Lemma מִדְבָּר
Kök — שורש (şoreş, kök) דבר
Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu çözümleme: 9 kullanım
Teknik kod
HNcmscTORA KELİME DİZİNİ
Bu yazılı biçim Tora’da 18 kez, 18 ayette geçer.
Bu İbranice yazılı biçime doğrulanmış kelime sırası üzerinden bağlı okunuşlar:
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Lemma מִדְבָּר
Kök — שורש (şoreş, kök) דבר
Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu çözümleme: 9 kullanım
HNcmscLemma דָבַר
Kök — שורש (şoreş, kök) דבר
Biçim: fiil, Piel, etken ortaç, m. kişi
Bu çözümleme: 4 kullanım
HVprmsaLemma דָבַר
Kök — שורש (şoreş, kök) דבר
Biçim: edat + fiil, Piel, mastar yapılı
Bu çözümleme: 2 kullanım
HR/VpcLemma דָבַר
Kök — שורש (şoreş, kök) דבר
Biçim: fiil, Hitpael, etken ortaç, m. kişi
Bu çözümleme: 1 kullanım
HVtrmsaLemma דָּבָר
Kök — שורש (şoreş, kök) דבר
Biçim: edat + isim, eril, tekil, tamlayan
Bu çözümleme: 1 kullanım
HR/NcmscLemma מִדְבָּר
Kök — שורש (şoreş, kök) דבר
Biçim: isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 1 kullanım
HNcmsaMorfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Her iki veri kümesi CC BY 4.0 lisanslıdır.
Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.
וְרִבְקָה֙ אָֽמְרָ֔ה אֶל־יַעֲקֹ֥ב בְּנָ֖הּ לֵאמֹ֑ר הִנֵּ֤ה שָׁמַ֙עְתִּי֙ אֶת־אָבִ֔יךָ מְדַבֵּ֛ר אֶל־עֵשָׂ֥ו אָחִ֖יךָ לֵאמֹֽר׃
Rivka oğlu Yaakov’a şöyle dedi: “Babanın kardeşin Esav’a şöyle söylediğini duydum:
עוֹדֶ֖נּוּ מְדַבֵּ֣ר עִמָּ֑ם וְרָחֵ֣ל ׀ בָּ֗אָה עִם־הַצֹּאן֙ אֲשֶׁ֣ר לְאָבִ֔יהָ כִּ֥י רֹעָ֖ה הִֽוא׃
Yaakov onlarla konuşurken Rahel, babasının sürüsüyle geldi; çünkü sürüyü o güdüyordu.
יֶשׁ־לְאֵ֣ל יָדִ֔י לַעֲשׂ֥וֹת עִמָּכֶ֖ם רָ֑ע וֵֽאלֹהֵ֨י אֲבִיכֶ֜ם אֶ֣מֶשׁ ׀ אָמַ֧ר אֵלַ֣י לֵאמֹ֗ר הִשָּׁ֧מֶר לְךָ֛ מִדַּבֵּ֥ר עִֽם־יַעֲקֹ֖ב מִטּ֥וֹב עַד־רָֽע׃
Size kötülük yapacak gücüm var. Ama dün gece babanızın Tanrısı bana, ‘Dikkat et! Yaakov’a iyi ya da kötü bir söz söyleme’ dedi.
וַיַּסַּ֨ע מֹשֶׁ֤ה אֶת־יִשְׂרָאֵל֙ מִיַּם־ס֔וּף וַיֵּצְא֖וּ אֶל־מִדְבַּר־שׁ֑וּר וַיֵּלְכ֧וּ שְׁלֹֽשֶׁת־יָמִ֛ים בַּמִּדְבָּ֖ר וְלֹא־מָ֥צְאוּ מָֽיִם׃
Moşe, İsrael’i Sazlık Denizi’nden yola çıkardı. Şur Çölü’ne gittiler. Çölde üç gün yürüdüler ama su bulamadılar.
