İbranice biçim מֵאוֹת֙
Temel kelime (lemma) מֵאָה
Kök — שורש (şoreş) מאה
Türkçe anlam: yüz; yüz sayısı
Dilbilgisel yapı: asıl sayı, iki cins, çoğul, mutlak
Bu yapının kullanımı: 107 kez
Teknik kod
HAcbpaTORA’DA KELİME
yüz; yüz sayısı
meot okunuşu Tora’da 111 kez, 105 farklı ayette görülür.
Vayiheyu yeme adam ahare holido et şet şemone meot şana vayoled banim uvanot.
וַיִּֽהְי֣וּ יְמֵי־אָדָ֗ם אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־שֵׁ֔ת שְׁמֹנֶ֥ה מֵאֹ֖ת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃
Adam, Şet’in doğumundan sonra sekiz yüz yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Vayiheyu kol yeme adam aşer hay teşa meot şana uşeloşim şana vayamot.
וַיִּֽהְי֞וּ כָּל־יְמֵ֤י אָדָם֙ אֲשֶׁר־חַ֔י תְּשַׁ֤ע מֵאוֹת֙ שָׁנָ֔ה וּשְׁלֹשִׁ֖ים שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (ס)
Adam’ın yaşadığı bütün günler dokuz yüz otuz yıl sürdü; sonra öldü.
Vayehi şet ahare holido et enoş şeva şanim uşemone meot şana vayoled banim uvanot.
וַֽיְחִי־שֵׁ֗ת אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־אֱנ֔וֹשׁ שֶׁ֣בַע שָׁנִ֔ים וּשְׁמֹנֶ֥ה מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃
Şet, Enoş’un doğumundan sonra sekiz yüz yedi yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Vayiheyu kol yeme şet şetem esre şana uteşa meot şana vayamot.
וַיִּֽהְיוּ֙ כָּל־יְמֵי־שֵׁ֔ת שְׁתֵּ֤ים עֶשְׂרֵה֙ שָׁנָ֔ה וּתְשַׁ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (ס)
Şet’in bütün günleri dokuz yüz on iki yıl sürdü; sonra öldü.
Vayehi enoş ahare holido et kenan hameş esre şana uşemone meot şana vayoled banim uvanot.
וַֽיְחִ֣י אֱנ֗וֹשׁ אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־קֵינָ֔ן חֲמֵ֤שׁ עֶשְׂרֵה֙ שָׁנָ֔ה וּשְׁמֹנֶ֥ה מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃
Enoş, Kenan’ın doğumundan sonra sekiz yüz on beş yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Vayiheyu kol yeme enoş hameş şanim uteşa meot şana vayamot.
וַיִּֽהְיוּ֙ כָּל־יְמֵ֣י אֱנ֔וֹשׁ חָמֵ֣שׁ שָׁנִ֔ים וּתְשַׁ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (ס)
Enoş’un bütün günleri dokuz yüz beş yıl sürdü; sonra öldü.
Vayehi kenan ahare holido et mahalalel arbaim şana uşemone meot şana vayoled banim uvanot.
וַיְחִ֣י קֵינָ֗ן אַחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־מַֽהֲלַלְאֵ֔ל אַרְבָּעִ֣ים שָׁנָ֔ה וּשְׁמֹנֶ֥ה מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃
Kenan, Mahalalel’in doğumundan sonra sekiz yüz kırk yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Vayiheyu kol yeme kenan eser şanim uteşa meot şana vayamot.
וַיִּֽהְיוּ֙ כָּל־יְמֵ֣י קֵינָ֔ן עֶ֣שֶׂר שָׁנִ֔ים וּתְשַׁ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (ס)
Kenan’ın bütün günleri dokuz yüz on yıl sürdü; sonra öldü.
Vayehi mahalalel ahare holido et yered şeloşim şana uşemone meot şana vayoled banim uvanot.
וַֽיְחִ֣י מַֽהֲלַלְאֵ֗ל אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־יֶ֔רֶד שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה וּשְׁמֹנֶ֥ה מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃
Mahalalel, Yered’in doğumundan sonra sekiz yüz otuz yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Vayihyu kol yeme mahalalel hameş vetişim şana uşemone meot şana vayamot.
