İçeriğe geç

TORA KELİME DİZİNİ

פי

Bu yazılı biçim Tora’da 58 kez, 51 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit8 kullanım7 ayet
  • Şemot6 kullanım6 ayet
  • Vayikra3 kullanım3 ayet
  • Bamidbar28 kullanım24 ayet
  • Devarim13 kullanım11 ayet

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Lemma פֶּה

Kök Kaynakta açık kök kaydı yok

Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan

Bu çözümleme: 51 kullanım

Teknik kodHNcmsc

Lemma פֶּה

Kök Kaynakta açık kök kaydı yok

Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil

Bu çözümleme: 4 kullanım

Teknik kodHNcmsc/Sp1cs

Lemma

Kök Kaynakta açık kök kaydı yok

Biçim: özel ad

Bu çözümleme: 3 kullanım

Teknik kodHNp

Morfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Her iki veri kümesi CC BY 4.0 lisanslıdır.

Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 29:2

    וַיַּ֞רְא וְהִנֵּ֧ה בְאֵ֣ר בַּשָּׂדֶ֗ה וְהִנֵּה־שָׁ֞ם שְׁלֹשָׁ֤ה עֶדְרֵי־צֹאן֙ רֹבְצִ֣ים עָלֶ֔יהָ כִּ֚י מִן־הַבְּאֵ֣ר הַהִ֔וא יַשְׁק֖וּ הָעֲדָרִ֑ים וְהָאֶ֥בֶן גְּדֹלָ֖ה עַל־פִּ֥י הַבְּאֵֽר׃

    Baktı ve kırda bir kuyu gördü. Yanında üç küçükbaş hayvan sürüsü yatıyordu; çünkü sürüler o kuyudan sulanırdı. Kuyunun ağzında büyük bir taş vardı.

  2. Bereşit 29:3

    Bu ayette 2 kez

    וְנֶאֶסְפוּ־שָׁ֣מָּה כָל־הָעֲדָרִ֗ים וְגָלֲל֤וּ אֶת־הָאֶ֙בֶן֙ מֵעַל֙ פִּ֣י הַבְּאֵ֔ר וְהִשְׁק֖וּ אֶת־הַצֹּ֑אן וְהֵשִׁ֧יבוּ אֶת־הָאֶ֛בֶן עַל־פִּ֥י הַבְּאֵ֖ר לִמְקֹמָֽהּ׃

    Bütün sürüler orada toplanınca çobanlar taşı kuyunun ağzından yuvarlar, hayvanları sular, sonra taşı yeniden kuyunun ağzındaki yerine koyarlardı.

  3. Bereşit 29:8

    וַיֹּאמְרוּ֮ לֹ֣א נוּכַל֒ עַ֣ד אֲשֶׁ֤ר יֵאָֽסְפוּ֙ כָּל־הָ֣עֲדָרִ֔ים וְגָֽלֲלוּ֙ אֶת־הָאֶ֔בֶן מֵעַ֖ל פִּ֣י הַבְּאֵ֑ר וְהִשְׁקִ֖ינוּ הַצֹּֽאן׃

    “Bütün sürüler toplanıp kuyu ağzındaki taş yuvarlanmadan bunu yapamayız” dediler. “Ancak o zaman hayvanları sulayabiliriz.”

  4. Bereşit 29:10

    וַיְהִ֡י כַּאֲשֶׁר֩ רָאָ֨ה יַעֲקֹ֜ב אֶת־רָחֵ֗ל בַּת־לָבָן֙ אֲחִ֣י אִמּ֔וֹ וְאֶת־צֹ֥אן לָבָ֖ן אֲחִ֣י אִמּ֑וֹ וַיִּגַּ֣שׁ יַעֲקֹ֗ב וַיָּ֤גֶל אֶת־הָאֶ֙בֶן֙ מֵעַל֙ פִּ֣י הַבְּאֵ֔ר וַיַּ֕שְׁקְ אֶת־צֹ֥אן לָבָ֖ן אֲחִ֥י אִמּֽוֹ׃

    Yaakov, dayısı Lavan’ın kızı Rahel’i ve dayısı Lavan’ın sürüsünü görünce yaklaşıp kuyunun ağzındaki taşı yuvarladı ve dayısı Lavan’ın sürüsünü suladı.

