İbranice biçim אַחֵ֔ר
Lemma אַחֵר
Kök — שורש (şoreş, kök) אחר
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): another
Biçim: sıfat, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 19 kullanım
Teknik kod
HAamsaTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 19 kez, 19 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim אַחֵ֔ר
Lemma אַחֵר
Kök — שורש (şoreş, kök) אחר
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): another
Biçim: sıfat, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 19 kullanım
HAamsaOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayeda adam od et işto vateled ben vatikra et şemo şet ki şat li Elohim zera aher tahat hevel ki harago kayin.
וַיֵּ֨דַע אָדָ֥ם עוֹד֙ אֶת־אִשְׁתּ֔וֹ וַתֵּ֣לֶד בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ שֵׁ֑ת כִּ֣י שָֽׁת־לִ֤י אֱלֹהִים֙ זֶ֣רַע אַחֵ֔ר תַּ֣חַת הֶ֔בֶל כִּ֥י הֲרָג֖וֹ קָֽיִן׃
Adam yine karısıyla birlikte oldu. Karısı bir oğul doğurdu ve ona Şet adını verdi. “Tanrı bana Kayin’in öldürdüğü Hevel’in yerine başka bir çocuk verdi” dedi.
Vayomer lavan tov titi otah lah mititi otah leiş aher şeva imadi.
וַיֹּ֣אמֶר לָבָ֗ן ט֚וֹב תִּתִּ֣י אֹתָ֣הּ לָ֔ךְ מִתִּתִּ֥י אֹתָ֖הּ לְאִ֣ישׁ אַחֵ֑ר שְׁבָ֖ה עִמָּדִֽי׃
Lavan, “Onu sana vermem başka bir adama vermemden iyidir” dedi. “Yanımda kal.”
Vatikra et şemo yosef lemor yosef Adonay li ben aher.
וַתִּקְרָ֧א אֶת־שְׁמ֛וֹ יוֹסֵ֖ף לֵאמֹ֑ר יֹסֵ֧ף יְהוָ֛ה לִ֖י בֵּ֥ן אַחֵֽר׃
Ona Yosef adını verdi ve “Adonay bana bir oğul daha eklesin” dedi.
Vayahalom od halom aher vayesaper oto leehav vayomer hine halamti halom od vehine haşemeş vehayareah veahad asar kohavim mişetahavim li.
וַיַּחֲלֹ֥ם עוֹד֙ חֲל֣וֹם אַחֵ֔ר וַיְסַפֵּ֥ר אֹת֖וֹ לְאֶחָ֑יו וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֨ה חָלַ֤מְתִּֽי חֲלוֹם֙ ע֔וֹד וְהִנֵּ֧ה הַשֶּׁ֣מֶשׁ וְהַיָּרֵ֗חַ וְאַחַ֤ד עָשָׂר֙ כּֽוֹכָבִ֔ים מִֽשְׁתַּחֲוִ֖ים לִֽי׃
Yosef başka bir rüya daha gördü ve kardeşlerine anlattı. “Bir rüya daha gördüm” dedi. “Güneş, ay ve on bir yıldız önümde eğiliyordu.”
Veel şaday yiten lahem rahamim lifne haiş veşilah lahem et ahihem aher veet binyamin vaani kaaşer şaholeti şahaleti.
וְאֵ֣ל שַׁדַּ֗י יִתֵּ֨ן לָכֶ֤ם רַחֲמִים֙ לִפְנֵ֣י הָאִ֔ישׁ וְשִׁלַּ֥ח לָכֶ֛ם אֶת־אֲחִיכֶ֥ם אַחֵ֖ר וְאֶת־בִּנְיָמִ֑ין וַאֲנִ֕י כַּאֲשֶׁ֥ר שָׁכֹ֖לְתִּי שָׁכָֽלְתִּי׃
El Şaday, adamın size merhamet göstermesini sağlasın da öbür kardeşinizi ve Binyamin’i size geri versin. Bana gelince, çocuklarımdan olacaksam olayım.”
Vehesef aher horadnu veyadenu lişbar ohel lo yadanu mi sam kaspenu beamtehotenu.
וְכֶ֧סֶף אַחֵ֛ר הוֹרַ֥דְנוּ בְיָדֵ֖נוּ לִשְׁבָּר־אֹ֑כֶל לֹ֣א יָדַ֔עְנוּ מִי־שָׂ֥ם כַּסְפֵּ֖נוּ בְּאַמְתְּחֹתֵֽינוּ׃
Yiyecek satın almak için ayrıca para da getirdik. Paramızı torbalarımıza kimin koyduğunu bilmiyoruz.”