וַיִּהְיוּ֙ כָּל־יְמֵ֣י מַהֲלַלְאֵ֔ל חָמֵ֤שׁ וְתִשְׁעִים֙ שָׁנָ֔ה וּשְׁמֹנֶ֥ה מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (ס)
Mahalalel’in bütün günleri sekiz yüz doksan beş yıl sürdü; sonra öldü.
Vayehi yered ahare holido et hanoh şemone meot şana vayoled banim uvanot.
וַֽיְחִי־יֶ֗רֶד אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־חֲנ֔וֹךְ שְׁמֹנֶ֥ה מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃
Yered, Hanoh’un doğumundan sonra sekiz yüz yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Vayiheyu kol yeme yered şetayim veşişim şana uteşa meot şana vayamot.
וַיִּֽהְיוּ֙ כָּל־יְמֵי־יֶ֔רֶד שְׁתַּ֤יִם וְשִׁשִּׁים֙ שָׁנָ֔ה וּתְשַׁ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (פ)
Yered’in bütün günleri dokuz yüz altmış iki yıl sürdü; sonra öldü.
Vayithaleh hanoh et haelohim ahare holido et metuşelah şeloş meot şana vayoled banim uvanot.
וַיִּתְהַלֵּ֨ךְ חֲנ֜וֹךְ אֶת־הָֽאֱלֹהִ֗ים אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־מְתוּשֶׁ֔לַח שְׁלֹ֥שׁ מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃
Hanoh, Metuşelah’ın doğumundan sonra üç yüz yıl Tanrı ile yürüdü; oğulları ve kızları oldu.
Vayehi kol yeme hanoh hameş veşişim şana uşeloş meot şana.
וַיְהִ֖י כָּל־יְמֵ֣י חֲנ֑וֹךְ חָמֵ֤שׁ וְשִׁשִּׁים֙ שָׁנָ֔ה וּשְׁלֹ֥שׁ מֵא֖וֹת שָׁנָֽה׃
Hanoh’un bütün günleri üç yüz altmış beş yıl sürdü.
Vayehi metuşelah ahare holido et lemeh şetayim uşemonim şana uşeva meot şana vayoled banim uvanot.
וַֽיְחִ֣י מְתוּשֶׁ֗לַח אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־לֶ֔מֶךְ שְׁתַּ֤יִם וּשְׁמוֹנִים֙ שָׁנָ֔ה וּשְׁבַ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃
Metuşelah, Lemeh’in doğumundan sonra yedi yüz seksen iki yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Vayihyu kol yeme metuşelah teşa veşişim şana uteşa meot şana vayamot.
וַיִּהְיוּ֙ כָּל־יְמֵ֣י מְתוּשֶׁ֔לַח תֵּ֤שַׁע וְשִׁשִּׁים֙ שָׁנָ֔ה וּתְשַׁ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (פ)
Metuşelah’ın bütün günleri dokuz yüz altmış dokuz yıl sürdü; sonra öldü.
Vayehi lemeh ahare holido et noah hameş vetişim şana vahameş meot şana vayoled banim uvanot.
וַֽיְחִי־לֶ֗מֶךְ אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־נֹ֔חַ חָמֵ֤שׁ וְתִשְׁעִים֙ שָׁנָ֔ה וַחֲמֵ֥שׁ מֵאֹ֖ת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃
Lemeh, Noah’ın doğumundan sonra beş yüz doksan beş yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Vayehi kol yeme lemeh şeva veşivim şana uşeva meot şana vayamot.
וַֽיְהִי֙ כָּל־יְמֵי־לֶ֔מֶךְ שֶׁ֤בַע וְשִׁבְעִים֙ שָׁנָ֔ה וּשְׁבַ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (ס)
Lemeh’in bütün günleri yedi yüz yetmiş yedi yıl sürdü; sonra öldü.
Vayehi noah ben hameş meot şana vayoled noah et şem et ham veet yafet.
וַֽיְהִי־נֹ֕חַ בֶּן־חֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֣וֹלֶד נֹ֔חַ אֶת־שֵׁ֖ם אֶת־חָ֥ם וְאֶת־יָֽפֶת׃
Noah beş yüz yaşına gelmişti. Noah, Şem’in, Ham’ın ve Yefet’in babası oldu.