  5. Bereşit 43:7

    וַיֹּאמְר֡וּ שָׁא֣וֹל שָֽׁאַל־הָ֠אִישׁ לָ֣נוּ וּלְמֽוֹלַדְתֵּ֜נוּ לֵאמֹ֗ר הַע֨וֹד אֲבִיכֶ֥ם חַי֙ הֲיֵ֣שׁ לָכֶ֣ם אָ֔ח וַנַ֨גֶּד־ל֔וֹ עַל־פִּ֖י הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה הֲיָד֣וֹעַ נֵדַ֔ע כִּ֣י יֹאמַ֔ר הוֹרִ֖ידוּ אֶת־אֲחִיכֶֽם׃

    Onlar, “Adam bizi ve ailemizi ayrıntılarıyla sordu” dediler. “‘Babanız hâlâ yaşıyor mu? Başka kardeşiniz var mı?’ dedi. Biz de bu sorulara cevap verdik. ‘Kardeşinizi getirin’ diyeceğini nereden bilebilirdik?”

  6. Bereşit 45:12

    וְהִנֵּ֤ה עֵֽינֵיכֶם֙ רֹא֔וֹת וְעֵינֵ֖י אָחִ֣י בִנְיָמִ֑ין כִּי־פִ֖י הַֽמְדַבֵּ֥ר אֲלֵיכֶֽם׃

    İşte, sizin gözleriniz de kardeşim Binyamin’in gözleri de görüyor: Sizinle konuşan benim.

  7. Bereşit 45:21

    וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵן֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּתֵּ֨ן לָהֶ֥ם יוֹסֵ֛ף עֲגָל֖וֹת עַל־פִּ֣י פַרְעֹ֑ה וַיִּתֵּ֥ן לָהֶ֛ם צֵדָ֖ה לַדָּֽרֶךְ׃

    İsrael’in oğulları böyle yaptı. Yosef, Firavun’un buyruğuyla onlara arabalar verdi; yol için yiyecek de verdi.

  8. Şemot 14:2

    דַּבֵּר֮ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וְיָשֻׁ֗בוּ וְיַחֲנוּ֙ לִפְנֵי֙ פִּ֣י הַחִירֹ֔ת בֵּ֥ין מִגְדֹּ֖ל וּבֵ֣ין הַיָּ֑ם לִפְנֵי֙ בַּ֣עַל צְפֹ֔ן נִכְח֥וֹ תַחֲנ֖וּ עַל־הַיָּֽם׃

    “İsrael oğullarına söyle, geri dönüp Pi Hahirot’un önünde, Migdol ile deniz arasında, Baal Tsefon’un karşısında konaklasınlar. Onun karşısında, deniz kıyısında konaklayacaksınız.

  9. Şemot 14:9

    וַיִּרְדְּפ֨וּ מִצְרַ֜יִם אַחֲרֵיהֶ֗ם וַיַּשִּׂ֤יגוּ אוֹתָם֙ חֹנִ֣ים עַל־הַיָּ֔ם כָּל־סוּס֙ רֶ֣כֶב פַּרְעֹ֔ה וּפָרָשָׁ֖יו וְחֵיל֑וֹ עַל־פִּי֙ הַֽחִירֹ֔ת לִפְנֵ֖י בַּ֥עַל צְפֹֽן׃

    Mısırlılar peşlerinden gittiler. Firavun’un bütün savaş arabası atları, atlıları ve ordusu, deniz kıyısında, Pi Hahirot yanında, Baal Tsefon’un karşısında konaklayan İsrael oğullarına yetişti.

  10. Şemot 17:1

    וַ֠יִּסְעוּ כָּל־עֲדַ֨ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֧ל מִמִּדְבַּר־סִ֛ין לְמַסְעֵיהֶ֖ם עַל־פִּ֣י יְהוָ֑ה וַֽיַּחֲנוּ֙ בִּרְפִידִ֔ים וְאֵ֥ין מַ֖יִם לִשְׁתֹּ֥ת הָעָֽם׃

    İsrael oğullarının bütün topluluğu, Adonay’ın buyruğuyla Sin Çölü’nden konak konak ilerledi. Refidim’de konakladılar; ama halkın içeceği su yoktu.