Ki yaver iş sade o herem veşilah et beiro uvier bisde aher metav sadeu umetav karmo yeşalem.
כִּ֤י יַבְעֶר־אִישׁ֙ שָׂדֶ֣ה אוֹ־כֶ֔רֶם וְשִׁלַּח֙ אֶת־בעירה [בְּעִיר֔וֹ] וּבִעֵ֖ר בִּשְׂדֵ֣ה אַחֵ֑ר מֵיטַ֥ב שָׂדֵ֛הוּ וּמֵיטַ֥ב כַּרְמ֖וֹ יְשַׁלֵּֽם׃ (ס)
Bir adam hayvanını tarla ya da bağda otlatırken serbest bırakır ve hayvan başkasının tarlasında otlarsa, adam kendi tarlasının ve bağının en iyisiyle zararı ödeyecek.
Ki lo tişetahave leel aher ki Adonay kana şemo el kana u.
כִּ֛י לֹ֥א תִֽשְׁתַּחֲוֶ֖ה לְאֵ֣ל אַחֵ֑ר כִּ֤י יְהוָה֙ קַנָּ֣א שְׁמ֔וֹ אֵ֥ל קַנָּ֖א הֽוּא׃
Başka bir ilahın önünde eğilmeyeceksin. Çünkü adı Kıskanç olan Adonay, kıskanç bir Tanrı’dır.
Velakehu avanim aherot veheviu el tahat haavanim veafar aher yikah vetah et habayit.
וְלָקְחוּ֙ אֲבָנִ֣ים אֲחֵר֔וֹת וְהֵבִ֖יאוּ אֶל־תַּ֣חַת הָאֲבָנִ֑ים וְעָפָ֥ר אַחֵ֛ר יִקַּ֖ח וְטָ֥ח אֶת־הַבָּֽיִת׃
Sökülen taşların yerine başka taşlar koyacaklar; başka sıva malzemesi alınıp ev sıvanacak.
Veim lo yigal et hasade veim mahar et hasade leiş aher lo yigael od.
וְאִם־לֹ֤א יִגְאַל֙ אֶת־הַשָּׂדֶ֔ה וְאִם־מָכַ֥ר אֶת־הַשָּׂדֶ֖ה לְאִ֣ישׁ אַחֵ֑ר לֹ֥א יִגָּאֵ֖ל עֽוֹד׃
Tarlayı geri almaz ve tarla başka bir kişiye satılırsa artık geri alınamayacak.
Vayomer elav balak leha na iti el makom aher aşer tirenu mişam efes katseu tire vehulo lo tire vekaveno li mişam.
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו בָּלָ֗ק לך־[לְכָה־] נָּ֨א אִתִּ֜י אֶל־מָק֤וֹם אַחֵר֙ אֲשֶׁ֣ר תִּרְאֶ֣נּוּ מִשָּׁ֔ם אֶ֚פֶס קָצֵ֣הוּ תִרְאֶ֔ה וְכֻלּ֖וֹ לֹ֣א תִרְאֶ֑ה וְקָבְנוֹ־לִ֖י מִשָּֽׁם׃
Balak ona şöyle dedi: “Lütfen benimle başka bir yere gel. Onları oradan görebilirsin; ancak yalnız bir uçlarını göreceksin, hepsini görmeyeceksin. Benim için onlara oradan lanet et.”
Vayomer balak el bilam leha na ekahaha el makom aher ulay yişar beene haelohim vekaboto li mişam.
וַיֹּ֤אמֶר בָּלָק֙ אֶל־בִּלְעָ֔ם לְכָה־נָּא֙ אֶקָּ֣חֲךָ֔ אֶל־מָק֖וֹם אַחֵ֑ר אוּלַ֤י יִישַׁר֙ בְּעֵינֵ֣י הָאֱלֹהִ֔ים וְקַבֹּ֥תוֹ לִ֖י מִשָּֽׁם׃
Balak Bilam’a, “Lütfen gel, seni başka bir yere götüreyim. Belki Tanrı’nın gözünde uygun olur da benim için onlara oradan lanet edersin” dedi.
Velo tisov nahala mimate lemate aher ki iş benahalato yidbeku matot bene yisrael.