Veze aşer taase otah şeloş meot ama oreh hateva hamişim ama rohbah uşeloşim ama komatah.
וְזֶ֕ה אֲשֶׁ֥ר תַּֽעֲשֶׂ֖ה אֹתָ֑הּ שְׁלֹ֧שׁ מֵא֣וֹת אַמָּ֗ה אֹ֚רֶךְ הַתֵּבָ֔ה חֲמִשִּׁ֤ים אַמָּה֙ רָחְבָּ֔הּ וּשְׁלֹשִׁ֥ים אַמָּ֖ה קוֹמָתָֽהּ׃
Onu şöyle yapacaksın: Geminin uzunluğu üç yüz arşın, genişliği elli arşın, yüksekliği otuz arşın olacak.
Venoah ben şeş meot şana vehamabul haya mayim al haarets.
וְנֹ֕חַ בֶּן־שֵׁ֥שׁ מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וְהַמַּבּ֣וּל הָיָ֔ה מַ֖יִם עַל־הָאָֽרֶץ׃
Yeryüzünde suların tufanı olduğunda Noah altı yüz yaşındaydı.
Bişnat şeş meot şana lehaye noah bahodeş haşeni beşiva asar yom lahodeş bayom haze nivkeu kal mayenot tehom raba vaarubot haşamayim niftahu.
בִּשְׁנַ֨ת שֵׁשׁ־מֵא֤וֹת שָׁנָה֙ לְחַיֵּי־נֹ֔חַ בַּחֹ֙דֶשׁ֙ הַשֵּׁנִ֔י בְּשִׁבְעָֽה־עָשָׂ֥ר י֖וֹם לַחֹ֑דֶשׁ בַּיּ֣וֹם הַזֶּ֗ה נִבְקְעוּ֙ כָּֽל־מַעְיְנֹת֙ תְּה֣וֹם רַבָּ֔ה וַאֲרֻבֹּ֥ת הַשָּׁמַ֖יִם נִפְתָּֽחוּ׃
Noah’ın yaşamının altı yüzüncü yılında, ikinci ayın on yedinci gününde, tam o gün büyük enginin bütün pınarları yarıldı ve göklerin kapakları açıldı.
Vayehi beahat veşeş meot şana barişon beehad lahodeş harevu hamayim meal haarets vayasar noah et mihse hateva vayar vehine harevu pene haadama.
וַֽ֠יְהִי בְּאַחַ֨ת וְשֵׁשׁ־מֵא֜וֹת שָׁנָ֗ה בָּֽרִאשׁוֹן֙ בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֔דֶשׁ חָֽרְב֥וּ הַמַּ֖יִם מֵעַ֣ל הָאָ֑רֶץ וַיָּ֤סַר נֹ֙חַ֙ אֶת־מִכְסֵ֣ה הַתֵּבָ֔ה וַיַּ֕רְא וְהִנֵּ֥ה חָֽרְב֖וּ פְּנֵ֥י הָֽאֲדָמָֽה׃
Noah’ın altı yüz birinci yılında, birinci ayın birinci gününde, yeryüzündeki sular kurumuştu. Noah geminin örtüsünü kaldırıp baktı; işte, toprağın yüzü kurumuştu.
Vayehi noah ahar hamabul şeloş meot şana vahamişim şana.
וַֽיְחִי־נֹ֖חַ אַחַ֣ר הַמַּבּ֑וּל שְׁלֹ֤שׁ מֵאוֹת֙ שָׁנָ֔ה וַֽחֲמִשִּׁ֖ים שָׁנָֽה׃
Noah tufandan sonra üç yüz elli yıl yaşadı.
Vayiheyu kol yeme noah teşa meot şana vahamişim şana vayamot.
וַיִּֽהְיוּ֙ כָּל־יְמֵי־נֹ֔חַ תְּשַׁ֤ע מֵאוֹת֙ שָׁנָ֔ה וַחֲמִשִּׁ֖ים שָׁנָ֑ה וַיָּמֹֽת׃ (פ)
Noah’ın bütün günleri dokuz yüz elli yıl sürdü; sonra öldü.
Vayehi şem ahare holido et arpahşad hameş meot şana vayoled banim uvanot.