  11. Şemot 28:32

    וְהָיָ֥ה פִֽי־רֹאשׁ֖וֹ בְּתוֹכ֑וֹ שָׂפָ֡ה יִֽהְיֶה֩ לְפִ֨יו סָבִ֜יב מַעֲשֵׂ֣ה אֹרֵ֗ג כְּפִ֥י תַחְרָ֛א יִֽהְיֶה־לּ֖וֹ לֹ֥א יִקָּרֵֽעַ׃

    Ortasında başın geçeceği bir açıklık olacak. Açıklığın çevresinde, zırhın boyun açıklığı gibi dokunmuş bir kenarlık olacak; yırtılmayacak.

  12. Şemot 34:27

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה כְּתָב־לְךָ֖ אֶת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה כִּ֞י עַל־פִּ֣י ׀ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֗לֶּה כָּרַ֧תִּי אִתְּךָ֛ בְּרִ֖ית וְאֶת־יִשְׂרָאֵֽל׃

    Adonay Moşe’ye, “Bu sözleri yaz” dedi. “Çünkü seninle ve İsrael’le bu sözler uyarınca antlaşma yaptım.”

  13. Şemot 38:21

    אֵ֣לֶּה פְקוּדֵ֤י הַמִּשְׁכָּן֙ מִשְׁכַּ֣ן הָעֵדֻ֔ת אֲשֶׁ֥ר פֻּקַּ֖ד עַל־פִּ֣י מֹשֶׁ֑ה עֲבֹדַת֙ הַלְוִיִּ֔ם בְּיַד֙ אִֽיתָמָ֔ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֖ן הַכֹּהֵֽן׃

    Bunlar, Mişkan’ın, Tanıklık Mişkanı’nın Moşe’nin buyruğuyla çıkarılan hesaplarıdır. Bu, kâhin Aaron’un oğlu İtamar’ın yönetimindeki Levilerin hizmetiydi.

  14. Vayikra 24:12

    וַיַּנִּיחֻ֖הוּ בַּמִּשְׁמָ֑ר לִפְרֹ֥שׁ לָהֶ֖ם עַל־פִּ֥י יְהוָֽה׃ (פ)

    Adonay’ın buyruğuyla ne yapılacağı açıklanıncaya kadar onu gözetim altında tuttular.

  15. Vayikra 27:8

    וְאִם־מָ֥ךְ הוּא֙ מֵֽעֶרְכֶּ֔ךָ וְהֶֽעֱמִידוֹ֙ לִפְנֵ֣י הַכֹּהֵ֔ן וְהֶעֱרִ֥יךְ אֹת֖וֹ הַכֹּהֵ֑ן עַל־פִּ֗י אֲשֶׁ֤ר תַּשִּׂיג֙ יַ֣ד הַנֹּדֵ֔ר יַעֲרִיכֶ֖נּוּ הַכֹּהֵֽן׃ (ס)

    Adakta bulunanın gücü bu bedeli ödemeye yetmiyorsa bedeli adanan kişi kâhinin önüne getirilecek ve kâhin onun bedelini belirleyecek. Kâhin, adakta bulunanın imkânına göre bedel belirleyecek.

  16. Vayikra 27:18

    וְאִם־אַחַ֣ר הַיֹּבֵל֮ יַקְדִּ֣ישׁ שָׂדֵהוּ֒ וְחִשַּׁב־ל֨וֹ הַכֹּהֵ֜ן אֶת־הַכֶּ֗סֶף עַל־פִּ֤י הַשָּׁנִים֙ הַנּ֣וֹתָרֹ֔ת עַ֖ד שְׁנַ֣ת הַיֹּבֵ֑ל וְנִגְרַ֖ע מֵֽעֶרְכֶּֽךָ׃

    Tarlasını Yovel’den sonra kutsal olarak ayırırsa kâhin, Yovel yılına kalan yıllara göre bedeli hesaplayacak ve belirlenmiş bedelden indirim yapılacak.

  17. Bamidbar 3:16

    וַיִּפְקֹ֥ד אֹתָ֛ם מֹשֶׁ֖ה עַל־פִּ֣י יְהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֖ר צֻוָּֽה׃

    Moşe, kendisine emredildiği gibi, Adonay’ın buyruğuna göre onları saydı.