וַיִּסְעוּ֙ מֵֽאֵילִ֔ם וַיָּבֹ֜אוּ כָּל־עֲדַ֤ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ אֶל־מִדְבַּר־סִ֔ין אֲשֶׁ֥ר בֵּין־אֵילִ֖ם וּבֵ֣ין סִינָ֑י בַּחֲמִשָּׁ֨ה עָשָׂ֥ר יוֹם֙ לַחֹ֣דֶשׁ הַשֵּׁנִ֔י לְצֵאתָ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Elim’den yola çıktılar. İsrael oğullarının bütün topluluğu, Mısır ülkesinden çıkışlarının ikinci ayının on beşinci gününde, Elim ile Sinay arasındaki Sin Çölü’ne geldi.
בַּחֹ֙דֶשׁ֙ הַשְּׁלִישִׁ֔י לְצֵ֥את בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם בַּיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה בָּ֖אוּ מִדְבַּ֥ר סִינָֽי׃
İsrael oğulları, Mısır ülkesinden çıkışlarının üçüncü ayında, o gün Sinay Çölü’ne geldiler.
וַיִּסְע֣וּ מֵרְפִידִ֗ים וַיָּבֹ֙אוּ֙ מִדְבַּ֣ר סִינַ֔י וַֽיַּחֲנ֖וּ בַּמִּדְבָּ֑ר וַיִּֽחַן־שָׁ֥ם יִשְׂרָאֵ֖ל נֶ֥גֶד הָהָֽר׃
Refidim’den yola çıkıp Sinay Çölü’ne geldiler ve çölde konakladılar. İsrael orada, dağın karşısında konakladı.
מִדְּבַר־שֶׁ֖קֶר תִּרְחָ֑ק וְנָקִ֤י וְצַדִּיק֙ אַֽל־תַּהֲרֹ֔ג כִּ֥י לֹא־אַצְדִּ֖יק רָשָֽׁע׃
Yalandan uzak dur. Suçsuzu ve haklıyı öldürme; çünkü kötü kişiyi haklı çıkarmam.
וַיְכַ֣ל מֹשֶׁ֔ה מִדַּבֵּ֖ר אִתָּ֑ם וַיִּתֵּ֥ן עַל־פָּנָ֖יו מַסְוֶֽה׃
Moşe onlarla konuşmasını bitirince yüzüne bir örtü koydu.
וּבְבֹ֨א מֹשֶׁ֜ה אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵד֮ לְדַבֵּ֣ר אִתּוֹ֒ וַיִּשְׁמַ֨ע אֶת־הַקּ֜וֹל מִדַּבֵּ֣ר אֵלָ֗יו מֵעַ֤ל הַכַּפֹּ֙רֶת֙ אֲשֶׁר֙ עַל־אֲרֹ֣ן הָעֵדֻ֔ת מִבֵּ֖ין שְׁנֵ֣י הַכְּרֻבִ֑ים וַיְדַבֵּ֖ר אֵלָֽיו׃ (פ)
Moşe, O’nunla konuşmak için Buluşma Çadırı’na girdiğinde, Tanıklık Sandığı’nın üzerindeki kapağın üstünden, iki keruvun arasından kendisine konuşan sesi duyuyordu. O, Moşe’ye konuşuyordu.
וַיֵּלְכ֡וּ וַיָּבֹאוּ֩ אֶל־מֹשֶׁ֨ה וְאֶֽל־אַהֲרֹ֜ן וְאֶל־כָּל־עֲדַ֧ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־מִדְבַּ֥ר פָּארָ֖ן קָדֵ֑שָׁה וַיָּשִׁ֨יבוּ אוֹתָ֤ם דָּבָר֙ וְאֶת־כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה וַיַּרְא֖וּם אֶת־פְּרִ֥י הָאָֽרֶץ׃
Paran Çölü’ndeki Kadeş’e, Moşe’ye, Aaron’a ve İsraeloğullarının bütün topluluğuna geldiler. Onlara ve bütün topluluğa haber verdiler, ülkenin meyvelerini gösterdiler.
