İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

מדבר

çöl; ıssız bölge; midbar · konuşmak, söylemek, söz etmek, anlatmak; birlikte konuşmak · söz, ifade, mesaj; şey, konu, mesele; olay; kayıt/yıllıklar

Bu İbranice biçim Tora’da 18 kez, 18 farklı ayette görülür.

Türkçe okunuş biçimleri
midbarmedabermidaberMidevar
Temel kelimeler (lemmalar)
מִדְבָּרדָבַרדָּבָר
Kök
דבר

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit3 kullanım3 ayet
  • Şemot6 kullanım6 ayet
  • Bamidbar4 kullanım4 ayet
  • Devarim5 kullanım5 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 27:6

    Verivka amera el yaakov benah lemor hine şamati et aviha medaber el esav ahiha lemor.

    וְרִבְקָה֙ אָֽמְרָ֔ה אֶל־יַעֲקֹ֥ב בְּנָ֖הּ לֵאמֹ֑ר הִנֵּ֤ה שָׁמַ֙עְתִּי֙ אֶת־אָבִ֔יךָ מְדַבֵּ֛ר אֶל־עֵשָׂ֥ו אָחִ֖יךָ לֵאמֹֽר׃

    Rivka oğlu Yaakov’a şöyle dedi: “Babanın kardeşin Esav’a şöyle söylediğini duydum:

  2. Bereşit 29:9

    Odenu medaber imam verahel baa im hatson aşer leaviha ki roa hi.

    עוֹדֶ֖נּוּ מְדַבֵּ֣ר עִמָּ֑ם וְרָחֵ֣ל ׀ בָּ֗אָה עִם־הַצֹּאן֙ אֲשֶׁ֣ר לְאָבִ֔יהָ כִּ֥י רֹעָ֖ה הִֽוא׃

    Yaakov onlarla konuşurken Rahel, babasının sürüsüyle geldi; çünkü sürüyü o güdüyordu.

  3. Bereşit 31:29

    Yeş leel yadi laasot imahem ra velohe avihem emeş amar elay lemor hişamer leha midaber im yaakov mitov ad ra.

    יֶשׁ־לְאֵ֣ל יָדִ֔י לַעֲשׂ֥וֹת עִמָּכֶ֖ם רָ֑ע וֵֽאלֹהֵ֨י אֲבִיכֶ֜ם אֶ֣מֶשׁ ׀ אָמַ֧ר אֵלַ֣י לֵאמֹ֗ר הִשָּׁ֧מֶר לְךָ֛ מִדַּבֵּ֥ר עִֽם־יַעֲקֹ֖ב מִטּ֥וֹב עַד־רָֽע׃

    Size kötülük yapacak gücüm var. Ama dün gece babanızın Tanrısı bana, ‘Dikkat et! Yaakov’a iyi ya da kötü bir söz söyleme’ dedi.

  4. Şemot 15:22

    Vayasa moşe et yisrael miyam suf vayetseu el midbar şur vayelehu şeloşet yamim bamidbar velo matseu mayim.

    וַיַּסַּ֨ע מֹשֶׁ֤ה אֶת־יִשְׂרָאֵל֙ מִיַּם־ס֔וּף וַיֵּצְא֖וּ אֶל־מִדְבַּר־שׁ֑וּר וַיֵּלְכ֧וּ שְׁלֹֽשֶׁת־יָמִ֛ים בַּמִּדְבָּ֖ר וְלֹא־מָ֥צְאוּ מָֽיִם׃

    Moşe, İsrael’i Sazlık Denizi’nden yola çıkardı. Şur Çölü’ne gittiler. Çölde üç gün yürüdüler ama su bulamadılar.

  5. Şemot 16:1

    Vayisu meelim vayavou kol adat bene yisrael el midbar sin aşer ben elim uven sinay bahamişa asar yom lahodeş haşeni letsetam meerets mitsrayim.