וְלֹֽא־תִסֹּ֧ב נַחֲלָ֛ה מִמַּטֶּ֖ה לְמַטֶּ֣ה אַחֵ֑ר כִּי־אִישׁ֙ בְּנַ֣חֲלָת֔וֹ יִדְבְּק֕וּ מַטּ֖וֹת בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Miras bir kabileden başka bir kabileye geçmeyecek. Çünkü İsraeloğullarının kabileleri, her biri kendi mirasına bağlı kalacak.”
Vediberu haşoterim el haam lemor mi haiş aşer bana vayit hadaş velo hanaho yeleh veyaşov leveto pen yamut bamilhama veiş aher yahnehenu.
וְדִבְּר֣וּ הַשֹּֽׁטְרִים֮ אֶל־הָעָ֣ם לֵאמֹר֒ מִֽי־הָאִ֞ישׁ אֲשֶׁ֨ר בָּנָ֤ה בַֽיִת־חָדָשׁ֙ וְלֹ֣א חֲנָכ֔וֹ יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ פֶּן־יָמוּת֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה וְאִ֥ישׁ אַחֵ֖ר יַחְנְכֶֽנּוּ׃
Görevliler halka şöyle diyecek: 'Yeni bir ev yapıp henüz kullanmaya başlamamış olan kim var? Gidip evine dönsün; yoksa savaşta ölür ve evi başka biri kullanmaya başlar.
Umi haiş aşer nata kerem velo hilelo yeleh veyaşov leveto pen yamut bamilhama veiş aher yehalelenu.
וּמִֽי־הָאִ֞ישׁ אֲשֶׁר־נָטַ֥ע כֶּ֙רֶם֙ וְלֹ֣א חִלְּל֔וֹ יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ פֶּן־יָמוּת֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה וְאִ֥ישׁ אַחֵ֖ר יְחַלְּלֶֽנּוּ׃
Bir bağ dikip henüz ürününü kullanmamış olan kim var? Gidip evine dönsün; yoksa savaşta ölür ve ürününü başka biri kullanır.
Umi haiş aşer eras işa velo lekahah yeleh veyaşov leveto pen yamut bamilhama veiş aher yikahena.
וּמִֽי־הָאִ֞ישׁ אֲשֶׁר־אֵרַ֤שׂ אִשָּׁה֙ וְלֹ֣א לְקָחָ֔הּ יֵלֵ֖ךְ וְיָשֹׁ֣ב לְבֵית֑וֹ פֶּן־יָמוּת֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה וְאִ֥ישׁ אַחֵ֖ר יִקָּחֶֽנָּה׃
Bir kadınla nişanlanıp henüz evlenmemiş olan kim var? Gidip evine dönsün; yoksa savaşta ölür ve kadınla başka biri evlenir.'
Veyatsea mibeto vehaleha vehayeta leiş aher.
וְיָצְאָ֖ה מִבֵּית֑וֹ וְהָלְכָ֖ה וְהָיְתָ֥ה לְאִישׁ־אַחֵֽר׃
kadın onun evinden ayrılıp gider, başka bir adamın eşi olursa,
İşa teares veiş aher yişkavena bayit tivne velo teşev bo kerem tita velo tehalelenu.
אִשָּׁ֣ה תְאָרֵ֗שׂ וְאִ֤ישׁ אַחֵר֙ ישגלנה [יִשְׁכָּבֶ֔נָּה] בַּ֥יִת תִּבְנֶ֖ה וְלֹא־תֵשֵׁ֣ב בּ֑וֹ כֶּ֥רֶם תִּטַּ֖ע וְלֹ֥א תְחַלְּלֶּֽנּוּ׃
Bir kadınla nişanlanacaksın, ama onunla başka bir adam yatacak. Bir ev yapacaksın, ama içinde oturamayacaksın. Bir bağ dikeceksin, ama ürününü kullanamayacaksın.
Baneha uvenoteha netunim leam aher veeneha root vehalot alehem kol hayom veen leel yadeha.
בָּנֶ֨יךָ וּבְנֹתֶ֜יךָ נְתֻנִ֨ים לְעַ֤ם אַחֵר֙ וְעֵינֶ֣יךָ רֹא֔וֹת וְכָל֥וֹת אֲלֵיהֶ֖ם כָּל־הַיּ֑וֹם וְאֵ֥ין לְאֵ֖ל יָדֶֽךָ׃
Oğulların ve kızların başka bir halka verilecek. Gözlerin bunu görecek, bütün gün onları özlemekten ferini yitirecek; ama elinden hiçbir şey gelmeyecek.