  18. Bamidbar 3:39

    כָּל־פְּקוּדֵ֨י הַלְוִיִּ֜ם אֲשֶׁר֩ פָּקַ֨ד מֹשֶׁ֧ה וְׄאַׄהֲׄרֹ֛ׄןׄ עַל־פִּ֥י יְהוָ֖ה לְמִשְׁפְּחֹתָ֑ם כָּל־זָכָר֙ מִבֶּן־חֹ֣דֶשׁ וָמַ֔עְלָה שְׁנַ֥יִם וְעֶשְׂרִ֖ים אָֽלֶף׃ (ס)

    Moşe ve Aaron’un Adonay’ın buyruğuna göre boylarıyla saydığı Levilerin, bir aylık ve üzerindeki bütün erkeklerin toplamı yirmi iki bindi.

  19. Bamidbar 3:51

    וַיִּתֵּ֨ן מֹשֶׁ֜ה אֶת־כֶּ֧סֶף הַפְּדֻיִ֛ם לְאַהֲרֹ֥ן וּלְבָנָ֖יו עַל־פִּ֣י יְהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (פ)

    Moşe, Adonay’ın buyruğuna göre, Adonay’ın kendisine emrettiği gibi kurtarma bedelini Aaron’a ve oğullarına verdi.

  20. Bamidbar 4:27

    עַל־פִּי֩ אַהֲרֹ֨ן וּבָנָ֜יו תִּהְיֶ֗ה כָּל־עֲבֹדַת֙ בְּנֵ֣י הַגֵּרְשֻׁנִּ֔י לְכָל־מַשָּׂאָ֔ם וּלְכֹ֖ל עֲבֹדָתָ֑ם וּפְקַדְתֶּ֤ם עֲלֵהֶם֙ בְּמִשְׁמֶ֔רֶת אֵ֖ת כָּל־מַשָּׂאָֽם׃

    Gerşon’un oğullarının bütün hizmeti, taşıyacakları her yük ve yapacakları her iş, Aaron’un ve oğullarının buyruğuna göre olacak. Taşıyacakları bütün yükleri görev olarak onlara vereceksiniz.

  21. Bamidbar 4:37

    אֵ֤לֶּה פְקוּדֵי֙ מִשְׁפְּחֹ֣ת הַקְּהָתִ֔י כָּל־הָעֹבֵ֖ד בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד אֲשֶׁ֨ר פָּקַ֤ד מֹשֶׁה֙ וְאַהֲרֹ֔ן עַל־פִּ֥י יְהוָ֖ה בְּיַד־מֹשֶֽׁה׃ (ס)

    Kehat boylarından sayılanlar, Buluşma Çadırı’nda hizmet edenlerin tamamı bunlardı. Moşe ve Aaron onları, Adonay’ın Moşe aracılığıyla verdiği buyruğa göre saymışlardı.

  22. Bamidbar 4:41

    אֵ֣לֶּה פְקוּדֵ֗י מִשְׁפְּחֹת֙ בְּנֵ֣י גֵרְשׁ֔וֹן כָּל־הָעֹבֵ֖ד בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד אֲשֶׁ֨ר פָּקַ֥ד מֹשֶׁ֛ה וְאַהֲרֹ֖ן עַל־פִּ֥י יְהוָֽה׃

    Gerşon’un oğullarının boylarından sayılanlar, Buluşma Çadırı’nda hizmet edenlerin tamamı bunlardı. Moşe ve Aaron onları Adonay’ın buyruğuna göre saymışlardı.

  23. Bamidbar 4:45

    אֵ֣לֶּה פְקוּדֵ֔י מִשְׁפְּחֹ֖ת בְּנֵ֣י מְרָרִ֑י אֲשֶׁ֨ר פָּקַ֤ד מֹשֶׁה֙ וְאַהֲרֹ֔ן עַל־פִּ֥י יְהוָ֖ה בְּיַד־מֹשֶֽׁה׃

    Merari’nin oğullarının boylarından sayılanlar bunlardı. Moşe ve Aaron onları, Adonay’ın Moşe aracılığıyla verdiği buyruğa göre saymışlardı.