    וַיִּסְעוּ֙ מֵֽאֵילִ֔ם וַיָּבֹ֜אוּ כָּל־עֲדַ֤ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ אֶל־מִדְבַּר־סִ֔ין אֲשֶׁ֥ר בֵּין־אֵילִ֖ם וּבֵ֣ין סִינָ֑י בַּחֲמִשָּׁ֨ה עָשָׂ֥ר יוֹם֙ לַחֹ֣דֶשׁ הַשֵּׁנִ֔י לְצֵאתָ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Elim’den yola çıktılar. İsrael oğullarının bütün topluluğu, Mısır ülkesinden çıkışlarının ikinci ayının on beşinci gününde, Elim ile Sinay arasındaki Sin Çölü’ne geldi.

  6. Şemot 19:1

    Bahodeş haşelişi letset bene yisrael meerets mitsrayim bayom haze bau midbar sinay.

    בַּחֹ֙דֶשׁ֙ הַשְּׁלִישִׁ֔י לְצֵ֥את בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם בַּיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה בָּ֖אוּ מִדְבַּ֥ר סִינָֽי׃

    İsrael oğulları, Mısır ülkesinden çıkışlarının üçüncü ayında, o gün Sinay Çölü’ne geldiler.

  7. Şemot 19:2

    Vayisu merefidim vayavou midbar sinay vayahanu bamidbar vayihan şam yisrael neged hahar.

    וַיִּסְע֣וּ מֵרְפִידִ֗ים וַיָּבֹ֙אוּ֙ מִדְבַּ֣ר סִינַ֔י וַֽיַּחֲנ֖וּ בַּמִּדְבָּ֑ר וַיִּֽחַן־שָׁ֥ם יִשְׂרָאֵ֖ל נֶ֥גֶד הָהָֽר׃

    Refidim’den yola çıkıp Sinay Çölü’ne geldiler ve çölde konakladılar. İsrael orada, dağın karşısında konakladı.

  8. Şemot 23:7

    Midevar şeker tirhak venaki vetsadik al taharog ki lo atsdik raşa.

    מִדְּבַר־שֶׁ֖קֶר תִּרְחָ֑ק וְנָקִ֤י וְצַדִּיק֙ אַֽל־תַּהֲרֹ֔ג כִּ֥י לֹא־אַצְדִּ֖יק רָשָֽׁע׃

    Yalandan uzak dur. Suçsuzu ve haklıyı öldürme; çünkü kötü kişiyi haklı çıkarmam.

  9. Şemot 34:33

    Vayehal moşe midaber itam vayiten al panav masve.

    וַיְכַ֣ל מֹשֶׁ֔ה מִדַּבֵּ֖ר אִתָּ֑ם וַיִּתֵּ֥ן עַל־פָּנָ֖יו מַסְוֶֽה׃

    Moşe onlarla konuşmasını bitirince yüzüne bir örtü koydu.

  10. Bamidbar 7:89

    Uvevo moşe el ohel moed ledaber ito vayişma et hakol midaber elav meal hakaporet aşer al aron haedut miben şene hakeruvim vayedaber elav.

    וּבְבֹ֨א מֹשֶׁ֜ה אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵד֮ לְדַבֵּ֣ר אִתּוֹ֒ וַיִּשְׁמַ֨ע אֶת־הַקּ֜וֹל מִדַּבֵּ֣ר אֵלָ֗יו מֵעַ֤ל הַכַּפֹּ֙רֶת֙ אֲשֶׁר֙ עַל־אֲרֹ֣ן הָעֵדֻ֔ת מִבֵּ֖ין שְׁנֵ֣י הַכְּרֻבִ֑ים וַיְדַבֵּ֖ר אֵלָֽיו׃ (פ)

    Moşe, O’nunla konuşmak için Buluşma Çadırı’na girdiğinde, Tanıklık Sandığı’nın üzerindeki kapağın üstünden, iki keruvun arasından kendisine konuşan sesi duyuyordu. O, Moşe’ye konuşuyordu.

  11. Bamidbar 13:26

    Vayelehu vayavou el moşe veel aharon veel kol adat bene yisrael el midbar paran kadeşa vayaşivu otam davar veet kol haeda vayarum et peri haarets.