וַֽיְחִי־שֵׁ֗ם אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־אַרְפַּכְשָׁ֔ד חֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃ (ס)
Şem, Arpahşad’ın doğumundan sonra beş yüz yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Vayehi arpahşad ahare holido et şelah şaloş şanim vearba meot şana vayoled banim uvanot.
וַֽיְחִ֣י אַרְפַּכְשַׁ֗ד אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־שֶׁ֔לַח שָׁלֹ֣שׁ שָׁנִ֔ים וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃ (ס)
Arpahşad, Şelah’ın doğumundan sonra dört yüz üç yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Vayehi şelah ahare holido et ever şaloş şanim vearba meot şana vayoled banim uvanot.
וַֽיְחִי־שֶׁ֗לַח אַחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־עֵ֔בֶר שָׁלֹ֣שׁ שָׁנִ֔ים וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃ (ס)
Şelah, Ever’in doğumundan sonra dört yüz üç yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Vayehi ever ahare holido et peleg şeloşim şana vearba meot şana vayoled banim uvanot.
וַֽיְחִי־עֵ֗בֶר אַחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־פֶּ֔לֶג שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃ (ס)
Ever, Peleg’in doğumundan sonra dört yüz otuz yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.
Vayişma avram ki nişba ahiv vayarek et hanihav yelide veto şemona asar uşeloş meot vayirdof ad dan.
וַיִּשְׁמַ֣ע אַבְרָ֔ם כִּ֥י נִשְׁבָּ֖ה אָחִ֑יו וַיָּ֨רֶק אֶת־חֲנִיכָ֜יו יְלִידֵ֣י בֵית֗וֹ שְׁמֹנָ֤ה עָשָׂר֙ וּשְׁלֹ֣שׁ מֵא֔וֹת וַיִּרְדֹּ֖ף עַד־דָּֽן׃
Avram kardeşinin tutsak alındığını duyunca evinde doğmuş, yetiştirdiği üç yüz on sekiz adamını harekete geçirdi ve Dan’a kadar peşlerine düştü.
Vayomer leavram yadoa teda ki ger yihye zaraha beerets lo lahem vaavadum veinu otam arba meot şana.
וַיֹּ֣אמֶר לְאַבְרָ֗ם יָדֹ֨עַ תֵּדַ֜ע כִּי־גֵ֣ר ׀ יִהְיֶ֣ה זַרְעֲךָ֗ בְּאֶ֙רֶץ֙ לֹ֣א לָהֶ֔ם וַעֲבָד֖וּם וְעִנּ֣וּ אֹתָ֑ם אַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָֽה׃
Adonay Avram’a şöyle dedi: “Kesin olarak bil ki soyun kendilerine ait olmayan bir ülkede yabancı olacak. Onları köleleştirecek ve ezecekler; dört yüz yıl.
Adoni şemaeni erets arba meot şekel kesef beni uveneha ma hi veet meteha kevor.
אֲדֹנִ֣י שְׁמָעֵ֔נִי אֶרֶץ֩ אַרְבַּ֨ע מֵאֹ֧ת שֶֽׁקֶל־כֶּ֛סֶף בֵּינִ֥י וּבֵֽינְךָ֖ מַה־הִ֑וא וְאֶת־מֵתְךָ֖ קְבֹֽר׃
“Efendim, beni dinle. Dört yüz şekel gümüş değerinde bir toprak; seninle benim aramda bunun sözü mü olur? Ölünü göm.”
Vayişma avraham el efron vayişkol avraham leefron et hakesef aşer diber beozne vene het arba meot şekel kesef over lasoher.
וַיִּשְׁמַ֣ע אַבְרָהָם֮ אֶל־עֶפְרוֹן֒ וַיִּשְׁקֹ֤ל אַבְרָהָם֙ לְעֶפְרֹ֔ן אֶת־הַכֶּ֕סֶף אֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֖ר בְּאָזְנֵ֣י בְנֵי־חֵ֑ת אַרְבַּ֤ע מֵאוֹת֙ שֶׁ֣קֶל כֶּ֔סֶף עֹבֵ֖ר לַסֹּחֵֽר׃
Avraam Efron’u dinledi. Efron’un Het oğullarının duyacağı biçimde söylediği gümüşü, tüccarlar arasında geçerli ağırlıkla dört yüz şekel gümüşü tartıp ona verdi.