  24. Bamidbar 4:49

    עַל־פִּ֨י יְהוָ֜ה פָּקַ֤ד אוֹתָם֙ בְּיַד־מֹשֶׁ֔ה אִ֥ישׁ אִ֛ישׁ עַל־עֲבֹדָת֖וֹ וְעַל־מַשָּׂא֑וֹ וּפְקֻדָ֕יו אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (פ)

    Adonay’ın buyruğuna göre Moşe aracılığıyla her biri hizmetine ve taşıyacağı yüke atandı. Adonay’ın Moşe’ye emrettiği gibi sayıldılar.

  25. Bamidbar 9:18

    Bu ayette 2 kez

    עַל־פִּ֣י יְהוָ֗ה יִסְעוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְעַל־פִּ֥י יְהוָ֖ה יַחֲנ֑וּ כָּל־יְמֵ֗י אֲשֶׁ֨ר יִשְׁכֹּ֧ן הֶעָנָ֛ן עַל־הַמִּשְׁכָּ֖ן יַחֲנֽוּ׃

    İsraeloğulları Adonay’ın buyruğuyla yola çıkar, Adonay’ın buyruğuyla konaklardı. Bulut Mişkan’ın üzerinde kaldığı bütün günler boyunca konaklamayı sürdürürlerdi.

  26. Bamidbar 9:20

    Bu ayette 2 kez

    וְיֵ֞שׁ אֲשֶׁ֨ר יִהְיֶ֧ה הֶֽעָנָ֛ן יָמִ֥ים מִסְפָּ֖ר עַל־הַמִּשְׁכָּ֑ן עַל־פִּ֤י יְהוָה֙ יַחֲנ֔וּ וְעַל־פִּ֥י יְהוָ֖ה יִסָּֽעוּ׃

    Bazen bulut Mişkan’ın üzerinde birkaç gün kalırdı. Adonay’ın buyruğuyla konaklar, Adonay’ın buyruğuyla yola çıkarlardı.

  27. Bamidbar 9:23

    Bu ayette 3 kez

    עַל־פִּ֤י יְהוָה֙ יַחֲנ֔וּ וְעַל־פִּ֥י יְהוָ֖ה יִסָּ֑עוּ אֶת־מִשְׁמֶ֤רֶת יְהוָה֙ שָׁמָ֔רוּ עַל־פִּ֥י יְהוָ֖ה בְּיַד־מֹשֶֽׁה׃ (פ)

    Adonay’ın buyruğuyla konaklar, Adonay’ın buyruğuyla yola çıkarlardı. Adonay’ın Moşe aracılığıyla verdiği buyruğa göre O’nun gözetim görevini yerine getirirlerdi.

  28. Bamidbar 10:13

    וַיִּסְע֖וּ בָּרִאשֹׁנָ֑ה עַל־פִּ֥י יְהוָ֖ה בְּיַד־מֹשֶֽׁה׃

    İlk kez Adonay’ın Moşe aracılığıyla verdiği buyruğa göre yola çıktılar.

  29. Bamidbar 13:3

    וַיִּשְׁלַ֨ח אֹתָ֥ם מֹשֶׁ֛ה מִמִּדְבַּ֥ר פָּארָ֖ן עַל־פִּ֣י יְהוָ֑ה כֻּלָּ֣ם אֲנָשִׁ֔ים רָאשֵׁ֥י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל הֵֽמָּה׃

    Moşe onları Adonay’ın buyruğuna göre Paran Çölü’nden gönderdi. Hepsi ileri gelen adamlardı; İsraeloğullarının başlarıydılar.

  30. Bamidbar 14:41

    וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה לָ֥מָּה זֶּ֛ה אַתֶּ֥ם עֹבְרִ֖ים אֶת־פִּ֣י יְהוָ֑ה וְהִ֖וא לֹ֥א תִצְלָֽח׃

    Moşe, “Adonay’ın buyruğunu neden çiğniyorsunuz?” dedi. “Bu iş başarılı olmayacak.

