine dönsün; yoksa savaşta ölür ve ürününü başka biri kullanır.

  49. Devarim 20:7

    Umi haiş aşer eras işa velo lekahah yeleh veyaşov leveto pen yamut bamilhama veiş aher yikahena.

    וּמִֽי־הָאִ֞ישׁ אֲשֶׁר־אֵרַ֤שׂ אִשָּׁה֙ וְלֹ֣א לְקָחָ֔הּ יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ פֶּן־יָמוּת֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה וְאִ֥ישׁ אַחֵ֖ר יִקָּחֶֽנָּה׃

    Bir kadınla nişanlanıp henüz evlenmemiş olan kim var? Gidip evine dönsün; yoksa savaşta ölür ve kadınla başka biri evlenir.'

  50. Devarim 20:8

    Veyasefu haşoterim ledaber el haam veameru mi haiş hayare verah halevav yeleh veyaşov leveto velo yimas et levav ehav kilvavo.

    וְיָסְפ֣וּ הַשֹּׁטְרִים֮ לְדַבֵּ֣ר אֶל־הָעָם֒ וְאָמְר֗וּ מִי־הָאִ֤ישׁ הַיָּרֵא֙ וְרַ֣ךְ הַלֵּבָ֔ב יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ וְלֹ֥א יִמַּ֛ס אֶת־לְבַ֥ב אֶחָ֖יו כִּלְבָבֽוֹ׃

    Görevliler halka konuşmayı sürdürüp şöyle diyecek: 'Korkan, yüreği ürken kim var? Gidip evine dönsün ki kardeşlerinin yüreğini de kendi yüreği gibi eritmesin.'

Kelimenin yapısı ve anlamı

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim הָאִישׁ֙

Temel kelime (lemma) אִישׁ

Kök — שורש (şoreş) איש

Türkçe anlam: insan, kişi; erkek; koca; insanlar; hemşeri, dost, arkadaş; bağlama göre savaşçı veya görevli kişi

Dilbilgisel yapı: belirli artikel + isim, eril, tekil, mutlak

Bu yapının kullanımı: 65 kez

Teknik kodHTd/Ncmsa
Veri ve yöntem

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.