Vayaşuvu hamalahim el yaakov lemor banu el ahiha el esav vegam holeh likrateha vearba meot iş imo.
וַיָּשֻׁ֙בוּ֙ הַמַּלְאָכִ֔ים אֶֽל־יַעֲקֹ֖ב לֵאמֹ֑ר בָּ֤אנוּ אֶל־אָחִ֙יךָ֙ אֶל־עֵשָׂ֔ו וְגַם֙ הֹלֵ֣ךְ לִקְרָֽאתְךָ֔ וְאַרְבַּע־מֵא֥וֹת אִ֖ישׁ עִמּֽוֹ׃
Haberciler Yaakov’a dönüp, “Kardeşin Esav’ın yanına gittik” dediler. “O da seni karşılamaya geliyor; yanında dört yüz adam var.”
Vayisa yaakov enav vayar vehine esav ba veimo arba meot iş vayahats et hayeladim al lea veal rahel veal şete haşefahot.
וַיִּשָּׂ֨א יַעֲקֹ֜ב עֵינָ֗יו וַיַּרְא֙ וְהִנֵּ֣ה עֵשָׂ֣ו בָּ֔א וְעִמּ֕וֹ אַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת אִ֑ישׁ וַיַּ֣חַץ אֶת־הַיְלָדִ֗ים עַל־לֵאָה֙ וְעַל־רָחֵ֔ל וְעַ֖ל שְׁתֵּ֥י הַשְּׁפָחֽוֹת׃
Yaakov gözlerini kaldırıp baktı. Esav, yanında dört yüz adamla geliyordu. Çocukları Lea’nın, Rahel’in ve iki hizmetkâr kadının yanına ayırdı.
Lehulam natan laiş halifot semalot ulevinyamin natan şeloş meot kesef vehameş halifot semalot.
לְכֻלָּ֥ם נָתַ֛ן לָאִ֖ישׁ חֲלִפ֣וֹת שְׂמָלֹ֑ת וּלְבִנְיָמִ֤ן נָתַן֙ שְׁלֹ֣שׁ מֵא֣וֹת כֶּ֔סֶף וְחָמֵ֖שׁ חֲלִפֹ֥ת שְׂמָלֹֽת׃
Her birine birer takım giysi verdi. Binyamin’e ise üç yüz gümüş ve beş takım giysi verdi.
Vayisu vene yisrael merameses sukota keşeş meot elef ragli hagevarim levad mitaf.
וַיִּסְע֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל מֵרַעְמְסֵ֖ס סֻכֹּ֑תָה כְּשֵׁשׁ־מֵא֨וֹת אֶ֧לֶף רַגְלִ֛י הַגְּבָרִ֖ים לְבַ֥ד מִטָּֽף׃
İsrael oğulları Ramses’ten Sukot’a doğru yola çıktılar. Çocuklar dışında, yaya giden yaklaşık altı yüz bin erkektiler.
Umoşav bene yisrael aşer yaşevu bemitsrayim şeloşim şana vearba meot şana.
וּמוֹשַׁב֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר יָשְׁב֖וּ בְּמִצְרָ֑יִם שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָֽה׃
Mısır’da yaşamış olan İsrael oğullarının konaklama süresi dört yüz otuz yıldı.
Vayehi mikets şeloşim şana vearba meot şana vayehi beetsem hayom haze yatseu kol tsivot Adonay meerets mitsrayim.
וַיְהִ֗י מִקֵּץ֙ שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיְהִ֗י בְּעֶ֙צֶם֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה יָֽצְא֛וּ כָּל־צִבְא֥וֹת יְהוָ֖ה מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Dört yüz otuz yılın sonunda, tam o gün, Adonay’ın bütün birlikleri Mısır ülkesinden çıktı.
Vayikah şeş meot rehev bahur vehol rehev mitsrayim veşalişim al kulo.