  31. Bamidbar 20:24

    יֵאָסֵ֤ף אַהֲרֹן֙ אֶל־עַמָּ֔יו כִּ֣י לֹ֤א יָבֹא֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל עַ֛ל אֲשֶׁר־מְרִיתֶ֥ם אֶת־פִּ֖י לְמֵ֥י מְרִיבָֽה׃

    “Aaron halkına katılacak. Meriva sularında buyruğuma başkaldırdığınız için İsraeloğullarına verdiğim ülkeye girmeyecek.

  32. Bamidbar 22:18

    וַיַּ֣עַן בִּלְעָ֗ם וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עַבְדֵ֣י בָלָ֔ק אִם־יִתֶּן־לִ֥י בָלָ֛ק מְלֹ֥א בֵית֖וֹ כֶּ֣סֶף וְזָהָ֑ב לֹ֣א אוּכַ֗ל לַעֲבֹר֙ אֶת־פִּי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י לַעֲשׂ֥וֹת קְטַנָּ֖ה א֥וֹ גְדוֹלָֽה׃

    Bilam, Balak’ın hizmetkârlarına şöyle cevap verdi: “Balak bana evini dolduracak kadar gümüş ve altın verse de küçük ya da büyük bir şey yapmak için Tanrım Adonay’ın buyruğunu aşamam.

  33. Bamidbar 22:28

    וַיִּפְתַּ֥ח יְהוָ֖ה אֶת־פִּ֣י הָאָת֑וֹן וַתֹּ֤אמֶר לְבִלְעָם֙ מֶה־עָשִׂ֣יתִֽי לְךָ֔ כִּ֣י הִכִּיתַ֔נִי זֶ֖ה שָׁלֹ֥שׁ רְגָלִֽים׃

    Adonay dişi eşeğin ağzını açtı. Eşek Bilam’a, “Sana ne yaptım da beni üç kez dövdün?” dedi.

  34. Bamidbar 24:13

    אִם־יִתֶּן־לִ֨י בָלָ֜ק מְלֹ֣א בֵיתוֹ֮ כֶּ֣סֶף וְזָהָב֒ לֹ֣א אוּכַ֗ל לַעֲבֹר֙ אֶת־פִּ֣י יְהוָ֔ה לַעֲשׂ֥וֹת טוֹבָ֛ה א֥וֹ רָעָ֖ה מִלִּבִּ֑י אֲשֶׁר־יְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֹת֥וֹ אֲדַבֵּֽר׃

    ‘Balak bana evini dolduracak kadar gümüş ve altın verse de kendi isteğimle iyi ya da kötü bir şey yapmak için Adonay’ın buyruğunu aşamam. Adonay ne söylerse onu söyleyeceğim.’

  35. Bamidbar 26:56

    עַל־פִּי֙ הַגּוֹרָ֔ל תֵּחָלֵ֖ק נַחֲלָת֑וֹ בֵּ֥ין רַ֖ב לִמְעָֽט׃ (ס)

    Çok olanla az olan arasında miras payı kuranın sonucuna göre bölüştürülecek.”

  36. Bamidbar 27:14

    כַּאֲשֶׁר֩ מְרִיתֶ֨ם פִּ֜י בְּמִדְבַּר־צִ֗ן בִּמְרִיבַת֙ הָֽעֵדָ֔ה לְהַקְדִּישֵׁ֥נִי בַמַּ֖יִם לְעֵינֵיהֶ֑ם הֵ֛ם מֵֽי־מְרִיבַ֥ת קָדֵ֖שׁ מִדְבַּר־צִֽן׃ (פ)

    Çünkü Tsin Çölü’nde topluluk çekiştiğinde, su başında onların gözü önünde kutsallığımı göstermenizle ilgili buyruğuma karşı geldiniz.” Bunlar Tsin Çölü’nde, Kadeş’teki Meriva sularıdır.

  37. Bamidbar 33:2

    וַיִּכְתֹּ֨ב מֹשֶׁ֜ה אֶת־מוֹצָאֵיהֶ֛ם לְמַסְעֵיהֶ֖ם עַל־פִּ֣י יְהוָ֑ה וְאֵ֥לֶּה מַסְעֵיהֶ֖ם לְמוֹצָאֵיהֶֽם׃

    Moşe, Adonay’ın buyruğuyla yolculuklarının çıkış yerlerini yazdı. Çıkış yerlerine göre yolculukları şunlardır:

  38. Bamidbar 33:7

    וַיִּסְעוּ֙ מֵֽאֵתָ֔ם וַיָּ֙שָׁב֙ עַל־פִּ֣י הַחִירֹ֔ת אֲשֶׁ֥ר עַל־פְּנֵ֖י בַּ֣עַל צְפ֑וֹן וַֽיַּחֲנ֖וּ לִפְנֵ֥י מִגְדֹּֽל׃

    Etam’dan yola çıkıp Baal-Tsefon’un karşısındaki Pi-Hahirot’a döndüler ve Migdol’un önünde konakladılar.