    וַיֵּלְכ֡וּ וַיָּבֹאוּ֩ אֶל־מֹשֶׁ֨ה וְאֶֽל־אַהֲרֹ֜ן וְאֶל־כָּל־עֲדַ֧ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־מִדְבַּ֥ר פָּארָ֖ן קָדֵ֑שָׁה וַיָּשִׁ֨יבוּ אוֹתָ֤ם דָּבָר֙ וְאֶת־כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה וַיַּרְא֖וּם אֶת־פְּרִ֥י הָאָֽרֶץ׃

    Paran Çölü’ndeki Kadeş’e, Moşe’ye, Aaron’a ve İsraeloğullarının bütün topluluğuna geldiler. Onlara ve bütün topluluğa haber verdiler, ülkenin meyvelerini gösterdiler.

  12. Bamidbar 20:1

    Vayavou vene yisrael kol haeda midbar tsin bahodeş harişon vayeşev haam bekadeş vatamot şam miryam vatikaver şam.

    וַיָּבֹ֣אוּ בְנֵֽי־יִ֠שְׂרָאֵל כָּל־הָ֨עֵדָ֤ה מִדְבַּר־צִן֙ בַּחֹ֣דֶשׁ הָֽרִאשׁ֔וֹן וַיֵּ֥שֶׁב הָעָ֖ם בְּקָדֵ֑שׁ וַתָּ֤מָת שָׁם֙ מִרְיָ֔ם וַתִּקָּבֵ֖ר שָֽׁם׃

    İsraeloğulları, bütün topluluk, birinci ayda Tsin Çölü’ne geldi. Halk Kadeş’te kaldı. Miryam orada öldü ve orada gömüldü.

  13. Bamidbar 27:14

    Kaaşer meritem pi bemidbar tsin bimrivat haeda lehakdişeni vamayim leenehem hem me merivat kadeş midbar tsin.

    כַּאֲשֶׁר֩ מְרִיתֶ֨ם פִּ֜י בְּמִדְבַּר־צִ֗ן בִּמְרִיבַת֙ הָֽעֵדָ֔ה לְהַקְדִּישֵׁ֥נִי בַמַּ֖יִם לְעֵינֵיהֶ֑ם הֵ֛ם מֵֽי־מְרִיבַ֥ת קָדֵ֖שׁ מִדְבַּר־צִֽן׃ (פ)

    Çünkü Tsin Çölü’nde topluluk çekiştiğinde, su başında onların gözü önünde kutsallığımı göstermenizle ilgili buyruğuma karşı geldiniz.” Bunlar Tsin Çölü’nde, Kadeş’teki Meriva sularıdır.

  14. Devarim 2:8

    Vanaavor meet ahenu vene esav hayoşevim beseir midereh haarava meelat umeetsyon gaver vanefen vanaavor dereh midbar moav.

    וַֽנַּעֲבֹ֞ר מֵאֵ֧ת אַחֵ֣ינוּ בְנֵי־עֵשָׂ֗ו הַיֹּֽשְׁבִים֙ בְּשֵׂעִ֔יר מִדֶּ֙רֶךְ֙ הָֽעֲרָבָ֔ה מֵאֵילַ֖ת וּמֵעֶצְיֹ֣ן גָּ֑בֶר (ס) וַנֵּ֙פֶן֙ וַֽנַּעֲבֹ֔ר דֶּ֖רֶךְ מִדְבַּ֥ר מוֹאָֽב׃

    Böylece Seir’de yaşayan kardeşlerimiz Esav oğullarının yanından, Arava yolundan, Elat’tan ve Etsyon-Gever’den geçip gittik. Dönüp Moav Çölü yolundan ilerledik.

  15. Devarim 4:33

    Haşama am kol Elohim medaber mitoh haeş kaaşer şamata ata vayehi.

    הֲשָׁ֣מַֽע עָם֩ ק֨וֹל אֱלֹהִ֜ים מְדַבֵּ֧ר מִתּוֹךְ־הָאֵ֛שׁ כַּאֲשֶׁר־שָׁמַ֥עְתָּ אַתָּ֖ה וַיֶּֽחִי׃

    Senin duyduğun gibi, ateşin içinden konuşan Tanrı’nın sesini duyup da yaşamış bir halk var mı?