וַיִּקַּ֗ח שֵׁשׁ־מֵא֥וֹת רֶ֙כֶב֙ בָּח֔וּר וְכֹ֖ל רֶ֣כֶב מִצְרָ֑יִם וְשָׁלִשִׁ֖ם עַל־כֻּלּֽוֹ׃
Altı yüz seçkin savaş arabasını ve Mısır’ın bütün savaş arabalarını aldı; hepsinin başında komutanlar vardı.
Veata teheze mikol haam anşe hayil yire Elohim anşe emet sonee vatsa vesamta alehem sare alafim sare meot sare hamişim vesare asarot.
וְאַתָּ֣ה תֶחֱזֶ֣ה מִכָּל־הָ֠עָם אַנְשֵׁי־חַ֜יִל יִרְאֵ֧י אֱלֹהִ֛ים אַנְשֵׁ֥י אֱמֶ֖ת שֹׂ֣נְאֵי בָ֑צַע וְשַׂמְתָּ֣ עֲלֵהֶ֗ם שָׂרֵ֤י אֲלָפִים֙ שָׂרֵ֣י מֵא֔וֹת שָׂרֵ֥י חֲמִשִּׁ֖ים וְשָׂרֵ֥י עֲשָׂרֹֽת׃
Bütün halk arasından yetenekli, Tanrı’dan korkan, güvenilir, haksız kazançtan nefret eden adamlar seç. Onları halkın üzerine bin kişilik, yüz kişilik, elli kişilik ve on kişilik grupların başları olarak ata.
Vayivhar moşe anşe hayil mikol yisrael vayiten otam raşim al haam sare alafim sare meot sare hamişim vesare asarot.
וַיִּבְחַ֨ר מֹשֶׁ֤ה אַנְשֵׁי־חַ֙יִל֙ מִכָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֛ם רָאשִׁ֖ים עַל־הָעָ֑ם שָׂרֵ֤י אֲלָפִים֙ שָׂרֵ֣י מֵא֔וֹת שָׂרֵ֥י חֲמִשִּׁ֖ים וְשָׂרֵ֥י עֲשָׂרֹֽת׃
Bütün İsrael’den yetenekli adamlar seçip onları halkın başına getirdi; bin kişilik, yüz kişilik, elli kişilik ve on kişilik grupların başları yaptı.
Veata kah leha besamim roş mor deror hameş meot vekineman besem mahatsito hamişim umatayim ukene vosem hamişim umatayim.
וְאַתָּ֣ה קַח־לְךָ֮ בְּשָׂמִ֣ים רֹאשׁ֒ מָר־דְּרוֹר֙ חֲמֵ֣שׁ מֵא֔וֹת וְקִנְּמָן־בֶּ֥שֶׂם מַחֲצִית֖וֹ חֲמִשִּׁ֣ים וּמָאתָ֑יִם וּקְנֵה־בֹ֖שֶׂם חֲמִשִּׁ֥ים וּמָאתָֽיִם׃
“Sen en seçkin baharatlardan al: Beş yüz şekel saf mür, yarısı iki yüz elli şekel olan kokulu tarçın ve iki yüz elli şekel kokulu kamış;
Vekida hameş meot beşekel hakodeş veşemen zayit hin.
וְקִדָּ֕ה חֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ וְשֶׁ֥מֶן זַ֖יִת הִֽין׃
kutsal şekel ölçüsüne göre beş yüz şekel kidda ve bir hin zeytinyağı.
Kol hazahav heasuy lamelaha behol melehet hakodeş vayehi zehav hatenufa teşa veesrim kikar uşeva meot uşeloşim şekel beşekel hakodeş.
כָּל־הַזָּהָ֗ב הֶֽעָשׂוּי֙ לַמְּלָאכָ֔ה בְּכֹ֖ל מְלֶ֣אכֶת הַקֹּ֑דֶשׁ וַיְהִ֣י ׀ זְהַ֣ב הַתְּנוּפָ֗ה תֵּ֤שַׁע וְעֶשְׂרִים֙ כִּכָּ֔ר וּשְׁבַ֨ע מֵא֧וֹת וּשְׁלֹשִׁ֛ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֥קֶל הַקֹּֽדֶשׁ׃
Kutsal işlerin tamamında kullanılan bütün altın, sallama sunusu olarak verilen altın, kutsal şekel ölçüsüne göre yirmi dokuz kikar ve yedi yüz otuz şekeldi.