  39. Bamidbar 33:38

    וַיַּעַל֩ אַהֲרֹ֨ן הַכֹּהֵ֜ן אֶל־הֹ֥ר הָהָ֛ר עַל־פִּ֥י יְהוָ֖ה וַיָּ֣מָת שָׁ֑ם בִּשְׁנַ֣ת הָֽאַרְבָּעִ֗ים לְצֵ֤את בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בַּחֹ֥דֶשׁ הַחֲמִישִׁ֖י בְּאֶחָ֥ד לַחֹֽדֶשׁ׃

    Kohen Aaron, Adonay’ın buyruğuyla Hor Dağı’na çıktı ve orada öldü. İsraeloğullarının Mısır ülkesinden çıkışının kırkıncı yılında, beşinci ayın birinci günüydü.

  40. Bamidbar 36:5

    וַיְצַ֤ו מֹשֶׁה֙ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל עַל־פִּ֥י יְהוָ֖ה לֵאמֹ֑ר כֵּ֛ן מַטֵּ֥ה בְנֵֽי־יוֹסֵ֖ף דֹּבְרִֽים׃

    Moşe, Adonay’ın buyruğuyla İsraeloğullarına şöyle buyurdu: “Yosef oğullarının kabilesi doğru söylüyor.

  41. Devarim 1:26

    וְלֹ֥א אֲבִיתֶ֖ם לַעֲלֹ֑ת וַתַּמְר֕וּ אֶת־פִּ֥י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם׃

    Ama siz çıkmak istemediniz ve Tanrınız Adonay’ın buyruğuna karşı geldiniz.

  42. Devarim 1:43

    וָאֲדַבֵּ֥ר אֲלֵיכֶ֖ם וְלֹ֣א שְׁמַעְתֶּ֑ם וַתַּמְרוּ֙ אֶת־פִּ֣י יְהוָ֔ה וַתָּזִ֖דוּ וַתַּעֲל֥וּ הָהָֽרָה׃

    Size söyledim ama dinlemediniz. Adonay’ın buyruğuna karşı geldiniz, küstahça davranıp dağa çıktınız.

  43. Devarim 8:3

    וַֽיְעַנְּךָ֮ וַיַּרְעִבֶךָ֒ וַיַּֽאֲכִֽלְךָ֤ אֶת הַמָּן֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־יָדַ֔עְתָּ וְלֹ֥א יָדְע֖וּן אֲבֹתֶ֑יךָ לְמַ֣עַן הוֹדִֽעֲךָ֗ כִּ֠י לֹ֣א עַל־הַלֶּ֤חֶם לְבַדּוֹ֙ יִחְיֶ֣ה הָֽאָדָ֔ם כִּ֛י עַל־כָּל־מוֹצָ֥א פִֽי־יְהוָ֖ה יִחְיֶ֥ה הָאָדָֽם׃

    Seni sıkıntıya soktu, aç bıraktı ve ne senin ne atalarının bildiği manı sana yedirdi. İnsanın yalnız ekmekle yaşamadığını, Adonay’ın ağzından çıkan her şeyle yaşadığını sana bildirmek için.

  44. Devarim 9:23

    וּבִשְׁלֹ֨חַ יְהוָ֜ה אֶתְכֶ֗ם מִקָּדֵ֤שׁ בַּרְנֵ֙עַ֙ לֵאמֹ֔ר עֲלוּ֙ וּרְשׁ֣וּ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לָכֶ֑ם וַתַּמְר֗וּ אֶת־פִּ֤י יְהוָה֙ אֱלֹ֣הֵיכֶ֔ם וְלֹ֤א הֶֽאֱמַנְתֶּם֙ ל֔וֹ וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּ֖ם בְּקֹלֽוֹ׃

    Adonay sizi Kadeş-Barnea’dan, ‘Çıkın, size verdiğim ülkeyi ele geçirin’ diye gönderdiğinde Tanrınız Adonay’ın buyruğuna karşı geldiniz. O’na güvenmediniz, sesini dinlemediniz.