  16. Devarim 5:23

    Ki mi hol basar aşer şama kol Elohim hayim medaber mitoh haeş kamonu vayehi.

    כִּ֣י מִ֣י כָל־בָּשָׂ֡ר אֲשֶׁ֣ר שָׁמַ֣ע קוֹל֩ אֱלֹהִ֨ים חַיִּ֜ים מְדַבֵּ֧ר מִתּוֹךְ־הָאֵ֛שׁ כָּמֹ֖נוּ וַיֶּֽחִי׃

    Çünkü bütün insanlar arasında, bizim gibi yaşayan Tanrı’nın ateşin içinden konuşan sesini duyup da sağ kalan kim var?

  17. Devarim 32:10

    Yimtsaeu beerets midbar uvetou yelel yeşimon yesovevenu yevoneneu yitserenu keişon eno.

    יִמְצָאֵ֙הוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִדְבָּ֔ר וּבְתֹ֖הוּ יְלֵ֣ל יְשִׁמֹ֑ן יְסֹֽבְבֶ֙נְהוּ֙ יְב֣וֹנְנֵ֔הוּ יִצְּרֶ֖נְהוּ כְּאִישׁ֥וֹן עֵינֽוֹ׃

    Onu çöl ülkesinde, ıssızlığın uluduğu bomboş yerde buldu. Çevresini kuşattı, onu eğitti, göz bebeği gibi korudu.

  18. Devarim 32:51

    Al aşer mealtem bi betoh bene yisrael beme merivat kadeş midbar tsin al aşer lo kidaştem oti betoh bene yisrael.

    עַל֩ אֲשֶׁ֨ר מְעַלְתֶּ֜ם בִּ֗י בְּתוֹךְ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בְּמֵֽי־מְרִיבַ֥ת קָדֵ֖שׁ מִדְבַּר־צִ֑ן עַ֣ל אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־קִדַּשְׁתֶּם֙ אוֹתִ֔י בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

    Çünkü Tsin Çölü'ndeki Merivat-Kadeş sularında, İsrael oğullarının arasında Bana sadakatsizlik ettiniz; İsrael oğullarının arasında kutsallığımı göstermediniz.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Temel kelime (lemma) מִדְבָּר

Türkçe anlam: çöl; ıssız bölge; midbar

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

steppe; desert; wilderness; mouth

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan

Bu yapının kullanımı: 9 kez

Teknik kodHNcmsc

Temel kelime (lemma) דָבַר

Türkçe anlam: konuşmak, söylemek, söz etmek, anlatmak; birlikte konuşmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to destroy; to get rid of; to do away with; to subdue; to speak; to mention; to tell; to speak together

Dilbilgisel yapı: fiil, Piel, etken ortaç, m. kişi

Bu yapının kullanımı: 4 kez

Teknik kodHVprmsa

Temel kelime (lemma) דָבַר

Türkçe anlam: konuşmak, söylemek, söz etmek, anlatmak; birlikte konuşmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to destroy; to get rid of; to do away with; to subdue; to speak; to mention; to tell; to speak together

Dilbilgisel yapı: edat + fiil, Piel, mastar yapılı

Bu yapının kullanımı: 2 kez

Teknik kodHR/Vpc

Temel kelime (lemma) דָבַר

Türkçe anlam: konuşmak, söylemek, söz etmek, anlatmak; birlikte konuşmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to destroy; to get rid of; to do away with; to subdue; to speak; to mention; to tell; to speak together

Dilbilgisel yapı: fiil, Hitpael, etken ortaç, m. kişi

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHVtrmsa

Temel kelime (lemma) דָּבָר

Türkçe anlam: söz, ifade, mesaj; şey, konu, mesele; olay; kayıt/yıllıklar

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

words; message; word; thing; event; matter; chronicles; annals

Dilbilgisel yapı: edat + isim, eril, tekil, tamlayan

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHR/Ncmsc

Temel kelime (lemma) מִדְבָּר

Türkçe anlam: çöl; ıssız bölge; midbar

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

steppe; desert; wilderness; mouth

Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHNcmsa
Veri ve yöntem

Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.

Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.