Vehesef pekude haeda meat kikar veelef uşeva meot vahamişa veşivim şekel beşekel hakodeş.
וְכֶ֛סֶף פְּקוּדֵ֥י הָעֵדָ֖ה מְאַ֣ת כִּכָּ֑ר וְאֶלֶף֩ וּשְׁבַ֨ע מֵא֜וֹת וַחֲמִשָּׁ֧ה וְשִׁבְעִ֛ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֥קֶל הַקֹּֽדֶשׁ׃
Toplulukta sayılanların gümüşü, kutsal şekel ölçüsüne göre yüz kikar ve bin yedi yüz yetmiş beş şekeldi.
Bu ayette 2 kez
Beka lagulgolet mahatsit haşekel beşekel hakodeş lehol haover al hapekudim miben esrim şana vamala leşeş meot elef uşeloşet alafim vahameş meot vahamişim.
בֶּ֚קַע לַגֻּלְגֹּ֔לֶת מַחֲצִ֥ית הַשֶּׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ לְכֹ֨ל הָעֹבֵ֜ר עַל־הַפְּקֻדִ֗ים מִבֶּ֨ן עֶשְׂרִ֤ים שָׁנָה֙ וָמַ֔עְלָה לְשֵׁשׁ־מֵא֥וֹת אֶ֙לֶף֙ וּשְׁלֹ֣שֶׁת אֲלָפִ֔ים וַחֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת וַחֲמִשִּֽׁים׃
Sayıma giren, yirmi yaş ve üzerindeki altı yüz üç bin beş yüz elli kişiden, kişi başına bir beka, yani kutsal şekel ölçüsüne göre yarım şekel alınmıştı.
Unehoşet hatenufa şivim kikar vealpayim vearba meot şakel.
וּנְחֹ֥שֶׁת הַתְּנוּפָ֖ה שִׁבְעִ֣ים כִּכָּ֑ר וְאַלְפַּ֥יִם וְאַרְבַּע־מֵא֖וֹת שָֽׁקֶל׃
Sallama sunusu olarak verilen bakır yetmiş kikar ve iki bin dört yüz şekeldi.
Lefi rov haşanim tarbe miknato ulefi meot haşanim tamit miknato ki mispar tevuot u moher lah.
לְפִ֣י ׀ רֹ֣ב הַשָּׁנִ֗ים תַּרְבֶּה֙ מִקְנָת֔וֹ וּלְפִי֙ מְעֹ֣ט הַשָּׁנִ֔ים תַּמְעִ֖יט מִקְנָת֑וֹ כִּ֚י מִסְפַּ֣ר תְּבוּאֹ֔ת ה֥וּא מֹכֵ֖ר לָֽךְ׃
Yıl çoksa satın alma bedelini artıracak, yıl azsa azaltacaksın; çünkü sana sattığı, alınabilecek ürünlerin sayısıdır.
Pekudehem lemate reuven şişa vearbaim elef vahameş meot.
פְּקֻדֵיהֶ֖ם לְמַטֵּ֣ה רְאוּבֵ֑ן שִׁשָּׁ֧ה וְאַרְבָּעִ֛ים אֶ֖לֶף וַחֲמֵ֥שׁ מֵאֽוֹת׃ (פ)
Reuven kabilesinden sayılanlar kırk altı bin beş yüz kişiydi.
Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim מֵאוֹת֙
Temel kelime (lemma) מֵאָה
Kök — שורש (şoreş) מאה
Türkçe anlam: yüz; yüz sayısı
Dilbilgisel yapı: asıl sayı, iki cins, çoğul, mutlak
Bu yapının kullanımı: 107 kez
HAcbpaİbranice biçim מֵאֹ֖ת
Temel kelime (lemma) מֵאָה
Kök — שורש (şoreş) מאה
Türkçe anlam: yüz; yüz sayısı
Dilbilgisel yapı: asıl sayı, iki cins, çoğul, mutlak
Bu yapının kullanımı: 3 kez
HAcbpaİbranice biçim מְעֹ֣ט
Temel kelime (lemma) מָעַט
Kök — שורש (şoreş) מעט
to become few; to decrease; to make few; to be few; to be little; to do little; to reduce; to lower
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, mastar yapılı
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HVqcOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.