  45. Devarim 17:6

    Bu ayette 2 kez

    עַל־פִּ֣י ׀ שְׁנַ֣יִם עֵדִ֗ים א֛וֹ שְׁלֹשָׁ֥ה עֵדִ֖ים יוּמַ֣ת הַמֵּ֑ת לֹ֣א יוּמַ֔ת עַל־פִּ֖י עֵ֥ד אֶחָֽד׃

    Ölüm cezasına çarptırılacak kişi, iki ya da üç tanığın ifadesiyle öldürülecek; tek tanığın ifadesiyle öldürülmeyecek.

  46. Devarim 17:10

    וְעָשִׂ֗יתָ עַל־פִּ֤י הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר יַגִּ֣ידֽוּ לְךָ֔ מִן־הַמָּק֣וֹם הַה֔וּא אֲשֶׁ֖ר יִבְחַ֣ר יְהוָ֑ה וְשָׁמַרְתָּ֣ לַעֲשׂ֔וֹת כְּכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר יוֹרֽוּךָ׃

    Adonay'ın seçeceği o yerden sana bildirecekleri karara göre davranacak, sana öğrettikleri her şeyi özenle yerine getireceksin.

  47. Devarim 17:11

    עַל־פִּ֨י הַתּוֹרָ֜ה אֲשֶׁ֣ר יוֹר֗וּךָ וְעַל־הַמִּשְׁפָּ֛ט אֲשֶׁר־יֹאמְר֥וּ לְךָ֖ תַּעֲשֶׂ֑ה לֹ֣א תָס֗וּר מִן־הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־יַגִּ֥ידֽוּ לְךָ֖ יָמִ֥ין וּשְׂמֹֽאל׃

    Sana öğrettikleri Tora'ya ve söyledikleri yargı kararına göre davranacaksın. Sana bildirdikleri sözden sağa ya da sola sapmayacaksın.

  48. Devarim 19:15

    Bu ayette 2 kez

    לֹֽא־יָקוּם֩ עֵ֨ד אֶחָ֜ד בְּאִ֗ישׁ לְכָל־עָוֺן֙ וּלְכָל־חַטָּ֔את בְּכָל־חֵ֖טְא אֲשֶׁ֣ר יֶֽחֱטָ֑א עַל־פִּ֣י ׀ שְׁנֵ֣י עֵדִ֗ים א֛וֹ עַל־פִּ֥י שְׁלֹשָֽׁה־עֵדִ֖ים יָק֥וּם דָּבָֽר׃

    Bir kişiye karşı herhangi bir suç ya da günah konusunda, işlediği herhangi bir günah için tek tanık yeterli olmayacak. Bir mesele iki ya da üç tanığın ifadesiyle kesinleşecek.

  49. Devarim 21:17

    כִּי֩ אֶת־הַבְּכֹ֨ר בֶּן־הַשְּׂנוּאָ֜ה יַכִּ֗יר לָ֤תֶת לוֹ֙ פִּ֣י שְׁנַ֔יִם בְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־יִמָּצֵ֖א ל֑וֹ כִּי־הוּא֙ רֵאשִׁ֣ית אֹנ֔וֹ ל֖וֹ מִשְׁפַּ֥ט הַבְּכֹרָֽה׃ (ס)

    Sevilmeyen eşin oğlunu ilk doğan olarak tanıyacak, sahip olduğu her şeyden ona iki pay verecek. Çünkü o, gücünün ilk ürünüdür; ilk doğanın hakkı onundur.

  50. Devarim 32:1

    הַאֲזִ֥ינוּ הַשָּׁמַ֖יִם וַאֲדַבֵּ֑רָה וְתִשְׁמַ֥ע הָאָ֖רֶץ אִמְרֵי־פִֽי׃

    Kulak verin, ey gökler, konuşacağım! Yeryüzü ağzımın sözlerini işitsin.