İbranice biçim שָׁל֔וֹם
Lemma שָׁלוֹם
Kök — שורש (şoreş, kök) שלם
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): completeness
Biçim: isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 9 kullanım
Teknik kod
HNcmsaTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 9 kez, 9 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim שָׁל֔וֹם
Lemma שָׁלוֹם
Kök — שורש (şoreş, kök) שלם
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): completeness
Biçim: isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 9 kullanım
HNcmsaOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayomer lahem haşalom lo vayomeru şalom vehine rahel bito baa im hatson.
וַיֹּ֥אמֶר לָהֶ֖ם הֲשָׁל֣וֹם ל֑וֹ וַיֹּאמְר֣וּ שָׁל֔וֹם וְהִנֵּה֙ רָחֵ֣ל בִּתּ֔וֹ בָּאָ֖ה עִם־הַצֹּֽאן׃
“İyi mi?” diye sordu. “İyi” dediler. “İşte, kızı Rahel de sürüyle geliyor.”
Vayomer şalom lahem al tirau elohehem velohe avihem natan lahem matmon beamtehotehem kaspehem ba elay vayotse alehem et şimon.
וַיֹּאמֶר֩ שָׁל֨וֹם לָכֶ֜ם אַל־תִּירָ֗אוּ אֱלֹ֨הֵיכֶ֜ם וֵֽאלֹהֵ֤י אֲבִיכֶם֙ נָתַ֨ן לָכֶ֤ם מַטְמוֹן֙ בְּאַמְתְּחֹ֣תֵיכֶ֔ם כַּסְפְּכֶ֖ם בָּ֣א אֵלָ֑י וַיּוֹצֵ֥א אֲלֵהֶ֖ם אֶת־שִׁמְעֽוֹן׃
Adam, “İçiniz rahat olsun, korkmayın” dedi. “Tanrınız, babanızın Tanrısı, torbalarınıza bir hazine koymuş. Paranız bana ulaştı.” Sonra Şimon’u yanlarına çıkardı.
Vayomeru şalom leavdeha leavinu odenu hay vayikedu vayişetahavu.
וַיֹּאמְר֗וּ שָׁל֛וֹם לְעַבְדְּךָ֥ לְאָבִ֖ינוּ עוֹדֶ֣נּוּ חָ֑י וַֽיִּקְּד֖וּ וישתחו [וַיִּֽשְׁתַּחֲוּֽוּ׃]
“Kulun olan babamız iyidir, hâlâ yaşıyor” dediler. Başlarını eğip yere kapandılar.
Venatati şalom baarets uşehavtem veen maharid vehişbati haya raa min haarets veherev lo taavor beartsehem.
וְנָתַתִּ֤י שָׁלוֹם֙ בָּאָ֔רֶץ וּשְׁכַבְתֶּ֖ם וְאֵ֣ין מַחֲרִ֑יד וְהִשְׁבַּתִּ֞י חַיָּ֤ה רָעָה֙ מִן־הָאָ֔רֶץ וְחֶ֖רֶב לֹא־תַעֲבֹ֥ר בְּאַרְצְכֶֽם׃
Ülkeye esenlik vereceğim. Yatacaksınız ve sizi korkutan olmayacak. Yırtıcı hayvanları ülkeden kaldıracağım; ülkenizden kılıç geçmeyecek.
Yisa Adonay panav eleha veyasem leha şalom.
יִשָּׂ֨א יְהוָ֤ה ׀ פָּנָיו֙ אֵלֶ֔יךָ וְיָשֵׂ֥ם לְךָ֖ שָׁלֽוֹם׃ (ס)
Adonay yüzünü sana çevirsin ve sana esenlik versin.
Lahen emor hinni noten lo et beriti şalom.
לָכֵ֖ן אֱמֹ֑ר הִנְנִ֨י נֹתֵ֥ן ל֛וֹ אֶת־בְּרִיתִ֖י שָׁלֽוֹם׃
Bu nedenle söyle: İşte ona barış antlaşmamı veriyorum.
Vaeşlah malahim mimidbar kedemot el sihon meleh heşbon divre şalom lemor.
וָאֶשְׁלַ֤ח מַלְאָכִים֙ מִמִּדְבַּ֣ר קְדֵמ֔וֹת אֶל־סִיח֖וֹן מֶ֣לֶךְ חֶשְׁבּ֑וֹן דִּבְרֵ֥י שָׁל֖וֹם לֵאמֹֽר׃
Kedemot Çölü’nden Heşbon kralı Sihon’a barış sözleriyle elçiler gönderdim. Şöyle dedim:
Vehaya im şalom taanha ufateha lah vehaya kol haam hanimtsa vah yihyu leha lamas vaavaduha.
וְהָיָה֙ אִם־שָׁל֣וֹם תַּֽעַנְךָ֔ וּפָתְחָ֖ה לָ֑ךְ וְהָיָ֞ה כָּל־הָעָ֣ם הַנִּמְצָא־בָ֗הּ יִהְי֥וּ לְךָ֛ לָמַ֖ס וַעֲבָדֽוּךָ׃
Sana barışla karşılık verir ve kapılarını açarsa, içindeki bütün halk sana angarya yükümlüsü olacak ve hizmet edecek.
Vehaya beşameo et divre haala hazot vehitbareh bilvavo lemor şalom yiheye li ki bişrirut libi eleh lemaan sefot harava et hatsemea.
וְהָיָ֡ה בְּשָׁמְעוֹ֩ אֶת־דִּבְרֵ֨י הָֽאָלָ֜ה הַזֹּ֗את וְהִתְבָּרֵ֨ךְ בִּלְבָב֤וֹ לֵאמֹר֙ שָׁל֣וֹם יִֽהְיֶה־לִּ֔י כִּ֛י בִּשְׁרִר֥וּת לִבִּ֖י אֵלֵ֑ךְ לְמַ֛עַן סְפ֥וֹת הָרָוָ֖ה אֶת־הַצְּמֵאָֽה׃
Böyle biri bu yemin sözlerini işittiğinde içinden kendisini kutsayıp, "Yüreğimin inadıyla yürüsem de esenlik içinde olacağım" diyebilir. Böylece suya doymuş olanı da susamış olanla birlikte felakete sürükler.