וַיָּבֹ֣אוּ בְנֵֽי־יִ֠שְׂרָאֵל כָּל־הָ֨עֵדָ֤ה מִדְבַּר־צִן֙ בַּחֹ֣דֶשׁ הָֽרִאשׁ֔וֹן וַיֵּ֥שֶׁב הָעָ֖ם בְּקָדֵ֑שׁ וַתָּ֤מָת שָׁם֙ מִרְיָ֔ם וַתִּקָּבֵ֖ר שָֽׁם׃
İsraeloğulları, bütün topluluk, birinci ayda Tsin Çölü’ne geldi. Halk Kadeş’te kaldı. Miryam orada öldü ve orada gömüldü.
כַּאֲשֶׁר֩ מְרִיתֶ֨ם פִּ֜י בְּמִדְבַּר־צִ֗ן בִּמְרִיבַת֙ הָֽעֵדָ֔ה לְהַקְדִּישֵׁ֥נִי בַמַּ֖יִם לְעֵינֵיהֶ֑ם הֵ֛ם מֵֽי־מְרִיבַ֥ת קָדֵ֖שׁ מִדְבַּר־צִֽן׃ (פ)
Çünkü Tsin Çölü’nde topluluk çekiştiğinde, su başında onların gözü önünde kutsallığımı göstermenizle ilgili buyruğuma karşı geldiniz.” Bunlar Tsin Çölü’nde, Kadeş’teki Meriva sularıdır.
וַֽנַּעֲבֹ֞ר מֵאֵ֧ת אַחֵ֣ינוּ בְנֵי־עֵשָׂ֗ו הַיֹּֽשְׁבִים֙ בְּשֵׂעִ֔יר מִדֶּ֙רֶךְ֙ הָֽעֲרָבָ֔ה מֵאֵילַ֖ת וּמֵעֶצְיֹ֣ן גָּ֑בֶר (ס) וַנֵּ֙פֶן֙ וַֽנַּעֲבֹ֔ר דֶּ֖רֶךְ מִדְבַּ֥ר מוֹאָֽב׃
Böylece Seir’de yaşayan kardeşlerimiz Esav oğullarının yanından, Arava yolundan, Elat’tan ve Etsyon-Gever’den geçip gittik. Dönüp Moav Çölü yolundan ilerledik.
הֲשָׁ֣מַֽע עָם֩ ק֨וֹל אֱלֹהִ֜ים מְדַבֵּ֧ר מִתּוֹךְ־הָאֵ֛שׁ כַּאֲשֶׁר־שָׁמַ֥עְתָּ אַתָּ֖ה וַיֶּֽחִי׃
Senin duyduğun gibi, ateşin içinden konuşan Tanrı’nın sesini duyup da yaşamış bir halk var mı?
כִּ֣י מִ֣י כָל־בָּשָׂ֡ר אֲשֶׁ֣ר שָׁמַ֣ע קוֹל֩ אֱלֹהִ֨ים חַיִּ֜ים מְדַבֵּ֧ר מִתּוֹךְ־הָאֵ֛שׁ כָּמֹ֖נוּ וַיֶּֽחִי׃
Çünkü bütün insanlar arasında, bizim gibi yaşayan Tanrı’nın ateşin içinden konuşan sesini duyup da sağ kalan kim var?
יִמְצָאֵ֙הוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִדְבָּ֔ר וּבְתֹ֖הוּ יְלֵ֣ל יְשִׁמֹ֑ן יְסֹֽבְבֶ֙נְהוּ֙ יְב֣וֹנְנֵ֔הוּ יִצְּרֶ֖נְהוּ כְּאִישׁ֥וֹן עֵינֽוֹ׃
Onu çöl ülkesinde, ıssızlığın uluduğu bomboş yerde buldu. Çevresini kuşattı, onu eğitti, göz bebeği gibi korudu.
עַל֩ אֲשֶׁ֨ר מְעַלְתֶּ֜ם בִּ֗י בְּתוֹךְ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בְּמֵֽי־מְרִיבַ֥ת קָדֵ֖שׁ מִדְבַּר־צִ֑ן עַ֣ל אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־קִדַּשְׁתֶּם֙ אוֹתִ֔י בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Çünkü Tsin Çölü'ndeki Merivat-Kadeş sularında, İsrael oğullarının arasında Bana sadakatsizlik ettiniz; İsrael oğullarının arasında kutsallığımı göstermediniz.